HaberEstetik Menü

Erkekler de bakımlı ve sağlıklı görünmenin avantajlarını farkettiler. Yüzlerce erkek, güzellik ve estetik uğruna bıçak altına yatmak için sıra bekliyor. Estetik merkezlerinin sunduğu olanaklar arttıkça erkeklerin bu merkezlere olan ilgisi de artıyor.

Genç ve güzel kalmak insanoğlu için vazgeçilmezlerin başında geliyor. Bütün kapıların, iyi bir dış görünümle açıldığını düşünen insanoğlu iş görüşmesinden randevuya, ev gezmelerinden iş toplantılarına kadar her ortamda güzel görünmenin yollarını arıyor. Gençliğin verdiği güzellik ise zamanla yok oldukça elden giden bu hazineyi korumak başlı başına bir mücadele olabiliyor.

Burun ameliyatı revaçta

Gelişen teknoloji, anlayış, kültür ve sağlanan imkanlarla kadın ve erkekler zayıflama merkezlerine, estetik uzmanlarına ve bu alandaki kozmetiklere dolayısıyla kendilerine yatırım yapıyorlar. Hastanın kendisini ve ne istediğini bilmesi, doktorun da işinin uzmanı olması çok önemli. Dr. Naci Karacaoğlan, son yıllarda erkeklerin estetik cerrahiye büyük ölçüde ilgi gösterdiğini söylüyor. Dr. Karacaoğlan, ‘‘Bundan yirmi yıl öncesine kadar erkekler kendileriyle ilgili bir endişe taşımıyordu. Fakat estetiğin güncelleşmesiyle erkekler de kendilerini yenileme trendine girmiş durumdalar. Bunda dış görünümün başarı kapılarını aralamasının da payı büyük’’ diyor. Erkeklerin yaptırdıkları estetik operasyonların başında rinoplasti (burun ameliyatı) ve liposaction (yağ aldırma) geliyor. Bunun erkekler dışında göz çevresi kırışıklıkları, alt ve üst göz kapağında oluşan dejenerasyon, kaş kaldırma, yüz gerdirme, saç ektirme ve şişman erkeklerde görülen kadın tipi göğüs büyümeden kurtulmak için bıçak altına yatıyorlar.

Erkeklerin sorunu, saçlar

Plastik cerrahinin son yıllarda insanlara en büyük armağanının, olabildiği kadar doğal çalışabilmek olduğunu söyleyen Transmed yöneticilerinden Dr. Melike Külahçı, artık hiç kimsenin ‘doktor beni baştan yarat’ felsefesiyle gelmediğini doktorların da bir mucizenin değil varolan tipin en iyisini yaratmak peşinde olduğunu söylüyor. Dr. Külahçı ‘‘Plastik cerrahide devrimsel gelişmeler oldu. İnsanları doğduğu günden bile daha güzel hale getirecek yüzlerce teknik gelişti ve buna bağlı olarak talep patladı diyebiliriz’’ diyor. Dr. Külahçı, erkeklerin estetik arayışlarının başında saç problemi geldiğini belirtiyor. Dr. Külahçı, ‘‘Saç cerrahisi dökülmüş saçı bambaşka bir görüntüde yerine oturtmaz ancak tipi düzeltecek, yüzü daha tertipli gösterecek şekilde doğallığına yaklaştırır. Erkeklerin baş boyun çevrelerinde bir tek süsleri var o da saçları. Bu tek süsün zarar görmesi onları doğal olarak çok etkiliyor.’’ Erkeklerin en büyük sorunu olan saçlarının geri dönüşümü, 2000-3200 dolar arasında değişiyor.

Herbalist (Bitki Uzmanı) Tayfun Filiz’e göre bayların öncelikli problemi kilo. Bunun yanlış beslenmeyle ilgili olduğunu söyleyen Filiz, saçların bakımsız oluşu, cilt kuruluğu ve cilt kırışıklığı şikayetlerinin bunu izleyen sorunlar olduğunu ekliyor. Saç dökülmesinin başlıca iki sebebi olduğunu birincisinin stres, ikincisinin de yanlış beslenme olduğunu söylüyor Tayfun Filiz. Temiz, saça uygulanan birtakım yağların bulunduğunu bunlar arasında dökülmeyi tek başına durduran çam terebentin yağının şampuana karıştırılarak kullanımının iyi sonuç verdiğini ekliyor. Bunun yanında saç bakımı için susam yağı, ceviz yaprağı, tatlı badem yağı, çörek otundan elde edilen kokteyller mevcut. Saç diplerini güçlendiren, içinde demir bulunan ve kan dolaşımını hızlandıran ısırgan otundan elde edilen friksiyonunun haftanın iki günü saç diplerine uygulanmasını tavsiye ediyor.

none

Geçtiğimiz günlerde oyuncu Hande Ataizi’nin altıncı burun ameliyatını olduğu haberleri, estetik ameliyatlar konusunu yeniden gündeme getirdi. Konu Ataizi ile gündeme gelse de, asıl tartışılan bir insanın estetik ameliyat uğruna ne kadar değişebileceği ya da nereye kadar gidebileceği… Yeni Aktüel bu haftaki sayısında ele aldığı konuyu estetik cerrahlara ve psikologlara danıştı.

Gerektiği sürece estetik operasyonların normal olduğunu söyleyen cerrahlar, bu ‘gerekli’ ameliyatlara kaza ve hastalıkların yanı sıra, yaşlanmaya bağlı yapılan ameliyatların da dahil olduğu konusunda hemfikir. Bu durumda, uzuv kopması sebebiyle yapılan operasyonlardan, yüz gerdirme, göz kapağı kaldırma, göğüs küçültme gibi ameliyatlar sağlık adına mübah sayılıyor.

DOKTOR HATALI OLABİLİR
Oymak Plastik Cerrahi’nin uzman doktoru Osman Oymak, “Keyif için de olsa ameliyat ameliyattır” diyor ve ekliyor: “Her operasyon risk taşır. Estetik operasyonlar kimi zaman gerçekten abartılıyor. Ancak bu durumlarda hasta kadar doktorlar da hatalıdır. Örneğin bir kişinin burnundan ya da göğsünden sık sık ameliyat olması abartılı bir durum ve bunun en büyük sebebi doktorun daha en başta hedefini iyi belirlememesidir.” Oymak, bir-iki ameliyat sonunda istenen sonuca ulaşılmazsa, ameliyatlara devam etmenin sakıncalı olacağını da sözlerine ekliyor.

ZORUNLUYSA YAPILMALI
Takıntı haline gelen estetik operasyonların vahametini anlatmak için kamuoyunda daha az bilinen birkaç operasyonu örnekleyen Dr. Osman Oymak, ayağı taraklı olduğu için parmak kestirerek ayağını inceltenler olduğunu ve aktrist Demi Moore gibi beli incelsin diye kaburganın en altındaki kemiğini aldıranları hatırlatıyor… Oymak, ekstrem ameliyatları ‘hastalık’ olarak tanımladığını ve bu tür ameliyatlara sıcak bakmadığını anlatıyor: “Kaburgasını kestirecek kadar mutsuz olan hastaya ne yapılırsa yapılsın mutlu etmenin mümkün olabileceğini düşünmüyorum. Beli incelecek diye kaburga kemiğini kestirecek olan kişi, değil hastam, arkadaşım da olmasın zaten! Bu tür ameliyatlar bir tek kaza, hastalık gibi zorunluluklar sebebiyle yapılmalı.” Transmed Estetik Cerrahi Doktoru Uzman Doktor Tunç Tiryaki de bu görüşlere katılıyor: “Bir hastanın bacakları incelsin diye vücudunun bir bölümü ortadan kesilebilir. Kalça daraltmak içinse kemik törpülenebilir. Ancak bunlar zor ameliyatlardır. Hasta iki santim incelecek diye böyle bir risk alınmamalıdır.” Tiryaki’nin anlattığı en ilginç ameliyat, bacak inceltmek için vücudun ortadan ikiye bölünmesi. Böylece deri çekilip içeriden dikilebiliyor. Tiryaki, bu tür zorlu ameliyatların 150 kilodan 80 kiloya düşen hastalarda deri toplamak için yapılabildiğini, bunun dışında keyfe keder durumlarda yapılmasının mantıksız ve riskli olduğunu ekliyor.

KISIR DÖNGÜYE GİRİYORLAR
Psikologlar ise uç noktadaki estetik ameliyatları içsel mutsuzlukla açıklıyor. Estetik operasyon yaptıranların sosyal ve kendinden hoşlanan insanlar olduğunu belirten Psikolog Lale Akat, bu kişilerin içindeki sıkıntı ve benlik hissini bu yolla çözmeye çalıştığını belirtiyor: “Bunun altında da beğenilme, kabul görme arzusu yatıyor. Kişi sıkıntısını çirkinliğine, çirkinliğini de burnunun şekline bağlayabiliyor. Burun operasyonla değişiyor ama sıkıntı bir müddet sonra yeniden ortaya çıkıyor. Böylece kişi bir kısır döngünün içine giriyor.” Psikolog Aysın Turpoğlu ise bu tür estetik ameliyatları tercih edenlerin daha çok genç ve güzel kadınlardan oluştuğunu söylüyor ve ekliyor: “İnsanlar mantıklarını değiştirmek yerine burunlarını, memelerini dudaklarını değiştirmeye çalışıyor.”

Sabah

none

Bu yöntemin uygulaması oldukça basittir. Lokal anesteziyle uygulanabilir. Liposuction kanülü dediğimiz ince bir kanülle, vücudun karın veya basen bölgesinde dirençli yağ dokusundan (derin yağ tabakası) gerektiği miktarda alınır.

Alınan bu yağlar bazı işlemlerden geçirilerek kullanıma hazır hale getirilir. Daha sonra ince bir kanül yardımıyla yanaklar veya dudaklar dolgunlaştırılır veya alın ya da dudak çevresi kırışıkları giderilir. Bu madde isteğe göre ayrı ayrı ya da tüm bölgelere birden verilebilir. İşlem sırasında herhangi bir kesiye ihtiyaç yoktur. Bu nedenle hastada herhangi bir iz kalmaz.

İnsanın kendi yağı veya dokularıyla yapılan dolgu işlemidir. Bu maddeler, kişinin kendi vücudundan alındığı için alerji riski taşımaz. Dolayısıyla bunlar, dolgu maddeleri arasında en güvenilirleridir. Yanaklardaki çöküklükler, alın kırışıklıkları, dudak ve göz kapağı kırışıklarını gidermek ve malar bölge ve dudakların dolgunlaştırılması (augmentationu) için kullanılabilir.

Uygulama esnasında verilen yağın yüzde 50 – 60 kadar bir kısmı, vücut tarafından üç – altı ay içinde resorbe edilir. Geriye kalan yüzde 40 – 50’lik bölüm ömür boyu kalır. İşlem esnasında bir miktar fazla yağın verilmesi, resorbsiyon sonucunda beklentilere cevap verecek sonuçların elde edilmesi için faydalıdır. Uygulamadan 6 – 12 ay sonra tekrar bir – iki seanslık işlem yapılır. Bu şekilde istenilen sonuca tamamen ulaşılır.

Transmed İnternational Medical Center
transmed@transmed.com.tr

57 com

Transmed Kliniği uzmanlarından Dr. Melike Külahçı, saç ekimi tekniklerindeki son gelişmeleri ve uygulamaların başarı oranlarını anlattı…

* Androgenetik dökülme nedir?
Dilimize erkek tipi dökülme şeklinde çevrilen ‘Androgenetik alopecia’ ergenlikte başlayıp ileri yaşlara kadar devam edebilen, genetik olarak erkeklik hormonlarını zararlı olarak algılayan saç köklerinin varlığı nedeni ile oluşur. Bu dökülme iki kulak arasındaki saç çemberindeki kökleri etkilemez. Başlayışı ve ilerleyişi çok tipik bir yol izler. İlerlemiş tipleri saç çemberi hariç tüm başta kelliğe yol açabilir.

* Herhangi bir cerrahi yöntem kelliğe gerçekten çare olabilir mi?
Saç ekimi yöntemleri androgenetik kelliğin en etkili, kalıcı ve popüler tedavileri konumundadır. Günümüzde kaliteli ve deneyimli bir ekip tarafından uygulanan saç nakli sonrası son derece doğal görünüme sahip, aslından ayırt edilemeyen sonuçlar elde etmek mümkündür. Bugün tüm dünyada erkeklerin en çok tercih ettikleri estetik girişim olarak bilinmektedir.

YÖNTEM SEÇİMİ İYİ YAPILMALI
* Saç naklinin başarısı kanıtlandı mı?
Saç nakli 40 yıldan fazla bir süredir başarıyla uygulanmaktadır. Foliküler ünite tekniğinin kullanımındaki son ilerlemelerle, saç nakli cerrahisinin sonuçları aşama kaydetmiştir. Hiçbir zaman dökülmeyerek varlıklarını nakledildikleri bölgede sürdüren bu saçlar tamamen doğaldır ve özel bir bakım gerektirmezler.

* Kimler saç nakli için en uygun kişilerdir?
Verici alanı yeterli, sağlıklı erişkin erkeklerin çoğu saç nakli için uygundur. Saç ekimi her yaş grubuna uygulanabilir. Bir hasta için hangi yöntemin uygun olup olmadığının belirlenmesinde verici bölgedeki saç yoğunluğu, kafa derisinin gevşekliği, saç dökülme tipi, saç rengi ve dalgalı veya düz olması gibi pek çok faktör rol oynar. Saç ekimi operasyonu için iyi bir aday olup olmadığınıza karar verebilmeniz için uygun bir merkeze gidip, uzman görüşü almanız yeterli olacaktır.

* Sadece erkeklere mi saç ekimi yapılıyor? Kadınlar hangi durumda saç nakline başvuruyor?
Erkekler kadar sık olmasa da kadınlar da saç dökülmesiyle karşılaşabilir. Bazı kadınlarda saç dökülmesi genetik olabilir, bazılarında ise cerrahi girişimler ya da yaralanmalardan sonra görülebilir. Kadınların saç nakli operasyonu için uygun olup olmadıkları, saç dökülme nedenine göre belirlenir. Bu nedenle, kadın ve erkeklerin muayenesinde farklı yönlerden inceleme yapılır.

SEYRELEN SAÇ SIKLAŞTIRILIR
* Saç nakli için uygun yaş var mıdır?
Yaşı 18-21 arasında olan ve saçları dökülen çok genç hastanın bir klinik tarafından dikkatle takibi gerekir. Dökülmenin hızı ve yerleşimi trikoskopi cihazı ile izlendiğinde, gelecekteki saç durumu hakkında ipuçları verebilir. 21-25 yaş arasındaki hastanın saç dökülmesine karşı, doktor gözetiminde ilaçla tedavi bugünkü tıbbi literatüre göre uygun görülüyor. Tıbbi tedaviye başlayan gençlere ek olarak cerrahi girişimle saç nakli önerilebilir. Böylece seyrelen saçlar sıklaştığı gibi, dökülme de kontrol altına alınır. Saç nakli için bir yaşlılık sınırı yoktur. 70 yaşında bile, yeterli verici alan varsa saç naklinin yapılabildiğini gösteren bilgiler var.

* Saç ekimi nasıl gerçekleştiriliyor? Farklı uygulamalar var mı?
Saç ekimi girişimi, ‘saç çemberi’ dediğimiz iki kulak arasındaki saçlı deriden veya vücudun herhangi bir yerinden sağlıklı köklerin alınarak, saçlanması istenilen alanda açılan kanallar içine yerleştirilmesi işlemidir. FUT yani “Foliküler Ünite Transplantasyonu” tekniği, saç çemberi denilen iki kulak arasındaki sağlıklı saç köklerinin cerrahi yöntemle şerit halinde alınarak, saçlanması istenilen alanda açılan kanallar içine yerleştirilmesi işlemidir. FUE yani “Foliküler Ünite Ekstraksiyonu”nda ise verici alan tabir edilen iki kulak arasındaki saç kökleri tane tane alınarak naklediliyor. Bu işlem vücudun herhangi bir yerinden; göğüsten, sırttan alınan foliküler ünitelerle de yapılabiliyor. İşlemin özelliği, verici alanda iz bırakmaması. Her iki teknik de saçlandırılan alanda hiçbir iz bırakmaz.

* Kişinin hangi bölgesinden kıl alınarak saç oluşturulacağına neye göre karar veriliyor?
İki kulak arasındaki saçlar yeterli ise, birinci tercih kafadan saç kökü alarak operasyonu gerçekleştirmek. Verici alandaki saç kökleri yetersiz olduğunda, göğüs ikinci tercihtir. Ancak, vücudun herhangi bir yerinden, örneğin sırttan alınan foliküler üniteler de saçsız bölgeye nakledilebiliyor. Vücut kıllarının sayısı yeterli olmadığından, kafadaki verici bölgeden alınan saç kökleri ile harmanlamak gerekir.

* Saç ekimi uygulamaları süre olarak toplam ne kadar sürüyor?
FUT operasyonları, bir doktor ve altı, yedi hemşire tarafından yaklaşık dört-beş saatte yapılıyor. Bu tekniğin en büyük avantajı, bir günde daha fazla saç kökünün ekilebilmesi. Bu konuda uzmanlaşmış bir klinik bir oturumda 6 bin-7 bin saç kökünü altı-sekiz asistandan oluşan büyük bir ekiple gerçekleştirebilir. FUE tekniğinde ise, bir doktor tarafından saç kökleri tek tek verici bölgeden alınarak, direkt olarak alıcı bölgeye ekim yapılıyor. Her seansta 500-800 saç kökü olacak şekilde, üç ile dört seansta toplam yaklaşık 1.500- 3 bin saç kökü nakledilebiliyor. Tane tane kök toplama tekniğini dünyada pek az sayıda klinik günlük çalışma programında yapabiliyor.

* Bu işlemler yapılırken acı duyuluyor mu?
Saç nakli, lokal anestezi altında yapılan, ağrısız, güvenli bir operasyondur. Hasta ameliyat süresince gazete okuyabilir ve televizyon izleyebilir, hemen sonra normal hayatına dönebilir.

Sabah

2 com

Botoks, Clostridium Perfringens adlı bir bakteriden laboratuvar ortamında elde edilen toksinin liofilize edilip, 100’er ünitelik flakonlarla satılan Amerikan Allergan firmasının bir ürünü. Dünyada şu anda satılan ve A dan F ye kadar adlandırılan 6 çeşit Botoks ürünü var. Botoks 35 yıldan beri tıp alanında kullanılan bir ilaç. Estetik amaçlı olarak, ayrıca şaşılık tedavisinde, ter bezelerinin aşırı çalışmalarında, migrenlerde, vücudun muhtelif bölgelerindeki adele spazmlarını gidermek için kullanılıyor. Sürekli yapılmasında hiçbir sakınca yok, tek dikkat edilmesi gereken husus rötuş yapılacağı zaman ilk uygulamadan sonra en geç 15 gün içinde yapılmasıdır. Bu zamandan sonra antikor geliştirme ihtimali doğuyor, bu da sonraki uygulamaların etkisiz olmalarına sebep oluyor. Botoksun estetikte bir kılcal damarı kanatıp morluk oluşması dışında, doğru kullanıldığı taktirde hiçbir riski bulunmuyor. Sadece bu konuda özel eğitim almış uzman doktorlar tarafından uygulanması dikkate alınmalı. Tecrübesiz kişilerin elinde yan etkiler görülebiliyor, ancak bunlar 2-3 ay içinde kayboluyor. Bu yan etkiler esasen ilacın yanlış kaslara varmasından kaynaklanıyor.

Botoksun miktarı önemli

Op. Dr.Tunç Tiryaki (Transmed Skin Laboratory)

Botoks, Clostridyum Botulinum denen bir bakterinin ürettiği bir protein, bir salgıdır. Bu protein herhangi bir kas dokusunda kasları gevşetici bir etkiye sahiptir. Özellikle konservelerin içinde üreyen bu bakteriyi yiyenleri ciddi miktarda gevşetir. O kadar gevşetir ki, akciğerleri harekete geçiren kasları da çalışamaz hale getirip öldürücü etki gösterir. Bu anlamda, zehir diye bilinen botoksu aslında zehir diye tanımlamak çok da doğru değil. Düşündüğünüz zaman oksijen de havada yüzde 20 oranında bulunur, ama daha fazlası solunduğunda o da bir zehirdir. Dolayısıyla asıl bahsedilmesi gereken şey, miktarın ne kadar olduğudur. Botoks da uygun minimal dozlarda vücuduna hiçbir zararı yoktur. Sadece verildiği noktada kasları gevşetir, lokal etkisi vardır. Fazla miktarda kullanırsanız felç eder. Botoksun yaptığı şey kaslara hareket emrini veren sinirlerin kasa girdiği ve emrini ilettiği kapıya bir duvar çekmesidir. Ne kaslara etki eder yani inceltir, azaltır, parçalar ne de sinirlere zarar verir. Botoks sadece sinir ve kasların arasındaki iletişim penceresini kapatır. Vücutta aşağı yukarı 1-2 saat kalır ve daha sonra tamamen atılır, yok olur. Ertesi gün vücudunuzda botoks yoktur. Bu arada, kasın üzerinde yüzlerce pencere bulunur. Belli miktar doz kullandığınızda botoks o pencerelerden bir miktarını kapatır ve kas gevşer. Aşırı doz kullandığınız zaman tüm pencereleri kapatırsınız. İşte bu durumda geçici bir felçten söz etmek mümkün. Botoks yaptıran bazı kişiler etkinin erken bittiğinden şikayet eder, aslında bu çok iyi bir şeydir. Botoksun etkisinin bitmesi demek, o bölgedeki yeni sinir yapımının çok hızlı olması demektir. Botoks etkisinin erken bittiği hastaların aslında sinir dejerasyonu, sinir iyileşmesi ya da genel olarak vücudunun yara iyileşmesi çok iyidir. Sinir iyileşmesinin hızı tamamen genetik yapıyla alakalıdır. Tabii yaşlandıkça bu yavaşlar, dolayısıyla botoksun etkisi daha uzun sürer. Mesela gençlerde botoksun etkisi iki üç aydır.

Sinir yenilenmesi hızlıysa etkisi kısadır

Elvan Yalçın (Dünya Göz Has-tanesi Göz Hastalıkları Uzmanı)

Botoksun, düşük dozlarda uygulandığında ortaya çıkan tedavi edici etkisi 1970’lerden itibaren tıpta kullanılmaya başlandı. Göz için öncelikle şaşılıkta kullanımı ortaya çıktı. Estetik amaçlı kullanımı ise daha 90’ların başında fark edildi. FDA onayıyla özellikle gözde ve nörolojide 1980’lerden itibaren kullanılan bir ilaç. Güvenilir, tabii ki toksik ancak bizim kullandığımız doz aralığı, hiçbir şekilde sistemik bir yan etkiye sebep vermeden optikte kullanıyoruz. Botoksun şaşılıkta kullanılma endikasyonları artık çok genişledi. Eskiden daha çok felçlilerde yoğunlukla uygulanıyordu. Felç olan kasın, ters tarafına uygulama tarzında yani daha çok kasılan tarafın gücünü biraz daha azaltıp gözün kaymasını engellemek amacıyla kullanılıyordu. Bazen bebeklerde doğumsal şaşılıklarda da kullanılıyor. Tüm bunların dışında tiroid gibi bazı hastalıklarda oluşabilen göz hareket bozukluklarında, yine göz titremelerinde seçilmiş vakalarda botoksun çok etkili olduğu gözlenmiş. Estetik amaçlı olarak ise botoksu göz çevresi ve alın bölgesinde uyguluyoruz. Sadece kazayağı ya da sadece alında uygulama gibi bir şey olmamalı çünkü gözün üst tarafı genellikle mimiklerle birlikte kırışan bir bölgedir. Yani yüzün alt tarafı, dudak kenarları ve çevresi gibi- yaşla birlikte yer çekimine bağlı olarak kırışır. Ancak yüzün 1/3 üst tarafındaki kırışıklıklar genellikle mimiklere bağlıdır. Ve botoks yüzün üst tarafında oldukça etkili.

Hasta botoksun verilen bölgeye dağılımı sağlanması için uygulama sonrasında gösterdiğimiz egzersizleri yapıyor. 48 saat sonra ilacın etkisi başlıyor. Maksimal etkisi birinci aydır yani 10. günden itibaren ilaç etkilemeye başlar. Üçüncü aydan itibaren etki giderek azalır. Zaten kişiden kişiye değişen bir etki süresi söz konusudur. Sinir yenilenmesi hızlı olan insanlarda botoks etkisi kısa sürer. Ama ne olursa olsun botoks, konunun uzmanları elinde yapılmalıdır. Sonuçta göz hassas bir organ, üstesinden gelecek olan kişiler yine göz doktorlarları olmalıdır.

Botoksun şu ana dek bilinen olumsuz bir etkisi bulunmuyor

Op. Dr. Baki Çokneşeli (Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı)

Botoks, çalışması arzu edilmeyen kaslar içine enjekte edildiğinde lokal olarak o bölgede kas geçici olarak felç edilmiş olur. Botoksun tedavide kullanılan dozları oldukça düşüktür. Öyle ki, bu oran bir insanı öldürecek dozun 10 binde biri kadardır. Botoks eksi 25-30 derecede saklanır, aynı şekilde sulandırılır sulandırılmaz dört saat içinde uygulamak gerekir. Sonuç olarak botoks sadece enjekte ettiğiniz yerde tesir eder ve orada hemen parçalanarak orada yok olur. Botoks lokal olarak istenmeyen fonksiyonları yok eder. Örneğin, göz kenarlarında oluşan kazayağı dediğimiz ince kırışıklıkları yok etmenin botoks dışında hiçbir cerrahi yolu yoktur. Botoksun şu ana dek bilinen olumsuz bir etkisi yoktur. Çünkü kaslar ya da sinirler üzerinde belirli bir etki oluşturan bir madde değildir. Botoksun oluşturduğu etki mekanizması sadece sinirlerin kasa emir vermesini geçici olarak durdurmaktan ibarettir. Altı ayın sonunda botoksun etkisi ortadan kalktığında kasa ya da sinire herhangi bir hasar vermez. Eğer çizgiler, kırışıklıklar çildin gevşemesinden kaynaklanıyorsa, ona botoksun herhangi bir etkisi yoktur. Bu durumda bollaşan derinin cerrahi yöntemlerle mutlaka gerilmesi gerekir. Botoksa başlama yaşı cilt tipine göre değişir. Cilt derisi ince ve beyaz tenli kişilerde kırışıklıklar daha kolay ortaya çıkar. Çünkü cilt tipinde deri incedir, altında yağ dokusu yoktur. Dolayısıyla kaslar kasıldığında hemen çizgiler ortaya çıkar. Ama esmer, cilt derisi kalın, deri altı yağ dokusu kalın olanlarda böyle bir sorun olmadığı için cilt ince çizgi oluşturmaz. Dolayısıyla botoks için hastanın cilt yapısı, kas kuvveti öne çıkar. Botoks sadece yüzün belli bölgelerinde uygulanır. Mesela, dudak çevresine botoks yapılmaz. O zaman insan konuşamaz, gülümseyemez, ıslık çalamaz; dudak hareketleri engellenmiş olur. Hangi kasın çalışması vücut için herhangi bir sakınca yaratmıyorsa, biz ancak o kasların çalışmasını durdurarak iyi sonuç alabiliriz.

2 com

Kendi saçlarınızla birkaç saatte eski günlerinize dönebilirsiniz…
Saç proteziyle birkaç dakikada yepyeni bir görünüme kavuşabilirsiniz…
Sizin sorununuz artık saç dökülmesinin çok ötesinde ise ve de hayatınızı bundan böyle saç problemini çözmüş olarak sürdürmeye kararlı iseniz, önünüze iki seçenek çıkıyor: Saç nakli ya da saç protezi… Yazı dizimizin son iki bölümünde bu iki yöntem hakkında detaylı bilgi verdik ve sizlerin yoğun ilgisinden gördük ki, bu iki yöntemi karşılaştırmalı olarak sizlere sunmamız gerekiyor…
Saçsızlığa çare aramak, her şeyden önce daha genç görünmenin en kısa yolu… Saç dökülmelerine ve kelliğe dönüşen estetik sorunlara gerçekçi bir tıbbi tedavi bulunmadığı için, çözüm için cerrahi tedavi, yani saç ektirme ya da saç protezleri güncelliğini koruyor.

Karar nasıl verilecek?
Gerİ dönüşü olmayan saç kaybı ile karşı karşıya bulunan kişi, öncelikle her iki yöntem hakkında da detaylı bilgi edinmeli. Seçeceği bir transplant kliniği ve de saç protezi merkezinden randevu alarak, her iki yöntemin kendisine uygunluğu konusunda bilgi toplaması gerekiyor. Ancak bu bilgiler edinilmeden önce asla atlanmaması gereken bir nokta var: Sadece danışmanlık için bile olsa seçilen merkezlerin deneyimleri, kaç yıldır bu alanda çalıştıkları, girişimlerin kimler tarafından yapıldığı çok önemli. Merkezler, örneğin asla bulunulan yere yakınlığı, şık görünümleri ya da uygun fiyatları nedeniyle seçilmemelidir.
Şunu da unutmayın; deneyimli, ciddi ve tıbbi etik kurallarına uygun olarak çalışan bir merkez, hakkında bilgi aldığınız yöntemlerin size uygun olup olmadığı konusunda da açıkça bilgi verecektir. Çünkü bazı sistemik hastalıklarda ya da donör (verici) bölgedeki saçların yeterli olmadığı durumlarda cerrahi bir girişim olduğu için saç nakli kesinlikle yapılmamalıdır. Kurallara uygun olarak çalışan bir merkez başvuran kişiyi bu konuda aydınlatır ve söz konusu durumlarda kesinlikle ameliyat tavsiye etmez.
Cerrahi tedavi, yani saç ekimi sadece sonradan oluşan saç dökülmeleri için geçerli yöntem. Transplant tekniği, erkeklere özgü saç dökülmeleri sonucu olan alopecialarda (kellik) , kadınlardaki androgenetik saç dökülmelerinde ve sonradan ortaya çıkan alopecialarda uygulanır. Yani tıbbi tedavilerin uygun olduğu vakalarda bu tekniklerin uygulanması doğru değil.

Hastaların merak ettikleri
Saç ekimi, erkeklerde daha yaygın olmakla birlikte kadınlara da rahatlıkla uygulanan bir yöntem. Kadın ya da erkek, saç nakli ameliyatından önce çeşitli endişeler taşıyor. Bu tereddütlerin başında ekilen saçların ömrünün ne kadar olduğu geliyor. Ekilmiş saçlar, genetik şifrelerine göre, yeni ekilen yerde eski yerinde yaşadığı kadar yaşar. Kafanın arka bölümündeki saçların genetik şifresi genelde ömür boyu yaşamaya programlıdır. Hastalar ekilecek alanları kendilerinin mi yoksa doktorun mu belirlediğini bilmek isterler. Hasta, doktoru ile ortak bir karara vararak, ektireceği bölgeleri kendi belirleyebilir. Ancak burada önemli olan, yeni ekilecek saçların uzun ömürlü olacağı, mevcut saçların dökülmesi halinde bunların kafada tek başlarına kalacağının bilinmesidir.
Ekilmiş saçların tıbbi kontrol gerektirip gerektirmediği, cerrahi saç ekimi öncesi merak edilen diğer bir noktadır. Oysa ekilmiş saçların kafadaki normal saçlardan bakım açısından hiç bir farkı olmaz. Kişi yeni saçları çıktıktan sonra onlara istediği bakımı uygulayabilir, istediği şekli verebilir ve saçlarını boyatabilir.
Yaş konusuna gelince; saç nakli ameliyatı için belirli bir yaş sınırı bulunmuyor. Ancak kişinin 25 yaşına gelmiş olması tercih ediliyor, üst sınır ise kesinlikle yok. Ameliyat yaşı, kişinin görüntüsü ile kendi kararına bağlı oluyor.

Saç ekimi nasıl yapılıyor
Cerrahi alanda uygulanan en etkili metot, saçlı greftlerin transplantasyonudur. Saç ekilirken alınan cilt parçacıklarına ‘greft’ adı verilir. Bunlar, içinde saç kökleri ihtiva eden cilt parçacıklarıdır. Greftte, saçlı deri bir yerden çıkarılıp, diğer bölgeye taşınır. Transmed Uluslar arası Sağlık merkezi kurucusu Dr. Melike Külahçı, kliniklerinde uyguladıkları mega-mix grefting yöntemini şöyle anlatıyor: ‘Saç ekilecek kişi bir koltukta oturur. Kafanın arka tarafındaki saç alınacak bölge lokal anesteziyle uyuşturulur. Hasta, saç nakli süresince hiç ağrı hissetmez; karşısındaki televizyonu seyretmekte, çay ve kahve içebilmektedir.’
Operasyon sırasında saç köklerini ihtiva eden küçük cilt parçacıkları özel bir aletle alınır. Ensedeki saç alınan bölge estetik dikişlerle kapatılır ve bu bölgede saçsız bir kısım kalmaz. Saç ekilecek bölge yine lokal anesteziyle tamamıyla ağrısız hale getirilir. Saç ekilecek bölgede, alınan greftlerin sayısı ve büyüklüğü kadar yer açılır ve hazırlanmış olan greftler bu boşluklara tek tek yerleştirilir. Daha sonra greftlerin üzerine bir sargı yapılır. Sargılı olarak eve giden kişi, ertesi gün kliniğe geldiğinde sargısı çözülerek pansuman yapılır ve evine gidebilir. Saç ekilen bölgede 1-3 ay içerisinde saçlar çıkmaya başlar. Yöntemde yüzde yüze yakın bir başarı oranı vardır.

Saç protezi 300-500 dolara mal oluyor
Saç protezlerinde başarı, doğallıkla ölçülüyor. Çeşitli yöntemlerle çeşitli firmalarca hazırlanan saç sistemleri bulunuyor . Ama bu yönde çare arayan kişinin en büyük ihtiyacı, eski saçlarına gerek model gerekse saç yapısı olarak yeniden kavuşmak. Bunu sağlayabilmek için de saç sistemleri üzerinde çalışan firmaların yöntemleri hakkında geniş bilgi almak gerekiyor.
Merkezi İstanbul’da olmak üzere Türkiye’nin 8 kentinde şubeleri bulunan Hair Design Center HDC, yıllara dayanan tecrübeler sonucunda dört ayrı sisteme göre saç protezi üretiyor. Burada şu noktaya değinelim: Ölçü ve kalıplar HDC’de alınıyor, üretim ise ABD’de yapılıyor.
Merkezin kurucusu Gökhan Örmen, yüksek öğrenim için ABD’de bulunduğu yıllarda kendi alopecia problemine en uygun çözümü bulabilmek için uzun araştırmalar yapmış. Yöntemler arasında en uygun olanı kendisi için seçip uygulatmış ve daha sonra Türkiye’ye gelerek, kendini bu konuda görevli bir hizmet adamı addederek, HDC’yi kurmuş. The World Organization for the Study of Hair Replacement & Restoration (WOSHRR) kurucu üyesi olan Örmen, başvuran kişileri mevcut yöntemler hakkında detaylı bir şekilde aydınlatıyor.
Her çözüm herkes için geçerli olmadığından kişiye uygun yöntemin doğru saptanması çok önemli. 300 – 500 USD arasındaki değişen maliyetleri seçilen yöntem ve kullanılacak protezin boyutları belirliyor.
CTR Yöntemi: Dünyanın ilk cerrahisiz deri aşılama yöntemi (Costeci Transdermal Reconstruction). HDC tarafından Amerika ile aynı anda kullanıcının hizmetine snuluyor.
CTR yönteminin uygulanması için özel bir sertifikanın gerektiği unutulmamalıdır.
LSR Yöntemi: HDC’nin yeni saç ekleme yöntemi. Bu sistemde yüksek kalitedeki insan saçı kafa derisi ara yüzüne enjekte ediliyor. LSR, ince, esnek, doğal saç modellerinin büyüdüğü, ara yüz gibi ikinci bir deridir. Yöntem, pürüzsüz olan ikinci deriye uygulanır.
Kaynak: Güneş Gazetesi

56 com

Son Yazılan Estetik Haberleri

En Çok Okunan Haberler

En Çok Yorum Yapılan Konular

Son Yorum Yapılanlar:

  • irem: merhaba ben 27 yaşında bir çocuk annesiyim doğumda bi hayli kilo aldım ve daha sonra verdim...
  • Zeynep: Mrb benim de sol gözümde bebeklikden beri göz tembelliği ve buna bağlı şaşılık var.....
  • gülcan: minimum 2.500den başlar 1.500 liraya garanti veriyoruz denilen yerlere güvenmeyin.bu iş...
  • volkan: kanki ayni problem bendede var bende 26 yasindayim hem dislerim bozuk hem de alt cenem...
  • Berde: Arkadaşlar merhaba, ben gruba yeni katıldım ve şimdi kendime kızıyorum daha önce neden...