HaberEstetik Menü

Burun estetik ameliyatları sanıldığı gibi ağrılı ameliyat değildir; ameliyat sonrası çok fazla ağrı olmaz ve basit ağrı kesicilere yanıt verir.

Ayrıca iri tampon ve benzeri uygulamalar birçok hastaya konulmadığı için buna bağlı endişeler de artık ortadan kalkmıştır.

Estetik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Tuğrul Maral’a göre; burun estetiğine gösterilen ilginin en önemli nedeni geliştirilen ağrısız ve kolay teknikler: Burun içindeki eğriliklerin estetikle birlikte tek bir ameliyatta düzeltilebilmesi talebi de artırdı.

Ayrıca günümüzde iri tamponların kullanılmaması, ameliyat sonrası ağrının olmaması da burun estetiği korkusunu tamamen bitirdi..

Anadolu Sağlık Merkezi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Kliniği Direktörü Doç. Dr. Tuğrul Maral ile estetik burun ameliyatlarının günümüzde ulaştığı son noktayı konuştuk:

Estetik burun operasyonlarında son zamanlarda yaşanan bu artışı neye bağlıyorsunuz?

Bizim burunlarımız genellikle bugünkü estetik anlayışımıza uymayan, kemerli ve geniş yapılı burunlar. Bu nedenle zaman içinde estetik burun ameliyatlarının sayısında önemli oranda artış yaşandığı gözleniyor. Eskiden daha çok göz önünde olan ya da sahne sanatlarıyla ilgilenen kişilerin yaptırdığı estetik burun ameliyatları, bugün toplumun her kesiminden ve her yaşta kişiler tarafından yaygın olarak yapılıyor. Bu artışın en önemli nedenlerinin başında; ‘deviasyon’ dediğimiz, burun içindeki eğriliklere bağlı düzeltmelerin estetikle birlikte tek bir ameliyatta giderilebilmesi geliyor. Yine ameliyat tekniklerindeki ilerlemeler ameliyatların sayısının artmasını sağladı. İri tamponların artık kullanılmaması, hastaya genel ve lokal anestezinin birlikte verilmesi sayesinde ameliyat sonrası ağrının olmaması ve kanama oranının çok düşmesi; hem başarı oranlarını, hem de operasyon sayısını artırdı.

Estetik burun ameliyatlarında hiç mi risk yok?
Burun ameliyatları, tecrübeli bir estetik plastik cerrah tarafından yapıldığında risk ve komplikasyon oranı çok düşük. Ameliyat sırasında ve sonrasındaki birkaç hafta içinde anesteziye ait riskler, kanama, enfeksiyon, nefes alma ve koku alma gibi sorunlar nadir de olsa görülebiliyor. Bu riskler de hekimin tavsiyelerine uyarak azaltılabiliyor. Ayrıca ameliyat sonrası erken dönemde hastanın başını öne eğmemesi, sırt üstü yatması, serin bir ortamda bulunması ve ödemi geçirecek ilaçları alması; oluşabilecek ağrının önüne geçilmesini sağlar.

Sosyal ihtiyaçlarla estetik ameliyat olmak isteyen hastalarınız oluyor mu? Örneğin evliliğini kurtarmak için estetik yaptırmak isteyenler var mı?

İstatistikler; rinoplasti (burna yapılan estetik operasyon) ameliyatından sonra boşanma oranlarının, ameliyat olmamış popülasyondan daha yüksek olduğunu gösteriyor. Bu nedenle rinoplasti öncesinde eşlerin onayının alınması çok önemli. Genellikle de erkekler eşlerinin ameliyatını onaylamıyor. Pek çok erkek, eşinin estetik cerrahi isteminin nedenleri konusunda yanlış bilgi ve önyargıya sahip. Genel olarak estetik cerrahiye yaklaşımda kadın ve erkeğin motivasyon nedenleri farklı oluyor. Son derece mutlu bir evliliği olan kadın; eşi kendisinin kemerli burnunu sevdiğini söylüyor olsa da, küçük kusurları düzeltmek için bile tüm zorluklara kolaylıkla katlanabiliyor. Aslında kadınlar; kendi görüntüleriyle diğer kadınların dikkatini ve takdirini elde etme arzusuyla da estetik ameliyat oluyor.

Burun operasyonlarında hastalar ‘ben şu sanatçının burnu gibi burun istiyorum’ diye size başvuruyorlar mı?
Ameliyattan önce siz nasıl bir planlama yapıyorsunuz? Burnun diğer organlara göre eşsiz yapısı ve bulunduğu yer nedeniyle, rinoplasti diğer tüm estetik ameliyatlara nazaran daha özellikli bir ameliyat. Her burun, bulunduğu yüzle bütünleşmişse güzellik kazanıyor. Kimi zaman hafif kemerli bir burun da güzel olabiliyor. Bu nedenle operasyon öncesinde hastanın kemik ve burun yapısının mutlaka göz önünde bulundurularak iyi bir planlamanın yapılması gerekiyor. Biz ameliyat planlamasında; hastanın burnunu kişisel ve farklı yapan pozitif özelliklerin korunarak, bunu bozan özelliklerin düzeltilmesi ve değiştirilmesi yolunu tercih ediyoruz. Herkeste aynı kavisli ve küçültülmüş burunlar yapmak tabii ki iyi sonuç vermez. Yani hastanın kemik yapılarının ve burun yapısının mutlaka göz önünde tutulması gerekiyor. Mümkün olduğunca aşırı ve ameliyat olduğunu hemen belli eden bir burun görüntüsünden kaçınmak benim ve pek çok plastik cerrahın tercihidir. Çünkü karşımdakinin burnu dikkatimi çekmeyecek bir doğallıkta olmalıdır. Bence burun estetiğinin en güzel yanı da budur.

Operasyondan sonra burnunu beğenmeyen ve eski burnunu geri isteyen hastalar oluyor mu?
Hasta; burnundaki ve görünümündeki genel düzelmeye konsantre olarak mükemmelliyet beklentisinden uzaklaşırsa, çok büyük oranda ameliyat sonucundan memnun olacaktır. Tekrar ameliyatlarının sıklığı, hastanın burnunun ameliyat öncesindeki özelliklerine bağlı olabildiği gibi, hastanın beklentisi ve cerrahın tecrübesiyle DE ilişkilidir. Eğer bir revizyon yapılacaksa da, ilk ameliyattan 6-12 ay sonra yapılmalıdır.

Sabah

one

Yüzün tam merkezinde olan burun, yüz güzelliğini en çok etkileyen yapıların başında geliyor. Bu yüzden estetiğin ön plana çıktığı günümüzde burun estetiği ameliyatlarında gözle görülür bir artış yaşanıyor.

Bunun en önemli nedeni ise kuşkusuz ameliyat tekniklerindeki ilerleme ve buna bağlı olarak operasyonların kolaylaşması.

Diğer yandan burun şeklinin cerrahi bir müdahale ile yeniden şekillendirilmesi olarak tanımlanan rinoplasti, kişinin özgüveninin sağlanmasına yardımcı oluyor.

Doğuştan veya travma sonucu ortaya çıkan şekil bozuklukları ve burnun içinde veya dışındaki eğrilikler de estetik burun ameliyatı nedeniyle nefes almakta zorluk çeken kişilere de uygulanıyor.

ERKEKLER DE MERAKLI

Özellikle son yıllarda dikkat çekici bir başka nokta da erkek hastaların sayısında gözlenen artış. Doç. Dr. Maral’a göre, erkekler daha çok burun içindeki eğrilikleri düzelttirmek için estetik ameliyat yaptırıyor.
Ameliyat tekniklerindeki ilerlemeler, iri tamponların artık kullanılmaması, hastaya genel anestezi ve lokal anestezi birlikte verildiğinden ameliyat sonrası ağrının olmaması ve kanama oranının çok düşmesi de ilgiyi artırıyor.

Estetik burun ameliyatları burnunun görünümünden hoşnut olmayan, nefes alma sorunları olan ve ameliyat istemi olan sağlıklı her kişiye uygulanabiliyor. Ancak genç yaş grubunda uygulama için ergenliğin bitmiş olması şart. Ameliyat için üst yaş sınırı bulunmamakla birlikte çok ileri yaşlarda yapılması da tavsiye edilmiyor.

İstatistiklerin rinoplasti ameliyatından sonra boşanma oranlarının ameliyat olmamış popülasyondan daha yüksek olduğunu gösterİyor. Doç. Dr. Maral: “Erkekler eşlerinin ameliyatını onaylamıyor. Pek çok erkek eşinin estetik cerrahi isteminin nedenleri konusunda yanlış bilgi ve ön yargıya sahip. Estetik cerrahiye yaklaşımda kadın ve erkeğin motivasyon nedenleri farklı oluyor.” diyor.

19 com

Transmed Kliniği uzmanlarından Dr. Melike Külahçı, saç ekimi tekniklerindeki son gelişmeleri ve uygulamaların başarı oranlarını anlattı…

* Androgenetik dökülme nedir?
Dilimize erkek tipi dökülme şeklinde çevrilen ‘Androgenetik alopecia’ ergenlikte başlayıp ileri yaşlara kadar devam edebilen, genetik olarak erkeklik hormonlarını zararlı olarak algılayan saç köklerinin varlığı nedeni ile oluşur. Bu dökülme iki kulak arasındaki saç çemberindeki kökleri etkilemez. Başlayışı ve ilerleyişi çok tipik bir yol izler. İlerlemiş tipleri saç çemberi hariç tüm başta kelliğe yol açabilir.

* Herhangi bir cerrahi yöntem kelliğe gerçekten çare olabilir mi?
Saç ekimi yöntemleri androgenetik kelliğin en etkili, kalıcı ve popüler tedavileri konumundadır. Günümüzde kaliteli ve deneyimli bir ekip tarafından uygulanan saç nakli sonrası son derece doğal görünüme sahip, aslından ayırt edilemeyen sonuçlar elde etmek mümkündür. Bugün tüm dünyada erkeklerin en çok tercih ettikleri estetik girişim olarak bilinmektedir.

YÖNTEM SEÇİMİ İYİ YAPILMALI
* Saç naklinin başarısı kanıtlandı mı?
Saç nakli 40 yıldan fazla bir süredir başarıyla uygulanmaktadır. Foliküler ünite tekniğinin kullanımındaki son ilerlemelerle, saç nakli cerrahisinin sonuçları aşama kaydetmiştir. Hiçbir zaman dökülmeyerek varlıklarını nakledildikleri bölgede sürdüren bu saçlar tamamen doğaldır ve özel bir bakım gerektirmezler.

* Kimler saç nakli için en uygun kişilerdir?
Verici alanı yeterli, sağlıklı erişkin erkeklerin çoğu saç nakli için uygundur. Saç ekimi her yaş grubuna uygulanabilir. Bir hasta için hangi yöntemin uygun olup olmadığının belirlenmesinde verici bölgedeki saç yoğunluğu, kafa derisinin gevşekliği, saç dökülme tipi, saç rengi ve dalgalı veya düz olması gibi pek çok faktör rol oynar. Saç ekimi operasyonu için iyi bir aday olup olmadığınıza karar verebilmeniz için uygun bir merkeze gidip, uzman görüşü almanız yeterli olacaktır.

* Sadece erkeklere mi saç ekimi yapılıyor? Kadınlar hangi durumda saç nakline başvuruyor?
Erkekler kadar sık olmasa da kadınlar da saç dökülmesiyle karşılaşabilir. Bazı kadınlarda saç dökülmesi genetik olabilir, bazılarında ise cerrahi girişimler ya da yaralanmalardan sonra görülebilir. Kadınların saç nakli operasyonu için uygun olup olmadıkları, saç dökülme nedenine göre belirlenir. Bu nedenle, kadın ve erkeklerin muayenesinde farklı yönlerden inceleme yapılır.

SEYRELEN SAÇ SIKLAŞTIRILIR
* Saç nakli için uygun yaş var mıdır?
Yaşı 18-21 arasında olan ve saçları dökülen çok genç hastanın bir klinik tarafından dikkatle takibi gerekir. Dökülmenin hızı ve yerleşimi trikoskopi cihazı ile izlendiğinde, gelecekteki saç durumu hakkında ipuçları verebilir. 21-25 yaş arasındaki hastanın saç dökülmesine karşı, doktor gözetiminde ilaçla tedavi bugünkü tıbbi literatüre göre uygun görülüyor. Tıbbi tedaviye başlayan gençlere ek olarak cerrahi girişimle saç nakli önerilebilir. Böylece seyrelen saçlar sıklaştığı gibi, dökülme de kontrol altına alınır. Saç nakli için bir yaşlılık sınırı yoktur. 70 yaşında bile, yeterli verici alan varsa saç naklinin yapılabildiğini gösteren bilgiler var.

* Saç ekimi nasıl gerçekleştiriliyor? Farklı uygulamalar var mı?
Saç ekimi girişimi, ‘saç çemberi’ dediğimiz iki kulak arasındaki saçlı deriden veya vücudun herhangi bir yerinden sağlıklı köklerin alınarak, saçlanması istenilen alanda açılan kanallar içine yerleştirilmesi işlemidir. FUT yani “Foliküler Ünite Transplantasyonu” tekniği, saç çemberi denilen iki kulak arasındaki sağlıklı saç köklerinin cerrahi yöntemle şerit halinde alınarak, saçlanması istenilen alanda açılan kanallar içine yerleştirilmesi işlemidir. FUE yani “Foliküler Ünite Ekstraksiyonu”nda ise verici alan tabir edilen iki kulak arasındaki saç kökleri tane tane alınarak naklediliyor. Bu işlem vücudun herhangi bir yerinden; göğüsten, sırttan alınan foliküler ünitelerle de yapılabiliyor. İşlemin özelliği, verici alanda iz bırakmaması. Her iki teknik de saçlandırılan alanda hiçbir iz bırakmaz.

* Kişinin hangi bölgesinden kıl alınarak saç oluşturulacağına neye göre karar veriliyor?
İki kulak arasındaki saçlar yeterli ise, birinci tercih kafadan saç kökü alarak operasyonu gerçekleştirmek. Verici alandaki saç kökleri yetersiz olduğunda, göğüs ikinci tercihtir. Ancak, vücudun herhangi bir yerinden, örneğin sırttan alınan foliküler üniteler de saçsız bölgeye nakledilebiliyor. Vücut kıllarının sayısı yeterli olmadığından, kafadaki verici bölgeden alınan saç kökleri ile harmanlamak gerekir.

* Saç ekimi uygulamaları süre olarak toplam ne kadar sürüyor?
FUT operasyonları, bir doktor ve altı, yedi hemşire tarafından yaklaşık dört-beş saatte yapılıyor. Bu tekniğin en büyük avantajı, bir günde daha fazla saç kökünün ekilebilmesi. Bu konuda uzmanlaşmış bir klinik bir oturumda 6 bin-7 bin saç kökünü altı-sekiz asistandan oluşan büyük bir ekiple gerçekleştirebilir. FUE tekniğinde ise, bir doktor tarafından saç kökleri tek tek verici bölgeden alınarak, direkt olarak alıcı bölgeye ekim yapılıyor. Her seansta 500-800 saç kökü olacak şekilde, üç ile dört seansta toplam yaklaşık 1.500- 3 bin saç kökü nakledilebiliyor. Tane tane kök toplama tekniğini dünyada pek az sayıda klinik günlük çalışma programında yapabiliyor.

* Bu işlemler yapılırken acı duyuluyor mu?
Saç nakli, lokal anestezi altında yapılan, ağrısız, güvenli bir operasyondur. Hasta ameliyat süresince gazete okuyabilir ve televizyon izleyebilir, hemen sonra normal hayatına dönebilir.

Sabah

2 com

Silikon meme protezi nedir?
1960′lı yıllarda kullanılmaya başlanan silikon protezler günümüzde de yaygın olarak kullanılmaktadır .Halen ABD’lerinde 2 milyondan fazla kadın silikon meme protezi taşımaktadır. Son 20 yıl içinde önemli derecede yenilikler sağlanmış ve yapılan bilimsel araştırmalar silikonun insan vücuduna en az zararlı madde olduğunu ortaya koymuştur .Silikon içeren ürünler kozmetik sanayide ve tıpta başka amaçlarla da kullanılmaktadır .

Meme protezleri ,meme şeklinde hazırlanmış balona benzer yapılardır. Yuvarlak ve anatomik denilen damla şeklinde olanları mevcuttur . Kadının memesindeki duruma uygun olarak bunlardan biri seçilir .Balon kısmı silikondan yapılmıştır; vücuttaki dokulara uyum sağlaması için protezin yüzeyi pürtüklü olarak üretilmiştir. Balonun içini dolduran maddeler farkı olabilir. Günümüzde kullanılan meme protezleri şöyle adlandırılabilir:

a. Gel-filled : Dış yüzeyi silikon olan balonun içinde yine silikon orijinli jel vardır .Bunlar çeşitli boyutlarda kullanıma hazır halde üretilmiştir. Kullanımı 1992 yılından beri ABD’lerinde FDA (Food and Drug Administration ) tarafından yasaklanmıştır .Sadece kanser nedeniyle memesi alınmış hastalarda kullanılmasına ,sınırlı olarak izin verilmektedir .

b. PVP : Aynı şekilde silikon balonun içi PVP (polyvinyl pyrrolidone povidon) adı verilen kimyasal madde ile doludur .Jel kıvamında ve kullanıma hazır haldedir . Üretici firma tarafından piyasadan çekildiği bildirilmiştir.

c. Soya Yağı : Silikon balonun içi soya yağı ile doldurulmuş, kullanıma hazır protezlerdir. Kullanım alanı henüz yenidir. Uzak sonuçları hakkında fazla bilgi yoktur. Avrupa’ da 74 hastada aşırı şişmelere neden olduğu için üretici firma tarafından piyasadan çekildiği bildirilmiştir .

d. Saline-filIed : Silikon balonun içi boştur .Ameliyat esnasında halk arasında tuzlu su diye bilinen “Serum Fizyolojik “ ile istenilen hacim elde edilinceye kadar doldurulur. Son zamanlarda kullanıma hazır şekilde olanlarının imal edildiği bildirilmiştir .

Estetik Meme Büyütme Ameliyatı nedir?
Memeler kadının beden görünümde fiziği tamamlayan yapılardır .Omuz genişliği, göğüs çevresi, bel ve kalça çevresi ölçümlerinde meme hacmi önemli bir yer tutar . Bu ölçümler içinde meme hacmi küçük olduğu zaman vücut kontur görünümü eksik kalır . Memeler, yapısal olarak değişik nedenlerle küçük olabilir .Biri diğerinden daha küçük, asimetrik olabilir .Doğumsal olarak bir tanesi hiç olmayabilir . Her iki memenin eşit hale getirilmesi yada hacminin arttırılması için , günümüzde , silikon protezler dışında başka seçenek yoktur . Kişinin kendi dokuları ile meme büyütme ameliyatları denenmiş, ancak sonuç vermemiştir . Meme protezlerinde esas madde protezin dış yüzeyinde yer alan silikondur .Sadece dolgu maddesi farklı olabilir .Her protezin kendine göre avantaj ve dezavantajları mevcuttur .Bunlar ameliyattan önce detaylı olarak konuşulmalı ve hangisinin kullanılacağına birlikte karar verilmelidir

Ameliyat öncesi bilmeniz gerekenler:

Protez konulacak hastalarda , ameliyattan önce mamografi ve gerekirse ultrasonografi adı verilen radyolojik tetkikler ile meme dokusu değerlendirilir. Her ameliyatın genel veya kendine has riskleri vardır. Meme bölgesinde ödem ve ağrı ameliyat sonrası görülen yakınmalardır. Ameliyata bağlı kanama ve enfeksiyon nadir görülen durumlardır.

Bazı hastalar ameliyattan sonra meme başlarında artan veya azalan duyarlılıktan ya da kesi çevresinde hissizlikten şikayet ederler. Bu genellikle geçicidir.

Bir yabancı cisim olan proteze karşı vücutta bazı bağ dokusu hastalıklarının geliştiği (konnektif doku hastalığı) , bebeğe süt vermenin zorlaştığı, protezin kansere neden olduğu ileri sürülmüştür .Ancak bunların hiçbiri bilimsel olarak kanıtlanmamıştır .

Meme büyütme ameliyatında, memenin büyütülmesi vücut için yabancı bir madde ile sağlanabildiğinden, proteze ait sorunlar olabilir. Protez çevresinde kapsül adı verilen bir zarın gelişmesine bağlı kontraktürdür ; bu zar farklı kalınlıklarda olabilir. İnce zar herhangi bir probleme yol açmaz,orta kalınlıkta bir zar oluşması halinde memelerde hafif bir sertlik ve meme tabanında belirginlik fark edilebilir Nadir durumlarda ,vücut bu yabancı maddeyi kabul etmeyebilir , protez etrafında kalın bir zar oluşturup (kapsül), sıkıştırıp hapsetmeğe bazen de vücut dışına atmağa çalışır .Kalın kapsül oluşması halinde memelerde sertlik ve bazen asimetri görülebilir. Hafif ve orta kapsüler kontraktür durumunda ,protez etrafındaki kapsülün giderilmesi için dıştan masaj ve gereğinde ek ameliyatlar yapılabilir Ağır kapsül kontraktürü ortaya çıktığında protezi çıkarmaktan başka seçenek yoktur .

Silikon protezlerin dış yüzeyi çok ince olmakla birlikte dış darbelere oldukça dayanıklıdır. Normal ve orta dereceli masajlar zarar vermez. Kişi ameliyattan 2 ay sonra yüzü koyun yatabilir. Bazan , protez içeriğinin balon dışına sızması görülebilir. Eğer gel-filled protez kullanılmışsa, doku aralıklarına sızan bu maddeler kitle oluşmasına neden olabilir . Soya yağının nasıl etki ettiği henüz bilinmemektedir . Saline-filled kullanılmışsa, protez içine doldurulan serum fizyolojik protez dışına,doku aralıklarına sızabilir,bu takdirde dışarı sızan serum vücuda herhangi bir zarar vermeden dokular tarafından hızla emilir. Aslında damar yolu ile verilebilen ve başka tedavi amaçları ile kullanılan bu maddenin hiçbir zararı yoktur .

Protezi yırtılması nadir bir durumdur, araç içi trafik kazalarında olduğu gibi sıkışmalarla, yüksekten düşmelerle ve delici alet yaralanmaları ile ortaya çıkabilir. Böyle bir durumda protezin içeriği önem kazanır .Serum fizyolojik ile şişirilen protez kullanılmışsa korkulacak bir şey yoktur .

Protez konmuş memelerde daha sonra yapılacak mamografi görüntülerinin değerlendirilmesinin zorlaşacağı,meme kanserinin erken mamografik bulgularının gözden kaçırılabileceği veya protez bir yabancı cisim gibi davrandığından ek görüntülere neden olabileceği bilinmektedir. Ancak son zamanlarda mamografi tekniklerindeki gelişmeler ve MR’ın (magnetik rezonans görüntüleme ) meme incelemesinde kullanılması ile bu endişeler ortadan kalkmıştır. Kontrol mamografilerinizin ,protez konmuş memelerde inceleme yapma deneyimi olan merkezlerde yaptırmanız tavsiye edilir.

Silikon meme protezi taşıyan bir memede ,kanser gelişmesi halinde ( ki kanser ortaya çıkma riski protez konmamış memelerle aynıdır) , kansere yönelik ameliyat ve diğer tedavi şekilleri standartlar doğrultusunda uygulanır.

Meme büyütme ameliyatına karar vermeden önce , sizi rahatsız eden kusurunuzu ve ameliyattan beklentinizi açıkça doktorunuza söylemeniz,seçilecek protezi,protezin hangi kesiden konacağını, anestezi tipini, ameliyatın erken ve geç sonuçlarını tartışmanız gereklidir.

Ameliyat:

Ameliyat genel anestezi ile hastane koşullarında ameliyathanede yapılır .1-1. 5 saat sürer .Protezin konabilmesi için açılan yere göre iz bırakır .Meme altı kıvrımı, koltukaltı. meme başı kenarından girilebilir .Son zamanlarda göbek çevresinden girilerek konduğu bildirilmiştir .Ancak bu yöntem henüz kabul görmemiştir .Giriş yeri neresi olursa olsun iz bırakır .Bunlar başlangıçta belirgin, zamanla belli belirsiz hale gelen izlerdir .En kabul edilir iz meme başı etrafında olan izdir .Ameliyat izi kahverengi meme başı derisi ile açık renk derinin birleşme yerine uydurulur, zamanla tamamen belirsiz hale gelir .Protez meme dokusu arkasına yada göğüs kasının arkasına yerleştirilebilir . Her uygulamanın da avantaj ve dezavantajları vardır , bu ayrıntı da ameliyattan önce değerlendirilmelidir .

Ameliyat sonrası
Ameliyat sonrası genellikle rahat geçer .Ağrı minimaldir .Protez göğüs ( kası arkasına konmuşsa birkaç gün kol hareketlerinde kısıtlılık olabilir .Memeler üzerine sütyene benzer sargı uygulanır . Meme başı üzerine ayrı pansuman konur. Pansuman 2 gün sonra açılarak yara kontrol edilir. 7 gün sonra sargı açılır .Dikişler 7 – 10 gün sonra alınır .Hastaya 6 hafta sporcu sütyeni giydirilir ve masaj önerilir .Erken dönemde şişlik olabilir , meme başında hissizlik ve deri üzerinde morumsu renk değişimi olabilir. Bunlar kısa sürede kendiliğinden kaybolur. Hasta 3-4 gün içinde işine dönebilir. 3 ay ağır sporlardan uzak durması sağlık verilir .

Protezle meme büyütme ameliyatı, genel olarak iyi ve kalıcı sonuç veren, kişinin ve eşinin ruh sağlığını düzelten, onları yaşama daha bağlı hale getiren bir ameliyattır . Günümüzde kabul gören,içi serum fizyolojik ile doldurulan meme protezlerinin kullanılmasıdır.
Kaynak: www.tpcd.org.tr

6 com

Son Yazılan Estetik Haberleri

En Çok Okunan Haberler

En Çok Yorum Yapılan Konular

Son Yorum Yapılanlar:

  • irem: merhaba ben 27 yaşında bir çocuk annesiyim doğumda bi hayli kilo aldım ve daha sonra verdim...
  • Zeynep: Mrb benim de sol gözümde bebeklikden beri göz tembelliği ve buna bağlı şaşılık var.....
  • gülcan: minimum 2.500den başlar 1.500 liraya garanti veriyoruz denilen yerlere güvenmeyin.bu iş...
  • volkan: kanki ayni problem bendede var bende 26 yasindayim hem dislerim bozuk hem de alt cenem...
  • Berde: Arkadaşlar merhaba, ben gruba yeni katıldım ve şimdi kendime kızıyorum daha önce neden...