HaberEstetik Menü

Erkeklerde ve bayanlarda gülümseyince çenede aşağı yukarı 1 ya da iki santimlik bir çizgi belirir. Bu çizgye halk dilinde gamze denir. Gamzenin özelliği ise insanı daha çok sempatik yapar. Gamze ile karşınızdaki bayanı da erkeği de etkileyebilirsiniz. Normalde insanlarda doğuştan olur fakat bunu estetik operasyon ile yapmanız mümkündür. Gamze sadece çene ile sınırlı değildir.

Hatta kalçadaki gamze bayanları daha seksi yapmaktadır. Son yıllarda estetik ile gamze yaptırmak isteyenlerin sayısı oldukça arttı. Bunun nedeni ise bayanlarda düşük bel modası olarak görülüyor. Estetik ile gamze yaptırmak burun estetiğine göre daha kolay ve basittir.

Gamze yaptırmanın süresi on ya da yirmi dakikalık bir süredir. Uzmanların açıklamalarına göre gamze yaptırmanın kolaylığını vurgulayarak kalçada istenilen yer işaretlenir ve işaretlenen yerdeki yağlar alınır. Derinin altındaki yağ operasyon ile alındıktan sonra o bölgedeki çukurluk gamze oluşmasını sağlar. Gamzelerin kolaylığını açıklamıştık. Yine bazı hastalar gamzeleri istediği şekilde seçebiliyor.

estetik gamze

estetik gamze

Kimisi daire şeklindi, kimisi çukur şeklinde, bazıları da dövme şeklinde uzunca gamzeler yaparak dikkatleri üzerine çekiyor. İstenilirse gamzeler harf şeklinde de yapılabilir. Bu estetikte fazla vakit almamaktadır. Bayanların yine yüzlerinde iki şekilde gamze vardır.

Bunlardan birisi yanakta çukur açılır diğeri ise çenedeki çukurdur. Gamzelerin asıl amacı gülünce çıkan gamzelerdir. Bazı gamze yaptırmak isteyenler kendileri bu durumu seçebiliyor. Gülünce yanakta çıkan gamzeler bayanlar tarafından daha çok tercih ediliyor.

Yine gamze yaptırmak isteyip de kendi başına yapmaya çalışanlar oluyor. Gamze sadece estetik operasyon ile olur. Kulağımıza gelen bilgilere göre jiletle bu işi banyoda yapmak için vücuduna kesik atanların olduğunu duyduk. Bu son derece tehlikelidir. Sakın denemeyiniz. Ayrıca gamze yaptırmak gayet ekonomiktir.

none

‘Mastopeksi’ olarak adlandırılan ‘meme askılama’ ameliyatını, ‘Memeyi kaslara asıp dikleştiriyoruz. Meme sarkmasının derecesine göre dikliği ayarlıyoruz’ şeklinde özetleyen Doç. Gürünlüoğlu, bu ameliyatta vücut anatomisi ve hastanın beklentilerinin önemli olduğunu, içi boş memeleri doldurmada ise silikon kullandıklarını kaydetti. Meme başıyla boyun çukuru arasındaki 19-21 santimlik mesafenin ideal ölçü olduğunu söyleyen Plastik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Raffi Gürünlüoğlu, ‘Bu ölçüye bakarak kadının boyu, omuz genişliği, memenin yerleşimi, göğüs kafesinin durumuna göre ölçüm yaparak memeyi yeniden yapılandırıyoruz’ dedi.

4 KİLOLUK MEMELER

Büyük memeleri yüzünden kadınların kamburluk, boyun fıtığı, sırt ağrısı, psikolojik sıkıntı duyduklarını ifade eden International Hospital Etiler Polikliniği’nden Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Mithat Ulay ise, ‘Bazı hastalardan 4 kiloluk meme dokusu çıkarıyoruz. Burada 19-21 santimetrelik ideal ölçüyü gözeterek hastanın anatomisine göre meme yapıyoruz’ dedi. Dr. Ulay, meme küçültme ameliyatlarının Hollanda ve Almanya’da özel sigortalar tarafından karşılandığını, meme büyüklüğünün ırklara göre değiştiğini vurguladı.

ANATOMİ ÇOK ÖNEMLİ

Estetik bir memenin tarifini ‘uygun büyüklükte, uygun yerleşimde ve güzel şekilli’ olarak tanımlayan Memorial Hastanesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Tuğrul Turan, ‘Burada iki ölçü var. Birinde kişi kolunu 90 derecelik açıyla memesinin üzerine koyduğunda meme başının kolunun ortasına gelmesi gerekir. İkincisinde ise, boyun çukurundan meme başına olan mesafenin 19-21 santimetre uzaklıkta olması estetiktir’ değerlendirmesini yaptı. Güzel memenin kadının anatomisine göre şekilleneceğini vurgulayan Dr. Turan, ‘Bu ölçü, güzel göğüsleri olan minyon bir kadında 17 santimetre, uzun boylu güzel göğüslü bir kadında 24 santimetre olur. O zaman 19 santimetreye çekmeye çalışmak estetik görüntüyü bozabilir’ diye konuştu.

Uzun boyluda değişiyor

International Hospital Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op.Dr. Nuri Soysal, 19-21 santimetre ölçüsünün meme kaldırma ve dikleştirme işleminde kullanılan bir ‘ölçümleme standardı’ olduğunu, kısa ve uzun boylu kadınlar arasında bu ölçüde bazı farklılıklar olabildiğini anlattı. Dr. Soysal, ‘İdeal memenin 19-21 santimetre arasında bir mesafede olabileceği düşünülüyor. Bu bizim daha objektif değerlendirme yapmamızı sağlıyor.

3 com

Yüz germe ameliyatında derinlik olarak üç tabakada işlem yapılabilir: En üstteki tabaka deridir ve sadece bunun tek başına fazla gerilmesi ile “rüzgara karşı yürüyen bir insanın yüz görünümü” ortaya çıkabilir.

Önemli olan ikinci tabaka, yani yüze uyum ve istikrar sağlayan, SMAS denilen tabakadır. Bu tabakayla birlikte boyun ve alın adalelerinin ayrı olarak gerilmesi, daha doğrusu sarkmış durumdaki yerlerinden eski pozisyonlarına getirilmesi, yüze eski doğallığını ve dinamizmini kazandırır.

Üçüncü tabaka ise periost denilen, kemik üzerindeki tabakadır. Bu tabakanın lifting’i genellikle endoskopi tekniği ile yapılır. Bazı otoriteler bu metodu uygulayarak yüzü gençleştirmenin yanında yüzde aşikar ifade değişikliklerinin meydana gelmesine sebep olmuşlardır. Bu değişiklik ihtimali ameliyattan önce hastayla mutlaka konuşulmalıdır. Yüz gerdirmede neler uygulanıyor?

Face styling: Face lifting ile bütün yüz kırışıklıklarını gidermek mümkün değildir, dolayısıyla başka ilave yöntemlerle kombine etmek gerekir. Ekzodermpeeling, laserpeeling, dermabrazyon, yağ veya diğer dolgu maddeleri ile doldurma işlemleri gibi. Dünyada bazı plastik cerrahlar son zamanlarda popüler olan bu kombinasyon yöntemini “Face styling” olarak adlandırıyor.

Midface-lifting: Klasik face lifting’de genellikle yüzün sarkmış olan orta bölümünü etkin bir şekilde germek mümkün değildir. Yüzün orta kısmının sarktığı durumlarda “midface-lifting” denilen orta yüz germe yöntemiyle bu kısımlar, alt göz kapağının kenarından yapılan kesiyle tamamen kemik üzerinden sıyrılıp yukarı asılır. Deri ve onun altındaki SMAS tabakasının çekilmesiyle yüzün sadece üçte ikilik alt kısmı gerilir. Alın ve göz bölgeleri için ayrı bir işlem yapmak gerekir. Alın germe: Kaşların devamlı kaldırılması ile alında ortaya çıkan yatay çizgilenmeler, yüzün kırışık olmayan diğer kısımlarıyla tezat yaratabilir. Ayrıca devamlı kaş çatmadan veya güneşten gözü koruma refleksinden dolayı kaşlar arasında ortaya çıkan dikey derin çizgiler de yüze sert bir ifade verebilir. Günümüzde botoks enjeksiyonları ile bu kırışıklıklar sadece geçici olarak ortadan kaldırılabilmektedir. Devamlılık ise sadece alın germe ameliyatı ile sağlanabilir. Klasik olarak alın saç sınırından 3-4 cm. kadar içeriden, bir şakaktan öbür şakağa kadar uzanan bir kesiyle alın derisi alın adalesiyle birlikte alın kemiğinden sıyrılır, fazla aktif olan alın ve kaş çatma adaleleri kısmi olarak zayıflatılır veya kesilerek pasif hale getirilir. Aşağıya sarkmış kaşlar eski pozisyonlarına getirilir ve saçlı deriden 1-2 santimlik bir şerit çıkarılarak alın gerilir. Endoskopik alın germe ve kaş kaldırma: Bilhassa gençlerde, alınları fazla gevşememiş, çok fazla deri çıkarılması gerekmeyen hastalarda 3-5 mini kesi ile bütün alın derisini mobilize etmek ve endoskopik kamera yardımıyla görerek kaş arası adalelerini zayıflatmak ve kaşları normal pozisyonlarına getirmek mümkündür. Endoskopik alın germenin kalıcılık süresi klasik alın germe ameliyatının kalıcılığı kadar uzun değildir. Kaş kaldırma: Alın germe gibi büyük ameliyat işlemi arzu etmeyen hastalarda ve bilhassa erkeklerde, kaşın üst sinirinden yapılan kesiyle elips şeklinde deri çıkartılması ve bu şekilde kaşların normal pozisyonlarına getirilmesidir. Ayrıca kaş ve şakak arasında deri altından tünel açılarak mini kesilerle kaşı asmak da çok sıklıkla uygulanan bir tekniktir.

Şakak liftingi: Genellikle tek bir ameliyat olarak genç hastalarda uygulanan bir metottur. Çökmeye başlamış yanak bölgesinin yukarıya kaldırılması ve göz etrafındaki kırışıklıkların hafifletilmesi sağlanır.

Mini-lifting: 40 yaş civarındaki, boyun sarkıklığından ziyade yanağın sarktığı durumlarda uygulanan, fazla kesi gerektirmeyen, genellikle sadece derinin gerdirildiği bir yöntemdir. Birçok cerrah tarafından da “Model-lifting” diye adlandırılır. Kalıcılığı çok uzun süreli değildir.

Midi-lifting: Mini-lifting’e ilave olarak derin tabakaların da gerildiği bir metottur. İşkadınlarının ve erkeklerin çok rağbet ettiği bir yöntem olmaya başlamıştır. İyileşme sürecinin kısalığı ve kalıcılığının mini-lifting’e nazaran daha uzun olması avantajlarıdır. Boyun gerilmesinin gerekmediği durumlarda kısa kesilerle uygulanması mümkündür.

Dr. Serdar Eren – Milliyet

12 com

Tamamen doğal olan bu yöntemle derin kırışıklıklar 6-8 ay süreyle yok edilebiliyor. Cellest’ten Op. Dr. Tunç Tiryaki ile estetikte son uygulamaları konuştuk.

Hücresel tedavi nedir?
Cilt altında kalojen ve elastin liflerinin azalmasıyla yüz çizgileri oluşuyor. Derinin dermis denilen derin tabakası zamanla inceliyor, buradaki cildi yenileme hücrelerinin (fabrika hücreleri) sayısı azalıyor. Hücre tedavisinde, derinin içindeki fabrika hücreleri (yani cildi yenileyen hücreleri) alıp laboratuvar ortamında çoğalttıktan sonra gerekli bölgeye enjekte ediyoruz. Bu hücreler cildi yenilemeye yardımcı oluyor.

Söz konusu deri vücudun herhangi bir yerinden alınabiliyor mu?
Genellikle derinin az güneş görmüş ve az yıpranmış bölgesinden hücre alıyoruz. Kulak arkası hem operasyonun kolaylığı hem de yaranın gizlenmesi açısından uygun. Buradan alınan hücreler laboratuvar ortamında 3 hafta boyunca özel koşullarda ortalama 30 milyon hücre olana kadar çoğaltılıyor ve kırışıklıkların olduğu bölgelere enjekte ediliyor.

Sadece kırışıkları mı yok ediyor?
Bu yöntem yüzdeki derinleşmiş çizgileri, oluşan boşlukları doldurmak için kullanılıyor. Derin çizgileri canlı malzeme üreten hücrelerinizle dolduruyorsunuz, üstüne üstlük bu hücreler orada dolgu malzemesi üretmeye başlıyorlar. Yani canlı bir tamir sistemi enjekte etmiş oluyorsunuz.

Hücreler başka şekillerde de kullanılıyor mu?
İkinci kullanma yöntemi daha çok fibroterapi diye tarif ediliyor. Bu yöntemde fabrika hücreleri yüzün her tarafına iğne ile ekiliyor. Dolayısıyla cildin kendisini yenileme kapasitesini artırmış oluyoruz.

Bu yöntemler estetik ameliyatlara alternatif olarak düşünülebilir mi?
Bu iki yöntem cerrahi yöntemlerin alternatifi olamaz. Orta yaşlı, 35-50 yaş arasındaki hastalarda kullanılıyor. Eğer belli yerlerde çok derin çizgiler varsa bu yöntemlerle onları doldurmayı tercih ediyoruz. Bu da hem deriyi kalınlaştırıyor, hem de derinin kolojen üretimini arttırıyor. Buradaki genç hücreleri çoğaltıyoruz. Kırışıklıkların dolmasının yanı sıra zamanla artan bir iyileşme ve oluşacak kırışıklıkların önlenmesi hedefleniyor. Bu bir çeşit gençlik ve zamanı durdurma aşısı olarak yorumlanabilir.

İşlem nasıl yapılıyor?
Sadece 5-10 dakikalık bir işlem. Kulak arkasını iğneyle uyuşturuyoruz ve çok küçük bir deri parçası alıyoruz. Daha sonra o bölgeye küçük bir klips takıyoruz. Hasta normal hayatına dönüyor. Duşunu alıyor, sporunu yapıyor, işine gidiyor. Hiçbir kızarma ya da morluk oluşmuyor. Hastadan aldığımız parça özel bir sıvı içinde laboratuvara gönderiliyor. Burada çoğaltılıyor. Üç hafta sonra hastayı kliniğimize ikinci kez çağırıp hücreleri enjekte ediyoruz. www.cellest.com.tr

Yaşlanmaya karşı alternatif çözümler

Kök hücre nakli
Son yıllarda Türkiye’de de kullanılan kök hücre nakli ile yüzdeki yaşlanma etkileri geciktirilebiliyor. Yüzde yaşlanmayla birlikte yağ dokusu kaybı olduğu için buralara kök hücre nakli yapılıyor. Yalnızca yüzün kalitesi değil kan dolaşımı da düzeliyor. Mesela 35 yaşındaki bir kişini yağ hücreleri alınıp eksi 86 derecede donduruluyor. Beş yıl sonra bu hücreler yüze nakledildiğinde kişi 40 yaşında olmasına rağmen 35 yaşındaki hücreleri ekmiş oluyorsunuz. Bu Türkiye’de yeni uygulanmaya başlanan bir yöntem.

Yanıklar için Recell
Yüz ve vücut pigment eksiklikleri Recell adı verilen hücre spreyi yöntemi ile tedavi ediliyor. Akut yanıklı bölgeler başka bir bölgeden alınan hücrelerin sprey haline getirilmesi ile tedavi ediliyor. Böylece deri hücreleri yenileniyor. Deriye rengini veren hücreleri çoğaltılarak cilt lekeleri azalıyor.

Kalça ataşlama
Popo vücuttaki en zor bölgelerden bir tanesi. Son zamanlarda gitgide popüler olan ataşlamada ise gluteal kas dediğimiz kalça kası kalça kemiğine elastik bir iplik ile tutturuluyor ve kendi üstüne toparlanıyor. Bu uygulama da meme ataşlaması gibi hastane şartlarında hafifçe uyku halinde yapılıyor. Sabah gelen hasta ameliyathane koşullarında hafifçe uyutuluyor, bölge önceden işaretlenen yüksekliğe 3 noktadan ataşlanıyor ve bir flaster ile destekleniyor. Geride herhangi bir iz kalmamakta zira bu ugulama da iğne ile yapılmakta. Genellikle sonucu daha kalıcı kılmak için hafif bir liposuction da uygulamaya ekleniyor.

Meme ataşlama
Bu operasyon hastane şartlarında hafifçe uyku halinde yapılıyor. İki 3 santimlik sarkmalarda bu yöntem kullanılabiliyor. Meme, ucundan itibaren sıra ile 3 adet ataş halkaya alınıyor. Bu halkalar önce sıra ile yukarı doğru birbirine asılıyor. Sonra tüm meme köprücük kemiği çevresinden dönen bir halkaya asılıyor. İğne ile yapıyan operasyonun ardından hasta aynı gün eve dönüyor, 2 gün sonra işine başlayabiliyor. Bu yöntemin avantajı hiç iz bırakmadan asmanın gerçekleştirilebilmesi. Dejavantajı ise sınırlı bir endikasyon alanı olması.

Vatan

7 com

Her geçen gün yeni bir estetik cerrahi ameliyatı duyuyoruz. Burun, göğüs, yüz gerdirme, yağ aldırma ameliyatlarına zaten alıştık. Ama geçtiğimiz hafta çıkan ve Hande Ataizi’nin kaburga kemiğini aldırarak daha ince bir bele kavuşmak istediğini belirten haberle birlikte gördük ki korse kullanma, yağ aldırma yetmemiş, sıra kaburgaya gelmişti.

Öğrendik ki “plastik cerrahların rutin olarak yaptıkları ameliyatlar dışında kalanlara” ekstrem ameliyatlar deniyor. Ayak estetiği, bileklerin inceltilmesi, penislerin kalınlaştırılması, vajinanın düzeltilmesi, dilin kısaltılması… Ünlü plastik cerrahlarımızla ekstrem ameliyatları konuştuk. Çoğunun kanısı bu operasyonların daha zor, daha acılı ya da daha pahalı olmadığı ama daha nadir istenen ya da yine nadir uygun görülen işlemlerin olduğu yönündeydi. Yine konuştuğumuz cerrahların hiçbiri bu tür ameliyatları gerçekten bir zorunluluk yoksa yapma taraftarı değildi. Hatta bir ara ben “Bunları konuşurken fena oluyorum” dediğimde “Biz de” dediler.

“Ayak parmakları duruma göre uzatılıyor ya da kısaltılıyor”

Dr. NACİ ÇELİK
Kaburga alınmasından kasıt 12′nci, serbest kaburga dediğimiz kaburganın alınması ile belin daha ince gösterilmesi. Bazı insanlarda bu 12′nci kaburga biraz daha belirgin, çıkık olur. Ne kadar yağsız, kilosuz da olsalar bel olduğundan kalın görünür. Aslında bu uzun süredir bilinen bir yöntem. Ben burada hiç böyle bir ameliyat yapmadım ama yurtdışında kaburga kemiğinin alındığı bir ameliyatta bulundum. Diğer çoğu estetik ameliyata göre daha basit bir ameliyattır. Ama çok yapılmıyor çünkü zaten biz önermiyoruz. Çok nadir olarak doktor önerdiğinde bile bu sefer hasta kabul etmiyor, korkuyor.

“En zoru tırnak nakli”
Ekstrem ameliyatlara örnek olarak elde ve ayakta parmak estetiğini verebiliriz. Özellikle elde parmak estetiği çok zorlu bir ameliyattır. Çünkü elin fonksiyonlarını kaybetmemesi gerekiyor.
Ayak parmağı estetiği özellikle yazları açık ayakkabıların giyilmesi nedeniyle daha çok istenen bir ameliyattır. Parmaklardaki yamukluk giderilebiliyor. Ayak parmağı uzatılabiliyor ya da kısaltılabiliyor. Gerçekten bazı hastaların ikinci ayak parmakları başparmaktan çok daha uzun oluyor, o kısaltılıyor. Kemik kesiliyor, ayak parmağı kırılmış gibi davranılıyor hastaya.
Bir de ayak bileğini inceltme var. Aslında liposuction’la bilekteki yağlar alınıyor. Ancak ameliyat sonrasında ağrılar çok uzun sürebiliyor, iki-üç ay olabiliyor.
Tırnak nakli var. Bazı hastaların ellerinde tırnak kayıpları olabiliyor çeşitli rahatsızlıklardan dolayı.
O zaman ayak parmağından damarıyla birlikte tırnak alıyoruz ve el parmağına naklediyoruz. Bu çok zor bir ameliyattır. En az beş saat sürüyor.

“Bıyık da ektiriyorlar”
Erkeklerde ekstrem ameliyat örnek vermek gerekirse… Saç ekimini herkes bilir ama bıyık ve sakal ekimi de yapılıyor.
Bize gelen hastalara bu ameliyatların düzeltici ameliyatlar olduğunu, güzelleştirmek üzere yapılan ameliyatlar olmadığını anlatıyoruz. Herhangi bir hasta gelip sadece belinin daha ince olmasını istediğini söylediği için ameliyat yapmam.

“Etnik faktörler etkili oluyor, Asyatik göz yapısının Avrupai hale getirilmesi gibi”

Dr. SERDAR EREN
Estetik cerrahide rutin olmayan ekstrem ameliyatlardan bahsederken, ilk önce bu tür ameliyatların her plastik cerrah tarafından yapılabileceğini belirteyim. Ama bu ameliyatlar çok nadir yapılmalı.
Burun, göz kapağı gibi estetik cerrahide rutin yapılan ameliyatlar etnik faktörlerden dolayı ekstrem ameliyatlar gurubuna girebilir.

Popo büyütme de var
Örneğin Asya ırkı insanının Asyatik göz ve burun yapısını Avrupai bir görünüme getirmek istemesi ya da Afrika kökenli olan insanların kalın dudaklarını inceltmeye, burun şekillerini değiştirmeye çalışması gibi. Brezilya’da yaygın bir şekilde, bazen de Avrupa’da nadir olarak popo büyütme ameliyatlarına rastlanmakta.
Bazı ameliyatlar da sportmen görünmek isteyen erkekler tarafından arzu edilir. Örneğin pazu, göğüs ve alt bacak adalelerine protez koydurarak vücut çalışıyormuş izlenimi vermeye çalışanlar oluyor. Bir de bunun tersi var. Son zamanlarda bütün eleştirilere rağmen alt bacağı kalın olan kadınlarda arka alt bacak adalesinin yarısı çıkartılarak inceltme işlemi yapılıyor.
Ekstrem ameliyatlar içinde jenital bölgelerin değişiklikleri için yapılan işlemler ön plana geçmiştir. Bunların içinde penis uzatılması, büyütülmesi, kalınlaştırılması sayılabilir. Genel olarak jenital bölgeye operasyon istenmesi erkeklerde kadınlara oranla daha çok görülüyor. Tabii uzatılması denince iki-üç santimlik bir farktan bahsediliyor. Bunu duyan çoğu hasta pek hoşlanmıyor.
Başka ekstrem ameliyat örnekleri vermek gerekirse: Fonksiyonel sebeplerden dolayı yapılan nadir ameliyatların kapsamına aşırı terlemenin giderilmesi için koltukaltı terbezlerinin özel liposuction kanülleri ile anılması, meme başının aşikar olması için büyütülmesi…
Benim kişisel görüşüm, bu tür ameliyatların birçoğunu hiçbir şekilde yapmamakla hastaya daha büyük bir yardım edeceğimiz şeklindedir. Hastalarımızın her şeyi isteme hakkı vardır. Burada önemli olan biz plastik cerrahların hastanın her şikayetinde “ameliyatla düzeltebilir, ortadan kaldırabilirim” duygusuna kapılmamamız.

“Kaşı çıkık diye kafatasını törpületmek isteyenler var”

Dr. OSMAN OYMAK
Geçtiğimiz hafta Hande Ataizi’nin kaburga kemiğini aldırarak daha ince bir bele kavuşacağı haberi çıktı. Siz bu ameliyat konusunda ne düşünüyorsunuz?
Bu tür ameliyatları isteyen herkesi normalin dışında kabul ediyorum. Siz hiç kimsenin hayatında bir kadına bakıp da “Yahu şu kadının şu kaburgası olmasa ne güzel olurdu” dediğini duydunuz mu?

Canım “Kaburgası olmasa” demez de “Beli ince olsa” der…
O zaman da efendim spor yapsınlar, bir şey yapsınlar.

Belki şişmanlıktan, yağdan değil de kemikten beli kalın görünüyor olabilir.
Yok canım, fil gibi yiyorlar, yemesinler o kadar. O işin palavrası. Bu sektörde birkaç adam enteresan olmak için bir şeyler uyduruyor ama normalin dışında iş yapmak güzel değil, estetik değil. Bunun bir mantığı yok.

“Kafasını da kesersin de bir mantığı olması lazım”
Böyle ekstrem ameliyatlar deyince sizin aklınıza başka neler geliyor?
Beşinci ayak parmağını ayağı daha ince olsun diye aldıranlar var. Cerrahi ile her şey yapılır, kafasını da kesersin de mantığı olması lazım. Böyle hastaları da gerçek anlamda hasta olarak kabul ediyorum. Onların isteklerini yerine getiren doktorları da onların suç ortakları olarak görüyorum.

Başka aklınıza gelenler?
Kulağı büyük diye küçülttürenler, penisini kalınlaştıranlar, kaşı çıkık duruyor diye kafatasını törpületmek isteyenler var. Ya da alnı düz diye kafa kemiğinin üzerine protez koyup alnını bombeleştirmeye çalışanlar…

Siz hiçbirini yapmıyorsunuz ama ısrarla yapmanızı isteyenler, inanılmaz paralar teklif edenler çıkıyordur…
Tabii. Böyle isteklerle gelenler oluyor, “Ben yapmam kardeşim” diyorum. Çok fazla para teklif edenler de oluyor. Bir tanesi üstüme yürüdü ve “Sen nasıl bana ameliyat yapmazsın!” diye bağırdı. Odadan kaçtım. Biliyorum kadınla kavga edilmez, dayak yersin. “Parasıyla değil mi!” diyenler çıkıyor. “Ne var canım, şuradan iki böleceksin, sonra şöyle yapacaksın” diye nasıl yapacağımı anlatanlar…

“Allah o kaburgayı boşuna yaratmadı ya!”

Dr. ATİLLA OYMAK
Kaburga alınması aptalca bir şeydir. 30-40 senedir yapılır ama doğaya aykırı bir ameliyat. 12′nci kaburgaları alırsın, o serbest kaburgaları, bel küçülür tabii. Ama Allah onu boşuna yaratmadı ya. Bir işlevi, fonksiyonu var onun. Ben hayatta böyle bir şey yapmadım, yapanlara da güldüm.
Erkekten dönen kadınların ayakları taraklıdır. Bir parmak alınır, beş yerine dört parmakları olur, dar ayakkabıları giyebilirler. İşte size ekstrem bir ameliyat daha. Bunu yapan var Türkiye’de. Aklım almıyor.
Boy uzatanlar var biliyorsunuz. Üç santim daha uzamak için nasıl ızdırap çekiyorlar. Çekiyorsun hastayı sürekli. İşkence gibi.

Penis kalınlaştırma…
Bir de bu ara erkekler penislerini kalınlaştırmak için yağ yaptırıyorlar. Ne kadar faydası dokunur, tartışılır. Kaval kemiğinden parça aldırıp penisine koyduran, sürekli hazır ve nazır dolaşanlar da var.
Bana gelip desen ki “Ben burun ameliyatı istiyorum ama oyuk burun istiyorum”, üç misli para da versen hayatta yapmam o ameliyatı. Diyorum ki “Sen Türkiye’de oyuk burun, kalkık burun görüyor musun? Niye ben seni anormal yapayım? Sonra ‘Niye yaptırdım?’ diyeceksin.” Memleketin şartlarına uymayan bir istek.

Cher aldırmadım diyor

Daha ince bir bel için kaburga kemiklerini aldırdıkları konusunda söylenti olan sanatçıların başında Cher geliyor. Cher bunu yalanlıyor. Adı geçen diğer ünlüler arasında Elizabeth Taylor, Jane Fonda, Janet Jackson ve Britney Spears var.

7 com

Son Yazılan Estetik Haberleri

En Çok Okunan Haberler

En Çok Yorum Yapılan Konular

Son Yorum Yapılanlar:

  • irem: merhaba ben 27 yaşında bir çocuk annesiyim doğumda bi hayli kilo aldım ve daha sonra verdim...
  • Zeynep: Mrb benim de sol gözümde bebeklikden beri göz tembelliği ve buna bağlı şaşılık var.....
  • gülcan: minimum 2.500den başlar 1.500 liraya garanti veriyoruz denilen yerlere güvenmeyin.bu iş...
  • volkan: kanki ayni problem bendede var bende 26 yasindayim hem dislerim bozuk hem de alt cenem...
  • Berde: Arkadaşlar merhaba, ben gruba yeni katıldım ve şimdi kendime kızıyorum daha önce neden...