HaberEstetik Menü

Sünnet bir cerrahi müdaheledir, ve bütün cerrahi müdaheleler gibi riskleri vardır. Oldukça sık yapılan bu cerrahi işlemin komplikasyon oranı % 2′ye kadar çıkabilmektedir ve rapor edilenler arasında aşırı kanama, penis başının yaralanması, enfeksiyon, frenulum ülseri, penil yapışıklıklar, cerrahi hatalar yani çok fazla deri alınması ve uzun kalmış sünnet derisi gibi, uretral fistül, tetanoz ve anesteziden kaynaklanabilecek sorunlar bulunmaktadır.

Toplu sünnetlerde bu sorunların görülme sıklığı çok artmakta ve ayrıca hepatit gibi kanla bulaşan hastalıkların yayılma riski bulunmaktadır. Yukarıda belirtilen nedenler göz önüne alınırsa sünnetin bu konuda uzman bir cerrah (estetik plastik cerrahi, üroloji, çocuk cerrahi ve genel cerrahi) tarafından yapılması tercih edilmelidir.

Sünnet genellikle iki şekilde yapılmaktadır. Bunlar cerrahlar tarafından tercih edilmeyen kıstırma sünnet ve uzman cerrahların tercih ettiği cerrahi açık sünnettir. Cerrahi sünnet daha uzun sürer ama penis ucunu veya üretra tabanını yaralama riski söz konusu değildir. Ayrıca iç zar fazla ve dış deri daha az alındığından ilerde çocukta erken boşalma gibi cinsel işlev bozukluklarının görülmesi ihtimali daha azdır.

5 com

Estetik ameliyatlar hakkında merak ettiğiniz soruları tek başlık altında topladık. Soruların yanıtları Estetik plastik cerrahi uzmanı Op. Dr. Oytun İdil tarafından verilmiştir. Kendisine teşekkür ediyoruz.

ESTETİK AMELİYAT OLMANIN BELLİ BİR YAŞI VAR MIDIR?

» Estetik ameliyat olacak kişilerin 18 yaşını doldurmuş, fiziki ve psikolojik gelişimlerini tamamlamış olmaları gerekir. Bu genel kural olsa da, bu tüm estetik ameliyatlar için geçerli değildir. Örneğin kepçe kulak gelişimi 4-5 yaşlarında tamamlandığı için bu yaşdan sonra kulak estetiği yapılabilir. Hatta kepçe kulak düzeltilmesi için en uygun zaman çocuğun 4 yaşını doldurduğu tarihten sonra, ilkokula başlamadan önceki zaman dilimidir. Kepçe kulaklı çocuklar ilkokulda diğer çocukların alayına maruz kalabilir. Bu yüzden ilkokula başlamadan bu ameliyatın yapılmasını öneriyoruz. Diğer bir istisna da dudak-damak yarığı olan hastalardır. Bu hastalarda damak ve dudak yarığına mümkün olduğunca çabuk müdehale etmek gerekir. İlk aylarda damak yarığı ve dudak yarığı kapatılmalı, 16-17 yaşını doldurduğunda da burundaki deformitelerin giderilmesine başlanmalıdır.

Burun estetik ameliyatlarında buruna verilecek şekili nasıl belirliyorsunuz?

» Tüm estetik ameliyatlarda olduğu gibi burun estetiğinde de asıl olarak hastanın istekleri önemlidir. Tabii bu istekler mantık çerçevesinde olmalıdır. Örneğin uzun boylu, iri cüsseli bir erkek hastaya küçük bir burun yapılırsa komik bir görüntü olur. Herhangi bir estetik ameliyat yapılırken mutlaka kişinin yüzüne ve vücut yapısına uyumlu bir sonuç elde etmek gerekir. Burun ameliyatlarında da öncelikle kişinin istekleri dinlenir, resimleri alınır ve bilgisayarda ameliyat sonrası nasıl görüneceği ufak rötuşlarla gösterilir. Resim üzerinde tartışmak çok yararlı olmaktadır. Sonuçta hastanın yüzüne, cinsiyetine ve vücut yapısına uyumlu, estetikli görünmeyen, estetik pürüzleri giderilmiş bir burun görünüşü elde etmektir. Estetik burun ameliyatı sırasında nefes alma problemide varsa septoplasti ile hava yolları açılabilmektedir.

ESTETİK AMELİYATLARIN MALİYETİ NEDİR? MALİYET NEYE GÖRE HESAPLANIYOR?

» Bir estetik ameliyatın maliyetini etkileyen faktörler kullanılan malzeme, ameliyatın süresi, anestezi şekli -genel anestezi, lokal anestezi gibi-, ameliyatın riski, yapılacak girişimin özelliğidir. Tabii ayrıca estetik cerrahi uzmanlık eğitiminin tıbbın en uzun eğitimlerinden olduğu (sadece beyin cerrahisi, kalp damar cerrahisi ve plastik cerrahi ihtisasları 6 yıldır) ve estetik cerrahide canlı dokuya şekil vermenin bir sanat olduğu ve yılların birikimi sonucu elde edildiği de unutulmamalıdır. Estetik cerrahide cerrah, tıbbi bilgi yanında iyi bir estetik anlayışa da sahipdir. Tüm bu faktörlere karşın günümüzde estetik cerrahi toplumun tüm kesimlerinin yaptırabileceği ücretlere yapılmaktadır.

BİR ESTETİK AMELİYAT OLMAYI DÜŞÜNÜYORUM FAKAT BU TARZ AMELİYATLARIN ÇOK PAHALI OLDUĞUNU DUYUYORUM. AMELİYAT ÜCRETLERİ NE KADARDIR?

» Günümüzde dış görünüşün çok önemli olduğu bir gerçektir. Bu noktada esas önemli olan maliyetten çok ameliyatınızın sonucunun mükemmel olmasıdır. Örneğin güzel yapılmış bir burun estetiği ile tüm ifadeniz ve dış görünüşünüz değişecektir. Estetik ameliyat ile görünüşünüzü değiştirmeniz çok özel bir işlemdir. Bazı hastalarımız o derece memnun olmaktadır ki daha sonra kontrollere geldiklerinde verdikleri ücretin yapılan işin karşılığı olmadığını, elde ettikleri sonucun paha biçilmez olduğunu belirtmektedirler. Estetik ameliyat olmaya karar vermeniz hayatınızda verdiğiniz en iyi karar olabilir. Diğer yandan estetik ameliyat ücretleri son yıllarda estetik cerrahinin yaygınlaşması ile her kesimden insanın karşılayabileceği seviyelere inmiştir. Bir çok estetik kliniğinde estetik cerrahi konusunda danışmaya ücret alınmamaktadır.
» Estetik ameliyat olan kişiler genellikle hemen ameliyat sonrası bir pişmanlık duyarlar. Değiştirilen pansumanlar, bazı vakalarda kullanılan drenler, dikişler insanların kafalarındaki estetik cerrahi imajı ile uyuşmaz. Estetik cerrahi, adı estetik, soyadıysa cerrahi olan bir cerrahi branşdır. Yapılan işlemler cerrahidir. Ameliyat yerleri iyileştikçe, dikişler alındıkça ve sonuç belirginleşmeye başladıkça pişmanlık yerini memnuniyete bırakır. Genellikle ameliyattan önce ücreti düşünen, ameliyattan hemen sonra dikişleri görüp pişmanlık duyan hastalar daha sonra o derece memnun olmaktadır ki başka bir estetik ameliyat için tekrar gelmektedir. Örneğin meme küçültme ameliyatı için gelen hastaların bir kısmı daha sonra liposuction ve karın germe ameliyatı için tekrar gelmekteler. Bu hastalar sıklıkla şunu söyler: “Üst taraf küçüldü, alt taraflarıda küçültmek lazım.” İyi bir estetik ameliyat sonrası elde edeceğiniz sonuç gerçekte paha biçilmezdir. Ayrıca yukarıda belirttiğim gibi günümüzde ameliyat ücretleri kişilerin birden fazla ameliyatı yaptırabileceği seviyelere kadar gerilemiştir.

Gazetelerde sık sık görüyoruz, estetik ameliyat olmuş ve kötü sonuçlanmış diye. Buna komplikasyon deniliyormuş. Estetik ameliyatta komplikasyon riski nedir?

» Tüm cerrahi girişimlerde belli oranlarda komplikasyon gelişebilir. Komplikasyon tam olarak “elde olmadan oluşan, önceden tahmin edilemeyen istenmeyen gelişmeler” dir. Örneğin ameliyat yerinde fazlaca kanama olması yada ilerleyen günlerde enfeksiyon gelişmesi tüm cerrahi ameliyatlarda olabilecek komplikasyonlardır. Hiç bir cerrah ameliyatlarında komplikasyon olsun istemez yukarıda tanımında da belirttiğim gibi komplikasyonlar elde olmadan gelişen sorunlardır; her cerrahın ameliyatında ve her hastanede komplikasyon gelişebilir.

» Önemli olan, hastanın gelişebilecek komplikasyonlardan haberdar olması, bunun sorumluluğunu doktoru ile paylaşması ve doktorun, komplikasyon geliştiği taktirde bununla başedebilecek bilgi ve beceriye sahip olmasıdır. Komplikasyon riskini en aza indirmek için doktorunuz elinden geleni yapacaktır. Ameliyattan önce yapılan muayeneniz ve sizden istenen tahlil ve testler sizin güven içinde ameliyat edilmeniz ve komplikasyon riskini minimal tutmak için gereklidir. Yine de tüm cerrahi girişimlerde komplikasyon gelişebileceğini unutmayınız. Önemli olan komplikasyon geliştiğinde doktorunuzun bu komplikasyonla başa çıkabilmesidir. Dünyada hastalarında komplikasyon gelişmeyen hiç bir cerrahi kliniği yoktur. Hiç bir doktor size ameliyatınızda komplikasyon gelişmeyeceğine dair söz veremez, fakat herhangi bir komplikasyon gelişme durumunda bununla başa çıkma bilgi ve beceriye sahip olmalıdır.

BİR ESTETİK AMELİYAT OLMAYI PLANLIYORUM FAKAT ESTETİKLİ GİBİ GÖRÜNMEKTE İSTEMİYORUM. AMELİYATTAN SONRAKİ GÖRÜNÜŞÜMÜ DOKTORUMLA TARTIŞABİLMEK İSTERDİM. BU MÜMKÜN MÜ?

» Son yıllarda bilgisayar teknolojilerindeki gelişmeler sayesinde artık hastalar bir çok ameliyatın olası sonucunu ameliyat olmadan, bilgisayar ekranında görüp doktoru ile tartışabilmektedir. Ameliyat sonunda estetikli yada doğal bir görünüm kazanmanız tamamen sizin isteklerinize ve doktorunuzun estetik anlayışına bağlıdır. En doğrusu abartılı olmayan, doğal ve estetik bir görünümdür. Bunun için isteklerinizi ve tıbben yapılabilecekleri doktorunuzla ayrıntılı olarak tartışmalısınız. Örneğin ben rinoplasti ameliyatlarından önce hastalara nasıl görünebileceklerini bilgisayarda gösteriyorum. Bilgisayar çalışmasını bazı cerrahlar sevmese de bu çalışmanın bir çok faydası vardır. Örneğin, resim üzerinde yapılan düzeltme sırasında hasta tam olarak nasıl bir görünüş istediğini belirtebilir. Doktor, hastanın kafasındaki görünümü bilgisayarda, hastanın anlatımı doğrultusunda resimde düzeltmeler yaparak somut hale getirir. Bazı vakalarda ek bazı girişimlerde yapmak gerekir; örneğin burun estetiğinde bazen çene ucuna da estetik yapmak gerekir. Bu gibi durumlarda ameliyattan önce bilgisayarda resim üzerinde plan yapılarak ameliyat sırasında ortaya çıkabilecek sürprizlerin önüne geçebiliriz. Örneğin burun estetiğini yaptıktan sonra hastaya bakıpta keşke çeneucuna da bir şeyler yapsaydık demekten kurtuluruz.

ESTETİK AMELİYAT OLMANIN BELLİ BİR YAŞI VAR MIDIR?

» Estetik ameliyat olacak kişilerin 18 yaşını doldurmuş, fiziki ve psikolojik gelişimlerini tamamlamış olmaları gerekir. Bu genel kural olsa da, bu tüm estetik ameliyatlar için geçerli değildir. Örneğin kepçe kulak gelişimi 4-5 yaşlarında tamamlandığı için bu yaşdan sonra kulak estetiği yapılabilir. Hatta kepçe kulak düzeltilmesi için en uygun zaman çocuğun 4 yaşını doldurduğu tarihten sonra, ilkokula başlamadan önceki zaman dilimidir. Kepçe kulaklı çocuklar ilkokulda diğer çocukların alayına maruz kalabilir. Bu yüzden ilkokula başlamadan bu ameliyatın yapılmasını öneriyoruz. Diğer bir istisna da dudak-damak yarığı olan hastalardır. Bu hastalarda damak ve dudak yarığına mümkün olduğunca çabuk müdehale etmek gerekir. İlk aylarda damak yarığı ve dudak yarığı kapatılmalı, 16-17 yaşını doldurduğunda da burundaki deformitelerin giderilmesine başlanmalıdır.

MEME KÜÇÜLTME AMELİYATINDAN SONRA SÜT VERİLEBİLİR Mİ?

» Meme küçültme ameliyatında doğal olarak meme dokusu ve süt kanalları bir miktar kesilmektedir, fakat bu miktar teknikten tekniğe değişmektedir. Genellikle süt vermeyi engellemeyecek kadar kesi olur ve hasta ameliyat sonrası dokular tamamen iyileştikten sonra çocuk sahibi olduğunda çocuğunu emzirebilir. Sadece çok büyük göğüsleri küçültmede uygulanan “Free Nipple / Amputation-reduction” tekniğinde süt kanallarının meme ucu ile bağlantısı tam olarak kesilmektedir. Bu ameliyattan sonra süt vermek mümkün olmayabilir. Bu yöntem sadece aşırı iri göğüsleri küçültmede, nadiren uygulanır.

KARIN GERME AMELİYATINDAN SONRA HAMİLE KALINABİLİR Mİ?

» Karın germe ameliyatında karındaki fazla deri, yağ doku ile birlikte alınırken karın kaslarındaki zayıf bölgelerde birbirine dikilerek sıkılaştırılmaktadır. Ameliyattan hemen sonra hamile kalabilirsiniz. Dokular daha tam iyileşmeden hamile kalınırsa bunun çocuğun gelişimine bir zararı olmaz fakat karında yapılan sıkılaştırma ve kasların birbirine dikildiği karın katlarında erkenden gevşeme olur. Ameliyattan sonra en azından bir sene geçmesi önerilir. Özet olarak şöyle diyebiliriz: Karın germeden sonra hamile kalmanız çocuğun rahimdeki gelişimine bir zarar vermez fakat estetik açıdan hamilelik sonrasında bu ameliyatı olmanız en doğrusudur. Tabii ameliyatta alacağınız antibiyotik ve anestezi ilaçlarınıda düşünürseniz bebeği emzirme dönemininde geçmiş olması gerekir (ilaçların süte geçmesi sebebiyle); ayrıca hamilelikte oluşan hormonal değişimlerin eski haline dönmesi gerekir; yani karın germe yada meme küçültme gibi ameliyatları hamilelikten sonra olmayı planlıyorsanız, doğumdan sonra en az 6 ay, daha da iyisi 9 ay-1 sene geçmiş olması gerekir.

PEKİ HAMİLELİK VE DOĞUMDA KARINDA OLUŞAN ÇATLAKLARIN TEDAVİSİ VARMI? BU ÇATLAKLARI YOKEDEBİLİYORMUSUNUZ? » Bu çatlakların tam bir tedavisi maalesef yoktur. Çatlakların oluşma sebebi karın cildindeki hızlı genişlemeye cilt içindeki elastik ve kollajen lif zincirlerinin uyum sağlayamaması ve bazı bölgelerde bu zincirlerin kopmasıdır. Çatlak olan kısıma baktığınızda bu çatlağın normal cilde göre daha ince olduğunu, ince bir kağıt gibi kırıştığını görürsünüz. Bunun sebebi normal ciltte olan kollajen ve elastik liflerin çatlak içinde olmamasıdır. Bu çatlakların tek -kısmi- tedavisi karın germe ameliyatıdır. Hastanın karın derisinde çatlaklarla birlikte sarkma da varsa karın germe ile karnın alt kısmındaki çatlaklar alınabilir. Bu bölge dışındaki -karnın üst kısımlarındaki, bacaklardaki, kalçadaki- çatlakların cerrahi bir tedavisi yoktur.

» Çatlak giderici olarak lanse edilen bir çok kozmetik ürün vardır; firmalar bu ürünlerinin çatlaklar oluşmadan kullanılmaya başlanmasını öneriyorlar fakat bunu reklamlarında belirtmiyorlar. Bu kozmetik ürünleri kullanabilirsiniz fakat etkinliği tartışmalıdır. Son olarak bazı estetik cihazlarından bahsetmek gerekir. Günümüzde cilt gençleştirme amacı ile kullanıma sunulmuş Accent RF, Titan, Thermage gibi bir çok cihaz kullanılmaktadır. Bu cihazlar genel olarak cildin derin tabakalarındaki kollajen ağın yenilenmesini sağlarlar. Bu cihazlar ile bazı vakalarda çok şaşırtıcı sonuçlar alınabilir. Bir çok vakada kollajen oluşumu indüklendiği için kırışıklıklarda ve çatlaklarda azalma görülür. Cerrahi olarak düzeltilemeyen çatlak ve kırışıklıklarda bu cihazlar ile uygulama yapılması faydalı olabilir.

TÜM ESTETİK AMELİYATLAR SADECE ESTETİK KAYGILARLA MI YAPILIYOR? ESTETİK AMELİYATLARIN TEDAVİ EDİCİ YANI HİÇ YOK MU?

» Bu soruya cevap olarak verilebilecek en güzel örnekler meme küçültme ve karın germe ameliyatlarıdır. Bu ameliyatların tedavi edici yanı vardır. Aşırı iri göğüsler kişide estetik kusurlardan öte sorunlara yolaçar. Sırt ağrısı, boyundan omuzlara ve kollara geçen sinirlerin sıkışması ile kollarda ve ellerde uyuşukluk, göğüslerin altında pişik ve kötü koku gibi sorunlara yolaçar. Aşırı iri göğüsler yüzünden insanlar istediklerini giyemez ve sosyal hayata diledikleri gibi katılamazlar. Meme küçültme ameliyatı ile estetik düzelme dışında bu sorunlardan da kurtulmuş olurlar. Bunun dışında karın germe ameliyatında da benzer bir durum söz konusudur. Aşırı iri, sarkık bir karın da kişide benzer sorunlara yolaçar. Ayrıca estetik ameliyatların insanların psikolojisi üzerine olan olumlu etkileride unutulmamalıdır. Bazı hastalarımız bize başvurduklarında antidepresan kullanırken ameliyattan sonra bu gibi ilaçlara ihtiyaçları kalmamaktadır. Burun estetiği yapılırken hastada nefes alma zorluğuda varsa aynı ameliyatta buna yönelikde işlem yapılmaktadır. Dudak-damak yarığı gibi durumlarda ise ameliyat estetik düzeltme yanında fonksiyoneldirde. Bu durumda hastanın konuşmasının düzgün gelişmesi için ameliyat olması şarttır.

BURUN AMELİYATLARINDA NEDEN HİÇ İZ KALMIYOR? BURUN AMELİYATLARI NEREDEN VE NASIL YAPILIYOR?

» Burun ameliyatları burun kanatlarının iç yüzünden yapılıyor. Ameliyat sonunda kalan iz burun iç kısmında olduğu için dışarıdan belli olan, görülebilen bir iz kalmıyor. Sadece açık burun ameliyatında her iki taraftaki kesiler burun deliklerini ortadan ayıran kısımdan karşıya geçerek birleştiriliyor. Bu ameliyat sonunda iki burun deliği ortasındaki kısıma dikiş atılıyor fakat bu dikiş hattı iyileştikten sonra belirgin, belli olan bir iz kalmıyor. Bu yüzden burun estetiği ameliyatları izsiz ameliyatlardır denebilir.

YEDİ AYLIK HAMİLEYİM. HAMİLELİĞİM SIRASINDA ALDIĞIM KİLOLARA BAĞLI OLARAK KARNIMIN DOĞUM SONRASI SARKACAĞINI DÜŞÜNÜYORUM. İKİ KEZ NARKOZ ALMAK İSTEMEDİĞİMDEN DOĞUMUN OLACAĞI GÜN SEZARYENİN ARDINDAN AYNI SEANSDA KARIN GERME AMELİYATI OLABİLİRMİYİM?

» Sezaryen ile aynı anda karın germe ameliyatı olmanız hiç doğru olmaz. Hamilelikten sonra mutlaka aldığınız kiloların bir kısmını verirsiniz. Ayrıca hamileliğin yolaçtığı bir hormonal değişim var. Doğumdan sonra bir kaç ay içinde eski hormonal düzeninize geri döneceksiniz. Bu hormonal değişimler ve kilo verme sonucu karnınızda tekrar sarkma olabilir. En doğrusu doğumdan en az 6 ay, daha da iyisi 1 sene sonra bu ameliyatı düşünmeniz. Hem doğumdan hemen sonra bebeğinizi emzireceğiniz için uzun süre narkoz almanız da sakıncalıdır. Narkoz ilaçları süte geçer. Bu yüzden sezaryen ameliyatı en kısa sürede yapılıp bitirilir. Aynı şeyler meme küçültme içinde geçerlidir. Bazı hastalarımız bebeklerini emzirdiklerini ve bu sırada meme küçültme ameliyatı olmak istediklerini söylemektedir. Emzirme dönemi boyunca bu ameliyatı olamazsınız. Bebeğinizi en az 6 ay; daha da iyisi 1 sene emzirmelisiniz. Bu yüzden meme küçültme ameliyatını doğumdan en az 9 ay, daha da iyisi 1 sene sonra yaptırmanızı öneririm.

SİLİKON MEME PROTEZİ TAKTIRMAYI DÜŞÜNÜYORUM. BU AMELİYATTAN SONRA SAUNAYA GİREBİLİRMİYİM? DAHA DOĞRUSU SAUNADA PROTEZLER PATLARMI?

» Bu ameliyattan sonra saunaya girmenizde hiç bir sakınca yoktur. Meme protezleri sıcak, soğuk yada basınç değişimlerinden etkilenmez. İyileşme dönemi geçtikten sonra saunaya gidebilir, spor yapabilir, yüzüstü yatabilirsiniz. Sadece ameliyattan sonra bir süre alışma dönemi geçireceksiniz. Bu dönem özellikle meme protezi kas altına konan hastalarda sıkıntı verici oluyor. Protez kas altında olduğu için üzerindeki gerilen kas dokusu kollarınızı hareket ettirirken ağrıya yolaçar. Bu ağrılarınız gün geçtikçe azalacak ve sonunda bir protez koydurduğunuzu dahi unutacaksınız. Silikon meme protezi üreten firmalar 3 ay içinde protezin yerine tam uyum sağladığını ve kişinin artık protezin “farkında olmayacağını” belirtiyorlar.

KOLLARIMDA ESKİDEN KALAN VE FAÇA DİYE TABİR EDİLEN JİLET (YADA BIÇAK) İZLERİ VAR. BU İZLERİ YOKETMENİN BİR YOLU YOK MU?

» Maalesef bu gibi çok sayıda ve yüzeyel izleri tamamen yoketmek mümkün değil. Dermabrazyon, peeling yada lazer gibi yöntemlerle sadece cildin en üst tabakasındaki izler silikleştirilebilir, fakat genelde bu izler tam anlamı ile yok edilemeyecek kadar derin, cerrahi olarak çıkarılamayacak kadar yüzeyel ve sayıca çokturlar. Peeling, lazer ve dermabrazyon denenebilir fakat bu yöntemlerin de tam sonuç vermeyeceği akıldan çıkarılmamalıdır. En iyi yöntem bu izleri uygun kamuflaj-makyajı ile saklamak gibi gözüküyor. Bazı özel makyaj malzemeleri ile bu izler kapatılabilir. Daha geniş bilgi için kamuflaj-makyaj sayfamıza göz atınız.
» Aslında faça izlerini yoketmenin bir yolu daha vardır: üzerine bol desenli bir dövme yaptırmak. Dövmeler, faça izinin kabarık ve çökük kısımlarını düzeltmez fakat izin farkedilmemesini sağlar. Kişi, sosyal çevresine aykırı gelmiyorsa dövme yaptırarak bu izlerden kalıcı olarak kurtulabilir; daha doğrusu izleri kalıcı olarak kamufle edebilir. Bu tarz yapılmış bir dövme örneğini görmek için tıklayınız.

POLİS OKULU SINAVLARINA GİRECEĞİM. YÜZÜMDE BAZI DİKİŞ İZLERİ VE BENLER VAR. SINAVI GEÇEBİLMEM İÇİN BUNLARI ESTETİK İLE YOKETMEM GEREKTİĞİNİ SÖYLEDİLER, YARDIMCI OLABİLİRMİSİNİZ?

» Polis okulu sınavlarında istenen, yüzünüzde, kollarınızda sizin tespit edilmenize, ayırt edilmenize yolaçacak bir iz olmamasıdır. Yanağınızdaki bir ben, suçluların sizi mimlemesine yolaçabilir, tanınmanızı kolaylaştırır. Bu yüzden polis okulu sınavlarında mülakatta, muayeneden geçersiniz. Bazen yüzdeki bir ben, bir yara izi, koldaki bir kesik izi sınavı alamamanıza yolaçabilir. Bazende bu ben ve yara izlerine estetik yaptırmanız önerilir. Bu açıdan en şanssız kişiler kollarında çok sayıda jilet ve bıçak izi olan kişilerdir; çünkü bu izleri tam anlamı ile yoketmek, silikleştirmek zordur; çoğu zaman mümkün değildir. Yüzünde büyük bir yara izi, büyük bir ben olan kişilerde de tam bir estetik düzelme sağlamak zordur.

AYAKLARIM ÇOK BÜYÜK, ESTETİK AMELİYATLA AYAK NUMARASINI KÜÇÜLTMEK MÜMKÜN MÜ?

» Ayak numarasını küçültücü bir estetik ameliyat tekniği yoktur. Yalnız -özellikle travestilerde yapılan bir ameliyat olan- ayak parmaklarından birisinin tarak kemiğinden itibaren alınması ile ayak genişliği daraltılabilir. Bu ameliyat yürüme sorunlarına yolaçabilir. Bir çok cerrah sadece estetik amaçla böyle bir ameliyat yapmayı reddedecektir. Bu ameliyatla, aslında ayak numarasının küçülmeyeceğini, sadece ayağın taraklı kısmının daralabileceğini (bir parmağı kaybetmek pahasına) bir kez daha belirtiyorum.

ORGAZMI YAŞAYAMAMA GİBİ BİR SORUNUM VAR. ORGAZMI ARTIRAN BİR ESTETİK AMELİYAT YAPILIYORMU? » Klitoris çevresindeki cildin ameliyatla alınması ve böylece dış uyarılara daha açık hale geldiğinden klitorisin uyarılmasında artışa yolaçan bir ameliyat yapılabildiğini duyuyoruz. Bu ameliyat, erkek sünnetinden farklı değildir; nasıl ki erkekte penis ucuna yakın cilt alınmaktadır, kadında da klitorisi çevreleyen cilt alınabilir. Fakat orgazm yaşayamama gibi bir sorunda öncelikle bir psikiyatriste, bir kadın doğum uzmanına ve bir evlilik terapistine danışmak daha doğru olur. İnternette bu konuda size yardımcı olabilecek bilgiler içeren www.mutluinsan.com sitesine göz atabilirsiniz.

» Bu soruya cevap verirken şunu da belirtmek gerekir. Estetik ameliyat olmuş bayan hastalara yapılan bilimsel anketlerde estetik ameliyat sonrası hastaların cinsel yaşamlarında iyi yönde değişimler olduğu anlaşılmıştır. Bu durum, kişilerin kendilerine olan özgüvenlerindeki artışa bağlı olabilir. Meme büyütme, liposuction gibi estetik ameliyatların, direkt orgazmı artırıcı bir etkileri bulunmamakla birlikte kişilerin kendilerine olan özgüvenleri arttığından cinsel hayatlarında iyi yönde gelişmeler yaşadıkları düşünülmektedir.

BAYANIM, AYAKLARIM ÇOK KÜÇÜK, 35 NUMARA AYAKKABILAR BİLE BOL GELİYOR AYAK BÜYÜTME GİBİ BİR AMELİYAT YAPILABİLİYORMU?

» Çok enteresan bir soru, çünkü genelde bayanların ayaklarının küçük olması makbul kabul ediliyor; ama bu hastamızın sanırım ayakları istediğinden de küçük ve uygun ayakkabı bulmakta zorlanıyor. Malesef biz plastik cerrahlar ayak büyütme gibi bir ameliyat yapmıyoruz. Bunun yerine, ayakkabı alıp, ayakkabının uç kısmına pamuk doldurarak ayakkabıları ayağına uygun hale getirebilir. Diğer yandan bazı ortopedi uzmanlarının ilizarov yöntemini (bacak uzatma) ayak parmaklarına da uygulayabildiklerini duyuyoruz.

SİLİKON İMPLANT İLE GÖĞÜS BÜYÜTME AMELİYATI OLMAK İSTİYORUM. BİR ÇOK CERRAH İMPLANTLARI MEME BAŞINDAKİ KOYU BÖLGEDEN KOYUYORMUŞ, AMA BENİM MEME BAŞIMDA KOYULUK NEREDE İSE HİÇ YOK. MEME BAŞI BELİRSİZ HASTALARA MEME İMPLANTINI NEREDEN YERLEŞTİRİYORSUNUZ?

» Silikon implantlar bildiğiniz gibi bir kaç yerden konuyor. Meme başı, meme altı, koltukaltı, karın germe sırasında karından ve göbek deliğinden (son iki yöntem ülkemizde uygulanmıyor). Meme başı, kalacak ameliyat izinin en az kaldığı bölgedir; fakat meme başı dediğiniz gibi koyu değil, cilt rengine yakın bir renkteyse o zaman implantı buradan koyamayız çünkü ameliyat izi belli olur. Bu durumda en mantıklısı implantı koltukaltından koymaktır.

BAZI ARKADAŞLARIMDAN DUYDUĞUMA GÖRE MEME İMPLANTLARI GÖĞÜS KASI ALTINA KONMUŞ VE UZUN SÜRE AĞRI ÇEKMİŞLER. KAS ALTI KONAN MEME PROTEZLERİNDE GERÇEKTEN BU KADAR AĞRI OLUYORMU?

» Bu sorunun cevabı çok basit: implantı kasın altına koyuyoruz, yani kas bir miktar gerilecektir. Klasik ameliyat tekniğine göre implantı kas altına koyarken göğüs kasını alt-iç kısımdan bistüri ile biraz çizip zayıflatmamız gerekir (ki konacak implant, kası zorlamasın; implantı koymadan kası gevşetiyoruz yani). Kas yeteri kadar zayıflatılırsa ameliyattan sonra gereksiz yere gerilmeyecek, hastada ağrıya yolaçmayacaktır.
» Eğer implant konmadan kas çizilerek zayıflatılmazsa, kas altına konan implant eninde sonunda kası zorlaya zorlaya kendine uygun yuva açacak ve kas liflerinde ufak yırtılmalara yolaçacaktır; bu da hastada ağrıya yolaçacaktır.
» Kasın uygun şekilde zayıflatıldığı hastalarda nerede ise hiç ağrı olmaz (çünkü zaten göğüs kası zayıflatıldığından, altına konan implant kası germiyordur, zorlamıyordur). Bir çok hasta ameliyattan bir kaç saat sonra evine gönderilmektedir.

SİLİKON TAKTIRMAYI DÜŞÜNÜYORUM. DAHA SONRA BEBEK DOĞURURSAM EMZİRMEME ENGEL OLURMU? BEBEĞİME BİR ZARARI OLURMU? » Silikon protezler meme dokusunun altına yada meme dokusunun altındaki göğüs kasının altına yerleştirildiği için emzirmeye bir zararı yoktur. Silikon protez ile meme büyütme ameliyatında meme dokusu ile süt kanalları arasındaki bağlantılar kesilmemektedir. Dolayısı ile emzirebilirsiniz. Ayrıca yerleştirilen meme protezi anne sütünün kalitesinde bir bozulmaya yol açmaz; hem size hemde bebeğinize bir zararı yoktur. Bu konuda internette yayınlanmış bir FDA raporu için tıklayınız..

ESTETİK AMELİYAT OLMAYI DÜŞÜNÜYORUM. ESTETİK AMELİYATLARIN RİSKLERİ NELERDİR?

» Tüm cerrahi girişimlerin belli oranlarda riskleri vardır. Doktor, hastasına ameliyatın risklerini eksiksiz anlatmalı ve hasta, doktoru ile cerrahi girişimin sorumluluğunu paylaşmalıdır. Tüm cerrahi ameliyatlarda olduğu gibi estetik ameliyatlarda da enfeksiyon, dikişlerin açılması, ameliyat yerinde kanama gibi genel komplikasyonlar olabilir. Bunların dışında estetik ameliyatların doğası gereği revizyonlar ve ufak rötuşlar yapmak gerekebilir. Burun estetiği, revizyon gerektirebilen ameliyatlara en iyi örnektir. Burun estetiğinde ameliyatın doğası gereği az bir yüzde ile vakaların bir kısmında (2-5% vakada) revizyon yapmak gerekebilir. Estetik ameliyatların özü vücuda şekil vermek olduğu için ufak düzeltmeler ve rötuşlar her vakada gerekebilir. Revizyon konusunda önemli olan bir noktada iki ameliyat arasında belli bir süre geçmesi gerektiğidir. İlk ameliyattan kalan dikiş izi tam iyileşmeden, dokularda oluşan sertlikler yumuşamadan, ödem geçmeden o bölgeye tekrar ameliyat yapılamaz. Aradan mutlaka 6 ay – 1 sene gibi bir zaman geçmesi gerekir. Revizyon gerektiren vakalarda genellikle 3 ay ve 6 ay sonra hasta kontrole çağrılır; 6. ayda eğer dokular uygun şekilde yumuşamışsa, ameliyata hazır hale gelmişse revizyon ameliyatı yapılabilir. Dokulardaki yumuşama yeterli değilse, en iyisi revizyon ameliyatını bir 6 ay daha ertelemektir. Revizyon ameliyatları genellikle ufak düzeltmeler oldukları için ilk ameliyattaki kadar uzun sürmez, iyileşme daha kısa sürede gerçekleşir.

ESTETİK AMELİYATLARIN SONUÇLARI NE ZAMAN BELLİ OLUR? ŞİŞLİK, MORARMA OLURMU? NE ZAMAN İNSAN İÇİNE ÇIKABİLİRİM?

» Bir estetik ameliyatın sonucunu tam olarak değerlendirmek için yara iyileşmesinin tamamlanmış olması gerekir. Vücudun görünen bir bölgesine yapılan estetik bir ameliyatta; örneğin meme dikleştirme yada yanaktan bir benin alınması; atılan dikişlerle yaranın iyileşmesi sonucu dikiş hattında bir miktar kızarıklık, sertlik olacaktır. Bu yara iyileşmesinin doğası gereğidir. Kan vasıtasıyla dikiş hattına gelen bazı hücreler burada tamirat olayını gerçekleştirirler. Bu sırada sertlik ve kızarıklık yanında kaşıntı hisside olur. Aradan geçen zamanla; yerine göre haftalar yada aylar içinde; sertlik yumuşamaya başlar, kızarıklık ve kaşıntı kaybolur. Dokudaki ödemde azalmaya başlar. Bir gözkapağı estetiğinde dikişler genellikle 2-3 gün içinde iyileşirken karın germe ameliyatında dikişler 12. günden önce alınmaz. Gözkapağının şişliği 3-4 günde geçerken karın germe ameliyatının toparlaması daha uzun zaman alır. Şişlik ve morlukların ne kadar sürede geçeceğine dair kabaca bir süre verilse bile bunda kişisel özelliklerinde çok etkisinin olduğunu bilmelisiniz. Kimi hastada morluk ve şişlikler çok fazla olurken kimisinde hiç morarma olmaz. Bir burun estetiğinde morarma ve şişliklerin sokağa çıkacağınız kadar geçmesi 1 hafta ile 10 gibi bir süre alır (morarma artık olmuyor diyenlere inanmayınız; burun estetiğinde burun kemikleri belli noktalardan kırılmaktadır ve bu morarmaya yol açar).

SİGARA İÇİYORUM, BU AMELİYATIN SONUCUNU ETKİLERMİ?

»Sigara, içeriğindeki toksik maddeler yüzünden dokular ve yara iyileşmesi üzerine olumsuz etkilidir. Ameliyatta atılan dikişlerin iyileşmesi için bu bölgeye yeterli kan gelmesi gerekir. Sigara kan akımını bozarak yara iyileşmesini zorlaştırır. Estetik cerrahide hastanın sigara içmesi direkt olarak kalacak izleri etkiler. Bazı hastalarda sigara, yara iyileşmesini o kadar bozar ki atılan dikişler kaynamayabilir. Estetik ameliyat olacak kişilerin en azından ameliyattan bir süre önce sigarayı bırakması gerekir. Ayrıca, sigara içen kişilerde anestezinin riski de normale göre yüksektir. Sigara konusunda daha geniş bilgi için tıklayınız.

ESTETİK AMELİYAT OLMAK İSTİYORUM FAKAT AMELİYATIN LAFI BİLE BENİ KORKUTMAYA YETİYOR. KORKUMU NASIL YENEBİLİRİM?

» Korkunuzu yenmek için öncelikle doktorunuzla iyi bir iletişim kurmalısınız. Unutmayın ki insan bilmediği şeyden korkar. Ameliyatla düzeltilmesini istediğiniz probleminizi doktorunuza ayrıntılı bir şekilde anlattığınızda size neler yapılabileceğini, ameliyat öncesi ve sonrası neler geçireceğinizi ayrıntılı bir şekilde anlatacaktır. Bilgilendiğiniz ölçüde korkunuzun geçtiğini göreceksiniz. UNUTMAYIN: KORKUNUZU YENMENİN EN İYİ YOLU O KONUNUN ÜZERİNE GİTMEK; O KONUDA BİLGİLENMEK, BİLİNÇLENMEKTİR. İNSAN BİLMEDİĞİ ŞEYDEN KORKAR.

SAĞLIK SİGORTAM VAR VE ESTETİK AMELİYAT OLMAYI DÜŞÜNÜYORUM. SİGORTAM AMELİYATIMI KARŞILARMI?

» Hiçbir sağlık sigortası estetik ameliyatları karşılamaz. Sağlık sigortaları hastalık ve ölüm durumlarında devreye girer; estetik ameliyatlar herhangi bir hastalığı gidermek için yapılmadığından ve keyfi ameliyatlar olduklarından sigorta şirketleri bu ameliyatların maaliyetlerini karşılamaz. Fakat bazı estetik ameliyatlar zorunluluktan yapılabilir. Örneğin göğüsleri aşırı iri bir bayan, göğüslerinin iriliği sebebiyle sırt ağrısı çektiğini, kambur olduğunu, ellerinde -sinirlerin boyunda sıkışmasına bağlı olarak- uyuşmalar olduğunu, göğüs altlarında mantar enfeksiyonları olduğunu belirterek göğüs küçültme ameliyatı olmak isteyebilir. Bu gibi durumlarda öncelikle sigorta şirketinize danışarak bu ameliyatı karşılayıp karşılamayacaklarını sormalısınız.

ESTETİK AMELİYAT OLMAK İSTİYORUM. AMELİYATIMIN İYİ SONUÇLANMASI İÇİN DOKTORUMUN ELİNDEN GELENİ YAPACAĞINA EMİNİM. SONUCUN MÜKEMMEL OLMASI İÇİN BEN NE YAPABİLİRİM?

» Öncelikle doktorunuzun önerileri dışına çıkmamalısınız. Doktorunuz size ameliyattan önce ve sonra neler yapmanız gerektiğini söyleyecektir. Ameliyat sonrası doktorunuz sizi pansuman ve kontrollere çağıracaktır. Kontrollerinizi geciktirmeyin, tam gününde gidin. Beklenmedik bir gelişme olursa -ameliyat yerinde sızıntı, kanama gibi- doktorunuza telefon ile ulaşıp danışınız. Bunlar dışında önemli bir konuda sigaradır. Sigara yara iyileşmesini bozar, dikiş izlerinin kötü kalmasına hatta bazende dikişlerin kaynamamasına yol açar. Bu sebeple ameliyat öncesi ve sonrası -dikişleriniz iyileşene kadar- sigara içmemelisiniz. Bir önemli noktada sabırlı olmanızdır. Ameliyat sonunda bir miktar ödem, şişlik, morarma olabilir. Ödemin azalıp dikişlerin iyileşmesi, dikiş izinin silikleşmesi belli bir süre alır (yerine göre 3 ay, 6 ay hatta bazı yerlerde 1 sene). Ameliyat sonrası dönemde de herhangi bir sorununuz olduğunda mutlaka kendi doktorunuza başvurmalısınız. Ameliyatınız ile ilgili herhangi bir komplikasyon geliştiği taktirde size en fazla kendi doktorunuz yardımcı olabilir.

BENLERİ ALDIRMAK ZARARLIMIDIR? TANIDIKLARIMIZ «ALDIRMAYIN KANSERE DÖNER» DİYOR. AYRICA BENLERİN ERKEĞİ, DİŞİSİ VARMIŞ. DİŞİ İSE ÜRERMİŞ. BU DOĞRU MU? BENLERİN KÖKÜ VARMIDIR? ALININCA TEKRAR ÇIKAR MI?

» Benler bir kaç sebepten alınır. Ya görünüşü kişinin hoşuna gitmiyordur, ya kötü huylu bir lezyona dönüşmüştür yada kötü huylu bir lezyona dönüştüğü şüphesi vardır. Benin yakınında, ufak ufak başka benler çıkıyorsa, rengi değisiyorsa, üzerinde kanayan, kapanmayan bir yara çıkmişsa, ben son zamanlarda büyümeye başlamışsa yada kaşıntılıysa bir uzmana danışmak gerekir.
» Kişi, benin alınmasını estetik amaçlı istiyorsa benin estetik kurallarına göre çıkarılması ve dikişin estetik prensiplerine uygun atılması gerekir. Bu konuda doktorunuza danışmalısınız.
» Benlerin erkeğinin olduğu, dişisinin olduğu, alındığı zaman üremesi gibi inançlar ise tamamen hurafedir. Benler ciltteki bazı tip hücrelerin bir bölgede toplanması ile oluşmuş cilt lezyonlarıdır. Pigment içerikleri genellikle fazla olduğundan koyu renklidirler. Benlerin erkeği, dişisi olmaz. Uygun şekilde çıkarılırsa tekrarlamaz, üremez yada çıkarıldığı halde kötü bir şeye dönüşmez. Tam aksine eğer benin kötü huylu (kanser) olduğu süphesi varsa vakit geçirmeden çıkarılması gerekir. Benlerin kökü yoktur, tamamen ciltte yerleşmiş lezyonlardır.
» Eğer bir benin kötü huylu bir lezyona dönüştüğü şüphesi varsa uygun şekilde çıkarılmalı ve incelenmek üzere patoloji laboratuarına gönderilmelidir.

Kaynak:Kozmetikcerrahi.com

23 com

Atilla ve Osman Oymak. Onlar baba-oğul, Türkiye’nin en tanınmış, en iyi estetik cerrahlarından. Baba daha çok burun, oğul daha çok göğüs ameliyatı konusunda ünlü. Baba ameliyat sırasında “alaturka”, oğul klasik müzik dinliyor.
İkisinin de en önemli özelliği gelen hastaların birçoğunu kabul etmemeleri, “Olmaz, bu burun sana yakışmaz, yapmayız” demeleri. Oğlan daha da “huysuz”. Botoks zaten yapmıyor. Dudak şişirmiyor, kaş kaldırmıyor. Osman Oymak’tan hastaların çok şikayet ettiğini söylüyor baba da: “‘Oğlunuz ne biçim bir adam? Ben ameliyat olmak istiyorum, o beni kovuyor’ diyorlar. Biz niye onu kovalım! Burada para kazanmak için oturmuyor muyuz? Bu parayı almıyorsak ya enayiyim ya da bir sebebi var. Kafanı çalıştır da nedenini bul.”
Osman Oymak noktayı koyuyor: “Liposuction yaptıracak, sonra filler gibi yiyecek, ‘Olmadı’ diyecek. Hasta hakları olduğu gibi doktor hakları da olması lazım. O hastanın benim yaptığım şeyi bozmaya hakkı yok.”

Artık şöyle bir şey var: Bu yılın güzellik modası. “Dudaklar kalın moda”, yaptıralım; “ay bu yıl ince”, inceltelim. Kaşı kaldıralım, indirelim… Yani saç, kıyafet modası gibi bir şey oldu. Sezon başında estetik yaptırmak gerekiyor gibi hissediyor olmasınlar.
Atilla Oymak: Katiyyen moda diye isteyenlere ameliyat yapmayız. Bizim güzellik anlayışımızda bu yok. Bunları yapan doktorlar da var ama biz o doktor grubundan değiliz. Biz zaten anlatırız: “Bu yaptığımız sende güzel olmayacak, daha önemlisi doğal olmayacak.” Suni olacak bir şeyse, kesseler, beş misli para verseler de yapmam.

“Gençlik bir parıltıdır, estetikle olmaz”

Ama herkesin burnu aynı olmaya başladı.
Osman Oymak: Söylediğin gibi birçok hasta trendden dolayı elinde bir resimle geliyor buraya. Hastanın empoze ettiği şeyi sen kabul ediyorsan, kendin ona bir şey empoze edemiyorsan -ki bir sürü doktor hasta kaçmasın diye bunu yapıyor- o zaman hep aynı burnu yaparsın. Moda burun neyse o olur. Moda geçince o doktorun da modası geçer. Doktor hastaya “Bunu istiyorsun ama bu olmaz” diyecek.
Atilla O.: Senin yüzüne gidecek burnu ben seçerim.

Atilla bey siz “Türk ırkının burnu güzel değildir” demişsiniz.
Atilla O.: Bizim ırkımızın burnu da güzel değildir…
Osman O.: “Kıçı da yere yakındır” de de dövsünler seni.
Atilla O.: Ama öyle. Benim bütün kadınlara söylediğim şey “Senin üstün Ayşe hanım, altın Fatma hanım”dır. Katiyyen uyum yoktur vücutta. Benim kadınımın poposu geniştir, yere yakındır. Bizim ırkımız güzel ırk değildir.
Osman O.: Peru’ya gitsin kızlar iyi hissetmek için. Onlar bizden çirkin. Meksika’ya, Bolivya’ya gidebilirsiniz.

Şöyle şeyler var: Onur Erol memesi, Oymak burnu.
Atilla O.: İşte, eğer Oymak burnu diyorlarsa başarısız oldum demektir. Önemli olan o burnu yaptığımın fark edilmemesidir. Mesela bir hastama “Güzelleştin sen, kilo mu verdin?” demişler. “Arkadaşlarım anlamadı” diyor. Ben de “İftihar et” dedim.
Osman O.: Bazısı da “O kadar para verdim, ıstırap çektim, kimse anlamadı” diye üzülüyor. Çıldırıyorum.

“Şişirilmiş dudak hemoroitli popo gibi”

Dudaklarını şişirtenler travestiye benzemiyorlar mı?
Atilla O.: Dudaklar için envai çeşit teknik var. Suni maddeler konarak yapılabilir. Biz bunlardan yağ konarak yapılanı tercih ediyoruz. Çok çok ince bir dudağı biraz daha normal hale getirmeye çalışırız. Dudağı alıp şişirmeyiz. Benim tabirimle o -ayıptır söylemesi- hemoroitli popolara dönüyor. Köfte gibi bir dudak.
Osman O.: Ben hiç dudak yapmıyorum. Bütün dudakları geri çeviriyorum çünkü ben yapılmış ve güzel olmuş dudak görmedim daha. Dudak gibi yapmadığım şey kaş kaldırmak. Bütün kadınlar hayretler içinde dolaşıyor.

O şişmiş dudaklar aynı şekilde hissedebiliyor mu?
Atilla O.: Yağ koyduklarımda his kaybolması olmaz. Yabancı madde koyanlarınkinde ne oluyor, bilmiyorum.
Osman O.: Bizim branşa atlamaya çalışanlar var. Genel cerrah, dermatolog, şimdi bir de estetikçiler çıktı. Medikal estetikçi falan. Bir kere bir hastayı alıp bir şey yapıyorsan, o yediğin boku tamir edebilecek kapasitede olman lazım.

Ama hepsi basitleştirildi. Sanki ben evden çıkmadan alnıma iğneyi saplayıp botoks yapabilirmişim gibi…
Atilla O.: Sen soruyu şöyle sor: Hiç botoks yaptınız mı?

Yaptınız mı?
Atilla O.: Ben yapmayı bilmiyorum bile.
Osman O.: Ben biliyorum ama yapmıyorum. Botoks dediğiniz şey şöyle bir şey: Sinirin iletisini iptal eden bir ilaç.
Atilla O.: Felç yani.
Osman O.: Beyni minimal çalışan bir insan bile böyle bir ilacın yanlış bir yere giderse başına bela açacağını anlar. Bunu kendine yapanı, bilmeyene yaptıranı da ben ne yapayım zaten. Çünkü mongol demektir.

“Kızın burnu yamuk yumuk ama o göğüslerine takmış”

Hep kadınlardan bahsettik ama erkekler de artık size çok geliyor. Burnunu yaptıranlar, penisini büyütmek isteyenler…
Osman O.: Onlarınki düşüyor sonra.

Nasıl yani?
Osman O.: Kazayla bir problem olursa Midyat-pirinç durumu olur. Bilmem kaç yaşına geldiğinde iki genç kızı etkileyeceğim diye oraya yağlar koyduranlar, mikrop kapanlar, abuk sabuk işler. Sakatlığın sonu yok.
Atilla O.: Bak buradan bir yere geleceğiz. Bana sorarlar, “Siz kimleri ameliyat ediyorsunuz?” derler. Ben de “Kimin takıntısı varsa onu” diye cevap veririm. Takıntı başka bir şey. Mesela kaç kere şöyle şeyler oldu. Bir kız geldi. Karşıma oturdu. Berbat da bir burnu var. “Aman kızım, hiç korkma, tamam bu burnu düzeltiriz” dedim. Kız “Ne burnu? Ben göğüslerim için geldim” dedi. Yani o burnunu hiç kafaya takmamış, göğüslerini takmış. Takmadığı sürece onu ameliyat etmenin manası yok.

“Gelenlerin yanlarında bilmiş bir kadın da oluyor”

Artık bu işten zevk almaya başlayan, “Neremi yaptırsam acaba?” diyen var mı?
Osman O.: Öyle çok var. 10 taneden sekizi “Bende ne görüyorsunuz? Bana ne yapılabilir?” diyor. “Ben profesyonelim. O kadar şey görüyorum ki hüngür hüngür çıkarsınız buradan, o yüzden sizin derdiniz neyse onunla başlayın” diyorum. Bunların da hepsine hayır deyip yolluyoruz. Dört tanesi de gidiyor, başka bir yerde ameliyat oluyor. Sonra geri geliyor. “Ben kandım, düzeltin” diyor. Ben “İz kalır” diyorum. Öteki “İz kalmaz” diyor. İz kalmaz diyene inanıyor. Bize de “Bilmemne ipliği çıkmış, iz kalmıyormuş” diye açıklama yapıyor.

Tabii artık neredeyse yenilikleri sizden iyi bilir hale geldik.
Osman O.: Evet. Hastaların yanında genelde bilmiş kadınlar olur. Onlar da konsültasyona gelirler. “Amerika’daki şu tekniği siz biliyor musunuz?” diye bir de beni imtihan eder. İnternetteki şeylere bakıyorlar. Hepsi palavra.

Ama öbürlerine inanmak istiyor, güzelleşmek istiyor.
Osman O.: Ama bu çocukça bir şey. Burada ciddi bir iş yapıyoruz. Esnaflık yapmıyoruz, doktorluk yapıyoruz. Ticaret yapıyor olmama rağmen “Hayır” diyorsam bir nedeni var. Daha ne yapayım yani, döveyim mi kadını?

Sizin üzerinize yürüyen de olmuştur…
Osman O.: Dansöz bir kadın geldi. “Şu kalkacak, şu şöyle olacak, önümüzdeki hafta içinde…” Ben de “Benim de hasta seçme hakkım var. Ben sizi ameliyat etmek istemiyorum” dedim. Ayağa kalktı, üzerime yürüdü, “Sen kim oluyorsun da beni ameliyat etmiyorsun” dedi, ben kaçtım. Çünkü en şahane dayak kadınlardan yenir.

“Göğsüme silikon taktıracağım, kocam anlar mı?”

Kocalarıyla, sevgilileriyle gelenler çok oluyor mu?
Osman O.: Sponsoruyla gelen bile var.

O ne demek?
Osman O.: Bir kız geliyor, yanında yaşça çok büyük bir adam. Parayı o ödeyecek.

Adam da geliyor ki parayı kime, neye ödeyeceğini görsün…
Atilla O.: Tabii. Adam Anadolu’nun bir yerinde çok para kazanmış bir adam. Aynı kızlar bazen o adamları da ikna ediyor estetik ameliyat olmaya. Adam kızla olmak için şeyini kestirmek dışında her şeye razı.

Ben sevgiliyi onun da yaşayabileceği tereddütler için sordum.
Osman O.: Abukluk istiyorsan, göğsüne silikon yaptırmayı düşünüp “Kocam anlar mı?” diyen kadın var. “Anlamazsa boşa herifi zaten.”
Atilla O.: Ama önceden yaptırıp da sonra evlenince kocasına söylemeyen, adamların bilmediği silikon memeler dolu ortalık. Onları da “Aman o zaman kocanın yanında göğüs röntgeni çektirme, çıkar” diye uyarıyorum.

Milliyet

6 com

Vajina Daraltma estetik ameliyatı: Vajina ile penis arasındaki uyumsuzluk, her iki partnerde orgazm konusunda sorun yaratacaktır.

Vajina l genişlik, çiftler arasında cinsel problemlerden biridir.

Vajina genişlik açısından kişisel farklılık göstermekle beraber genellikle doğum yapmamış bir kadında iki parmağın girimine müsaittir.

Vajina da arka ve ön duvarda boylamasına mevcut katlantılar genişlemeyi arttırır. Vajina boyu ise ortalama 7-9 cm kadardır. Yine Vajina da enlemesine mevcut birçok katlantı boyda uzamayı sağlar. Aşağıdaki durumlarda vagina da genişleme olur.

* Doğumda yırtılma olması ve usulüne uygun dikilmemesi,

* Doğum sonrası dikişlerde açılma olması,

* İri bebek doğurma,

* Yaşın ilerlemesi ile beraber vajinada elastikiyet kaybı olması.

* Bazı kadınlarda normalde vajina büyük olabilir,

* Doğum sayısının fazla olması,

Vajina l genişlik ile beraber genellikle idrar torbasında ve barsaklarda da vaginaya doğru sarkma meydana gelir. İdrar torbasında sarkma idrar kaçırma, sıkışma vb. gibi problemler ortaya çıkarabilir.

Vajina l genişleme aynı zamanda ilişki esnasında vajina da normal sulanmayı engeller ve problemi iyice arttırır.

Vajinal genişleme ve buna bağlı cinsel problem varlığında yapılması gereken basit bir cerrahi operasyon ile vajina yı daraltmaktır. Genel anestezi altında vaginanın arka duvarından boylamasına bir parça çıkarılarak kesik kenarlar birbirine dikilir.

Yarım saatlik bir işlem olup, hastanede yatmayı gerektirmez. Uygun ağrı kesici kullanımı ile rahatlama sağlanır

40 com

Estetik cerrahi var olanı güzelleştirmekle kalmıyor sonradan kaybedilen uzuvlar içinde hizmet ediyor.

Başlıca yeniden onarım hizmetleri:

El kopmaları
Parmak kopmaları
Saçlı derinin tamamen sıyrılıp kopması
Kulak kopması
Penis kopması

Memesi sonradan kanser veya kaza nedeniyle yok olmuş hastaya meme rekonstrüksiyonu

Trafik kazalarında yüz yaralanmaları, yüz kırıkları, gövde, kol, bacaklardaki doku kayıpları

Silahlı yüz yaralanmaları

Yanığa bağlı bütün vücutta meydana gelebilecek yaralar

Büyük doku kayıplarının tamiri

Yüzdeki urlar (kulak, dudak, alın v.s.)

Gövde, kol ve bacaklardaki deri urları

Seks organlarının yapımı

Organ kopmalarında Mikrocerrahi yöntemi ile tekrar bu organın yerine takılması..

Ayrıca doğuştan olan kusurlarıda düzeltmektedir:

Parmakların yapışık olması
Doguştan yüzde ve gövdede hemanjiom ve diğer urlar
Göz kapaklarındaki çeşitli bozukluklar
Seks organları yokluğu
Yüz ve kafadaki ileri derecede şekil bozuklukları
Memesi teşekkül etmemiş olan hastaya meme rekonstrüksiyonu
Dudak damak yarığı
Kulak yokluğu
Burun yokluğu

7 com

HPV ile ilgili sorularımızı Jinemed Sağlık Merkezleri Yönetim Kurulu Başkanı Prof Dr. Teksen Çamlıbel yanıtladı.

Hem erkeklerde hem kadınlarda, cinsel temas ile bulaşan en yaygın hastalıklardan bir tanesi olan Human Papiloma Virüs (HPV), Türkiye’de son on yılda büyük artış gösterdi. Son dönemde özellikle HPV aşısıyla gündeme gelen ve kadınların dikkatini çeken hastalık, erkekleri de ilgilendirdiği halde bu konuda pek fazla şey bilinmiyor.

Kaç çeşit HPV virüsü var, her HPV kanser midir?
Tıp dilinde İnsan siğil virüsü olarak da adlandırılan HPV’nin 100’den çok çeşidi bulunuyor. Sadece cinsel bölge ve civarındaki ciltte yerleşen virüs erkeklerde penis, testis, bacak araları, kasıkların yanı sıra, penisin içinde ve mesanede görülebiliyor. HPV’nin özellikle 5-6 çeşidi insanlarda sık görülürken, erkeklerde en çok 6, 11, 16 ve 18’inci cinslere rastlanıyor. Bunlardan 6 ve 11’inci cinsler daha çok siğil yaparken, 16 ve 18’inci cinsler hem siğil yapıyor hem de kansere yol açıyor.

Erkeklerde HPV hangi bölgelerde daha sık görülüyor?
Erkeklerde penis kanserine yol açabilen HPV makat bölgesi civarında yerleştiğinde, makat ve kalın bağırsağın son kısmı olan rektum bölgesinde kansere rastlanabiliyor. Bunun dışında HPV, özellikle oral seks yoluyla erkeklerde damar, geniz, bademcik, dil, gırtlak kanseri ve bazı durumlarda yemek borusu kanserine de neden olabiliyor.

Hastalık erkekten kadına bulaşıyor mu?
Erkeklerde uzun süre gizli bir şekilde bulunabilen virüs cinsel ilişki ve apış arası temasıyla kadınlara geçiyor ve onlarda da bacak arası, vulva, makat bölgesi, vajina, rahim ağzında rahim ağzı kanserine yol açabiliyor.

Hastalığın bulaşma sürecini anlatır mısınız?
HPV virüsünün ciltteki küçük çatlaklardan vücuda girdiğini ve doğal sürecine başlıyor. Virüs, vücudun mücadelesi sonunda genellikle yüzde 90 o bölgede tutulamaz ve yok edilir. Geri kalan yüzde 10’luk grupta virüs uzun zaman yine uykuda kalabilir. Vücut direncinin kırıldığı durumlarda ise örneğin ağır gripler, kanser hastalığı, kemoterapi uygulamaları, ağır alerjiler, derin üzüntüler gibi durumlarda vücudun direncini kırarak ciltte siğiller halinde hastalığı oluşturmaya başlar.

Hastalıktan korunmak için prezervatif yeterli mi?
Cinsel yolla bulaşan HPV’den korunmak için sadece prezervatif kullanmak yeterli olmuyor. Çünkü virüs, cinsel ilişki sırasında temas eden bütün cilt bölgelerinden bulaşabiliyor. Ayrıca virüsün bulaşması için tam bir cinsel ilişki yaşamakta gerekmiyor, virüs taşıyan bir apış arası bölgesinin başka bir kişininkine temasıyla ciltten cilde geçebiliyor.

Erkekler de HPV’nin belirtileri neler?
Erkeklerin kendilerinde siğiller yani ciltte kabarcıklar ve pütürler olarak kendini gösterir. Ancak bu durumlar oluştuğunda doktora gidilmesi siğillere teşhis konulması önemli. Bundan sonra da siğillerin en az bir tanesinden biyopsi yapılarak tahlile yollanmalı, diğerleri de yakılmalı.

Siğil yakmanın yanı sıra başka tedavi yöntemleri var mı?
Tedavide siğilleri yakmanın yanı sıra dondurmak, cerrahi olarak çıkarmak ve küçük siğillerde özel kremler sürerek tedavi etme seçeneği bulunuyor. Siğiller, siğil olmadan önce de ciltte mevcut olabildiği için tedaviden sonra tekrar başka yerlerde oluşabiliyor. Bu yüzden yakma ve diğer tedavilerde aynı işlemi bazen defalarca tekrarlamak zorunda kalabiliyoruz.

Siğilin geç fark edilmesi sorun yaratıyor mu?
Siğiller tedavinin gecikmesi durumunda çok ciddi kitleler haline gelebiliyor. Özellikle makat ve civarındakiler ileri boyutlara ulaşabiliyor. Kanama, dışkılamada güçlük, iltihap gibi şikâyetlere de yol açabiliyor.

HPV bulaşır bulaşmaz kendini belli eder mi?
HPV’nin bulaşmasıyla erkeğin kendisinde veya ilişkide bulunduğu kadında siğil veya kanser şeklinde kendini göstermesi bazen onlarca yılı alabilmektedir. Dolayısıyla evlilikten önce bu virüsü almış bir erkeğin karısında bazen siğillere sonra rastlanabilir.

Peki, bu durum evlilikte sorunlara yol açabiliyor mu?
Böyle durumlar evlilikte ciddi gerilimlere neden olabiliyor. Bu durumda çift, jinekolog veya üroloğa giderek, hastalıkla ilgili bilgi almalı çünkü virüsün ne zaman bulaştığının anlaşılması mümkün.

Virüsten tam korunma mümkün mü?
Siğile karşı korunma çok kolay olmayabilir. Ama artık günümüzde çok yeni bir aşıyla bu olayın önlenmesi mümkün oluyor.

Aşı’dan bahsedebilir misiniz?
Aşı Amerika’da Haziran 2006’da piyasaya çıktı. Özellikle 6,11, 16 ve 18. cinslere karşı koruma sağlıyor. Bu günkü bilgilerimize göre 3 kez koldan yapılan aşının tamamlanması durumunda hayat boyu bu dört cinse karşı tam korunma sağlanıyor.

Aşı ne zaman yapılmalı?
Cinsel ilişkiye başlamış ama henüz virüsü almamış olanlara da aşı yapılmalıdır. Cinsel ilişkiye başlamış ama bu virüsü almış olan insanlarda da siğilden gönderilen biopsinin hangi cins HPV’yi içerdiği incelenir ve 6, 11, 16 ve 18.cinslerin hepsini kişi almamış ise aşının yine faydası olacaktır. Hatta bu dört cinsin tamamını almış insanlarda dahi özellikle hastalık sık sık tekrarlıyorsa aşının kısmen de olsa tedavi edici yönü olduğu söylenmektedir. Fakat bu henüz kesinlik kazanmamıştır.

Aşı Türkiye’de ne zaman kullanılabilecek?
HPV aşısı henüz Türkiye’ye gelmedi. Ancak Sağlık Bakanlığı’nda aşının izni için görüşmeler devam ediyor ve Türkiye’de yakın bir zamanda çıkacağı düşünülülüyor. Ama şu an için aşıyı yaptırmak isteyenler Jinemed’e gelerek aşıyı nasıl temin edeceklerini ve nasıl uygulayacaklarını öğrenebilirler. Unutmayalım ki, her hastalıkta olduğu gibi erken tedavi başarının sırrıdır. Özellikle aşının yapılması durumunda HPV ile ilgili korkularımız çok aza iner, kişiler emniyetli ve rahat bir şekilde cinsel hayatlarına devam edebilirler.

Teşhis nasıl konur?
Bilinen 105 çeşidi olan ve bunların yalnızca 18 tanesinin kanserojen olduğunu söyleyen Maçka e-Lab Medikal Direktörü Dr. Aytaç Keskineğe, normal smear testleriyle virüsün ancak yüzde 50’sinin yakalanabildiğini söylüyor.

Peki kesin tanı için ne yapılmalı?
Türkiye’de ilk kez kullanılan “micro array chip”ler ile kesin sonuç almak mümkün. Bu sistem HPV tiplerinin en sık görülen ve kanser oluşmasına sebep olan çeşitlerini otomatik olarak saptar. Yanılma payı yok.

Erkeklerde bu testi yaptırabilir mi ?
“Micro array chip” yöntemi erkeklerde de kullanılabiliyor, test ortalama 500 YTL’ye mal oluyor. Bu testlerin sonuçlarını almak için normalde 3 hafta ile 1,5 ay arasında değişen süreleri beklemek gerekiyordu. Ancak ‘micro array chip’ yöntemiyle 4 günde sonuç öğrenilebiliyor.

ntvmsnbc

43 com

Sünnet basit bir operasyon gibi görülse bile yanlış uygulanması, etkileri yaşam boyu sürecek sorunlara yol açabiliyor.
Okul tatili yaklaştıkça sünnet kıyafetleri vitrinlerdeki yerini almaya başladı. Müslümanlar ve museviler için dini görev olan sünnetin tıbbi avantajlarının ortaya konması, birçok ülkede sünnet yaptırmayı tercih edenlerin sayısında artışa neden oluyor.
Sünnet nasıl yapılır? Yararı var mı?

Erkek çocuklarda penisin ucundaki sarkan fazlalık cildin, penisin baş kısmı tamamen ortaya çıkacak şekilde uzaklaştırılması işlemine sünnet denir. Bu deri parçası tıkanıklıklara, idrar akımının engellenmesine ve bazen de idrar yolu enfeksiyonlarına yol açar. Hatta derinin kendisi de iltihaplanabilir. O nedenle bu derinin alınması idrar yolu enfeksiyonlarını önler. Sünnet olmamış çocuklarda idrar yolları iltihapları yaklaşık 10 kez daha sık görülür. Sünnet olmayanlarda hem cinsel yolla bulaşan hastalıklara hem de penis kanserine daha sık rastlanır. Sünnetsiz erkeklerle evli hanımlarda rahim boynu kanserlerinin daha sık geliştiği de biliniyor.

Sünnet yaşı kaç olmalı?

Sünnet için ideal dönemler yeni doğan çağından 1,5 yaşa kadar ve 6 yaşından 10 yaşa kadar olan dönemler. 1,5 – 6 yaş arası psikolojik açıdan bazı sakıncaların olduğu dönemler. Bu dönemde tıbbi zorunluluk yoksa sünnetten kaçınılmalı. Yeni doğan döneminde sünnet kolay olması genel anestezi gerekmemesi gibi nedenlerle tercih ediliyor. Operasyon sonrasında bölgenin bakımında titizlik gerektiği unutulmamalı.

Mutlaka sünnet yapılması gereken durumlar var mı?

Bazı özel şartlarda yaşa bakılmaksızın sünnet yapılması gerekir. Doğuştan böbrek ve idrar yolları anormallikleri olan tüm çocuklarda erken sünnet gerekr. Sünnet derisinin uç kısmı normal idrar akımına izin vermeyecek kadar dar olan çocuklarda sünnet yapılmalı. Sık sık sünnet derisinde ve penisin baş kısmında iltihaplanmalar olan çocuklarda ve 5 yaşına geldikten sonra sünnet derisinin geriye itilemediği durumlarda da sünnet gerekli.

Kesinlikle sünnetin yapılmaması gereken sorunlar neler?

Halk arasında ‘yarım sünnet’ , ‘peygamber sünneti’ olarak bilinen, tıp dilinde ismi ‘hipospadyas’ olan doğuştan anormallik varsa kesinlikle sünnet yapılmamalı. Sünnet derisi 1 yaş civarında yapılması gerekecek ameliyatta kullanılır.

Kimler tarafından ve nerede yapılmalı?

Sünnetin çocuklarla ilgili cerrahi eğitim almış hekimlerce yapılması gerekiyor. Sünnet bir ameliyattır. Ameliyathanede ve ameliyat şartlarında yapılmalı. Doğru olanı, genel anestezi ile hiç bir ağrı ve korku duyurmadan yapılan sünnettir. Çocuk ameliyathaneye alınmadan önce sakinleştirici bir şurup verilir. Rahat bir şekilde ameliyathaneye alındıktan sonra, anestezinin hemen başlangıcında penise bölgesel lokal anestezi uygulanarak hem anestezinin çok hafif olabilmesi sağlanır, hem de operasyon sonrasında birkaç saat hiç ağrısız bir dönem geçirilir.

Sünnetin riskleri var mı?

Her cerrahi işlemde olduğu gibi sünnetin de riskleri vardır. Uygun olmayan ortam ve şartlarda yapılan sünnetlerde, enfeksiyon en önemli komplikasyon olarak karşımıza çıkar. Sünnetin en büyük risklerinden biri çocuğun psikolojik olarak aşırı hırpalanması. Bu durum lokal anestezi ile adeta bir şiddet gösterisi şeklinde cereyan eden sünnetlerden sonra görülür. Bir de seçilen cerrahi teknikle de bağlantılı olarak görülen problemler olabilir. Bunların başında kanama ve estetik yönden çirkin sünnetler gelir. Zaman zaman düzeltilmesi için bize getirilen idrar borusunun kesildiği, penisten fazla dokunun çıkarıldığı veya gerekenden az bölüm kesildiği için düzeltici ameliyatlar gereken hastalar da olur.

Prof. Dr. Yunus Söylet
Hazırlayan:Mesude ERŞAN

6 com

Son Yazılan Estetik Haberleri

En Çok Okunan Haberler

En Çok Yorum Yapılan Konular

Son Yorum Yapılanlar:

  • Tugba: Ben luleburgazdan tugba 1 hafta once meme kucultme amelıyatı oldum edırne tıp fakultesınde...
  • rabia: Benim 24 aylık kızımdada karın ve gögüsünde sizinki gibi bir leke var dogustan ben de...
  • FATİH KIRIŞ: 10 ay önce akustik nörinom ameliyatı sonrası yüz felci geçirdim. Devlet memuruyum....
  • okan: ben,dövmemi tamamen iz kalmadan sildirdim diyen kişilere kesinlikle inanmayın ne olursa...
  • dilek: merhaba hocam ben 20 yasındayım yüzümde sivilceden olusan cukurlar var gecer mi kimyasal...