HaberEstetik Menü

Yeni Şafak yazarı ve İlahiyat Profesörü Hayrettin Karaman’ın gazetesinde başlattığı, estetik ameliyatın dini açıdan bir sakıncası olmadığı yolundaki tartışma, değişik tepkiler çekti.
Karaman’ın, “Psikolojik anlamda kişinin doğuştan ya da sonradan oluşan kusurları görerek kendini kötü hissetmesi sonucunda estetik ameliyat yaptırması caizdir” sözlerini, ilahiyatçılar ve estetik cerrahlar değişik yorumladı. İlahiyatçılar, abartılı, şöhret ve para kazanmak için yapılan estetiğin doğru olmadığını belirtirken, ihtiyaç durumu içinse ‘Uygundur’ denildi. Estetik cerrahlar ise, bu operasyonların insan psikolojisine olumlu etkilerini dile getirdi. Özetle tarafların görüşleri şöyle:

İLAHİYATÇILAR NE DEDİ?

Prof. Dr. Hamdi Döndüren: Yaradılış şeklini tamamen değiştirmemek kaydıyla doğuştan veya sonradan oluşan, kişiyi rahatsız eden eksiklik durumunda estetik ameliyat caiz olur. Ancak başka bir kişilik haline gelmek için yapılan estetik onaylanmaz. Sınırlı ve ölçülü estetik caizdir.
Prof. Dr. Suat Cebeci: Bir kusuru gidermek, psikolojiyi, insan arasındaki konumu düzeltmek, tedavi maksadıyla değiştirmek caizdir. Para, şöhret, itibar için yapılması doğru değil.
Prof. Dr. M. Saim Yeprem: Estetik ameliyat kişinin bedensel ve ruhsal sağlığı açısından gerekli görülürse mahzuru yok. Kişinin sağlığına uzun vadede zarar verecekse mahzurlu. İhtiyaç varsa caiz.
Prof. Dr. Beyza Bilgin: Peygamberimiz, sırf güzellik için kendini değiştirmeye pek itibar etmemiş. ‘Allah en güzel şeklinde yarattı’ denir. Sonradan olanları düzeltmek, aslına uygun hale getirmek görev bile olur.

ESTETİK CERRAHLAR NE DEDİ?

Prof. Dr. Onur Erol: Bazı bölgelerindeki eksiklik nedeniyle depresyona girmiş hastalar tanıyorum. ‘Rahatsızlığı, anatomik bozukluğundan. Düzeltilirse düzelir’ diye psikiyatriden gelen hastalar olmuştur. Kişi görüntüsü nedeniyle komplekse girmişse bu, işine ve başarısına, evliyse evliliğindeki tutumuna etki ediyor. Kişi koskoca burnuyla mutluysa dokunulmamalı ama kepçe kulaklı bir çocuk, 5 yaşında ameliyat edilmelidir; çünkü arkadaşlarının söylediği sözlerin yarattığı yıpranma müthiştir.
Doç. Dr. Cemal Şenyuva: Estetik cerrahinin psikolojik faydaları kesin. Özgüveni artırıyor, kişinin kendiyle barışık olmasını sağlıyor. Mevcut asimetriyi, sakatlığı gidermesi açısından önemli. Patalojik sınırlarda olan çok büyük göğüs, burun, çeneyi düzeltmek kozmetik işlemler değil; bunlar koleksiyon yani düzeltici ameliyatlardır.

SANATÇI VE MANKENLER NE DEDİ?

MAGAZİN SERVİSİ
Berna Laçin: Bir kadının göğüsleri beline kadar sarkmış, eşiyle mutlu değilse, çok büyük burnuyla kötü hissediyorsa neden estetik yaptırmasın? Ama Allah’ın yarattığı görünümümüzü Nicole Kidman’a benzetmeye çalışmak çok yanlış.
Siren Ertan: Bir kadın daha güzel, iyi ve güvende hissettiğinde mutlu olur. Böyle mutlu olacağına inanıyorsa yaptırır, bu kişisel kararıdır. Neticede dini değerleri günümüzün çağdaş şartlarına göre düzenlemiş durumdayız.
Ece Gürsel: Mankenlik ve fotomodellik yaptığımız için görselliğimize önem veriyoruz ve estetik gerekiyor. Bunun hâlâ tartışılması tuhaf.
Hande Ataizi: Estetik, insana daha mutlu ve güvenli hissettirecekse yapılabilir. Ben yaptırdığım estetiklerin bana yakıştığını düşünüyorum. Görsel bir iş yapıyorum. Caiz mi değil mi bilmem ama daha keyifli bir yaşam getirecekse bence bir sakıncası yok.

Milliyet

one

Atilla ve Osman Oymak. Onlar baba-oğul, Türkiye’nin en tanınmış, en iyi estetik cerrahlarından. Baba daha çok burun, oğul daha çok göğüs ameliyatı konusunda ünlü. Baba ameliyat sırasında “alaturka”, oğul klasik müzik dinliyor.
İkisinin de en önemli özelliği gelen hastaların birçoğunu kabul etmemeleri, “Olmaz, bu burun sana yakışmaz, yapmayız” demeleri. Oğlan daha da “huysuz”. Botoks zaten yapmıyor. Dudak şişirmiyor, kaş kaldırmıyor. Osman Oymak’tan hastaların çok şikayet ettiğini söylüyor baba da: “‘Oğlunuz ne biçim bir adam? Ben ameliyat olmak istiyorum, o beni kovuyor’ diyorlar. Biz niye onu kovalım! Burada para kazanmak için oturmuyor muyuz? Bu parayı almıyorsak ya enayiyim ya da bir sebebi var. Kafanı çalıştır da nedenini bul.”
Osman Oymak noktayı koyuyor: “Liposuction yaptıracak, sonra filler gibi yiyecek, ‘Olmadı’ diyecek. Hasta hakları olduğu gibi doktor hakları da olması lazım. O hastanın benim yaptığım şeyi bozmaya hakkı yok.”

Artık şöyle bir şey var: Bu yılın güzellik modası. “Dudaklar kalın moda”, yaptıralım; “ay bu yıl ince”, inceltelim. Kaşı kaldıralım, indirelim… Yani saç, kıyafet modası gibi bir şey oldu. Sezon başında estetik yaptırmak gerekiyor gibi hissediyor olmasınlar.
Atilla Oymak: Katiyyen moda diye isteyenlere ameliyat yapmayız. Bizim güzellik anlayışımızda bu yok. Bunları yapan doktorlar da var ama biz o doktor grubundan değiliz. Biz zaten anlatırız: “Bu yaptığımız sende güzel olmayacak, daha önemlisi doğal olmayacak.” Suni olacak bir şeyse, kesseler, beş misli para verseler de yapmam.

“Gençlik bir parıltıdır, estetikle olmaz”

Ama herkesin burnu aynı olmaya başladı.
Osman Oymak: Söylediğin gibi birçok hasta trendden dolayı elinde bir resimle geliyor buraya. Hastanın empoze ettiği şeyi sen kabul ediyorsan, kendin ona bir şey empoze edemiyorsan -ki bir sürü doktor hasta kaçmasın diye bunu yapıyor- o zaman hep aynı burnu yaparsın. Moda burun neyse o olur. Moda geçince o doktorun da modası geçer. Doktor hastaya “Bunu istiyorsun ama bu olmaz” diyecek.
Atilla O.: Senin yüzüne gidecek burnu ben seçerim.

Atilla bey siz “Türk ırkının burnu güzel değildir” demişsiniz.
Atilla O.: Bizim ırkımızın burnu da güzel değildir…
Osman O.: “Kıçı da yere yakındır” de de dövsünler seni.
Atilla O.: Ama öyle. Benim bütün kadınlara söylediğim şey “Senin üstün Ayşe hanım, altın Fatma hanım”dır. Katiyyen uyum yoktur vücutta. Benim kadınımın poposu geniştir, yere yakındır. Bizim ırkımız güzel ırk değildir.
Osman O.: Peru’ya gitsin kızlar iyi hissetmek için. Onlar bizden çirkin. Meksika’ya, Bolivya’ya gidebilirsiniz.

Şöyle şeyler var: Onur Erol memesi, Oymak burnu.
Atilla O.: İşte, eğer Oymak burnu diyorlarsa başarısız oldum demektir. Önemli olan o burnu yaptığımın fark edilmemesidir. Mesela bir hastama “Güzelleştin sen, kilo mu verdin?” demişler. “Arkadaşlarım anlamadı” diyor. Ben de “İftihar et” dedim.
Osman O.: Bazısı da “O kadar para verdim, ıstırap çektim, kimse anlamadı” diye üzülüyor. Çıldırıyorum.

“Şişirilmiş dudak hemoroitli popo gibi”

Dudaklarını şişirtenler travestiye benzemiyorlar mı?
Atilla O.: Dudaklar için envai çeşit teknik var. Suni maddeler konarak yapılabilir. Biz bunlardan yağ konarak yapılanı tercih ediyoruz. Çok çok ince bir dudağı biraz daha normal hale getirmeye çalışırız. Dudağı alıp şişirmeyiz. Benim tabirimle o -ayıptır söylemesi- hemoroitli popolara dönüyor. Köfte gibi bir dudak.
Osman O.: Ben hiç dudak yapmıyorum. Bütün dudakları geri çeviriyorum çünkü ben yapılmış ve güzel olmuş dudak görmedim daha. Dudak gibi yapmadığım şey kaş kaldırmak. Bütün kadınlar hayretler içinde dolaşıyor.

O şişmiş dudaklar aynı şekilde hissedebiliyor mu?
Atilla O.: Yağ koyduklarımda his kaybolması olmaz. Yabancı madde koyanlarınkinde ne oluyor, bilmiyorum.
Osman O.: Bizim branşa atlamaya çalışanlar var. Genel cerrah, dermatolog, şimdi bir de estetikçiler çıktı. Medikal estetikçi falan. Bir kere bir hastayı alıp bir şey yapıyorsan, o yediğin boku tamir edebilecek kapasitede olman lazım.

Ama hepsi basitleştirildi. Sanki ben evden çıkmadan alnıma iğneyi saplayıp botoks yapabilirmişim gibi…
Atilla O.: Sen soruyu şöyle sor: Hiç botoks yaptınız mı?

Yaptınız mı?
Atilla O.: Ben yapmayı bilmiyorum bile.
Osman O.: Ben biliyorum ama yapmıyorum. Botoks dediğiniz şey şöyle bir şey: Sinirin iletisini iptal eden bir ilaç.
Atilla O.: Felç yani.
Osman O.: Beyni minimal çalışan bir insan bile böyle bir ilacın yanlış bir yere giderse başına bela açacağını anlar. Bunu kendine yapanı, bilmeyene yaptıranı da ben ne yapayım zaten. Çünkü mongol demektir.

“Kızın burnu yamuk yumuk ama o göğüslerine takmış”

Hep kadınlardan bahsettik ama erkekler de artık size çok geliyor. Burnunu yaptıranlar, penisini büyütmek isteyenler…
Osman O.: Onlarınki düşüyor sonra.

Nasıl yani?
Osman O.: Kazayla bir problem olursa Midyat-pirinç durumu olur. Bilmem kaç yaşına geldiğinde iki genç kızı etkileyeceğim diye oraya yağlar koyduranlar, mikrop kapanlar, abuk sabuk işler. Sakatlığın sonu yok.
Atilla O.: Bak buradan bir yere geleceğiz. Bana sorarlar, “Siz kimleri ameliyat ediyorsunuz?” derler. Ben de “Kimin takıntısı varsa onu” diye cevap veririm. Takıntı başka bir şey. Mesela kaç kere şöyle şeyler oldu. Bir kız geldi. Karşıma oturdu. Berbat da bir burnu var. “Aman kızım, hiç korkma, tamam bu burnu düzeltiriz” dedim. Kız “Ne burnu? Ben göğüslerim için geldim” dedi. Yani o burnunu hiç kafaya takmamış, göğüslerini takmış. Takmadığı sürece onu ameliyat etmenin manası yok.

“Gelenlerin yanlarında bilmiş bir kadın da oluyor”

Artık bu işten zevk almaya başlayan, “Neremi yaptırsam acaba?” diyen var mı?
Osman O.: Öyle çok var. 10 taneden sekizi “Bende ne görüyorsunuz? Bana ne yapılabilir?” diyor. “Ben profesyonelim. O kadar şey görüyorum ki hüngür hüngür çıkarsınız buradan, o yüzden sizin derdiniz neyse onunla başlayın” diyorum. Bunların da hepsine hayır deyip yolluyoruz. Dört tanesi de gidiyor, başka bir yerde ameliyat oluyor. Sonra geri geliyor. “Ben kandım, düzeltin” diyor. Ben “İz kalır” diyorum. Öteki “İz kalmaz” diyor. İz kalmaz diyene inanıyor. Bize de “Bilmemne ipliği çıkmış, iz kalmıyormuş” diye açıklama yapıyor.

Tabii artık neredeyse yenilikleri sizden iyi bilir hale geldik.
Osman O.: Evet. Hastaların yanında genelde bilmiş kadınlar olur. Onlar da konsültasyona gelirler. “Amerika’daki şu tekniği siz biliyor musunuz?” diye bir de beni imtihan eder. İnternetteki şeylere bakıyorlar. Hepsi palavra.

Ama öbürlerine inanmak istiyor, güzelleşmek istiyor.
Osman O.: Ama bu çocukça bir şey. Burada ciddi bir iş yapıyoruz. Esnaflık yapmıyoruz, doktorluk yapıyoruz. Ticaret yapıyor olmama rağmen “Hayır” diyorsam bir nedeni var. Daha ne yapayım yani, döveyim mi kadını?

Sizin üzerinize yürüyen de olmuştur…
Osman O.: Dansöz bir kadın geldi. “Şu kalkacak, şu şöyle olacak, önümüzdeki hafta içinde…” Ben de “Benim de hasta seçme hakkım var. Ben sizi ameliyat etmek istemiyorum” dedim. Ayağa kalktı, üzerime yürüdü, “Sen kim oluyorsun da beni ameliyat etmiyorsun” dedi, ben kaçtım. Çünkü en şahane dayak kadınlardan yenir.

“Göğsüme silikon taktıracağım, kocam anlar mı?”

Kocalarıyla, sevgilileriyle gelenler çok oluyor mu?
Osman O.: Sponsoruyla gelen bile var.

O ne demek?
Osman O.: Bir kız geliyor, yanında yaşça çok büyük bir adam. Parayı o ödeyecek.

Adam da geliyor ki parayı kime, neye ödeyeceğini görsün…
Atilla O.: Tabii. Adam Anadolu’nun bir yerinde çok para kazanmış bir adam. Aynı kızlar bazen o adamları da ikna ediyor estetik ameliyat olmaya. Adam kızla olmak için şeyini kestirmek dışında her şeye razı.

Ben sevgiliyi onun da yaşayabileceği tereddütler için sordum.
Osman O.: Abukluk istiyorsan, göğsüne silikon yaptırmayı düşünüp “Kocam anlar mı?” diyen kadın var. “Anlamazsa boşa herifi zaten.”
Atilla O.: Ama önceden yaptırıp da sonra evlenince kocasına söylemeyen, adamların bilmediği silikon memeler dolu ortalık. Onları da “Aman o zaman kocanın yanında göğüs röntgeni çektirme, çıkar” diye uyarıyorum.

Milliyet

6 com

Kimler yüz germe ameliyatı için iyi bir adaydır?

Yüz germe ameliyatına aday ideal kişiler, yüz ve boyun derisi sarkmaya başlamış ancak cildi hala elastikiyetini tam kaybetmemiş , başka sağlık problemi olmayanlardır. Genellikle 40 yaşın üzerindeki erkek ve kadınlara bu ameliyat uygulanır. Yüz germe ameliyatı sırasında, yüzün daha güzel ve daha genç görünmesi için, burun ve gözkapakları estetiği, alın düzeltme,kaş kaldırma ameliyatları da eklenebilir. İnce kırışıklıklar için dolgu maddelerinin enjeksiyonu (yağ, hyalurinik asit vb) veya peeling (mekanik,kimyasal,lazer) yapılabilir

Yüz germe ameliyatı nedir?

Yüz germe ameliyatının bir diğer adı da “Rhytidectomy”dir. Yüz germe ameliyatı ile yüz ve boyun derisindeki sarkıklık giderilir; varsa çene altındaki yağlanma ortadan kaldırılır. Derialtı dokusu takviye edilir.

Ameliyat öncesi
Yüz germe ameliyatı olmayı düşündüğünüz zaman, önce ne istediğinizi ve neden istediğinizi kendinizle tartışın ve ardından bir plastik cerraha başvurun. İstek ve beklentilerinizi teker teker doktorunuza anlatın ve kendisi ile tartışın. Sigara kullanıyor iseniz mutlaka ameliyattan 10 gün önce bırakın. Doktorunuza güneşlenme ve cilt bakımı alışkanlığınızı iletin,ameliyatın daha kalıcı bir sonuç vermesi için,ameliyat sonrası yapmanız gerekenleri sormayı unutmayın. Gerekirse birkaç kez doktorunuzla konuyu tartışın.

Ameliyat
Ameliyat hastane koşullarında, anestezi uzmanının gözetiminde, ameliyathanede yapılır. Genel anestezi ile yapılabildiği gibi lokal anestezi ve intravenöz sedasyon (Damar yolu ile uyutma) yöntemi de uygulanabilir. Normal şartlarda 2-2.5 saat sürer. Aynı gün eve çıkmak mümkündür. Ek işlemler (burun,göz kapağı vb ) yapılırsa ameliyat uzayabilir. Bu takdirde hastanede 1 gece kalınır. Yüz germe ameliyatı iz bırakan bir ameliyattır. Ancak bu iz belirgin değildir. İzler, şakak bölgesinde saçlı deri içinde, kulak önü ve arkasında gizlenir. Çene altı bölgesindeki yağlar alınırsa çene altında 3-5 mm.lik bir iz kalır, gözkapağı ve alın germe eklenirse göz kapaklarında ve alında saçlı deri içinde ek izler kalır. Ancak,genel olarak bu izler belirgin olmayan ve gizlenebilen izlerdir.

Ameliyat sonrası?
Ameliyat sonrası erken dönem genellikle rahat geçer. Yüzde genel bir şişlik ve morarma ,uyuşukluk ve gerginlik hissi olabilir. Ameliyat esnasında yüz sinirleri anesteziden hafif derecede etkilenebileceğinden yüzde hafif asimetriler olabilir. Bunlar 3-5 gün içinde kendiliğinden geçer. Gözler, burun ve ağız açık bırakılacak şekilde baş sargısı uygulanır. Nadiren içerde kan birikmesini önlemek amacıyla dren denilen boru konabilir. Erkek hastalarda yüz derisinin kanlanması daha zengin olduğundan kanama ve içerde kan pıhtısı oluşması daha sık görülebildiğinden dren konması gerekli olabilir. Drenler en geç 2 gün içinde çekilir. Sargı 2 gün sonra açılır. Genel kontrol ve pansuman değişimi yapılır. Saçlar yıkanır ve gerekirse sargı yeniden konur. Dikişler 5-7 gün sonra alınır.

Normal hayata dönüş

Ameliyat iyi sonuç verir. Nadiren ikinci düzeltmeler gerekli olabilir. Kişi 1 hafta sonra işine dönebilir makyaj yapabilir. 2-ay ağır egzersizlerden ve aşırı güneş ışığından kaçınması, dış darbelerden korunması önerilir. Erkek hastalarda kulak arkası ile saçlı deri arasındaki mesafe daralır. Bu nedenle tıraş olurken dikkat etmeleri gerekir. Gerekli durumlarda,Bu bölgeye epilasyon yaptırma ihtiyacı doğabilir. Erkek hastalara 3 hafta sakal tıraşı olmamaları önerilir. Yüz ve boyun derisine yeni verilmiş şekil, yerçekimi nedeniyle etkileneceğinden kişinin bünyesine göre bazen 5-10 yıl bazen de ömür boyu dayanır.
Kaynak: www.tpcd.org.tr

one

Son Yazılan Estetik Haberleri

En Çok Okunan Haberler

En Çok Yorum Yapılan Konular

Son Yorum Yapılanlar:

  • irem: merhaba ben 27 yaşında bir çocuk annesiyim doğumda bi hayli kilo aldım ve daha sonra verdim...
  • Zeynep: Mrb benim de sol gözümde bebeklikden beri göz tembelliği ve buna bağlı şaşılık var.....
  • gülcan: minimum 2.500den başlar 1.500 liraya garanti veriyoruz denilen yerlere güvenmeyin.bu iş...
  • volkan: kanki ayni problem bendede var bende 26 yasindayim hem dislerim bozuk hem de alt cenem...
  • Berde: Arkadaşlar merhaba, ben gruba yeni katıldım ve şimdi kendime kızıyorum daha önce neden...