HaberEstetik Menü

EstetikEstetik cerrahlar estetik cerrahi uygulamalarında yüzü bir bütün olarak ele alıyor ve yüzün tüm unsurlarıyla uyumlu hale gelmesini sağlamak için “Profiloplasti” ameliyatları yapıyor. Bu ameliyatlar hoş bir profilin ötesinde, anlamlı ifadesi olan bir yüz yaratmayı hedefliyor.

Profiloplasti kapsamında, burun, çene, alın ve elmacık kemiklerini kapsayan işlemler yapılıyor. Burada “altın oran” dediğimiz nokta göz önüne alınıyor. Yani alın-burun-çene üçgenindeki bölgenin yaklaşık 1/3 oranında birbirine yakın dengede olmasına dikkat ediliyor. Bu da burun ameliyatında bu oranlara dikkat edip, birbirleriyle ilişkilerini düzenlememizi gerektiriyor.

Çünkü burun estetiği yapıyorsak, alın veya çene ucunun fazlalığı veya eksikliği, yapacağımız yeni burnun istendiği biçimde görülmesini engelliyor. Yani burun daha büyük veya daha küçük hissediliyor. Bundan dolayı plan yapılırken hasta ile konuyu enine boyuna tartışıp karar vermek gerekiyor. Ayrıntıların önceden hastayla konuşulması, operasyon sonrasındaki olası hayal kırıklıklarını da önlüyor.

Bu işlem, ameliyat esnasında hafifçe çene ucunu törpülemek ya da burundan ameliyat esnasında çıkan ve atılacak olan parçacıkları çene ucuna yerleştirmek biçiminde olabiliyor. Bu durum ameliyat sırasında cerrah için ayrıca bir zaman gerektirmiyor. Bu oransal yaklaşım, yaptığımız estetikten daha mükemmel bir sonuç almamızı sağlıyor. Böylece hem daha doğal bir estetik sonuç çıkıyor hem de hastanın kendi dokusunun kullanılması önemli bir avantaj sağlıyor.

Profiloplasti her zaman bu denli kolay olmuyor. Destek için vücudun başka yerlerinden doku transferleri veya sentetik implantlar kullanmak da gerekebiliyor. Bazen de ağır çene ameliyatlarına ihtiyaç duyuluyor. Bir kez daha altını çizmemiz gerekir ki; hasta tüm bu konular hakkında detaylı olarak bilgilendirilmeli ve karşılıklı olarak tartışılmalıdır. Profiloplasti kapsamında burun estetiği yaparken, bazen alt çenede de işlemler yapmamız gerekebiliyor. Burada sorun çene ucunun az ya da geride gelişmesinden kaynaklandığından, çene ile burnun oransal durumunu göz önünde bulundurularak estetik yapmak önem taşıyor.

Çene ameliyatlarında, ağız içinden girilerek özel maddelerden yapılmış implantlar yerleştirilebiliyor. Ya da kişinin kendi dokusu enjekte edilebiliyor. Bu doku, karın, kalça gibi bölgelerden ya da liposuction, meme küçültme gibi ameliyatlardan arta kalan dokulardan elde ediliyor. Eğer alın ve elmacık kemikleri üzerinde de düzeltmeler yapmamız gerekirse, uygun tipte doku maddeleri yerleştirebiliyoruz.

Yüze ilk bakıldığında en dikkat çeken organların başında burun geliyor. Ülkemiz plastik cerrahları bu konuda hem çok şanslı, aynı zamanda da çok tecrübeli. Asistanlığım ve sonrasında hocalarım Dr. Namık Baran ve Dr. Onur Erol ile çalışırken burun ameliyatı yapmadığımız bir günümüz geçmezdi. Hatta günde 4-5 burun ameliyatı yaptığımız çok olmuştur. Günümüzde de burun estetik ameliyatları sayılarında herhangi bir azalma olmadığını rahatlıkla söyleyebilirim.

Dr. Nuri Soysal

3 com

Kime kepçekulak denir, nasıl oluşur?
Kepçekulakta kulak kafaya yapışık gibi görünmesi gerekirken kafadan ayrıdır. Yani kafaya yaklaşık 90 derece olması söz konusudur. Bu da kafaya komşu taraftaki kıkırdağın biraz fazla gelişmiş olmasından ve kulağı öne doğru itmesinden kaynaklanır. Bir de kulağın üst kısmındaki kıvrımların oluşmaması halinde de kepçelik meydana çıkar.

Kepçekulağı düzeltme ameliyatı kimlere yapılır?
Kulağının şeklinden memnun olmayan herkese eğer makul bir şey istiyorsa bu ameliyatı yaparız. Ama kulağı düzgün bir insan ben şu kişiye benzemek istiyorum diyerek kulağının şeklini değiştirme talebinde bulunursa biz bunu geri çeviriyoruz.

Kulakla ilgili ne tür durumlarda estetik ameliyat yapılıyor?
1- Kulağın hiç olmaması: Bu hastalara en baştan bir kulak yapmak gerekiyor.
2- Bir de kulağın büzük şeklinde olması var. Biz buna ‘Cupair’ diyoruz, yani kahve fincanı şeklini almış kulaklar.
3- Aşırı derecede kepçe olan kulaklar.
4- Kepçekulaklar var.

Bu ameliyattan sonra mükemmel bir kulağa sahip olmak mümkün mü?
Kepçekulak ameliyatları yüzde 100 başarılı olur. Yalnız hiç olmayan bir kulağı baştan yapmak kolay değildir. Son dönemde hiç kulağı olmayanlara son derece başarılı protezler de yapılmaya başlandı. Karşı kulağın örneği alınarak kafatasına mıknatısla
tutturulan protezler de yapılabiliyor.

Kepçekulak nasıl düzeltilir?
1- Kulağın kafaya yapıştığı yeri menteşe olarak düşünmek ve orayı yaklaştırmak. Tam yapıştırma olmaz, çünkü hiç kimsenin kulağı kafasına tam yapışık değildir.
2- Kulağın bir bölümünde olmayan kıvrımı oluşturarak geriye doğru bükmek. Yani kulak iki taraftan geriye doğru bükülüyor ve kepçelikten kurtuluyor. Bunun için kulağın arkasından kesimler yapılır ve kıkırdak katlanır. Doktor Onur Erol’un geliştirdiği bir yöntem var: Ön taraftan kulak kıvrımlarına denk getirilecek şekilde daha sonra görülmesi zor bir biçimde kesi yapılıyor. Ortadaki kıkırdak çıkarılıp aradan parça alınıyor. Yukarıdaki kıkırdağın ön tarafı zayıflatılıp arkaya dönmesi kolaylaştırılınca iki veya üç dikişle geriye gidecek şekilde katlanıyor.

Bu ameliyatlarda yaş sınırı var mı?
Kepçekulak ameliyatlarının mümkün olduğu kadar okul öncesi hatta yuva öncesi çağlarda yapılması gerekiyor. Çünkü çocuk sosyal hale gelmeden önce bu durumun düzeltilmesi iyi olur. Çocuklar bu konuda çok acımasız olabiliyorlar. Hemen her sınıfta ‘kepçe’ ismi takılan çocuklar oluyor. Derin psikolojik yaralar bile açabiliyor.

Hastaların yaş ortalaması nedir?
Birçok kişi kepçekulağın operasyonla düzeltilebildiğini öğrenince şaşırıyor. Hastalarım arasında üniversiteyi bitirmiş iş hayatına başlayacak olanlar da var. Yeni bir hayata onları rahatsız eden kulakları düzelttirerek başlamak istiyorlar.
Büyük bir kulak ne kadar küçülür?
Kulağın normal bir boyutu yoktur. Kişinin kafa yapısına göre değişir.

Ameliyat ne kadar sürer?
Normal olarak 1.5 saatte biter.
İyileşme dönemi ne kadar sürüyor?
En geç üç hafta içinde hasta iyileşir. Ameliyattan sonra bir hafta içinde kulaklar sargılı kalır. Ondan sonra 1.5 aya kadar tenisçi bandajı gibi bandaj takılır. Bu bandaj kulağın üst tarafından geçecek şekildedir. Onun için de genellikle yaz aylarını tercih ediyoruz. Bu bandajı çocuklarda kullanıyoruz. Çünkü çocuklar kendilerini koruyamıyorlar ama yetişkinler gereken uyarıları dikkate alarak kendilerini koruyabiliyorlar.

Lokal anestezi ile mi yapılıyor?
Eğer hasta erişkin ise lokal anestezi ile yapılabilir. Ameliyat başlamadan önce hastaya biraz yatıştırıcı ve ağrı kesici verilir. Ondan sonra iğne ile lokal anestezi yapılır ve hasta doktoruyla konuşarak ameliyatını olur. Daha küçük yaşlarda ise uzun süre sırtüstü yatmak çocuklara sıkıcı geleceği için uyutmak gerekiyor. Yarı uyutmak
da olabilir.

Ameliyatın ne gibi riskleri var?
Tek riski, hastanın hayalindeki şekil elde edilemeyebilir. Hasta kafasında bir şekille bize gelir. Bir kulağı da burun gibi bilgisayar ortamında canlandırmak son derece zordur.

Duymada kayıp olur mu?
Kulağın kepçesine yaptığımız ameliyat duymayı hiçbir şekilde etkilemez.

Kimlere bu ameliyat yapılmaz?
Sağlık durumu ameliyat olmasına izin veren herkes kepçekulak ameliyatı da olabilir. Ben kepçekulak ameliyatının yapılamayacağı kimseyi tasavvur edemiyorum. Örneğin 14 yaşında kronik böbrek yetmezliği var veya şeker hastası bir yandan da kepçekulak ve bundan da rahatsızlık duyuyor. Böyle bir vakada hastayı dahili yönden takibe alırız. Hastayı tedavi eden doktorla ilişki içinde
oluruz ve lokal anestezi altında biz bu hastayı ameliyat ederiz.

Ameliyatın ortalama maliyeti nedir?
Amerikan Hastanesi’nde doktor ve hastane dahil 1.5-2 milyar liradır.

İz kalır mı?
Kesinlikle kalmaz.

Hasta kulağını deldirebilir mi?
Kepçekulak ameliyatıyla kulak memesinin hiçbir ilgisi olmadığı için kulağını rahatlıkla deldirebilir.

Bu ameliyat sadece özel hastanelerde mi yapılıyor?
Hayır. Türkiye’deki estetik plastik cerrahi eğitimi veren tüm fakülte hastanelerinde bu ameliyatlar yapılır. Ailelerin dikkatli olması kepçekulağı erkenden düzelttirmesi gerekir.

26 com

Hiç umulmadık bir anda yaşanan bir kaza veya bir hastalık ile hem görünümler hem de hayatlar tamamen değişebiliyor. Eskiden olsa, herhangi bir uzvu eksik, yüzü yanık ya da dudağı yarık yaşamak zorunda olan insanlar, plastik cerrahinin gelişen teknikleri sayesinde, artık hayatlarına sağlıklı bir şekilde devam ediyorlar. Estetik plastik cerrahı Op. Dr. Murat Pençe, yüzleri tanınmayacak hale gelen insanların en son tekniklerle nasıl kusursuz yüzlere kavuşabildiklerini anlatıyor…

Yüz yaralanmaları Türkiye’de en fazla hangi sebeplerden kaynaklanıyor?
En fazla trafik kazalarından kaynaklanıyor, ev kazaları ikinci sırada geliyor. Yanıklara çok rastlıyoruz, düşme nedeniyle de yüzde hasarlar oluşuyor. Spor kazalarına da son yıllarda sıkça rastlıyoruz. Temas sporları yapılırken; kaş açılmaları, dudak patlamaları ve burun olmak üzere yüz kırıklarına rastlıyoruz.

GÖZ KAPAĞININ TAMİRİ ZOR
* Yüzün hangi bölgesinin onarılması zordur?
Yüzün onarılması zor kısmı göz kapağıdır. Fonksiyonu çok ince ve özel kaslarla yapılabildiği için göz kapağını, bire bir onarmak zordur. Açma kapama fonksiyonunun yapıldığı ağız çevresi yaralanmalarında da onarım zor olabilir. Derin yapılar dediğimiz; yüz sinirlerinin, yüzdeki mimik kaslarının hareket etmesini sağlayan sinir yaralanmalarının tamirinde de güçlük çekeriz.

* Yüzün hangi bölgeleri yaralanabilir?
Dışarda yumuşak dokuda olabilir, göz çevresi, ağız çevresi, burun ve kulakta olabilir. Yüz kemikleri de kırılabiliyor. Hem yumuşak dokunun hem de kemiğin bir arada yaralandığı yaralanmalar olabiliyor. Bu yüz kırığından kasıt; küçük bir burun kırığından yüzdeki bütün kemiklerin kırıldığı yaralanmalara kadar son derece geniş bir yelpaze.

* Yüzü yaralanan insanın ilk aşamada yapacağı en doğru hareket nedir?
Yüzünden yaralanan hasta, yüz yaralanmalarının en uygun şekilde plastik cerrah tarafından onarılabileceğini hatırlayıp, hemen hastaneye gitmeli. Bu yaralanma bir kesi ise, üzerine bası yaparak kanamayı durdurmak, hemen hastaneye gitmek, eğer bir yanıksa da musluk suyuyla bölgeyi soğuttuktan sonra hastaneye başvurmak gerekir.

* İlk müdahalede yanlış bir dikiş atılır ya da hatalı bir uygulama yapılırsa, bunun sonradan tamiri zor mu?
Acil şartlarda yapılmış tamirler, plastik cerrah tarafından bir sonraki seansta düzeltilebilir. Müsait olmayan şartlarda başlanan tedaviler vardır. Kanamayı durdurmak için yapılan dikiş gibi, başlangıç tedavileri vardır. Bunlar bizim tedavimizin sonucunu etkilemez, ancak plastik cerrah tarafından bu işe devam edilmesi gerekir.

* Yüzü yaralanan kişinin ilk aynaya bakışı nasıldır?
Hastanın psikolojisini tamamen bilmek ve hissetmek zor ama yüzü yaralanmış bir insan hastaneye geldiğinde benim şahsen yaptığım şey; hastaya yüzünün düzeleceği konusunda güvence vermektir. Yalnız bu işin sabırla çok ilgisi olduğunu da hatırlatırız. Bu tedavinin aylarca hatta, yıllarca sürebileceğini, bazı ek ameliyatlarla bunun düzeltileceğini, ameliyattan çıkar çıkmaz pırıl pırıl bir yüze kavuşamayacağını hastaya anlatıyoruz. Bilgi vermek, hastanın bu aşamada rahatlamasını sağlıyor. Geçen günler içinde, hasta durumun iyiye gittiğini görecek olursa, zamanla kendini daha iyi hissediyor.

* Hangi yaş grubunda ameliyatlardan daha başarılı sonuçlar alıyorsunuz?
Her yaşta başarılı sonuç alınıyor. Yumuşak doku yaralanmalarında ise, kesi izlerini en kolay yaşlılarda kaybediyoruz. Kırışıklar sayesinde izler çok daha iyi bir şekilde kamufle oluyor.

* Kazaların ardından kişiler olabilecek yüzle mi yetinir, yoksa tamamen normal yüzlerine kavuşabilir mi?
Kavuşabilir, normal beklenen sonuç odur. Tek bölgenin kırıldığı durumlarda, normal anatomiyi muhafaza etmek çok daha kolay. Yüzün bütün kemikleri kırıldığı zaman da başarılı bir onarım yapılabilir, yalnızca milimetrik sapma olabilir, bu da normal bir bakışta fark edilmez. Plastik cerrahlar artık mucizeler yaratıyor. Dramatik kazalar, terör saldırıları, hastalıklar nedeniyle zarar gören insanlar, ameliyat masasında yeni hayatlarına kavuşuyor. Kapan kollar yerine dikiliyor, yüzdeki yaralar ütülenip düzeltiliyor, kaburgadan alınan kemiklerle yeni burunlar yapılıyor. Kanser nedeniyle memesini kaybeden kadınlar mükemmel görünümlü göğüslere kavuşuyorlar. Plastik cerrahi operasyonları, kaderine razı olarak yaşamak zorunda kalan insanlara umut oluyor. Bu yazı dizisinde Türkiye’deki en ünlü uzmanlar en yeni plastik cerrahi tekniklerini anlattılar. Prof. Dr. Onur Erol, Dr. Murat Pençe, Dr. Nuri Soysal, Dr. Nezail Demirciler, Dr. Muzaffer Çelik ve Doç. Dr. Raffi Gürünlüoğlu plastik cerrahi mucizelerini açıkladılar. Üstelik bu mucizeleri yaşayan ve sihirli değnekle değil, plastik cerrahi teknikleri ile yaşamları değişen insanlar, bu dizide yaşadıklarını da anlatıyorlar..

* Kadınların yüzünü onarmak daha mı zor?
Kadın da olsa erkek de olsa, herkes yüzünün görüntüsüne çok değer verdiği için erkekler de kadınlar kadar yüz yaralanmalarında endişe duyuyorlar. Bizim için ikisi de aynı derecede zor ve önemli. Yüz yaralanmalarında hasta kadar, doktorun da sabırlı olması gerekli. Doktorun hastanın tedavisini en başından beri takip etmesi büyük önem taşıyor.

YANIĞIN DERİNLİĞİ ÖNEMLİ
* Yanıklarda ne tür bir tedavi uyguluyorsunuz?
Derinliğine göre tedavisi değişir. Birinci derece yanıkları yanık saymayız. Sadece hastanın canını yakar, birkaç gün vaktini alır o kadar. Esas önemli olan; ikinci derece yanıklardır. İkinci derece yanıkları eğer iyi tedavi edersek, hasta iki ya da en fazla üç hafta içinde kendisini onarmış, normal derisi ile hayatına devam edebilir. Uygun tedavi edilmez ve yara derinleşirse, aslında hiç de gerek olmayan ameliyatlara ihtiyaç duyulur. Üçüncü derece yanıklarda deri tam kat yandığı için mutlaka oraya bir cerrahi restorasyon gerekecektir. Yaranın iyileşmesi üç dört haftayı aştıysa, bu bölgeye yama yapmak gündeme gelmeli. Yanığın derecesi; büyüklüğüyle ilgili değil, derinliğiyle ilgilidir. Bütün yüz yansa bile, yama yapılabilir. Ancak, bu çok başarılı bir yama olmaz. Hastanın orijinal yüzünün aynısı olmaz.

* Saç derisinin kökünden çıktığı iş kazaları oluyor. Bunların onarımını nasıl yapıyorsunuz?
Saçlı bölgeden saçsız bölgeye yama alıyoruz. Yamayı blok halinde transfer edebilir ya da tek tek saç kökü ekebiliriz. Ya da saç taşıyan bölgenin altına balon koyup, bu bölgeyi genişleterek saçsız bölge için kullanabiliriz.

* Yüzün iyileşmesi zor mudur?
Yüz yapılan tedaviye aslında en iyi yanıt veren yerlerden biridir. Bizim hedefimiz; bir bakışta dikkat çekmeyen ve çok dikkat edilmedikçe görülmeyen izlerle yüz yaralanmalarını tedavi etmek. Yüz bölgesindeki yara izleri mutlaka daha iyi hale getirilebilir.

Yasef Haleva ve henüz 4 yaşındaki Işın Bayram’ın yüzleri yaşadıkları talihsiz olaylar sonucu tanınmayacak hale gelmişti. Şişli Sinegog’unda dua ederken patlayan bomba sonucu yüzü paramparça olan hahambaşı oğlu Yasef Haleva, plastik cerrahi sayesinde eski yüzüne kavuştu. “Sinegog’un bütün camları yüzüme yapışmıştı. Hastaneye gelirken sürekli dua ettim” diye anlatıyor yaşadıklarını. Işın Bayram ise, ailesiyle birlikte geçtiğimiz yıl yaz tatilinden dönerken trafik kazası geçirdi. Kaza sonucu bu minik kızın yüzü tanınmaz hale geldi; çenesi kırıldı. Şimdi bir yıldır süren ameliyatlar sonucu, çenesindeki titanyum ek dışında pürüzsüz bir yüze sahip.

* Yüzde ‘onarılamaz’ dediğiniz bölge var mı?
Hayır yok, bir bölgede kayıp bile olsa, bu yerine konabilir. Orijinalinin tıpa tıp aynısı olmayabilir ama orijinaline yakın işlev yapabilen operasyonlar gerçekleştirilebilir. Burnu tamamen kopmuş bir hastanın burnunu alın derisinden ya da ön kol derisinden tekrar yapabiliriz, içine koyacağımız çatıyı da kaburgalarından yapabiliriz. Kopmuş bir kulağı hastanın kendi dokularından yapabiliyoruz ya da karşı kulaktan örnek alarak, mıknatısla kafaya yapıştırabiliyoruz. Yüz yaralanmalarının onarımı aslında vücuttaki diğer yaralanmalardan daha zordur. Yüz kamufle edilebilecek bir yer değil. Yüzü bozmuş bir yaralanma, insan psikolojisini de bozacağı için buradaki yaralanmaların ustalıkla onarılması gerekiyor.

30 com

Günümüz genç kızları artık mezuniyete estetik yaptırarak hazırlanıyor!
Mezuniyet balosu için estetik uzmanlarının kapısını çalan lise son sınıf öğrencisi genç kızlar, en çok göğüs büyütme operasyonu yaptırıyor. Bunu sırasıyla, vücut şekillendirme amacıyla yapılan liposuction ve burun estetikleri izliyor. Mezuniyet balosunda kusursuz görünmek isteyen genç kızların aylar öncesinden randevu aldıklarını açıklayan estetik uzmanları, taleplerin son bir ayda 3 kat arttığını söylüyor. Mezuniyete hazırlanan genç erkekler de estetiğe artık sıcak bakıyor. En fazla burun ameliyatlarını talep eden delikanlılar, jinekomasti (kadın tipi meme büyüklüğü sorunu) için de estetikçilerin kapılarını çalıp, göğüslerini düzleştiriyorlar.

FİLİNTA GİBİLER
Liposuction’a da ilginin hayli fazla olduğunu belirten estetik cerrah Prof. Dr. Nazım Durak; genç erkeklerin mezuniyet balosunda filinta gibi görünmek için bir aydır yoğun ameliyat talep ettiklerine dikkat çekiyor. Balo kadar yaz tatilinin de estetik yaptırmak isteyenleri kamçıladığını belirten Prof. Durak, estetik talebinin erkeklerden çok, genç kızlardan geldiğini de sözlerine ekliyor.

Prof. Dr. Erol Kışlaoğlu (Estetik ve Plastik Cerrah)
Yaz tatilini bahane eden gençler, yeni bir döneme veya üniversiteye hazırlık olarak kendilerini daha güzel görmek istiyor. Genç kızlara artık damla silikon değil, yuvarlak silikonları öneriyorum. Küçük göğüsleri nedeniyle straplez elbise giymekten çekinen genç kızlar, yaptığımız silikonlar sonrası daha estetik bir görünüme kavuşuyor. Bir de bu dönemde çarpık bacaklar için talep çok oluyor. Hem kızlar hem erkeklerde burun ameliyatları da hala çok yaygın.

Prof. Dr. Atilla Arıncı (Estetik ve Plastik Cerrah)
Son yıllarda estetik operasyonlara ilgi 2-3 kat arttı. Genç kızlara; vücut şekillendirme operasyonları dediğimiz liposuction, karın germe ve göğüs büyütme operasyonlarını paket program dahilinde yapıyoruz. Bazı genç kızlara da basen ve bacak bölgelerinden yağ alma operasyonları yapılıyor. Ancak genç kızlar çoğunlukla göğüs büyütme operasyonları istiyor. Genç kızlar Angelina Jolie’nin dudağına, Jenifer Lopez’in kalçalarına ve Penelope Cruz’un vücuduna sahip olmak istiyor.

Prof. Dr. Onur Erol (Estetik ve Plastik Cerrah)
Özellikle yaz aylarında estetik operasyon oranlarında yüzde 35′e varan bir artış gözlemleniyor. Bunlar arasında; liseyi bitirmiş, üniversiteye yeni başlayacak olan gençler ilk sırayı alıyor. Çünkü, yeni ortama yeni yüzleriyle girmek istiyorlar. Bu durum özellikle de burun ameliyatlarında geçerli oluyor. Gerek kızlarda gerekse erkeklerde burun operasyonları ilk sırada yer alıyor.

EN BÜYÜK DERT GÖĞÜSLER
Kızlara oranla daha düşük bir talep olmasına karşın, son yıllarda erkeklerden gelen estetik talebi yüzde 10′lardan yüzde 18′e kadar çıktı. Genç erkekler memelerindeki fazla yağların alınarak düz hale getirilmesi, kızlar da basen bölgelerindeki yağ toplanmalarını düzelttirmek için liposuction yaptırıyor. Tabii genç kızlarda en büyük talep ve şikayet gögüslere yönelik oluyor. Küçük memelere silikon takıyoruz, büyük memeleri ise küçültüp, toparlıyoruz.

Sabah

none

Yavaş yavaş havalarında ısınmasıyla birlikte, güzelliğine düşkün bayanlar güzellik salonlarına, sanat dünyasının ünlü isimleri ise estetik doktorlarına koştu!

Kimi göğsünü büyütmek, kimi yanaklarını dolgunlaştırmak, kimi ise yüzünü gerdirmek için bıçak altına yattı. Aralarında Ebru Şallı, Gül Önen, Zerrin Özer, Deniz Akkaya ve Güzide Duran gibi isimlerin bulunduğu ünlüler, yazın daha güzel görünmek için milyarlar harcamaktan kaçınmadı.

Gül Önen
Göğüslerine silikon taktırdı
Sesinin yanı sıra, mankenlere taş çıkaran düzgün fiziğiyle dikkatleri üzerine çeken genç şarkıcı Gül Önen, göğüslerine silikon taktırdı. Göğüslerinin bikinisinin içinde daha dolgun görünmesini isteyen ve hayaline kavuşan Önen, bu yaz göğsünü gere gere Bodrum’u mesken tutacak!

Yanaklarını dolgunlaştırdı
Ebru Şallı yıllardır uzak olduğu ekranlara yeniden döndü. Yeni başladığı programında yemek tarifleri veriyor. Ancak güzel manken, program öncesinde soluğu estetik doktorunda aldı. Ekranda zayıf görünmekten rahatsız olan Şallı, daha sağlıklı görünmek için bıçak altına yattı. Zayıf görünen yüzünü dolgunlaştıran Ebru Şallı, artık halinden çok memnun…

Yüzüne botoks yaptırdı
Kendinden 20 yaş küçük olan Levent Süren ile geçen yıl nikah masasına oturan Zerrin Özer, olduğundan daha genç görünmek uğruna hiçbir masraftan kaçınmıyor. Yaz gelmeden yüzüne botoks yaptıran Özer, yeni haliyle hemen farkediliyor. Katıldığı davetlerde yüzünün gerginliği dikkat çeken Özer, fotoğraflarda da artık daha genç görünüyor.

Burnunu yaptıracak
Hakkında ‘kusursuz güzellik’ diye konuşulan Altın Portakallı oyuncu Vildan Atasever, burnunu beğenmediği için aklına estetik olmayı koymuş! Yeni projeleri öncesinde bıçak altına yatmaya hazırlanan Atasever, şimdilerde iyi bir estetik doktoru arayışı içindeymiş…

Göz kapağını kaldırttı
Her zaman güzelliğiyle ilgi odağı olan ünlü manken Deniz Akkaya da yaz gelince ilk olarak estetik doktoruna koştu. Bugüne dek birçok kez bıçak altına yatan Akkaya, bu kez de doktoru Onur Erol’a göz kapaklarını kaldırttı…

Dudağını kalınlaştırdı
Son aylarda tüm davetlerde ‘kankası’ Deniz Akkaya ile boy gösteren Güzide Duran da Akkaya gibi yüzünde estetik yaptırmayı tercih etti. Üst dudağına silikon enjekte ettirerek kalınlaştıran Duran, artık güzelliğine daha da çok güveniyor…

SABAH MAGAZİN – GÜLŞEN YÜKSEL

none

Evet önümüz yaz mevsimi.. Yaz aylarına çok daha güzel girmeyi mi hayal ediyorsunuz? Mayolar, bikiniler için vücudunuzu hazırlamak mı istiyorsunuz? İşte size yaz estetiğinin tüm detayları…
İşin uzmanı doktorlar, daha güzel kalçalara sahip olmanın son yöntemlerini anlatıyor. Sizin sorununuz verdiğiniz kilolar ya da hamilelik deformasyonu nedeniyle sarkan karnınızsa, onun da çaresi var.
Meme estetiği için en ideal mevsimdesiniz, peki nasıl yaptıracağınızı biliyor musunuz? Kırışıklıklarla savaşmak için yaptırabileceğiniz müdahaleleri doktorlar anlatıyor. Bu yaz daha güzel olmanın tüm yöntemlerini sizin için bu yazı dizisinde araştırdık…

Estetik Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Onur Erol, kalça asma yöntemiyle ilgili sorularımızı yanıtladı.

* Kalça astırma nedir? ‘Kalça asma’ benim geliştirdiğim, ameliyatsız olarak sarkmış olan kalçanın dikişlerle asılmasını sağlayan yöntemin adı. Aynen ‘kaş asma’ gibi. Bu yöntemde ameliyata gerek kalmıyor. Gevşeme nedeniyle sarkan kalça bölgesi, bu teknikle toparlanıyor. Yapısal olarak düşük kalçalı kadınlara da uygulanıyor. Lokal (bölgesel) anestezi ya da biraz uyutarak gerçekleştirilen operasyon, ortalama yarım saat sürüyor. Bu sayede yuvarlak bir kalça elde ediliyor. Asma dikişleri tamamen kalça kıvrımının içinde gizli oluyor. Kesiler minik olduğu için hiç iz kalmıyor. İpliklerin geçtiği yerlerin izleri çok dikkat edilirse, birkaç ay görülür. Ancak, daha sonra bu izler de tamamen kaybolur. Operasyonla yuvarlak kalçalar oluşuyor.

* Kalça asmanın silikonla kalça oluşturmaya göre avantajı nedir? Bu teknikte vücuda yabancı bir cisim koyma ihtiyacı olmuyor. Operasyonun ertesi günü hastalar işlerine gidebiliyor. Silikon ise, çok daha zahmetli bir ameliyat gerektiriyor. Ben tercih etmiyorum, yurtdışında da çok ender olarak kullanılıyor. Silikon kalça bölgesinde kullanıldığında, zamanla istenmeyen sonuçları olabiliyor. Şekil bozuklukları daha sık olabiliyor. Oradaki kas zedelenebiliyor. Bu nedenle, yoğun ağrı çeken hastalara rastlıyoruz.

OTURURKEN DİKKAT EDİN

* Kalça asmada bir süre sonra sarkma oluşabiliyor mu? Kişiye göre değişiyor. Bir yıl sonra da sarkma tekrarlayabiliyor, beş yıl sonra da tekrarı gerekebiliyor.

* Dikişlerin patlaması gibi riskleri oluyor mu? Kalça asmada üç hafta dikkat edilmesi gerekiyor. Hastalar öyle pat diye hemen oturmuyor. Zorlama olursa, dikişler içerde dokuları yırtarak gevşeyebilir. Dikiş kopmaz, çok sağlamdır. Ancak, gevşeme olabilir. Bunun için üç hafta süreyle dikkatli oturmalarını ve varis çorabı giymelerini öneriyoruz. Üç haftadan sonra bu risk azalıyor, bir buçuk ay sonra ise hiç iz kalmıyor.

* Kalça asmak için en uygun zaman hangisidir? Bu operasyon en geç haziran ayının ortalarına kadar yapılmalıdır. Bence en ideal zaman kış ayları ve bahardır. Kadınlar yaz aylarına böylece daha formda kalçalarla girebiliyor.

* Sık yapılan bir operasyon mu? Bu, benim geliştirdiğim bir yöntem. Henüz yayınlamadığım için diğer plastik cerrahlar tarafından uygulanmıyor. Mayıs ayında Amerikan Estetik Plastik Cerrahi Kongresi’nde davetli panel konuşmacısı olarak, meslektaşlarımla bu yöntemi paylaşacağım. Zaten konu çok ilgi çektiği için bu panele dahil edildim.

* Kimlere uygulanamaz? Çok yaşlanmış ve derileri çok sarkmış kişilerde bu yöntem başarılı olamaz. Bu takdirde, keserek bu sarkmaları gidermek gerekir.

* Bu operasyonu geçiren kadınların daha sonra hamile kalmasında bir sorun olabilir mi? Hayır, kesinlikle olmaz.

KÜBA VE BREZİLYALILAR ÇEKİCİ

* En ideal kalçalar nasıldır? Kadınlar hayalindeki kalçalara bu yöntemle kavuşabiliyor mu? Yapılan bir araştırma, kadınlarda kalça ile belin 1.7 ile 1 oranında olduğunu gösteriyor. Bunun daha açık tarifi; neredeyse bel ölçümünün iki katına yakın kalçalara sahip olmaktır. Beli 60 olan bir kadının ideal kalçaları 102′dir. Küba ve Brezilya’da kalçaların çekici olması, muhtemelen bu ölçülerdeki kadınların çokluğundan kaynaklanır. Özellikle Brezilya’da bu ölçülere ulaşamayan kadın, kalçalarını büyüterek, çekici ve seksi duruma getirebilmektedir. Latin danslarında bu anatominin de çok önemi olsa gerek.

* 90-60-90 ölçüsü o zaman çok da doğru değil mi? Bu ölçüler güzellik yarışmalarında, genel bir fikir vermek için kullanılır. Yüzde 100 doğru olamazlar. Zira, göğüs yapısı geniş, ama memeleri küçük olan bir kişi de 90 ölçüsüne ulaşabilir. Kalçada da aynı durum söz konusudur. Kalça kemiği geniş olan bir kişide ölçüm büyük çıkacaktır. Ancak, kalçanın yuvarlak çıkıntısı bu kişilerde eksik olduğunda hiç de çekici, güzel bir görüntü vermeyecektir.

* Erkekler de kalça şekillendirme ameliyatı yaptırıyor mu? Erkeklerde kalçanın küçük olması gerekir. Hemen hemen kalça ölçüsü bel oranına yakındır. Erkekler daha çok kalça küçültme için başvuruyor. Nadir olarak büyütme başvuruları da karşımıza çıkıyor.

Sabah

11 com

Malum, yerçekimi diye bir şey var ve vücudunuz buna ne kadar dirense de bir müddet sonra direnci kırılıyor ve yere doğru ilerliyor. Ben de yerçekimine yenik düşen, beni rahatsız eden bazı şeyleri düzeltmeye karar verdim ve İstanbul’un bilinen tüm meşhur doktorlarını gezdim. Tabii ki iyi doktorlardı ve işlerinde de uzmanlardı, ama ben bir türlü ikna olamadım. Derken çok sevdiğim dostum Semiramis Pekkan, bana Amerika’da yaşayan ve 2-3 ayda bir Türkiye’ye gelen bir isim olan Eser Yüksel’i önerdi. Eser Bey’le tanışıp konuşunca, ona “Size param yetmiyorsa ben bu işi yapmayacağım” dedim. Anlayacağınız o denli ikna etti beni… Pozitif enerjisi, doğallıktan yana oluşu, işine bakışı beni çok etkiledi ve onunla yaptığım küçük sohbeti sizinle paylaşmaya karar verdim…

Tıp eğitimini Hacettepe Üniversitesi’nde alan Eser Yüksel, mecburi hizmeti ve ihtisasının ardından Onur Erol’la birlikte ortak olarak Onep’te çalışmış. 1996’dan beri ise Amerika’nın Houston kentinde Baylor College of Medicine’da doçent plastik cerrah olarak görev alıyor. 2-3 ayda bir Türkiye’ye geliyor ve çoğu ünlü simalardan oluşan hastalarının ameliyatlarını gerçekleştiriyor.

- Amerikalı kadınlarla Türk kadınların estetik müdahale istekleri arasında ne farklar var?
Amerika’daki kadınlar genellikle bedenleriyle ilgili isteklerle geliyorlar. Türk kadınında ise ciddi bir burun talebi var. Bir de ABD’de çok fazla büyük göğüs istiyorlar. 17 ve 18’inci yüzyıllardaki Fransız kadınlarının özel elbiselerle elde ettikleri görüntüyü ameliyatla istiyorlar. Yani normal bulmadığım boyutta taleplerle karşılaşıyorum.

- Ne istense yapar mısınız?
Amerika’da yasal sınırlamalar var zaten. Her estetik cerrahi ameliyatı normal görünmeye amaçlanmış olmalı, normalden öte hiçbir şeyi yapmamak lazım.

- Birçok doktor liposuction (yağ çekme) operasyonu önermiyor. Sizin bu konudaki görüşünüz ne yönde?
Liposuction, bölgesel fazlalıkları düzeltmek için yapılabilecek en güzel ameliyat çünkü çok fazla girişim yapmanız gerekmiyor yani bir yerini kesmeniz gerekmiyor. Ama liposuction’ı zayıflamak için yapıyorsanız o zaman sağlığınızı da riske atıyorsunuz demektir. Çünkü gereğinden fazla yağ alındığında vücudun dengesini bozuyorsunuz. Yani bu iş zayıflamak için yapılmamalı.

- Türk kadınına uzun yıllar genç görünebilmeleri için neler öneriyorsunuz?
Güneşten kesinlikle sakınmak lazım. Beslenme açısından baktığımızda da daha az karbonhidrat ve yağ oranına sahip, daha az katkı maddesi içeren bir diyeti takip etmeli. Özellikle hazır gıdalardaki birçok koruyucu maddenin yol açtığı çok geniş çaplı hasarlar var. Kanserden tutun da dokuların deforme olmasına kadar… Ayrıca spor kesinlikle gerekli. Sigaradan uzak durulmalı.

- Erkeklerde estetik eğilimi arttı. Mesela ben geçenlerde kas yapmış gibi bir vücuda sahip olmak için göğüslerini yaptırmış birisiyle karşılaştım. Erkek hastalarınız en çok ne istiyor?
Ufak tefek liposuction ameliyatları, yüz germe ve burun ameliyatları yaptırıyorlar. Erkeklerin estetik yaptırmalarının en büyük sebebi şu: Genç görünen erkekler, iş hayatında daha başarılı oluyor.

- Sizin geliştirdiğiniz, size özgü estetik cerrahi yöntemleriniz var mı?
Evet birkaç yöntemim mevcut. Dudak kontürlerini geliştirmek ve sarkıklığı düzeltmek için uyguladığım bir yaklaşım var. Doku enjeksiyonu ve transferinin daha kalıcı ve etkili olmasına, hastanın dokusundan başka hiçbir madde kullanılmayan yöntemler uyguluyorum.
Orta yüzün yukarıya asılması ile ilgili derin plandan yapılan bir orta yüz asılması,
Meme şeklinin farklı bir yöntemle oluşturulduğu ve derin dokulara asıldığı meme küçültme ve dikleştirme girişimi,
Konvansiyonel iz ve kesi yerlerinin kullanılmadığı meme dikleştirme veya büyütme yaklaşımı da diğer geliştirdiğim yöntemler de var.

- Geçmişten günümüze kadar olan süreci göz önünde tutarak sizce gelecekte “estetik dünyasını” neler bekliyor?
Amerika’da şu anda doğan çocukların ortalama 110 yıl yaşayabileceği varsayılıyor. Bu yüzden de yaşlılıkta daha dinç bir dış görünüm sağlamaya yönelik müdahaleler ile koruyucu yöntemler önümüzdeki yıllarda gündeme daha yoğun olarak gelecek.

Vatan

one

Son Yazılan Estetik Haberleri

En Çok Okunan Haberler

En Çok Yorum Yapılan Konular

Son Yorum Yapılanlar:

  • Tugba: Ben luleburgazdan tugba 1 hafta once meme kucultme amelıyatı oldum edırne tıp fakultesınde...
  • rabia: Benim 24 aylık kızımdada karın ve gögüsünde sizinki gibi bir leke var dogustan ben de...
  • FATİH KIRIŞ: 10 ay önce akustik nörinom ameliyatı sonrası yüz felci geçirdim. Devlet memuruyum....
  • okan: ben,dövmemi tamamen iz kalmadan sildirdim diyen kişilere kesinlikle inanmayın ne olursa...
  • dilek: merhaba hocam ben 20 yasındayım yüzümde sivilceden olusan cukurlar var gecer mi kimyasal...