HaberEstetik Menü

Yüzdeki Çizgileri Yok Etmek

Gülümsemek, bu dünyadaki en eğlenceli ve en güzel harekettir muhtemelen. Duygularımızın, etrafımızda dönen dünyaya yansımasının en katkısız, en yalansız halidir içten olduğunda.

Ancak zaman ilerleyip de yaşımız otuza dayandığında, artık her kahkaha, her gülümseme bizde küçük küçük izler bırakmaya başlamaktadır. Günümüz dünyasında bayanlar bu izleri çizgi olarak adlandırıp, kendilerini yaşlı veya büyük gösterdiğini düşünmekte bu nedenle de onlardan kurtulmak için çeşitli yöntemlere başvurmaktadır.

the image

Ancak ne yazık ki acı bir gerçek ile yüzleşmeliyiz. Çizgiler oluşmaya başladıktan sonra yapılabilecek şeyler aslında çok sınırlıdır. Çizgili bir yüze sahip olmamak için gerekli bakımın yirmili yaşlardan itibaren düzenli olarak yapılması gerekmektedir. Eğer siz de otuzlarına gelmiş ve çizgilerle tanışmaktan mutsuz olan bir bireyseniz, yapılabilecek çok fazla şey kalmadığını bilmelisiniz.

Erken başlanılması gereken kırışıklık savaşında, kırışıklıklar belirmeye başladıktan sonra yapabileceğiniz tedaviler kolajen tedavisi, lifting tedavisi, LPG yöntemi ve lazer tedavisidir. Peeling de denenilebilecek tedaviler arasındadır ancak peeling her ciltte olumlu yanıt veremeyebilir.

none

Cildinizin alt tabakasında, yağ dokunuzun çevresinde oluşan ve portakal kabuğu görünümündeki değişiklikler selülittir.

AWT Selülit Tedavisi

AWT Selülit Tedavisi

Yağ hücrelerinin fazla yağ depolamasıyla bu hücreler genişler ve vücudunuzda bulunan yağ dokusu gittikçe yayılır. Bu yayılma durumu derinizin alt kısmında bulunan bağ dokularını da olumsuz etkiler ve vücudunuzun normalden fazla su tutmasına sebep olarak kan dolaşımınızın gün geçtikçe yetersizleşmesine neden olur. Kan dolaşımınızdaki bu yavaşlama dokulara daha az oksijen ulaşmasına yol açar. Dokularınız elastikiyetini kaybeder ve cilt pürüzlü bir görünüm alır.

Kadınlarda daha sık rastlanıyor
Yağ dokusunun oluşumu, birikimi kadın ve erkeğe göre farklılıklar gösterir. Erkeklerde yağ dokusunu destekleyen bağ dokuları deriye daha paralel, kadınlarda ise deriye dik bir haldedir. Bu da kadınlarda yer çekiminin etkisile yağ dokusunun cildi nasıl aşağıya çektiğini açıklamaktadır.
Selülit bazen kaçınılmazdır
Kadınlarda sıklıkla rastlanan selülit, yaşam içinde normaldir. Özellikle kadınlarda kalça, baldır, basen ve karında görülen bu problem, yağ depolanmasının fazla olduğu bölgelerde oluşmaktadır.
Derinize yakın olan bu yağ tabakalarının arasında oluşum gösteren selülit, yapılan egzersizler ve kilo değişimlerinden fazlasıyla etkilenir. Bunun en önemli sebebi ise, bu kilo değişimi ya da egzersizden etkilenen yağ dokusunun yüzeye yakın yağ dokusu olmasındandır. Bu yüzden, sık sık kilo alıp vermemiş, sporuna, beslenmesine ve diyetine dikkat eden kadınlarda bile rahatlıkla selülit oluşabilir.
Peki selülit nasıl oluşmaktadır?
Selülit ve tedavisi için yapılan araştırmalar sonucunda, selülitin iki etkeni olduğu tespit edilmiştir. Bunlardan birincisi yağ dokusunun desteği olan bağ dokusunun sertleşmesidir. Kolajen yapıda olan bu dokular, sertleşir ve kısalır. Bunun sonucunda selülitteki çukurumsu görüntüye neden olur. Bunun yanı sıra kan ve lenf dolaşımını da engelleyerek, bu görüntünün artışını sağlar. Bu da daha sert, düzensiz ve kaba bir görüntünün oluşmasıdır. Diğer bir etken ise, yağ dokularının derinin alt kısmında oluşturduğu çıkıntılardır. Bu çıkıntılar çukurlaşmayı artırarak görünümü daha da kötüleştirir.
Selülit oluşumundaki diğer nedenler;
• Düzensiz uyku
• Kendi doğal cilt yapınız
• 3 önemli hormonal değişikliği yaşadığınız dönem(ergenlik, gebelik, menopoz)
• Ağır ve kalorisi yğksek besinlerle düzensiz ve yanlış beslenmeniz
• Alkol, çay, kahve ve tütün gibi vücutta toksik etkiler oluşturan maddeleri aşırı tüketiminiz
• Stres ve gerginlik
• Hareketsiz bir yaşam
• Vücutta tuz ve su dengesinde değişiklikler yaratan idrar söktürücü ve müshilleri bilinçsizce kullanmanız
• Kabızlık
• Karaciğer ve sindirim bozuklukları
• Metabolizmal kastalıklar sayılabilir.
Selülitten kurtulun
Tedavisinde oluşumunu önleyecek nedenler mümkün mertebede ortadan kaldırılmalı, selülitin iki ana etkenine yönelik olarak hareket edilmelidir.
Bu noktada genel tercih liposuction yöntemidir ancak selüliti tamamen ortadan kaldırmasını beklemek yanlış bir kanı olur. Bu güne kadar uygulanan karboksiterapi, mezoterapi, lipolizis, kas çalıştırma yöntemleri, lenfatik drenaj gibi tibbi tedavi yöntemleri bile doğru kullanıldığında ancak başlangıç aşamasında yarar sağlayabilmiştir. Fakat günümzde daha etkili bir yöntem olan Akustik Dalga Terapisi (AWT), selülitin iki ana etkenine yönelik uygulanır ve en az yan etkiyle ağrısız olarak kendini gösterir.

Bütün dünyaca bilinen, Madonna’nın selülit tedavisi sebebiyle selülit savar olarak bilinen bu cihazi, hem bağ dokusuna hem de derimizin altında oluşturduğu çıkıntılar üzerinde uyguladığı şok dalgalar sayesinde bağ dokusunun septalarını deriden uzaklaştırarak deriyi serbestleştirir. Ayrıca kalınlaşan derimizin ve yağ çıkıntılarının incelerek azalmasına yardımcı olarak, daha düzgün, sıkılaşmış bir cilde kavuşmanızı sağlar. Bu yöntem ultrason tetkikleriyle kanıtlanmış olduğundan, AWT yöntemi, selülit tedavisinde benzersiz bir uygulama diyebiliriz.

one

Bahar fiziki görünümlerinden hoşnut olmayan insanlar için tam uygun dönemlerden biridir. Estetik ameliyatların en fazla yapıldığı dönemde bahar mevsimi dönemleridir.. Yaz mevsimine fit olarak girmek isteyen herkes plastik cerrahi uzmanlarının kapısını çalıyor..

Baharda Estetik Ameliyatları

Baharda Estetik Ameliyatları

Botoks ve dolgu işlemleri başta olmak üzere, tüm estetik işlemlerde bahar aylarında bir patlama yaşanıyor. Kadın, erkek herkes, vücutlarındaki hoşnut olmadıkları yerleri düzelttirmek için bu sezonu tercih ediyor.
Botoksun bu kadar rağbet görmesinin nedeni, her yaşta uygulanabilir olması… Güneşin etkisiyle gözlerin kısılması sonucunda göz kenarlarında ince kırışıklıklar oluşur. Yazın bronzlaşıldığında da göz kenarlarındaki o ince çizgiler beyaz kalır. Botoks uygulamasıyla bu kırışıklıklar düzeltileceğinden, beyazlık da söz konusu olmayacaktır.
Aynı şekilde alın çizgilerine de uygulanabilir. Bazı kişiler daha doğal görünüm isterken, bazıları alınlarındaki çizgilerin tamamen yok edilmesini arzu edebilir. Burada kişinin isteği doğrultusunda, doğru teknik kullanılarak işlem yapılır.

Dolgu maddeleri yüz dolgusu olarak kullanılan ve yüzü gençleştiren herhangi bir ameliyat olmadan enjekte olarak uygulanabilen malzemelerdir.. Ana yapısını kolajenin oluşturduğu hyaluronik asit gibi maddeler ise en çok kullandıklarımız arasında yer alır. Bu maddeler 5-6 ay kadar derinin içinde kalabilir. Ciddi bir alerjik reaksiyona yol açmaz. Kullanımı da çok kolaydır. ıstenildiği kadar yaptırılabilir, bir sınırlama yoktur.
Uzun zaman yaptırılırsa, 6 aydan fazla kalıcılığı vardır.

Genelde hyaluronik asit kullanılır deri yapısına ve uygulanacak bölgeye göre değişiklik göstermekle beraber..

none

ThermageRady frekansları yayarak cilt bakımı sağlayan termaj tedavi yöntemini tanıyalım..

Acı yok, iğneler yok, cildinizde deformasyon yok ve henüz bu işlemin ortaya çıkmış bir yan etkisi de yok.. Ayrıca her şey cildinizin doğal dokusuyla gerçekleşiyor. Derinin 6 milimetre altına uygulanan radyo frekanslarıyla derinin alt katmanları ısıtılıyor. İşlem en fazla iki buçuk saat sürüyor. 6 ay içinde de büyük değişim başlıyor.
Sarkmış deri toparlanıyor, cilt gençleşiyor! Bunu yapan ise; ısıyla harekete geçen, cildin kendi kolajenleri! Bu uygulama; Avrupa’da şu an botoxtan ve her türlü enjeksiyondan daha revaçta.

Bu yönteme; radyo frekans dalgaları ile cildin ısıtılması işlemi diyebiliriz. Işık yerine radyo frekans dalgaları kullanılıyor. Bu sistemle öncelikle üst deriyi yakmadan, alt deriyi ısıtarak uykudaki kolajenler harekete geçiriliyor. Etkin sonuçları ile Hollywood starları ile dünya jet sosyetesinin gözdesi haline gelen ‘sıcak termaj’ın uygulanması ise şöyle oluyor:

Alt derinin 6 milimetre kadar altına inildikten sonra bu bölge 65 dereceye kadar ısıtılıyor. Yani kolajenler üzerinde güdümlü bir illüzyon yaratılıyor ve bu kolajenler sanki bir yıpranma varmış gibi harekete geçip hızla cildi onarmaya başlıyor.

Hasta, tedavi sırasında sıcağı ve acıyı biraz hissediyor. Tahriş olmaması için, cildin üst kısmı lazerle soğuk gaz verilerek, 5-6 derece soğutuluyor. İşlemin hiçbir yan etkisi yok. İki saatlik seansın sonunda çok hafif bir kızarıklık oluşuyor. O da bir saatte geçiyor.

Kırk yaşın altındakilere ve gebelere yapılmıyor. Dişinde implant olanlara da önce diş doktorlarına danışmaları öneriliyor. 70′li yaşlarda ve çok sarktığı için, Estetik müdahale gerektiren ciltlere de uygulanmıyor.

Termaj tedavisinin sonucunu almak için dört beş ay beklemek gerekiyor… Ciltteki onarım altıncı ayda en üst düzeye çıkıyor; sarkmalar toparlanıyor. Liliane Mouyal’in kliniğinde yılda bir kez yapılan iki saatlik tedavinin maaliyeti ortalama 3.000 Euro.

Thermage yüze, gıdı bölgesine, boyuna, ellere, kollara ve karın bölgesine uygulanıyor. Yaş ve cilt tipine göre yılda ortalama bir kez yapılması yeterli oluyor. Yaşı çok ilerlemiş hastalara bazen yılda iki kez uygulanıyor.

9 com

Boyun germeZamanla yaşın ilerlemesi ve yerçekiminin etkisiyle yumuşak doku sarkıyor. İleri derecede kilo alıp vermekle birlikte, deri altında yağ birikimiyle gevşeklik oluşuyor. Dokular aşağı doğru sarkıyor. Sadece deri değil oradaki kas yapısı da deforme oluyor. Bu durumu düzeltmek için de boyun germe işlemi yapılıyor. Eğer boyunda fazla yağ birikimi varsa, kas yapısını toparlamak ve deri altından germe işlemi yaparak bu bölgelerin gerilmesi ve derinin fazlasının çıkarılması gerekiyor.

Boyunda yan tarafa doğru uzanan çizgileri ince yağ enjeksiyonları ve kolajen enjeksiyonlarıyla azaltmak mümkün oluyor. Bu bölgelere yapılacak botoks uygulamaları, oluşan bantların giderilmesinde olumlu sonuçlar verebiliyor. Bu çeşit botoks ve enjeksiyon uygulamalarını daha genç yaştaki kişilerin boyunlarında uygulamayı tercih ediyoruz. İleri yaştakilere germe işlemi yapmayı daha doğru buluyoruz.

Estetik işlemlerden sonra boyun hareketlerini belli bir süre kısıtlıyoruz. Bazılarında boyunluk bile kullanabiliyoruz. Hasta boynunu hareket ettirebilir ama boynun yan tarafına olan gerginliğini artırmaması açısından aşırıya kaçmasını istemiyoruz.

Yapılacak işleme göre küçük izler olabilir, bunlar rahatsız edici değildir, boyun germe ve alt yüz germe birlikte yapılıyorsa kulak arkasından, kulak içinden devam eden bir iz oluşabilir. Bu izin çok önemli bir belirginliği yoktur.

Kadınlardan daha sık talep var. Erkekler yüz estetiğini kadınlara göre daha az istiyor. Yüz ameliyatlarını en çok tercih edenler kadınlardır. Ancak burun ve gözkapağı ameliyatlarında erkekler de kadınlar kadar estetik olmak istiyor.

Boyun Estetik ameliyatları erkekler açısından bazı dezavantajlar içeriyor. Oluşacak izler kadınlarda daha rahat saklanabiliyor. Erkeklerde sakallar ve makyaj ile izlerin gizlenememesi sorun yaratıyor.

none

Estetik ve güzellik yüzyılların vazgeçilmez tutkusu..Güzelliği dillere destan Mısır Kraliçesi Kleopatra’nın ünlü süt banyoları, tarih boyunca kadınların ciltlerine verdikleri önemin bir kanıtı gibidir. 2 bin yıl önceki süt banyolarından bugüne, güzelliğin simgesi; hala taze ve pürüzsüz bir cilttir.

Genç görünmek her kadının – ve artık erkeğin de- arzusu. Ancak zamana yenilmemek imkansız. Yaş ilerledikçe yerçekiminin de etkisiyle cilt ve yanaklar, göz kapakları, burun, çene altı gibi bölgeler gevşemeye ve sarkmaya başlar.

Sonuç; bozulan bir yüz ovali, yüzde ve boyunda sarkmalardır. Cilt; 30′lu yaşlardan itibaren yorulmaya, dış etkenlerden ve stresten daha fazla etkilenmeye başlıyor. Özellikle 50 yaş civarında kadınların ortak kabusu çizgiler ve sarkmalar ortaya çıkıyor. Teknolojinin yoğun olarak kullanıldığı günümüzde medikal estetik ve plastik cerrahi sayesinde, daha genç ve gergin bir cilt sağlamak mümkün. Öncelikle cildin ihtiyaçlarını belirlemek gerekiyor. Dolgu, yağ enjeksiyonu, dermabrazyon, radyofrekans vb. yöntemlerle dramatik iyileşmeler sağlanabiliyor.

GENÇLİK FORMÜLLERİ
Son yıllarda estetik tıp ve cerrahide yaşanan gelişmelerle; doğru zamanda ve doğru müdahalelerle, kendilerini daha genç ve güzel hissetmek isteyenlerin bu hayalleri gerçek olabiliyor. İşte merak edenlere, sıkılığını kaybetmiş ciltler için günümüzün en gözde uygulamaları: Radyofrekans: Başarılı bir sonuç için öncelikle adayın doğru seçilmesi gerekiyor. Bu yöntem çizgilerden kurtulmak için yapılan bir uygulama değil. Kırışıklıkların ve çizgilerin silinmesinde dolgu maddeleri kullanılıyor. Bu; yanaklarında yeni başlayan gevşeklikleri bulunanların ve çene kemiği üzerine inen dokuyla yüz ovalinin belirginliğini yitirmiş olanların yarar görebilecekleri bir uygulama. Radyo dalgalarının meydana getirdiği ısı, cildin derinine nüfuz ederek ‘kolajen’ adını verdiğimiz elastik liflerin yapımını uyarıyor ve tarif ettiğiniz gevşek dokuyu toparlayıp, yüz ovalini yeniden belirginleştirmeyi sağlıyor. Sonuçları dört-altı ay gibi bir zamanda görülüyor. Hatta bazı durumlarda sekiz ayı bulabiliyor. Kesin bir yaş sınırlaması olmasa da 35-65 yaş arasında daha etkin olduğu söylenebilir. Güneşle veya mevsimle ilgili bir sınırlama getirilmiyor. Dolayısıyla yazın da yapılmasında herhangi bir sakınca bulunmuyor. Evde kalmayı gerektirecek veya bir süre topluluk içine çıkmaya engel olabilecek en küçük olumsuz bir değişikliğin de olmadığının altını çizmek gerekiyor. Ancak bu yöntem her vakada uygun olmayabiliyor. İleri yaşlarda ve kimi ilerlemiş gevşekliklerde, cerrahi yöntemlere yönlenmek gerekebiliyor. Lazer ve Yoğun Işık (IPL): Lazer ve yoğun atımlı ışık uygulamaları, cilt germeden çok, cildi canlandırmak, leke ve kılcal damarlardan kurtarmak amacıyla yapılıyor. Lazer ve diğer ışık kaynaklarının etki derinliği, radyo dalgalarınınkiyle kıyaslandığında; gevşemiş kolajen liflerini uyararak cildin gerilmesini sağlayan bir lazer türünden söz etmek güç. Ancak bu tedaviler sayesinde ince çizgilerde ve lekelerde büyük başarılar sağlanabiliyor, tedavi sonrası yeni cilt; parlak, taze ve gergin bir görünüm kazanıyor. Cilt sıkılaştırmada etkili yeni lazer kaynakları arayışı ise hala sürüyor. En yeni olanlardan birini önümüzdeki haftalarda bu köşede detaylı olarak okuyabileceksiniz. Şimdilik ışık kaynakları arasında, deriye radyofrekansın sağladığı gerginliği kazandırmaya en yakını; 5-6 seanlık bir uygulama gerektiren kızıl ötesine yakın dalga boyunda seyreden bir ışık türü. Bu dalga boyunun, yeni kolajen yapımını uyararak sıkılaşmayı sağladığı biliniyor. Mesolift: Bir grup aminoasit, hyalüronik asit ve doğal ekstrelerin mikroenjeksiyonlarla deriye verilerek, cilt gerginliğini artırma esasına dayanan bir yöntemdir. Haftalık uygulamalarla 5-6 oturum olarak planlanan bir tedavi kürüdür. Yağ enjeksiyonları: Deri katmanlarının altında oluşan boşluklar, hastanın kendisinden alınan yağ ile dolduruluyor. Germek için değil, kilo kaybı veya başka nedenlerle eksilen deri altı destek dokuyu tamamlamak amacıyla uygulanıyor. İşlemi belli aralıklarla tekrarlamak gerekiyor. Yağ dokusu, enjeksiyon alanında aynı zamanda canlanmayı da sağlıyor. Sadece yüz için değil, el gençleştirme veya vücuttaki başka doku kayıpları için de kullanılıyor.
Yüz germe cerrahisi: Dış deride oluşan boşlukları, cildi germek suretiyle yok etmek anlamına geliyor. Sonuç çoğu zaman çarpıcı olsa da, etkiler zamanla kayboluyor. Cilt zaman geçtikçe yine gevşiyor ve yine deri katları ortaya çıkıyor. Hasta seçimi de büyük önem taşıyor. Cerrahın becerisi ve kullandığı teknik, doğal olmayan yüz germe işlemlerinden ve yara izlerinden hastayı koruyor. Burada, gelişen teknoloji sayesinde endoskopik yöntemle, yani sadece bir kaç mini kesikle yapılan ve hastanın sosyal hayata katılımını hızlandıran yeni cerrahi tekniklerin varlığından da söz etmek gerekiyor. Tüm yüz yerine, sadece alın germe veya sadece orta yüz germe gibi, yüzün belli alanlarıyla sınırlı işlemler de yapılabiliyor. Son bir yılda, uygulama kolaylığı ve hasta konforu açısından önemli bir seçenek olarak karşımıza çıkan soft-lifting adıyla da anılan ‘ipliklerle yüz germe’ yöntemini ise daha detaylı olarak önümüzdeki yazılarda konu edeceğim.

DR. ALİ KERİM DİLER Sabah

4 com

Yaş ilerledikçe ortaya çıkan çizgiler kimine göre olgunluk, kimine göre ise yılların acımasız izleri olarak görülüyor. Bazıları bunlardan mutluluk duyarken, pek çok kadın için yaşlanmak, ‘işinin bitmesi’ ve ölüm ile aynı anlama geldiğinden bir an önce kurtulunması gereken bir zulm olarak görülüyor. Ciltteki kırışıklıkların nedeni her ne kadar yaş denilse de, aynı yaşta olan iki kadından birinde az, birinde çok kırışık olmasının sebebini uzmanlar, uykusuzluk, stres, alkol, sigara, çok sık kilo değişimi, bilinçsizce güneş ışığına maruz kalma gibi nedenlere bağlıyorlar.

Neden oluyor?
Yüzdeki deriyle ilgili yaşlılık belirtileri genellikle 30′lu yaşlarda başlıyor. Özellikle üst göz kapağında sarkma, göz çevresinde çizgiler, burun ve yanak çizgilerinin belirginleşmesi şeklinde ortaya çıkan kırışıklık ve çizgiler, 40′lı yaşlarda daha da derinleşen çizgilere, alın ve kaş bölgesindeki çizgiler ekleniyor. 50′li yaşlar ise kırışıklıkların boyun çevresine ilerlediği yaşlar. Çene sarkmaya, burun ucu düşmeye başlıyor. 60′lı yaşlarda ise bütün yüz derisi, deri altı yağ dokusu incelmeye ve sarkmaya başlıyor. Yani yerçekimi kanunu kendini iyiden iyiye hissettiriyor.

Neler yapılabilir?
Yüzdeki yaşlanmayı önlemek için pek çok yöntem var. Kozmetik ürünleri ve estetik cerrahi bu konuda sürekli yeniliklere imza atıyor. Ancak problem hangi düzeyde ise, o düzeye yönelik bir bir tekniğin uygulanması, sonucun başarısında önemli bir rol oynuyor. Sizin probleminiz yağ ve kas tabakasında ise yani ciltte aşırı gevşeme, sarkma varsa krem, serum ya da peeling kullanmanızın hiçbir faydası olmayacaktır. Op. Dr. Fevzi Yavaş, dermis denilen ve protein yapıdaki kolajeni içeren, kolajen liflerin derimizin iskeleti gibi olduğunu, bu tabakada bulunan doğal kolajenin yaşlanma ve diğer nedenlerle azalmasının, derinin gergin durması için desteği azaltacağını söylüyor. Haliyle bu durumda da kırışıklıklar ortaya çıkmaya başlıyor.

Dr. Yavaş, bu çizgilerin altına dolgu görevi yapması ve oradaki kolajen yapımını aktive etmek için kalojen injeksiyonları yapılabileceğini belirtiyor. Bu tedavinin iyi tarafının ayakta, kuaföre gider gibi kolay bir şekilde ve kısa sürede yapılması olduğunu belirten Fevzi Yavaş, kırışıklıklar ve tedavi yöntemlerini de şöyle özetliyor:

* Krem, peeling, serum, ampuller, maskeler vb. Cildin en üst tabakasındaki çok yüzeysel kırışıklıkları önler ve daha çok cildin canlı ve parlak görünmesini sağlar.

* Kolajen, yağ injeksiyonu ve dokukokteyli, restylene vs. Cildin kolajen içeren dermis tabakasında oluşan orta derinlikteki ve yüzeysel kırışıklıkları gidermede, yüzdeki çukur alanları ve dudak kalınlaştırmada uygun.

* Lifting (germe) operasyonları: Yaşlanmaya bağlı yağ ve kas tabakasında azalma ile oluşan gevşeme ya da sarkma için kullanılan bir yöntem.

YASEMİN K. ŞAHİNKAYA – Sabah

none

Son Yazılan Estetik Haberleri

En Çok Okunan Haberler

En Çok Yorum Yapılan Konular

Son Yorum Yapılanlar:

  • irem: merhaba ben 27 yaşında bir çocuk annesiyim doğumda bi hayli kilo aldım ve daha sonra verdim...
  • Zeynep: Mrb benim de sol gözümde bebeklikden beri göz tembelliği ve buna bağlı şaşılık var.....
  • gülcan: minimum 2.500den başlar 1.500 liraya garanti veriyoruz denilen yerlere güvenmeyin.bu iş...
  • volkan: kanki ayni problem bendede var bende 26 yasindayim hem dislerim bozuk hem de alt cenem...
  • Berde: Arkadaşlar merhaba, ben gruba yeni katıldım ve şimdi kendime kızıyorum daha önce neden...