HaberEstetik Menü

Yüz germe ameliyatında derinlik olarak üç tabakada işlem yapılabilir: En üstteki tabaka deridir ve sadece bunun tek başına fazla gerilmesi ile “rüzgara karşı yürüyen bir insanın yüz görünümü” ortaya çıkabilir.

Önemli olan ikinci tabaka, yani yüze uyum ve istikrar sağlayan, SMAS denilen tabakadır. Bu tabakayla birlikte boyun ve alın adalelerinin ayrı olarak gerilmesi, daha doğrusu sarkmış durumdaki yerlerinden eski pozisyonlarına getirilmesi, yüze eski doğallığını ve dinamizmini kazandırır.

Üçüncü tabaka ise periost denilen, kemik üzerindeki tabakadır. Bu tabakanın lifting’i genellikle endoskopi tekniği ile yapılır. Bazı otoriteler bu metodu uygulayarak yüzü gençleştirmenin yanında yüzde aşikar ifade değişikliklerinin meydana gelmesine sebep olmuşlardır. Bu değişiklik ihtimali ameliyattan önce hastayla mutlaka konuşulmalıdır. Yüz gerdirmede neler uygulanıyor?

Face styling: Face lifting ile bütün yüz kırışıklıklarını gidermek mümkün değildir, dolayısıyla başka ilave yöntemlerle kombine etmek gerekir. Ekzodermpeeling, laserpeeling, dermabrazyon, yağ veya diğer dolgu maddeleri ile doldurma işlemleri gibi. Dünyada bazı plastik cerrahlar son zamanlarda popüler olan bu kombinasyon yöntemini “Face styling” olarak adlandırıyor.

Midface-lifting: Klasik face lifting’de genellikle yüzün sarkmış olan orta bölümünü etkin bir şekilde germek mümkün değildir. Yüzün orta kısmının sarktığı durumlarda “midface-lifting” denilen orta yüz germe yöntemiyle bu kısımlar, alt göz kapağının kenarından yapılan kesiyle tamamen kemik üzerinden sıyrılıp yukarı asılır. Deri ve onun altındaki SMAS tabakasının çekilmesiyle yüzün sadece üçte ikilik alt kısmı gerilir. Alın ve göz bölgeleri için ayrı bir işlem yapmak gerekir. Alın germe: Kaşların devamlı kaldırılması ile alında ortaya çıkan yatay çizgilenmeler, yüzün kırışık olmayan diğer kısımlarıyla tezat yaratabilir. Ayrıca devamlı kaş çatmadan veya güneşten gözü koruma refleksinden dolayı kaşlar arasında ortaya çıkan dikey derin çizgiler de yüze sert bir ifade verebilir. Günümüzde botoks enjeksiyonları ile bu kırışıklıklar sadece geçici olarak ortadan kaldırılabilmektedir. Devamlılık ise sadece alın germe ameliyatı ile sağlanabilir. Klasik olarak alın saç sınırından 3-4 cm. kadar içeriden, bir şakaktan öbür şakağa kadar uzanan bir kesiyle alın derisi alın adalesiyle birlikte alın kemiğinden sıyrılır, fazla aktif olan alın ve kaş çatma adaleleri kısmi olarak zayıflatılır veya kesilerek pasif hale getirilir. Aşağıya sarkmış kaşlar eski pozisyonlarına getirilir ve saçlı deriden 1-2 santimlik bir şerit çıkarılarak alın gerilir. Endoskopik alın germe ve kaş kaldırma: Bilhassa gençlerde, alınları fazla gevşememiş, çok fazla deri çıkarılması gerekmeyen hastalarda 3-5 mini kesi ile bütün alın derisini mobilize etmek ve endoskopik kamera yardımıyla görerek kaş arası adalelerini zayıflatmak ve kaşları normal pozisyonlarına getirmek mümkündür. Endoskopik alın germenin kalıcılık süresi klasik alın germe ameliyatının kalıcılığı kadar uzun değildir. Kaş kaldırma: Alın germe gibi büyük ameliyat işlemi arzu etmeyen hastalarda ve bilhassa erkeklerde, kaşın üst sinirinden yapılan kesiyle elips şeklinde deri çıkartılması ve bu şekilde kaşların normal pozisyonlarına getirilmesidir. Ayrıca kaş ve şakak arasında deri altından tünel açılarak mini kesilerle kaşı asmak da çok sıklıkla uygulanan bir tekniktir.

Şakak liftingi: Genellikle tek bir ameliyat olarak genç hastalarda uygulanan bir metottur. Çökmeye başlamış yanak bölgesinin yukarıya kaldırılması ve göz etrafındaki kırışıklıkların hafifletilmesi sağlanır.

Mini-lifting: 40 yaş civarındaki, boyun sarkıklığından ziyade yanağın sarktığı durumlarda uygulanan, fazla kesi gerektirmeyen, genellikle sadece derinin gerdirildiği bir yöntemdir. Birçok cerrah tarafından da “Model-lifting” diye adlandırılır. Kalıcılığı çok uzun süreli değildir.

Midi-lifting: Mini-lifting’e ilave olarak derin tabakaların da gerildiği bir metottur. İşkadınlarının ve erkeklerin çok rağbet ettiği bir yöntem olmaya başlamıştır. İyileşme sürecinin kısalığı ve kalıcılığının mini-lifting’e nazaran daha uzun olması avantajlarıdır. Boyun gerilmesinin gerekmediği durumlarda kısa kesilerle uygulanması mümkündür.

Dr. Serdar Eren – Milliyet

12 com

Estetik ve güzellik yüzyılların vazgeçilmez tutkusu..Güzelliği dillere destan Mısır Kraliçesi Kleopatra’nın ünlü süt banyoları, tarih boyunca kadınların ciltlerine verdikleri önemin bir kanıtı gibidir. 2 bin yıl önceki süt banyolarından bugüne, güzelliğin simgesi; hala taze ve pürüzsüz bir cilttir.

Genç görünmek her kadının – ve artık erkeğin de- arzusu. Ancak zamana yenilmemek imkansız. Yaş ilerledikçe yerçekiminin de etkisiyle cilt ve yanaklar, göz kapakları, burun, çene altı gibi bölgeler gevşemeye ve sarkmaya başlar.

Sonuç; bozulan bir yüz ovali, yüzde ve boyunda sarkmalardır. Cilt; 30′lu yaşlardan itibaren yorulmaya, dış etkenlerden ve stresten daha fazla etkilenmeye başlıyor. Özellikle 50 yaş civarında kadınların ortak kabusu çizgiler ve sarkmalar ortaya çıkıyor. Teknolojinin yoğun olarak kullanıldığı günümüzde medikal estetik ve plastik cerrahi sayesinde, daha genç ve gergin bir cilt sağlamak mümkün. Öncelikle cildin ihtiyaçlarını belirlemek gerekiyor. Dolgu, yağ enjeksiyonu, dermabrazyon, radyofrekans vb. yöntemlerle dramatik iyileşmeler sağlanabiliyor.

GENÇLİK FORMÜLLERİ
Son yıllarda estetik tıp ve cerrahide yaşanan gelişmelerle; doğru zamanda ve doğru müdahalelerle, kendilerini daha genç ve güzel hissetmek isteyenlerin bu hayalleri gerçek olabiliyor. İşte merak edenlere, sıkılığını kaybetmiş ciltler için günümüzün en gözde uygulamaları: Radyofrekans: Başarılı bir sonuç için öncelikle adayın doğru seçilmesi gerekiyor. Bu yöntem çizgilerden kurtulmak için yapılan bir uygulama değil. Kırışıklıkların ve çizgilerin silinmesinde dolgu maddeleri kullanılıyor. Bu; yanaklarında yeni başlayan gevşeklikleri bulunanların ve çene kemiği üzerine inen dokuyla yüz ovalinin belirginliğini yitirmiş olanların yarar görebilecekleri bir uygulama. Radyo dalgalarının meydana getirdiği ısı, cildin derinine nüfuz ederek ‘kolajen’ adını verdiğimiz elastik liflerin yapımını uyarıyor ve tarif ettiğiniz gevşek dokuyu toparlayıp, yüz ovalini yeniden belirginleştirmeyi sağlıyor. Sonuçları dört-altı ay gibi bir zamanda görülüyor. Hatta bazı durumlarda sekiz ayı bulabiliyor. Kesin bir yaş sınırlaması olmasa da 35-65 yaş arasında daha etkin olduğu söylenebilir. Güneşle veya mevsimle ilgili bir sınırlama getirilmiyor. Dolayısıyla yazın da yapılmasında herhangi bir sakınca bulunmuyor. Evde kalmayı gerektirecek veya bir süre topluluk içine çıkmaya engel olabilecek en küçük olumsuz bir değişikliğin de olmadığının altını çizmek gerekiyor. Ancak bu yöntem her vakada uygun olmayabiliyor. İleri yaşlarda ve kimi ilerlemiş gevşekliklerde, cerrahi yöntemlere yönlenmek gerekebiliyor. Lazer ve Yoğun Işık (IPL): Lazer ve yoğun atımlı ışık uygulamaları, cilt germeden çok, cildi canlandırmak, leke ve kılcal damarlardan kurtarmak amacıyla yapılıyor. Lazer ve diğer ışık kaynaklarının etki derinliği, radyo dalgalarınınkiyle kıyaslandığında; gevşemiş kolajen liflerini uyararak cildin gerilmesini sağlayan bir lazer türünden söz etmek güç. Ancak bu tedaviler sayesinde ince çizgilerde ve lekelerde büyük başarılar sağlanabiliyor, tedavi sonrası yeni cilt; parlak, taze ve gergin bir görünüm kazanıyor. Cilt sıkılaştırmada etkili yeni lazer kaynakları arayışı ise hala sürüyor. En yeni olanlardan birini önümüzdeki haftalarda bu köşede detaylı olarak okuyabileceksiniz. Şimdilik ışık kaynakları arasında, deriye radyofrekansın sağladığı gerginliği kazandırmaya en yakını; 5-6 seanlık bir uygulama gerektiren kızıl ötesine yakın dalga boyunda seyreden bir ışık türü. Bu dalga boyunun, yeni kolajen yapımını uyararak sıkılaşmayı sağladığı biliniyor. Mesolift: Bir grup aminoasit, hyalüronik asit ve doğal ekstrelerin mikroenjeksiyonlarla deriye verilerek, cilt gerginliğini artırma esasına dayanan bir yöntemdir. Haftalık uygulamalarla 5-6 oturum olarak planlanan bir tedavi kürüdür. Yağ enjeksiyonları: Deri katmanlarının altında oluşan boşluklar, hastanın kendisinden alınan yağ ile dolduruluyor. Germek için değil, kilo kaybı veya başka nedenlerle eksilen deri altı destek dokuyu tamamlamak amacıyla uygulanıyor. İşlemi belli aralıklarla tekrarlamak gerekiyor. Yağ dokusu, enjeksiyon alanında aynı zamanda canlanmayı da sağlıyor. Sadece yüz için değil, el gençleştirme veya vücuttaki başka doku kayıpları için de kullanılıyor.
Yüz germe cerrahisi: Dış deride oluşan boşlukları, cildi germek suretiyle yok etmek anlamına geliyor. Sonuç çoğu zaman çarpıcı olsa da, etkiler zamanla kayboluyor. Cilt zaman geçtikçe yine gevşiyor ve yine deri katları ortaya çıkıyor. Hasta seçimi de büyük önem taşıyor. Cerrahın becerisi ve kullandığı teknik, doğal olmayan yüz germe işlemlerinden ve yara izlerinden hastayı koruyor. Burada, gelişen teknoloji sayesinde endoskopik yöntemle, yani sadece bir kaç mini kesikle yapılan ve hastanın sosyal hayata katılımını hızlandıran yeni cerrahi tekniklerin varlığından da söz etmek gerekiyor. Tüm yüz yerine, sadece alın germe veya sadece orta yüz germe gibi, yüzün belli alanlarıyla sınırlı işlemler de yapılabiliyor. Son bir yılda, uygulama kolaylığı ve hasta konforu açısından önemli bir seçenek olarak karşımıza çıkan soft-lifting adıyla da anılan ‘ipliklerle yüz germe’ yöntemini ise daha detaylı olarak önümüzdeki yazılarda konu edeceğim.

DR. ALİ KERİM DİLER Sabah

4 com

Estetik Plastik cerrahi yıllardır bu problemi çözmek ve yüze gençliği geri vermek için uğraşmaktadır. Bu konuda temel tedavi, gerek endoskopik gerek klasik bir ameliyatla gerilmesidir.

Ancak yüz germe denen bu işlem özellikle orta yaşlar için çok radikal bir uygulamadır.

Yüz yaşlanmasında temel problem cilt dahil olmak üzere kaşlar, yanaklar, boyun gibi tüm yumuşak dokuların yerçekimi ile aşağı doğru sarkmasıdır.

Son senelerde genellikle tüm uğraşılar sarkan dokuların dolgu kullanılmadan ve ameliyat gerektirmeden tekrar eski yerlerine alınmasına odaklanmıştır.

Bizimde temel amacımız ameliyat gibi radikal bir yöntem kullanmadan sarkıklıkların giderilmesi idi. Bu amaçla yakın zamana kadar gerek kaşları, gerek yanakları gerek ise boynu iplikler kullanarak yukarıda bir yerlere asıyorduk.

Ancak bu uygulamalar hep kısa süreli sonuçlar veriyordu çünkü iplikler canlı ve hareketli dokuları tutamıyor ve problem 6 ay içinde tekrarlıyordu.

Son zamanlarda özellikle avrupada yaygınlaşan yeni ataçlama yöntemi ise dokuları dikerek yukarıda bir yerlere asmak yerine, bir çeşit kalıcı ince ataç kullanarak sarkıklıkları düzeltmekte.

Aptos lifting denen bu yeni yöntem dokuyu bir yere dikmek yerine çift taraflı yapısı ile kendi üzerine topluyor.

Kaynak: opc.com.tr

2 com

Endoskopik yüz gençleştirme ameliyatı, yüzü gererken mümkün olduğu kadar yüzde görünür bir kesi izi bırakmadan Yapılır. Yüzü gençleştirmek için geliştirilen saç içine gizlenmiş oldukça küçük kesilerden girilerek yani kapalı olarak endoskopik kamera yardımı ile ekrandan bakılarak yapılan oldukça yeni sayılabilecek yöntemlerden birisidir. Yaklaşık olarak 10 yıldan beri uygulanmaktadır.Yüzde alında ve kaşlarda oluşan, sarkmaları düzeltmek için kullanılan en iyi tekniklerden birisidir.

Bu teknikle yüzü gençleşmekle kalmayıp aynı zamanda günümüz güzellik anlayışına uygun olarak güzelleştirmek için de kullanılır. Yani, doğuştan olmayan yüzde eksik olan bazı oluşumları kendi dokularından tamamlayarak yüzün bütünlüğü ve güzelliği sağlanır. Aynı zamanda yaşlanmaya bağlı olarak ortaya çıkan sarkmalar ve gevşemeler düzeltilip daha genç ve dinamik bir görüntü sağlanmaya çalışılır. Yani bu teknik hem gençleşme hem de güzelleşmek için kullanılır.
Digital kamera sistemlerinin gelişmesiyle beraber kullanılan son sistem endoskopik kameralar sayesinde operasyon esnasında görüntü mükemmele yakın olup, küçük kesilerden girerek büyük alanlara erişmemizi kolaylaştırır, bu da ameliyat tekniklerini rahatça kullanmamızı sağlar.

Endoskopik ameliyat tekniği tıp da pek çok alanda uygulanıyor. Halk arasında kapalı ameliyat yada kansız ameliyat olarak da adlandırılan bu teknik genel cerrahide, ürolojide, jinekolojide ortopedide yaygın olarak uygulanıyor. Şimdi de plastik ve estetik cerrahide de büyük kesiler yapmadan yani iz bırakmadan operasyon yapabilmek için kullanılıyor.
Endoskopik ameliyat tekniği yüz gençleştirme, kaşları kaldırmak, alın gençleştirme, boyun gençleştirme yüz protezlerinin yerleştirilmesi uygulamalarında kullanılır. Uygulanacak ameliyat tekniği, ameliyat öncesi yapılan planlama ile hastanın ihtiyaçları belirlendikten sonra seçilir ve gerektiği kadar kombine edilir.
Eski tip yüz germe ameliyatlarında yüz dokuları sadece yukarı ve geri doğru gerilmektedir. Yüz üç boyutlu bir yapıdır. Bu yüzden yüz germe işlemi üç boyutlu olarak yapılmalıdır. İki boyutlu klasik yüz germede dokular sadece geriye ve yukarı doğru çekilirse yüzde bir rüzgar tüneline girmiş gibi suni bir ifade oluşur.

Bu teknikte yüz sadece yukarı ve geri doğru gerilmekle kalmayıp aynı zamanda sarkan yanak dokuları yanak içinden yukarı çekilerek tıpkı bir yastık kılıfını doldurur gibi yanaklar ve yüzün dolgunlaşması sağlanır ve yüz üçüncü boyut olan öne doğru da gerginleşmesi sağlanmış olur. Yanaklara dışardan doku enjeksiyonu yada silikon gibi madde enjeksiyonu yada elmacık kemiği protezi uygulanmaz. Yani dışardan bir madde konulmadan yanaklar dolgunlaştırılır.

Sonuç olarak yüz yakarı geri ve öne doğru gerginleştirilerek yüz üç boyutlu olarak gençleştirilmiş olur.
Cerrahi Teknik. Üç boyutlu yüz gençleştirme ameliyatı denilen bu teknik Dr. Oscar Ramirez tarafından geliştirilmiştir. Ameliyat saçlı deride açılan 1-1,5 cm lik kesilerden kamera ve aletler sokularak cilt altında yapılır. Normal yüz germe ameliyatında gözle görmek için açtığımız yerleri kamera yardımı ile kesmeden görerek operasyonu gerçekleştiririz.
Hastanın ihtiyacına göre kaşlar kaldırılır alın gerginleştirilir, yanaklar özel dikişlerle kulak üzeri hizasına asılır. Ayrıca hastanın yanak içindeki kendi dokuları elmacık kemikleri üzerine getirilerek yüzün dolgunluğu da sağlanmış olur. Böylece yüz derisi yukarı ve geri doğru gerginleştirilirken aynı zamanda yanaklar dolgunlaştırılarak yüz derisinin öne doğruda gerilmesi sağlanır. Yani üç boyutlu bir yüz gerginleşmesi sağlanmış olur.

Eğer hastanın göz kapak sarkması ve deformasyonu varsa göz kapakları estetiği de eklenir.Göz aksı aşağı doğru olan hastalarda bu aks da yukarı doğru düzeltilerek gözlere daha çakici bir ifade verilebilir.
Daha sonra, hastanın boyun gençleştirme işlemi yapılır bunun içinde çene altından ve kulak arkasından yapılan 1,5 cm lik kesilerden ilk önce burada bulunan fazla yağlar alındıktan sonra boyun kasları gerginleştirilir ve cilt yeniden buraya adapte edilerek boyun gençleştirmesi de sağlanmış olur. Çene ucu geride olan hastalara gerekirse çene projeksiyonunu artırmak için çene ucu protezi konulabilir.

Toplam 2-3 saatlik bir operasyondur. Hastanede 1 gece kalınır. Dikişler kendiliğinden eridiğinden dikiş alma işlemi yoktur. Şişliklerin büyük kısmı 7-10 gün içinde kalanı ise 4-6 hafta içinde iner. Tam iyileşme 6-12 ay kadar sürebilir.
Sonuç olarak hastada sarkan dokular yeniden eski yerlerine getirildiği için doğal görünümlü bir gençleşme sağlanır ve dışarıdan görünen bir iz kalmadan ameliyat gerçekleştirilmiş olur.

Kaynak: Omerbuhsem.com

one

Kimler alın ve şakak germe ameliyatı için iyi bir adaydır?
Bu ameliyat genellikle 40 yaşın üzerindeki, başka sağlık problemi olmayan erkek ve kadın hastalara uygulanır. Alın germe ameliyatı ile alındaki çizgiler minimal hale getirilir. Göz üzerine doğru sarkmış olan kaşların kaldırılarak olması gereken yere getirilmesi sağlanır ve kişiye diri bir bakış kazandırılır, aynı anda gözlerin yanındaki çizgilerin bir bölümü de bir ölçüde giderilebilir. Fazla miktarda sarkıklık varsa ve deri çıkarılması gerekiyorsa klasik alın germe yöntemi uygulanır. Klasik yöntemde saç çizgisinin 4-5 cm. kadar gerisinde taç tarzında bir iz kalır, ancak bu iz saçlı deri içinde gizlenir. Ancak bu yöntem uygulandığında saçlı deride uzun süren geçici his kaybı olur. Kaşları normal yerine getirmek için yapılan kaş asma ameliyatı alın germe ameliyatı ile iç içe bir ameliyattır. Ayrıca kaş asma ameliyatına gerek yoktur. Sadece şakak bölgesinden girilerek kaşların asılması ve kısmen alın gerilmesi tercih edilen bir yöntem değildir.

Ameliyat?
Alın germe ameliyatı son zamanlarda endoskopik yöntemle yapılabilmektedir. Fazla doku çıkarılması gerekmeyen hastalarda saç çizgisinin gerisinden, saçlı deri içinde 3 veya 4 adet 2 cm.lik kesi ile aynı sonuç alınabilir hale gelmiştir. Hastaların çoğunda bu yöntem uygulanmaktadır. Bu yöntemde ameliyat sonrası daha rahat geçmekte, saçlı deride his kaybı olmamakta yada minimal olmaktadır. Ameliyat hastane koşullarında, anestezi uzmanının gözetiminde, ameliyathanede yapılır. Genel anestezi ile yapılabildiği gibi lokal anestezi ve intravenöz sedasyon (Damar yolu ile uyutma) yöntemi de uygulanabilir. 1.5-2 saat kadar sürer. Aynı gün eve çıkmak mümkündür. Gereğinde diğer estetik ameliyatlar ile aynı anda uygulanabilir. O zaman ameliyat ve hastanede kalış süresi uzar.

Ameliyat sonrası?
Ameliyat sonrası erken dönem genellikle rahat geçer. Alında ve gözler etrafında genel bir şişlik ve morarma olabilir. Uyuşukluk ve gerginlik hissi olabilir. Bunlar 2 hafta içinde kendiliğinden geçer. Gözler, burun ve ağızı açık bırakacak şekilde baş sargısı uygulanabilir. Sargı 2 gün sonra açılır. Genel kontrol ve pansuman değişimi yapılır. Saçlar yıkanır ve gerekirse sargı yeniden konur. Dikişler 5-7 gün sonra alınır.

Normal hayata dönüş?
Ameliyat iyi sonuç verir. Nadiren rötüş gerekli olabilir. Kişi 2 hafta sonra işine dönebilir makyaj yapabilir. 2 ay ağır egzersizlerden ve güneşten kaçınması, dış darbelerden korunması önerilir. Alın ve kaşlara yeni verilmiş şekil, yerçekimi nedeniyle etkileneceğinden kişinin bünyesine göre bazen 5-10 yıl bazen de ömür boyu dayanır.

Kaynak: www.tpcd.org.tr

6 com

Botoks, Clostridium Perfringens adlı bir bakteriden laboratuvar ortamında elde edilen toksinin liofilize edilip, 100’er ünitelik flakonlarla satılan Amerikan Allergan firmasının bir ürünü. Dünyada şu anda satılan ve A dan F ye kadar adlandırılan 6 çeşit Botoks ürünü var. Botoks 35 yıldan beri tıp alanında kullanılan bir ilaç. Estetik amaçlı olarak, ayrıca şaşılık tedavisinde, ter bezelerinin aşırı çalışmalarında, migrenlerde, vücudun muhtelif bölgelerindeki adele spazmlarını gidermek için kullanılıyor. Sürekli yapılmasında hiçbir sakınca yok, tek dikkat edilmesi gereken husus rötuş yapılacağı zaman ilk uygulamadan sonra en geç 15 gün içinde yapılmasıdır. Bu zamandan sonra antikor geliştirme ihtimali doğuyor, bu da sonraki uygulamaların etkisiz olmalarına sebep oluyor. Botoksun estetikte bir kılcal damarı kanatıp morluk oluşması dışında, doğru kullanıldığı taktirde hiçbir riski bulunmuyor. Sadece bu konuda özel eğitim almış uzman doktorlar tarafından uygulanması dikkate alınmalı. Tecrübesiz kişilerin elinde yan etkiler görülebiliyor, ancak bunlar 2-3 ay içinde kayboluyor. Bu yan etkiler esasen ilacın yanlış kaslara varmasından kaynaklanıyor.

Botoksun miktarı önemli

Op. Dr.Tunç Tiryaki (Transmed Skin Laboratory)

Botoks, Clostridyum Botulinum denen bir bakterinin ürettiği bir protein, bir salgıdır. Bu protein herhangi bir kas dokusunda kasları gevşetici bir etkiye sahiptir. Özellikle konservelerin içinde üreyen bu bakteriyi yiyenleri ciddi miktarda gevşetir. O kadar gevşetir ki, akciğerleri harekete geçiren kasları da çalışamaz hale getirip öldürücü etki gösterir. Bu anlamda, zehir diye bilinen botoksu aslında zehir diye tanımlamak çok da doğru değil. Düşündüğünüz zaman oksijen de havada yüzde 20 oranında bulunur, ama daha fazlası solunduğunda o da bir zehirdir. Dolayısıyla asıl bahsedilmesi gereken şey, miktarın ne kadar olduğudur. Botoks da uygun minimal dozlarda vücuduna hiçbir zararı yoktur. Sadece verildiği noktada kasları gevşetir, lokal etkisi vardır. Fazla miktarda kullanırsanız felç eder. Botoksun yaptığı şey kaslara hareket emrini veren sinirlerin kasa girdiği ve emrini ilettiği kapıya bir duvar çekmesidir. Ne kaslara etki eder yani inceltir, azaltır, parçalar ne de sinirlere zarar verir. Botoks sadece sinir ve kasların arasındaki iletişim penceresini kapatır. Vücutta aşağı yukarı 1-2 saat kalır ve daha sonra tamamen atılır, yok olur. Ertesi gün vücudunuzda botoks yoktur. Bu arada, kasın üzerinde yüzlerce pencere bulunur. Belli miktar doz kullandığınızda botoks o pencerelerden bir miktarını kapatır ve kas gevşer. Aşırı doz kullandığınız zaman tüm pencereleri kapatırsınız. İşte bu durumda geçici bir felçten söz etmek mümkün. Botoks yaptıran bazı kişiler etkinin erken bittiğinden şikayet eder, aslında bu çok iyi bir şeydir. Botoksun etkisinin bitmesi demek, o bölgedeki yeni sinir yapımının çok hızlı olması demektir. Botoks etkisinin erken bittiği hastaların aslında sinir dejerasyonu, sinir iyileşmesi ya da genel olarak vücudunun yara iyileşmesi çok iyidir. Sinir iyileşmesinin hızı tamamen genetik yapıyla alakalıdır. Tabii yaşlandıkça bu yavaşlar, dolayısıyla botoksun etkisi daha uzun sürer. Mesela gençlerde botoksun etkisi iki üç aydır.

Sinir yenilenmesi hızlıysa etkisi kısadır

Elvan Yalçın (Dünya Göz Has-tanesi Göz Hastalıkları Uzmanı)

Botoksun, düşük dozlarda uygulandığında ortaya çıkan tedavi edici etkisi 1970’lerden itibaren tıpta kullanılmaya başlandı. Göz için öncelikle şaşılıkta kullanımı ortaya çıktı. Estetik amaçlı kullanımı ise daha 90’ların başında fark edildi. FDA onayıyla özellikle gözde ve nörolojide 1980’lerden itibaren kullanılan bir ilaç. Güvenilir, tabii ki toksik ancak bizim kullandığımız doz aralığı, hiçbir şekilde sistemik bir yan etkiye sebep vermeden optikte kullanıyoruz. Botoksun şaşılıkta kullanılma endikasyonları artık çok genişledi. Eskiden daha çok felçlilerde yoğunlukla uygulanıyordu. Felç olan kasın, ters tarafına uygulama tarzında yani daha çok kasılan tarafın gücünü biraz daha azaltıp gözün kaymasını engellemek amacıyla kullanılıyordu. Bazen bebeklerde doğumsal şaşılıklarda da kullanılıyor. Tüm bunların dışında tiroid gibi bazı hastalıklarda oluşabilen göz hareket bozukluklarında, yine göz titremelerinde seçilmiş vakalarda botoksun çok etkili olduğu gözlenmiş. Estetik amaçlı olarak ise botoksu göz çevresi ve alın bölgesinde uyguluyoruz. Sadece kazayağı ya da sadece alında uygulama gibi bir şey olmamalı çünkü gözün üst tarafı genellikle mimiklerle birlikte kırışan bir bölgedir. Yani yüzün alt tarafı, dudak kenarları ve çevresi gibi- yaşla birlikte yer çekimine bağlı olarak kırışır. Ancak yüzün 1/3 üst tarafındaki kırışıklıklar genellikle mimiklere bağlıdır. Ve botoks yüzün üst tarafında oldukça etkili.

Hasta botoksun verilen bölgeye dağılımı sağlanması için uygulama sonrasında gösterdiğimiz egzersizleri yapıyor. 48 saat sonra ilacın etkisi başlıyor. Maksimal etkisi birinci aydır yani 10. günden itibaren ilaç etkilemeye başlar. Üçüncü aydan itibaren etki giderek azalır. Zaten kişiden kişiye değişen bir etki süresi söz konusudur. Sinir yenilenmesi hızlı olan insanlarda botoks etkisi kısa sürer. Ama ne olursa olsun botoks, konunun uzmanları elinde yapılmalıdır. Sonuçta göz hassas bir organ, üstesinden gelecek olan kişiler yine göz doktorlarları olmalıdır.

Botoksun şu ana dek bilinen olumsuz bir etkisi bulunmuyor

Op. Dr. Baki Çokneşeli (Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı)

Botoks, çalışması arzu edilmeyen kaslar içine enjekte edildiğinde lokal olarak o bölgede kas geçici olarak felç edilmiş olur. Botoksun tedavide kullanılan dozları oldukça düşüktür. Öyle ki, bu oran bir insanı öldürecek dozun 10 binde biri kadardır. Botoks eksi 25-30 derecede saklanır, aynı şekilde sulandırılır sulandırılmaz dört saat içinde uygulamak gerekir. Sonuç olarak botoks sadece enjekte ettiğiniz yerde tesir eder ve orada hemen parçalanarak orada yok olur. Botoks lokal olarak istenmeyen fonksiyonları yok eder. Örneğin, göz kenarlarında oluşan kazayağı dediğimiz ince kırışıklıkları yok etmenin botoks dışında hiçbir cerrahi yolu yoktur. Botoksun şu ana dek bilinen olumsuz bir etkisi yoktur. Çünkü kaslar ya da sinirler üzerinde belirli bir etki oluşturan bir madde değildir. Botoksun oluşturduğu etki mekanizması sadece sinirlerin kasa emir vermesini geçici olarak durdurmaktan ibarettir. Altı ayın sonunda botoksun etkisi ortadan kalktığında kasa ya da sinire herhangi bir hasar vermez. Eğer çizgiler, kırışıklıklar çildin gevşemesinden kaynaklanıyorsa, ona botoksun herhangi bir etkisi yoktur. Bu durumda bollaşan derinin cerrahi yöntemlerle mutlaka gerilmesi gerekir. Botoksa başlama yaşı cilt tipine göre değişir. Cilt derisi ince ve beyaz tenli kişilerde kırışıklıklar daha kolay ortaya çıkar. Çünkü cilt tipinde deri incedir, altında yağ dokusu yoktur. Dolayısıyla kaslar kasıldığında hemen çizgiler ortaya çıkar. Ama esmer, cilt derisi kalın, deri altı yağ dokusu kalın olanlarda böyle bir sorun olmadığı için cilt ince çizgi oluşturmaz. Dolayısıyla botoks için hastanın cilt yapısı, kas kuvveti öne çıkar. Botoks sadece yüzün belli bölgelerinde uygulanır. Mesela, dudak çevresine botoks yapılmaz. O zaman insan konuşamaz, gülümseyemez, ıslık çalamaz; dudak hareketleri engellenmiş olur. Hangi kasın çalışması vücut için herhangi bir sakınca yaratmıyorsa, biz ancak o kasların çalışmasını durdurarak iyi sonuç alabiliriz.

2 com

Bıçak altına yatmadan yüzlerinden ve vücutlarından yılların izlerini silmek isteyenler için bugün etkili çözümler var: Botox, kolajen ve büyüme hormonu ile size özel gençlik iksirleri yaratabilirsiniz!
İnsanlığın dünya kurulalı beri tek büyük düşü vardır: Ebediyen genç kalmak ve ölümsüzlüğü yakalamak! Tıptaki bütün gelişmelerin özü, insan ömrünü uzatmak, hata sınırsızlaştırmak ve de yılların izlerini yok etmek üzerine programlanıyor.
Son yıllarda önce Amerika sonra Avrupa olmak üzere batıdan bize doğru gelen bir rüzgar var: Yüze enjekte edilen dolgu maddeleri ve orta yaş grubundaki insanlara yeni zindelik ve gençlik kazandıran Anti-Aging metodu.

DOĞRU SEÇİM YAPMAK
Dolgu maddeleri arasında insan biyokimyasına uygun olanlar var, sığırlardan elde edilen kolajen türevleri var. Aralarında son yıllarda kendinden en çok bahsettiren ise, Botox. Botox aslında bir zehir; yüz kaslarını hareket ettiren sinirleri felç ettiği için kasların çekilmesiyle deri yukarı kalkması sistemine dayalı. Estetik cerrahi uzmanı Prof. Dr. Durak, ‘Bunların enjeksiyonlarını yapan çeşitli kişiler var’ diyor ve sıkıntılarını dile getiriyor: ‘Tabii hastanın da işine geliyor. Hasta bizden ne istiyor? ‘Sabahları markete gider gibi bir yere gideyim, bir takım işlemler yaptırayım ve akşam değişmiş olarak eve geleyim!’ Yani hem kolay hem ucuz hem zahmetsiz bir işlem! Tabii burada bilinçsizce yapılan girişimler sonucu hastalarda sorunlarla karşılaşıyoruz. ‘
Prof. Durak çözümü hastanın bulması gerektiğine dikkat çekiyor: ‘Plastik Cerrahi Derneği’ne bunları ilettiğimiz zaman şu deniyor: ‘Hastalar doğru hekimi bulsunlar!’ Bu durumda kamu oyunun aydınlatılması şart. Özellikle İstanbul’da hatalı yöntemler pazarlamak isteyen insanların sayısında çoğalma var. Bu her branşta karşımıza çıkıyor. Tababetin iki felsefesi vardır: Birincisi ağrıyı dindirmek, ikincisi ne şekilde olursa olsun, insanları mutlu etmek. Yani bu iki felsefeye aykırı değil bu işlemler!’

BOTOX NASIL ETKİ EDER?
Botox mucizevi bir ilaçmış gibi lanse edilmiş olsa da aslında botolismus toksini adlı bir zehirden başka bir şey değil. Her yüzde mimik hareketleri yapan kasların sinirleri vardır. Yani bu sinirler kasları hareket ettirir. Yüzümüze rüzgar geldiği zaman yüz felci oluşur, dolayısıyla yüzümüzün o bölgesi hiç hareket etmez. Bu kaslar hareket etmeyince kişi ne gözünü kapatabilir, ne ıslık çalabilir. Örneğin kaşları hareket ettiren, sinirlerin yayıldığı bölgelere Botox (ürünün piyasa ismidir bu) enjekte edildiği zaman, kaşı hareket ettiren sinirin felç olmasına yol açar. Prof. Nazım Durak, Botox’un etki mekanizmasını şöyle açıklıyor: ‘Kas hareket etmeyince, yukarı doğru çeker ve öylece kalır. Çekince deriyi de beraberinde gerer, dolayısıyla orası kalkık durur. Yani hareket etmeyince de kırışmaz. Felsefesi budur.’
Peki bir süre sonra bu zehrin etkisi geçince ne oluyor? Prof. Durak yanıtlıyor: ‘Bir kaşınız biraz daha aşağı iniyor, öteki yukarı doğru kalkıyor. Demek ki bu işlemi sürekli yapmak gerekecek. Bu maddenin 2-3 aylık bir ömrü vardır; anlatıldığı gibi 8 ay falan değildir. Süre, organizmanın yıkımına bağlı. Her vücudun bir yıkım gücü var, o zehirden kurtulmanın, kendini yenilemenin gücü.’

DOZ ÇOK ÖNEMLİ
Botox uygulamasında enjekte edilen dozların önemi çok büyük. Mesela bir tarafa az, bir tarafa daha çok Botox enjekte edilmişse, fazla enjekte edilen tarafta etki süresi uzuyor. Bu durumda Botox’u sık sık tekrarlamak gerekiyor. Tıp, kasın her hareketini deri için bir jimnastik olarak kabul ediyor. Prof. Durak, önemli bir hatırlatma yapıyor: ‘Göz çevresine ve dış yanlarına Botox yapılmaz, çünkü sinir yoktur, etkisi de olamaz.’ Sinir olmayan bölgelere Botox vermek, cildin terleme fonksiyonunu da ortadan kaldırıyor. Oysa terleme fonksiyonunu ortadan kaldırmak, o bölgenin oksijen alışverişini de devre dışı bırakıyor. Oksijen alışverişinin bozulması ise, o bölgenin daha hızlı yaşlanmasına sebep oluyor. Deri bu bölgede bir süre sonra parşömen gibi gevşeyip, büzülüyor. Bir noktada geçici bir çözüm gibi görünen bu işlem, daha ileri aşamalarda hastanın karşısına yaşlanmayı hızlandırıcı bir faktör olarak çıkıyor. Prof. Durak, ‘Yöntem insanların hoşuna gidiyor; çünkü kişi bir anda kırışıklıktan kurtulmuş oluyor. Hasta göz altı torbasını düşünmüyor, göz kenarındaki kaz ayaklarını düşünüyor. Bayanların böyle saplantıları var’ diyor.
Anti Aging: Yaşlılığa karşı koymak!
İnsanlığın en büyük sorunu yaşlanmak ve buna bağlı olarak ömrün kısalması. Son günlerin bu bağlamda dünyadaki en güncel konusu ise, Anti – Aging, yani yaşlılığa karşı koymak! Novita Estetik Plastik Cerrahi ve Anti – Aging Merkezi’nde hastalarının estetik kusurlarını giderip, onları Anti – Aging ile yeni bir yaşama hazırlayan Prof. Dr. Nazım Durak, ‘Doğru olanı önce hastaya anlatmak gerekiyor’ diyor ve açıklıyor, ‘Her şeyden yaşlılığın hızını kesmek, Anti Aging bu. Yoksa yaşlılığı tamamen durdurmak değil.’

Growth hormonu
Anti – Aging tedavisinin önemli bir parçası olan ve hücre fonksiyonlarını artıran growth hormonun en önemli yararları şöyle sıralanıyor: Hafızayı güçlendiriyor, vücudun iyileşme kabiliyetini artırıyor, saçları güçlendiriyor ve dökülme durduruyor, uyku sorununu ortadan kaldırıyor, bağışıklık sistemini güçlendiriyor, daha elastiki bir cilt kazandırıyor ve kırışıklıkları yok ediyor.
Prof. Durak, ‘Bu bir kür’ diyor ve açıklıyor: ‘ Altı ay içinde etki kendini açıkça gösteriyor. Hasta, saçının güçlendiğini, tırnaklarının kırılmadığını, enfeksiyonlara karşı daha dirençli olduğunu, yaşam isteğinin arttığını görüyor.’ Düzenli bir takip içinde olan hastaya, ki uzmanlar Anti – Aging için gelen kişilere hasta gözüyle bakmıyor- belirli aralıklarla ölçümler yapılıyor ve hormon düzeyine göre gerekli görülürse growth hormon yeniden enjekte ediliyor.
Prof. Durak, Anti-Aging’i doğru anlamanın önemini vurguluyor: ‘Anti Aging bir paket program. Vitaminin, aspirinin yararları konusunda dinlemekten bıkmış insanlar. İnsanların yaşamlarında bir takım arayışlar içinde olmasını amaçlıyoruz. İnsanımız sağlık açısından yalnız. Bir kardiyoloğu var, bir diyetisyeni var belki ama, girişimler hep varolan bir sağlık sorununu gidermeye yönelik. Biz yaşam kalitesini artırarak, yaşlanmayı ertelemeyi yönelik çalışıyoruz. Felsefemiz bu.’

Çizgilere karşı kolajen
Botox dışında çeşitli dolgu maddeleri bulunuyor. Hastalar hatalı bir seçim yapıp, kendilerine uygun olmayan bir yöntem uygulattıktan ve yanıldıktan sonra anlıyor durumu. Örneğin bazılarının yüzüne silikonlar enjekte ediliyor. Bunların temizlemesinde çok büyük sorunlar yaşanıyor. Çünkü bu maddeler dokuların içine yerleşmiş, lenf dolaşımını bozmuş, his kayıplarına yol açmış oluyor.
Daha önceki yıllarda silikon çok yaygın olarak kullanılıyordu. Dokuların içine nüfus ettiği ve çıkarmak mümkün olmadığı için zamanla yer çekimine bağlı olarak derinin üst tabakalarına kızararak çıktığı ve his kaybına neden olduğu için, kullanılmamaya başlandı. Katı silikon, örneğin memede kullanılıyor ama sıvı olarak dudak içine artık verilmiyor.
Dudakta daha çok kolajen türü maddeler tercih ediliyor. Bunlar iki türlü; bir kısmı sığırların boyun kısmından elde ediliyor. Diğerleri de insan biyokimyasından elde edilen kolajenler oluyor. Bu kolajenler Amerika’da FDA Sağlık Örgütü onayı almamış ürünlerdir. Bu nedenle satılamadıkları için Amerikalı doktorlar kolajeni ülkelerinde hastalarına uygulayamıyorlar. Çünkü satılmıyor. Ama hasta çok isteyince bizden ya da Avrupa ülkelerinden alınıp orada uygulanabiliyor.
Kolajenle yüzdeki çizgiler gideriliyor. Bu maddeler enjekte edildiği yerde 6 ay kadar kalabiliyor. Ayrıca kolajenle dudaklara hat veriliyor, dolgunluk kazandırılıyor. Zararı yok bunun. Ancak dudak yöresi çok hareketli bir bölge, buraya enjekte edilen maddeler uzun süreli kalmıyor. Kişinin kendi vücudundan alınıp doldurulan yağların yüzde 60-70′i emiliyor. Yağ ve deri zerrelerinden oluşan doku kokteylleri yanaklara ve dudakla burun arasındaki oluklara dolduruluyor. Ne var ki kalıcı olmadıkları için, birkaç kez tekrarlanması gerekiyor. Organizmanın yaşlanması, hastanın kilo alıp vermesi, beslenme, faktörü, sigara bu süreyi etkiliyor.
Kolajende yan etki, alerjik reaksiyonlar oluyor. Çok miktarda enjekte edildikleri zaman bazen yağ kistlerinin oluşmasına neden olurlar. Kolajen derinin solunumunu bozabiliyor ama, zaman içinde emildikleri için yan etki güçlü olmuyor. Ama bazıları emilmedikleri için zamanla yabancı cisim reaksiyonlarına yol açabiliyor.

Anti Aging nedir?
Anti-Aging her şeyden önce sağlıklı ve uzun yaşamanın bir anahtarı. Yeni ve sağlıklı bir yaşam biçimi ile hormon takviyesinden meydana geliyor. Prof. Durak Anti-Aging uygulamasını şöyle anlatıyor: ‘Anti-Aging sistemini multidisipliner (çok yönlü ve sistemli) bir yaklaşımla ele alıyoruz. Biz başvuran kişinin bu yaklaşım içinde yaşam kalitesini artırıyoruz. Bize gelen hastayı önce bir dahiliye uzmanı karşılıyor. Onu A’dan – Z’ye check – up’a tabi tutuyor. Bütün hormonlarının düzeyine kadar. Arkasından bu değerlerine bakarak kendisine öncelikle growth hormon olmak üzere, hormon tedavisi uyguluyoruz. Growth hormon, bir büyüme hormonu. Büyüme hormonundan eskiden korkulurdu. Bir takım deneylerde bu hormon bazı hücrelerde bir takım değişimler yapıyordu. Bu görüş bu gün değişti. Dünyanın her yerinde çok sayıda Anti – Aging merkezleri var bugün. Bunlara yoğun bir başvuru söz konusu. Hastanın kandaki düzeylerine ve mevcut eksikliklere göre, growth hormon cilt altına enjekte ediliyor. Bir ay sonra tekrar kan ölçümleri yapılıyor.
Geçmişteki korku, bu hormonun normal hücrelere kanserojen değişiklik yaptığı yönündeydi. Fonksiyonları azalan vücudun kendi ürettiği büyüme hormonu takviyesinin artık gerekli olduğu belirlendi ve bu hormonun dışarıdan verilmesine başlandı. Bu işlem son 5 seneden beri yapılıyor.

‘Botox mucize yaratmaz, geçici bir çözümdür!’
Botox, seansı 400 – 500 dolara yapılan bir yöntem. Prof. Durak’a göre, botox, yüz germe ameliyatlarını destekleyici bir çözüm olarak düşünülebilir. Ama kılıcı çözüm için mutlaka alnın, kaşların gerilmesi gerekiyor. ‘Peki siz nasıl bakıyorsunuz bu yönteme’ diye soruyoruz Prof. Nazım Durak’a. Yanıt çok net ve anlaşılır: ‘Botox maalesef medyada neştersiz güzellik adı altında göklere çıkarıldı. İstemeyerek yapıyoruz açıkçası. Çünkü ‘siz de biliyor musunuz’ diye soruyorlar bize… Basit bir iğne sonuçta, bir hekim nasıl bilemez? Önemli olan anatomik yolları, siniri tanımaktır. Botox hiçbir zaman mucizevi bir yöntem değildir, kırışıklıkları tamamen yok etmez, geçici bir çözümdür. Sık sık tekrarlandığı zaman da derinin kalitesini bozar!’

Kaynak: Güneş Gazetesi

none

Son Yazılan Estetik Haberleri

En Çok Okunan Haberler

En Çok Yorum Yapılan Konular

Son Yorum Yapılanlar:

  • irem: merhaba ben 27 yaşında bir çocuk annesiyim doğumda bi hayli kilo aldım ve daha sonra verdim...
  • Zeynep: Mrb benim de sol gözümde bebeklikden beri göz tembelliği ve buna bağlı şaşılık var.....
  • gülcan: minimum 2.500den başlar 1.500 liraya garanti veriyoruz denilen yerlere güvenmeyin.bu iş...
  • volkan: kanki ayni problem bendede var bende 26 yasindayim hem dislerim bozuk hem de alt cenem...
  • Berde: Arkadaşlar merhaba, ben gruba yeni katıldım ve şimdi kendime kızıyorum daha önce neden...