HaberEstetik Menü

Süper Kadın Hastalığı

Halk arasında Süper Kadın hastalığı olarak bilinen rahatsızlık tıp dilinde Fibromiyalji olarak geçiyor. Süper Kadın hastalığı kusursuz ve mükemmeliyetçi kadınlara has bir durum olarak ortaya çıkıyor.

Süper Kadın (Fibromiyalji) hastalığın belirtileri kendisini boyundan sırta, omuzlardan kalçalara kadar yayılan kas ve eklem ağrıları şeklinde gösteriyor. Bu rahatsızlığa yakalanan kadınların pek çoğunda aşırı halsizlik ve sabahları zor uyanma şikayetleri görülebiliyor.

süper kadın

süper kadın

Kas iskelet sisteminde olumsuzlukların bulunduğu kadınlar birer süper kadın (Fibromiyalji) hastalığı adayı olabilmektedir. Süper kadın (Fibromiyalji) hastalığı daha çok iş kadınlarında görülür ve özellikle üst düzey kadrolarda bulunduğu için yoğun şekilde çalışan bayanların yakalandığı bir rahatsızlıktır. Rahatsızlığın sık görülme yaş aralığı 30 ve 60 yaş aralığıdır.

Boyun ağrıları üç aydan fazla süredir devam eden, kas ve eklemlerde kendini gösteren yaygın ağrılar yaşayan, uyku sorunlarıyla karşı karşıya olan, günün erken saatlerinde yorgunluk hissetmeye başlayan, el – kol ve bacaklarında duyu azalması yaşayan kadınların süper kadın (Fibromiyalji) hastalığı şüphesi artmaktadır.

Yukarıda bahsi geçen belirtileri taşıyan özellikle de iş hayatında çalışan kadınların bir uzman doktora başvurmaları şiddetle önerilir.

none

Dekolte EstetiğiBayanlarda boyun estetiği ne kadar önemli ise, dekoltelerinin güzelliği ve estetik duruşuda aynı şekilde önemlidir… Dekolte bölgesinde bazı çizgilenmeler oluşuyor ve bu da rahatsız edici bir görüntü yaratıyor. Ayrıca dekolte bölgesinde yağ birikmesi de oluyor.

Peki dekolte estetiğinde neler yapılıyor?

Peeling : Küçük peeling ajanları ile derinin canlılığını, elastikiyetini artıracak estetik işlemler uyguluyoruz. İleri derecede artmış çizgilenme varsa yağ enjeksiyonları yapıyoruz.

Kırışıklıklara dolgu: Dekolte estetiğini daha çok orta yaş grubu tercih ediyor. Bu bölgedeki deri elastikiyeti bozulduysa ince kırışıklıkları özel dolgu maddeleriyle dolduruyoruz.

Göğüs estetiği : Dekolte problemleri meme kaynaklıysa, her iki meme birbirine çok bitişikse bu dekoltenin görüntüsünü de bozuyor. Bu durumda iki memeyi birbirinden uzaklaştırıcı ameliyatlar yapılarak, dekoltenin güzel olmasına yardımcı olunuyor.

Botox ve yağ enjeksiyonu: Bu bölgeye botoks ve yağ enjeksiyonu da uygulanıyor. Botoks dekoltenin daha gergin görünmesini sağlıyor, yağ enjeksiyonuyla da çizgiler yok ediliyor.

Ağrı ve iz oluyor mu?

Bu bölgeye uygulanan işlemler sırasında çok fazla ağrı olmuyor ve iz de kalmıyor.

Dekoltedeki güneş lekeleri nasıl gideriliyor

Dekoltede kadınların en çok şikayet ettiği konulardan biri de güneş lekeleri. Bu lekeler için dekolteye deriyi soyucu işlemler yapılıyor. Küçük peelingler yapılmasıyla lekeler giderilerek daha düzgün bir yüzey elde edilmesi mümkün oluyor. İleri derecede olan lekeler tıraşlama yöntemiyle gideriliyor. Ayrıca özel lazer uygulamaları ile de bu sorun ortadan kaldırılıyor.

Hamilelikten sonra da güzel ve estetik bir vucuda sahip olmak düş değil

Hamilelik döneminde ve sonrasında kadınlar dış görünüşleriyle ilgili sorunlar yaşıyor. Bazen yalnızca bacaklardaki varisler veya ciltteki çatlaklarla sınırlanan, bazen de göğüslerde küçülme veya kalçalarda genişleme gibi daha göze çarpan biçimlerde olabilen bu değişikliklerin giderilmesi mümkün.

Göğüs sorunları: Doğum sonrası, emzirme olsun ya da olmasın, süt verme döneminin bitiminde meme bezleri eski haline dönecek şekilde geriliyor. Bu durum memelerde küçülmeye ve meme derisinde sarkmaya neden oluyor. Doğum sonrası meme hacmindeki kaybın yerine konması, protez yerleştirilmesi ameliyatı ile gerçekleştirilebiliyor.

Deri çatlakları: İlk altı ay ve bir sene süresince kırmızı- mor arası bir renkte olan bu çizgilerin renkleri ilerleyen dönemlerde solabilir. Bu kalıcı izlerin giderilmesi için de karın germe ameliyatı yapılıyor.

Karın Germe estetiği: Hamilelik ve doğumla birlikte deride çatlamalar ve yağ depolanması ile birlikte deformiteler karşımıza çıkıyor. Ayrıca karın duvarı kasları da hamilelikte zayıflıyor, yatkın kişilerde karın duvarında fıtıklaşmaya varan zayıflıklar gelişebiliyor. Tüm bunlar karın germe yöntemiyle, bikini, iç çamaşır çizgisi içerisinde kalacak bir iz yaratacak şekilde yapılan işlemle giderilebiliyor.

none

Tamamen doğal olan bu yöntemle derin kırışıklıklar 6-8 ay süreyle yok edilebiliyor. Cellest’ten Op. Dr. Tunç Tiryaki ile estetikte son uygulamaları konuştuk.

Hücresel tedavi nedir?
Cilt altında kalojen ve elastin liflerinin azalmasıyla yüz çizgileri oluşuyor. Derinin dermis denilen derin tabakası zamanla inceliyor, buradaki cildi yenileme hücrelerinin (fabrika hücreleri) sayısı azalıyor. Hücre tedavisinde, derinin içindeki fabrika hücreleri (yani cildi yenileyen hücreleri) alıp laboratuvar ortamında çoğalttıktan sonra gerekli bölgeye enjekte ediyoruz. Bu hücreler cildi yenilemeye yardımcı oluyor.

Söz konusu deri vücudun herhangi bir yerinden alınabiliyor mu?
Genellikle derinin az güneş görmüş ve az yıpranmış bölgesinden hücre alıyoruz. Kulak arkası hem operasyonun kolaylığı hem de yaranın gizlenmesi açısından uygun. Buradan alınan hücreler laboratuvar ortamında 3 hafta boyunca özel koşullarda ortalama 30 milyon hücre olana kadar çoğaltılıyor ve kırışıklıkların olduğu bölgelere enjekte ediliyor.

Sadece kırışıkları mı yok ediyor?
Bu yöntem yüzdeki derinleşmiş çizgileri, oluşan boşlukları doldurmak için kullanılıyor. Derin çizgileri canlı malzeme üreten hücrelerinizle dolduruyorsunuz, üstüne üstlük bu hücreler orada dolgu malzemesi üretmeye başlıyorlar. Yani canlı bir tamir sistemi enjekte etmiş oluyorsunuz.

Hücreler başka şekillerde de kullanılıyor mu?
İkinci kullanma yöntemi daha çok fibroterapi diye tarif ediliyor. Bu yöntemde fabrika hücreleri yüzün her tarafına iğne ile ekiliyor. Dolayısıyla cildin kendisini yenileme kapasitesini artırmış oluyoruz.

Bu yöntemler estetik ameliyatlara alternatif olarak düşünülebilir mi?
Bu iki yöntem cerrahi yöntemlerin alternatifi olamaz. Orta yaşlı, 35-50 yaş arasındaki hastalarda kullanılıyor. Eğer belli yerlerde çok derin çizgiler varsa bu yöntemlerle onları doldurmayı tercih ediyoruz. Bu da hem deriyi kalınlaştırıyor, hem de derinin kolojen üretimini arttırıyor. Buradaki genç hücreleri çoğaltıyoruz. Kırışıklıkların dolmasının yanı sıra zamanla artan bir iyileşme ve oluşacak kırışıklıkların önlenmesi hedefleniyor. Bu bir çeşit gençlik ve zamanı durdurma aşısı olarak yorumlanabilir.

İşlem nasıl yapılıyor?
Sadece 5-10 dakikalık bir işlem. Kulak arkasını iğneyle uyuşturuyoruz ve çok küçük bir deri parçası alıyoruz. Daha sonra o bölgeye küçük bir klips takıyoruz. Hasta normal hayatına dönüyor. Duşunu alıyor, sporunu yapıyor, işine gidiyor. Hiçbir kızarma ya da morluk oluşmuyor. Hastadan aldığımız parça özel bir sıvı içinde laboratuvara gönderiliyor. Burada çoğaltılıyor. Üç hafta sonra hastayı kliniğimize ikinci kez çağırıp hücreleri enjekte ediyoruz. www.cellest.com.tr

Yaşlanmaya karşı alternatif çözümler

Kök hücre nakli
Son yıllarda Türkiye’de de kullanılan kök hücre nakli ile yüzdeki yaşlanma etkileri geciktirilebiliyor. Yüzde yaşlanmayla birlikte yağ dokusu kaybı olduğu için buralara kök hücre nakli yapılıyor. Yalnızca yüzün kalitesi değil kan dolaşımı da düzeliyor. Mesela 35 yaşındaki bir kişini yağ hücreleri alınıp eksi 86 derecede donduruluyor. Beş yıl sonra bu hücreler yüze nakledildiğinde kişi 40 yaşında olmasına rağmen 35 yaşındaki hücreleri ekmiş oluyorsunuz. Bu Türkiye’de yeni uygulanmaya başlanan bir yöntem.

Yanıklar için Recell
Yüz ve vücut pigment eksiklikleri Recell adı verilen hücre spreyi yöntemi ile tedavi ediliyor. Akut yanıklı bölgeler başka bir bölgeden alınan hücrelerin sprey haline getirilmesi ile tedavi ediliyor. Böylece deri hücreleri yenileniyor. Deriye rengini veren hücreleri çoğaltılarak cilt lekeleri azalıyor.

Kalça ataşlama
Popo vücuttaki en zor bölgelerden bir tanesi. Son zamanlarda gitgide popüler olan ataşlamada ise gluteal kas dediğimiz kalça kası kalça kemiğine elastik bir iplik ile tutturuluyor ve kendi üstüne toparlanıyor. Bu uygulama da meme ataşlaması gibi hastane şartlarında hafifçe uyku halinde yapılıyor. Sabah gelen hasta ameliyathane koşullarında hafifçe uyutuluyor, bölge önceden işaretlenen yüksekliğe 3 noktadan ataşlanıyor ve bir flaster ile destekleniyor. Geride herhangi bir iz kalmamakta zira bu ugulama da iğne ile yapılmakta. Genellikle sonucu daha kalıcı kılmak için hafif bir liposuction da uygulamaya ekleniyor.

Meme ataşlama
Bu operasyon hastane şartlarında hafifçe uyku halinde yapılıyor. İki 3 santimlik sarkmalarda bu yöntem kullanılabiliyor. Meme, ucundan itibaren sıra ile 3 adet ataş halkaya alınıyor. Bu halkalar önce sıra ile yukarı doğru birbirine asılıyor. Sonra tüm meme köprücük kemiği çevresinden dönen bir halkaya asılıyor. İğne ile yapıyan operasyonun ardından hasta aynı gün eve dönüyor, 2 gün sonra işine başlayabiliyor. Bu yöntemin avantajı hiç iz bırakmadan asmanın gerçekleştirilebilmesi. Dejavantajı ise sınırlı bir endikasyon alanı olması.

Vatan

7 com

Meme kaldırma Operasyonunun yöntemi

Meme küçültmedeki yöntemin aynısıdır. Ancak izler daha az ve daha sınırlıdır. Meme ucu hassasiyetinin azalması ve süt vermek fonksiyonunun sınırlanması gibi sakıncalar açok daha nadir rastlanır. Hastanede kalış süresi ve iyileşme süresi daha kısadır.

Hastaların tereddüleri ve soruları?

Soru: Ameliyat sonrasında meme ucu hassasiyetinin azalma veya kaybolması söz konusu mu?
Cevap: Özellikle büyük ve sarkık göğüslerde kısmen hassasiyet kaybı görülür. Fakat 3-6 ay arasında eskisi kadar olmasa da normale döner.

Soru: Yeniden hamile kalındığında süt verilebilir mi?
Cevap: Kullanılan yönteme göre süt verme işlemi kısıtlanabilir veya mümkün olmayabilir. Eğer emzirmek önemli ise cerrah tarafından alternatif metodlar seçilebilir.

Soru: Her bir göğüs ne kadar küçültülebilir?
Cevap: Göğüslerin .yapısını göre 1-3 kg oranında küçültülmesi mümkündür.

Soru: Ameliyattan ne kadar sonra denize girebilirim?
Cevap: Her ameliyatta olduğu gibi güneş ışınlarından ilk 6 ayda korunmak gerekir. Mayo ile 6-8 hafta sonra denize girebilirsiniz. İlk 6-8 haftada spor kısıtlanmalıdır.

Soru: Göğüsün yeniden sarkması söz konusu mu?
Cevap: Evet. Özellikle hamilelik ve emzirme döneminden sonra olabilir. Bu nedenle bu operasyonu bu dönemi atlattıktan sonra yapmak gerekir. Ancak sağlığınızı ciddi şekilde etkileyecek şekilde büyük ise beklemeden yapılması daha faydalı olabilir.

Soru: Göğsümde kistik dejenerasyon gösteren fibroma var. Operasyon benim için riskli olabilir mi?
Cevap: Hayır. Hiçbir risk teşkil etmez. Aksine yararlıdır. Çünkü göğüs dokusundan alınan tüm yağ ve dokular bir check-up amacıyla platolojik incelemeden geçirilmektedir. Ve bunu tüm doktorların yapması gerekir.

Kaynak: Ailem.com

4 com

Uygulamalar için güzellik salonlarını ve kuaförleri değil, Sağlık Bakanlığı’nın onayladığı güzellik merkezlerini tercih edin. Estetikte sık kullanılan yöntemler geçtiğimiz ay Bursa’da yapılan 4’üncü Uludağ Dermatokozmetoloji Günleri’nde masaya yatırıldı.

Cilt hastalıkları ve plastik cerrahlar sık kullanılan yöntemleri değerlendirdi. Kongrede konuşan Nişantaşı Sculpture Terapi Merkezi Cilt Hastalıkları Uzmanı Dr. Betül Şengör’den kongreninbir özetini aldık.Botoks, LPG, lazer ve daha birçok cihaz ve yöntem güzelleşmek, gençleşmek veya bazı kozmetik sorunlardan kurtulmak isteyenlere destek veriyor. Ancak uzmanlar, “Estetik girişimler yaptırırken sağlığınızdan olmayın, geri dönüşü olmayan hasarlara uğramayın” diyor.

LPG DİĞER YÖNTEMLERİN ETKİSİNİ ARTIRIYOR

LPG tek başına yapıldığında, diyetsiz bile vücutta daralma-sıkılaşma oluyor. Diyet eklenirse kilo kaybı da görülüyor. Mezoterapi, karboksiterapi gibi yöntemlerle birlikte uygulandığında yağ yakımı etkileri katlanıyor.

SELÜLİT TEDAVİSİNDE TEK YÖNTEM YETMİYOR

Selülit derdi olmayan neredeyse kimse kalmadı. Genellikle kadınların sorunuysa da, kilo alan ve androjen hormon yetmezliği bulunan erkeklerde de görülebiliyor. Selülit tedavisinde uygulanan yöntemler içindeen çok sözü edilenlerden biri mezoterapi. Selülitin nedenleri çoğunlukla birden fazla. Cilt altı bağ dokusunda ödem, mikro dolaşımın bozulması, yağ tutulumunun artması gibi birbiriyle ilişkili, kısırdöngüye dönüşen nedenler. Uzmanlar iki konuda tamamen hemfikir: İlki tedavinin nedenlere yönelik planlanması. Diğeri tek başına hiçbir tedavinin yeterli olmadığı. Bu nedenle öncelikle selülitin en önemli nedeni sayılan dolaşım bozukluğunun giderilebilmesi için masaj uygulanması şart. Ancak masajın ehil ellerde yapılmaması, sorunun daha da kötüleşmesine yol açabiliyor. Yine uzmanlar masaj konusunda en iyi yöntemin LPG olduğunda uzlaşıyor. Ayrıca masajın hemen sonrasında uygulanan mezoterapiyle çok daha iyi sonuçlar alınabileceği açıklandı. Doğru beslenme ve spor biçimi, bol sıvı tüketimi de başarıyı artırıyor.

UYGUN DOZ VE ARALIKLA YAPILMAYAN BOTOKS ETKİSİZ

Botoks rüştünü çoktan kanıtladı. Halen ciltte yaşlanmaya karşı en fazla tercih edilen yöntem. İstenildiği zaman bırakılabilmesi, kalınan yerden devam edilebilmesi nedeniyle tercih ediliyor. Botoksun da kuralları var. Uygun aralık ve dozla iyi sonuç veriyor. Yanlış dozlar, cildin alışması, antikor üretmesi botoksun etkisiz kalmasına neden oluyor.

HAYVANSAL KÖKENLİ DOLGULAR TARİH OLDU

Ameliyatsız estetik uygulamalarda dolgular, botoks gibi ilk sıralarda. Hayvansal kökenli malzemeler riskleri nedeniyle terk edildi. Şimdi en çok kullanılan dolgular, özünde hyaluronik asit içerenleri. İnsanın kendi yağ hücreleri ve kulak arkasından alınan cilt hücreleriyle yapılan dolgu (fibroplast) da sıklaşıyor. Özellikle bazı akne izleri, cilt sarkmalarında cildin yeniden yapılandırılması için fibroblast dolgular veriliyor. Hyaluronik asit, dudak-yanak arası, dudak ve iki kaş arasına enjekte ediliyor. Kalıcılık süresi molekülün yapısına, markaların farklı içeriklerine göre değişiyor.

DAHA DERİN PEELINGLER BAŞLADI

Kimyasal peeling, lekelerin açılması, akne ve akne izlerinin tedavisi, siyah nokta üreten yağlı ciltlerde, cildin kırışıklıklarını gidermek amaçlı kullanılıyor. Tek başına uygulanabildiği gibi başka yöntemlerle kombine de ediliyor. Hastane koşullarında yapılması şart olmayan, ancak daha derin soyan peelinglerin kullanımı artıyor.

SOĞUTUCU SİSTEMİ OLMAYAN LAZERDEN UZAK DURUN

Günümüzde lazer yardımıyla pek çok sorunun tedavisi yapılıyor. En başarılı olduğu alanlardan biri kalıcı epilasyon. Piyasada çok fazla sayıda ve çeşitte lazer var. Ancak ciltte yanığı önleyen soğutucu sistemi bulunmayan lazerlerden uzak durun. Uygun hasta ve cihazın seçimi başarının ilk şartı. Lazer epilasyon sadece estetik amaçlı ve konforlu olduğu için değil sağlık açısından da önemli bir yere sahip. Özellikle kıl dönmesinde tek çözüm sayılabilir.

ÇATLAKLARIN YÜZDE YÜZ TEDAVİSİ HÁLÁ YOK

Çatlak tedavisinde hiçbir yöntem tek başına mükemmel sonuç vermiyor. Ancak doğru yöntemler birlikte denenirse, kozmetik olarak kabul edilebilir sonuçlar elde ediliyor. Mezoterapi, karboksiterapi, mikrodermabrazyon, kimyasal peeling, ışık tedavileri bunlardan birkaçı. Cilde sürülen ürünler, tek başlarına mucize yaratamasalar da diğer tedavilerle birlikte kullanılabiliyor. Her zaman söylendiği gibi cildi iyi nemlendirmek, bol su içmek, kilo kontrolü, yatkınlık varsa önleyici ürünler kullanmak öneriler arasında.

Ellere haftada bir yağlı kremle masaj yapın

Eller de olumsuz dış koşullara açık uzuvlarımızdan. Rüzgar, soğuk, güneş ışınları, temizlik malzemeleri, deterjanlar, toprak vs. hepsi elleri yıpratır, yaşlandırır. En az yüzünüz kadar görünürde olan ellerinize yönelik yapacağınız en iyi şey etkin koruma. Eldiven giyerek iş yapın. Özellikle deterjan, temizleyici kullanarak yaptığınız işler sırasında.

Günlük bakımda el kremleri veya losyonlar genellikle yeterli. Ancak hiç olmazsa haftada bir kez yağlı bir kremle masaj yapmanızda yarar var. Bir diğer reçete de annelerden kalma. Ara sıra yatmadan ellerinize vazelin sürün, pamuklu eldiven giyin. Sabah ellerinizin yumuşaklığına şaşıracaksınız. Ellerinizi sertleşmiş deriden kurtarmak istiyorsanız, ponza taşını deneyebilirsiniz. Dikkat, ölü derilerden kurtarayım derken hırpalamayın. Bunlar sizi kesmiyorsa, ellere yönelik SPA, özel bakım hizmetleri sunan merkezlerden yardım alabilirsiniz.

Maske için en iyi zaman uykudan önce

Yüzünüze maske yapmayı denediniz mi hiç? Maskenin ardından sadece kendinizi daha iyi hissetmez, cildinizin nefes aldığını duyarsınız. Piyasada satılan çeşit çeşit maskeden size uygun fonksiyon, fiyat ve kokuda olanı mutlaka vardır.

Maskeyi mutlaka kullanma talimatına göre uygulayın. Ancak yüzünüzde yara, sivilce veya cilt sağlığıyla ilgili başka bir sorun varsa, önce bir cilt hastalıkları uzmanına danışın.

Maskeden önceki ilk adım temizlik. Maskeyi temiz, erkekseniz sakalsız cilde uygulayın. Olanağınız varsa buhar banyosu gözeneklerini açacaktır. Uzmanların önerisi, maske uygulamasını aceleye getirmemeniz. Unutmayın kendinizi şımartıyorsunuz! En iyi zamanlama uykudan önce… Ev nispeten izole bir ortam, yağmur, kar, rüzgar, güneş ışığı, egzoz gazından cildinizi koruyabilirsiniz. Maske uygulamanın başka incelikleri de var:

Göz çevresine sürmeyin

Kuruduktan sonra çekilerek soyulan maskelerdense saçlı, kıllı bölgelere değdirmeyin

Yüzünüzde maske varken konuşmayın, gülmeyin, mimik yapmayın.

Maskeyi ılık suyla yüzünüzden çıkarıp temizledikten sonra cildinizi nemlendirin.

Mesude ERŞAN – Hürriyet

none

Bilim dünyası sonsuzlukla eşdeğer. Biz şimdi 2004 yılını yazarken, sorularına yıllardır cevap arayan bilim adamları yeni moleküller keşfetti, yaşlanan hücrelere yeniden yaşama şansı verecek buluşlara imza attı ve tıbbi yöntemlerin yerine kozmetik alternatifler geliştirdi. Anti-ageing araştırmaları kozmetik dünyasına öylesine nüfuz etti ki, bugüne dek kimsenin krem kutularında görmediği bir teknolojiyi barındırır hale geldi. Dünya kozmetik devlerinden Lancome ve Helena Rubinstein’in cilt araştırmacılarının mimik izlerinin oluşumunu engelleyen buluşlarının üzerinden tam olarak 10 yıl geçti.

KOZMETİKLERİN KIRIŞIKLIK SAVAŞI SON HIZ SÜRÜYOR

İlk izler 25-30 yaş arasında dudak çevresinde görülürken, 35’ten itibaren alın bölgesi giderek derinleşen izlerden nasibini alıyor. 40 yaşında ise mimik çizgileri yüzde artık belirgin bir şekilde kendini göstermeye başlıyor. Modern kadının kalbini ‘Face Sculpture’ ve ‘Collagenist’ adlı iki kremiyle fetheden Helena Rubinstein’dan sonra cilt yaşlanmasına estetik bir çözüm de tıp dünyasından geldi. Sinir uçlarını zehirli iğneyle geçici olarak felç eden botoks yöntemini artık krem olarak kadınların hizmetine sunacak kadar iddialılar. Serum ve krem olarak satışa sunulan ‘Expressionist’in içeriğindeki ‘B-Neutrox’, sadece ciltteki hücre kaslarının mikro kasılmalarını bertaraf etmekle kalmıyor aynı zamanda cildin elastikiyeti üzerinde etkili olmasını sağlıyor. ‘B-Neutrox’un misyonu; kalsiyumun fibro liflere alımını engellemek. Kalsiyumu bloke etmesinin yanı sıra ‘B-Neutrox’ hücrelerin enerji kaybını azaltıcı özelliğiyle öne çıkıyor. Önlem de yaşlılığın engellenmesinde en önemli adımlardan biri. Lancôme, cildin gevşemesi için hücrelerin derinliklerine mineral ve bitkisel içerikler gönderiyor: Bu yeni biyolojik kompleks ‘D-Contraksol’ fibrik dokulara relaks emri veriyor. Buna ek olarak ‘Resulotion’, optik bir kırışıklık doldurucu olan ‘Skin Fibre’ içeriyor. Uzunluğu 10 kilometreyi bulan liflerin ağırlığı 1 gram bile olmazken, cilt yüzeyini anında gerginleştiren kadifemsi bir mikro ağ oluşturuyor. Christian Dior laboratuvarları araştırmacıları da, araştırmaları sırasında bilinmedik dünyaların kapılarını aralamaya devam ediyorlar. Lyon Üniversitesi ve plastik cerrahi uzmanlarıyla yaptıkları çalışmalarda kırışıklıklar ilk kez moleküler düzeyde araştırıldı. Bunun anlamı, bugüne dek kırışıklıklar üzerinde doğrudan hangi ortamların etkili olduğu bilinmiyordu. Kırışıklıkları oluşturan anahtar belirtiler keşfedildi. Ve Dior’un kırışıklıklara cevabı ‘Capture R 60-80’ oldu. Anında ve uzun vadeli etkisiyle, içinde barındırdığı yeni teknoloji sayesinde cildin gergin görünümünü korumasına yardımcı oluyor. Sürüldüğü andan itiraben yaklaşık 60 dakika içinde etkisini gösteriyor.

Botoks’un kullanıldığı diğer alanlar

VAGİNİSMUS SORUNLARINDA

Vaginismus, vajina çıkışını çevreleyen kasların istemdışı kasılması olarak tanımlanıyor. Aslında psikolojik temeli olan bir seksüel bozukluk. Bu kasların kontraksiyonu (kasılması) cinsel birleşmeyi ya ileri derecede ağrılı, ya da olanaksız kılıyor. Son yıllarda, diğer birçok distonik bozuklukta olduğu gibi vajinismusun tedavisinde de botulinum toksinin kullanılması gündeme geldi. Bu amaçla vajinayı çevreleyen iki kasa botoks enjekte ediliyor. Bugüne dek pek çok olguda ikinci bir enjeksiyona gerek kalmadan tek uygulamayla iyileşme sağlanmış. Yine de botoks uygulaması henüz standart vajinismus tedavileri arasına girmedi. Amerika Birleşik Devletleri’nde de, vajinismusta kullanımı için henüz FDA onayı yok. Ancak kullanılan vakalardaki sonuçların oldukça başarılı, tedavi süresinin de kısa ve etkili olması önümüzdeki yıllarda botoks’un vajinismus tedavisinde daha sık kullanılacağını düşündürüyor.

AŞIRI TERLEMEDE

Prof. Dr.Ertuğrul Aydemir (İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Dermatoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi )

Terleme insan vücudunun ısı düzenlemesini sağlama amacıyla kullandığı önemli ve çok yararlı bir sistem. Ancak bazı durumlarda terlemenin boyutu vücudun gereksiminin çok üzerinde olabiliyor. Bu şekilde normalin çok üzerindeki terlemelere ‘hiperhidrozis’ adı veriliyor. Hiperhidrozun genel ve bölgesel olmak üzere iki tipi var. Daha sık gördüğümüz ve hastalar için başlı başına sorun olan bölgesel terlemeler. Bölgesel terlemede en çok tutulan ve sorun olan bölgeler koltuk altları, avuç içi ayak tabanları ve daha seyrek olarak kasıklar. Koltuk altı terlemelerinde giysilerin ıslanması, ter kokusu gelişmesi en önemli sorunlar olarak karşımıza çıkıyor. Bu sorun kişinin sosyal, kişisel, duygusal ilişkilerini çok önemli ölçüde etkiler ve yaşam kalitesini bozuyor. Avuç içi terlemelerinde ise yazı yazarken kağıtlar ıslanır, el sıkışırken rahatsızlık ve el kurulama gereği hissedilir, ayak terlemelerinde ayaklar, çoraplar ve ayakkabıların ıslanmasının yanı sıra ayak kokuları da çok rahatsız edicidir ve her ikisi de sosyal ve bireysel ilişkileri, iş veya okul verimini düşürür ve yaşam kalitesi üzerinde çok olumsuz etki yapar. Koku doğrudan terin kendisine ait değildir, terli ve nemli ortamda çoğalan bakterilerin yumuşayan deriyi parçalamasıyla ortaya çıkar. Yeni bir tedavi yöntemi olan ‘Botulinyum Toksini’ terleyen bölgeye deri içerisine uygulanıyor. Yıllardır başka nedenlerle güvenle kullanılan bu ürün, ter bezlerine ulaşan sinirleri geçici bir süre bloke ederek ter üretim ve atımını engelliyor. Etkisi genellikle 72 saat sonra başlıyor ve 6-8 ay gibi bir iyilik hali sağlıyor, bazen bu süre daha uzun da olabiliyor.

Yeniden uygulanmasında da hiçbir sakınca bulunmuyor. Koltuk altında uygulama çok rahattır, fazla ağrı yapmıyor ve bir anestezi uygulaması gerektirmiyor. Buna karşılık avuç içi ve özellikle ayak tabanı uygulamalarının lokal anesteziklerle desteklenmesi gerekiyor. Yan etkileri, hekim elinde ve kontrollu kullanıldığı sürece çok sınırlı ve geçici.

Krem botoks etkisini uzatır

Dr. Arzu Erdener (CosmoLazer Estetik Merkezi)

Bu tip kremler genelde uzun sürede etki ediyorlar. Bir kere sürmeyle kişinin kırışıklığı yok olmuyor. Ama oluşmuş olan kırışıklıkları uzun vadede biraz daha hoş bir görüntüye dönüştürebiliyor. Sonuçta ciltte oluşmuş kırışıklıklığı botoks gibi yok etmesi mümkün değil. Ancak kırışıklık oluşmamışsa uzun vadede oluşmasını engelleyebilir. Etkisi bir-iki kerede oluşmuş kırışıklığı gidermeye yeterli değil. Örneğin, göz kenarına botoks uyguladıktan sonra bu tip kremleri göz kenarlarına sürüldüğünde botoks etkisini uzatıyor. Bildiğiniz gibi botoksun etkisi beş-altı ayda sonlanıyor, ama kırışıklık giderici ürünler botoksun etkisini uzatıyor. Ya botoks sonrasında yardımcı yan ürün olarak ya da kırışıklık henüz oluşmadan sürüldüğünde uzun vadede etkili olur.

Op. Dr. Semih Gök (Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrah)

Botoksun uygulandığı yer kas içidir. Özellikle iki kaş ortasındaki bölgede kalın bir deriyi geçerek kasa inmek gerekiyor. Yani bir hayli yolunuz var. Göz çevresindeki cilt yüzeyi çok ince, altındaki kas da öyle. Dolayısıyla kremlerin bu bölgedeki etkisini rahat rahat görmek mümkün. Örneğin, göz etrafındaki kaz ayaklarına glikolik asitle yapılan hafif bir peeling uygulandığında bile hasta cildinde bir açılma gözleyebilir. Kremin içindeki bir miktar glikolik asit bile o etkiyi yaratabilir. Kremlerin de mutlaka bir etkinliği söz konusu. Ancak botoksun kremlerden daha etkili olduğunu düşünüyorum. Bir de botoks bir kez yaptırıyorsunuz, beş ay boyunca mutlu oluyorsunuz. Fiyat olarak kıyaslarsanız kremler de ucuz değil, botoks da ucuz değil. Bir de çok önemli bir nokta var ki; hiçbir hekim aynı botoksu uygulamıyor, hiçbir hasta aynı değil. Botoks uygularken kişinin yüzünün yapısıyla uyguluyoruz. Ben botoksu kanuna benzetiyorum. Kanunun açılıp kapanan birtakım anahtarları var. Onları açtığınızda ya da kapadığınızda farklı armonilere sahip oluyorsunuz. Botoks da öyle, yüzün her yerinde bir sürü anahtar var. Hangi anahtarı açarsanız, ona göre yepyeni bir tarz, yepyeni bir stil yaratıyorsunuz. Ama bunu kremlerle yapmak mümkün değil.

Cilt de mutlu oluyor

Sonsuz gençliğin ünlü hormonu DHEA (dehidroepiandrosteron)’yı, YvesSaint Laurent araştırmacıları tarafından kozmetik bir alternatif olarak sunuyor bize. Böbreküstü bezlerinin ürettiği bu hormon 25 yaşında en yüksek seviyesine ulaşıyor, 40 yaşla birlikte azalan bir ivme göstermeye başlıyor, 70’te ise yok olmaya yüz tutuyor. YSL’nin ‘Age Expert’ serisi hücre yenileme ritmini artırıyor ve dokuyu güçlendiriyor. Gençliğe iki adımda dönüşü ise Estée Lauder’ın ‘Perfectionist Correcting Serum for Lines/Wrinkles’ ürünü vaat ediyor. Birinci adım; kırışıklıkları ışık refleksiyonuyla yok eden optik teknoloji, ikinci adım ise kırışıklığı alt eden retinole yeni bir alternatif oluşturduğu ‘Biosync-Komplex’. Kolajen ve elastin üretimlerini etkili hale getiriyor ve hücrelerarası iletişimi farklı cilt katmanlarında bile yapılabilir kılıyor. Guerlain ise ‘Issima Happylogy’yle ciltteki mutluluk moleküllerini (beta endorfin) uyandırıyor. Endorfinin sadece sinir hücreleri tarafından oluşturulduğu düşünülüyordu ancak bir süre önce cildin de bu hormonu üretebileceği kanıtlandı. Bu arada, Estée Lauder araştırmacıları hücrelerarası iletişimin mükemmel oyununu gerçekleştirecek iki proteinin keşfine imza atmış bulunuyorlar; dermis ve epidermis arasındaki enformasyonu sağlayan ‘integrine’ ve kolajen ve elastin arasındaki koruma kablosu ‘Laminine’. Kolajen ve elastin lifleri arasındaki koruma yastığı ‘Matrix’le Chanel’in ‘Precision Rectifiante Intense’i devreye giriyor. Bu yeni etkili madde cilt içinde gerçekleşen yaşlanmayı yavaşlatıyor.

one

48 saat içinde memeye dönüşen karın dokusunun yaşayıp yaşamayacağı anlaşılmakta. Bu kritik devre atlatıldıktan sonra yenilenmiş organ sadece birkaç hafta içinde bedenle kaynaşabiliyor. Beden dokusuyla gerçekleştirilen ameliyat sonrasında hastalar psikolojik olarak tamamen iyileşiyor.Mikrocerrahlar kanser nedeniyle memeleri alınmak zorunda kalınan hastalarına, karın yağlarıyla yeni meme dokusu biçimlendirebiliyor. Yenilenmiş organ ömür boyu kalıcı olduğu için de kadınlar travmatik sorunlar yaşamıyor. Ancak teknik birçok doktor tarafından henüz bilinmemekte.

A.T hanımın hayatı her zaman alışveriş ettiği bir iç çamaşırı dükkanında değişecekti. Sağ memesi kanser yüzünden alınan 47 yaşındaki kadın, yine eskimiş pamuklu protez yerine yenisini ısmarlamak için gelmişti. ‘Neden alınan memenin yerine yenisini yaptırmıyorsun’ diye soran satış elemanından o gün kendi karın yağlarıyla yeni göğüslerine kavuşan kadınlarla ilgili öyküler dinledi.

Gerçi geliştirilmiş erken tanı yöntemleri ve daha iyi ameliyat teknikleri sayesinde kanserli meme eskisi kadar tümüyle alınmıyor, ama yine de kanser nedeniyle kaybedilen organların yenilenmesiyle ilgili büyük bir talep var, diyor Alman estetik cerrahı Axel- Mario Feller.

Meme yenileme ameliyatı, yapay veya bedenden alınan doğal hammaddelerle yapılmakta. Fakat farklı yöntemler hastalar kadar doktorlar tarafından da pek bilinmiyor.

Japonya’da keşfedildi

Tümör yüzünden alınan meme, genelde silikon yastıklarla yenilenmekte. Ama A.T bedeninde yabancı madde taşımak istemediği için karın yağıyla gerçekleştirilen yenileme ameliyatı ilgisini çekmişti.

Japonya’da keşfedilen yöntem Amerika’da iyice geliştirildi ve iyi bir lojistik ve beceri gerektirmekte, diyor bu ameliyat tekniğini kliniğinde uygulayan Feller. Cerrah, kaslara zarar vermeden elips biçimindeki dokuyu damarlarla birlikte karın duvarından alıyor ve uygun biçimde kesiyor ve boşalmış meme yerinin yerine yerleştiriyor.

Doğal beden dokusuyla yapılan meme yenileme ameliyatı Avrupa genelinde 200 cerrah tarafından uygulanmakta.

Tekniğin Amerikalı öncülerinden olan Robert Allen’in meme yenileme operasyonlarıyla ilgili uzun vadeli araştırmasını yapmış olduğu Louisiana Devlet Üniversitesinde, yöntemin diğerlerinden hem daha güvenli hem de daha iyi olduğu anlaşıldı.

Doğal yağ dokusuyla gerçekleştirilen ameliyatların sadece %1’inde karın yağıyla yenilenen meme kalıcı olmamış.

Yaşam kalitesi iyi

Kanada’da da ise karın ve memenin dört saatlik tek bir girişimde ameliyat edildiği, sağlıklı operasyon tekniğinin maliyeti üzerine yapılan araştırmalar ‘DIEP Flap’ (operasyon yönteminin İngilizce kısaltılmışı: Deep Inferior Epigastric Artery Perforator Flap) tekniğinin lehine sonuçlandı.

Amerika’daki 9000 dolarlık (Avrupa’da en az 15.000 euro) yenilenme ameliyatı kas dokusu implantından daha pahalı olmamasına rağmen, daha iyi bir yaşam kalitesi sunmakta.

Yapay implantlara karşın, doğal yağ dokusundan elde edilen meme, hastanın bedeniyle uyumlu olarak şişmanlayıp, zayıfladığı gibi onunla birlikte yaşlanıyor. Ve bir kez bedenle kaynaştıktan sonra ömür boyu kalıcı olmakta.

Oysa silikon yastıkların on yılda bir hatta bazen daha kısa sürede değiştirilmeleri gerekiyor. Ve her ne kadar yapay implant malzemeleri günden güne geliştirilse de organizma bunlara karşı ağrılı bir ‘kapsül fibrozu’ ile reaksiyon gösterebiliyor.

Epigastrik damarlar

Hastanın beden dokusuyla gerçekleştirilen ameliyattan önce dekolte, meme biçimi ve karın çizgileri işaretlenmekte. Karından alınacak elips biçimindeki parça ölçüldükten sonra ise (aşağı yukarı 30cm uzunluğunda ve 14 cm genişliğinde) karın duvarı kesiliyor.

Bundan sonraysa sıra işin en zor kısmına, yani girişime adını veren ‘epigastrik’ damarlar aranmasına geliyor. Karnın içi kısmında kasları besleyen dikey toplar ve atar damarlar bunlar. Bu girişim çok dikkat istiyor, çünkü damarların hiç hasar görmeden meme boşluğuna aktarılması gerekmekte.

Bu damarların aranması sırada memenin eski dikiş yeri açılarak ‘mamaria arteri’ (meme toplar damarı) hazırlanmakta.

Bazı hastalarda ‘mastektomi’ (memenin tümüyle alınması) ameliyatı sırasında çok sayıda sinir hasar görür. Fakat meme yenilme ameliyatlarının uygulandığı hastanelerde şimdi cerrahlar daha dikkatli davranarak estetik cerrahlarının kullanabileceği sinirleri köreltmeden bırakmaya özen göstermeye başladılar.

Psikolojik iyileşme

Karından alınan parçadaki damarlar ve sinirler meme damarları ve sinirleriyle bağlandıktan sonra, elips biçimindeki karın parçası meme boşluğunun üzerine yerleştirilerek dikilmekte. Dikiş izi genelde bikini sınırında kalıyor. Ameliyattan sonraki 48 saat çok önemli. Bu süre içinde ameliyatlı bölgenin ısısı dikkatle takip edilmekte, sonuçta bu süre içinde memeye dönüşen karın dokusunun yaşayıp yaşamayacağı anlaşılmakta. Bu kritik devre atlatıldıktan sonra yenilenmiş organ sadece birkaç hafta içinde bedenle kaynaşabiliyor.

Beden dokusuyla gerçekleştirilen ameliyat sonrasında hastalar yeniden eski bedenlerine kavuşmakla kalmayıp, psikolojik olarak da tamamen iyileşiyorlar.

Oysa en iyi meme implantı hakkında bilgi almak isteyen hastaların birçok cerrahtan aldıkları yanıt ‘Hayatta kaldığınız için sevinmelisiniz’ şeklinde.

Bu deneyimi 24 yaşındaki J.L.’de yaşamış. ‘Bizim ne şekilde yaşadığımız onlar için pek önemli değil’ diyen J.L. bedeninde ailesindeki diğer kadınların kansere yakalanmasına yol açan ‘BRCA-1’ genini taşıyordu. İki yıl önce teşhis edilen kötü huylu tümör alındıysa da kanser riski sürüyordu. Böylece J.L. kemoterapi ve ışın tedavilerinden sonra ailesinin de desteğiyle iki memesini de aldırarak meme yenileme ameliyatı olmaya karar vermiş.

8 kadından biri

Dünya genelinde sekiz kadından biri her yıl kanser yüzünden mastekomi ameliyatı olmak zorunda. Dişiliğin, cinselliğin ve anneliğin sembolü olan memenin yokluğu kadınların çoğunda güçlü travmalara neden olmakta. Almanya’da gerçekleştirilen bir araştırmaya göre dokuz kadında birinde görülen meme kanseri yılda 45.000 yeni vakayla en sık yaşanan kanser türü.

Hastaların üçte birinde sadece kötü huyla tümör temizlenmekte. Bazı özel kliniklerde ise vakaların %79’unda hastalar memelerini kaybetmiyor.

En basit yenileme yöntemi olan silikon jeli, J.L. için hiç uygun değildi. Hastanın estetik konusunda kaygıları vardı. Ayrıca silikon implantı taşıyan bir arkadaşının da geceleri sanki iki termofor üzerinde yatıyormuş gibi hissettiğini anlatması onu korkutmuştu.

Yeni meme bedendeki çeşitli dokulardan biçimlendirilebiliyor. Mesela ‘Latissimus dorsi’ olarak adlandırılan büyük sırt kasından. Doku parçası cerrahi girişimle elde edilen bir tünelden, ‘çalınıp’ koltuk altından göğüs bölgesine aktarılmakta.

Doktorlar sırt dokusuyla gerçekleştirilen ameliyatların çok başarılı olduğunu söyleseler de sırtta meydana gelen bu ‘bozukluk’, kol ve omuzda güç kaybına da yol açabiliyor. Tahminlere göre hastaların üçte biri bu ameliyattan sonra yük taşırken, ağır ev işi yaparken hatta saçlarını tararken bile zorlanıyorlar.

Meme ucu da tamam

Beden dokularıyla gerçekleştirilen diğer bir yöntem de karın duvarını, dolayısıyla da tam bedeni zayıflatmakta: Karnın alt kısmındaki kas, yağ ve cilt dokusundan elde edilen parçayla elde edilen implant. J.L. bu ameliyattan sonra sadece spora veda etmekle kalmayıp hamile kalma şansını da yitirecekti. Böylece jinekolog ve estetik cerrahları arasında geçen yoğun araştırmalar sonucunda DIEP Flap yönteminin kendisi için en uygun olanı olduğuna karar verdi.

Meme kanseri geni kontrolü yaklaşık beş seneden beri yapılmakta. O zamandan bu yana git gide daha fazla genç kadınların başvuruda bulunduklarını söyleyen cerrahlar hastaların karnında yeterli bulunmayan yağ dokusunun 10 ila 20 yıl içinde laboratuarda bile üretilebileceğine inanıyorlar. Avrupa’nın altı kliniğinde meme yenileneme ameliyatı için gerekli yağ hücresi üretimi denenmeye başladı bile.

DIEP Flap yöntemiyle gerçekleştirilen meme yenileme operasyonunda meme uçları cilt dokusuyla biçimlendiriliyor. Ve birkaç ay sonra da dövmeyle renklendirilmekte.

Ülkemizde de uygulanıyor

Bu tekniği ülkemizde uygulayan estetik cerrahlardan Prof. Dr.Nazım Durak şu açıklamayı yaptı: Meme kanseri nedeniyle göğüsü alının bayanlara tek seansta karından alınan doku parçasıyla eski memenin aynısı 2 saatlik ameliyatla gerçekleşiyor. Yaşam boyu yeni memesiyle hasta mutlu oluyor bunun fiyatı ise 5 ile 10 bin dolar arasında. Kamuoyunda başka yerlerden alınan yağ veya doku parçasının memeye yerleştirildiği sanılıyor. Bu doğru değil.

2 com

Son Yazılan Estetik Haberleri

En Çok Okunan Haberler

En Çok Yorum Yapılan Konular

Son Yorum Yapılanlar:

  • irem: merhaba ben 27 yaşında bir çocuk annesiyim doğumda bi hayli kilo aldım ve daha sonra verdim...
  • Zeynep: Mrb benim de sol gözümde bebeklikden beri göz tembelliği ve buna bağlı şaşılık var.....
  • gülcan: minimum 2.500den başlar 1.500 liraya garanti veriyoruz denilen yerlere güvenmeyin.bu iş...
  • volkan: kanki ayni problem bendede var bende 26 yasindayim hem dislerim bozuk hem de alt cenem...
  • Berde: Arkadaşlar merhaba, ben gruba yeni katıldım ve şimdi kendime kızıyorum daha önce neden...