HaberEstetik Menü

Protezler vücudun çeşitli yerlerinde estetik operasyon amaçlı kullanılıyor. Özellikle göğüs büyütme operasyonlarında.

Avustralyada bilim adamları, tenis topu büyüklüğünde bağ dokusu geliştirmeyi başardılar..

Protez

Avustralyanın Melbourne şehrinde St. Vincent Hastanesi’nde görevli bilim adamı Jürgen Dolderer, tenis topu büyüklüğündeki dokunun domuzlarda geliştirildiğini, yöntemin ileride göğüs yapımında kullanılabileceğini söyledi.

Bu sayede artık kendi dokunuzla göğüs estetiği sağlanabilecek..

Bilim adamı Jürgen Dolderer, yuvarlak bir kürenin içine biyolojik olarak parçalanabilen bir “iskele” yerleştirildiğini, dokunun yerleştirileceği kişiden alınan hücrelerin bu kürenin içine koyulduğunu söyledi. İçinde hücreler olan kürenin daha sonra bu kişinin omuzuna yerleştirildiğini ve kan damarlarına bağlandığını ifade eden Dolderer, kürenin içindeki “iskelenin” 4 haftada parçalandığını ve yeni bağ dokusunun 6 hafta içinde oluştuğunu söyledi.

Domuzlar üzerinde yapılan deneylerde tenis topu büyüklüğünde doku geliştirildiğini belirten Dolderer, yöntemi birkaç ay sonra insanlarda denemeyi düşündüklerini söyledi.

Her zamanki gibi estetik cerrahi daha teknolojik ve insanların daha konforlu yaşamasına hizmet etmeye devam edecek gibi gözüküyor..

none

Estetiğin sınırları konusunda görüşüne başvurduğumuz tüm cerrahlar, bu sınırın sağlıkta bittiğini söylüyorlar. Dr. Tuğrul Turan bu konuda en radikal sözleri sarf ediyor ve “Hiçbir estetik cerrahi ameliyatı vücudun normal işlevlerine engel olacak şekilde yapılmamalıdır. Organın normal sağlıklı işleyişine zarar verecek şekilde uygulanması hasta onu istese dahi kabul edilemez” diyor.

Marmara Üniversitesi Plastik ve Rekonstraktif Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç Erdem Tezel de sınırı sağlıkta çiziyor ve örnek veriyor: “Bir burnun güzelleşmesi uğruna nefes almasını önlememek lazım.

Geçici felç durumu

Uzmanların ortak olduğu bir başka nokta ise en çok yapılan yüz estetiğiyle ilgili. Tezel, önemli olanın operasyon sonrasında yüzün tamamen değişmesi değil, düzgün bir görünüme sahip olması olduğunu vurguluyor. Yüz estetiğindeki sınır ise, “mimiklerin kullanılabilmesi”, ki uzmanlar, o talihsiz gecede yaşanan durumun, mimiklerin geçici bir süre için kullanılamamış olmasından kaynaklandığını tahmin ediyorlar. Operatör Dr. Berkhan Yılmaz, bu konuda şöyle bir tahminde bulunuyor: “Yakınlarda bir ameliyat geçirdiyse dudaklarda ödem olmuş olabilir. Bunun sonucunda da his kaybı ve salya akması meydana gelebilir.” Doktor Zafer Atakan da, estetik müdahaleler sonrasında bazı bölgelerde geçici sinir hasarı olabileceğini belirtiyor ve uyarıyor: “Daha önce defalarca operasyon geçiren bir hastada iyileşme gecikebilir.Yüze yapılan estetiklerde görüntü ön planda olmalı ama fonksiyonel anatomi de unutulmamalı.Yani ağzın nefes alma, yeme içme işleminde, burunun nefes alma işleminde, göz kapaklarının gözü koruma işleminde önemi unutulmamalı. Görsel güzellikle birlikte fonksiyonel anatominin uyumlu harmanlandığı operasyonlar kişileri daha doğal gösterip olası komplikasyonlardan da korumaktadır.” Ancak burada estetik yaptırmak isteyenden çok yapana söyleyecek sözü var uzmanların.

Doç Dr Erdem Tezel, Amerikalıların “Elinizdeki tek alet çekiçse her şey size çivi gibi gözükmeye başlar” sözünü hatırlattıktan sonra şunları söylüyor:

Yeterli eğitim almayan bir insan, bildiği tek yöntemle insanı düzeltmeye çalışır. Bu yüzden ifadesiz, dudakları patlarcasına şişirilmiş insanlar ortalıkta dolaşır. Bir takım yanlış dolgu maddeleri de kullanıyorlar. Yanlış eller, yanlış hastaya uygulama yaptığında çıkan sonuçlar daha da ürkütücü olabiliyor. Liposuction ve meme protezi konusundan da bir şeyler söylemek istiyorum. Artık çevremizde yamuk, yumuk insanlar dolaşıyor. Çünkü güzellik uzmanları bile liposuction yaptığı için bunun geriye dönüşü de olamıyor. Liposuction kontür düzeltir, ama asla zayıflatmaz. Ama bir insandan 15 kilo yağ çekenini bile gördük.

Uzakdoğu’dan gelen meme protezlerini kullananlar da estetik cerrah olmuyorlar. Bence estetik olmak isteyen insanlar, gittikleri kişiye diploma sormalı. Sağlık Bakanlığı tarafından onaylanmamış bir diploma hiçbir işe yaramaz. Estetikte yaş sınırını koyacak olan kişi doktordur. Hastanın parası olması ve istekli olması bu ameliyatın tek koşulu olmamalı. Doktor, ‘bu sana uygun değil’ demeli.

Kıssadan hisse, estetik yaptırırken da sağlıktan ödün vermemeli. Operatör Dr. Tuğrul Turan, estetik yaptıracak kişinin doktorundan önce beş sorunun cevabını alması gerektiğini belirtiyor:

1) Sorun ne?
2) Ne yapılmalı?
3) Nasıl yapılmalı?
4) Riskleri neler ve iyileşme dönemi ne kadar sürer?
5) Daha sonraki yıllarda neler olabilir.

Turan, bazen uzmanları sorgusuz sualsiz ameliyata hazır kişilerle karşılaştığını söylüyor ve burada yönlendirmenin cerrah tarafından yapılması gerektiğini vurguluyor.

3 com

‘Küçüklüğümden beri burnumdan rahat alamadım. Doktorlar da 18 yaşından itibaren ameliyat olmalısın diyorlardı. Liseyi bitirdiğim zaman vakit kaybetmeden estetik ameliyat oldum. Burun bir kere düştü, tekrar yapıldı. Şimdi çok memnunum. İyi ki çok vakit kaybetmeden yaptırmışım diyorum.’

‘Burnumu küçüklüğümden itibaren sevmedim. Ama ailemin estetik ameliyatı karşılayabilecek parası yoktu. Çalışmaya başlar başlamaz, bu iş için para biriktirmeye başladım. Bir yılın sonunda bana kendimi iyi hissettiren bir doktorda ameliyat oldum. Kızlarla aram düzeldi. Düzgün bir ilişkim var. Kimse estetik olduğumu anlamıyor. Zaten anlasalar da fark etmezdi.’

‘Burnumda bir devüasyon problemi ve yamukluk vardı. Ameliyatı yaptırmam gerekiyordu. Estetik ameliyat olmak istedim. Abartılanın aksine ameliyat hiç de zor değildi. Nefes alınamayan gecelerden bahsediliyordu ki, bence yaşadığım şeyin hafif bir nezleden hiçbir farkı yoktu. Her aynaya baktığımda ‘Bu kadar küçük bir çabayla insanı bu kadar mutlu eden başka bir şey var mı?’ diye düşünüyorum. Sorun çok rahatsız ediyorsa hemen gitsinler. Çok mutlu olacaklar. İnsanlar sormadıkça söylemiyorum. Ama söylemekten de çekinmiyorum. Bazen içimden anlatmak geliyor. Sorarlarsa kesin söylüyorum.’

Fiyat, hasta ile doktor arasında

Türk Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Ramazan Kahveci:

İnsanlar bu aralar estetik cerrahlara koşuyor, çünkü yaz geliyor. İnsan kendini yaz aylarında daha formda, daha güzel hissetmek istiyor. Her sene estetik yaptıranların sayısında da bir artış oluyor. Görünen o ki, bu yıl daha fazla.

İnsanların kendine bakması, doktorların deneyim kazanması, medyanın tetiklemesi bu gelişmeyi artırıyor. Dernek olarak bizim misyonumuz ise, ameliyat olmak isteyenlerin gittikleri estetik cerrahta mutlaka ‘Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi’ uzmanı olduğunu gösteren bir diploma aramaları. Bu arada biz dernek olarak fiyat da belirlemiyoruz. Çünkü fiyat konusunun sadece hasta ile doktor arasında olduğuna ve doktorların açıkladıkları fiyatların çok altında ya da çok üstünde yapabildiklerine şahidiz.

Öğle arası estetik molası
Estetikte değişen sadece tabular ve yeni teknolojiler değil, trendler de değişiyor. Örneğin en son trend, ‘Öğle arası ve hafta sonu estetik molaları’. İş Kuleleri, Nişantaşı, Şişli ya da Bebek civarında bir sürü estetik cerrah, botox, bölgesel yağ aldırma gibi zaman gerektirmeyen işlemleri öğle arasında halledebiliyor. Operasyonu geçiren kişi, 30 dakika sonra işe geri dönebiliyor ve hafif şişlikler dışında dışarıdan fark edilen bir iz kalmıyor. Bölgesel liposuction olan kişi de pantolonun içine çorap giymek zorunda kalıyor en fazla. Cuma günü yapılıp pazar günü sargıları çözülen operasyonlar ise, burun, çene, meme estetiği ve liposuction uygulamalarından oluşuyor. İşler yoğun, vakit kısa ama isteyen kişi kendine bakmanın bir yolunu buluyor mutlaka…

İnsanlar Estetiğe neden başvuruyorlar ?

Uzmanlar bu sorunun yanıtını ikiye ayırıyor:

Kendisiyle barışık olanlar ve kendisiyle barışık olmayanlar

Kendisiyle barışık olanlar

- Kendine güvenmek

- İş bulmak

- Eş bulmak

- Güzel ve çekici görünmek

- Arkadaşlarının arasında saygın bir yer edinmek

- Kendine baktırabilmek

- Televizyon dizilerinde ve reklamlarda oynamak

- Yaşlanmaktan korktuğu için

Kendisiyle barışık olmayanlar

- Canı sıkıldığı için

- Eşiyle arası bozulduğu için

- Eşi aldattığı için

- Eşi başka kızlara baktığı için

- Terfi edemediği için

- Herkesin burnuna ya da göğsüne baktığını sandığı için

- Tüm hayatını değiştirmek için

- Herhangi bir film yıldızına benzemek için

12 com

Mutlu olup gülüyoruz, üzülüp ağlıyoruz. Kızıyoruz kaşlarımız çatılıyor, sıkılıyoruz alnımız çizgileniyor. Yüzümüz duygularımızın aynası oluyor. Gün içinde yaşadıklarımızla paralel binlerce mimik yapıyoruz. İşte bu mimikler gün geliyor, hoşa gitmeyen kırışıklıklar olarak yerleşiyor yüzümüze. Yerine göre kimi zaman kaz ayağı adını alıyorlar, kimi zaman dudak çizgileri. Mimik çizgileri, aynı ifadenin binlerce kez tekrarlanması nedeniyle adeta cilde kazınıyorlar. Çizgilerin asıl nedeni ise cilt altındaki kasların kasılmasıyla üstteki deriyi çizgilendirmeleri oluyor. Tıp insanları bunlara ‘dinamik çizgiler’ adını veriyor. Yakın zamana kadar bu çizgilerin ameliyatsız çözümü zordu. Derken bu çizgileri doldurmak üzere dolgu maddeleri çıktı. Ama insanoğlunun ebedi güzelliği aramadaki çabaları bitmedi ve en nihayetinde botulinum toksininin (bildiğimiz botoks), dinamik çizgileri giderebileceği; şaşılığı tedavi etmede cerrahiye alternatif arayan Dr. Scott tarafından tesadüfen keşfedildi. Bugün botoks, tüm dünyadaki estetik uygulamalar arasında en çok uygulanan prosedür olarak ilk sıraya yerleşti.

MÜHİM OLAN DOĞRU DOZ
Botulinum toksini; estetikte bir kilometre taşı. Haftalardır cilt gençleştirme yöntemlerini anlatıp da ondan bahsetmemek mümkün mü? Bir de benden dinlemenizi istediğim için bugünün yazısını botulinum toksinine ayırdım. ‘Clostridium botulinum’ adı verilen bir bakteriden elde edilen bu arıtılmış ve zararsız hale getirilmiş toksin, bugün estetik uygulamalar dünyasında hekimin en önemli silahlarından biri. Çok küçük dozlarda kullanılması ve vücuda dağılmaması en büyük avantajı. Kullanıldığı bölgedeki kasların rahatlamasını sağlayarak, belli bir süre için cildin gerginleşmesini ve dolayısıyla gençleşmesini sağlıyor. Birkaç dakikalık acısız bir müdahale ile kaslar rahatlatılıyor ve 4-6 ay için bu çizgiler silinebiliyor. Çalışma prensibi şöyle: Hedefteki kasa enjekte edilen ilaç, sinir uçlarında iletimi sağlayan maddelerin salınımını engelliyor, sinirler ile sinirlerin ulaştığı kas arasındaki iletimi durdurarak etkisini gösteriyor. Sinir iletiminin durması, sinirin ulaştığı organın işlevlerinin azalmasını ya da tamamen kaybolmasını sağlıyor. Alttaki kas kasılamayınca da üstteki deri çizgilenmiyor.

BURNA VE GÖĞSE DE BOTOKS
Ama işin sanatı da burada başlıyor. Çünkü hiç kimse, öncelikle o plastik ve mimiksiz suratları, asılmış kaşları, şeytani ifadeyi istemiyor; sırf bu çekincelerinden dolayı yaptırmaktan uzak durmayı tercih ettiklerini söylüyor. Uygulama noktaları ve dozu doğru seçildiğinde, doğal görünümü sağlamak kesinlikle mümkün. Zaten uygulamanın sanatından söz ederken de kastettiğim bu. Ne üstteki deriyi çizgilendirecek kadar kuvvetle kasılmalarına izin verilmeli, ne de mimik yapamayacak kadar bloke edilmeli kaslar. Dolayısıyla, aslında mimikleriyle çalışan tiyatro ve sinema oyuncularının bile doğal görünen uygulamalar yaptırmaları mümkün olabiliyor. Alın çizgileri, çatık kaşlar, göz kenarının ince kırışıklıkları, dudak üzerinin barkod çizgileri, boyundaki kimi çizgilenmeler ve çenedeki çukurlanmalar, klasik uygulama bölgeleri arasında yer alırken; son dönemde yeni uygulama alanlarının da eklendiğini görüyoruz. Kesinlikle ileri teknik ve deneyim gerektiren bu iki yeni uygulama alanı, botulinum toksini ile burun ucu ve meme kaldırma. Elbetteki cerrahi girişim ile aynı şey değil, ama sınırlı da olsa başarısı inkar edilemez. Kendini ameliyata hazır hissetmeyenler için uygun çözüm olabiliyor. Burun köküne veya göğsün belli bölgelerine yapılan bir kaç küçük enjeksiyonla kimi vakalarda önemli fayda sağlıyor.

Yılan zehiridir:
Botulinum, bir toksindir evet, yani zehirdir, ama tıpkı atropin gibi, dijitalis gibi tıpta hastalıkları tedavi etmekte kullanılan, hayat kurtaran ilaçların elde edildiği zehirler gibidir. Füme salam, sosis, konserve gibi gıdalarda üreyen C. Botulinum adı verilen bakterinin ürettiği bir toksinden elde edilir. Yaklaşık 200 yıldır tanınan bu maddenin tıbbi geçmişi, hastaya da hekime de tam güvence sağlar.

Bütün yüzdeki çizgileri doldurmakta kullanılabilir:
Dolgu maddeleri gibi çalışan bir ilaç değildir. Kırışıklıkların her türlüsüyle başa çıkamaz. Çizgiyi doldurmaz, altındaki kas hareketlerini engelleyerek çizgiyi ortadan kaldırdığı için yüzün her yerinde kullanılamaz. Örneğin yanaklarda, burun kanatlarından dudak kenarlarına uzanan çizgilerde kullanılamaz.

Etkisi geçtikten sonra eskisinden kötü görünürüm, cildim daha çok sarkar:
Etkisi kas hareketlerini geçici süre azaltacağından, üstteki deriyi dinlendirir. Etki süresi sonunda en kötü ihtimalde çizgileriniz, yalnızca eski durumuna geri döner. Ama öncekinden daha iyi durur.

Beynime, vücuduma zarar verebilir:
Asla! Bu soruyu hep, yöntemi estetik amaçlı kullanımlarından çok daha önce uygulamaya başlayan ve çok daha yüksek dozlarda kullanan nöroloji veya göz hastalıkları uzmanı meslektaşlarımın cevaplaması gerektiğini söylerim. Bu konuda 20 yıldır yayınlanmış bilimsel tek olumsuz makale yok.

DR. ALİ KERİM DİLER – Sabah

none

Hayalindeki buruna kavuşmak için ameliyat olan ancak sargılar açıldığında hayal kırıklığına uğrayanlar için estetikte ‘cetvelli’ dönem başladı. Artık burun estetiği, cetvelle ölçülüp biçilerek, milimetrik hesaplamalarla yapılıyor ve böylece hata payı sıfırlanıyor.

Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Tuğrul Turan, milimetrik estetik uygulamasıyla ilgili sorularımızı yanıtladı:

Neden cetvelle ölçüm yapmaya başladınız?
Dijital fotoğraflar günlük hayatımıza bu kadar girmeden önce de ameliyat öncesinde hastalarımızın resimleri üzerinde çalışmalar yapıp, nasıl bir sonuca ulaşmayı hedeflediğimizi onlarla paylaşıyorduk. Günümüzde, dijital telemetri ile her hasta, fotoğrafları üzerinde olası sonuçların hepsini görebiliyor. Bu aşamada; tekniği bir adım daha ileri götürerek, bu olası burun sonuçlarının bütün ölçüleri önceden hesaplanmaya ve ameliyat cerrahın ‘göz kararı’ ile değil de cetvelin milimetrik değerleri ile yapılmaya başlandı. Kişinin istediği burnun gerçekten o yüzde olması halinde nerede başlar, nerede biter, ne uzunlukta, ne genişliktedir ve ne açıyla yükselir gibi bütün detaylar önceden milimetrik olarak hesaplanıyor. Böylece, ameliyat o ölçülerle yapılarak iyileşme döneminde ortaya çıkabilecek ‘önceden tahmin edilemeyen neticeler’ en aza indirilmiş oluyor.

Yöntemin hastalara getirdiği avantajlar neler?
Bu tekniğin hastalara getirdiği en büyük avantaj; o kişinin beğenisinin doğrudan ve net bir şekilde resim üzerinde anlaşılması ve buna en yakın sonuca ulaşılmasıdır. Resim yapmak önemli değildir, hatta estetik cerrahlar için özel hazırlanmış resim programları bile vardır; ama asıl önemli olan 6 ay sonra baktığınızda resmi çizilen o sonucun en yakın ölçülerle hastanın yüzünde olmasıdır. Bu yöntemde cerrahın beğenileri geri plana alınıp, kişinin beklentileri ön plana çıkartılıyor.

Bu yöntem kişilerin beklentilerini artırdı mı?
Kişilerin beklentileri çok değişik olabilir. Kliniğimizde bir kişi için olası sonuçları hazırlarken iki noktaya özellikle dikkat ediyoruz. Birincisi nefes almaya engel sonuçlardan, ikincisi ise burna estetik ameliyat yapıldığını belli eden sonuçlardan kaçınmak. Zaten olasılıkları hastalarımıza sunduğumuzda, hastalarımız da ne gibi sonuçlar için ameliyat yapılacağını önceden görüp, beklentilerini bu çerçevede değerlendiriyorlar.

Cetvelli ölçümün uygulandığı başka alanlar var mı?
Milimetrik ölçümlerin, cetvel ya da tıbbi kumpaslarla yapılan ölçümlerin, gerçekten anlamlı olduğu alanlar; sadece burun, çene ve elmacık kemiği gibi kemik ya da kıkırdak gibi fiziki bir yapı üzerinde yapılan ameliyatlardır. Meme, karın, yüz cildi gibi yumuşak dokuların üzerinde uygulanacak ameliyatlar için önceden yapılacak ölçümlerin, ameliyat sonrası sonuçlar için çok fazla güvenirliği olmaz. Bu nedenle, hazır programlar ya da zahmetli saatler sonunda hazırlanan bir görüntüyü o kişiye göstermek, yumuşak dokular söz konusu olduğunda aldatıcı ve yanlış yönlendirici olabilir.

Operasyon ne kadar sürüyor ve genel uygulama ile ilgili bilgi verir misiniz?
Estetik burun ameliyatlarının süresi 45-90 dakika arasında değişir. Gelişen ilaçlar sayesinde ameliyat sonrası ağrı, acı ve sızı hissedilmez ama şişlik ve morluk olabilir. Zaten kişinin istediği burnun ölçüleri ameliyat öncesinde tam olarak hesaplanmıştır ve ameliyat içinde kullanılan steril bir cetvel ve kumpaslarla o ölçülere ulaşıncaya kadar operasyona devam edilir.

Türk kadınları burun tercihinde ünlülerden etkileniyor mu?
Türk kadınları da sıklıkla ellerinde beğendikleri bir kişinin burnunun resmiyle bizlere gelirler ve yüzlerinde ‘o burnu’ isterler. Bir kişinin başka birinin yüzünde beğendiği bir burnun kendisine uygulanması, çoğunlukla hayal kırıklığı yaratır. Asıl önemli olan; ameliyat olacak kişinin kendi yüzünde olası burun sonuçlarının arasından kendisi için en uygun olanı seçmesidir. Kendi yüzü üzerinde inceleyip, herhangi bir burnun kendi yüzünde nasıl olduğunu görerek, ne istediğine karar vermeli. Ama artık burun estetiğinde bazı kişilerin ameliyatlardan istedikleri sonuçları alamaması üzerine geliştirilen cetvelli sistem ile operasyon sonrasında hata payı sıfırlanıyor. Ellerinde dergi, resim ile gelen kişilere öncelikle yüz yapıları arasındaki fark anlatılıp, o yüz yapısının sahip olabileceği seçenekler bilgisayar ortamında gösteriliyor. Üstelik bu çalışmalar 3 boyutlu olup, kişi ameliyat sonrasında sahip olacağı görünüme kendini hazırlayabiliyor. Yüz bir bütündür. Hiç kimse için başka birinin yüzü ya da burnu bir ölçü olamaz; tek ölçü kişinin kendi çehresi olmalı.

SEVDİCAN GÜNEŞ – SABAH SAĞLIK SERVİSİ

none

Tamamen doğal olan bu yöntemle derin kırışıklıklar 6-8 ay süreyle yok edilebiliyor. Cellest’ten Op. Dr. Tunç Tiryaki ile estetikte son uygulamaları konuştuk.

Hücresel tedavi nedir?
Cilt altında kalojen ve elastin liflerinin azalmasıyla yüz çizgileri oluşuyor. Derinin dermis denilen derin tabakası zamanla inceliyor, buradaki cildi yenileme hücrelerinin (fabrika hücreleri) sayısı azalıyor. Hücre tedavisinde, derinin içindeki fabrika hücreleri (yani cildi yenileyen hücreleri) alıp laboratuvar ortamında çoğalttıktan sonra gerekli bölgeye enjekte ediyoruz. Bu hücreler cildi yenilemeye yardımcı oluyor.

Söz konusu deri vücudun herhangi bir yerinden alınabiliyor mu?
Genellikle derinin az güneş görmüş ve az yıpranmış bölgesinden hücre alıyoruz. Kulak arkası hem operasyonun kolaylığı hem de yaranın gizlenmesi açısından uygun. Buradan alınan hücreler laboratuvar ortamında 3 hafta boyunca özel koşullarda ortalama 30 milyon hücre olana kadar çoğaltılıyor ve kırışıklıkların olduğu bölgelere enjekte ediliyor.

Sadece kırışıkları mı yok ediyor?
Bu yöntem yüzdeki derinleşmiş çizgileri, oluşan boşlukları doldurmak için kullanılıyor. Derin çizgileri canlı malzeme üreten hücrelerinizle dolduruyorsunuz, üstüne üstlük bu hücreler orada dolgu malzemesi üretmeye başlıyorlar. Yani canlı bir tamir sistemi enjekte etmiş oluyorsunuz.

Hücreler başka şekillerde de kullanılıyor mu?
İkinci kullanma yöntemi daha çok fibroterapi diye tarif ediliyor. Bu yöntemde fabrika hücreleri yüzün her tarafına iğne ile ekiliyor. Dolayısıyla cildin kendisini yenileme kapasitesini artırmış oluyoruz.

Bu yöntemler estetik ameliyatlara alternatif olarak düşünülebilir mi?
Bu iki yöntem cerrahi yöntemlerin alternatifi olamaz. Orta yaşlı, 35-50 yaş arasındaki hastalarda kullanılıyor. Eğer belli yerlerde çok derin çizgiler varsa bu yöntemlerle onları doldurmayı tercih ediyoruz. Bu da hem deriyi kalınlaştırıyor, hem de derinin kolojen üretimini arttırıyor. Buradaki genç hücreleri çoğaltıyoruz. Kırışıklıkların dolmasının yanı sıra zamanla artan bir iyileşme ve oluşacak kırışıklıkların önlenmesi hedefleniyor. Bu bir çeşit gençlik ve zamanı durdurma aşısı olarak yorumlanabilir.

İşlem nasıl yapılıyor?
Sadece 5-10 dakikalık bir işlem. Kulak arkasını iğneyle uyuşturuyoruz ve çok küçük bir deri parçası alıyoruz. Daha sonra o bölgeye küçük bir klips takıyoruz. Hasta normal hayatına dönüyor. Duşunu alıyor, sporunu yapıyor, işine gidiyor. Hiçbir kızarma ya da morluk oluşmuyor. Hastadan aldığımız parça özel bir sıvı içinde laboratuvara gönderiliyor. Burada çoğaltılıyor. Üç hafta sonra hastayı kliniğimize ikinci kez çağırıp hücreleri enjekte ediyoruz. www.cellest.com.tr

Yaşlanmaya karşı alternatif çözümler

Kök hücre nakli
Son yıllarda Türkiye’de de kullanılan kök hücre nakli ile yüzdeki yaşlanma etkileri geciktirilebiliyor. Yüzde yaşlanmayla birlikte yağ dokusu kaybı olduğu için buralara kök hücre nakli yapılıyor. Yalnızca yüzün kalitesi değil kan dolaşımı da düzeliyor. Mesela 35 yaşındaki bir kişini yağ hücreleri alınıp eksi 86 derecede donduruluyor. Beş yıl sonra bu hücreler yüze nakledildiğinde kişi 40 yaşında olmasına rağmen 35 yaşındaki hücreleri ekmiş oluyorsunuz. Bu Türkiye’de yeni uygulanmaya başlanan bir yöntem.

Yanıklar için Recell
Yüz ve vücut pigment eksiklikleri Recell adı verilen hücre spreyi yöntemi ile tedavi ediliyor. Akut yanıklı bölgeler başka bir bölgeden alınan hücrelerin sprey haline getirilmesi ile tedavi ediliyor. Böylece deri hücreleri yenileniyor. Deriye rengini veren hücreleri çoğaltılarak cilt lekeleri azalıyor.

Kalça ataşlama
Popo vücuttaki en zor bölgelerden bir tanesi. Son zamanlarda gitgide popüler olan ataşlamada ise gluteal kas dediğimiz kalça kası kalça kemiğine elastik bir iplik ile tutturuluyor ve kendi üstüne toparlanıyor. Bu uygulama da meme ataşlaması gibi hastane şartlarında hafifçe uyku halinde yapılıyor. Sabah gelen hasta ameliyathane koşullarında hafifçe uyutuluyor, bölge önceden işaretlenen yüksekliğe 3 noktadan ataşlanıyor ve bir flaster ile destekleniyor. Geride herhangi bir iz kalmamakta zira bu ugulama da iğne ile yapılmakta. Genellikle sonucu daha kalıcı kılmak için hafif bir liposuction da uygulamaya ekleniyor.

Meme ataşlama
Bu operasyon hastane şartlarında hafifçe uyku halinde yapılıyor. İki 3 santimlik sarkmalarda bu yöntem kullanılabiliyor. Meme, ucundan itibaren sıra ile 3 adet ataş halkaya alınıyor. Bu halkalar önce sıra ile yukarı doğru birbirine asılıyor. Sonra tüm meme köprücük kemiği çevresinden dönen bir halkaya asılıyor. İğne ile yapıyan operasyonun ardından hasta aynı gün eve dönüyor, 2 gün sonra işine başlayabiliyor. Bu yöntemin avantajı hiç iz bırakmadan asmanın gerçekleştirilebilmesi. Dejavantajı ise sınırlı bir endikasyon alanı olması.

Vatan

7 com

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Rekonstrüktif ve Estetik Cerahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cemil Dalay, bilinçsizce yapılan estetik operasyonların yüz ifadesini bozduğunu, aşırı kalkan kaşların ”şeytani bakışlar” yarattığını bildirdi.

Dalay, yaptığı açıklamada, Türkiye’de plastik cerrahinin dünyadaki gelişimine paralel olarak hızla ilerlediğini, son derece başarılı operasyonlar yapıldığını, ancak bazı hastaların ”kendi takıntıları” olarak kabul edilebilecek tutumları yüzünden hem kendilerini hem de hekimi zor durumda bıraktıklarını belirtti.

Estetik operasyonla 50 yaşındaki bir kişinin 25 yaş görünümüne kavuşamayacağını, ancak 40 yaşında gibi görünmesinin mümkün olduğunu ifade eden Dalay, bu nedenle estetik operasyonlarda sınırları çok iyi belirlemek gerektiğini vurguladı.

Dalay, estetikte aşırıya kaçmanın ya da bilinçsizce yapılan operasyonların yüz ifadesini bozduğunu, donuk ve ”şeytani bakışlar” yarattığını belirterek ”Bu durumda, güzelleşmek yerine daha çok itici ve çirkin bir görüntü oluşabilir” dedi.

Kadınların estetik cerrahide en fazla kaş kaldırmayı istediklerini vurgulayan Dalay, ”Kaşlar 3 milimetreden fazla kaldırılmamalı. Buna rağmen 5 milimetreye kadar kaldırmak isteyenler var. Bu durumda, herkesin bildiği bilim kurgu filmlerindeki Mr. Spak’tan farksız bir görüntü ortaya çıkıyor” diye konuştu.

Bilinçli yapılan estetik operasyonların fark bile edilemeyeceğini vurgulayan Dalay, bu yüzden aşırıya kaçılmaması için hastalarını yönlendirmeye çalıştıklarını ifade etti.

ÇOCUK YAŞTA BOTOKS
Prof. Dr. Dalay, bazı ailelerin estetik merakını çocuklarına da yansıttıklarını, çocuklarına botoksu mezuniyet hediyesi olarak yaptırmak isteyenler bile olduğunu ancak, 30 yaşından önce önermediklerini ifade ederek, şöyle devam etti:

”Yüzde botoks ihtiyacı duyuran çizgiler ilerleyen yaşın yanı sıra mimik hareketlerinden kaynaklanıyor. Ne kadar fazla mimik olursa kırışma o kadar çabuk ve yoğun oluyor. Erken yaşlarda botoks yaptırmak isteyenlerin amacı yüz mimiklerini botoksla felç edip, kırışıklığa neden olmasını önlemek. Ancak, biz bunu kesinlikle önermiyoruz. Bazıları da yüz hatlarını çirkin bulduğu için erken yaşta da olsa botoks istiyor.

Kepçe kulak, yüzde bölgesel felçlikten kaynaklanan bozukluklar gibi çeşitli sağlık sorunları söz konusu olduğunda botoks erken yaşta da uygulanabilir, ancak, estetik amaçlı olanı doğru bulmuyoruz.”

Kaynak: internethaber.com

none

Son Yazılan Estetik Haberleri

En Çok Okunan Haberler

En Çok Yorum Yapılan Konular

Son Yorum Yapılanlar:

  • Tugba: Ben luleburgazdan tugba 1 hafta once meme kucultme amelıyatı oldum edırne tıp fakultesınde...
  • rabia: Benim 24 aylık kızımdada karın ve gögüsünde sizinki gibi bir leke var dogustan ben de...
  • FATİH KIRIŞ: 10 ay önce akustik nörinom ameliyatı sonrası yüz felci geçirdim. Devlet memuruyum....
  • okan: ben,dövmemi tamamen iz kalmadan sildirdim diyen kişilere kesinlikle inanmayın ne olursa...
  • dilek: merhaba hocam ben 20 yasındayım yüzümde sivilceden olusan cukurlar var gecer mi kimyasal...