HaberEstetik Menü

Her halinden estetik olduğu belli olan Pinokyo burunlar, “ben silikonluyum” diye bağıran dudaklar, bir kökten sekiz telin fışkırdığı, yeni ekinlerin bittiği tarlalara benzeyen kafalar ve maske gibi gergin yüzler,.. Tüm bunlar hatalı estetik ameliyatların kötü sonuçları… Peki güzelleşmek isterken çirkinleşmemek için ne yapmalı?

Beğenmediği burnundan, hiç sevmediği kırışıklarından kurtulmak için maddi ve manevi pek çok zorluğu göze almış birisinin eskisinden bile kötü sonuçlarla karşılaşması son derece yıkıcı.

Ama pek de nadir rastlanan bir durum değil. Hepimiz etrafta pek doğal olmayan, hoş görünmeyen, estetik ameliyat geçirmiş olduğu her halinden belli olan kişilere rastlayabiliyoruz.

Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik ve Re-Konstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erdem Tezel bu durumun başlıca sebebinin kişilerin uzman olmayan doktorlara başvurması olduğunu belirtiyor.

Hastane değil de muayenehane ortamında yapılan ameliyatlarda da hem hastanın hem de doktorun heyecanlanması olumsuz sonuçlar doğmasına neden olabiliyor.

Bakın hangi estetik ameliyat sonucunda hangi hatalı durum oluşabiliyor:

LIPOSUCTION

Doç. Dr. Erdem Tezel, liposuciton ameliyatlarında yapılan en büyük hatanın hastayı zayıflatmak amacıyla gerekenden çok daha fazla yağ çekilmesi olduğunu belirtiyor. Çünkü liposuction bir zayıflatma değil bir şekillendirme ameliyatı. Burada amaç vücudu fazlalıklar nedeniyle şekil bozukluğu olan bölgelerini daha biçimli hale getirmek.

Fazla yağ çekilmesi öncelikle hastanın sağlığı açısından büyük risk taşıyor. Ayrıca ameliyatın sonuçlarında da bazı şekil bozuklukları, deformiteler oluşabiliyor.

Derinin belirli bir küçülebilme kapasitesi var ve bu kapasitenin üzerine çıkıldığında deride sarkıklıklar, çukurluklar meydana geliyor. Doç. Dr. Tezel, eskiden liposuction ameliyatlarının aspiratörle yapıldığını oysa şimdi enjektör kullanıldığını böylece daha kontrollü bir şekilde yağ çekilebildiğini anlatıyor.

Liposuction yapılırken “ıslak yöntem”in tercih edilmesi de olumsuz sonuçların doğmasını engelliyor. Islak yöntemde, emilecek yağ kadar sıvı vücuda zerk ediliyor.

Zerk edilen bu sıvının içinde aynı zamanda yağı sıvılaştıran ve kanamayı engelliyen maddeler de bulunuyor. Hastaya damardan da sıvı veriliyor böylece yağ pıhtısının tıkanmaya neden olarak ciddi sonuçlar doğurma riski azaltılıyor.

LIPOSUCTION HATALARI

# En Önemli risk tabii ki, ameliyat sırasında veya sonrasında damarlarda pıhtı oluşarak akciğerlerde tromboemboliye neden olması ve ciddi sonuçlar doğurması.
# Düzgün olmayan, çukurlu görünümler ortaya çıkabiliyor.
# Karın bölgesine yapılan yanlış liposuction ameliyatları nedeniyle sarkmalar meydana geliyor.
# Özellikle yaşı ileri hastalarda, diz kapağının üzerinden yağ alma işlemi doğru yapılmazsa buradaki deri dizin üzerine sarkabiliyor.
# Son zamanlarda sıkça duymaya başladığımız ultrasonik liposuction’ın uygulanacağı hastalar da çok büyük bir dikkatle seçilmeli.
# Doğru uygulanmadığı takdirde de ciddi yanıklara bile neden olabiliyor.

LIPOSUCTİON ZAYIFLATMAZ, ŞEKİLLENDİRİR

Liposuction bir zayıflatma değil, şekillendirme ameliyatı. Yani istediğiniz kiloda olmanıza rağmen bir türlü kurtulamadığınız basenlerinizle liposuction sayesinde vedalaşabilirsiniz.

Ancak dikkat, uzman olmayan bir doktor tarafından yapılan ameliyat sonucu okısnrı engebeli doku basenlerinizi çok özle men ize neden olabilir! Böyle bir durum yasamamak İçin yapmanız gereken doktorunuzu İyi seçmek.

Bu amaçla başvurduğunuz doktorun diplomasına bakmayı istemekten bile çekinmeyin…

BURUN ESTETİĞİ

Doç. Dr. Erdem Tezel, burun operasyonlarında rastlanan en büyük hatanın hiç doğal olmayan, çok fazla kalkık, yüze uyumlu olmayan ve bakıldığında ameliyatlı olduğu açıkça belli olan burunlar olduğunu belirtiyor.

Bunun önemli bir nedeninin de burun ameliyatlarının bazen plastik cerrah olmayan hekimler tarafından yapılması olduğunu anlatıyor. Estetik ameliyat yaptırıyor olmaktan çekinen bazı hastalar, çevredekilere “estetik yaptırmıyorum, burnumdaki nefes alma problemini gideriyorum” diyerek, plastik cerrah olmayan doktorlara burun estetiği yani rinoplasti ameliyatı için başvuruyorlar. Tabii, alınan sonuçlar o kadar tatmin edici olmuyor.

Doç. Dr. Erdem Tezel, bazı doktorların hava yolunu açarken burundan gereğinden fazla kemik ve kıkırdak aldıklarını, açıkta kalan kemikleri fazla yaklaştırmadıklarını, eğri kısımları düzeltmek yerine çıkarıp aldıklarını söylüyor. Burun ameliyatlarında yapılan bir hata da, nefes alma problemi olan kişilerin önce nefes yolu açma yani septoplasti sonra da burun estetiği yani rinoplasti ameliyatı yaptırmaları.

Oysa septoplasti sırasında kıkırdak doku alınıyor, sonraki ameliyat için yeterli doku kalmıyor. Bu iki ameliyata ihtiyacı olduğunu düşünenler ikisini de bir arada olmayı planlamalılar. Burun ameliyatlarıyla ilgili oluşabilecek diğer bir sorun da açık burun ameliyatları sonrasında iki burun deliğinin arasında özellikle esmer tenli kişilerde iz kalması. Bu nedenle açık burun ameliyatları ülkemizde, kuzey ülkelerinde olduğu kadar sık yapılmıyor.

BURUN ESTETİĞİ HATALARI

# Hiç doğal görünmeyen, fazla kalkık, yüzle uyumlu olmayan burunlar.

# Fazla kıkırdak ve kemik alındığı için çok kötü bir görünüme sahip burunlar oluyor ki İleride bunları düzeltmek için kaburgadan kemik ya da kulaktan kıkırdak alınması gerekiyor.

# Yanlış ameliyatlar sonrası hasta nefes almakta zorlanabiliyor.

YÜZ GENÇLEŞTİRME

Klasik yüz germe ameliyatlarında kulak önünden yapılan bir kesiyle cilt yana doğru çekilerek geriliyor, fazla dokular kesilerek çıkarılıyor.

Germe deri sıyrılarak yapılıyor mimik kasları ve cilt arasındaki bağlar kesiliyor. Bu da yüz ifadesinde bazı sorunlara neden oluyor, yüze maske ifadesi geliyor.

Doç. Dr. Tezel, endoskopik yüz gençleştirme operasyonlarıyla bu sorunların ortadan kaldırıldığını anlatıyor. Yaptıkları 1.5 santimetrelik bir kesikle, kalemden daha ince kameralarla yüze girdiklerini ve eriyebilen dikişlerle yüzdeki dokuları yukarı ve az miktarda yanlara doğru astıklarını, yanakların ve alnın yüksekliği, yüzün öne doğru çıkıntısı arttırdıklarını açıklıyor.

Böylece yüz gerilmediği, genç yüzlere has olan dolgunluk kazandırılarak gençleştirildiğı için ifadede de son derece doğal oluyor.

Bu teknikle birkaç işlem daha gerçekleştirilebiliyor, örneğin alın germe, kaş kaldırma ve göz altlarındaki çukurluk veya torbalanmalar ıçtn müdahale yapılabiliyor, gereketiğinde yağ enjeksiyonu da eklenebiliyor.

Doç.Dr. Erdem Tezel’e göre, botox uygulamalarında da doğal olmayan sonuçlara rastlanabiliyor. Yüzlerde hayret ifadesi oluşabiliyor. Ayrıca botox yani botinili-um toksini kasın fonksiyonunu bloke ederek kasları inceltiyor bu da yüzün dolgunluğunu yitirmesine neden olabiliyor.

Botox yerine kişinin kendi dokusuyla ya da uygulanması risk yaratmayan dolgu maddeleriyle yapılacak enjeksiyonlar daha doğal sonuçların alınmasını sağlayabiliyor.

YÜZ GENÇLEŞTİRME HATALARI

# Yüzde doğal olmayan maske gibi bir ifade
# Kulak önündeki keşi izleri
# Botox uygulanan yüzlerde hayret ve şaşkınlık ifadesi olması
# Uygun olmayan maddelerin enjeksiyonu sonucu alerjik reaksiyonlar

GÖĞÜS ESTETİKLERİ

Doç. Dr Erdem Tezel’e göre göğüs büyütme ameliyatlarında olan en büyük sorun hastayla doktor arasında tam bir iletişimin sağlanamayarak göğüs ölçüsünde ortak bir karara varılamaması ve hastanın gerçekten istediği Ölçüyü tam olarak doktoruna aktaramaması.

Bunun sonucunda da ameliyatın sonucunda hasta yeni ölçüsüne alışamayabiliyor. Ya da başta be-ğense bile sonra taşıya maya biliyor.

Doç. Dr. Tezel’in bu konudaki tavsiyesi ise hastanın istediği göğüs ölçüsünde bir sutyenin içine pamuk doldurarak bir süre bunu kullanması ve çeşitli kıyafetlerle denemesi.

Bu şekilde verilen karar daha sağlıklı olabiliyor. Hasta ameliyat sonrasında bir sürprizle karşılaşmıyor. Göğüs büyütme ameliyatları

nda da diğer estetik operasyonlarda olduğu gibi en büyük sorun doğal olmayan sonuçlar. Çok büyük protezler doğal sonuçlar vermiyor, ayrıca zorlanarak konduğu için bazı komplikasyonlara da neden olabiliyor. Göğüs küçültme ve dikleştirme ameliyatlarında yine benzer sorunlar oluşabiliyor, çok fazla iz kalması, göğüsler arasında asimetri olması, akla ilk gelenler.

GÖĞÜS ESTETİĞİ HATALARI

# Doğal olmayan, uzaktan bakıldığında sert iki küre gibi duran göğüsler
# İki göğüs arasında eşitsizlik, asimetrik görüntü
# Protezlerin zamanla hastayı rahatsız edecek kadar büyük olması
# Zorlanarak konan protezlerin komplikasyonlara neden olması. Örneğin nadir rastlansa da, kapsül kontraktürü olarak adlandırılan durumda protezin çevresinde vücut sert bir zırh oluşturabiliyor.

Ameliyattan sonra diren konması bunun olma ihtimalini çok düşürüyor.

DUDAK DOLGUNLAŞTIRMA

Kalın dudaklar güzelliğin olduğu kadar gençliğin de simgesi. Ancak kalın dudaklı olmak demek, üst dudağın alt dudaktan daha ilende olduğu manzara anlamına gelmiyor.

Doç. Dr. Erdem Tezel, hastaların artık bilinçlendiğini ve dudak dolgunlaştırmak amacıyla kendilerine başvurduklarında, daha doğal dudaklar istediklerini söylüyor.

Dudak dolgunlaştırmak amacıyla kişinin kendi dokusu kullanılabileceği gibi hyalüronik asit gibi doğal maddelerde kullanılabiliyor.

DUDAK DOLGUNLAŞTIRMA HATALARI

# Çok yapay, ördek gagasını anımsatan görüntüler
# Vücutla uyumlu olmayan dolgu maddelerinin doğurduğu hem görümü hem de sağlık açısından sorun yaratan komplîkasyonlar.

SAÇ EKME

Saç ekme basit gibi görünse de hem hasta, hem de doktor açısından son derece büyük sabır gerektiriyor. Mikro implantasyon yönteminde her bir saç kökü tek tek alınarak ekiliyor.

Sabır gösterilmez ya da tecrübeli eller tarafından yapılmazsa bir çok sorun çıkabiliyor. Saçlar alın ve şakaklardaki girintilere sadık kalınmadan ekildiğinde, bu, çember gibi peruğa benzeyen bir görüntünün olmasına neden oluyor.

Kökler tek tek değil de bir arada ekilirse, yine hiç doğal olmayan bir görünüm ortaya çıkabiliyor. Bu işlemin çoğu zaman bir hastanede, anestezi uzmanı olmadan yapılması da riskli.

SAÇ EKME HATALARI

Peruğa benzeyen doğal olmayan, çember gibi görüntü o Barbie bebek manzarası olarak adlandırılan ve saç köklerinin tek tek değil bir arada ekilmesinden dolayı oluşan yapay görünüm Muayenehanede yapılan ve anestezi uzmanın bulunmadığı durumlarda oluşabilecek tıbbi riskler.

Kaynak: FORM SANTE DERGİSİ – ELİF DURAN

8 com

Sayın Nazım Durak bize biraz kendinizden bahseder misiniz? 1951 Malatya doğumluyum. 1975 yılında İstanbul Tıp Fakültesi’nden mezun oldum. 1990 yılında doçent, 1996′da da profesör ünvanı aldım. Gülhane Tıp Akademisi’nden ayrılıp, Kadir Has Üniversitesi’ne geçtim. Plastik Tıp Cerrahi bölümünde öğretim üyesi olarak görev yaptım.

Estetik konusunda Türkiye diğer ülkelerle bir kıyaslama yapıldığında ne durumda?

1960′lı yıllardan sonra tüm dünyada estetik tıp gelişmeye başladı. Savaşlar beraberinde tamir cerrahilerini getirdi. Türkiye’de ise 70′li yıllarda bu iş başladı. Eskiden plastik cerrahi zenginlere, sanatçılara hitap eden bir bilim dalı olarak görülürdü. Bugün ise kamuoyunu en çok ilgilendiren alan, estetik cerrahi oldu. Ve zamanla herkes sorunlarının düzeltilmesi için estetik operasyonların mümkün olduğunu öğrendi. Türkiye’de plastik cerrahi ise Avrupa’dan daha ileri bir duruma geldi.

İşiniz gereği hastalarınızın büyük kısmı sanatçı dünyasından. Onlarla hasta-doktor ilişkisi içinde olmanın diğerlerine göre farkı nedir?

Başlangıçta size çok sevecen bir yapıda davranıyorlar. Şöhretlerini kullanmak istiyorlar, ‘benim ameliyatımı yaparsanız benim ismim sizin de şöhretinize şöhret katacak. Benim ameliyatımı daha ucuza yapmalısınız’ gibi bir tavra giriyorlar. Yapmış olduğunuz ameliyatta, normal bir insana göre gereksiz kusur arayışlarına giriyorlar. Normal bir hasta sizin söylediklerinizi harfi harfine yapıyor. Ameliyattan sonra sigara içmeyin diyorsunuz içmiyor, pansumanlarınıza düzenli gelin diyorsunuz geliyor ama sanatçılar da ameliyattan kısa bir süre sonra sizle ilişkilerini kesiyorlar ve çok sabırsızlar.

Sanatçılar diğer hastalarınıza göre daha mı kaprisli?

Sanatçıların çoğu randevularına düzenli olarak gelmiyorlar. Çevreden son derece etkilenerek geliyorlar. Sizi kullanarak medyaya çıkmaya çalışıyorlar. Bazıları yapısal özellikleri bir sanatçı kişiliği olmadığı için, sadece fizikleri ile gündemde kalmak istiyor bu yüzden ya doktorunu ya da sevgilisini kullanmaya çalışıyor.

Silikon taktıran kadınlarda hissizleşme oluyor mu?

Katiyen böyle bir şey yok. Çocuk doğurmak, süt vermeyi engellemiyor, hissizleşmesi diye bir şey de yok.

Erkeklerin estetiğe bakış açısı son dönemde değişti mi?

Erkekler arasında da estetik yaygınlaştı. Genç erkeklerde özellikle burun ameliyatı çok revaçta. Daha ileriki yaşlardaki erkeklerde göz torbası aldırtma, yüz gerdirme, yanaklara protez, saç ekimi, göğüs ve karın bölgesindeki yağları aldırma ve erkek cinsel organını 2 cm büyütme yapıyoruz.

Tarkan ve Kadir İnanır’a biraz rötuş gerekiyor

Tarkan’ın burnu güzel bir burun değil. Operasyon geçirmesi gerekli. İbrahim Tatlıses’e yine burun ameliyatı şart. Ayrıca ünlü türkücünün yanaklarında sarkma, çene altında yağlanma, göz çevresinde torbacıklar var, bunlarında rötuşlanması lazım. Kadir İnanır’a gelince, göz çevresinden mutlaka bir estetik olması gerekiyor. Çünkü inanılmaz derecede

gözaltı torbacıkları var. Yine boyun ve yanaklarında da sarkma var, bu da kendisine yorgun bir ifade veriyor. Zaman kaybetmeden mutlaka bu ameliyatları olması lazım. Mahsun Kırmızıgül’ün yüz hatları iyi fakat burnu kendisini çok sert gösteriyor. Yüzünü daha ince gösterebilmek ve görüntüsünü kusursuz kılabilmek için yaptırması gereken tek şey burun operasyonu.

Şimdi Kidman burnu moda

Son dönemde dolgu maddeleriyle yapılan operasyonlar revaçta. Yüzdeki kırışıklıkları, çukurları, çene uçlarını ve dudaklarını kalınlaştırmak gibi işlemleri hep bu madde sayesinde gerçekleştirebiliyoruz. Genellikle hastanın dokularını alıp şekillendirip daha sonra oraya enjekte ediyoruz. Son dönemde hanımların en çok istediği modeller ise, Jennifer Lopez poposu, Türkan Şoray dudağı ve Nicole Kidman burnu. Şu sıralar en çok gerçekleştirdiğimiz

operasyon ise, kısa boylu, kalın basenli kadınlara uyguladığımız popo estetiği.

Hastalar aman dikkatli olun!

Bu alana ilgi arttıkça, yeni ve iştah açıcı pazarı gören cerrahlar da yanlış hareketlerin içine giriyorlar. Hatta estetik cerrah olmayan insanlar bile bu pazardan pay almak istiyorlar. Konunun uzmanı olmayan bir çok kişi, televizyon programlarına çıkıyor. Ve program yapımcıları, iyi araştırmadıkları için ahbap çavuş ilişkileri içerisinde, programa renk katmak için bu kişilerin boy göstermesine göz yumuyorlar. Bu insanlar da halkın kafasını çelmeye çalışıyorlar. Artık bu doktorların çoğu usta-çırak ilişkisini yaşamadan usta olmaya çalışıyorlar. Çünkü çok para kazanma hırsları var. Onun için estetik yaptıracak hastalarıma tavsiyem, gidecekleri uzman hakkında iyi bir bilgiye sahip olmadan asla onların kapılarını çalmasınlar.

Deniz’in göğüsleri aşağıda Hülya’nın kalçaları büyük

Hülya Avşar’ın, vücudu çok orantılı. Ama kalçaları büyük, onlara bir operasyon yaptırması gerekli. Bunun dışında hiçbir şeye ihtiyacı yok. Sibel Can’ın, güzel bir vücudu var sadece beli kalın, onun inceltilmesi lazım. Deniz Akkaya’nın ise göğüsleri normalden çok aşağıda. Onların bir operasyonla kaldırılması gerekli. Hande Ataizi’nin burnu çok etli ve derisi çok kalındı. Onu küçültmek için birkaç kez estetik olmak zorunda kaldı. Ama artık burnu oturdu. Ajda’ya ise bu kadar fazla operasyon hiç yakışmadı ve yüzü artık güzel değil. Gözü dışarıya bakıyor, göz kapakları dışarıya doğru, artık cildinin rengi gitmiş, yüzünün başarılı olduğu söylenemez ağır makyajla bu kusurları kapatmaya çalışıyor.

Ebru’da hala silikon var

Dünyanın her yerinde göğüs büyütme ameliyatı yapılıyor. Bugün Amerika’da 3,5 milyon kadında silikon var. Bizim ülkemizde yüzbinlerce silikonlu bayan ve bir o kadar da silikon yaptırmak isteyen var. Göğüsler bir kadının dişilik sembolüdür. Her kadın güzel göğüslere sahip olmak ister. Bütün kadınlar aptal da bir Ebru Şallı mı akıllı ki, çıkıp, fetva verir gibi, ‘silikonlar zararlı ben çıkartıyorum’ der. Kendisine gündem yaratmak için halkın kafasını çelmeye hakkı yok. Büyük bir silikon taktırtmış, zayıflayınca protez sırıttı diye küçültmüş. Kalıbımı basarım hala, çıkarttım’ dediği silikonlar göğsünde.

Aksam Gazetesi

none

Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Bilge Sezgin, Nişantaşı’nda oturan insanların Anadolu yakasından farklı olarak lazer epilasyona ilgi gösterdiklerini söylüyor. Bazı sosyetik kuaför salonlarında yapılan botokstan bahsederken de gülerek ‘Botoks titiz bir çalışma gerektiren bir operasyon. Kuaför salonlarında yapılması normal değil. Ayrıca bu işlem yalnız burnun üst tarafı için geçerli. Tüm yüzüne botoks yaptırıp bir anda bütün kırışıklıklarından kurtulacağını zannedenler var’ diye konuşuyor.

Estetik cerrahide bugün gelinen nokta nedir? Ne gibi yenilikler oldu?

Estetik cerrahi son yıllarda gelişmesinin yanısıra insanların da bu konuya bakışı değişti. Erkekler de estetik yaptırmaya başladı. On yıl öncesinde dolgu maddeleri yoktu. Lekeler elde de ve yüzde de olsa insanı yaşlı gösteriyor. Kılcal damarlar, benler, kılcal varisler, güneş, dövme ve doğum lekeleri lazer ile temizlenebiliyor artık. Selülit tedavisinde çok iyi noktalara geldik. Yüzde, el üstündeki kırışıklıkları yok edebiliyoruz. Dudakları daha dolgun gösterebiliyoruz. Silikon açısından bir gelişme olmadı. Yine en iyi ve en çok ilgi gören madde silikon. Botoks da daha çok dolgu maddesi kullanabiliyoruz.

Estetik konusunda özellikle hangileri rağbet görüyor?

Liposaction, selülit tedavisi, burun ve göğüs estetiği için çok geliyorlar. En belirginleri bunlar.

Eskiden hokka burun modası vardı. Bu moda değişti mi?

Artık hokka burun yapmıyoruz. Daha doğal burunlar tercih ediliyor. Alın ile burun arasındaki açı çok önemli. Elmacık kemikleri ve alnı çok çıkık olan bir insana çukur bir burun yaparsanız elde ettiğiniz sonuç kötü olur. Şu an için dünyadaki konsept hataları düzeltip, kıkırdakları şekle sokmak ve doğal hali bozmamak. Bu yüzden gelen hastalar da bilinçlendi. Onlar da doğal hallerini korumak istiyorlar.

Botoks son zamanların en büyük kurtarıcısı gibi. Pek çok kişi bu yöntemi uyguluyor. Botoksun bir zararı var mı, hangi durumda ve kimlere yapılmalı?

Yaşı 18′den büyük olan herkese estetik ameliyat yapılabilir. Botoks için ise kalp hastalığı bulunmaması yeterli. Ancak son derece dikkatli olmak gerekiyor. Müşterilerimiz de söylüyor, biz de duyuyoruz… Bazı kuaförlerde bile yapılıyormuş. Elbette ki hijyenin olmadığı ve bu işi bilmeyen insanların yaptığı operasyonlarda ister istemez hata olacaktır. Sonuçta iğne batırılıyor, hijyenik olması şart. Botoks’ta korkulacak bir şey yok. Ancak hastaya tüm ayrıntılarını anlatmak lazım. Yani kesin bir çözüm değil bu yöntem. Altı ay sonra tekrarlanması gerekiyor. Botoks sadece burnun üst tarafındaki kırışıklıklara yapılır. Bütün yüze yaptırıp da bir anda bütün kırışıklıklarından kurtulacağını hayal edenler var. Bu da doğru değil. Botoks sadece burun üstü, alın bölgesi ve bazen de dudak kenarındaki kırışıklıkları yok eder. Dikkatli ve minimal yapmak lazım. Çok kötü Botoks’lu hastalar var. Bilinçsizce yapıldığında gerçekten de kötü sonuçlar ortaya çıkıyor. Sadece kaşlarını kaldırmak için bile bu yöntemi yaptıran hastalar var.

Göğüs estetiğinde kullanılan malzeme açısından şu anda ne kullanılıyor?

Pek çok yenilik olmasına karşın göğüs estetiğinde yine silikon tercih ediliyor. Bu şu an için kullandığımız en iyi ve etkili yöntem.

Yaz yaklaştı. Liposaction ile zayıflamak isteyenlere neler önerirsiniz? Gerçekten kolay bir işlem mi bu?

Ben çok şişman hastalarıma öncelikle kilo vermeleri gerektiğini söylüyorum. Kilo vermesini, diyetle bunu başaramazsa gelmesini söylüyorum. Çünkü doğum yapmış ya da doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda yağlanma çok oluyor. Burada diyet devreye giriyor. Bundan bir sonuç alınamadığında biz devreye giriyoruz. Diyet yapmadan bu yöntemle zayıflamak olmaz. Operasyondan sonra kişi hemen normal hayatına dönebiliyor. Ama bu yaşam standartlarıyla çok bağlantılı. Spor yapıyorsa bir süre ağır sporlardan kaçınması gerekiyor. Eskiden hasta bir hafta yatardı, serumlar verilirdi. Artık öyle değil biz onu hemen evine gönderiyoruz.

Anadolu yakasında da bir şubeniz bulunuyor. Şimdi Nişantaşı’nda müşterileriniz var. Peki iki semtin insanları arasında talepler değişiyor mu?

Biz buraya geleli henüz altı ay oldu. Bu nedenle çok net bir şey söylemek doğru değil. Ama Nişantaşı’nda özellikle lazer tedavisi isteyenler biraz daha fazla gibi gözüküyor.

Estetik operasyonlar pahalı mı?

Lazer makineleri çok pahalı. Bu işlemler dünyada da oldukça maaliyetli. Gelir düzeyi çok düşük insanlar bunu karşılayamayabiliyor. Ama eğer ihtiyaç varsa biriktirilmeyecek meblalar değil. Seans bazında alınan ücretler çok normal.

Teknoloji geliştikçe tıp kendini yeniliyor

# En fazla liposaction, selülit tedavisi, burun ve göğüs estetiği ilgi görüyor.

# Artık tüm dünyada burun ameliyatlarında burun ile alın ile arasındaki açı önem kazandı. Hokka burun yerine doğal burunlar tercih ediliyor.

# 18 yaşından büyük olan herkes estetik ameliyat olabilir.

# Botoks yaptıracak kişinin kalp rahatsızlığı bulunmaması gerekiyor.

# Artık yalnız yüz değil el ve boyundaki kırışıklıklar da giderilebiliyor.

# Botoks yalnız burnun üst kısmına uygulanmalı.

EKİN TÜRKANTOS – ekin.turkantos@aksam.com.tr

none

Atilla ve Osman Oymak. Onlar baba-oğul, Türkiye’nin en tanınmış, en iyi estetik cerrahlarından. Baba daha çok burun, oğul daha çok göğüs ameliyatı konusunda ünlü. Baba ameliyat sırasında “alaturka”, oğul klasik müzik dinliyor.
İkisinin de en önemli özelliği gelen hastaların birçoğunu kabul etmemeleri, “Olmaz, bu burun sana yakışmaz, yapmayız” demeleri. Oğlan daha da “huysuz”. Botoks zaten yapmıyor. Dudak şişirmiyor, kaş kaldırmıyor. Osman Oymak’tan hastaların çok şikayet ettiğini söylüyor baba da: “‘Oğlunuz ne biçim bir adam? Ben ameliyat olmak istiyorum, o beni kovuyor’ diyorlar. Biz niye onu kovalım! Burada para kazanmak için oturmuyor muyuz? Bu parayı almıyorsak ya enayiyim ya da bir sebebi var. Kafanı çalıştır da nedenini bul.”
Osman Oymak noktayı koyuyor: “Liposuction yaptıracak, sonra filler gibi yiyecek, ‘Olmadı’ diyecek. Hasta hakları olduğu gibi doktor hakları da olması lazım. O hastanın benim yaptığım şeyi bozmaya hakkı yok.”

Artık şöyle bir şey var: Bu yılın güzellik modası. “Dudaklar kalın moda”, yaptıralım; “ay bu yıl ince”, inceltelim. Kaşı kaldıralım, indirelim… Yani saç, kıyafet modası gibi bir şey oldu. Sezon başında estetik yaptırmak gerekiyor gibi hissediyor olmasınlar.
Atilla Oymak: Katiyyen moda diye isteyenlere ameliyat yapmayız. Bizim güzellik anlayışımızda bu yok. Bunları yapan doktorlar da var ama biz o doktor grubundan değiliz. Biz zaten anlatırız: “Bu yaptığımız sende güzel olmayacak, daha önemlisi doğal olmayacak.” Suni olacak bir şeyse, kesseler, beş misli para verseler de yapmam.

“Gençlik bir parıltıdır, estetikle olmaz”

Ama herkesin burnu aynı olmaya başladı.
Osman Oymak: Söylediğin gibi birçok hasta trendden dolayı elinde bir resimle geliyor buraya. Hastanın empoze ettiği şeyi sen kabul ediyorsan, kendin ona bir şey empoze edemiyorsan -ki bir sürü doktor hasta kaçmasın diye bunu yapıyor- o zaman hep aynı burnu yaparsın. Moda burun neyse o olur. Moda geçince o doktorun da modası geçer. Doktor hastaya “Bunu istiyorsun ama bu olmaz” diyecek.
Atilla O.: Senin yüzüne gidecek burnu ben seçerim.

Atilla bey siz “Türk ırkının burnu güzel değildir” demişsiniz.
Atilla O.: Bizim ırkımızın burnu da güzel değildir…
Osman O.: “Kıçı da yere yakındır” de de dövsünler seni.
Atilla O.: Ama öyle. Benim bütün kadınlara söylediğim şey “Senin üstün Ayşe hanım, altın Fatma hanım”dır. Katiyyen uyum yoktur vücutta. Benim kadınımın poposu geniştir, yere yakındır. Bizim ırkımız güzel ırk değildir.
Osman O.: Peru’ya gitsin kızlar iyi hissetmek için. Onlar bizden çirkin. Meksika’ya, Bolivya’ya gidebilirsiniz.

Şöyle şeyler var: Onur Erol memesi, Oymak burnu.
Atilla O.: İşte, eğer Oymak burnu diyorlarsa başarısız oldum demektir. Önemli olan o burnu yaptığımın fark edilmemesidir. Mesela bir hastama “Güzelleştin sen, kilo mu verdin?” demişler. “Arkadaşlarım anlamadı” diyor. Ben de “İftihar et” dedim.
Osman O.: Bazısı da “O kadar para verdim, ıstırap çektim, kimse anlamadı” diye üzülüyor. Çıldırıyorum.

“Şişirilmiş dudak hemoroitli popo gibi”

Dudaklarını şişirtenler travestiye benzemiyorlar mı?
Atilla O.: Dudaklar için envai çeşit teknik var. Suni maddeler konarak yapılabilir. Biz bunlardan yağ konarak yapılanı tercih ediyoruz. Çok çok ince bir dudağı biraz daha normal hale getirmeye çalışırız. Dudağı alıp şişirmeyiz. Benim tabirimle o -ayıptır söylemesi- hemoroitli popolara dönüyor. Köfte gibi bir dudak.
Osman O.: Ben hiç dudak yapmıyorum. Bütün dudakları geri çeviriyorum çünkü ben yapılmış ve güzel olmuş dudak görmedim daha. Dudak gibi yapmadığım şey kaş kaldırmak. Bütün kadınlar hayretler içinde dolaşıyor.

O şişmiş dudaklar aynı şekilde hissedebiliyor mu?
Atilla O.: Yağ koyduklarımda his kaybolması olmaz. Yabancı madde koyanlarınkinde ne oluyor, bilmiyorum.
Osman O.: Bizim branşa atlamaya çalışanlar var. Genel cerrah, dermatolog, şimdi bir de estetikçiler çıktı. Medikal estetikçi falan. Bir kere bir hastayı alıp bir şey yapıyorsan, o yediğin boku tamir edebilecek kapasitede olman lazım.

Ama hepsi basitleştirildi. Sanki ben evden çıkmadan alnıma iğneyi saplayıp botoks yapabilirmişim gibi…
Atilla O.: Sen soruyu şöyle sor: Hiç botoks yaptınız mı?

Yaptınız mı?
Atilla O.: Ben yapmayı bilmiyorum bile.
Osman O.: Ben biliyorum ama yapmıyorum. Botoks dediğiniz şey şöyle bir şey: Sinirin iletisini iptal eden bir ilaç.
Atilla O.: Felç yani.
Osman O.: Beyni minimal çalışan bir insan bile böyle bir ilacın yanlış bir yere giderse başına bela açacağını anlar. Bunu kendine yapanı, bilmeyene yaptıranı da ben ne yapayım zaten. Çünkü mongol demektir.

“Kızın burnu yamuk yumuk ama o göğüslerine takmış”

Hep kadınlardan bahsettik ama erkekler de artık size çok geliyor. Burnunu yaptıranlar, penisini büyütmek isteyenler…
Osman O.: Onlarınki düşüyor sonra.

Nasıl yani?
Osman O.: Kazayla bir problem olursa Midyat-pirinç durumu olur. Bilmem kaç yaşına geldiğinde iki genç kızı etkileyeceğim diye oraya yağlar koyduranlar, mikrop kapanlar, abuk sabuk işler. Sakatlığın sonu yok.
Atilla O.: Bak buradan bir yere geleceğiz. Bana sorarlar, “Siz kimleri ameliyat ediyorsunuz?” derler. Ben de “Kimin takıntısı varsa onu” diye cevap veririm. Takıntı başka bir şey. Mesela kaç kere şöyle şeyler oldu. Bir kız geldi. Karşıma oturdu. Berbat da bir burnu var. “Aman kızım, hiç korkma, tamam bu burnu düzeltiriz” dedim. Kız “Ne burnu? Ben göğüslerim için geldim” dedi. Yani o burnunu hiç kafaya takmamış, göğüslerini takmış. Takmadığı sürece onu ameliyat etmenin manası yok.

“Gelenlerin yanlarında bilmiş bir kadın da oluyor”

Artık bu işten zevk almaya başlayan, “Neremi yaptırsam acaba?” diyen var mı?
Osman O.: Öyle çok var. 10 taneden sekizi “Bende ne görüyorsunuz? Bana ne yapılabilir?” diyor. “Ben profesyonelim. O kadar şey görüyorum ki hüngür hüngür çıkarsınız buradan, o yüzden sizin derdiniz neyse onunla başlayın” diyorum. Bunların da hepsine hayır deyip yolluyoruz. Dört tanesi de gidiyor, başka bir yerde ameliyat oluyor. Sonra geri geliyor. “Ben kandım, düzeltin” diyor. Ben “İz kalır” diyorum. Öteki “İz kalmaz” diyor. İz kalmaz diyene inanıyor. Bize de “Bilmemne ipliği çıkmış, iz kalmıyormuş” diye açıklama yapıyor.

Tabii artık neredeyse yenilikleri sizden iyi bilir hale geldik.
Osman O.: Evet. Hastaların yanında genelde bilmiş kadınlar olur. Onlar da konsültasyona gelirler. “Amerika’daki şu tekniği siz biliyor musunuz?” diye bir de beni imtihan eder. İnternetteki şeylere bakıyorlar. Hepsi palavra.

Ama öbürlerine inanmak istiyor, güzelleşmek istiyor.
Osman O.: Ama bu çocukça bir şey. Burada ciddi bir iş yapıyoruz. Esnaflık yapmıyoruz, doktorluk yapıyoruz. Ticaret yapıyor olmama rağmen “Hayır” diyorsam bir nedeni var. Daha ne yapayım yani, döveyim mi kadını?

Sizin üzerinize yürüyen de olmuştur…
Osman O.: Dansöz bir kadın geldi. “Şu kalkacak, şu şöyle olacak, önümüzdeki hafta içinde…” Ben de “Benim de hasta seçme hakkım var. Ben sizi ameliyat etmek istemiyorum” dedim. Ayağa kalktı, üzerime yürüdü, “Sen kim oluyorsun da beni ameliyat etmiyorsun” dedi, ben kaçtım. Çünkü en şahane dayak kadınlardan yenir.

“Göğsüme silikon taktıracağım, kocam anlar mı?”

Kocalarıyla, sevgilileriyle gelenler çok oluyor mu?
Osman O.: Sponsoruyla gelen bile var.

O ne demek?
Osman O.: Bir kız geliyor, yanında yaşça çok büyük bir adam. Parayı o ödeyecek.

Adam da geliyor ki parayı kime, neye ödeyeceğini görsün…
Atilla O.: Tabii. Adam Anadolu’nun bir yerinde çok para kazanmış bir adam. Aynı kızlar bazen o adamları da ikna ediyor estetik ameliyat olmaya. Adam kızla olmak için şeyini kestirmek dışında her şeye razı.

Ben sevgiliyi onun da yaşayabileceği tereddütler için sordum.
Osman O.: Abukluk istiyorsan, göğsüne silikon yaptırmayı düşünüp “Kocam anlar mı?” diyen kadın var. “Anlamazsa boşa herifi zaten.”
Atilla O.: Ama önceden yaptırıp da sonra evlenince kocasına söylemeyen, adamların bilmediği silikon memeler dolu ortalık. Onları da “Aman o zaman kocanın yanında göğüs röntgeni çektirme, çıkar” diye uyarıyorum.

Milliyet

6 com

Dudak estetiğine gelirsek, insanlar bu ameliyatı neden yaptırmak istiyorlar? Dolgun dudaklara sahip olmak bu kadar önemli mi?

Yaptıranlar için önemli, çünkü dolgun ve diri dudaklar güzellik simgesi olduğu kadar aynı zamanda gençliğin, çekiciliğin, doğurganlığın, seksiliğin, dişiliğin ve en önemlisi güzelliğin olmazsa olmazlarından biri. Yüz güzelliğinde en önemli tamamlayıcı unsurlardan biri olan dudakların da güzel olması yüzün bütünlüğünü tamamlaması açısından da çok önemli. Dudakların büyüklüğü, dolgunluğu, ince veya kalın olması yüzün diğer elemanları olan burun, yanaklar, gözler, kaşlar, çene ve dişlerle uyumlu ve orantılı olmalı. Kalın ve dolgun dudaklar gençliğin ifadesi olduğu kadar incelmiş ve gevşemiş dudaklar yaşlılık ifadesidir. Dudaklar yüzün estetik görünümünde çok önemli bir yer tutuyor. Bu nedenle dudakların diri ve dolgun görünmesi yüzümüzdeki gençlik ve sağlık ifadesini güçlendiriyor.

Daha çok kimler bu ameliyatı yaptırıyor?

Dudakları yapısal olarak ince olan ya da zamanla incelen, kalın ve dolgun dudaklarla yüzündeki gençlik ve güzellik ifadesini güçlendirmek isteyenler ya da daha diri ve dolgun dudaklara sahip olmak isteyenler tarafından tercih ediliyor. Dudakları ince ve kırışık olanlar kadar, normalden kalın olanlarda da inceltme ameliyatları yapılıyor. Bir de dudak kanserine bağlı olarak dudaklarının bir kısmı alınmak zorunda kalınan hastalarda yeniden dudak yapmaya yönelik ameliyatlar yapılıyor. Bu tip dudak onarım ameliyatları estetik kadar fonksiyon açısından da büyük önem taşıyor.

Nasıl bir yöntem izleniyor?

Dudakları kalınlaştırmak ve kırışıkları düzelterek dolgunlaştırmak için pek çok yöntem var. Bunları üç ana grupta inceleyebiliriz: Yabancı dolgu malzemeleri, hastanın kendi dokuları ile doldurmak, dudakları ameliyat ile yeniden biçimlendirmek.

Yabancı dolgu malzemeleri yönteminde neler kullanılıyor?
Sıvı silikon ve silikon yağı, geçici dolgu maddeleri ve diğer katı formdaki dolgular. Bunlarla ilgili kısaca bilgi vermek gerekirse de, sıvı silikon ve silikon yağı: Dudak kalınlaştırmada yıllardır kullanılmakta olan sıvı silikon ve silikon yağı içerdiği olumsuzluklar ve uygulanan hastalarda çeşitli komplikasyonlara neden olmasından dolayı artık günümüzde kullanımı Amerikan gıda ve ilaç kurumu FDA tarafından estetik dolgu maddesi olarak satılması ve direk doku içine enjeksiyonu yasaklandı. Buradaki uygulama meme ameliyatlarında yapılandan farklı, onu belirtmekte fayda var. Meme ameliyatlarında jel silikon kalın bir kılıf içinde meme altına yerleştiriliyor ve istendiğinde çıkarılıyor. Hiçbir sakınca içermiyor. Ancak dudağa enjekte edildiğinde bu silikon sıvı olduğu için doku aralarına yayılıyor ve çıkarmak imkansız hale geliyor. Dudak dokusunda enflamasyona neden olmakta, ayrıca sürekli yer değiştirdiği için hastalarda şekil bozukluğuna yol açıyor. Ülkemizde hiçbir plastik cerrah yüze sıvı silikon veya silikon yağı enjeksiyonu uygulamıyor.

Geçici dolgu maddeleri yönteminin bir zararı var mı?

Bu yöntemde kollajen, Hyalurinik asit gibi maddelerden oluşan zararsız malzemeler kullanılıyor. Kollajen, sığır derisinden elde ediliyor. Deli dana hastalığının ortaya çıkışı ile kullanımı neredeyse durdu. Ayrıca hayvan proteini olduğu için alerji riski var, test yapılmadan kullanılmamalı. Yüzdeki kırışıklıkları düzeltmek için de uygulanan Hyalurinik asit en yaygın olarak kullanılan malzeme. Restylane® denilen ve iğne ile enjekte edilen Hyalurinik asit kullanıldığında uygulama çok basit ve hasta hemen normal hayatına dönebiliyor. Uygulama sonrası 4-6 ay kadar kalıcı oluyor ve bu sürenin sonunda tekrarlamak gerekiyor. Kimyasal olarak elde edildiği için alerji yapmıyor ve risksiz. Bu maddeler dudak kenarlarını dikleştirmek ve belirginleştirmek için kullanılıyorlar. Daha fazla kalınlaşma gereken durumlarda yetersiz kalıyor.

Diğer katı formdaki dolgular nasıl yapılıyor?

Bunlar enjekte edilenler gibi enjektörle değil, ufak bir ameliyatla yerleştirilen malzemeler. Alloderm insan derisinden elde ediliyor. Konulduktan sonra bir yıl içinde eriyerek kayboluyor. Gortex denilen malzeme ise kalıcıdır. Dudak kenarlarından yapılan küçük kesilerden dudak içine yerleştiriliyor. Konulduğu şekilde kalıyor ve şeklini muhafaza ediyor. Sakıncası ise zamanla dudağı delerek dışarı çıkabiliyor olması.

Dudak kalınlaştırma ve dolgunlaştırma hastanın kendi vücudundan alınan dokularla da yapılabilir. Bunlar neler?

Yağ Hücreleri: Hastanın kendi vücudundan çekilerek alınan yağ hücreleri dikkatli bir işlemden geçirildikten sonra dudaklara ve eğer gerekiyorsa başka kırışıklıklara enjekte ediliyor. 3-6 ay içinde konulan hücrelerin %20-30′u geriye kalıyor. İşlem birkaç defa tekrarlandığında etkili bir dudak kalınlaştırma sağlanabiliyor. Hiçbir zararı yok; alerji gibi riskler içermiyor. İşlem lokal anestezi altında yapılıyor. Şişlikler birkaç günde geçiyor. Son derece kolay bir uygulama. Fazla dolgunluk gerektiren durumlarda oldukça etkili.

Deri Hücreleri: Hastanın kendi vücudundan örneğin, karın veya meme küçültme ameliyatı sırasında çıkan derilerden veya daha önceden vücutta kalmış yara izlerinden çıkan skar dokusundan alınan deri altı dokusu ve yağ hücreleri karıştırılarak doku kokteyli şeklinde dudaklara enjekte ediliyor. Bu yöntemde konulan hücrelerin bir kısmen eridiği için 2-3 defa tekrarlamak gerekiyor. Zararsız ve en iyi yöntemlerden biri. Alerji riski de yok.

Dolgu maddesi kullanmadan ameliyatla da kalınlaştırmak mümkün mü?

Evet. Pek çok teknik mevcut. Bu yöntemlerden uygun olanı, plastik cerrah hastanın dudak yapısına ve durumlarına göre seçiyor. En iyi ve kalıcı sonuçlar bu tekniklerle alınıyor. Diğerleri gibi geçici değil. İyileşme 2-5 günde tamamlanıyor. Bunlar, lokal anestezi altında yapılan basit ameliyatlar.

Martı kanadı tekniği: Burada amaç dudak kenarını yukarı taşıyarak dudağı genişletmek. Kesi üst dudak kenarından ve yükseltilmek istenilen üst kısımdan yapılıyor ve daha sonra arada kalan deri çıkarılıyor, dudak derisi üstteki cilde dikiliyor ve dudağın pembe kısmı yukarı doğru kalkmış oluyor. Bu teknik çok ince dudaklar ve dudak kenarları çok kırışık olan hastalar için iyi bir yöntem. Sonuç kalıcı oluyor.

Boğa boynuzu ya da burun altı dudak kaldırma: Burnun hemen alt kenarından kıvrımlara uygun olarak boğa boynuzu şeklinde kesilerek bir miktar deri çıkarılıyor ve deri yeniden dikilerek dudak yukarı doğru asılmış oluyor. Burun altında ince bir kesi izi kalıyor. Bu teknik, üst dudak derisi geniş olan hastalarda bu mesafeyi kısaltmak için de kullanılıyor. Böylece üst dişlerin görünmesi sağlanmış oluyor. Sonuç yine kalıcı oluyor.

Paris dudak: Dudak kenarları ve filtrum denilen üst dudakta burun altında kalan çukurluğun kenarlarının dolgu maddeleri veya yağ hücreleri ile belirginleştirilerek yapılan dudağa verilen isim.

V-Y tekniği: Üst ve alt dudaklara ağız içinden V şeklinde kesiler yapılarak sonrada Y şeklinde dikilerek dudaklar dolgunlaştırılıyor.

Dudak Asma: Burun içinden yapılan küçük bir kesiden geçirilen dikişler dudaktan da geçirildikten sonra bağlanıyor ve dudak yukarı doğru kaldırılıyor. Görünen bir iz kalmıyor. Oldukça etkili bir yöntem.

18 com

Estetik ameliyatlara hazırlıktan özel adreslere, ameliyat sonrası bakımdan dünyanın en ünlü cerrahlarının önerilerine kadar bu dosya kadınlar için bir kaynak niteliği taşıyor.VOTRE BEAUTE adlı dergi, makyaj, güzellik, parfüm ve bakım ile ilgilenen tüm şehirli kadınlar için eylül-ekim sayısında da başvuru kaynağı olmaya devam ediyor. Derginin yeni sayılarında A’dan Z’ye bütün ayrıntılarıyla incelenmiş özel bir dosya konusu yer alıyor. Bu sayıdaki ilk konu ‘‘Özel Estetik Dosyası’’.
Genç ve güzel kalmak için tercih edilen estetik ve plastik cerrahi yöntemleri hakkında bilmek istediğiniz her şeyi ‘‘Estetik ve Plastik Cerrahi’’ dosyasında bulabilirsiniz. Her şeyden önce estetik ameliyata hazır olup olmadığınızı bir test yaparak öğrenebilirsiniz. Bu test sonucunda estetik ameliyat için uygun bir aday mı yoksa neşterin ta kendisi mi olduğunuzu öğreneceksiniz.

Genç ve dinamik bakışlar için

Gözkapağı cerrahisiyle alt veya üst gözkapağındaki fazla deri ve yağlar, göz altındaki sarkmalar gibi biçim bozuklukları gideriliyor. Böylece hastaya daha genç ve dinlenmiş bir görünüş kazandırılıyor.

Hokka gibi bir burun

Burun, yüzümüze ifade ve anlam katan bir organ. Birçok burun ameliyatında bir yandan burun şekli düzeltiliyor, diğer yandan fonksiyon bozuklukları gideriliyor.

Dikkat çekici elmacık kemikleri

Elmacık kemikleriniz biraz daha çıkık ya da büyük olabilir. Artık bir saatte istediğiniz keskin hatlara sahip olmak elinizde. Beğenmezseniz düzeltme olanağı da var üstelik.

Genç ve seksi kalmanın sırları

Yüzümüzün yaşlı görünmesine neden olan boyun ve alındaki kırışıklıkları yok etmek, dudak kalınlaştırmak, sarkan gıdıyı almak ve kaş kaldırmak için çok kapsamlı estetik ameliyat teknikleri gerekmiyor.

Daha güzel görünmek için

Yüzünüz sarkıyorsa çözümü ‘‘lifting’’de arayabilirsiniz. Hem kırışmış hem sarkmış cerrahi yöntem ve lazer sizi yeniden gençliğinize kavuşturabilir. Ama sadece kırışık varsa peeling ya da lazer yeterli.

Cildinizi yenileyin

Yüzdeki ince kırışıklıklar, pigment sorunları ve aknelerin yol açtığı izleri cilt yenileme teknikleriyle giderebilirsiniz. Bu tekniklerden her yaşta, hatta gençleşmek için de yararlanabilirsiniz.

Dümdüz bir kadın için

Karnınız sadece yağlanmakla kalmamış ayrıca kasların araları açılmış ve sarkmışsa ‘‘adbominoplasty’’ ameliyatı ile yepyeni bir silüete kavuşmanız mümkün.

Fazla yağlarınızdan kurtulun

‘‘Liposuction’’ bir zayıflama ameliyatı değil. Vücudun belli bölgelerinde birikmiş yağları alarak vücut konturlarını daha düzgün duruma getirmek için yapılan bir ameliyat.

Saçsızlığa elveda

Başarılı bir saç ekimi sonrası görünümünüz daha da iyileşirken kendinize güveniniz de olumlu etkileniyor. Tüm saç onarımı cerrahisi tekniklerinde kişinin saç derisindeki mevcut saçlar kullanılıyor.

Dik ve diri göğüsler

Zaman içinde çeşitli nedenlere bağlı olarak sarkan memeler, estetik ameliyatla dikleştirildiğinde büst konturları daha da gençleşiyor. Meme büyütme ameliyatında genellikle meme ucundan, memenin alt kısmından veya koltuk altından kesi açılıyor ve protez yerleştiriliyor. Büyük göğüsler her ne kadar seks sembolü olarak değerlendirilse de sırt ağrısı, kamburluk ya da göğüs sarkması gibi rahatsızlıklara yol açtığında iş değişiyor.

Silikonlar kanser yapmıyor

Dokuz yıl önce ortaya atılan varsayımlara göre silikon protezlerin başta kanser olmak üzere birtakım hastalıklara yol açtığı iddiası ortaya atıldı. Bu iddialar üzerine dünyanın büyük sağlık kuruluşları araştırmalarını hızlandırdı. Sonuçta silikon protezlerin kansere kesinlikle yol açmadığı ortaya çıkarıldı. Silikon protezlerin kansere yol açmadığı kanıtlanınca, başta meme büyütme ameliyatları olmak üzere yapılan estetik ameliyat sayısında da artış kaydedildi.
Hürriyet

none

Bıçak altına yatmadan yüzlerinden ve vücutlarından yılların izlerini silmek isteyenler için bugün etkili çözümler var: Botox, kolajen ve büyüme hormonu ile size özel gençlik iksirleri yaratabilirsiniz!
İnsanlığın dünya kurulalı beri tek büyük düşü vardır: Ebediyen genç kalmak ve ölümsüzlüğü yakalamak! Tıptaki bütün gelişmelerin özü, insan ömrünü uzatmak, hata sınırsızlaştırmak ve de yılların izlerini yok etmek üzerine programlanıyor.
Son yıllarda önce Amerika sonra Avrupa olmak üzere batıdan bize doğru gelen bir rüzgar var: Yüze enjekte edilen dolgu maddeleri ve orta yaş grubundaki insanlara yeni zindelik ve gençlik kazandıran Anti-Aging metodu.

DOĞRU SEÇİM YAPMAK
Dolgu maddeleri arasında insan biyokimyasına uygun olanlar var, sığırlardan elde edilen kolajen türevleri var. Aralarında son yıllarda kendinden en çok bahsettiren ise, Botox. Botox aslında bir zehir; yüz kaslarını hareket ettiren sinirleri felç ettiği için kasların çekilmesiyle deri yukarı kalkması sistemine dayalı. Estetik cerrahi uzmanı Prof. Dr. Durak, ‘Bunların enjeksiyonlarını yapan çeşitli kişiler var’ diyor ve sıkıntılarını dile getiriyor: ‘Tabii hastanın da işine geliyor. Hasta bizden ne istiyor? ‘Sabahları markete gider gibi bir yere gideyim, bir takım işlemler yaptırayım ve akşam değişmiş olarak eve geleyim!’ Yani hem kolay hem ucuz hem zahmetsiz bir işlem! Tabii burada bilinçsizce yapılan girişimler sonucu hastalarda sorunlarla karşılaşıyoruz. ‘
Prof. Durak çözümü hastanın bulması gerektiğine dikkat çekiyor: ‘Plastik Cerrahi Derneği’ne bunları ilettiğimiz zaman şu deniyor: ‘Hastalar doğru hekimi bulsunlar!’ Bu durumda kamu oyunun aydınlatılması şart. Özellikle İstanbul’da hatalı yöntemler pazarlamak isteyen insanların sayısında çoğalma var. Bu her branşta karşımıza çıkıyor. Tababetin iki felsefesi vardır: Birincisi ağrıyı dindirmek, ikincisi ne şekilde olursa olsun, insanları mutlu etmek. Yani bu iki felsefeye aykırı değil bu işlemler!’

BOTOX NASIL ETKİ EDER?
Botox mucizevi bir ilaçmış gibi lanse edilmiş olsa da aslında botolismus toksini adlı bir zehirden başka bir şey değil. Her yüzde mimik hareketleri yapan kasların sinirleri vardır. Yani bu sinirler kasları hareket ettirir. Yüzümüze rüzgar geldiği zaman yüz felci oluşur, dolayısıyla yüzümüzün o bölgesi hiç hareket etmez. Bu kaslar hareket etmeyince kişi ne gözünü kapatabilir, ne ıslık çalabilir. Örneğin kaşları hareket ettiren, sinirlerin yayıldığı bölgelere Botox (ürünün piyasa ismidir bu) enjekte edildiği zaman, kaşı hareket ettiren sinirin felç olmasına yol açar. Prof. Nazım Durak, Botox’un etki mekanizmasını şöyle açıklıyor: ‘Kas hareket etmeyince, yukarı doğru çeker ve öylece kalır. Çekince deriyi de beraberinde gerer, dolayısıyla orası kalkık durur. Yani hareket etmeyince de kırışmaz. Felsefesi budur.’
Peki bir süre sonra bu zehrin etkisi geçince ne oluyor? Prof. Durak yanıtlıyor: ‘Bir kaşınız biraz daha aşağı iniyor, öteki yukarı doğru kalkıyor. Demek ki bu işlemi sürekli yapmak gerekecek. Bu maddenin 2-3 aylık bir ömrü vardır; anlatıldığı gibi 8 ay falan değildir. Süre, organizmanın yıkımına bağlı. Her vücudun bir yıkım gücü var, o zehirden kurtulmanın, kendini yenilemenin gücü.’

DOZ ÇOK ÖNEMLİ
Botox uygulamasında enjekte edilen dozların önemi çok büyük. Mesela bir tarafa az, bir tarafa daha çok Botox enjekte edilmişse, fazla enjekte edilen tarafta etki süresi uzuyor. Bu durumda Botox’u sık sık tekrarlamak gerekiyor. Tıp, kasın her hareketini deri için bir jimnastik olarak kabul ediyor. Prof. Durak, önemli bir hatırlatma yapıyor: ‘Göz çevresine ve dış yanlarına Botox yapılmaz, çünkü sinir yoktur, etkisi de olamaz.’ Sinir olmayan bölgelere Botox vermek, cildin terleme fonksiyonunu da ortadan kaldırıyor. Oysa terleme fonksiyonunu ortadan kaldırmak, o bölgenin oksijen alışverişini de devre dışı bırakıyor. Oksijen alışverişinin bozulması ise, o bölgenin daha hızlı yaşlanmasına sebep oluyor. Deri bu bölgede bir süre sonra parşömen gibi gevşeyip, büzülüyor. Bir noktada geçici bir çözüm gibi görünen bu işlem, daha ileri aşamalarda hastanın karşısına yaşlanmayı hızlandırıcı bir faktör olarak çıkıyor. Prof. Durak, ‘Yöntem insanların hoşuna gidiyor; çünkü kişi bir anda kırışıklıktan kurtulmuş oluyor. Hasta göz altı torbasını düşünmüyor, göz kenarındaki kaz ayaklarını düşünüyor. Bayanların böyle saplantıları var’ diyor.
Anti Aging: Yaşlılığa karşı koymak!
İnsanlığın en büyük sorunu yaşlanmak ve buna bağlı olarak ömrün kısalması. Son günlerin bu bağlamda dünyadaki en güncel konusu ise, Anti – Aging, yani yaşlılığa karşı koymak! Novita Estetik Plastik Cerrahi ve Anti – Aging Merkezi’nde hastalarının estetik kusurlarını giderip, onları Anti – Aging ile yeni bir yaşama hazırlayan Prof. Dr. Nazım Durak, ‘Doğru olanı önce hastaya anlatmak gerekiyor’ diyor ve açıklıyor, ‘Her şeyden yaşlılığın hızını kesmek, Anti Aging bu. Yoksa yaşlılığı tamamen durdurmak değil.’

Growth hormonu
Anti – Aging tedavisinin önemli bir parçası olan ve hücre fonksiyonlarını artıran growth hormonun en önemli yararları şöyle sıralanıyor: Hafızayı güçlendiriyor, vücudun iyileşme kabiliyetini artırıyor, saçları güçlendiriyor ve dökülme durduruyor, uyku sorununu ortadan kaldırıyor, bağışıklık sistemini güçlendiriyor, daha elastiki bir cilt kazandırıyor ve kırışıklıkları yok ediyor.
Prof. Durak, ‘Bu bir kür’ diyor ve açıklıyor: ‘ Altı ay içinde etki kendini açıkça gösteriyor. Hasta, saçının güçlendiğini, tırnaklarının kırılmadığını, enfeksiyonlara karşı daha dirençli olduğunu, yaşam isteğinin arttığını görüyor.’ Düzenli bir takip içinde olan hastaya, ki uzmanlar Anti – Aging için gelen kişilere hasta gözüyle bakmıyor- belirli aralıklarla ölçümler yapılıyor ve hormon düzeyine göre gerekli görülürse growth hormon yeniden enjekte ediliyor.
Prof. Durak, Anti-Aging’i doğru anlamanın önemini vurguluyor: ‘Anti Aging bir paket program. Vitaminin, aspirinin yararları konusunda dinlemekten bıkmış insanlar. İnsanların yaşamlarında bir takım arayışlar içinde olmasını amaçlıyoruz. İnsanımız sağlık açısından yalnız. Bir kardiyoloğu var, bir diyetisyeni var belki ama, girişimler hep varolan bir sağlık sorununu gidermeye yönelik. Biz yaşam kalitesini artırarak, yaşlanmayı ertelemeyi yönelik çalışıyoruz. Felsefemiz bu.’

Çizgilere karşı kolajen
Botox dışında çeşitli dolgu maddeleri bulunuyor. Hastalar hatalı bir seçim yapıp, kendilerine uygun olmayan bir yöntem uygulattıktan ve yanıldıktan sonra anlıyor durumu. Örneğin bazılarının yüzüne silikonlar enjekte ediliyor. Bunların temizlemesinde çok büyük sorunlar yaşanıyor. Çünkü bu maddeler dokuların içine yerleşmiş, lenf dolaşımını bozmuş, his kayıplarına yol açmış oluyor.
Daha önceki yıllarda silikon çok yaygın olarak kullanılıyordu. Dokuların içine nüfus ettiği ve çıkarmak mümkün olmadığı için zamanla yer çekimine bağlı olarak derinin üst tabakalarına kızararak çıktığı ve his kaybına neden olduğu için, kullanılmamaya başlandı. Katı silikon, örneğin memede kullanılıyor ama sıvı olarak dudak içine artık verilmiyor.
Dudakta daha çok kolajen türü maddeler tercih ediliyor. Bunlar iki türlü; bir kısmı sığırların boyun kısmından elde ediliyor. Diğerleri de insan biyokimyasından elde edilen kolajenler oluyor. Bu kolajenler Amerika’da FDA Sağlık Örgütü onayı almamış ürünlerdir. Bu nedenle satılamadıkları için Amerikalı doktorlar kolajeni ülkelerinde hastalarına uygulayamıyorlar. Çünkü satılmıyor. Ama hasta çok isteyince bizden ya da Avrupa ülkelerinden alınıp orada uygulanabiliyor.
Kolajenle yüzdeki çizgiler gideriliyor. Bu maddeler enjekte edildiği yerde 6 ay kadar kalabiliyor. Ayrıca kolajenle dudaklara hat veriliyor, dolgunluk kazandırılıyor. Zararı yok bunun. Ancak dudak yöresi çok hareketli bir bölge, buraya enjekte edilen maddeler uzun süreli kalmıyor. Kişinin kendi vücudundan alınıp doldurulan yağların yüzde 60-70′i emiliyor. Yağ ve deri zerrelerinden oluşan doku kokteylleri yanaklara ve dudakla burun arasındaki oluklara dolduruluyor. Ne var ki kalıcı olmadıkları için, birkaç kez tekrarlanması gerekiyor. Organizmanın yaşlanması, hastanın kilo alıp vermesi, beslenme, faktörü, sigara bu süreyi etkiliyor.
Kolajende yan etki, alerjik reaksiyonlar oluyor. Çok miktarda enjekte edildikleri zaman bazen yağ kistlerinin oluşmasına neden olurlar. Kolajen derinin solunumunu bozabiliyor ama, zaman içinde emildikleri için yan etki güçlü olmuyor. Ama bazıları emilmedikleri için zamanla yabancı cisim reaksiyonlarına yol açabiliyor.

Anti Aging nedir?
Anti-Aging her şeyden önce sağlıklı ve uzun yaşamanın bir anahtarı. Yeni ve sağlıklı bir yaşam biçimi ile hormon takviyesinden meydana geliyor. Prof. Durak Anti-Aging uygulamasını şöyle anlatıyor: ‘Anti-Aging sistemini multidisipliner (çok yönlü ve sistemli) bir yaklaşımla ele alıyoruz. Biz başvuran kişinin bu yaklaşım içinde yaşam kalitesini artırıyoruz. Bize gelen hastayı önce bir dahiliye uzmanı karşılıyor. Onu A’dan – Z’ye check – up’a tabi tutuyor. Bütün hormonlarının düzeyine kadar. Arkasından bu değerlerine bakarak kendisine öncelikle growth hormon olmak üzere, hormon tedavisi uyguluyoruz. Growth hormon, bir büyüme hormonu. Büyüme hormonundan eskiden korkulurdu. Bir takım deneylerde bu hormon bazı hücrelerde bir takım değişimler yapıyordu. Bu görüş bu gün değişti. Dünyanın her yerinde çok sayıda Anti – Aging merkezleri var bugün. Bunlara yoğun bir başvuru söz konusu. Hastanın kandaki düzeylerine ve mevcut eksikliklere göre, growth hormon cilt altına enjekte ediliyor. Bir ay sonra tekrar kan ölçümleri yapılıyor.
Geçmişteki korku, bu hormonun normal hücrelere kanserojen değişiklik yaptığı yönündeydi. Fonksiyonları azalan vücudun kendi ürettiği büyüme hormonu takviyesinin artık gerekli olduğu belirlendi ve bu hormonun dışarıdan verilmesine başlandı. Bu işlem son 5 seneden beri yapılıyor.

‘Botox mucize yaratmaz, geçici bir çözümdür!’
Botox, seansı 400 – 500 dolara yapılan bir yöntem. Prof. Durak’a göre, botox, yüz germe ameliyatlarını destekleyici bir çözüm olarak düşünülebilir. Ama kılıcı çözüm için mutlaka alnın, kaşların gerilmesi gerekiyor. ‘Peki siz nasıl bakıyorsunuz bu yönteme’ diye soruyoruz Prof. Nazım Durak’a. Yanıt çok net ve anlaşılır: ‘Botox maalesef medyada neştersiz güzellik adı altında göklere çıkarıldı. İstemeyerek yapıyoruz açıkçası. Çünkü ‘siz de biliyor musunuz’ diye soruyorlar bize… Basit bir iğne sonuçta, bir hekim nasıl bilemez? Önemli olan anatomik yolları, siniri tanımaktır. Botox hiçbir zaman mucizevi bir yöntem değildir, kırışıklıkları tamamen yok etmez, geçici bir çözümdür. Sık sık tekrarlandığı zaman da derinin kalitesini bozar!’

Kaynak: Güneş Gazetesi

none

Son Yazılan Estetik Haberleri

En Çok Okunan Haberler

En Çok Yorum Yapılan Konular

Son Yorum Yapılanlar:

  • Tugba: Ben luleburgazdan tugba 1 hafta once meme kucultme amelıyatı oldum edırne tıp fakultesınde...
  • rabia: Benim 24 aylık kızımdada karın ve gögüsünde sizinki gibi bir leke var dogustan ben de...
  • FATİH KIRIŞ: 10 ay önce akustik nörinom ameliyatı sonrası yüz felci geçirdim. Devlet memuruyum....
  • okan: ben,dövmemi tamamen iz kalmadan sildirdim diyen kişilere kesinlikle inanmayın ne olursa...
  • dilek: merhaba hocam ben 20 yasındayım yüzümde sivilceden olusan cukurlar var gecer mi kimyasal...