HaberEstetik Menü

Uygulamalar için güzellik salonlarını ve kuaförleri değil, Sağlık Bakanlığı’nın onayladığı güzellik merkezlerini tercih edin. Estetikte sık kullanılan yöntemler geçtiğimiz ay Bursa’da yapılan 4’üncü Uludağ Dermatokozmetoloji Günleri’nde masaya yatırıldı.

Cilt hastalıkları ve plastik cerrahlar sık kullanılan yöntemleri değerlendirdi. Kongrede konuşan Nişantaşı Sculpture Terapi Merkezi Cilt Hastalıkları Uzmanı Dr. Betül Şengör’den kongreninbir özetini aldık.Botoks, LPG, lazer ve daha birçok cihaz ve yöntem güzelleşmek, gençleşmek veya bazı kozmetik sorunlardan kurtulmak isteyenlere destek veriyor. Ancak uzmanlar, “Estetik girişimler yaptırırken sağlığınızdan olmayın, geri dönüşü olmayan hasarlara uğramayın” diyor.

LPG DİĞER YÖNTEMLERİN ETKİSİNİ ARTIRIYOR

LPG tek başına yapıldığında, diyetsiz bile vücutta daralma-sıkılaşma oluyor. Diyet eklenirse kilo kaybı da görülüyor. Mezoterapi, karboksiterapi gibi yöntemlerle birlikte uygulandığında yağ yakımı etkileri katlanıyor.

SELÜLİT TEDAVİSİNDE TEK YÖNTEM YETMİYOR

Selülit derdi olmayan neredeyse kimse kalmadı. Genellikle kadınların sorunuysa da, kilo alan ve androjen hormon yetmezliği bulunan erkeklerde de görülebiliyor. Selülit tedavisinde uygulanan yöntemler içindeen çok sözü edilenlerden biri mezoterapi. Selülitin nedenleri çoğunlukla birden fazla. Cilt altı bağ dokusunda ödem, mikro dolaşımın bozulması, yağ tutulumunun artması gibi birbiriyle ilişkili, kısırdöngüye dönüşen nedenler. Uzmanlar iki konuda tamamen hemfikir: İlki tedavinin nedenlere yönelik planlanması. Diğeri tek başına hiçbir tedavinin yeterli olmadığı. Bu nedenle öncelikle selülitin en önemli nedeni sayılan dolaşım bozukluğunun giderilebilmesi için masaj uygulanması şart. Ancak masajın ehil ellerde yapılmaması, sorunun daha da kötüleşmesine yol açabiliyor. Yine uzmanlar masaj konusunda en iyi yöntemin LPG olduğunda uzlaşıyor. Ayrıca masajın hemen sonrasında uygulanan mezoterapiyle çok daha iyi sonuçlar alınabileceği açıklandı. Doğru beslenme ve spor biçimi, bol sıvı tüketimi de başarıyı artırıyor.

UYGUN DOZ VE ARALIKLA YAPILMAYAN BOTOKS ETKİSİZ

Botoks rüştünü çoktan kanıtladı. Halen ciltte yaşlanmaya karşı en fazla tercih edilen yöntem. İstenildiği zaman bırakılabilmesi, kalınan yerden devam edilebilmesi nedeniyle tercih ediliyor. Botoksun da kuralları var. Uygun aralık ve dozla iyi sonuç veriyor. Yanlış dozlar, cildin alışması, antikor üretmesi botoksun etkisiz kalmasına neden oluyor.

HAYVANSAL KÖKENLİ DOLGULAR TARİH OLDU

Ameliyatsız estetik uygulamalarda dolgular, botoks gibi ilk sıralarda. Hayvansal kökenli malzemeler riskleri nedeniyle terk edildi. Şimdi en çok kullanılan dolgular, özünde hyaluronik asit içerenleri. İnsanın kendi yağ hücreleri ve kulak arkasından alınan cilt hücreleriyle yapılan dolgu (fibroplast) da sıklaşıyor. Özellikle bazı akne izleri, cilt sarkmalarında cildin yeniden yapılandırılması için fibroblast dolgular veriliyor. Hyaluronik asit, dudak-yanak arası, dudak ve iki kaş arasına enjekte ediliyor. Kalıcılık süresi molekülün yapısına, markaların farklı içeriklerine göre değişiyor.

DAHA DERİN PEELINGLER BAŞLADI

Kimyasal peeling, lekelerin açılması, akne ve akne izlerinin tedavisi, siyah nokta üreten yağlı ciltlerde, cildin kırışıklıklarını gidermek amaçlı kullanılıyor. Tek başına uygulanabildiği gibi başka yöntemlerle kombine de ediliyor. Hastane koşullarında yapılması şart olmayan, ancak daha derin soyan peelinglerin kullanımı artıyor.

SOĞUTUCU SİSTEMİ OLMAYAN LAZERDEN UZAK DURUN

Günümüzde lazer yardımıyla pek çok sorunun tedavisi yapılıyor. En başarılı olduğu alanlardan biri kalıcı epilasyon. Piyasada çok fazla sayıda ve çeşitte lazer var. Ancak ciltte yanığı önleyen soğutucu sistemi bulunmayan lazerlerden uzak durun. Uygun hasta ve cihazın seçimi başarının ilk şartı. Lazer epilasyon sadece estetik amaçlı ve konforlu olduğu için değil sağlık açısından da önemli bir yere sahip. Özellikle kıl dönmesinde tek çözüm sayılabilir.

ÇATLAKLARIN YÜZDE YÜZ TEDAVİSİ HÁLÁ YOK

Çatlak tedavisinde hiçbir yöntem tek başına mükemmel sonuç vermiyor. Ancak doğru yöntemler birlikte denenirse, kozmetik olarak kabul edilebilir sonuçlar elde ediliyor. Mezoterapi, karboksiterapi, mikrodermabrazyon, kimyasal peeling, ışık tedavileri bunlardan birkaçı. Cilde sürülen ürünler, tek başlarına mucize yaratamasalar da diğer tedavilerle birlikte kullanılabiliyor. Her zaman söylendiği gibi cildi iyi nemlendirmek, bol su içmek, kilo kontrolü, yatkınlık varsa önleyici ürünler kullanmak öneriler arasında.

Ellere haftada bir yağlı kremle masaj yapın

Eller de olumsuz dış koşullara açık uzuvlarımızdan. Rüzgar, soğuk, güneş ışınları, temizlik malzemeleri, deterjanlar, toprak vs. hepsi elleri yıpratır, yaşlandırır. En az yüzünüz kadar görünürde olan ellerinize yönelik yapacağınız en iyi şey etkin koruma. Eldiven giyerek iş yapın. Özellikle deterjan, temizleyici kullanarak yaptığınız işler sırasında.

Günlük bakımda el kremleri veya losyonlar genellikle yeterli. Ancak hiç olmazsa haftada bir kez yağlı bir kremle masaj yapmanızda yarar var. Bir diğer reçete de annelerden kalma. Ara sıra yatmadan ellerinize vazelin sürün, pamuklu eldiven giyin. Sabah ellerinizin yumuşaklığına şaşıracaksınız. Ellerinizi sertleşmiş deriden kurtarmak istiyorsanız, ponza taşını deneyebilirsiniz. Dikkat, ölü derilerden kurtarayım derken hırpalamayın. Bunlar sizi kesmiyorsa, ellere yönelik SPA, özel bakım hizmetleri sunan merkezlerden yardım alabilirsiniz.

Maske için en iyi zaman uykudan önce

Yüzünüze maske yapmayı denediniz mi hiç? Maskenin ardından sadece kendinizi daha iyi hissetmez, cildinizin nefes aldığını duyarsınız. Piyasada satılan çeşit çeşit maskeden size uygun fonksiyon, fiyat ve kokuda olanı mutlaka vardır.

Maskeyi mutlaka kullanma talimatına göre uygulayın. Ancak yüzünüzde yara, sivilce veya cilt sağlığıyla ilgili başka bir sorun varsa, önce bir cilt hastalıkları uzmanına danışın.

Maskeden önceki ilk adım temizlik. Maskeyi temiz, erkekseniz sakalsız cilde uygulayın. Olanağınız varsa buhar banyosu gözeneklerini açacaktır. Uzmanların önerisi, maske uygulamasını aceleye getirmemeniz. Unutmayın kendinizi şımartıyorsunuz! En iyi zamanlama uykudan önce… Ev nispeten izole bir ortam, yağmur, kar, rüzgar, güneş ışığı, egzoz gazından cildinizi koruyabilirsiniz. Maske uygulamanın başka incelikleri de var:

Göz çevresine sürmeyin

Kuruduktan sonra çekilerek soyulan maskelerdense saçlı, kıllı bölgelere değdirmeyin

Yüzünüzde maske varken konuşmayın, gülmeyin, mimik yapmayın.

Maskeyi ılık suyla yüzünüzden çıkarıp temizledikten sonra cildinizi nemlendirin.

Mesude ERŞAN – Hürriyet

none

Erkeklerin alınları, kadınlara göre açıktır. Bu nedenle alın germe işlemi daha zor yapılır. Başarı oranı daha düşüktür ve kesinlikle iz bırakır. Alın kırışıklıklarının botoks, dolgu ya da lazerle silinmesi uygundur. Erkekte üst yüz germe işlemini mümkün olduğunca yapmamak gerekir.

Erkekte de, kadında da alt ve üst kapağı operasyonu başarısızlıkla sonuçlanabilir. Erkekte alt göz kapağı kası güçlü olur, buna dikkat edilmelidir. Kadınların alt göz torbaları, çok göze batmıyorsa bazen alınmayabilir. Erkekteki göz torbasının mutlaka alınması gerekir. Aksi taktirde yapılan ameliyat kendini göstermez. Göz altındaki torbayı fazla alırsanız göz küçülmüş gibi görülür ve bunun dönüşü yoktur.

Erkeklerdeki göz operasyonları sırasında alt ve üst göz kapaklarının dış kısımlarını çok fazla yukarı çekmemek gerekir. Yoksa kadınsı bir görüntü verir. Tüm yüzün anlamı gider. Hekim bu konuda çok tecrübeli değilse bu operasyonu yapmaması gerekir. Bu operasyon daha genç görünüm vermek için kadınlara uygulanır.

Erkek cildi daha kalındır, bu nedenle erkeklerin burun estetiği kendini çok iyi göstermez. Burun işlemleri kadında çok güzel gözükür. Erkekteki operasyonun başarısı daha zor belli olur.

Erkeğin burnu düz inmelidir, asla oval inmemelidir. Kadınlarda ise tam tersi burun sırtı hafif çukur olarak girmeli. Erkekte burna hafif eğim verirseniz, kadınsı bir ifade kazanmasına yol açar. Burun ucu erkekte yapılmamalıdır. Erkek burnunun düşme riski daha fazladır, bu nedenle burun desteği konulmalıdır.

Burundan ağız kenarına inen çukurluklar erkekte mutlaka olmalıdır. Kadında ise olmamalıdır. Dolgu ile ya da yüz germe işlemiyle bunu tamamen doldurursanız erkeğin görüntüsü yine feminen olur. Kadında ise bu çukurluğun silinmesi gerekir.

Elmacık kemikleri; kadınlarda cerrahi olarak belirginleştirilebilir ya da dolgularla desteklenebilir. Kadının yüzünü oval yapar ve ışıltı verir. Erkekte ise kesinlikle elmacık kemiklerine dokunmamak gerekir. Elmacık kemikleri belirgin erkek de feminen bir görünüme bürünür.

Erkek ile kadındaki dudak yapısı farklıdır. Erkeğin alt dudakları, üst dudaklara göre daha kalındır. Bu nedenle erkeğin dudağına işlem yapılacaksa, kesinlikle üst dudağa dokunulmamalı.

Erkeklerin çöken aortlarına destek enjeksiyonu yapılabilir ancak yanaklara yağ enjeksiyonu uygulanmamalıdır.

Yüzü gençleştirmeye yönelik lazerler sistemlerinde ancak üst yüze uygulanabilir. Kadınların tüm yüzüne ve boynuna uygulanabildiği halde, erkeklerde ise yalnızca gözlerin üst kısmına uygulanabilir. Diğer bölgelere uygulandığı zaman kılları öldürür ve ortaya çok büyük bir sorun çıkar.

Kepçe kulak erkeklerde de, kadınlarda da fark etmiyor. İkisinde de aynı yöntem uygulanıyor. Yüz estetiğinde, kadın ve erkek operasyonları arasında hiçbir fark olmayan tek bölge kulaktır.

Opr. Dr. Aytaç Saraçaydın Facial Plastic Surgery Clinix Care Medikal Center – Sabah

6 com

Dudak estetiğine gelirsek, insanlar bu ameliyatı neden yaptırmak istiyorlar? Dolgun dudaklara sahip olmak bu kadar önemli mi?

Yaptıranlar için önemli, çünkü dolgun ve diri dudaklar güzellik simgesi olduğu kadar aynı zamanda gençliğin, çekiciliğin, doğurganlığın, seksiliğin, dişiliğin ve en önemlisi güzelliğin olmazsa olmazlarından biri. Yüz güzelliğinde en önemli tamamlayıcı unsurlardan biri olan dudakların da güzel olması yüzün bütünlüğünü tamamlaması açısından da çok önemli. Dudakların büyüklüğü, dolgunluğu, ince veya kalın olması yüzün diğer elemanları olan burun, yanaklar, gözler, kaşlar, çene ve dişlerle uyumlu ve orantılı olmalı. Kalın ve dolgun dudaklar gençliğin ifadesi olduğu kadar incelmiş ve gevşemiş dudaklar yaşlılık ifadesidir. Dudaklar yüzün estetik görünümünde çok önemli bir yer tutuyor. Bu nedenle dudakların diri ve dolgun görünmesi yüzümüzdeki gençlik ve sağlık ifadesini güçlendiriyor.

Daha çok kimler bu ameliyatı yaptırıyor?

Dudakları yapısal olarak ince olan ya da zamanla incelen, kalın ve dolgun dudaklarla yüzündeki gençlik ve güzellik ifadesini güçlendirmek isteyenler ya da daha diri ve dolgun dudaklara sahip olmak isteyenler tarafından tercih ediliyor. Dudakları ince ve kırışık olanlar kadar, normalden kalın olanlarda da inceltme ameliyatları yapılıyor. Bir de dudak kanserine bağlı olarak dudaklarının bir kısmı alınmak zorunda kalınan hastalarda yeniden dudak yapmaya yönelik ameliyatlar yapılıyor. Bu tip dudak onarım ameliyatları estetik kadar fonksiyon açısından da büyük önem taşıyor.

Nasıl bir yöntem izleniyor?

Dudakları kalınlaştırmak ve kırışıkları düzelterek dolgunlaştırmak için pek çok yöntem var. Bunları üç ana grupta inceleyebiliriz: Yabancı dolgu malzemeleri, hastanın kendi dokuları ile doldurmak, dudakları ameliyat ile yeniden biçimlendirmek.

Yabancı dolgu malzemeleri yönteminde neler kullanılıyor?
Sıvı silikon ve silikon yağı, geçici dolgu maddeleri ve diğer katı formdaki dolgular. Bunlarla ilgili kısaca bilgi vermek gerekirse de, sıvı silikon ve silikon yağı: Dudak kalınlaştırmada yıllardır kullanılmakta olan sıvı silikon ve silikon yağı içerdiği olumsuzluklar ve uygulanan hastalarda çeşitli komplikasyonlara neden olmasından dolayı artık günümüzde kullanımı Amerikan gıda ve ilaç kurumu FDA tarafından estetik dolgu maddesi olarak satılması ve direk doku içine enjeksiyonu yasaklandı. Buradaki uygulama meme ameliyatlarında yapılandan farklı, onu belirtmekte fayda var. Meme ameliyatlarında jel silikon kalın bir kılıf içinde meme altına yerleştiriliyor ve istendiğinde çıkarılıyor. Hiçbir sakınca içermiyor. Ancak dudağa enjekte edildiğinde bu silikon sıvı olduğu için doku aralarına yayılıyor ve çıkarmak imkansız hale geliyor. Dudak dokusunda enflamasyona neden olmakta, ayrıca sürekli yer değiştirdiği için hastalarda şekil bozukluğuna yol açıyor. Ülkemizde hiçbir plastik cerrah yüze sıvı silikon veya silikon yağı enjeksiyonu uygulamıyor.

Geçici dolgu maddeleri yönteminin bir zararı var mı?

Bu yöntemde kollajen, Hyalurinik asit gibi maddelerden oluşan zararsız malzemeler kullanılıyor. Kollajen, sığır derisinden elde ediliyor. Deli dana hastalığının ortaya çıkışı ile kullanımı neredeyse durdu. Ayrıca hayvan proteini olduğu için alerji riski var, test yapılmadan kullanılmamalı. Yüzdeki kırışıklıkları düzeltmek için de uygulanan Hyalurinik asit en yaygın olarak kullanılan malzeme. Restylane® denilen ve iğne ile enjekte edilen Hyalurinik asit kullanıldığında uygulama çok basit ve hasta hemen normal hayatına dönebiliyor. Uygulama sonrası 4-6 ay kadar kalıcı oluyor ve bu sürenin sonunda tekrarlamak gerekiyor. Kimyasal olarak elde edildiği için alerji yapmıyor ve risksiz. Bu maddeler dudak kenarlarını dikleştirmek ve belirginleştirmek için kullanılıyorlar. Daha fazla kalınlaşma gereken durumlarda yetersiz kalıyor.

Diğer katı formdaki dolgular nasıl yapılıyor?

Bunlar enjekte edilenler gibi enjektörle değil, ufak bir ameliyatla yerleştirilen malzemeler. Alloderm insan derisinden elde ediliyor. Konulduktan sonra bir yıl içinde eriyerek kayboluyor. Gortex denilen malzeme ise kalıcıdır. Dudak kenarlarından yapılan küçük kesilerden dudak içine yerleştiriliyor. Konulduğu şekilde kalıyor ve şeklini muhafaza ediyor. Sakıncası ise zamanla dudağı delerek dışarı çıkabiliyor olması.

Dudak kalınlaştırma ve dolgunlaştırma hastanın kendi vücudundan alınan dokularla da yapılabilir. Bunlar neler?

Yağ Hücreleri: Hastanın kendi vücudundan çekilerek alınan yağ hücreleri dikkatli bir işlemden geçirildikten sonra dudaklara ve eğer gerekiyorsa başka kırışıklıklara enjekte ediliyor. 3-6 ay içinde konulan hücrelerin %20-30′u geriye kalıyor. İşlem birkaç defa tekrarlandığında etkili bir dudak kalınlaştırma sağlanabiliyor. Hiçbir zararı yok; alerji gibi riskler içermiyor. İşlem lokal anestezi altında yapılıyor. Şişlikler birkaç günde geçiyor. Son derece kolay bir uygulama. Fazla dolgunluk gerektiren durumlarda oldukça etkili.

Deri Hücreleri: Hastanın kendi vücudundan örneğin, karın veya meme küçültme ameliyatı sırasında çıkan derilerden veya daha önceden vücutta kalmış yara izlerinden çıkan skar dokusundan alınan deri altı dokusu ve yağ hücreleri karıştırılarak doku kokteyli şeklinde dudaklara enjekte ediliyor. Bu yöntemde konulan hücrelerin bir kısmen eridiği için 2-3 defa tekrarlamak gerekiyor. Zararsız ve en iyi yöntemlerden biri. Alerji riski de yok.

Dolgu maddesi kullanmadan ameliyatla da kalınlaştırmak mümkün mü?

Evet. Pek çok teknik mevcut. Bu yöntemlerden uygun olanı, plastik cerrah hastanın dudak yapısına ve durumlarına göre seçiyor. En iyi ve kalıcı sonuçlar bu tekniklerle alınıyor. Diğerleri gibi geçici değil. İyileşme 2-5 günde tamamlanıyor. Bunlar, lokal anestezi altında yapılan basit ameliyatlar.

Martı kanadı tekniği: Burada amaç dudak kenarını yukarı taşıyarak dudağı genişletmek. Kesi üst dudak kenarından ve yükseltilmek istenilen üst kısımdan yapılıyor ve daha sonra arada kalan deri çıkarılıyor, dudak derisi üstteki cilde dikiliyor ve dudağın pembe kısmı yukarı doğru kalkmış oluyor. Bu teknik çok ince dudaklar ve dudak kenarları çok kırışık olan hastalar için iyi bir yöntem. Sonuç kalıcı oluyor.

Boğa boynuzu ya da burun altı dudak kaldırma: Burnun hemen alt kenarından kıvrımlara uygun olarak boğa boynuzu şeklinde kesilerek bir miktar deri çıkarılıyor ve deri yeniden dikilerek dudak yukarı doğru asılmış oluyor. Burun altında ince bir kesi izi kalıyor. Bu teknik, üst dudak derisi geniş olan hastalarda bu mesafeyi kısaltmak için de kullanılıyor. Böylece üst dişlerin görünmesi sağlanmış oluyor. Sonuç yine kalıcı oluyor.

Paris dudak: Dudak kenarları ve filtrum denilen üst dudakta burun altında kalan çukurluğun kenarlarının dolgu maddeleri veya yağ hücreleri ile belirginleştirilerek yapılan dudağa verilen isim.

V-Y tekniği: Üst ve alt dudaklara ağız içinden V şeklinde kesiler yapılarak sonrada Y şeklinde dikilerek dudaklar dolgunlaştırılıyor.

Dudak Asma: Burun içinden yapılan küçük bir kesiden geçirilen dikişler dudaktan da geçirildikten sonra bağlanıyor ve dudak yukarı doğru kaldırılıyor. Görünen bir iz kalmıyor. Oldukça etkili bir yöntem.

18 com

Diş Estetiğindeki yenilikler çığır açıyor: Sararan dişler muayenehanelerde bir saat içinde beyazlatılıyor. Dişleklik bir gün içinde çene kemikleri kısaltılarak gideriliyor. Çapraşık dişlerin düzeltilmesi için uygulanan tedavilerde ise, yaş sınırı çoktan ortadan kalktı. Kaç yaşında olursanız olun, inci gibi dişlere kavuşmanız mümkün

Yeditepe Üniversitesi Oral İmplantoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Peker Sandallı, mükemmel gülüş elde etmenin yollarını anlattı…

Diş Estetiği nedir? Kaç yaşından itibaren hastalara diş estetiği yapılabilir?
Diş Estetiği, yüz estetiğini tamamlayan en önemli alandır. Çünkü diş estetiği iyi olmayan şahıslarda sosyal birçok problem ortaya çıkabildiği gibi, aynı zamanda diş ve diş eti sağlığının tam olması da beklenemez. Diş estetiğinde en önemli konu, dişlerin düzgün bir sırada dizilmeyişidir. Düzgün olmayan dişleri tedavi eden dal, ‘ortodonti’dir. Ortodontik tedaviler sayesinde, bugün için yaş faktörü önemli olmadan dişler düzgün bir hale getirilebilir. Genellikle ortodontik tedavi 9-11 yaş civarında yapılır. Bunun nedeni, süt dişlerinin ağızda kaybedilmesi ve yerine sürekli dişlerin gelmesinin beklenmesidir. Dokuz yaşından önceki diş çarpıklıklarında ailelerin telaş etmemesi gerekir. Çünkü diş sürmesiyle birlikte bu düzensizlikler normal düzenli hale gelecektir. Ancak, dokuz ile 11 yaş arasında dişlerde bir çarpıklık varsa, mutlaka bir ortodontiste giderek tedavi yaptırılmalıdır.

TEDAVİ 30 YAŞTAN SONRAYA
Diş beyazlatmanın formülü nedir?
Diş Estetiğinde ikinci ve en önemli konu, diş rengidir. Bugün için herkes sarı veya gri dişlerini beyazlatmak suretiyle psikolojik olarak daha iyi bir görünüş elde etmek ister. Onun için özellikle Amerika Birleşik Devletleri, Japonya ve Çin’de sadece diş beyazlatma merkezleri açılmıştır. Buralardaki uygulama; soğuk ışık altında, yani ısı vermeyen ışık altında aşağı yukarı bir saat süreyle dişlerin üzerine konan jel kıvamındaki beyazlatıcı maddeler ile dişin içindeki prizmalar arasında birikmiş olan lekelerin ortadan kaldırılmasıdır.

Diş muayenehanelerinde beyazlatma işlemi ne kadar sürede olabilir?
Genellikle hafif açık sarı ve açık gri olan diş renklerini muayenehanelerde bir saat içinde üçdört, hatta daha fazla renk skalası kadar beyazlatmak mümkündür. Fakat bazı dişler vardır ki, örneğin çocukluğunda diş gelişimi sırasında ‘tetrasiklin’ grubu antibiyotik kullananlarda veya florlu su içenlerde, dişlerin rengi koyu gri ve çok koyu sarı renkte olabilir. Böyle dişler beyazlatmaya karşı inatçıdır. Bunlarda birkaç defa birer saatlik beyazlatma işlemi yapılmalıdır. Bazı durumlarda iyi sonuç alınmayabilir. O zaman da ‘laminat’ adı verilen, reçine, porselen karışımı bir materyal uygulayarak, dişlerin dış kısımlarına bu materyaller özel bir yapıştırıcı ile halojen ışık altında tutturulur. Hatta, bu yöntemle dişlerdeki eğrilikler de estetik hale getirilebilir. Özellikle son yıllarda Türkiye’de de laminat kullanımı çok artmıştır. Böylece, diğer klasik porselen kronların içine konan metallerin diş eti civarında yapmış olduğu gri renklerden kaçınılmış olunur.

AĞRI VE SIZIYI ÖNLEYİN
Herkese beyaz diş yakışır mı?
Genelde esmer renkli olan şahıslarda, örneğin zencilerin pek çoğunda dişler çok beyazdır. Açık ve buğday tenlilerde daha açık sarı renkte dişler görülür. Fakat açık ten rengine sahip olanlar bile, dişlerinin beyaz olmasını ister. Çünkü beyaz bir gülüş estetik bakımdan çok önemlidir. Beyaz diş herkese yakışır.

Diş beyazlatma diş minesine zarar verir mi?
Bugün için muayenehanelerde kullandığımız beyazlatıcı maddelerin sağlıklı dişlere zarar vermediği histolojik olarak görülmüştür. Ancak diş beyazlatmasında kullanılan lazer ışını gibi bazı kuvvetli ışık kaynakları, dişin öz kısmına zarar vermektedir. Ve böyle durumlarda, maalesef ağrıyı gidermek için dişlerin sinirini alma ihtiyacı, yani kanal tedavisi gereklidir. Yapılan çalışmalarda beyazlatma için en zararsız ışık kaynağının soğuk ışık veren LED, yani özel spektrumlu diod ışınları olduğu anlaşılmıştır. Burada üzerinde durmamız gereken en önemli konu, beyazlatma işleminin 25-30 yaşından önce yapılmasının diş öz odalarının çok geniş olması nedeniyle problem yaratabilmesidir. Bu nedenle, bu beyazlatma işlemine başlamadan önce muhakkak hastanın radyografilerinin çekilmesi ve diş özü odalarının genişliğinin fazla olmadığının saptanması gereklidir. Aksi taktirde diş beyazlatması sırasında ağrı ve sızılar olabilir. Bu ağrı ve sızılar kalıcı da olabilir. Böyle bir durumda beyazlatma işlemine hemen ara verilip, birkaç hafta sonra tekrar denenmesi gereklidir. Diş beyazlatma işlemine başlamadan önce diş üzerindeki hassas bölgeler dolgularla kapatılmalıdır. Ve diş etleri beyazlatıcı maddenin etkisinden korunmak için özel kıvamdaki diş eti koruyucu ile kaplanmalıdır.

Kırmızı şarap dişleri sarartıyor
Diş beyazlatması yaptıran kişiler nelere dikkat etmelidir?
Beyazlatma işleminden sonra 48 saat süreyle, özellikle kola, çay, kahve, kırmızı şarap, çikolata, pasta gibi renkli içecek ve yiyecekler tüketilmemeli, sigara içilmemelidir. Çünkü bu iki gün içinde mine dokusu çok çabuk renklenir. Bütün bir hayat boyunca dişlerinin beyaz olmasını isteyen kişilerin de az önce saydığım renkli maddelerden kaçınması tavsiye edilir. Çünkü diş beyazlatma olayı aynen bir yüz makyajı ya da saç bakımı gibi kozmetik bir olaydır. Bazı şahıslarda beyazlatma işleminin altı ayda bir fakat bir saatlik değil, sekiz dakikalık bir periyod içinde yenilenmesi gerekebilir. Bazı kişilerde ise iki-üç senede bir işlem tekrar edilmelidir. Bu tamamen diş dokularının yeniden renklenme kapasitesine bağlı bir olaydır.

3 com

Son Yazılan Estetik Haberleri

En Çok Okunan Haberler

En Çok Yorum Yapılan Konular

Son Yorum Yapılanlar:

  • Tugba: Ben luleburgazdan tugba 1 hafta once meme kucultme amelıyatı oldum edırne tıp fakultesınde...
  • rabia: Benim 24 aylık kızımdada karın ve gögüsünde sizinki gibi bir leke var dogustan ben de...
  • FATİH KIRIŞ: 10 ay önce akustik nörinom ameliyatı sonrası yüz felci geçirdim. Devlet memuruyum....
  • okan: ben,dövmemi tamamen iz kalmadan sildirdim diyen kişilere kesinlikle inanmayın ne olursa...
  • dilek: merhaba hocam ben 20 yasındayım yüzümde sivilceden olusan cukurlar var gecer mi kimyasal...