HaberEstetik Menü

Konumuz lazer epilasyon soruları .. Yıllardır kullanılan tüyler için en etkili çözümlerden biri olan lazer günümüzde hala birçok insan tarafından merak edilmekte.İstenmeyen tüylerde hızlı ve etkili bir çözüm sağlayan lazer epilasyonunu gün geçtikçe ilgilenen sayısıda artıyor.

Lazer epilasyon zararları, lazer epilasyon fiyat, lazer epilasyon soruları, lazerli epilasyonun zararları, lazerli epilasyon merkezleri

Lazer Epilasyon Soruları

Gelelim lazer epilasyon soruları ve cevaplarına..

Lazer epilasyonla ilgili en çok sorulan sorulardan bir tanesi, hangi bölgelere uygulandığıdır.

Buna dermatologlar göz çukuru,burun içi ve kulak içi dışında vücudun her yerine rahatlıkla uygulanabileceğini söylüyorlar.

Kaç seans uygulanması gerekiyor?Seanslar arasındaki süre ne kadar?Gibi soruların cevabı ise;Nd Yag lazer sistemleri ile (medlite q-switched ve cool glide)en az 6-8 seans uygulanması gerektiği söyleniyor.Yüz için seans araları 1,5 ay iken,vücudun diğer bölgeleri için 2 aydır.Her bölgenin seans süresi farklıdır fakat iki kol altı 15 dak.bitmektedir.

Erkeklerde lazer epilasyon etkinliği aynı mıdır?

Lazer cihazları,işletim sistemlerinden dolayı kalın ve koyu renkli tüyleri daha iyi görerek daha çabuk tahrip ederler.Bu yüzden erkeklerin kıl yapısı daha kalın ve koyu renkli olduğundan dökülmeleri daha çabuk olur.Fakat testesteron hormonları kıl üretüminde aktif olduğundan seans sayılarında değişiklik olabilir.

Lazer epilasyon ile sağlanan sonuçlar kalıcı mıdır?

Kesinlile kalıcıdır.10 sene önceki uygulamalar da bile bugün hala tüylerin geri dönmemesi sonuçların kalıcı olduğunu göstermekte.

Ağrı ya da acı hissedilir mi?

Ağrı olsa bile klasik yöntemlerden çok daha az hissedilecektir.Bu acıyı da lokal anestezik kremler ve buz uygulamaları ile en az seviyeye düşürebilirsiniz.

Hormonal bozukluklara lazer epilasyon yapılır mı?

Zaten lazer epilasyona başlamadan önce bütün hormonal tetkikler yapılır ve buna göre tedavi uygulanır.Eğer hormonal bir bozukluk var ise epilasyonla birlikte mutlaka hormon tedavisi de alınmalıdır.Bu şekilde başarılı bir sonuç alınabilir.

Hamilelikte de lazer epilasyon yapılırmı?

Hamilelikte lazer ışınlarının zararlı olduğunu ortaya koyan herhangi bir kanıt veya vaka yoktur.Ancak hamilelik döneminde anne adayları çeşitli hormonal değişiklikler yaşadığından sadece lazer değil diğer dermatokozmatik uygulamaların da yapılmaması etik olarak daha uygun olur.

Uygulama hangi yaş aralığında yapılabilir?

Lazer epilasyon bayanlarda adet görmeye başladıktan sonra uygulanabilir.Nedeni ise bu dönemde hormonlardan dolayı tüylerin gelişimi tamamlanmış olur.

Lazer epilasyon her mevsim yapılabilir mi?

Güneş koruyucu kremler düzenli olarak kullanılırsa her mevsim yapılabilir.

Lazer epilasyon kimlere uygulanmaz?

Tamamen tüyleri beyaz olan kişilere uygulanmaz.Ayrıca ağızdan alınan sivilce ilacı kullananlara,hamilelere,sedef gibi deri hastalığı bulunan kişilere de uygulanması pek uygun bulunmamakta.

Lazer epilasyon sonrası güneşe çıkmak sakıncalı mıdır?

Güneşe kesinlikle çıkamaz diye bir kural yoktur fakat iyi korunmak gerekmektedir.Yüksek faktörlü koruyucuları ile 2 il 4 saatte bir sürerek güneşe çıkabilirsiniz.

Neden seans aralarında epilatör ya da ağda kullanmak sakıncalıdır?

Lazer uygulaması yapıldığı sürece uygulamanın etkili olabilmesi için kılın kökü ile bağlantı halinde bulunması gerekir.Çünkü kıldaki melanin sayesinde lazer ışığı kökü görür ve tahrip eder.Kıl kökten tamamen alınırsa lazer ışığı bölgeyi tarar fakat kıl kökünü göremez.Tedavide en başa dönmemek için kesinlikle kökten alma işlemi yapılmaz.

İğneli epilasyondan farkı nedir?

İğneli epilasyonda,ince bir iğne ile kıl köküne elektrik verilerek kıllar yok edilir.Yani lazerin ışık ile ulaştığı sonuca elektrik ile ulaşılır.Dezavantajları bu uygulamanın hem yorucu hem uzun sürmesi,acı vermesi ve leke kalma ihtimalinin olmasıdır.

4 com

Yüzyıllardır, gözlerin, burnun, kaşların, dudakların birbirine mesafesindeki uyumla belirlenen altın oran, Leonardo da Vinci’nin Mona Lisa’sının altın oranıyla da popülerleşerek günümüze dek ideal güzelliği tarif etti. Bugün, kendi altın oranımıza Profiloplasty uygulamasıyla kavuşabiliyoruz. Profiloplasty özetle; yüzdeki herhangi bir uygulamanın diğer tüm uzuvlarla da uyumlulaştırılması sürecini tanımlıyor ve teoride matematiksel bir işlem iken pratiğe döküldüğü zaman bir sanat halini alıyor.

Profiloplasti

Profiloplasti

Kim daha güzel, orantılı bir yüze sahip olmak istemez? Plastik cerrahi ve diğer medikal estetik uygulamalar bu istek etrafında; kusurları gidermek ve güzellikleri öne çıkarmak için çalışır.
Özellikle yüzümüzde genel beğeniye ve kendi estetik anlayışımıza uygun bir görünüme sahip olmak isteriz. Daha küçük bir burun, dolgun yanaklar, gergin alın gibi.
Güzellik anlayışı kültürden kültüre değişse dahi, genel olarak güzellikle uzlaşılan ve bilimsel olarak da açıklanabilen bir ölçü vardır. Leonardo da Vinci ile popüler olmuş bir kavram olan ‘altın oran’ kabaca, büyüğün küçüğe oranı olarak ifade edilir. Yüzün boyu / Yüzün genişliği; Dudak- kaşların birleşim yeri arası / Burun boyu; Yüzün boyu / Çene ucu-kaşların birleşim yeri arası;

Ağız boyu / Burun genişliği; Burun genişliği / Burun delikleri arası; Göz bebekleri arası / Kaşlar arası gibi.
Aslında burnumuzu büyük, çenemizi dar, yanaklarımızı çökük bulup, plastik cerrahiden destek almak isterken, bilerek ya da bilmeyerek bu orana yaklaşmaya çalışmaktayız.
Plastik cerrahi artık bunu daha bilimsel yapıyor ve Profiloplasty ile tek bir bölgeyi düzeltmek yerine, onun diğer bölgelerle, örneğin bir burun ameliyatı söz konusuysa, burnun çeneyle, dudaklarla, yanaklarla, alın ve kaşlarla orantısını da gözetip tamamını birbiriyle uyumlu hale getirecek ve ideal orana yaklaştıracak çözümler sunuyor. Yöntemin uygulayıcısı Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Naci Çelik; Profiloplasty’nin ne olduğunu, nasıl işlediğini ve beklenen sonuçları hakkında bilgi verdi.

Profiloplasty nedir?
Profiloplasty kısaca tarif edilecek olursa kişinin yandan görünümünü düzeltmeyi amaçlayan işlemlerin tümü olarak tanımlanabilir. Tabi ki yandan görünümde asıl belirleyici faktör burun ve dolayısıyla burnu düzeltici işlem olan rhinoplasty’dir. Maalesef pek çok doktor yüz görünümündeki şikâyet nedeniyle başvuran hastalarda işlemin basitliği ve hastaya maliyetinin fazla olmaması nedeniyle hastalara sadece rhinoplasty işlemini önermişlerdir. Bu da burun ameliyatı olduğu halde hala kendisinin daha güzel ya da daha yakışıklı olduğunu hissetmeyen hastaların sayısının artmasına ve yüze uygun olmayan yapay görünümlü burunların artmasına neden olmuştur. Haliyle burun ameliyatı olmak isteyen hastalar çevrelerindeki bu kötü örnekleri görerek yaptırmak istedikleri bu operasyonu yaptırmaktan vazgeçmişlerdir.
Profiloplasty hastanın sadece yüzünün yan ve oblik (yan ile karşı arası duruş) görünümünü değerlendirmekle kalmaz bu görünüm üzerindeki etkisi olan ünitelerin kendi aralarındaki açı ve oranları da dikkate alır.

Profiloplasty’nin tek tek plastik cerrahi işlemlerinden farkı nedir?
Profiloplasty yüzü bir bütün olarak değerlendirir ve
Alın-burun açısı
Burun-dudak açısı
Burun-çene açısı
Çene-Çene altı oran
Çene- boyun açısı
Kulak-burun büyüklüğü oranı gibi oranları da dikkate alınarak bir uygulama programı önerir.

Örneğin burun ameliyatı olmak için başvuran iri burunlu bir hastada aynı zamanda iri bir çene varsa hastanın sadece burnuna yapılacak bir işlem iki şekilde sonuçlanır:

Hastanın burnu çeneyle orantılı olacak şekilde iri bırakılır ve sonuçta burun şekil olarak güzel olsa bile hastanın burnu ve çenesi eski iriliğinde kalacağı için yüz hatları kaba olur. Bu tür bir işlem sonrası hasta ve çevresi operasyonun hiçbir işe yaramadığını düşünürler çünkü iri burun hâlâ iri burundur.
Hastanın burnu küçültülür çenenin iriliğine göre ayarlanmaz ve sonuçta yüzle uyumlu olmayan çok güzel görünümlü olsa bile çok yapay görünen ve hastayı kesinlikle mutlu etmeyen orantısız bir burun ortaya çıkar.
Böyle bir hastada yapılması gereken işlem aynı operasyonda belki de çene ucundaki kemiğin hafifçe törpülenmesi ve yapılacak burnun yeni çeneye göre ayarlanması olmalıdır ki hasta sonuç olarak yüzüne uyumlu ve hoş bir burna kavuşsun.

Profiloplasty ile neler yapılabilir ve hangi bölgelere uygulanabilir?
Alın: Örneğin alın çok düzse yağ enjeksiyonları ile alın konveks bir şekle getirilebilir. Saç çizgisi çok aşağıda yerleşmiş hem erkek hem de kadınlarda epilasyon ile saçların alınması sağlanarak dar alın daha geniş bir hale getirilebilir ya da saçlar dökülerek saç çizgisinin gerilediği durumlarda saç ekimi yapılabilir. Tüm bu işlemler kişinin yan görünümü üzerinde belirleyici olurlar.
Kaşlar: Düşük kaşlara kaş asma yapılarak kaş ucunun lateral kantusa olan mesafesi artırılarak gözler açığa çıkartılabilir.
Burun: Rhinoplasty işlemi ile burun küçültülebilir, büyültülebilir ucu kaldırılıp indirilebilir veya burun uzatılıp kısaltılabilir.
Yanaklar: Yaşlı yüzde sarkmış olan yanaklar asılarak kaldırılabilir ya da şişman görünümlü yanaklar daha zayıf görünümlü hale getirilebilir. Elmacık kemikleri belirginleştirilebilir. Yanaklara dolgu yapılarak yüze daha dinlenmiş bir ifade verilebilir.
Dudaklar: Anatomik olarak üst dudak hafifçe alt dudağın (1-2 mm) önündedir ve alt dudak üst dudağa göre daha kalındır. Bazen rhinoplasty adayı bayanlarda işlemin en önemli noktalarından birisi dudağın dolgu maddeleri veya hastanın kendi yağları ile kalınlaştırılmasıdır.
Çene: Profiloplasty’de burundan sonra en önemli etkili faktör çenenin değerlendirilmesidir. Çene ucu problemleri çok çeşitlidir:
Ülkemizde en sık görülen deformite mentumun geride olması ve çene yüksekliğinin kısa olmasıdır. Bu kadınlarda yuvarlak bir yüze neden olurken erkeklerde de zayıf yüz hatlarına neden olur. Dolayısıyla profiloplastyde en sık uygulanan çene düzeltici yöntem augmantasyon mentoplasty yani çene ucu büyültme ameliyatıdır.
Gıdı bölgesi: Submental bölgedeki yağ fazlalığı hastanın çenesinin olduğundan daha kısa görünmesine yol açar. Bu bölgeye yapılacak basit bir liposuction ya da submental yağ eksizyonu çene konturunu düzgünleştirir.
Boyun bölgesindeki kırışık deri boyun germe operasyonu ile düzeltilebilir. Bu işlem daha çok orta yaş ve üzeri hastalarda uygulanmalıdır.
Kulaklar: Kulaklar genel olarak karşıdan veya arkadan bakıldığı zaman deformiteleri daha çok görülen organlar olmakla birlikte profilden de normal anatomide tüm kulak kepçesinin kıvrımları tam olarak görülmelidir. Kepçe kulak deformitesi olan hastalarda bunun düzeltilmesi yandan görünüme büyük katkıda bulunur.

Profiloplasty’nin uygulama süreci nasıl işler?
Başvuran hastaların bir kısmı problemin sadece bir yönünü görebilir, örneğin istediği ölçüde bir burunun dar bir çenede uygun olmayacağını hesap edemeyebilir. Burada rol plastik cerraha düşer. Hastanın ön, yan ve oblik resimleri çekildikten sonra bunlar üzerinde çalışmalar yapılır. Bilgisayar yardımıyla yukarda bahsettiğimiz ünitelerin birbirleriyle ilişkisi ortaya konur ve açılar ile oranlar ölçülür. Ardından uygun görülen düzeltmeler yapılarak hastaya muhtemel sonuçlar sunulur.
Profiloplasty matematik ve bilgisayar programlarıyla kişiye en uygun yüzün kazandırılması mıdır?
Profiloplasty teoride matematiksel bir işlem iken pratiğe döküldüğü zaman bir sanattır.
Basit bir dolgu işlemi bir medikal estetisyen tarafından yapılabilir. Bir burun ameliyatını kulak burun boğaz doktoru yapabilir. Yanaklara dışarıdan verilecek dolgu malzemeleriyle bir dermatolog tarafından şekil verilebilir. Hatta bir oftalmolog göz kapaklarınız ve kaşlarınıza estetik operasyon yapabilir. Ancak sadece bir plastik cerrah bunların hepsini ve daha fazlasını bir arada değerlendirerek sizin için en uygun operasyon veya operasyonlar dizisini önerip uygulayabilir.
Profiloplasty uygulanmış hasta, tek bir işlem görmüş hastaya oranla ne kazanır?
Profiloplasty ile genel bir uyumlulaştırma süreci, hastaya, her şeyden önce özgüven, harcadığı zaman ve paranın tam karşılığını aldığı tatminini kazandırır.
Burun ameliyatı olduktan sonra, güzel bir buruna ama yine de güzel olmayan bir yüze, ya da defalarca burun ameliyatı olup memnun kalmayanlara mutlaka rastlanmıştır. Profiloplasty, yüzün herhangi bir uzvundaki radikal değişikliğin diğer uzuvlarla mutlaka uyumlulaştırılması ve efsanevi altın oran’a yaklaştırılması prensibiyle çalışır.
Profiloplasty, uzun vadede daha ekonomik, kalıcı ve tatmini yüksek sonuçlar vaat eder. Hastane, anestezi, muayene gibi farklı zamanlarda yapılsa yüksek bütçeli olacak işlemler, bir arada yapıldığı için daha ekonomik olmakta, iyileşme sürecine de bir seferde girilmekte ve sonuçlar daha yüz güldürücü olmaktadır.

none

EstetikEstetik plastik cerrah ve dermatologlar, doğrudan gelen güneş ışınlarından ve solaryumdan uzak durmanın cilt kanserlerinin önlenmesinde önemli olduğunu söylüyor

Estetik plastik cerrah Doç. Dr. İbrahim Aşkar, cilt kanserinde doğru bilinen yanlışlar ve yanlış bilinen doğruları anlattı..

“Doğuştan olan benler zararsızdır.” Kesinlikle yanlış bir düşünce. Özellikle bazı doğuştan benlerde kanser riski daha yüksektir.”

“Derideki benler alındığında kötü huy kazanır.” Bu da maalesef halk arasında yaygın bir kanı şeklinde gezinen çok yanlış bir cümledir.”

“Kötü huylu yaralar ameliyat edilmesi durumunda bıçak değmesi ile yayılır, hasta ölür.” Tamamen gerçek dışıdır. Uygun bir planlama ve cerrahi ile erken yakalanan kanserler rahatlıkla ortadan kaldırılmaktadır.”

“Siğiller okutmayla geçer.” Bu da sadece batıl inanıştır.Ozon tabakasının incelmesine bağlı olarak, cilt kanserine yakalananların sayısı her geçen gün artıyor. Uzmanlar, “Güneş ışınlarına (ultraviyole) direk maruz kalmayın” diye uyarıyor.

Cilt kanserinden korunma yolunun düzenli olarak cildin kontrol edilmesinden geçtiğini söyleyen Doç. Dr. İbrahim Aşkar, vücutta bulunan benlerde büyüme, küçülme, kaşıntı gibi durumlarda zaman kaybetmeden doktora başvurulması gerektiğini belirtti.

İyileşmeyen yaranız bulunuyorsa:

Cilt kanseri hakkında bilgi verir misiniz? Cilt kanserleri güneşe maruz kalınan ve gözle görülen yerlerde ortaya çıkar. Bu nedenle erken dönemde ilerlemeden fark edilip, tanı konabilir. Tedavisi erken yapıldığından sonuçları da o oranda iyi olmaktadır. Yüz ve eller gibi güneşe maruz kalınan yerlerde bir aydan daha fazla iyileşmeyen yara olduğunu fark ettiğinizde bir an önce uzmanlara başvurmak gerekir.

Kaç tür cilt kanseri vardır?

İyileşmeyen yaradan alınacak biyopsi değerlendirmesi ile kanserin varlığı araştırılabilecek ve tanı konabilecektir. Kanser değilse de yine tanıya göre tedavi edilebilir. 3 tür cilt kanseri vardır. Cilt kanserlerinden kötünün iyisi diyebileceğimiz “bazal hücreli karsinom”dur. Çok yavaş seyirli olan bu hastalık genellikle ortası çökük bir yara şeklinde kendini gösterip, yıllar içinde genişler. Daha hızlı seyredeni örneğin aylar içinde gelişen cilt kanseri “yassı hücreli karsinom”dur. Bazal hücreli karsinomdan daha kötü olup, erken tanı konursa, tedavisi yüz güldürücü sonuçlar vermektedir. En kötüsü ise “malign melanom” dediğimiz tipidir ve ben şeklinde başlar ya da bir benin büyüyüp yayılması veya kanayan yara haline gelmesi ile kendini gösterir. Bazen benin etrafında yeni çıkan benler olarak kendini gösterir. Çok hızlı ilerleyen malign melanom için zaman çok önemlidir

Kimlerde sıklıkla görülür?
Beyaz tenliler, cildi kolay çillenenler, fazla sayıda beni olanlar, ailede cilt kanseri olanlar, güneş altında fazla kalanlar, tropik iklimde yaşayanlar, ışın tedavisi geçirenler, uzun süre açık kalan yaralar, değişik kimyasal maddelerle uğraşanlar, sık sık küçük yaralanma geçirenler cilt kanseri için riskli kişiler olarak kabul edilirler. Sık cilt kanseri dudaklarda, burun sırtı ve çevresinde, kulak kepçesinde, kellerde kafa derisinde ve ellerde görülebilir. Yeni beliren bir ben; büyüyen, yara halini alan, çoğalan bir ben cilt kanserinin habercisidir.

Cilt kanserini nasıl tanıyacağız?
Birçok insan cilt kanseri olduğunun farkında olmaz. Genel olarak; beyaz ve pembe renkli küçük bir kitle şeklinde; yüzeyi düzgün, parlak veya çukur şeklinde; kuru, pullu, kırmızı bir nokta şeklinde; kabuklu, kırmızı, yumru şeklinde; kabuklu yan yana küçük kitleler şeklinde; bir yara izine benzeyen beyaz bir yama şeklinde olabilirler. 2-4 haftada iyileşmeyen, kanama ve ağrı yapabilen bu türdeki lezyonların kanser olabileceklerini düşünmek gerekir. n Hangi yaşlarda kansere yakalanılıyor? Cilt kanserinin en sık görüldüğü yaş 45-60 arasıdır. Fakat bunun yanı sıra 20 yaşında da cilt kanserine yakalanan hastalarımız oldu.

Korunma yolları nelerdir?
Cilt kanserleri, güneşe maruz kalan özellikle güneşin dik geldiği yerlerde daha sık görüldüğünden güneş ışığından korunmaya özen göstermelidir. Güneş ışığının etkisi yıllar geçtikçe daha fazla artmaktadır. Hava kirliliği atmosferin güneşin özellikle zararlı ışınları olan ultraviyole ışınlarından koruyucu tabakası olan ozon tabakasını azaltmaktadır. Güneş ışığının etkisinin en fazla olduğu saat 10-16 arası güneşe çıkmamak ya da çıkmak zorunda iseniz güneş ışığından koruyucu kremler kullanarak çıkmanız ve gölgesi büyük şapkalar kullanmanız daha önleyici olacaktır.

Mor ötesi ışın yayan elektrik lambaları ve bronzlaşma için kullanılan solaryum cihazları da cilt kanserlerinin oluşmasında etkili olmaktadır. Bu tip ışık kaynaklarından uzak durmak yine cilt kanserlerinin önlenmesinde önemli rol oynamaktadır. Her tür kanser türünde erken tanı ve tedavi yapıldığında yüz güldürücü sonuçlar alındığını bir kez daha vurgulamak faydalı olacaktır.

Tedavisi nasıl oluyor?
Cerrahi girişimlerdir. Kanserli doku çıkarılırken çevreden kanserin türüne göre bir miktar sağlıklı doku da çıkarılır. Her zaman tekrarlama riskini sıfıra indirmek mümkün değildir. Cerrahi olarak çıkarılması mümkün olmayan ya da başka organlara yayılan kanserlerde ışın tedavisi (radyoterapi) ve kemoterapi (ilaç tedavisi) ile çare aranır. Bu tedaviler cilt kanserini tamamen ortadan kaldırmaz. Kısmen faydalı olabilirler. Unutmamak gerekir ki, cilt kanserlerinin cerrahi tedavisi estetik bir girişim değildir.

one

HamilelikBayanlar gebelik sürecinden sonra vücut ve cildinde bir takım estetik sıkıntılar yaşayabilir. Bunlar olması gereken ve doğal şeylerdir. Bunun için bir estetik cerrahın kapısını çalmanız yeterlidir.

Hamilelik sonrası yapılabilecek estetik operasyonları şöyle sıralayabiliriz:

- Karın Germe ( Abdominoplasty ) :
Hamilelik ve doğum esnasında oluşan kas gevşemeleri ve fıtıklar oluşabilir, karın bölgenizi tam gevşetip ve tam içinize çektiğinizde gevşeme ölçüsünü görebilirsiniz. Karın bölgesi ameliyatlarında en sık yapılan estetik ameliyat karın germe ameliyatıdır. Bu ameliyatta göbek altındaki cilt ve cilt altı dokusu fazlalığını tamamen çıkartılır ve bu bölgedeki çatlaklar da varsa giderilir.
Göbeği yeni yerine taşıyıp, göbek çukurunu estetik bir şekilde oluşturmak mümkündür.

- Yağ Aldırma ( Liposuction ):
Bu operasyonu ise ideal kilonuza yaklaştığınız zaman yaptırmanız doğru olacaktır. Yağ aldırma işlemini zayıflama olarak algılamamak gerekir.
Yağ aldırma işleminin uygulanabileceği bölgeler ise şöyledir:

Karın-bel-basenler
Bacak iç ve dış yüzleri
Diz kapağı iç kısmı
Ayak bileği
Yüz, boyun, gıdık
Kollar
Göğüs

- Normal doğum yapanlar için Vajina daraltma:
Doğum sırasında olan zorlamalar, gereksiz ve dikkatsizce açılmış olan epizyotomiler ve sonrasında düzgün atılmamış dikişler, doğum sayılarının çok olması, iri bebek dünyaya getirme yada yaşın ilerlemesi ile vajina kaslarının elastikiyetini kaybetmesi vajinanın genişlemesine neden olmaktadır. Bu sorundanda Vajina daraltma estetiği ile kurtulabilmeniz mümkündür.

- Cilt bakımı:
Son bir kaç yıldır kırışıklık giderici kremlerdeki gelişmeler hayranlık uyandırıcı ve dermatolog doktorlar bunları kullanmakta. Kırışıklık kremleri Dermato-kozmetik ürünler ise doktorlarda tavsiye ediyor. Eğer cok sigara iciliyorsa ve stress altında iseler anti-oksidan içeren maddeler kullanabilirler veya vitamin zengini kremler kullanabilirler. Burada aslında yapılması gereken belirli maddeleri belirli aralıklarla cilde tatkip etmek ve cilt bakımı yapmak.

Sağlıklı sonuçlar almak için alanında uzman ve güvendiğiniz doktorlara başvurunuz.

none

MezoterapiMezoterapi estetik amaçlı olarak selülit başta olmak üzere, bölgesel kilo vermede, cildin yaşlanmasını ve saç dökülmesini önlemede ve çeşitli cilt problemlerinin giderilmesinde başarıyla uygulanıyor. Bu yönteme boyun ve bel fıtığı ağrılarında, artrit gibi tüm eklem hastalıklarında, spor travmalarında, migren ve psikomatik hastalıklarda da sıklıkla başvuruluyor.

Mezoterapi günümüzde daha çok bölgesel zayıflama yöntemi olarak biliniyor. Ama mezoterapiyi sadece estetik ile bağdaştırmamak gerekiyor. Çünkü mezoterapi; migrenden romatizmaya, bel ve boyun fıtığından gastrite kadar pekçok hastalığın tedavisinde ve ağrıların dindirilmesinde başvurulan bir teknik.

İlk kez 1952 yılında Michel Pistor adlı bir Fransız doktor tarafından ağrı tedavisinde kullanılan mezoterapi, ülkemizde ise 18 yıldır kullanılan bir yöntem. Bölgesel bir tedavi yöntemi olan mezoterapide, ilaç, tedavi edilecek bölgeye 4-6 mm uzunluğundaki çok küçük iğnelerle, tek veya karışım halinde enjekte ediliyor.

Bu yöntemle hastalıklar, lokal olarak uygulanan mikroenjeksiyonlar yoluyla tedavi edilebiliyor veya kontrol altına alınabiliyor. Yöntemin diğer klasik ilaç tedavilerine göre üstünlüğü, ilaçların küçük dozlarda ve bölgesel olarak verilmesi. Uzman hekimler tarafından uygulandığında yan etkileri önemsiz sayılabilecek kadar az. Bir başka önemli avantajı da, hastalığın yerleştiği alanla tedavi uygulama alanının birbirine yaklaştırılması. Ancak mezoterapinin gelişigüzel kullanılmasından ve yanlış kişiler tarafından uygulanmasından dolayı ciddi sorunlarla karşılaşmanın da söz konusu olduğunu unutmamak gerekiyor.

Bu nedenle de bir ilaç tedavisi olan mezoterapinin mutlaka bir estetik cerrahi uzmanı yada dermatolog doktor tarafından yapılması öneriliyor…

one

Botox bir bakteri tarafından üretilen güçlü bir zehirdir. Yalnış üretilmiş veya kullanım tarihi geçmiş konserve gıdaların içinde bulunabilen toksik bir maddedir. 2002 yılında Amerikan Besin ve İlaç Dairesi tarafından da onaylanan “botox ile kırışıklıkları giderme tedavisi” müthiş bir hızla tüm dünyaya yayılmaktadır…

Botox

Cilt kırışıklıklarını gidermede kullanılan miktarının herhangi bir toksik etkisi yoktur.. Hayati tehlike yaratan dozu 2500-3000 ünite iken, kozmetik alanda kullanılan dozajı en çok 50 ünitedir. Hakkında pek çok “şehir efsanesi” olsa da botox enjeksiyonundan zarar görenlerin sayısı yok denilecek kadar azdır.
Eğer botoks doğru zamanda, miktarda, uygun hastalarda ve uzman eller tarafından uygulanırsa hem mimik kasları üzerinde yarattığı geçici felç ile var olan kırışıklıkları azaltır hem de mimikleri yeniden biçimlendirerek daha sonra oluşabilecek kırışıklıkları önler.

Kimlere uygulanabilir?

Eğer cildinizde mimiklerin yol açtığı kırışıklıkların tedavisinde botoxtan yararlanmak istiyorsanız, botoxtan değil, uygulamada yapılan yalnışlardan korkun! Cildinizin fiziksel tahrişi; kaş çatma veya gülme kökenli mimiklerin ayrıca yaş ve kalıtım kaynaklı güneşin, sigaranın ve diğer çevresel yaşlanmanın etkisiyle oluşan kırışıklıklardan kurtulmak istiyorsanız botoxtan yararlanmayı düşünün. Cildinize uygulayacağınız gençleşme programlarında botoxtan da istifade edip edemeyeceğinizi doktorunuzla konuşun.

Botox uygulamasının en çok eleştirilen yönü hastalardaki “donmuş, mimiksiz maske tarzı yüz” görünümüdür. Botoxun yüzdeki ifadeyi bir ölçüde yok ettiği doğrudur. Botox kullanılan alanlarda mimik oluşması güçleşmektedir. Hatalı uygulandığında yüz ifadesi bile kaybolabilmektedir. Eğer uygun dozlarda ve uygun alanlarda yapılmışsa botoxun cilde yenilenmiş, tazelenmiş, toparlanmış bir görünüm verdiğinin de altını çizelim.

Ne zaman tehlikelidir?

Botox uygulanacak hastalarda bir-iki hafta önceden aspirin, E vitamini, gingko biloba, sarmısak tabletleri ve omega-3 kapsülleri gibi kan sulandırıcı ürünlerin kesilmesi önerilmektedir. Kasları etkileyen kalsiyum kanal bloke edici ilaçları, aminoglikozid antibiyotikleri, kinin ve pensilamin içeren antibiyotikleri kullanan hastaların doktorlarından izin alması gerekiyor. Hamilelerin, emziren annelerin, kanı sulandıran ilaçlar kullananların ve pıhtılaşma sorunu olan hastaların bu uygulamadan uzak durmasında fayda var. Bu uygulamayı sadece deneyimli dermatologlar ve estetik cerrahlara yaptırmanızı öneriyoruz. Eğer dikkat etmezseniz üzücü sonuçlarla karşılaşabileceğinizi hatırlatıyoruz.

Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU

none

Gideceğiniz estetik ve güzellik merkezlerinde mutlaka dermatolog yada estetik plastik cerrahi uzmanı olmasına dikkat edin. Bu konumuzda daha sonra sorun yaşamamanız için ayrıntıları anlattık.

Deri altı estetik uygulamalarının, dermatolog ve plastik cerrahlar dışında yapılmaması gerektiğine parmak basan Prof. Tunalı, “Yanlış yapılan işlem sonrası, çok derin yara izleri ve iğnenin battığı yerlerde derin çukurlar oluşması gibi geriye dönüşü olmayan birçok etki ortaya çıkabiliyor.

Uluslararası bir dermokozmetik firmasının dolgu ve mezoterapi gruplarının tıbbi danışmanı Dr. Yasemin Pehlivan da güzellik merkezi denildiği zaman dolgu, botoks, zayıflama uygulamaları ve cilt içine yapılacak işlemlerin yapılabildiği hekim kontrolünde olan yerlerin anlaşılması gerektiğini ifade etti.

Güzellik salonlarında ise cilt içi uygulamaları dışında diğer cilt bakımına yönelik hizmetlerin verildiğine işaret eden Pehlivan, “Özellikle deri içi enjeksiyon, lazer epilasyon, dolgu ve botoks türü uygulamalarda hastaların, öncelikle güzellik salonları yerine güzellik merkezlerine yönelmeleri çok daha doğru olacaktır.

Uygulamayı yapan kişinin hekim olup olmadığını uygulama öncesinde sorması da kişi için çok daha yararlı olacaktır”dedi.

İzlerin yok edilmesi çok zor oluyor veya mümkün olmuyor. Bu nedenle kişilere önerimiz, eğer derilerine herhangi bir kimyasal işlem yaptıracaklarsa veya bir madde enjekte ettireceklerse, bunu mutlaka deriyi çok iyi bilen ve tanıyan dermatologlar veya plastik cerrahlara yaptırmaları” şeklinde konuştu.

Pehlivan, kişilerin, güzellik merkezi veya salonlarında karşılaştıkları olumsuz durumları, Sağlık Bakanlığı İletişim Merkezinin (SABİM) “184” numaralı telefonuna bildirebileceğini sözlerine ekledi.

9 com

Son Yazılan Estetik Haberleri

En Çok Okunan Haberler

En Çok Yorum Yapılan Konular

Son Yorum Yapılanlar:

  • Tugba: Ben luleburgazdan tugba 1 hafta once meme kucultme amelıyatı oldum edırne tıp fakultesınde...
  • rabia: Benim 24 aylık kızımdada karın ve gögüsünde sizinki gibi bir leke var dogustan ben de...
  • FATİH KIRIŞ: 10 ay önce akustik nörinom ameliyatı sonrası yüz felci geçirdim. Devlet memuruyum....
  • okan: ben,dövmemi tamamen iz kalmadan sildirdim diyen kişilere kesinlikle inanmayın ne olursa...
  • dilek: merhaba hocam ben 20 yasındayım yüzümde sivilceden olusan cukurlar var gecer mi kimyasal...