HaberEstetik Menü

Yüzyıllardır, gözlerin, burnun, kaşların, dudakların birbirine mesafesindeki uyumla belirlenen altın oran, Leonardo da Vinci’nin Mona Lisa’sının altın oranıyla da popülerleşerek günümüze dek ideal güzelliği tarif etti. Bugün, kendi altın oranımıza Profiloplasty uygulamasıyla kavuşabiliyoruz. Profiloplasty özetle; yüzdeki herhangi bir uygulamanın diğer tüm uzuvlarla da uyumlulaştırılması sürecini tanımlıyor ve teoride matematiksel bir işlem iken pratiğe döküldüğü zaman bir sanat halini alıyor.

Profiloplasti

Profiloplasti

Kim daha güzel, orantılı bir yüze sahip olmak istemez? Plastik cerrahi ve diğer medikal estetik uygulamalar bu istek etrafında; kusurları gidermek ve güzellikleri öne çıkarmak için çalışır.
Özellikle yüzümüzde genel beğeniye ve kendi estetik anlayışımıza uygun bir görünüme sahip olmak isteriz. Daha küçük bir burun, dolgun yanaklar, gergin alın gibi.
Güzellik anlayışı kültürden kültüre değişse dahi, genel olarak güzellikle uzlaşılan ve bilimsel olarak da açıklanabilen bir ölçü vardır. Leonardo da Vinci ile popüler olmuş bir kavram olan ‘altın oran’ kabaca, büyüğün küçüğe oranı olarak ifade edilir. Yüzün boyu / Yüzün genişliği; Dudak- kaşların birleşim yeri arası / Burun boyu; Yüzün boyu / Çene ucu-kaşların birleşim yeri arası;

Ağız boyu / Burun genişliği; Burun genişliği / Burun delikleri arası; Göz bebekleri arası / Kaşlar arası gibi.
Aslında burnumuzu büyük, çenemizi dar, yanaklarımızı çökük bulup, plastik cerrahiden destek almak isterken, bilerek ya da bilmeyerek bu orana yaklaşmaya çalışmaktayız.
Plastik cerrahi artık bunu daha bilimsel yapıyor ve Profiloplasty ile tek bir bölgeyi düzeltmek yerine, onun diğer bölgelerle, örneğin bir burun ameliyatı söz konusuysa, burnun çeneyle, dudaklarla, yanaklarla, alın ve kaşlarla orantısını da gözetip tamamını birbiriyle uyumlu hale getirecek ve ideal orana yaklaştıracak çözümler sunuyor. Yöntemin uygulayıcısı Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Naci Çelik; Profiloplasty’nin ne olduğunu, nasıl işlediğini ve beklenen sonuçları hakkında bilgi verdi.

Profiloplasty nedir?
Profiloplasty kısaca tarif edilecek olursa kişinin yandan görünümünü düzeltmeyi amaçlayan işlemlerin tümü olarak tanımlanabilir. Tabi ki yandan görünümde asıl belirleyici faktör burun ve dolayısıyla burnu düzeltici işlem olan rhinoplasty’dir. Maalesef pek çok doktor yüz görünümündeki şikâyet nedeniyle başvuran hastalarda işlemin basitliği ve hastaya maliyetinin fazla olmaması nedeniyle hastalara sadece rhinoplasty işlemini önermişlerdir. Bu da burun ameliyatı olduğu halde hala kendisinin daha güzel ya da daha yakışıklı olduğunu hissetmeyen hastaların sayısının artmasına ve yüze uygun olmayan yapay görünümlü burunların artmasına neden olmuştur. Haliyle burun ameliyatı olmak isteyen hastalar çevrelerindeki bu kötü örnekleri görerek yaptırmak istedikleri bu operasyonu yaptırmaktan vazgeçmişlerdir.
Profiloplasty hastanın sadece yüzünün yan ve oblik (yan ile karşı arası duruş) görünümünü değerlendirmekle kalmaz bu görünüm üzerindeki etkisi olan ünitelerin kendi aralarındaki açı ve oranları da dikkate alır.

Profiloplasty’nin tek tek plastik cerrahi işlemlerinden farkı nedir?
Profiloplasty yüzü bir bütün olarak değerlendirir ve
Alın-burun açısı
Burun-dudak açısı
Burun-çene açısı
Çene-Çene altı oran
Çene- boyun açısı
Kulak-burun büyüklüğü oranı gibi oranları da dikkate alınarak bir uygulama programı önerir.

Örneğin burun ameliyatı olmak için başvuran iri burunlu bir hastada aynı zamanda iri bir çene varsa hastanın sadece burnuna yapılacak bir işlem iki şekilde sonuçlanır:

Hastanın burnu çeneyle orantılı olacak şekilde iri bırakılır ve sonuçta burun şekil olarak güzel olsa bile hastanın burnu ve çenesi eski iriliğinde kalacağı için yüz hatları kaba olur. Bu tür bir işlem sonrası hasta ve çevresi operasyonun hiçbir işe yaramadığını düşünürler çünkü iri burun hâlâ iri burundur.
Hastanın burnu küçültülür çenenin iriliğine göre ayarlanmaz ve sonuçta yüzle uyumlu olmayan çok güzel görünümlü olsa bile çok yapay görünen ve hastayı kesinlikle mutlu etmeyen orantısız bir burun ortaya çıkar.
Böyle bir hastada yapılması gereken işlem aynı operasyonda belki de çene ucundaki kemiğin hafifçe törpülenmesi ve yapılacak burnun yeni çeneye göre ayarlanması olmalıdır ki hasta sonuç olarak yüzüne uyumlu ve hoş bir burna kavuşsun.

Profiloplasty ile neler yapılabilir ve hangi bölgelere uygulanabilir?
Alın: Örneğin alın çok düzse yağ enjeksiyonları ile alın konveks bir şekle getirilebilir. Saç çizgisi çok aşağıda yerleşmiş hem erkek hem de kadınlarda epilasyon ile saçların alınması sağlanarak dar alın daha geniş bir hale getirilebilir ya da saçlar dökülerek saç çizgisinin gerilediği durumlarda saç ekimi yapılabilir. Tüm bu işlemler kişinin yan görünümü üzerinde belirleyici olurlar.
Kaşlar: Düşük kaşlara kaş asma yapılarak kaş ucunun lateral kantusa olan mesafesi artırılarak gözler açığa çıkartılabilir.
Burun: Rhinoplasty işlemi ile burun küçültülebilir, büyültülebilir ucu kaldırılıp indirilebilir veya burun uzatılıp kısaltılabilir.
Yanaklar: Yaşlı yüzde sarkmış olan yanaklar asılarak kaldırılabilir ya da şişman görünümlü yanaklar daha zayıf görünümlü hale getirilebilir. Elmacık kemikleri belirginleştirilebilir. Yanaklara dolgu yapılarak yüze daha dinlenmiş bir ifade verilebilir.
Dudaklar: Anatomik olarak üst dudak hafifçe alt dudağın (1-2 mm) önündedir ve alt dudak üst dudağa göre daha kalındır. Bazen rhinoplasty adayı bayanlarda işlemin en önemli noktalarından birisi dudağın dolgu maddeleri veya hastanın kendi yağları ile kalınlaştırılmasıdır.
Çene: Profiloplasty’de burundan sonra en önemli etkili faktör çenenin değerlendirilmesidir. Çene ucu problemleri çok çeşitlidir:
Ülkemizde en sık görülen deformite mentumun geride olması ve çene yüksekliğinin kısa olmasıdır. Bu kadınlarda yuvarlak bir yüze neden olurken erkeklerde de zayıf yüz hatlarına neden olur. Dolayısıyla profiloplastyde en sık uygulanan çene düzeltici yöntem augmantasyon mentoplasty yani çene ucu büyültme ameliyatıdır.
Gıdı bölgesi: Submental bölgedeki yağ fazlalığı hastanın çenesinin olduğundan daha kısa görünmesine yol açar. Bu bölgeye yapılacak basit bir liposuction ya da submental yağ eksizyonu çene konturunu düzgünleştirir.
Boyun bölgesindeki kırışık deri boyun germe operasyonu ile düzeltilebilir. Bu işlem daha çok orta yaş ve üzeri hastalarda uygulanmalıdır.
Kulaklar: Kulaklar genel olarak karşıdan veya arkadan bakıldığı zaman deformiteleri daha çok görülen organlar olmakla birlikte profilden de normal anatomide tüm kulak kepçesinin kıvrımları tam olarak görülmelidir. Kepçe kulak deformitesi olan hastalarda bunun düzeltilmesi yandan görünüme büyük katkıda bulunur.

Profiloplasty’nin uygulama süreci nasıl işler?
Başvuran hastaların bir kısmı problemin sadece bir yönünü görebilir, örneğin istediği ölçüde bir burunun dar bir çenede uygun olmayacağını hesap edemeyebilir. Burada rol plastik cerraha düşer. Hastanın ön, yan ve oblik resimleri çekildikten sonra bunlar üzerinde çalışmalar yapılır. Bilgisayar yardımıyla yukarda bahsettiğimiz ünitelerin birbirleriyle ilişkisi ortaya konur ve açılar ile oranlar ölçülür. Ardından uygun görülen düzeltmeler yapılarak hastaya muhtemel sonuçlar sunulur.
Profiloplasty matematik ve bilgisayar programlarıyla kişiye en uygun yüzün kazandırılması mıdır?
Profiloplasty teoride matematiksel bir işlem iken pratiğe döküldüğü zaman bir sanattır.
Basit bir dolgu işlemi bir medikal estetisyen tarafından yapılabilir. Bir burun ameliyatını kulak burun boğaz doktoru yapabilir. Yanaklara dışarıdan verilecek dolgu malzemeleriyle bir dermatolog tarafından şekil verilebilir. Hatta bir oftalmolog göz kapaklarınız ve kaşlarınıza estetik operasyon yapabilir. Ancak sadece bir plastik cerrah bunların hepsini ve daha fazlasını bir arada değerlendirerek sizin için en uygun operasyon veya operasyonlar dizisini önerip uygulayabilir.
Profiloplasty uygulanmış hasta, tek bir işlem görmüş hastaya oranla ne kazanır?
Profiloplasty ile genel bir uyumlulaştırma süreci, hastaya, her şeyden önce özgüven, harcadığı zaman ve paranın tam karşılığını aldığı tatminini kazandırır.
Burun ameliyatı olduktan sonra, güzel bir buruna ama yine de güzel olmayan bir yüze, ya da defalarca burun ameliyatı olup memnun kalmayanlara mutlaka rastlanmıştır. Profiloplasty, yüzün herhangi bir uzvundaki radikal değişikliğin diğer uzuvlarla mutlaka uyumlulaştırılması ve efsanevi altın oran’a yaklaştırılması prensibiyle çalışır.
Profiloplasty, uzun vadede daha ekonomik, kalıcı ve tatmini yüksek sonuçlar vaat eder. Hastane, anestezi, muayene gibi farklı zamanlarda yapılsa yüksek bütçeli olacak işlemler, bir arada yapıldığı için daha ekonomik olmakta, iyileşme sürecine de bir seferde girilmekte ve sonuçlar daha yüz güldürücü olmaktadır.

none

Bu konumuzda çok ilginizi çekeceğini düşündüğümüz ve Op. Dr. Oytun İdil tarafından hazırlanmış extrem estetik operasyonlar hakkında bilgilere yer verdik.

ESTETİK AMAÇLA AYAKTAN ELE TIRNAK NAKLİ:
Bu gibi bir ameliyata bir kez katıldığım için burada bahsetmek istedim. Bu ameliyatlar (uzak bir yerden doku nakli) çok uzun süren, ekip gerektiren ameliyatlardır. Ayaktan bir parmağın tırnağının tümü yada bir kısmı, besleyen damarları ile birlikte alınır ve elde tırnak olması istenen, tırnağı olmayan parmağa nakledilir. Saatlerce süren ve son derece maliyetli bir ameliyat ve günlerce bakım sonunda hastanın parmağının ucunda yaşayan, kendi dokusundan olan bir tırnağı olur. Bu ameliyatın yapılıp yapılmaması gerekliliği tartışılabilir.

AYAK KÜÇÜLTME (DARALTMA):
Ayak küçültme genellikle hastalar tarafından ayakkabı numarasının küçültülmesi şeklinde bahsedilerek yapılıp yapılamadığı soruluyor. Bu ameliyatta aslında ayak numarası küçültülemez, sadece ayağın tarak kemikleri kısmı daraltılmış olur. Daha çok erkek transeksüel hastalar tarafından talep edilmektedir. Ayaklarının daha ensiz, ince görünmesini isteyen hastalara bu ameliyatın yapıldığını duyuyor ve basından okuyoruz. Burada yapılan şey, bir ayak parmağının (çoğunlukla 4. parmağın) tarak kemiği ile birlikte alınmasıdır. Bir parmak, tarak kemiğinden itibaren alındığında doğal olarak ayak genişliği azalır; fakat kalacak izleri ve bir ayak parmağının eksileceğini de unutmamak gerekir. Uygun yapılmazsa yürümeyi etkileyebilir.
Ayaktan bir parmağın alınması farklı bir amaçla da yapılır: ayaktan ele parmak nakli. Bu ameliyat sadece elinde çok sayıda parmak kaybı olan yada el başparmağını kaybeden hastalara yapılan bir ameliyattır. Genellikle ayak 4. parmağı ele nakledilir. Bu ameliyat ile ilgili bir vakanın videosunu ve parmak alındıktan sonra ayağın nasıl görüneceğini el cerrahisi sayfasındaki videoda görebilirsiniz.

AYAK PARMAKLARINI UZATMA-KISALTMA (İLİZAROV TEKNİKLERİ İLE):
Bazı ortopedi uzmanlarının bu konuda çalıştıklarını ve ayak parmaklarına uzatma veya kısaltma ameliyatları yaptıklarını duyuyoruz. Ben de bu konuda bana soru soran bir kaç hastam sayesinde, biraz araştırınca bu ameliyatların yapılabildiğini öğrendim. Fakat bu ameliyatlar henüz çok yeni uygulamalardır ve klasik kitaplarda bu ameliyatlardan bahsedilmez. Bu tekniklerle ayak numarasının küçültülebildiği yada büyütülebildiği söyleniyor. Az önce bahsettiğim gibi, bu konu tamamen ortopedi uzmanlarının ilgi alanına giriyor.

BALDIR İNCELTME:
Baldır inceltme sadece baldır kasları aşırı (istenenden fazla) gelişmiş kişilere uygulanan bir ameliyattır. Dizin arkasından yapılan kısa bir kesiden girerek, endoskopik yöntemlerle baldır (diz altı bacak arkası) kasının bir kısmı alınabilir, böylece diz altı bacak kalınlığında azalma sağlanır. Olası komplikasyonlar göze alınarak, hasta iyice değerlendirilerek bu ameliyata karar vermek gerekir. Böyle bir girişim sırasında siyatik sinirin yaralanma riski vardır. Bu klasik kitaplarda anlatılan bir ameliyat değildir, fakat yapıldığını duyuyoruz.

DİL KISALTMA, DİL KÜÇÜLTME:
Dili olması gerekenden daha uzun hastalara yapılabilir. Dil oldukça iyi kan alan bir organ olduğundan ve tat almak gibi sinir hücrelerinin işlevine bağlı foksiyonu olan bir organ olduğundan bu ameliyat iyi planlanmalıdır. Bu ameliyat klasik kitaplarda yer almaz.

AYAK BİLEĞİNİ İNCELTME-KALINLAŞTIRMA:
Ayak bileğini inceltmek için bu bölgeye ince kanüllerle liposuction yapılabilir. Kalınlaştırmak içinse tam tersi, yağ nakli (yağ enjeksiyonu) yapılabilir. Bu ameliyatlar sırasında ayak bileğinden geçen kan damarlarına son derece dikkat edilmeli, yaralanmaları önlenmelidir. Günümüzde yapılan ameliyatlardandır.

MAKRODAKTİLİ AMELİYATI (DOĞUŞTAN BÜYÜK OLAN PARMAKLARIN KÜÇÜLTÜLMESİ):
Makrodaktili, el yada ayakta bir yada daha fazla parmağın, normalde olması gerekenden daha büyük olduğu, doğuştan olan bir şekil bozukluğudur. Bu ameliyatta parmağın sadece görünüş itibarıyla küçültülmesi yetmez, aynı zamanda normal işlev görmesini de sağlamak gerekir. Parmaktan yumuşak doku alınabilir, kemikleri kısaltılabilir yada çok enli ise kemikleri boylamasına kesilerek daraltılabilir. Bu ameliyat sonunda hasta elini normal bir şekilde kullanabilmelidir; ameliyat sonunda görüntüden öte, işlev önemlidir.

BIYIK VE SAKAL EKİMİ:
Yüzünde yanık izleri olan hastalarda sakal bıyık olması gereken yerlere (yanık yüzünden bu bölgelerde kıllar dökülmüş ise) yada doğuştan sakal-bıyığı olmayan hastalarda bu bölgelere enseden alınan saç kökleri ile bıyık ve sakal ekimi yapılabilir. Saç nakli yapılacak yanıklı alanda cilt çok kötü yanmışsa nakledilen saç kökleri tutmayabilir. Öncelikle köklerin ekileceği alan değerlendirilir, ondan sonra ekim planlanır.

KOLTUKALTI TER BEZLERİNİN ALINMASI:
Koltukaltı ter bezlerinin alınması kalıcı olarak koltukaltı terlemesini sonlandıran bir ameliyattır. Botox uygulaması ile de koltukaltı terlemesi durur ama bu geçici bir çözümdür. Ameliyatta ise ter bezleri alındığı için artık terleme olmaz. Ter bezleri çeşitli şekillerde alınabilir: cerrahi olarak kesilip alınabilirler, liposuction (yağ alma) kanülleri ile tahrip edilebilirler. Bu ameliyat genellikle kısa kesilerden yapılır, yani koltukaltında kısa da olsa dikiş izi olacaktır. Eğer koltukaltı ter bezleri artık kistleşmiş ise, akıntı varsa, ter bezleri ile birlikte koltukaltı cildindende almak gerekebilir. Bu durumda iyileşme daha uzun sürer. Sık yapılan bir ameliyat değildir.

KULAK KÜÇÜLTME:
Kulağın normal boyu hemen hemen burun boyu kadardır. Burun kökünden burun ucuna kadar ölçtüğünüzde bu uzunluğun 6-9 santim arasında olduğunu göreceksiniz. Bazı kişilerde kulak uzunluğu 10-13 santime ulaşabilir. Bu hastalarda kulakları küçültebiliyoruz, fakat bu ameliyat kulağın görünür yerlerinde azda olsa biraz iz kalmasına yolaçar. Hastaların kalacak izleri iyice anlaması ve öyle ameliyat olması gerekir.
Bazen de kişinin kulak boyu normaldir ama kepçe kulak deformitesi sebebiyle kulakları büyük görünüyordur. Bu durumda sadece kepçeliği düzeltmek sorunun giderilmesine yeter. Kulak ve burun boyları ölçülerek sorunun gerçekten kulak boyutu ile ilgili olup olmadığı anlaşılabilir.

MULTİ ESTETİK AMELİYATLAR:
Tek seansda birden fazla estetik ameliyat yapılmasına multi-estetik ameliyatlar diyoruz. Aynı seansda yapılan kulak estetiği-burun estetiği-çene ucu estetiği, yada meme büyütme-yağ aldırma-burun estetik gibi ameliyatlar ameliyat sonunda kişinin görünüşünü önemli ölçüde değiştirebilir. Bu gibi ameliyatlar bu sayfada anlatılan diğer ekstrem ameliyatlara nispeten daha sık yapılmaktadır.

TRANSEKSÜEL HASTALARDA SES İNCELTME AMELİYATLARI (FONOPLASTİ):
Bu aslında bir estetik ameliyat değildir fakat transeksüel hastalar için olmazsa olmaz bir ameliyattır. Transeksüel hasta, ameliyat ile dış görünüşünü değiştirebilir fakat konuştuğunda ses tonu, görünümü ile uyumsuz olacaktır. Bu hastalara fonoplasti (ses cerrahisi) yapılabilir. Bu ameliyatı kulak burun boğaz uzmanları yapmaktadır. Hastaların görünüşünü fiziken olmasa da tamamlayan çok önemli bir bir ameliyattır. Tüm K.B.B. uzmanları bu ameliyatı yapmamaktadır.

MEGA MEME İMPLANTLARI: POLYPROPYLENE (PPP, STRING) MEME İMPLANTLARI !
Bu meme implantları, her gün yüzlerce kadına yapılan meme büyütme ameliyatlarında yerleştirilen silikon meme implantlarından çok farklıdır. Bu implantlar, Dr. Gerald W. Johnson tarafından geliştirilmiştir (Dr. Gerald W. Johnson, aynı zamanda göbekdeliğinden meme implantı yerleştirmeye yarayan T.U.B.A. yöntemini de geliştiren cerrahtır. Daha geniş bilgiyi ilgili sayfamızda -T.U.B.A. yöntemi: tıklayınız- bulabilirsiniz). Polypropylene, silikon ile ilgisi olmayan, tamamen farklı bir maddedir. Aslında tıpda uzun yıllardır farklı amaçlarla kullanılan bir madde olan Polypropylene in meme implantı olarak kullanımı yenidir ve resmi olarak test aşamasındadır. Bu maddeden yapılmış implantlar memeye yerleştirildikten sonra zamanla içine sıvı çekerek büyümeye başlar (aynen nohut yada fasulye tanelerinin suda kaldıkça şişmeleri gibi.. belki isimleri de buradan gelmektedir: string bean: fasulye). Sonunda göğüsler oldukça büyüyerek, karikatürize denebilecek büyüklüklere erişirler.

Dünyanın en büyük göğüs implantları da polypropylene implantlardır ve Guiness tarafından tescil edilmiştir. Amerika birleşik devletleri, New York tan, Maxi Mounds adlı (tabii ki takma isim) bir striptizci ve yetişkin filmleri oyuncusu, meme implantları sebebiyle ağustos 2003 de Guiness e başvurmuş, o sırada böyle bir kategori olmaması üzerine bu kategorinin oluşturulmasını sağlamış ve şubat 2005 de dünyanın en büyük meme implantlarına sahip kişi olarak Guiness rekorlar kitabına girmiştir. Maxi Mounds un meme implantlarının her biri şu an 9 kilo gelmektedir; göğüs çevresi 153.67 cm gelmektedir. Bu implantlar, (her ne kadar silikonsuz olarak lanse edilse de, ki silikon bu implantlara göre çok daha güvenilirdir) çok sık olarak komplikasyonlara yolaçmıştır. Bunun üzerine A.B.D. de kullanımları kısa süre sonra FDA tarafından yasaklanmıştır.
Bu tip implantlar sadece çok abartılı sonuç isteyen striptizciler ve yetişkin filmleri oyuncularından talep görmektedir.

Kozmetikcerrahi.com

38 com

Kepçe kulak deformitesi kulak ile kafa arasındaki açının öne doğru büyük olması şeklinde tanımlanır. Anatomik
açıdan ideal kabul edilen açı 30 dereceden küçük olanıdır. Kepçe kulak bir
anomali değil deformasyondur. Dış kulak gelişimini 5-6 yaşına kadar tamamlar ve kalıcı büyüklüğüne ulaşır. Bu sebeple kepçe kulak ameliyatları bu yaştan sonra yapılabilir.

Günümüzde estetik operasyonlara genellikle yetişkin insanlarımız ilgi gösterir. Biz plastik cerrahlar ise 18 yaşından küçüklerin estetik ameliyat yaptırmasına karşı tavır koyarız. Buradaki en büyük istisna çocukluk çağında yapılan kepçe kulak veya yelken kulak denilen görünüm bozukluğunun düzeltilmesidir. Kulağın hiç olmamasından çok büyük olmasına kadar uzanan pek çok kulak deformitesi vardır. Bu deformitelerle ilgili en çok uygulanan estetik ameliyat kepçe kulakların düzeltilmesidir. Benim tecrübelerimde, kepçe kulak düzeltmesi erkek çocuklarda daha fazla yapılmaktadır. Bunun sebebi, kanımca kızların saçlarının uzunluğu ile bu deformiteyi daha kolay kamufle edebilmeleridir.

Kepçe kulak başlangıçta genellikle çocuğun kendisinden ziyade ebeveyninin sorunudur. Ancak ameliyat kararını vermek için doktor ebeveynden çok çocuğu dikkate almalı, onun ruh halini kavramaya çalışmalı, derinlerine inip çocuğun anne-babanın yönlendirmesiyle mi karşı karşıya olduğunun veya gerçekten bu durumundan şikayetçi olup olmadığının farkına varmalıdır. Yoksa çocukluk çağında yapılan ameliyatların çocukta bir travma oluşturmasına yol açabileceği ihtimali göz ardı edilmemelidir.

Sonuç olarak kepçe kulak genellikle kişide herhangi bir probleme yol açmayabilir ama eğer çocuğu arkadaşları
arasında yapılan alaylar sonucu dışlanmaya, psikolojik bir travmaya doğru yöneltiyorsa ameliyatla düzeltme düşünülmelidir. Toplumumuzda da sıkça rastlanıldığı gibi birçok ünlü şahsiyetle kepçe kulaklar özdeşleşmis ve onlar için birer simge durumuna gelmişlerdir. Genel görünüme sempatik ve sevecen bir
ifade kattıkları için kepçe kulakların kişinin ileriki yaşamında sosyal ve mesleki açıdan faydalı olabilecekleri de unutulmamalıdır. Ayrıca kepçe kulak Uzakdoğu’da anlayış ve refah işareti olarak kabul edilmektedir. Çinli ebeveynler “Tanrıların sesini daha iyi duyabileceğine
inandıkları için” kepçe kulaklı doğan çocukları için sevinmektedirler.

Doğada birbiriyle eş olan iki kulak yoktur
Tıp tabiriyle otoplastik denilen kepçe kulak ameliyatı okul çağındaki çocuklarda ve erişkinlerde lokal anestezi ile yapılırken 5 ile 7 yaş arası çocuklarda genel anestezi tercih edilmektedir. Kesi kulak arkasından yapılır ve kulak kıkırdağına gerekli olan form verilip açı düzeltilir, lüzum görülen durumlarda ameliyat öncesi tetkikine göre kulak kıvrımında da küçültme yapılabilir. Ameliyat sonrasında yaklaşık üç hafta süresince gece yatarken kulağın ters kıvrılmasını önlemek için alın bandı önerilir.
Ameliyat izi kulak arkasında kalacağı için ileride fark edilmez. Ameliyat sonrası işitmeyle ilgili hiçbir bozukluk beklenmez. Doğada birbiriyle eş iki kulak bulunmamaktadır. Bu nedenle ameliyat sonrası mutlak tam simetri beklemek yanlış bir tavır olacaktır.
Kulak tek başına incelendiğinde estetik açıdan güzel olmayan bir organdır. Bu kıvrımlı, katlanmış, buruşuk organ güzel görünmesi amacıyla değişik kültürlerde takılarla süslenmektedir.

Ancak bu çirkinlik, yüz kompozisyonu içinde, o yüze uygun armoni içinde bulunuyorsa yok olur. Bence ameliyat
için tek gerekçe gerçek psikolojik sıkıntı ile kulağını kapatmaya uğraşan bir çocuğun varlığıdır.
Avrupa’da bu deformite ameliyatları estetik cerrahi kapsamından çıkarılmış olup, masrafları sigorta tarafından karşılanmaktadır. Burada amaç çocuğun karşılaşabileceği psikolojik travmadan korunmasıdır.

Dr. Serdar Eren (Estetik Plastik Cerrahi Uzmanı ) – Milliyet

80 com

Estetik Yada Kozmetik Amaçlı Ameliyatlar Nelerdir?

I. BAŞ VE BOYUN BÖLGESİ
Saç nakli Alın ve şakak germe Yüz germe Kaş sarkıklığının giderilmesi Gözkapağı sarkıklık torbalaşmasının giderilmesi Yüz kırışıklıklarının giderilmesi ve cilt yenileme;
Dolgu maddeleri (Kollajen, Restylane, Softform v.b. suni maddeler, botox enjeksiyonları yada kişinin kendisinden alınan yağ dokusu enjeksiyonları (lipofilling) ile yapılabilir) Laser Aşındırma
(dermabrasion, peeling, kimyasal maddeler, meyve asitleri yada mekanik olarak yapılabilir) Yüz konturunun değiştirilmesi
(çeşitli implantlarla yapılabilir) Alt ve üst çenenin ileri veya geri alınması Çene altı sarkıklıklarının giderilmesi Çene ucunun konumunun değiştirilmesi Yanak bölgesindeki çöküklük veya fazlalıkların giderilmesi Kepçekulak deformitesinin giderilmesi Burun şeklinin düzeltilmesi, nefes alma güçlüğünün giderilmesi Dudak inceltilmesi veya kalınlaştırılması

II. GÖVDE BÖLGESİ
Meme büyütme Meme küçültme Meme dikleştirme Karın sarkıklığının giderilmesi, karın germe Vücut dış görünümü, kontur düzeltimi Vakumla diyet ve egzersize dirençli inatçı fazla yağların alınması ?liposuction, liposculpture? Bacak, diz bölgeleri sarkıklığının giderilmesi Kalça sarkıklığının giderilmesi

III. DİĞER AMELİYATLAR
Laser uygulamaları Damarsal cilt lekelerinin giderilmesi Güneş etkisine bağlı cilt lekeleri, benlerin tedavisi Selülit tedavisi

Gözkapağı ameliyatı nedir? Yaş ilerledikçe, yerçekiminin de etkisi ile kaşlarda, üst ve alt göz kapaklarında sarkıklık ve bununla birlikte özellikle alt göz kapaklarında yağ dokularının hacminin artması ve fıtıklaşması ile torbalanma olabilir. Bu, görünüm bozukluğuna neden olması yanında, sarkık haldeki üst göz kapaklarının gözün önünü kapatması ile kişinin görmesini engelleyebilir. Estetik göz kapağı ameliyatı ile fazla deri ve fıtıklaşmış yağ dokusu vücuttan uzaklaştırılır, bu şekilde hem güzel bir görünüm elde edilir hem de kişinin rahat görmesi sağlanmış olur. Üst göz kapağında kapak boyunca iz kalır. Ancak bu iz kapak kıvrımına uydurulacağı için sadece çok yakından bakıldığında görülebilir haldedir. Alt kapakta ise kirpiklerin hemen altında bir iz kalır, izin devamı yan tarafta normal deri çizgisi gibi durur. Göz kapakları insan vücudunun en az iz bırakan bölgesidir.

Kimler bu ameliyat için iyi bir adaydır?
Genellikle 30 yaş üzeri, üst ve alt gözkapaklarında sarkma ve torbalaşma meydana gelmeye başlamış, başka sağlık problemi olmayan kişiler bu ameliyat için adaydır.

Ameliyat?
Ameliyat hastane koşullarında, anestezi uzmanının gözetiminde ve ameliyathanede yapılır. Lokal anestezi ve intravenöz sedasyon (Damar yolu ile uyutma) yöntemi tercih edilir. Hastanın mevcut şikayetlerine göre sadece üst, veya alt kapaklar ya da hem alt ve üst kapaklar aynı anda ameliyat edilebilir. Ameliyat ortalama 1-1.5 saat sürer. Aynı gün eve çıkmak mümkündür.

Ameliyat sonrası?
Ameliyat sonrası erken dönem genellikle rahat geçer. Göz etrafında şişlik ve morarma olabilir. Gözlerde kuruluk, yanma hissi, görme bulanıklığı ortaya çıkabilir. Gözyaşı artabilir, gözler ışıktan bir süre rahatsız olabilir.Hasta ilk günlerde gözünü tam olarak kapatamayabilir. Bunlar ilk hafta içinde kendiliğinden geçen beklenen olaylardır. Dikişler 3-5 gün sonra alınır.

Normal hayata dönüş?
Ameliyat iyi sonuç verir. Nadiren rötüş(yeniden cerrahi girişim) gerekli olabilir. Kişi 3 gün sonra işine dönebilir. Kullanıyorsa 1 hafta sonra kontakt lenslerini takabilir. Gözkapaklarının yeni şekli, yerçekimi nedeniyle etkileneceğinden kişinin bünyesine göre bazen birkaç yıl bazen de ömür boyu dayanır.

Kaynak: www.tpcd.org.tr

one

Tırnak batması kadın ve erkek ayırmadan günümüzde oldukça sık görülen bir sorun
Ayaklarımızın sağlığı diğer pek çok organımız gibi çok önemlidir. Kaldı ki; yürümemizi etkilediğinden günlük aktiviteler ve çalışma hayatında daha büyük bir önem kazanmaktadır.
Günümüzde tırnak batması veya tırnak deformitesi (şekil bozukluğu) erişkin kadın ve erkeklerde oldukça sık olarak rastlanan hastanın günlük hayatını ve hatta psikolojisini önemli derecede etkileyen ciddi bir problemdir.
Hatalı ayakkabı kullanımı, yanlış tırnak kesilmesi veya genetik olarak tırnak yatağının bozulup deforme olması sonucunda, tırnağın çıkış biçimi bozulmakta ve yumuşak dokuya batarak, kişinin şiddetli ağrı çekmesine ve yaranın iltihaplanması sonucunda önemli infeksiyonlara bile neden olarak ayak ve vücut sağlığını ciddi biçimde bozmaktadır.

Günlük yaşamı etkiliyor
Bu durum sosyal hayatı ve hatta günlük basit aktiviteri bile etkilemektedir. Deforme tırnak nedeniyle özellikle kadınlarda ayağın estetik görünümü bozulmakta ve istedikleri ayakkabı veya terliği giymelerinde problem olmaktadır.
Hastalar bu probleme fazla ciddiye almayarak sıklıkla kendileri tedavi etmeye çalışmakta, pedikürcülere veya ayak sağlığı merkezlerine giderek çözüm aramaktadırlar. Bazen tırnak çekme veya batan kısmın kesilmesi gibi geçici çözümlerle tedavi edilmekte fakat tırnağın yumuşak dokuya batmasındaki temel neden olan tırnak yatağındaki deformasyon düzeltilemediği için tırnak batması tekrarlamaktadır. Bu hastalar defalarca tırnaklarını çektirmekte fakat tekrar tekrar batmalar devam etmektedir.

Lazer tedavisi
Uygulama lokal anestezi ile CO2 Lazer kullanılarak yapılmaktadır. Tırnak ve yatağı çok sert bir yapıda olduğu için normal bir makas veya bistüri ile şekil vermek çok zor olmakta bu da uygulamanın başarısını ve süresini etkilemektedir. Lazer kullanımı, tırnak ve yatağını çok kolay kesebilmekte ve ayrıca kanama olmasına engel olarak yaranın daha hızlı iyileşmesine yardım etmektedir. Yatağın deforme olan kısmı lazer yardımı ile düzeltilerek, tırnağın düzgün olarak çıkması sağlanıp bir daha batması kalıcı olarak düzeltilmektedir.
Tam iyileşme 7-10 günü bulmakta, hasta günlük hayatına 1-3 gün içerisinde dönebilmektedir.
Yatağın düzeltilmesi ile tırnak şeklide düzelmekte sonuç olarak hem estetik olarak hastanın daha düzgün hem de sağlıklı ayaklara kavuşmasına yardımcı olur.

96 com

Son Yazılan Estetik Haberleri

En Çok Okunan Haberler

En Çok Yorum Yapılan Konular

Son Yorum Yapılanlar:

  • irem: merhaba ben 27 yaşında bir çocuk annesiyim doğumda bi hayli kilo aldım ve daha sonra verdim...
  • Zeynep: Mrb benim de sol gözümde bebeklikden beri göz tembelliği ve buna bağlı şaşılık var.....
  • gülcan: minimum 2.500den başlar 1.500 liraya garanti veriyoruz denilen yerlere güvenmeyin.bu iş...
  • volkan: kanki ayni problem bendede var bende 26 yasindayim hem dislerim bozuk hem de alt cenem...
  • Berde: Arkadaşlar merhaba, ben gruba yeni katıldım ve şimdi kendime kızıyorum daha önce neden...