HaberEstetik Menü

Göz kapağıBaylarda Üst göz kapağındaki sarkmaları önlemek amacıyla yapılan estetik ameliyatlarda, fazla deri ve kas dokusu, yağ dokusuyla birlikte çıkarılıyor. Ancak burada çok hassas bir cerrahi işlem uygulamak gerekir. Bu ameliyatlarda gözün anatomik yapısını bozmamaya büyük özen gösteriyoruz. Estetik ameliyat sırasında germe işlemi değil toparlama işlemi yapıyoruz. Çünkü gözkapağı gerginliğe toleranslı bir organ değildir, orijinal yapı bozulur, göz açık kalır.

Bu bölgede septum dediğimiz bir yapı vardır. Yağ dokusunun fıtıklaşmasını önleyen bu yapıları sağlamlaştırıp sıkılaştırıyoruz. Deri fazlalığını çıkarma işleminden sonra gözkapağını dikiyoruz. Bu dikişin de gözün çukur kısmında kalacak şekilde planlanmasına büyük özen gösteriyoruz. Bu estetik ameliyatlarda çok ince ölçülere dikkat edilmesi gerekir. Bu nedenle hastanın otururken, ayaktayken ve yatar duruşlarına göre gözkapağının kapanmasına bakıp bazı muayeneler yapıyoruz.
Yerçekimi gözkapağına belli bir ivme verdiğinden bütün planları ona göre ayarlıyoruz. Ama bunu planlarken de hasta yattığında gözün açık kalmaması gerekiyor. Birçok kez bunun ölçümlerini kontrollerini ameliyat öncesinde yapıyoruz. Çünkü iyi bir cerrah, iyi bir terzi gibi, üç defa ölçer bir defa biçer. Ameliyatta geri dönüş olmadığından, anatomik yapıları bozmadan planlamak gerekiyor. Bunun için ameliyat öncesi ölçümler ve iyi planlama, iyi bir ameliyatın ilk şartıdır.

Üst gözkapağına yönelik operasyonların dışında, alt göz kapağında da estetik işlemler yapılıyor. Bazı kişilerin göz altında oluşan torbalar çok rahatsız edici oluyor. Yerçekimi gözkapağını o kadar zorluyor ki göz etrafındaki yağ tabakasının dışarı doğru fıtıklaşması sorunu ortaya çıkıyor. Yağ tabakası dışarı doğru fıtıklaşırken, bunun önündeki kas yapısı da gevşer, dışarı doğru fıtıklaşır. Aynı zamanda deri de şişlikle birlikte daha geniş bir şekilde büyümüş olur.
Bu estetik ameliyatta da amaç bu torbaların, fıtıklaşmaların, yağ pakelerinin alınmasıdır. Orada zayıflaşmış olan dokunun sağlamlaştırılması, gerekirse fazla büyümüş ve gevşemiş olan kas yapısının düzeltilmesiyle yapılan bir ameliyattır. Deri fazlalığının da çok dikkatli bir biçimde alınması, deri yapısının güçlendirilmesi, daraltılması gereklidir. Göz yapısını bozmamak lazımdır. Alt göz kapağı üst göz kapağına göre daha hassas bir yapıya sahiptir.

Alt göz kapağı üst göz kapağına göre daha hassas bir yapıya sahiptir. Bunun için gevşemiş olan alt gözkapağı derisini alırken, çok dikkatli davranmak gerekiyor. Yarım milimetre fazla çıkarılan ya da göz kapağını yarım milimetre aşağı çekecek bir hareket tüm göz yapısını bozacaktır.

Bir başka alt göz kapağı ameliyatı yapma şekli de göz kapağının iç kısmından artmış fıtıklaşmış yağ tabakasını almak, dıştaki deri dokusunu sıkılaştırmak için bu bölgeye lazer uygulamaktır. Bu yöntemi son on yıldır kullanıyoruz.

Göz kapağında torbalar alındıktan sonra buradaki bollaşmış fazla deriyi düzeltmek ve buradaki gevşek yapıyı sıkılaştırmak amacıyla lazer kullanmak gerekiyor. Bu yöntemle gözün şekli hiçbir şekilde değişmeden eski göz yapısıyla ameliyat sonrası sonuca ulaşması hedeflenir. Bunun da bir dezavantajı var. Bu çeşit lazerler kullanıldığında iyileşme sürecinde kızarıklık ve geçici de olsa renk farkı oluşabilir. Kapatıcı makyaj ile bu izler gizlenebilir ve hasta sosyal yaşamına dönebilir.

Göz torbaları zaman içinde tekrar eder ama kiminde 8 yıl kiminde 15 yıl gibi bir süre olabilir. Bu ameliyat sırasında zaman içinde gözkapağını her iki tarafındaki bağların da gevşemesi söz konusu olabilir. Eğer göz kapağının yan bağlarının bulunduğu yerde gevşeme varsa, göz yapısını bozmamak için bu yapının da sağlamlaştırılması lazım. Kantopeksi dediğimiz bir ameliyat yöntemiyle bu problem giderilebilir. Yapılmazsa hastanın gözkapağı aşağı doğru hareketlenir. Bunun için gözkapağının yerçekimine direncini ölçen özel bir test yapılır, testin sonucunda gerekirse kantoplasti tekniklerini uygulamak gerekir.

Sakla yağını gelir zamanı

Kök hücre tedavileri günümüzde her alanda olduğu gibi estetik ve plastik cerrahide büyük ilgi görüyor. Bunun en önemli nedeni, “liposuction” işlemleri sonrası atılan yağ dokularının, kök hücre bakımından son derece zengin bir kaynak olduğunun bilimsel olarak da ispatlanması.

Günümüzde dünyada bazı merkezlerde, yağ dokusu laboratuvar ortamında işlenerek kök hücre bakımından zenginleştirilmiş bir kokteyl haline getirilerek uygulanıyor. Elde edilen sonuçların da başarılı olduğu bildiriliyor. Kök hücre kokteylleri özellikle yaşlanmaya bağlı doku kaybı ve cilt problemlerinde, kırışıklıkların giderilmesinde son derece başarılı.
Bu yöntemlerin en büyük avantajlarından birisi de yapay malzemeler yerine, kişinin kendisinden alınan doku ve hücreler kullanıldığı için doku reddine bağlı immünolojik problemlerin yaşanmıyor oluşu. Alınan yağ dokusu steril laboratuvar ve ameliyathane şartlarında işlenerek aynı gün naklediliyor. Yöntem konuda uzmanlaşmış merkezlerde uygulanabiliyor. Kök hücre kokteylinin 3 saat içerisinde işlenerek kişiye nakledilmesi sağlanıyor.

none

Dekolte EstetiğiBayanlarda boyun estetiği ne kadar önemli ise, dekoltelerinin güzelliği ve estetik duruşuda aynı şekilde önemlidir… Dekolte bölgesinde bazı çizgilenmeler oluşuyor ve bu da rahatsız edici bir görüntü yaratıyor. Ayrıca dekolte bölgesinde yağ birikmesi de oluyor.

Peki dekolte estetiğinde neler yapılıyor?

Peeling : Küçük peeling ajanları ile derinin canlılığını, elastikiyetini artıracak estetik işlemler uyguluyoruz. İleri derecede artmış çizgilenme varsa yağ enjeksiyonları yapıyoruz.

Kırışıklıklara dolgu: Dekolte estetiğini daha çok orta yaş grubu tercih ediyor. Bu bölgedeki deri elastikiyeti bozulduysa ince kırışıklıkları özel dolgu maddeleriyle dolduruyoruz.

Göğüs estetiği : Dekolte problemleri meme kaynaklıysa, her iki meme birbirine çok bitişikse bu dekoltenin görüntüsünü de bozuyor. Bu durumda iki memeyi birbirinden uzaklaştırıcı ameliyatlar yapılarak, dekoltenin güzel olmasına yardımcı olunuyor.

Botox ve yağ enjeksiyonu: Bu bölgeye botoks ve yağ enjeksiyonu da uygulanıyor. Botoks dekoltenin daha gergin görünmesini sağlıyor, yağ enjeksiyonuyla da çizgiler yok ediliyor.

Ağrı ve iz oluyor mu?

Bu bölgeye uygulanan işlemler sırasında çok fazla ağrı olmuyor ve iz de kalmıyor.

Dekoltedeki güneş lekeleri nasıl gideriliyor

Dekoltede kadınların en çok şikayet ettiği konulardan biri de güneş lekeleri. Bu lekeler için dekolteye deriyi soyucu işlemler yapılıyor. Küçük peelingler yapılmasıyla lekeler giderilerek daha düzgün bir yüzey elde edilmesi mümkün oluyor. İleri derecede olan lekeler tıraşlama yöntemiyle gideriliyor. Ayrıca özel lazer uygulamaları ile de bu sorun ortadan kaldırılıyor.

Hamilelikten sonra da güzel ve estetik bir vucuda sahip olmak düş değil

Hamilelik döneminde ve sonrasında kadınlar dış görünüşleriyle ilgili sorunlar yaşıyor. Bazen yalnızca bacaklardaki varisler veya ciltteki çatlaklarla sınırlanan, bazen de göğüslerde küçülme veya kalçalarda genişleme gibi daha göze çarpan biçimlerde olabilen bu değişikliklerin giderilmesi mümkün.

Göğüs sorunları: Doğum sonrası, emzirme olsun ya da olmasın, süt verme döneminin bitiminde meme bezleri eski haline dönecek şekilde geriliyor. Bu durum memelerde küçülmeye ve meme derisinde sarkmaya neden oluyor. Doğum sonrası meme hacmindeki kaybın yerine konması, protez yerleştirilmesi ameliyatı ile gerçekleştirilebiliyor.

Deri çatlakları: İlk altı ay ve bir sene süresince kırmızı- mor arası bir renkte olan bu çizgilerin renkleri ilerleyen dönemlerde solabilir. Bu kalıcı izlerin giderilmesi için de karın germe ameliyatı yapılıyor.

Karın Germe estetiği: Hamilelik ve doğumla birlikte deride çatlamalar ve yağ depolanması ile birlikte deformiteler karşımıza çıkıyor. Ayrıca karın duvarı kasları da hamilelikte zayıflıyor, yatkın kişilerde karın duvarında fıtıklaşmaya varan zayıflıklar gelişebiliyor. Tüm bunlar karın germe yöntemiyle, bikini, iç çamaşır çizgisi içerisinde kalacak bir iz yaratacak şekilde yapılan işlemle giderilebiliyor.

none

Doğal GüzellikKonumuz doğal güzellik.. Doğadan çıkan değerli taşlarında cilt bakımında kullanıldıgını biliyormuydunuz?

Şimdilerde 24 ayar altın, elmas, pırlanta ve inci gibi materyaller içeren ürünlerle mükemmel ciltlere ulaşmaya hizmet ediyor.

Bu konuda merak edilenleri kimya mühendisi ve cilt uzmanı Şemsi Aslan Yanıtlıyor:

Son birkaç yıldır altın başta olmak üzere değerli madenler kremlerin içeriklerinde yer alıyor. Bu tür madenler cilde ne tür etkiler sağlıyor?

Safir, pırlanta, inci, altın, gümüş, yakut, malahit, yeşim taşı gibi mücevherleri cildiniz için kullanabilirsiniz. Ayurveda mücevherlerin rengi, bedenin ve cildin yaşam gücünü süptil bir beslenme ve koruma şekli olarak ele alıyor. Açık renkli taşlar cildi beyazlaştırıyor ve ciltten her türlü kiri çözmekte kuvvetli etki gösteriyor. Koyu renkler ise yağlı ve komedonlu cilde uygulanıyor. Ciltteki rahatsızlıkları ve tahrişi en aza indiriyor. Değerli içerikleri sayesinde cildi besliyor, canlandırıyor, sıkılaştırıyor ve ciltte ferah bir his sağlıyor.

Bu uygulamanın normal cilt bakımından farkı nedir?

- Her şeyden önce çok hızlı sonuç alınıyor. Yaklaşık 10 dakika içinde ciltte gözle görülür bir etki bırakıyor; gözenekleri sıkılaştırıyor, cildi yumuşatıyor, tahribata uğramış ve yanlış tedavi görmüş cilt dokularını onarıyor. Kısacası, cildin doğal bağışıklık sistemini onarıyor.

Tüm bu bakımların ayurveda ile nasıl bir bağlantısı var?

- Ciltte meydana gelen rahatsızlıkların en büyük nedeni bedendeki enerji akış yollarının birbirlerini çelmesi. Enerji akış yolları bazı bölgelerde daha az, bazı bölgelerde daha fazla olunca ciltte problemler oluşuyor. Ayurvedik tedavi metodu kullanılan mücevherlerle cilt tedavileri Hindistan ayurvedik öğretisinden doğmuş bir sağlık terapisi. Tamamen özel olan bu tedaviler enerji terapisine dayanıyor. Sonuç olarak ayurvedanın felsefesi çerçevesinde tamamen doğal terapiden türetilip ilk uygulamada sonuç alınmaya başlanıyor.

Egzotik ve lokal çiçekler cilde nem kazandırırken aynı zamanda kırışıklıklarla savaşıyor ve saçların parlamasının sağlıyor.

Bitkisel ekstreler, modern anti-aging kozmetiğinde güçlü ve etkili bakım özellikleriyle en çok sevilen içerikler arasında yer alıyor. Sebebi basit; bitkiler sahip oldukları kendi komplike ve en önemlisi yüksek miktardaki koruma sistemiyle zarar görmüş hücrelere koruma sağlıyor. İşte, cildimizin günlük doğal güzelliğinin en önemli nedenlerinden biri bu. Gül ya da orkide gibi cilt bakım uzmanlarının etkileri ise artık tartışılmaz.

Kusursuz ciltler çiçekler içinde

Cildimiz kendini besleme ve yenileme gücüne sahip. Kozmetiklerin yaptığı ise onu derinde desteklemek. Bunu da özellikle saf bitki ekstreleri gerçekleştiriyor. Örneğin, mimosa gerginleştiriyor; hormon benzeri içeriğiyle yasemin yağı hücre yenilenmesini active ediyor. Beyaz zambak yorgun ciltlere canlılık kazandırırken, gül yatıştırıcı etkisiyle öne çıkıyor. Portakal çiçeğinin ışıltı veren etkisi, lotusun göz çevresine kazandırdığı pürüzsüzlük ve vahşi gülün saç derisini yatıştırıcı özelliği son dönemde cilt bakım ürünlerinin bileşenlerinde yer alıyor.

Ve o ki, anti-aging etkisi kusursuz, canlılık özelliği tek ve dış etkenlere karşı ciltte oluşturduğu koruma kalkanı dikkat çekici; orkide. Çin’de sonsuz gençliğin sembolü sayılan bu bitki, kremlerin ve diğer kozmetik ürünlerinin vazgeçilmez bileşenlerinden. Köklerindeki gençlik etkisiyle çiçek, yaşamsal tüm gereksinimlerini karşılıyor. Cildin gençliğinden sorumlu hücreler ise bir yaşam boyu bileşimini ve kalitesini koruyan orkidenin mükemmel fonksiyonlarını cilde Estetik bir şekilde taşıyorlar. Hücre fonksiyonlarının harekete geçmesi, yenilenme sürecinin devam etmesi ve yüksek melanin üretimini düzenlemesi orkidenin etkileri arasında.

İnci: Sedef incisi toz etkin aktif madde içeren ürünler hormonal yaşlanma sonucu ciltte kuruluk, sarkma, deformasyon pürüz gibi problemlere karşı etkili. Ayrıca göz çevresinde oluşan çizgileri minimuma indiriyor.

Elmas: Ayurvedanın formülüyle hazırlanmış doğal elmas maskesi yoğun bir şekilde cilt yüzeyinin ölü hücrelerden dakikada arınmasını sağlıyor. Pullanma, dengesiz cilt tonu ve ince çizgiler gibi unsurları azaltıyor. Elmas tozu cildin kaybettiği sağlıklı görünümü tekrar sağlıyor.

Altın: Ayurvedanın gerçek altın tanecikli ürünleri cilt yüzeyinde ikinci bir cilt oluşturan lifting etkisi sağlıyor. 24 ayar altın içerikli ürünler; maske, göz altı serum, peeling ve nemlendiriciler cilde ışıltılı bir parlaklık ve canlı bir görünüm kazandırıyor. Altın parçacıkları cildin üzerinde eriyerek cildin gençlik enerjisini canlandırıyor.

one

ThermageRady frekansları yayarak cilt bakımı sağlayan termaj tedavi yöntemini tanıyalım..

Acı yok, iğneler yok, cildinizde deformasyon yok ve henüz bu işlemin ortaya çıkmış bir yan etkisi de yok.. Ayrıca her şey cildinizin doğal dokusuyla gerçekleşiyor. Derinin 6 milimetre altına uygulanan radyo frekanslarıyla derinin alt katmanları ısıtılıyor. İşlem en fazla iki buçuk saat sürüyor. 6 ay içinde de büyük değişim başlıyor.
Sarkmış deri toparlanıyor, cilt gençleşiyor! Bunu yapan ise; ısıyla harekete geçen, cildin kendi kolajenleri! Bu uygulama; Avrupa’da şu an botoxtan ve her türlü enjeksiyondan daha revaçta.

Bu yönteme; radyo frekans dalgaları ile cildin ısıtılması işlemi diyebiliriz. Işık yerine radyo frekans dalgaları kullanılıyor. Bu sistemle öncelikle üst deriyi yakmadan, alt deriyi ısıtarak uykudaki kolajenler harekete geçiriliyor. Etkin sonuçları ile Hollywood starları ile dünya jet sosyetesinin gözdesi haline gelen ‘sıcak termaj’ın uygulanması ise şöyle oluyor:

Alt derinin 6 milimetre kadar altına inildikten sonra bu bölge 65 dereceye kadar ısıtılıyor. Yani kolajenler üzerinde güdümlü bir illüzyon yaratılıyor ve bu kolajenler sanki bir yıpranma varmış gibi harekete geçip hızla cildi onarmaya başlıyor.

Hasta, tedavi sırasında sıcağı ve acıyı biraz hissediyor. Tahriş olmaması için, cildin üst kısmı lazerle soğuk gaz verilerek, 5-6 derece soğutuluyor. İşlemin hiçbir yan etkisi yok. İki saatlik seansın sonunda çok hafif bir kızarıklık oluşuyor. O da bir saatte geçiyor.

Kırk yaşın altındakilere ve gebelere yapılmıyor. Dişinde implant olanlara da önce diş doktorlarına danışmaları öneriliyor. 70′li yaşlarda ve çok sarktığı için, Estetik müdahale gerektiren ciltlere de uygulanmıyor.

Termaj tedavisinin sonucunu almak için dört beş ay beklemek gerekiyor… Ciltteki onarım altıncı ayda en üst düzeye çıkıyor; sarkmalar toparlanıyor. Liliane Mouyal’in kliniğinde yılda bir kez yapılan iki saatlik tedavinin maaliyeti ortalama 3.000 Euro.

Thermage yüze, gıdı bölgesine, boyuna, ellere, kollara ve karın bölgesine uygulanıyor. Yaş ve cilt tipine göre yılda ortalama bir kez yapılması yeterli oluyor. Yaşı çok ilerlemiş hastalara bazen yılda iki kez uygulanıyor.

9 com

KlitorisKlitoris, kadın cinsel organının üstünde, küçük dudakların bittiği yerde yer alıyor. Ama şekli hiçbir kadında aynı değil. Bunun da doğum yapmış olmakla veya yaşla pek ilgisi yok. Aslında Klitorisle ilgili “normal” tanımı yapmak zor. Ancak bazı kadınlar görüntüsünden çeşitli nedenlerle hoşnut olmayarak Estetik plastik cerrahların yolunu tutuyor.

Estetik Plastik cerrahlar, sinir yönünden zengin Klitorise dolaylı müdahale ediyor. Ameliyat sırasında bölgedeki sinirleri yaralamamaya özen göstererek. Plastik cerrahlar yaptıkları bu ameliyatı, “çevre düzenlemesi”ne benzetiyor. Etrafındaki dokular yeniden yapılandırılıyor. Klitorisi halka gibi sarmış, her yönde örtmüş ve hatta bir kat üzerine gelen yani bazen bir şapka, külah gibi kapatan cilt parçaları oluyor. Bunlar klitorisi içerde tutuyor ve temasını bozuyor. Ameliyatta bu dokular elden geçiriliyor. Etrafındaki fazlalıklar alınıyor. Klitorisi bulunduğu yerde biraz daha belirgin hale getiren operasyon Klitorisin uyarılmasını kolaylaştırıyor. Dolayısıyla kadının orgazm olmasına da katkısı oluyor.

Bir başka grup kadın da Klitorisin büyüklüğünden şikayetçi. Örneğin mayonun altından çok belirgin gözüken, büyükçe klitorislerini küçültme isteğiyle cerraha gidiyorlar. Bu amaçla gelen kadınların da kilorisine doğrudan müdahale edilmiyor. Büyütme operasyonunun tam tersi yapılıyor. Klitoris, zarar verilmeden biraz daha derine çekiliyor. Daha doğru bir deyimle yandaki iç dudakların, klitorisi örtmesi sağlanıyor. Burada da estetik cerrahların dikkat ettiği bir nokta var: Klitorisin gizlenirken uyarılma işlevi yok edilmiyor.

Klitoris ameliyatı, doktorun ve hastanın tercihine göre lokal veya genel anesteziyle yapılıyor. 20-30 dakika sürüyor ve yaklaşık 3-6 bin YTL’ye mal oluyor. Ameliyattan sonra hasta 7-10 günde normal yaşamına dönebiliyor.

Orgazmı kolaylaştırabilir ama mucize beklemeyin

Op. Dr. Tuğrul Turan (Estetik, Plastik ve Rekontrüktif Cerrahi Uzmanı): Son yıllarda bu operasyon talebinde artış var. Ancak cinsel organlarından hoşnut olmayan kadınların taleplerinde vajina daraltma, küçük (iç) ve büyük (dış) dudaklara yönelik operasyonlar ilk sırada yer alıyor. Hatta en sık küçük dudaklarını küçültmek için başvurduklarını söyleyebilirim. Aslına bakarsanız, klitorisim ortada değil, orgazm olamıyorum diyerek gelmiyor kadınlar. Bir şeylerin istedikleri gibi gitmediğini söylüyorlar. Gerçekten Klitorisi belirginleştiren operasyonlar klitoral uyarılmayı daha rahat ve kolay hale getirerek, orgazmı kolaylaştırabilir. Orgazma ulaşamama sorunu yaşayan çok sayıda kadın var. Ama bilinmeli ki bu ameliyattan sonra kadını mutluluktan öldürecek ya da çıldırtıcak bir sonuç alınacak demek mümkün değil. Orgazm, karmaşık bir mekanizmadır, sadece Klitorisle açıklanamaz. Bence, cinsel organ operasyonları kadınların cinsel yaşamlarının kalitesini artırıyor. Kadınlar partnerlerinin yanında daha rahat hareket ediyor.

Üç tür genital operasyon yapılıyor

Mons pubis adını verdiğimiz, karnın en alt bölümündeki, tüylü bölgenin ve labia majora adını verdiğimiz büyük dudakların şişkin, büyük ve yağlı görünümünün düzeltilmesi. Mons pubis bölgesi yaşlanma, gebelik ve kilo alma gibi nedenlerle zamanla sarkıyor ve içinde biriken yağ nedeniyle kabarık bir görünüm alıyor. Pantolon, mayo ve iç çamaşırı giyerken kapladığı hacim nedeniyle rahatsızlık yaratıyor. Bu sorun ameliyatla gideriliyor.

Labia minora adı verilen küçük dudakların aşırı büyük ve sarkık durumunun giderilmesi. Benzer şekilde küçük dudaklar da labia majora olarak da bilinen büyük dudakların arasından dışarı sarkıyor, kırışıyor ve rengi koyulaşıyor. Küçük dudaklardaki fazla sarkmalar hijyen problemleri, cinsel ilişki sırasında ağrıya, hatta travmaya bağlı enflamasyon ve enfeksiyona yola açabiliyor, mayo, iç çamaşırı ve pantolonlardan görünebilir olması nedeniyle rahatsız ediyor. Küçültülmesi mümkün.

Vajinanın dışa açıldığı bölge daraltılıyor. Normal doğum veya yaşa bağlı gevşeyen, genişleyen vajinanın çapı daraltılıyor. Gevşeyen kaslar düzeltiliyor. Bu hem kadın hem de erkeğin cinsel ilişkiden aldığı hazzı artırıyor.

none

EstetikYoğun iş temposu,ilerleyen zaman,alıp-verilen kilolar ve ruhumuzda meydana gelen dalgalanmaların dışa yansımasının en güzel göstergesi vücüdumuzun en geniş organı olan cildimizden olur.Kişinin hayat kalitesinin azalması problemli cilde davetiye çıkarırken,mutluluk,başarı,aşk gibi ruhunuzu canlandıran her durumda ciltteki parlaklığı ve sağlığı ona sunar. Güneşe,kimyasal maddelere,fiziki etkenlere en fazla maruz kalan ve en göz önünde olan bölgelerimiz el,yüz ve dekolte cildimizdir.Bu nedenle,bu bölgelerimizin bakımlarında hassas davranırız. Ancak göz ardı ettiğimiz bir nokta,cilt sadece o bölgelerde yıpranmaz.Vücudun her yerini saran cildin aynı şekilde bakıma ihtiyacı vardır.Ciltteki yıpranmaya dur demenin ilk şartı iyi bir temizlik ve derin bir nemliliği ona sağlamaktır.

ESTE klinik ailesi HYDROPEEL mucizesini artık tüm vucudunuza armağan ediyor.Değişebilen başlıkları sayesinde , her vucut türüne ve vücutta uygulma yerine göre ayarlanabilen tasarımıyla el değmeden medikal sıvı ve medikal gazın vucudunuza püskürtülmesiyle yapılan derin temizlik ve yoğun nemliliğin üzerine ,size özel hazırlanan maskenin tüm vücudunuza uygulanmasıyla vucut bakımınız tamamlanmış oluyor.

Hydropeelin jet akımı,cilt altı lenf dolaşımınızı hızlandırıp,cildin gençliğini veren kollejen yapımını uyararak yıpranmış cildinizi tazeliyerek gençliğini ona tekrar kazandırıyor.Cildin üzerindeki ölü hücreler tamamen atılarak, hücrelerin içi medikal sıvı ile doldurulup derin nemlilikte sağlanmış oluyor.Mezoterapide iğne ile verilen multivitaminleride, iğnesiz,acısız olarak açılan hücrelerin içine doğrudan püskürterek cildin kalıcı canlılığı sağlamış olur.

Hydropeelin kilo alıp vermeye bağlı sarkan göbeğinizi,kollarınızın,bacaklarınızın ,boyun ve yüzünüzün sıklaşmasını sağlarken,portakal kabuğu görünümünü cildinize veren selülütü söküp atar.Özellikle,diyet programlarınızda, doğum sonrası ve yer çekiminin etkisi ile yaşa bağlı olarak vucudunuzda oluşan sarkmaları,ciltteki gevşemeleri toparlayarak fit bir vucut ve duru bir cildi sunar.

Bölgesel incelme,selülüt tedavileri ve dri vücut için kliniğimizde uygulanan ulturasonik ses dalgalarıyla yağı parçalayarak vucuttan atan,lenfatik ve kan dolaşımını arttırıp masaj sistemleri ile tamamlanan multivel bakımı hydropelle bütünlenmesi sonuçların daha mükemmel ve kısa sürede alınmasını sağlıyor.

Vucüt kontür cerrahisi olarak yaptığımız her bölge liposuction operasyonlarından,karın germe,sırt germe,popo kaldırma,meme büyütme-küçültme ve dikleştirme işlemleri sonrasında rahatlıkla yapılan hydropelli vucut bakımları çok daha çabuk iyileşmesinizi sağlarken,mükemmel vucuda kavuşamnıza yardım eder.

Hydropeel vücut bakımınızı yaparken tüm vucut cildinizin detoksunu yaparak,ciltteki yaşlanmayı durdurarak cilt altı kollejen yapınızı uyararak ebedi gençliği size armağan eder.

none

Estetik ameliyatlar hakkında merak ettiğiniz soruları tek başlık altında topladık. Soruların yanıtları Estetik plastik cerrahi uzmanı Op. Dr. Oytun İdil tarafından verilmiştir. Kendisine teşekkür ediyoruz.

ESTETİK AMELİYAT OLMANIN BELLİ BİR YAŞI VAR MIDIR?

» Estetik ameliyat olacak kişilerin 18 yaşını doldurmuş, fiziki ve psikolojik gelişimlerini tamamlamış olmaları gerekir. Bu genel kural olsa da, bu tüm estetik ameliyatlar için geçerli değildir. Örneğin kepçe kulak gelişimi 4-5 yaşlarında tamamlandığı için bu yaşdan sonra kulak estetiği yapılabilir. Hatta kepçe kulak düzeltilmesi için en uygun zaman çocuğun 4 yaşını doldurduğu tarihten sonra, ilkokula başlamadan önceki zaman dilimidir. Kepçe kulaklı çocuklar ilkokulda diğer çocukların alayına maruz kalabilir. Bu yüzden ilkokula başlamadan bu ameliyatın yapılmasını öneriyoruz. Diğer bir istisna da dudak-damak yarığı olan hastalardır. Bu hastalarda damak ve dudak yarığına mümkün olduğunca çabuk müdehale etmek gerekir. İlk aylarda damak yarığı ve dudak yarığı kapatılmalı, 16-17 yaşını doldurduğunda da burundaki deformitelerin giderilmesine başlanmalıdır.

Burun estetik ameliyatlarında buruna verilecek şekili nasıl belirliyorsunuz?

» Tüm estetik ameliyatlarda olduğu gibi burun estetiğinde de asıl olarak hastanın istekleri önemlidir. Tabii bu istekler mantık çerçevesinde olmalıdır. Örneğin uzun boylu, iri cüsseli bir erkek hastaya küçük bir burun yapılırsa komik bir görüntü olur. Herhangi bir estetik ameliyat yapılırken mutlaka kişinin yüzüne ve vücut yapısına uyumlu bir sonuç elde etmek gerekir. Burun ameliyatlarında da öncelikle kişinin istekleri dinlenir, resimleri alınır ve bilgisayarda ameliyat sonrası nasıl görüneceği ufak rötuşlarla gösterilir. Resim üzerinde tartışmak çok yararlı olmaktadır. Sonuçta hastanın yüzüne, cinsiyetine ve vücut yapısına uyumlu, estetikli görünmeyen, estetik pürüzleri giderilmiş bir burun görünüşü elde etmektir. Estetik burun ameliyatı sırasında nefes alma problemide varsa septoplasti ile hava yolları açılabilmektedir.

ESTETİK AMELİYATLARIN MALİYETİ NEDİR? MALİYET NEYE GÖRE HESAPLANIYOR?

» Bir estetik ameliyatın maliyetini etkileyen faktörler kullanılan malzeme, ameliyatın süresi, anestezi şekli -genel anestezi, lokal anestezi gibi-, ameliyatın riski, yapılacak girişimin özelliğidir. Tabii ayrıca estetik cerrahi uzmanlık eğitiminin tıbbın en uzun eğitimlerinden olduğu (sadece beyin cerrahisi, kalp damar cerrahisi ve plastik cerrahi ihtisasları 6 yıldır) ve estetik cerrahide canlı dokuya şekil vermenin bir sanat olduğu ve yılların birikimi sonucu elde edildiği de unutulmamalıdır. Estetik cerrahide cerrah, tıbbi bilgi yanında iyi bir estetik anlayışa da sahipdir. Tüm bu faktörlere karşın günümüzde estetik cerrahi toplumun tüm kesimlerinin yaptırabileceği ücretlere yapılmaktadır.

BİR ESTETİK AMELİYAT OLMAYI DÜŞÜNÜYORUM FAKAT BU TARZ AMELİYATLARIN ÇOK PAHALI OLDUĞUNU DUYUYORUM. AMELİYAT ÜCRETLERİ NE KADARDIR?

» Günümüzde dış görünüşün çok önemli olduğu bir gerçektir. Bu noktada esas önemli olan maliyetten çok ameliyatınızın sonucunun mükemmel olmasıdır. Örneğin güzel yapılmış bir burun estetiği ile tüm ifadeniz ve dış görünüşünüz değişecektir. Estetik ameliyat ile görünüşünüzü değiştirmeniz çok özel bir işlemdir. Bazı hastalarımız o derece memnun olmaktadır ki daha sonra kontrollere geldiklerinde verdikleri ücretin yapılan işin karşılığı olmadığını, elde ettikleri sonucun paha biçilmez olduğunu belirtmektedirler. Estetik ameliyat olmaya karar vermeniz hayatınızda verdiğiniz en iyi karar olabilir. Diğer yandan estetik ameliyat ücretleri son yıllarda estetik cerrahinin yaygınlaşması ile her kesimden insanın karşılayabileceği seviyelere inmiştir. Bir çok estetik kliniğinde estetik cerrahi konusunda danışmaya ücret alınmamaktadır.
» Estetik ameliyat olan kişiler genellikle hemen ameliyat sonrası bir pişmanlık duyarlar. Değiştirilen pansumanlar, bazı vakalarda kullanılan drenler, dikişler insanların kafalarındaki estetik cerrahi imajı ile uyuşmaz. Estetik cerrahi, adı estetik, soyadıysa cerrahi olan bir cerrahi branşdır. Yapılan işlemler cerrahidir. Ameliyat yerleri iyileştikçe, dikişler alındıkça ve sonuç belirginleşmeye başladıkça pişmanlık yerini memnuniyete bırakır. Genellikle ameliyattan önce ücreti düşünen, ameliyattan hemen sonra dikişleri görüp pişmanlık duyan hastalar daha sonra o derece memnun olmaktadır ki başka bir estetik ameliyat için tekrar gelmektedir. Örneğin meme küçültme ameliyatı için gelen hastaların bir kısmı daha sonra liposuction ve karın germe ameliyatı için tekrar gelmekteler. Bu hastalar sıklıkla şunu söyler: “Üst taraf küçüldü, alt taraflarıda küçültmek lazım.” İyi bir estetik ameliyat sonrası elde edeceğiniz sonuç gerçekte paha biçilmezdir. Ayrıca yukarıda belirttiğim gibi günümüzde ameliyat ücretleri kişilerin birden fazla ameliyatı yaptırabileceği seviyelere kadar gerilemiştir.

Gazetelerde sık sık görüyoruz, estetik ameliyat olmuş ve kötü sonuçlanmış diye. Buna komplikasyon deniliyormuş. Estetik ameliyatta komplikasyon riski nedir?

» Tüm cerrahi girişimlerde belli oranlarda komplikasyon gelişebilir. Komplikasyon tam olarak “elde olmadan oluşan, önceden tahmin edilemeyen istenmeyen gelişmeler” dir. Örneğin ameliyat yerinde fazlaca kanama olması yada ilerleyen günlerde enfeksiyon gelişmesi tüm cerrahi ameliyatlarda olabilecek komplikasyonlardır. Hiç bir cerrah ameliyatlarında komplikasyon olsun istemez yukarıda tanımında da belirttiğim gibi komplikasyonlar elde olmadan gelişen sorunlardır; her cerrahın ameliyatında ve her hastanede komplikasyon gelişebilir.

» Önemli olan, hastanın gelişebilecek komplikasyonlardan haberdar olması, bunun sorumluluğunu doktoru ile paylaşması ve doktorun, komplikasyon geliştiği taktirde bununla başedebilecek bilgi ve beceriye sahip olmasıdır. Komplikasyon riskini en aza indirmek için doktorunuz elinden geleni yapacaktır. Ameliyattan önce yapılan muayeneniz ve sizden istenen tahlil ve testler sizin güven içinde ameliyat edilmeniz ve komplikasyon riskini minimal tutmak için gereklidir. Yine de tüm cerrahi girişimlerde komplikasyon gelişebileceğini unutmayınız. Önemli olan komplikasyon geliştiğinde doktorunuzun bu komplikasyonla başa çıkabilmesidir. Dünyada hastalarında komplikasyon gelişmeyen hiç bir cerrahi kliniği yoktur. Hiç bir doktor size ameliyatınızda komplikasyon gelişmeyeceğine dair söz veremez, fakat herhangi bir komplikasyon gelişme durumunda bununla başa çıkma bilgi ve beceriye sahip olmalıdır.

BİR ESTETİK AMELİYAT OLMAYI PLANLIYORUM FAKAT ESTETİKLİ GİBİ GÖRÜNMEKTE İSTEMİYORUM. AMELİYATTAN SONRAKİ GÖRÜNÜŞÜMÜ DOKTORUMLA TARTIŞABİLMEK İSTERDİM. BU MÜMKÜN MÜ?

» Son yıllarda bilgisayar teknolojilerindeki gelişmeler sayesinde artık hastalar bir çok ameliyatın olası sonucunu ameliyat olmadan, bilgisayar ekranında görüp doktoru ile tartışabilmektedir. Ameliyat sonunda estetikli yada doğal bir görünüm kazanmanız tamamen sizin isteklerinize ve doktorunuzun estetik anlayışına bağlıdır. En doğrusu abartılı olmayan, doğal ve estetik bir görünümdür. Bunun için isteklerinizi ve tıbben yapılabilecekleri doktorunuzla ayrıntılı olarak tartışmalısınız. Örneğin ben rinoplasti ameliyatlarından önce hastalara nasıl görünebileceklerini bilgisayarda gösteriyorum. Bilgisayar çalışmasını bazı cerrahlar sevmese de bu çalışmanın bir çok faydası vardır. Örneğin, resim üzerinde yapılan düzeltme sırasında hasta tam olarak nasıl bir görünüş istediğini belirtebilir. Doktor, hastanın kafasındaki görünümü bilgisayarda, hastanın anlatımı doğrultusunda resimde düzeltmeler yaparak somut hale getirir. Bazı vakalarda ek bazı girişimlerde yapmak gerekir; örneğin burun estetiğinde bazen çene ucuna da estetik yapmak gerekir. Bu gibi durumlarda ameliyattan önce bilgisayarda resim üzerinde plan yapılarak ameliyat sırasında ortaya çıkabilecek sürprizlerin önüne geçebiliriz. Örneğin burun estetiğini yaptıktan sonra hastaya bakıpta keşke çeneucuna da bir şeyler yapsaydık demekten kurtuluruz.

ESTETİK AMELİYAT OLMANIN BELLİ BİR YAŞI VAR MIDIR?

» Estetik ameliyat olacak kişilerin 18 yaşını doldurmuş, fiziki ve psikolojik gelişimlerini tamamlamış olmaları gerekir. Bu genel kural olsa da, bu tüm estetik ameliyatlar için geçerli değildir. Örneğin kepçe kulak gelişimi 4-5 yaşlarında tamamlandığı için bu yaşdan sonra kulak estetiği yapılabilir. Hatta kepçe kulak düzeltilmesi için en uygun zaman çocuğun 4 yaşını doldurduğu tarihten sonra, ilkokula başlamadan önceki zaman dilimidir. Kepçe kulaklı çocuklar ilkokulda diğer çocukların alayına maruz kalabilir. Bu yüzden ilkokula başlamadan bu ameliyatın yapılmasını öneriyoruz. Diğer bir istisna da dudak-damak yarığı olan hastalardır. Bu hastalarda damak ve dudak yarığına mümkün olduğunca çabuk müdehale etmek gerekir. İlk aylarda damak yarığı ve dudak yarığı kapatılmalı, 16-17 yaşını doldurduğunda da burundaki deformitelerin giderilmesine başlanmalıdır.

MEME KÜÇÜLTME AMELİYATINDAN SONRA SÜT VERİLEBİLİR Mİ?

» Meme küçültme ameliyatında doğal olarak meme dokusu ve süt kanalları bir miktar kesilmektedir, fakat bu miktar teknikten tekniğe değişmektedir. Genellikle süt vermeyi engellemeyecek kadar kesi olur ve hasta ameliyat sonrası dokular tamamen iyileştikten sonra çocuk sahibi olduğunda çocuğunu emzirebilir. Sadece çok büyük göğüsleri küçültmede uygulanan “Free Nipple / Amputation-reduction” tekniğinde süt kanallarının meme ucu ile bağlantısı tam olarak kesilmektedir. Bu ameliyattan sonra süt vermek mümkün olmayabilir. Bu yöntem sadece aşırı iri göğüsleri küçültmede, nadiren uygulanır.

KARIN GERME AMELİYATINDAN SONRA HAMİLE KALINABİLİR Mİ?

» Karın germe ameliyatında karındaki fazla deri, yağ doku ile birlikte alınırken karın kaslarındaki zayıf bölgelerde birbirine dikilerek sıkılaştırılmaktadır. Ameliyattan hemen sonra hamile kalabilirsiniz. Dokular daha tam iyileşmeden hamile kalınırsa bunun çocuğun gelişimine bir zararı olmaz fakat karında yapılan sıkılaştırma ve kasların birbirine dikildiği karın katlarında erkenden gevşeme olur. Ameliyattan sonra en azından bir sene geçmesi önerilir. Özet olarak şöyle diyebiliriz: Karın germeden sonra hamile kalmanız çocuğun rahimdeki gelişimine bir zarar vermez fakat estetik açıdan hamilelik sonrasında bu ameliyatı olmanız en doğrusudur. Tabii ameliyatta alacağınız antibiyotik ve anestezi ilaçlarınıda düşünürseniz bebeği emzirme dönemininde geçmiş olması gerekir (ilaçların süte geçmesi sebebiyle); ayrıca hamilelikte oluşan hormonal değişimlerin eski haline dönmesi gerekir; yani karın germe yada meme küçültme gibi ameliyatları hamilelikten sonra olmayı planlıyorsanız, doğumdan sonra en az 6 ay, daha da iyisi 9 ay-1 sene geçmiş olması gerekir.

PEKİ HAMİLELİK VE DOĞUMDA KARINDA OLUŞAN ÇATLAKLARIN TEDAVİSİ VARMI? BU ÇATLAKLARI YOKEDEBİLİYORMUSUNUZ? » Bu çatlakların tam bir tedavisi maalesef yoktur. Çatlakların oluşma sebebi karın cildindeki hızlı genişlemeye cilt içindeki elastik ve kollajen lif zincirlerinin uyum sağlayamaması ve bazı bölgelerde bu zincirlerin kopmasıdır. Çatlak olan kısıma baktığınızda bu çatlağın normal cilde göre daha ince olduğunu, ince bir kağıt gibi kırıştığını görürsünüz. Bunun sebebi normal ciltte olan kollajen ve elastik liflerin çatlak içinde olmamasıdır. Bu çatlakların tek -kısmi- tedavisi karın germe ameliyatıdır. Hastanın karın derisinde çatlaklarla birlikte sarkma da varsa karın germe ile karnın alt kısmındaki çatlaklar alınabilir. Bu bölge dışındaki -karnın üst kısımlarındaki, bacaklardaki, kalçadaki- çatlakların cerrahi bir tedavisi yoktur.

» Çatlak giderici olarak lanse edilen bir çok kozmetik ürün vardır; firmalar bu ürünlerinin çatlaklar oluşmadan kullanılmaya başlanmasını öneriyorlar fakat bunu reklamlarında belirtmiyorlar. Bu kozmetik ürünleri kullanabilirsiniz fakat etkinliği tartışmalıdır. Son olarak bazı estetik cihazlarından bahsetmek gerekir. Günümüzde cilt gençleştirme amacı ile kullanıma sunulmuş Accent RF, Titan, Thermage gibi bir çok cihaz kullanılmaktadır. Bu cihazlar genel olarak cildin derin tabakalarındaki kollajen ağın yenilenmesini sağlarlar. Bu cihazlar ile bazı vakalarda çok şaşırtıcı sonuçlar alınabilir. Bir çok vakada kollajen oluşumu indüklendiği için kırışıklıklarda ve çatlaklarda azalma görülür. Cerrahi olarak düzeltilemeyen çatlak ve kırışıklıklarda bu cihazlar ile uygulama yapılması faydalı olabilir.

TÜM ESTETİK AMELİYATLAR SADECE ESTETİK KAYGILARLA MI YAPILIYOR? ESTETİK AMELİYATLARIN TEDAVİ EDİCİ YANI HİÇ YOK MU?

» Bu soruya cevap olarak verilebilecek en güzel örnekler meme küçültme ve karın germe ameliyatlarıdır. Bu ameliyatların tedavi edici yanı vardır. Aşırı iri göğüsler kişide estetik kusurlardan öte sorunlara yolaçar. Sırt ağrısı, boyundan omuzlara ve kollara geçen sinirlerin sıkışması ile kollarda ve ellerde uyuşukluk, göğüslerin altında pişik ve kötü koku gibi sorunlara yolaçar. Aşırı iri göğüsler yüzünden insanlar istediklerini giyemez ve sosyal hayata diledikleri gibi katılamazlar. Meme küçültme ameliyatı ile estetik düzelme dışında bu sorunlardan da kurtulmuş olurlar. Bunun dışında karın germe ameliyatında da benzer bir durum söz konusudur. Aşırı iri, sarkık bir karın da kişide benzer sorunlara yolaçar. Ayrıca estetik ameliyatların insanların psikolojisi üzerine olan olumlu etkileride unutulmamalıdır. Bazı hastalarımız bize başvurduklarında antidepresan kullanırken ameliyattan sonra bu gibi ilaçlara ihtiyaçları kalmamaktadır. Burun estetiği yapılırken hastada nefes alma zorluğuda varsa aynı ameliyatta buna yönelikde işlem yapılmaktadır. Dudak-damak yarığı gibi durumlarda ise ameliyat estetik düzeltme yanında fonksiyoneldirde. Bu durumda hastanın konuşmasının düzgün gelişmesi için ameliyat olması şarttır.

BURUN AMELİYATLARINDA NEDEN HİÇ İZ KALMIYOR? BURUN AMELİYATLARI NEREDEN VE NASIL YAPILIYOR?

» Burun ameliyatları burun kanatlarının iç yüzünden yapılıyor. Ameliyat sonunda kalan iz burun iç kısmında olduğu için dışarıdan belli olan, görülebilen bir iz kalmıyor. Sadece açık burun ameliyatında her iki taraftaki kesiler burun deliklerini ortadan ayıran kısımdan karşıya geçerek birleştiriliyor. Bu ameliyat sonunda iki burun deliği ortasındaki kısıma dikiş atılıyor fakat bu dikiş hattı iyileştikten sonra belirgin, belli olan bir iz kalmıyor. Bu yüzden burun estetiği ameliyatları izsiz ameliyatlardır denebilir.

YEDİ AYLIK HAMİLEYİM. HAMİLELİĞİM SIRASINDA ALDIĞIM KİLOLARA BAĞLI OLARAK KARNIMIN DOĞUM SONRASI SARKACAĞINI DÜŞÜNÜYORUM. İKİ KEZ NARKOZ ALMAK İSTEMEDİĞİMDEN DOĞUMUN OLACAĞI GÜN SEZARYENİN ARDINDAN AYNI SEANSDA KARIN GERME AMELİYATI OLABİLİRMİYİM?

» Sezaryen ile aynı anda karın germe ameliyatı olmanız hiç doğru olmaz. Hamilelikten sonra mutlaka aldığınız kiloların bir kısmını verirsiniz. Ayrıca hamileliğin yolaçtığı bir hormonal değişim var. Doğumdan sonra bir kaç ay içinde eski hormonal düzeninize geri döneceksiniz. Bu hormonal değişimler ve kilo verme sonucu karnınızda tekrar sarkma olabilir. En doğrusu doğumdan en az 6 ay, daha da iyisi 1 sene sonra bu ameliyatı düşünmeniz. Hem doğumdan hemen sonra bebeğinizi emzireceğiniz için uzun süre narkoz almanız da sakıncalıdır. Narkoz ilaçları süte geçer. Bu yüzden sezaryen ameliyatı en kısa sürede yapılıp bitirilir. Aynı şeyler meme küçültme içinde geçerlidir. Bazı hastalarımız bebeklerini emzirdiklerini ve bu sırada meme küçültme ameliyatı olmak istediklerini söylemektedir. Emzirme dönemi boyunca bu ameliyatı olamazsınız. Bebeğinizi en az 6 ay; daha da iyisi 1 sene emzirmelisiniz. Bu yüzden meme küçültme ameliyatını doğumdan en az 9 ay, daha da iyisi 1 sene sonra yaptırmanızı öneririm.

SİLİKON MEME PROTEZİ TAKTIRMAYI DÜŞÜNÜYORUM. BU AMELİYATTAN SONRA SAUNAYA GİREBİLİRMİYİM? DAHA DOĞRUSU SAUNADA PROTEZLER PATLARMI?

» Bu ameliyattan sonra saunaya girmenizde hiç bir sakınca yoktur. Meme protezleri sıcak, soğuk yada basınç değişimlerinden etkilenmez. İyileşme dönemi geçtikten sonra saunaya gidebilir, spor yapabilir, yüzüstü yatabilirsiniz. Sadece ameliyattan sonra bir süre alışma dönemi geçireceksiniz. Bu dönem özellikle meme protezi kas altına konan hastalarda sıkıntı verici oluyor. Protez kas altında olduğu için üzerindeki gerilen kas dokusu kollarınızı hareket ettirirken ağrıya yolaçar. Bu ağrılarınız gün geçtikçe azalacak ve sonunda bir protez koydurduğunuzu dahi unutacaksınız. Silikon meme protezi üreten firmalar 3 ay içinde protezin yerine tam uyum sağladığını ve kişinin artık protezin “farkında olmayacağını” belirtiyorlar.

KOLLARIMDA ESKİDEN KALAN VE FAÇA DİYE TABİR EDİLEN JİLET (YADA BIÇAK) İZLERİ VAR. BU İZLERİ YOKETMENİN BİR YOLU YOK MU?

» Maalesef bu gibi çok sayıda ve yüzeyel izleri tamamen yoketmek mümkün değil. Dermabrazyon, peeling yada lazer gibi yöntemlerle sadece cildin en üst tabakasındaki izler silikleştirilebilir, fakat genelde bu izler tam anlamı ile yok edilemeyecek kadar derin, cerrahi olarak çıkarılamayacak kadar yüzeyel ve sayıca çokturlar. Peeling, lazer ve dermabrazyon denenebilir fakat bu yöntemlerin de tam sonuç vermeyeceği akıldan çıkarılmamalıdır. En iyi yöntem bu izleri uygun kamuflaj-makyajı ile saklamak gibi gözüküyor. Bazı özel makyaj malzemeleri ile bu izler kapatılabilir. Daha geniş bilgi için kamuflaj-makyaj sayfamıza göz atınız.
» Aslında faça izlerini yoketmenin bir yolu daha vardır: üzerine bol desenli bir dövme yaptırmak. Dövmeler, faça izinin kabarık ve çökük kısımlarını düzeltmez fakat izin farkedilmemesini sağlar. Kişi, sosyal çevresine aykırı gelmiyorsa dövme yaptırarak bu izlerden kalıcı olarak kurtulabilir; daha doğrusu izleri kalıcı olarak kamufle edebilir. Bu tarz yapılmış bir dövme örneğini görmek için tıklayınız.

POLİS OKULU SINAVLARINA GİRECEĞİM. YÜZÜMDE BAZI DİKİŞ İZLERİ VE BENLER VAR. SINAVI GEÇEBİLMEM İÇİN BUNLARI ESTETİK İLE YOKETMEM GEREKTİĞİNİ SÖYLEDİLER, YARDIMCI OLABİLİRMİSİNİZ?

» Polis okulu sınavlarında istenen, yüzünüzde, kollarınızda sizin tespit edilmenize, ayırt edilmenize yolaçacak bir iz olmamasıdır. Yanağınızdaki bir ben, suçluların sizi mimlemesine yolaçabilir, tanınmanızı kolaylaştırır. Bu yüzden polis okulu sınavlarında mülakatta, muayeneden geçersiniz. Bazen yüzdeki bir ben, bir yara izi, koldaki bir kesik izi sınavı alamamanıza yolaçabilir. Bazende bu ben ve yara izlerine estetik yaptırmanız önerilir. Bu açıdan en şanssız kişiler kollarında çok sayıda jilet ve bıçak izi olan kişilerdir; çünkü bu izleri tam anlamı ile yoketmek, silikleştirmek zordur; çoğu zaman mümkün değildir. Yüzünde büyük bir yara izi, büyük bir ben olan kişilerde de tam bir estetik düzelme sağlamak zordur.

AYAKLARIM ÇOK BÜYÜK, ESTETİK AMELİYATLA AYAK NUMARASINI KÜÇÜLTMEK MÜMKÜN MÜ?

» Ayak numarasını küçültücü bir estetik ameliyat tekniği yoktur. Yalnız -özellikle travestilerde yapılan bir ameliyat olan- ayak parmaklarından birisinin tarak kemiğinden itibaren alınması ile ayak genişliği daraltılabilir. Bu ameliyat yürüme sorunlarına yolaçabilir. Bir çok cerrah sadece estetik amaçla böyle bir ameliyat yapmayı reddedecektir. Bu ameliyatla, aslında ayak numarasının küçülmeyeceğini, sadece ayağın taraklı kısmının daralabileceğini (bir parmağı kaybetmek pahasına) bir kez daha belirtiyorum.

ORGAZMI YAŞAYAMAMA GİBİ BİR SORUNUM VAR. ORGAZMI ARTIRAN BİR ESTETİK AMELİYAT YAPILIYORMU? » Klitoris çevresindeki cildin ameliyatla alınması ve böylece dış uyarılara daha açık hale geldiğinden klitorisin uyarılmasında artışa yolaçan bir ameliyat yapılabildiğini duyuyoruz. Bu ameliyat, erkek sünnetinden farklı değildir; nasıl ki erkekte penis ucuna yakın cilt alınmaktadır, kadında da klitorisi çevreleyen cilt alınabilir. Fakat orgazm yaşayamama gibi bir sorunda öncelikle bir psikiyatriste, bir kadın doğum uzmanına ve bir evlilik terapistine danışmak daha doğru olur. İnternette bu konuda size yardımcı olabilecek bilgiler içeren www.mutluinsan.com sitesine göz atabilirsiniz.

» Bu soruya cevap verirken şunu da belirtmek gerekir. Estetik ameliyat olmuş bayan hastalara yapılan bilimsel anketlerde estetik ameliyat sonrası hastaların cinsel yaşamlarında iyi yönde değişimler olduğu anlaşılmıştır. Bu durum, kişilerin kendilerine olan özgüvenlerindeki artışa bağlı olabilir. Meme büyütme, liposuction gibi estetik ameliyatların, direkt orgazmı artırıcı bir etkileri bulunmamakla birlikte kişilerin kendilerine olan özgüvenleri arttığından cinsel hayatlarında iyi yönde gelişmeler yaşadıkları düşünülmektedir.

BAYANIM, AYAKLARIM ÇOK KÜÇÜK, 35 NUMARA AYAKKABILAR BİLE BOL GELİYOR AYAK BÜYÜTME GİBİ BİR AMELİYAT YAPILABİLİYORMU?

» Çok enteresan bir soru, çünkü genelde bayanların ayaklarının küçük olması makbul kabul ediliyor; ama bu hastamızın sanırım ayakları istediğinden de küçük ve uygun ayakkabı bulmakta zorlanıyor. Malesef biz plastik cerrahlar ayak büyütme gibi bir ameliyat yapmıyoruz. Bunun yerine, ayakkabı alıp, ayakkabının uç kısmına pamuk doldurarak ayakkabıları ayağına uygun hale getirebilir. Diğer yandan bazı ortopedi uzmanlarının ilizarov yöntemini (bacak uzatma) ayak parmaklarına da uygulayabildiklerini duyuyoruz.

SİLİKON İMPLANT İLE GÖĞÜS BÜYÜTME AMELİYATI OLMAK İSTİYORUM. BİR ÇOK CERRAH İMPLANTLARI MEME BAŞINDAKİ KOYU BÖLGEDEN KOYUYORMUŞ, AMA BENİM MEME BAŞIMDA KOYULUK NEREDE İSE HİÇ YOK. MEME BAŞI BELİRSİZ HASTALARA MEME İMPLANTINI NEREDEN YERLEŞTİRİYORSUNUZ?

» Silikon implantlar bildiğiniz gibi bir kaç yerden konuyor. Meme başı, meme altı, koltukaltı, karın germe sırasında karından ve göbek deliğinden (son iki yöntem ülkemizde uygulanmıyor). Meme başı, kalacak ameliyat izinin en az kaldığı bölgedir; fakat meme başı dediğiniz gibi koyu değil, cilt rengine yakın bir renkteyse o zaman implantı buradan koyamayız çünkü ameliyat izi belli olur. Bu durumda en mantıklısı implantı koltukaltından koymaktır.

BAZI ARKADAŞLARIMDAN DUYDUĞUMA GÖRE MEME İMPLANTLARI GÖĞÜS KASI ALTINA KONMUŞ VE UZUN SÜRE AĞRI ÇEKMİŞLER. KAS ALTI KONAN MEME PROTEZLERİNDE GERÇEKTEN BU KADAR AĞRI OLUYORMU?

» Bu sorunun cevabı çok basit: implantı kasın altına koyuyoruz, yani kas bir miktar gerilecektir. Klasik ameliyat tekniğine göre implantı kas altına koyarken göğüs kasını alt-iç kısımdan bistüri ile biraz çizip zayıflatmamız gerekir (ki konacak implant, kası zorlamasın; implantı koymadan kası gevşetiyoruz yani). Kas yeteri kadar zayıflatılırsa ameliyattan sonra gereksiz yere gerilmeyecek, hastada ağrıya yolaçmayacaktır.
» Eğer implant konmadan kas çizilerek zayıflatılmazsa, kas altına konan implant eninde sonunda kası zorlaya zorlaya kendine uygun yuva açacak ve kas liflerinde ufak yırtılmalara yolaçacaktır; bu da hastada ağrıya yolaçacaktır.
» Kasın uygun şekilde zayıflatıldığı hastalarda nerede ise hiç ağrı olmaz (çünkü zaten göğüs kası zayıflatıldığından, altına konan implant kası germiyordur, zorlamıyordur). Bir çok hasta ameliyattan bir kaç saat sonra evine gönderilmektedir.

SİLİKON TAKTIRMAYI DÜŞÜNÜYORUM. DAHA SONRA BEBEK DOĞURURSAM EMZİRMEME ENGEL OLURMU? BEBEĞİME BİR ZARARI OLURMU? » Silikon protezler meme dokusunun altına yada meme dokusunun altındaki göğüs kasının altına yerleştirildiği için emzirmeye bir zararı yoktur. Silikon protez ile meme büyütme ameliyatında meme dokusu ile süt kanalları arasındaki bağlantılar kesilmemektedir. Dolayısı ile emzirebilirsiniz. Ayrıca yerleştirilen meme protezi anne sütünün kalitesinde bir bozulmaya yol açmaz; hem size hemde bebeğinize bir zararı yoktur. Bu konuda internette yayınlanmış bir FDA raporu için tıklayınız..

ESTETİK AMELİYAT OLMAYI DÜŞÜNÜYORUM. ESTETİK AMELİYATLARIN RİSKLERİ NELERDİR?

» Tüm cerrahi girişimlerin belli oranlarda riskleri vardır. Doktor, hastasına ameliyatın risklerini eksiksiz anlatmalı ve hasta, doktoru ile cerrahi girişimin sorumluluğunu paylaşmalıdır. Tüm cerrahi ameliyatlarda olduğu gibi estetik ameliyatlarda da enfeksiyon, dikişlerin açılması, ameliyat yerinde kanama gibi genel komplikasyonlar olabilir. Bunların dışında estetik ameliyatların doğası gereği revizyonlar ve ufak rötuşlar yapmak gerekebilir. Burun estetiği, revizyon gerektirebilen ameliyatlara en iyi örnektir. Burun estetiğinde ameliyatın doğası gereği az bir yüzde ile vakaların bir kısmında (2-5% vakada) revizyon yapmak gerekebilir. Estetik ameliyatların özü vücuda şekil vermek olduğu için ufak düzeltmeler ve rötuşlar her vakada gerekebilir. Revizyon konusunda önemli olan bir noktada iki ameliyat arasında belli bir süre geçmesi gerektiğidir. İlk ameliyattan kalan dikiş izi tam iyileşmeden, dokularda oluşan sertlikler yumuşamadan, ödem geçmeden o bölgeye tekrar ameliyat yapılamaz. Aradan mutlaka 6 ay – 1 sene gibi bir zaman geçmesi gerekir. Revizyon gerektiren vakalarda genellikle 3 ay ve 6 ay sonra hasta kontrole çağrılır; 6. ayda eğer dokular uygun şekilde yumuşamışsa, ameliyata hazır hale gelmişse revizyon ameliyatı yapılabilir. Dokulardaki yumuşama yeterli değilse, en iyisi revizyon ameliyatını bir 6 ay daha ertelemektir. Revizyon ameliyatları genellikle ufak düzeltmeler oldukları için ilk ameliyattaki kadar uzun sürmez, iyileşme daha kısa sürede gerçekleşir.

ESTETİK AMELİYATLARIN SONUÇLARI NE ZAMAN BELLİ OLUR? ŞİŞLİK, MORARMA OLURMU? NE ZAMAN İNSAN İÇİNE ÇIKABİLİRİM?

» Bir estetik ameliyatın sonucunu tam olarak değerlendirmek için yara iyileşmesinin tamamlanmış olması gerekir. Vücudun görünen bir bölgesine yapılan estetik bir ameliyatta; örneğin meme dikleştirme yada yanaktan bir benin alınması; atılan dikişlerle yaranın iyileşmesi sonucu dikiş hattında bir miktar kızarıklık, sertlik olacaktır. Bu yara iyileşmesinin doğası gereğidir. Kan vasıtasıyla dikiş hattına gelen bazı hücreler burada tamirat olayını gerçekleştirirler. Bu sırada sertlik ve kızarıklık yanında kaşıntı hisside olur. Aradan geçen zamanla; yerine göre haftalar yada aylar içinde; sertlik yumuşamaya başlar, kızarıklık ve kaşıntı kaybolur. Dokudaki ödemde azalmaya başlar. Bir gözkapağı estetiğinde dikişler genellikle 2-3 gün içinde iyileşirken karın germe ameliyatında dikişler 12. günden önce alınmaz. Gözkapağının şişliği 3-4 günde geçerken karın germe ameliyatının toparlaması daha uzun zaman alır. Şişlik ve morlukların ne kadar sürede geçeceğine dair kabaca bir süre verilse bile bunda kişisel özelliklerinde çok etkisinin olduğunu bilmelisiniz. Kimi hastada morluk ve şişlikler çok fazla olurken kimisinde hiç morarma olmaz. Bir burun estetiğinde morarma ve şişliklerin sokağa çıkacağınız kadar geçmesi 1 hafta ile 10 gibi bir süre alır (morarma artık olmuyor diyenlere inanmayınız; burun estetiğinde burun kemikleri belli noktalardan kırılmaktadır ve bu morarmaya yol açar).

SİGARA İÇİYORUM, BU AMELİYATIN SONUCUNU ETKİLERMİ?

»Sigara, içeriğindeki toksik maddeler yüzünden dokular ve yara iyileşmesi üzerine olumsuz etkilidir. Ameliyatta atılan dikişlerin iyileşmesi için bu bölgeye yeterli kan gelmesi gerekir. Sigara kan akımını bozarak yara iyileşmesini zorlaştırır. Estetik cerrahide hastanın sigara içmesi direkt olarak kalacak izleri etkiler. Bazı hastalarda sigara, yara iyileşmesini o kadar bozar ki atılan dikişler kaynamayabilir. Estetik ameliyat olacak kişilerin en azından ameliyattan bir süre önce sigarayı bırakması gerekir. Ayrıca, sigara içen kişilerde anestezinin riski de normale göre yüksektir. Sigara konusunda daha geniş bilgi için tıklayınız.

ESTETİK AMELİYAT OLMAK İSTİYORUM FAKAT AMELİYATIN LAFI BİLE BENİ KORKUTMAYA YETİYOR. KORKUMU NASIL YENEBİLİRİM?

» Korkunuzu yenmek için öncelikle doktorunuzla iyi bir iletişim kurmalısınız. Unutmayın ki insan bilmediği şeyden korkar. Ameliyatla düzeltilmesini istediğiniz probleminizi doktorunuza ayrıntılı bir şekilde anlattığınızda size neler yapılabileceğini, ameliyat öncesi ve sonrası neler geçireceğinizi ayrıntılı bir şekilde anlatacaktır. Bilgilendiğiniz ölçüde korkunuzun geçtiğini göreceksiniz. UNUTMAYIN: KORKUNUZU YENMENİN EN İYİ YOLU O KONUNUN ÜZERİNE GİTMEK; O KONUDA BİLGİLENMEK, BİLİNÇLENMEKTİR. İNSAN BİLMEDİĞİ ŞEYDEN KORKAR.

SAĞLIK SİGORTAM VAR VE ESTETİK AMELİYAT OLMAYI DÜŞÜNÜYORUM. SİGORTAM AMELİYATIMI KARŞILARMI?

» Hiçbir sağlık sigortası estetik ameliyatları karşılamaz. Sağlık sigortaları hastalık ve ölüm durumlarında devreye girer; estetik ameliyatlar herhangi bir hastalığı gidermek için yapılmadığından ve keyfi ameliyatlar olduklarından sigorta şirketleri bu ameliyatların maaliyetlerini karşılamaz. Fakat bazı estetik ameliyatlar zorunluluktan yapılabilir. Örneğin göğüsleri aşırı iri bir bayan, göğüslerinin iriliği sebebiyle sırt ağrısı çektiğini, kambur olduğunu, ellerinde -sinirlerin boyunda sıkışmasına bağlı olarak- uyuşmalar olduğunu, göğüs altlarında mantar enfeksiyonları olduğunu belirterek göğüs küçültme ameliyatı olmak isteyebilir. Bu gibi durumlarda öncelikle sigorta şirketinize danışarak bu ameliyatı karşılayıp karşılamayacaklarını sormalısınız.

ESTETİK AMELİYAT OLMAK İSTİYORUM. AMELİYATIMIN İYİ SONUÇLANMASI İÇİN DOKTORUMUN ELİNDEN GELENİ YAPACAĞINA EMİNİM. SONUCUN MÜKEMMEL OLMASI İÇİN BEN NE YAPABİLİRİM?

» Öncelikle doktorunuzun önerileri dışına çıkmamalısınız. Doktorunuz size ameliyattan önce ve sonra neler yapmanız gerektiğini söyleyecektir. Ameliyat sonrası doktorunuz sizi pansuman ve kontrollere çağıracaktır. Kontrollerinizi geciktirmeyin, tam gününde gidin. Beklenmedik bir gelişme olursa -ameliyat yerinde sızıntı, kanama gibi- doktorunuza telefon ile ulaşıp danışınız. Bunlar dışında önemli bir konuda sigaradır. Sigara yara iyileşmesini bozar, dikiş izlerinin kötü kalmasına hatta bazende dikişlerin kaynamamasına yol açar. Bu sebeple ameliyat öncesi ve sonrası -dikişleriniz iyileşene kadar- sigara içmemelisiniz. Bir önemli noktada sabırlı olmanızdır. Ameliyat sonunda bir miktar ödem, şişlik, morarma olabilir. Ödemin azalıp dikişlerin iyileşmesi, dikiş izinin silikleşmesi belli bir süre alır (yerine göre 3 ay, 6 ay hatta bazı yerlerde 1 sene). Ameliyat sonrası dönemde de herhangi bir sorununuz olduğunda mutlaka kendi doktorunuza başvurmalısınız. Ameliyatınız ile ilgili herhangi bir komplikasyon geliştiği taktirde size en fazla kendi doktorunuz yardımcı olabilir.

BENLERİ ALDIRMAK ZARARLIMIDIR? TANIDIKLARIMIZ «ALDIRMAYIN KANSERE DÖNER» DİYOR. AYRICA BENLERİN ERKEĞİ, DİŞİSİ VARMIŞ. DİŞİ İSE ÜRERMİŞ. BU DOĞRU MU? BENLERİN KÖKÜ VARMIDIR? ALININCA TEKRAR ÇIKAR MI?

» Benler bir kaç sebepten alınır. Ya görünüşü kişinin hoşuna gitmiyordur, ya kötü huylu bir lezyona dönüşmüştür yada kötü huylu bir lezyona dönüştüğü şüphesi vardır. Benin yakınında, ufak ufak başka benler çıkıyorsa, rengi değisiyorsa, üzerinde kanayan, kapanmayan bir yara çıkmişsa, ben son zamanlarda büyümeye başlamışsa yada kaşıntılıysa bir uzmana danışmak gerekir.
» Kişi, benin alınmasını estetik amaçlı istiyorsa benin estetik kurallarına göre çıkarılması ve dikişin estetik prensiplerine uygun atılması gerekir. Bu konuda doktorunuza danışmalısınız.
» Benlerin erkeğinin olduğu, dişisinin olduğu, alındığı zaman üremesi gibi inançlar ise tamamen hurafedir. Benler ciltteki bazı tip hücrelerin bir bölgede toplanması ile oluşmuş cilt lezyonlarıdır. Pigment içerikleri genellikle fazla olduğundan koyu renklidirler. Benlerin erkeği, dişisi olmaz. Uygun şekilde çıkarılırsa tekrarlamaz, üremez yada çıkarıldığı halde kötü bir şeye dönüşmez. Tam aksine eğer benin kötü huylu (kanser) olduğu süphesi varsa vakit geçirmeden çıkarılması gerekir. Benlerin kökü yoktur, tamamen ciltte yerleşmiş lezyonlardır.
» Eğer bir benin kötü huylu bir lezyona dönüştüğü şüphesi varsa uygun şekilde çıkarılmalı ve incelenmek üzere patoloji laboratuarına gönderilmelidir.

Kaynak:Kozmetikcerrahi.com

23 com

Son Yazılan Estetik Haberleri

En Çok Okunan Haberler

En Çok Yorum Yapılan Konular

Son Yorum Yapılanlar:

  • Tugba: Ben luleburgazdan tugba 1 hafta once meme kucultme amelıyatı oldum edırne tıp fakultesınde...
  • rabia: Benim 24 aylık kızımdada karın ve gögüsünde sizinki gibi bir leke var dogustan ben de...
  • FATİH KIRIŞ: 10 ay önce akustik nörinom ameliyatı sonrası yüz felci geçirdim. Devlet memuruyum....
  • okan: ben,dövmemi tamamen iz kalmadan sildirdim diyen kişilere kesinlikle inanmayın ne olursa...
  • dilek: merhaba hocam ben 20 yasındayım yüzümde sivilceden olusan cukurlar var gecer mi kimyasal...