HaberEstetik Menü

‘Küçüklüğümden beri burnumdan rahat alamadım. Doktorlar da 18 yaşından itibaren ameliyat olmalısın diyorlardı. Liseyi bitirdiğim zaman vakit kaybetmeden estetik ameliyat oldum. Burun bir kere düştü, tekrar yapıldı. Şimdi çok memnunum. İyi ki çok vakit kaybetmeden yaptırmışım diyorum.’

‘Burnumu küçüklüğümden itibaren sevmedim. Ama ailemin estetik ameliyatı karşılayabilecek parası yoktu. Çalışmaya başlar başlamaz, bu iş için para biriktirmeye başladım. Bir yılın sonunda bana kendimi iyi hissettiren bir doktorda ameliyat oldum. Kızlarla aram düzeldi. Düzgün bir ilişkim var. Kimse estetik olduğumu anlamıyor. Zaten anlasalar da fark etmezdi.’

‘Burnumda bir devüasyon problemi ve yamukluk vardı. Ameliyatı yaptırmam gerekiyordu. Estetik ameliyat olmak istedim. Abartılanın aksine ameliyat hiç de zor değildi. Nefes alınamayan gecelerden bahsediliyordu ki, bence yaşadığım şeyin hafif bir nezleden hiçbir farkı yoktu. Her aynaya baktığımda ‘Bu kadar küçük bir çabayla insanı bu kadar mutlu eden başka bir şey var mı?’ diye düşünüyorum. Sorun çok rahatsız ediyorsa hemen gitsinler. Çok mutlu olacaklar. İnsanlar sormadıkça söylemiyorum. Ama söylemekten de çekinmiyorum. Bazen içimden anlatmak geliyor. Sorarlarsa kesin söylüyorum.’

Fiyat, hasta ile doktor arasında

Türk Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Ramazan Kahveci:

İnsanlar bu aralar estetik cerrahlara koşuyor, çünkü yaz geliyor. İnsan kendini yaz aylarında daha formda, daha güzel hissetmek istiyor. Her sene estetik yaptıranların sayısında da bir artış oluyor. Görünen o ki, bu yıl daha fazla.

İnsanların kendine bakması, doktorların deneyim kazanması, medyanın tetiklemesi bu gelişmeyi artırıyor. Dernek olarak bizim misyonumuz ise, ameliyat olmak isteyenlerin gittikleri estetik cerrahta mutlaka ‘Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi’ uzmanı olduğunu gösteren bir diploma aramaları. Bu arada biz dernek olarak fiyat da belirlemiyoruz. Çünkü fiyat konusunun sadece hasta ile doktor arasında olduğuna ve doktorların açıkladıkları fiyatların çok altında ya da çok üstünde yapabildiklerine şahidiz.

Öğle arası estetik molası
Estetikte değişen sadece tabular ve yeni teknolojiler değil, trendler de değişiyor. Örneğin en son trend, ‘Öğle arası ve hafta sonu estetik molaları’. İş Kuleleri, Nişantaşı, Şişli ya da Bebek civarında bir sürü estetik cerrah, botox, bölgesel yağ aldırma gibi zaman gerektirmeyen işlemleri öğle arasında halledebiliyor. Operasyonu geçiren kişi, 30 dakika sonra işe geri dönebiliyor ve hafif şişlikler dışında dışarıdan fark edilen bir iz kalmıyor. Bölgesel liposuction olan kişi de pantolonun içine çorap giymek zorunda kalıyor en fazla. Cuma günü yapılıp pazar günü sargıları çözülen operasyonlar ise, burun, çene, meme estetiği ve liposuction uygulamalarından oluşuyor. İşler yoğun, vakit kısa ama isteyen kişi kendine bakmanın bir yolunu buluyor mutlaka…

İnsanlar Estetiğe neden başvuruyorlar ?

Uzmanlar bu sorunun yanıtını ikiye ayırıyor:

Kendisiyle barışık olanlar ve kendisiyle barışık olmayanlar

Kendisiyle barışık olanlar

- Kendine güvenmek

- İş bulmak

- Eş bulmak

- Güzel ve çekici görünmek

- Arkadaşlarının arasında saygın bir yer edinmek

- Kendine baktırabilmek

- Televizyon dizilerinde ve reklamlarda oynamak

- Yaşlanmaktan korktuğu için

Kendisiyle barışık olmayanlar

- Canı sıkıldığı için

- Eşiyle arası bozulduğu için

- Eşi aldattığı için

- Eşi başka kızlara baktığı için

- Terfi edemediği için

- Herkesin burnuna ya da göğsüne baktığını sandığı için

- Tüm hayatını değiştirmek için

- Herhangi bir film yıldızına benzemek için

12 com

Çenedeki sorunlar genellikle çocukluk yaşlarındaki bir travmaya bağlıdır veya kalıtsaldır. Bozukluğun derecesine bağlı olmak üzere bazen çok büyük bir operasyon gerekirken bazen de dudak iç yüzünden yerleştirilen uygun bir protezle bu sorun çözümlenebilecektir.

Burun ameliyatı ile birlikte yapıldığında çok başarılı sonuçlar alınabilmektedir.

Ameliyat için çene gelişiminin tammalandığı 17-18 yaşlarına kadar beklenmelidir.

Operasyan yöntemleri
Bozukluğun şekline ve derecesine bağlı olmak üzere bazen büyük bir operasyon gerekirken baze de dudak iç yüzünden yerleştirilen uygun bir protezle bu sorun çözümlenebilecektir.

Genel ya da lokal anestezi uygulanabilir. Hastanede kalış süresi bir gün, ameliyat süresi 1-2 saattir.

Hastaların tereddütleri ve soruları
Soru: Burnumda eğrilik var, çenemle birlikte düzeltilebilir mi?
Cevap: Evet, çene ve burun görünüm olarak birbirini tamamlayan unsurlardır. Her ikisinin birlikte düzeltilmesi başarı oranını daha da artırır.

Soru: Ortodontik tedavi ile ameliyatsız düzeltme mümkün mü?
Cevap: Bu duruma ancak muayene ile karar verilebilir. Bazen sadece ameliyat yeterli olurken, bazen de ameliyatla birlikte tedavi gereklidir.
Çene kusuru olmayıp yalnızca dişleri ilgilendiren bir bozukluk varsa ortodonti yeterlidir.

Soru: Çene ekleminde ağrı ve çiğneme esnasında kıtırtı, mevcut çene ve diş yapısından kaynaklanabilir mi?
Cevap: Evet. Çiğneme fonksiyonu düzeltildiğinde eklem ve kulağa vuran ağrılar, kıtırtı sesi kaybolacaktır.

81 com

Her halinden estetik olduğu belli olan Pinokyo burunlar, “ben silikonluyum” diye bağıran dudaklar, bir kökten sekiz telin fışkırdığı, yeni ekinlerin bittiği tarlalara benzeyen kafalar ve maske gibi gergin yüzler,.. Tüm bunlar hatalı estetik ameliyatların kötü sonuçları… Peki güzelleşmek isterken çirkinleşmemek için ne yapmalı?

Beğenmediği burnundan, hiç sevmediği kırışıklarından kurtulmak için maddi ve manevi pek çok zorluğu göze almış birisinin eskisinden bile kötü sonuçlarla karşılaşması son derece yıkıcı.

Ama pek de nadir rastlanan bir durum değil. Hepimiz etrafta pek doğal olmayan, hoş görünmeyen, estetik ameliyat geçirmiş olduğu her halinden belli olan kişilere rastlayabiliyoruz.

Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik ve Re-Konstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erdem Tezel bu durumun başlıca sebebinin kişilerin uzman olmayan doktorlara başvurması olduğunu belirtiyor.

Hastane değil de muayenehane ortamında yapılan ameliyatlarda da hem hastanın hem de doktorun heyecanlanması olumsuz sonuçlar doğmasına neden olabiliyor.

Bakın hangi estetik ameliyat sonucunda hangi hatalı durum oluşabiliyor:

LIPOSUCTION

Doç. Dr. Erdem Tezel, liposuciton ameliyatlarında yapılan en büyük hatanın hastayı zayıflatmak amacıyla gerekenden çok daha fazla yağ çekilmesi olduğunu belirtiyor. Çünkü liposuction bir zayıflatma değil bir şekillendirme ameliyatı. Burada amaç vücudu fazlalıklar nedeniyle şekil bozukluğu olan bölgelerini daha biçimli hale getirmek.

Fazla yağ çekilmesi öncelikle hastanın sağlığı açısından büyük risk taşıyor. Ayrıca ameliyatın sonuçlarında da bazı şekil bozuklukları, deformiteler oluşabiliyor.

Derinin belirli bir küçülebilme kapasitesi var ve bu kapasitenin üzerine çıkıldığında deride sarkıklıklar, çukurluklar meydana geliyor. Doç. Dr. Tezel, eskiden liposuction ameliyatlarının aspiratörle yapıldığını oysa şimdi enjektör kullanıldığını böylece daha kontrollü bir şekilde yağ çekilebildiğini anlatıyor.

Liposuction yapılırken “ıslak yöntem”in tercih edilmesi de olumsuz sonuçların doğmasını engelliyor. Islak yöntemde, emilecek yağ kadar sıvı vücuda zerk ediliyor.

Zerk edilen bu sıvının içinde aynı zamanda yağı sıvılaştıran ve kanamayı engelliyen maddeler de bulunuyor. Hastaya damardan da sıvı veriliyor böylece yağ pıhtısının tıkanmaya neden olarak ciddi sonuçlar doğurma riski azaltılıyor.

LIPOSUCTION HATALARI

# En Önemli risk tabii ki, ameliyat sırasında veya sonrasında damarlarda pıhtı oluşarak akciğerlerde tromboemboliye neden olması ve ciddi sonuçlar doğurması.
# Düzgün olmayan, çukurlu görünümler ortaya çıkabiliyor.
# Karın bölgesine yapılan yanlış liposuction ameliyatları nedeniyle sarkmalar meydana geliyor.
# Özellikle yaşı ileri hastalarda, diz kapağının üzerinden yağ alma işlemi doğru yapılmazsa buradaki deri dizin üzerine sarkabiliyor.
# Son zamanlarda sıkça duymaya başladığımız ultrasonik liposuction’ın uygulanacağı hastalar da çok büyük bir dikkatle seçilmeli.
# Doğru uygulanmadığı takdirde de ciddi yanıklara bile neden olabiliyor.

LIPOSUCTİON ZAYIFLATMAZ, ŞEKİLLENDİRİR

Liposuction bir zayıflatma değil, şekillendirme ameliyatı. Yani istediğiniz kiloda olmanıza rağmen bir türlü kurtulamadığınız basenlerinizle liposuction sayesinde vedalaşabilirsiniz.

Ancak dikkat, uzman olmayan bir doktor tarafından yapılan ameliyat sonucu okısnrı engebeli doku basenlerinizi çok özle men ize neden olabilir! Böyle bir durum yasamamak İçin yapmanız gereken doktorunuzu İyi seçmek.

Bu amaçla başvurduğunuz doktorun diplomasına bakmayı istemekten bile çekinmeyin…

BURUN ESTETİĞİ

Doç. Dr. Erdem Tezel, burun operasyonlarında rastlanan en büyük hatanın hiç doğal olmayan, çok fazla kalkık, yüze uyumlu olmayan ve bakıldığında ameliyatlı olduğu açıkça belli olan burunlar olduğunu belirtiyor.

Bunun önemli bir nedeninin de burun ameliyatlarının bazen plastik cerrah olmayan hekimler tarafından yapılması olduğunu anlatıyor. Estetik ameliyat yaptırıyor olmaktan çekinen bazı hastalar, çevredekilere “estetik yaptırmıyorum, burnumdaki nefes alma problemini gideriyorum” diyerek, plastik cerrah olmayan doktorlara burun estetiği yani rinoplasti ameliyatı için başvuruyorlar. Tabii, alınan sonuçlar o kadar tatmin edici olmuyor.

Doç. Dr. Erdem Tezel, bazı doktorların hava yolunu açarken burundan gereğinden fazla kemik ve kıkırdak aldıklarını, açıkta kalan kemikleri fazla yaklaştırmadıklarını, eğri kısımları düzeltmek yerine çıkarıp aldıklarını söylüyor. Burun ameliyatlarında yapılan bir hata da, nefes alma problemi olan kişilerin önce nefes yolu açma yani septoplasti sonra da burun estetiği yani rinoplasti ameliyatı yaptırmaları.

Oysa septoplasti sırasında kıkırdak doku alınıyor, sonraki ameliyat için yeterli doku kalmıyor. Bu iki ameliyata ihtiyacı olduğunu düşünenler ikisini de bir arada olmayı planlamalılar. Burun ameliyatlarıyla ilgili oluşabilecek diğer bir sorun da açık burun ameliyatları sonrasında iki burun deliğinin arasında özellikle esmer tenli kişilerde iz kalması. Bu nedenle açık burun ameliyatları ülkemizde, kuzey ülkelerinde olduğu kadar sık yapılmıyor.

BURUN ESTETİĞİ HATALARI

# Hiç doğal görünmeyen, fazla kalkık, yüzle uyumlu olmayan burunlar.

# Fazla kıkırdak ve kemik alındığı için çok kötü bir görünüme sahip burunlar oluyor ki İleride bunları düzeltmek için kaburgadan kemik ya da kulaktan kıkırdak alınması gerekiyor.

# Yanlış ameliyatlar sonrası hasta nefes almakta zorlanabiliyor.

YÜZ GENÇLEŞTİRME

Klasik yüz germe ameliyatlarında kulak önünden yapılan bir kesiyle cilt yana doğru çekilerek geriliyor, fazla dokular kesilerek çıkarılıyor.

Germe deri sıyrılarak yapılıyor mimik kasları ve cilt arasındaki bağlar kesiliyor. Bu da yüz ifadesinde bazı sorunlara neden oluyor, yüze maske ifadesi geliyor.

Doç. Dr. Tezel, endoskopik yüz gençleştirme operasyonlarıyla bu sorunların ortadan kaldırıldığını anlatıyor. Yaptıkları 1.5 santimetrelik bir kesikle, kalemden daha ince kameralarla yüze girdiklerini ve eriyebilen dikişlerle yüzdeki dokuları yukarı ve az miktarda yanlara doğru astıklarını, yanakların ve alnın yüksekliği, yüzün öne doğru çıkıntısı arttırdıklarını açıklıyor.

Böylece yüz gerilmediği, genç yüzlere has olan dolgunluk kazandırılarak gençleştirildiğı için ifadede de son derece doğal oluyor.

Bu teknikle birkaç işlem daha gerçekleştirilebiliyor, örneğin alın germe, kaş kaldırma ve göz altlarındaki çukurluk veya torbalanmalar ıçtn müdahale yapılabiliyor, gereketiğinde yağ enjeksiyonu da eklenebiliyor.

Doç.Dr. Erdem Tezel’e göre, botox uygulamalarında da doğal olmayan sonuçlara rastlanabiliyor. Yüzlerde hayret ifadesi oluşabiliyor. Ayrıca botox yani botinili-um toksini kasın fonksiyonunu bloke ederek kasları inceltiyor bu da yüzün dolgunluğunu yitirmesine neden olabiliyor.

Botox yerine kişinin kendi dokusuyla ya da uygulanması risk yaratmayan dolgu maddeleriyle yapılacak enjeksiyonlar daha doğal sonuçların alınmasını sağlayabiliyor.

YÜZ GENÇLEŞTİRME HATALARI

# Yüzde doğal olmayan maske gibi bir ifade
# Kulak önündeki keşi izleri
# Botox uygulanan yüzlerde hayret ve şaşkınlık ifadesi olması
# Uygun olmayan maddelerin enjeksiyonu sonucu alerjik reaksiyonlar

GÖĞÜS ESTETİKLERİ

Doç. Dr Erdem Tezel’e göre göğüs büyütme ameliyatlarında olan en büyük sorun hastayla doktor arasında tam bir iletişimin sağlanamayarak göğüs ölçüsünde ortak bir karara varılamaması ve hastanın gerçekten istediği Ölçüyü tam olarak doktoruna aktaramaması.

Bunun sonucunda da ameliyatın sonucunda hasta yeni ölçüsüne alışamayabiliyor. Ya da başta be-ğense bile sonra taşıya maya biliyor.

Doç. Dr. Tezel’in bu konudaki tavsiyesi ise hastanın istediği göğüs ölçüsünde bir sutyenin içine pamuk doldurarak bir süre bunu kullanması ve çeşitli kıyafetlerle denemesi.

Bu şekilde verilen karar daha sağlıklı olabiliyor. Hasta ameliyat sonrasında bir sürprizle karşılaşmıyor. Göğüs büyütme ameliyatları

nda da diğer estetik operasyonlarda olduğu gibi en büyük sorun doğal olmayan sonuçlar. Çok büyük protezler doğal sonuçlar vermiyor, ayrıca zorlanarak konduğu için bazı komplikasyonlara da neden olabiliyor. Göğüs küçültme ve dikleştirme ameliyatlarında yine benzer sorunlar oluşabiliyor, çok fazla iz kalması, göğüsler arasında asimetri olması, akla ilk gelenler.

GÖĞÜS ESTETİĞİ HATALARI

# Doğal olmayan, uzaktan bakıldığında sert iki küre gibi duran göğüsler
# İki göğüs arasında eşitsizlik, asimetrik görüntü
# Protezlerin zamanla hastayı rahatsız edecek kadar büyük olması
# Zorlanarak konan protezlerin komplikasyonlara neden olması. Örneğin nadir rastlansa da, kapsül kontraktürü olarak adlandırılan durumda protezin çevresinde vücut sert bir zırh oluşturabiliyor.

Ameliyattan sonra diren konması bunun olma ihtimalini çok düşürüyor.

DUDAK DOLGUNLAŞTIRMA

Kalın dudaklar güzelliğin olduğu kadar gençliğin de simgesi. Ancak kalın dudaklı olmak demek, üst dudağın alt dudaktan daha ilende olduğu manzara anlamına gelmiyor.

Doç. Dr. Erdem Tezel, hastaların artık bilinçlendiğini ve dudak dolgunlaştırmak amacıyla kendilerine başvurduklarında, daha doğal dudaklar istediklerini söylüyor.

Dudak dolgunlaştırmak amacıyla kişinin kendi dokusu kullanılabileceği gibi hyalüronik asit gibi doğal maddelerde kullanılabiliyor.

DUDAK DOLGUNLAŞTIRMA HATALARI

# Çok yapay, ördek gagasını anımsatan görüntüler
# Vücutla uyumlu olmayan dolgu maddelerinin doğurduğu hem görümü hem de sağlık açısından sorun yaratan komplîkasyonlar.

SAÇ EKME

Saç ekme basit gibi görünse de hem hasta, hem de doktor açısından son derece büyük sabır gerektiriyor. Mikro implantasyon yönteminde her bir saç kökü tek tek alınarak ekiliyor.

Sabır gösterilmez ya da tecrübeli eller tarafından yapılmazsa bir çok sorun çıkabiliyor. Saçlar alın ve şakaklardaki girintilere sadık kalınmadan ekildiğinde, bu, çember gibi peruğa benzeyen bir görüntünün olmasına neden oluyor.

Kökler tek tek değil de bir arada ekilirse, yine hiç doğal olmayan bir görünüm ortaya çıkabiliyor. Bu işlemin çoğu zaman bir hastanede, anestezi uzmanı olmadan yapılması da riskli.

SAÇ EKME HATALARI

Peruğa benzeyen doğal olmayan, çember gibi görüntü o Barbie bebek manzarası olarak adlandırılan ve saç köklerinin tek tek değil bir arada ekilmesinden dolayı oluşan yapay görünüm Muayenehanede yapılan ve anestezi uzmanın bulunmadığı durumlarda oluşabilecek tıbbi riskler.

Kaynak: FORM SANTE DERGİSİ – ELİF DURAN

8 com

Burun orta kısmı; önde kıkırdak, arkada kemik bölümden oluşan bir yapıdır. Deviasyon ise; burun orta kısmındaki kemik ya da kıkırdak bölümün sağa veya sola kaymasıdır. Halk arasında ”burnumda kemik yada kıkırdak varmış” denilen olay aslında budur.

Deviasyon son derece sık görülen bir durumdur. Ancak çoğu kez burun fonksiyonlarını bozacak şiddette olmadığından, hastalar tarafından farkedilmeyebilirler. Genellikle rutin Kulak Burun Boğaz muayenesi sırasında ortaya konulup hastalara söylenir.

Burundaki kenik yada kıkırdak eğikliğinin (deviasyonun) ortaya çıkmasının en sık sebebi; önceden burna alınınan travmalardır. Tek sebep bu olmasa da ve hastaların bir kısmı bu travmayı hatıralamasalarda, bebeklik yada küçük çocukluk döneminde alınan ve akla gelmeyen bu darbeler deviasyonun en sık sebebi olarak karşımıza çıkmaktadır. Bunun dışında çocukluk döneminde var olan ve tedavi edilmeyen geniz eti varlığı, burunda polip gelişimi vs… gibi bir çok sebep de deviasyona yol açabilir.

Deviasyon hastaları sıklıkla bize burun tıkanıklığı, burundan rahat nefes alamama şikayetiyle başvurular. Genellikle travma sonucu oluşan deviasyonlarda, burun tıkanıklığı ile birlikte burunda şekil bozukluğu da ortaya çıkar.

Burun tıkanıklığı ve şekil bozukluğu dışında, deviasyonu olan hastalar şiddetli baş ağrısı, horlama, koku alma bozukluğu, tekrarlayan burun kanamaları, burunda kabuklanma, sık üst solunum yolu enfeksiyonu geçirme ve bunun sonucunda sık sinüzit atakları ortaya çıkması gibi şikayetlerle bize başvururlar.

Bize baş ağrısı ile başvuran hastalarda Göz, Nöroloji, Fizik Tedavi muayeneleri sonrası bu bölümlerde başağrısıyla ilgili bir sebep bulunamamışsa, yaptığımız ayrıntılı Kulak Burun Boğaz muayenesi sonrası, baş ağrısının genellikle deviasyona ya da deviasyonun eşlik ettiği sinüzite bağlı olduğunu görüyoruz. Unutulmamalıdır ki; bazen sadece deviasyonun varlığı bile sinüzit olmasa dahi baş ağrısı yapabilir.

Horlama şikayetiyle başvuran hastalarda bazen tek başına deviasyon, horlamanın sebebi olabilmektedir. Bu durumda deviasyonun düzeltilmesi horlamanın ortadan kalkmasını sağlayabilir.

Deviasyonun eşlik ettiği kalp ve akciğer hastalığı olanlarda deviasyonun ortadan kaldırılması daha da önem kazanmaktadır. Horlamayla birlikte ya da horlama olmaksızın, deviasyonun eşlik ettiği kalp hastalığı veya akciğer hastalığı olanlarda, deviasyon ameliyatı sonrası rahat nefes almanın sağlanması, hastalarının yaşam kalitesini belirgin ölçüde arttirmaktadır.

Koku alma bozukluğu ile başvuran kişilerde yaptığımız ayrıntılı muayene sonrası bunun sebebinin bazen deviasyon olduğunu saptıyoruz. Koku alma bozukluğunun deviasyona bağlı olduğu durumlarda, yaptığımız deviasyon operasyonunun, hastanın şikayetlerinde düzelme sağladığını görüyoruz.

Tekrarlayan burun kanaması şikayetiyle bize başvuran hastalarımızda, bunun sebebinin bazen deviasyona bağlı olduğunu görebilmekteyiz. Deviasyon ameliyatı sonrası burun kanamalarının büyük ölçüde ortadan kalktığını saptıyoruz.

Kaynak: www.estetik-burun.com

58 com

Burun Estetiği

Bu haberimizde estetik cerrahinin bir güzelliğinden daha bahsedeceğiz.İzmirli Fatih Sağsöz’ün (27) doğuştan dudağıyla bitişik ve ucu çökmüş olan burnu, kaburgasından alınan kıkırdakla normal burun haline getirildi.

Sağsöz’ün ameliyatını gerçekleştiren DEÜ Tıp Fakültesi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Atay Atabey, verdiği bilgide, Sağsöz’ün doğuştan eksik olan burun çatısının, kaburgasının ön kısmından alınan kıkırdakla yapıldığını ifade ederek, yaptıkları ameliyatın başarıyla sonuçlandığını kaydetti.

İnsan burnunun, özelliği gereği destek amaçlı konan sentetik cisimleri kabul etmediğini anlatan Atabey, “Bu nedenle hastanın kendi dokusu olan kaburga kıkırdağından parça alarak şekillendirip burun çatısı yaptık” dedi.

Atabey, “çökmüş bir çadırı andıran” burnun tekrar kurulması için kuvvetli doku desteğine ihtiyaç duyduklarını belirterek, şunları söyledi:

“Hastamızın burun orta direği (septum) eksik ve burunda çöküntü vardı. Burun çatısını tekrar kurmak gerekiyordu. Bunun için desteğe ihtiyacımız vardı, bu destek için burundaki kaynaklar yetersizse başka alanlardan elde edilir. Burun özelliği nedeniyle yabancı cisimleri (sentetik implantlar) kabul etmez ve atar. Bu nedenle en ideal doku hastanın kendisinden alınan kıkırdak dokusudur.”

Burundaki eksikliğini az olması ve küçük doku gerektiğinde en idealinin kulak kıkırdağından parça alınması olduğuna dikkati çeken Atabey, “Burada destek ihtiyacı daha fazla idi, kaburganın ön kısmından (kosta grefti) alınan kıkırdak parçalarını destek amacıyla kullandık. Aldığımız parçaları şekillendirdik ve burnun içine uygun şekilde yerleştirdik, hastanın kendi dokusu olduğu için kolayca kabul edildi” diye konuştu.

Atabey, burnun, yüz formasyonunda son derece önemli bir yer tuttuğunu ifade ederek, burun estetiğinin (Rinoplasti) burunda olduğu gibi, tüm yüzde de görüntüyü düzelttiğini, kişinin kendine olan güveninin artığını kaydetti.

Burun estetik cerrahisi öncesi planlamada kişinin diğer yüz oluşumları, yapısı, açı ve ölçüleri göz önüne alınarak o yüze uygun bir burun planlandığını ifade eden Atabey, hastaya bu imajlar hakkında bilgi verilmesinin ardından ameliyatların gerçekleştirildiğini kaydetti.

Bayanların 15-16, erkeklerin de 16-18 yaşlara eriştiklerinde burun estetik operasyonu olabileceğine dikkati çeken Atabey, “Bu yaşlar burnun artık son halini aldığı yaşlardır. Bu yaşları geçtikten sonra herhangi bir yaşta rinoplasti yapılabilir” dedi.

Geçirdiği başarılı operasyonun ardından yıllardır hayal ettiği burnuna kavuşan Sağsöz, en büyük şikayetinin nefes alamadığı için geceleri uyuyamamak olduğunu belirterek, “Gece uyuyamıyordum, sabaha karşı yorgunluktan gözlerim kapanıyordu” dedi.

Fiziksel rahatsızlığının yanı sıra, çevresindeki insanların bakışlarından da rahatsızlık duyduğunu anlatan Sağsöz, şunları söyledi:

“İnsanların bakışları beni rahatsız ediyordu, çünkü burnumda kemik yoktu ve dudağımla burnum yapışıktı. Burnum yüzümün ortasında et yığını gibi duruyordu. Evlenmeyi istiyordum, ancak kızların beni o halimle beğenmeyeceklerini düşünüyordum. Şimdi kendimi çok iyi hissediyorum.”

Bir restoranda çalışan Sağsöz, ameliyat sonrası bir kaç gün içinde işine yeniden dönebildiğini söyledi. Fatih Sağsöz’ün babası Zeki Sağsöz ve Annesi Aynur Sağsöz de oğullarının ameliyattan önce insanlardan çekinip kaçtığını, burnunun şekline çok üzüldüğünü ifade ederek, ameliyattan sonra oğullarının hem sağlığına kavuşmasına hem de kendine güveninin geri gelmesine çok mutlu olduklarını kaydettiler.

Hürriyet

2 com

Yüze yepyeni ve canlı bir ifade veren iki cerrahi girişim: Göz kapağı germe ve çene düzeltme
Bir kadın için yılların en belirgin izi olan kırışıklıklardan kurtulmak hayatı yeniden sevdiren önemli bir unsurdur. Ancak böyle bir girişimden sonra yüzün diğer bölümlerindeki ‘diğer yıllar’ dikkat çeker hale geliyor. Özellikle göz çevresi ve göz kapaklarındaki kusurlar daha bir belirginleşiyor.
Estetik cerrahi yüzün tüm bölümlerini gençleştirme ya da düzeltme konusunda son yıllarda çok önemli ilerlemeler kaydetmiş bulunuyor.

GÖZ KAPAĞI GERME
Bir yüze bakıldığında göz çevresindeki yapılar, yüzü en çok yaşlı gösteren bölgedir. Gerek kalıtımsal, gerekse de yaşlanmaya bağlı olarak, göz kapaklarının derisindeki sarkıklık ve yağ dokularında torbalanmalar meydana geliyor. Bunların oluşturduğu tablo sonucu görünüm bozukluğu ve yorgun bakış durumu ortaya çıkıyor.
Yüzün canlılık ve genç ifadesini en çok etkileyen bölgesi diyebileceğimiz göz kapakları ve kaşların aşağı doğru sarkma ve torbalanmaları, yaşlanma sürecinin ilk bulgularıdır.
Kalıtım, gözlerde şişlik yapan hastalıklar, kuru ve gevşek cilt yapısı, göz kapağı sarkmalarının nedenleri arasında sayılabiliyor.
Alt ve üst göz kapaklarında gevşemiş deri fazlalığının ve göz etrafında bulunan fıtıklaşmış veya aşırı büyüklüğe ulaşmış yağ dokularının çıkarılarak göz bölgesinin görünümüne, yeni şekil verilmesi, böylece kişinin daha genç görünüm kazanması ameliyatına tıpta blefaroplasti deniyor.
Her yaşta yapılabilen bu ameliyat, lokal veya genel anestezi altında gerçekleştirilebiliyor. Ameliyatın belki de insanı en çok rahatlatan tarafı, her iki anestezide de hastanın aynı gün taburcu edilmesi oluyor. Hasta 5-6 günde tamamen iyileşebiliyor. Ve en güzel haber: Bu ameliyatta hiçbir iz kalmıyor..

NASIL YAPILIR?
Göz kapağı germe işlemi, genel anestezi veya lokal anestezi altında yapılıyor. Üst ve alt göz kapaklarındaki sarkmış deri ve yağ torbalanmaları alta, kirpiklerin 1 mm altından , üstte kapak kıvrımından yapılan kesiler ile alınıyor. Ayrıca göz kapağı içinden yapılan farklı bir yöntem de bulunmasına karşın, bu fazla tercih edilen bir yol değildir.
Bu yöntem hastanede kalmayı gerektirmiyor. Morluk ve şişliklerin 5 ile 7 gün süreceğine hastanın hazırlıklı olması gerekiyor. Müdahaleden 4-5 gün sonra dikişler alınıyor. 7-10 gün sonra da örtücü kozmetikler kullanılarak normal yaşama dönülebiliyor.
Hasta şunu önceden mutlaka bilmelidir: İyi bir hekimin ameliyat öncesinde çıkaracağı deri fazlalıklarını özenle işaretlemesi gerekir. Böylece ameliyat sırasında ne fazla ne de gereğinden az deri çıkarma riski ortadan kalkmış olur. Bu da tamamen cerrahın tecrübesiyle ilgilidir.
Prof. Dr. Nazım Durak, çizim ve işaretlenmelerin hiçbir zaman yatar pozisyonda değil, oturur pozisyonda yapılması gerektiğini hatırlatıyor. Aksi taktirde hasta ayağa kalktığında ameliyatın hiçbir etkisinin olmadığının farkına varacaktır.

YANIKLARA DİKKAT!
Güneş etkisi ile hasara uğramış yüz cildinin yenilenmesinde etkisi açısından en çok tercih edilen karbondioksit ve erbium yag laser’dır. Laser ışınları ciltte çok yüzeyel fakat kontrollü bir yanık oluşturduğundan uygulamanın mutlaka hastane koşullarında, anestezi uzmanının gözetiminde ve ameliyathanede yapılması gerekiyor. Ameliyat sonrası erken dönem genellikle rahat geçer. Ameliyat alanlarında gerginlik hissi ve hafif bir ağrı olabiliyor.Prof. Durak, ameliyat sonrası ödem ve kızarıklığın kaybolmasının 6 ay kadar sürdüğünü, hastanın güneşten en az 6 ay uzak kalmasını, sokağa çıktığı zamanlarda güneş koruyucusu kullanması gerektiğini hatırlatıyor. 1. haftadan sonra kızarıklıklar makyaj ile kapatılabiliyor ve hasta 3 hafta içinde işine dönebiliyor. Sonbahar ve kış ayları bu ameliyatı gerçekleştirmek için en uygun aylar kabul ediliyor.

ÇENE DÜZELTME
Yüz profilinin güzelliğinde çenenin öne doğru çıkıntılı veya geriye doğru olması görünüm kusuru oluşturabileceği gibi, çiğneme fonksiyonunu da bozabiliyor. Çene yapısındaki bozukluk genellikle çocukluk yaşlarındaki bir travmaya bağlı ve kalıtsal oluyor. Bozukluğun derecesine bağlı olmak üzere bazen çok büyük bir operasyon gerekirken, bazen de dudak iç yüzünden yerleştirilen uygun bir protezle bu sorun çözümlenebiliyor. Çene düzeltme, burun ameliyatı ile birlikte yapıldığında çok başarılı sonuçlar alınabiliyor. Uzmanlar, ameliyat için çene gelişiminin tamamlandığı 17-18 yaşlarına kadar beklenmesi gerektiğini vurguluyor.

DUDAK KALINLAŞTIRMA
Dudaklara bir dolgunluk kazandırma son yıllarda dudaklarının ince olduğunu düşünen kadınların sıklıkla başvurduğu bir yöntem oldu.Önceleri sanatçılar ve televizyon spikerlerinin dolgunlaşan dudaklarıyla bu yönteme ‘ısınan’ kadınlar, ağız yapılarına yeni bir görünüm kazandırmaya artık tereddüt etmiyor. Ancak dudaklarını dolgunlaştırmak isteyip de, hangi yöntemin kendileri için uygun olduğuna karar veremeyenlerin sayısı da oldukça kabarık. Prof. Durak, bu konuya şöyle açıklık getiriyor: ‘Öncelikli olarak hastanın kendisinden alınan doku ile kalınlaştırma yapmaktayız. Bu yağ enjeksiyonu değildir. Zira yağların büyük bölümü özellikle hareketli olan bu bölgeden emilir ve yapılan işlemin yararı minimal olur.’ Lokal anestezi altında vücudun görünmeyen bölgelerinden alınan doku parçaları dudağa yerleştirilerek kalınlaşma sağlanıyor. Çeşitli doku maddelerinin (Restylane, juvederm, perlane) enjeksiyonları da yapılabiliyor. Ancak bunların sonuçları da birkaç aylık olup, sürekli kalınlaşma sağlamıyor.

Lazer cihazları güzelliğin hizmetinde
Günümüzde kullanılan lazer cihazları ve etki alanları
1. Yellow Pulsed Dye Laser : Doğum lekelerinin giderilmesinde
2. Q-switch Ruby Laser : Tatuajların çıkarılmasında
3. Long Pulse Ruby Laser : Epilasyonda
4. Q-switch Yag Laser, Nd Yag Laser : Derin damarsal orjinli lezyonların tedavisinde
5. Alexandrite Laser : Pigmente (renkli) deri lezyonlarının ve kalıcı dövmelerin giderilmesinde
6. Carbon Dioxide Laser : Deride oluşan iyi huylu tümörlerin çıkarılmasında, kırışıklık tedavisinde, yüz gençleştirme işleminde
7. Erbium Yag Laser : Damarsal orijinli kitlelerin çıkarılması ve yüz gençleştirmede
8. Argon Laser : Damarsal kaynaklı ağrılı kitlelerin çıkarılmasında
9. Copper Laser : Pigmente deri lezyonlarının kalıcı tedavisinde
10. Pulsed Dye : Doğum lekeleri, damarsal lezyonların tedavisinde
11. KTP Laser : Damarsal orijinli lezyonların tedavisinde

Hasta soru ve endişeleri
- Göz çevresinde izler belli olacak mı?
Göz kapağı, vücudun iz kalmaya en az yatkın olan bölgesidir bu nedenle dikkat çekecek bir iz kalması genellikle söz konusu değildir. Fakat kırışıklıklar kaz ayağı tabir edilen şekilde şakaklara doğru uzanıyorsa, buraların düzeltilmesinden sonra 1-2 hafta çok ince kırmızı bir çizgi oluşmasına rağmen, bu çizgi 1-2 ay içerisinde kaybolacaktır. Bu süre içinde kapatıcı bir kozmetik ürün çizgiyi gizlemekte yardımcı olur.
- Hangi yaş uygundur?
Belli bir yaşı yoktur. Sarkma ve torbalanmalar görülmeye başladığı an düşünülmelidir. Çünkü göz torbalanması cildi genişleterek daha sonraki düzeltme girişimlerini hem zorlaştıracak hem de başarı oranı düşecektir.
- Riskleri nelerdir?
En büyük risk, kapak derisinin fazla veya uygun olmayan formda alınmasıdır.
Bu durumda kapağın açık kalması bile söz konusudur.
- Ameliyat mevsimi var mıdır?
Mevsim önemli olmamakla beraber, ameliyattan sonra tüm ameliyatlarda olduğu gibi yara izlerinin koyulaşmaması için 1-2 ay süreyle ‘sun-block’ denilen güneşten koruyucu kremler kullanılmalıdır.

En çok merak edilenler
- Burnumda eğrilik var; çenemle birlikte düzeltilebilir mi?
Evet, çene ve burun görünüm olarak birbirlerini tamamlayan unsurlardır. Her ikisinin birlikte düzeltilmesi başarı oranını daha da artırır.
- Ortodontik tedavi ile ameliyatsız düzeltme mümkün mü?
Bu duruma ancak muayene ile karar verilebilir. Bazen sadece ameliyat yeterli olurken, bazen de ameliyatla birlikte tedavi gereklidir. Çene kusuru olmayıp, yalnızca dişleri ilgilendiren bir bozukluk varsa, ortodonti yeterlidir.
- Çene ekleminde ağrı ile çiğneme esnasında meydana gelen kıtırtı, mevcut çene ve diş yapısından kaynaklanabilir mi?
Evet. Çiğneme fonksiyonu düzeltildiğinde eklem ve kulağa varan ağrılar ile kıtırtı sesi kaybolacaktır.

Kaynak: Güneş Gazetesi

none

Son Yazılan Estetik Haberleri

En Çok Okunan Haberler

En Çok Yorum Yapılan Konular

Son Yorum Yapılanlar:

  • irem: merhaba ben 27 yaşında bir çocuk annesiyim doğumda bi hayli kilo aldım ve daha sonra verdim...
  • Zeynep: Mrb benim de sol gözümde bebeklikden beri göz tembelliği ve buna bağlı şaşılık var.....
  • gülcan: minimum 2.500den başlar 1.500 liraya garanti veriyoruz denilen yerlere güvenmeyin.bu iş...
  • volkan: kanki ayni problem bendede var bende 26 yasindayim hem dislerim bozuk hem de alt cenem...
  • Berde: Arkadaşlar merhaba, ben gruba yeni katıldım ve şimdi kendime kızıyorum daha önce neden...