HaberEstetik Menü

Tüm dünyada estetik operasyonlara en çok ilgi duyan yaş grubu 50 ve üstüyken, Türkiye’de tam tersi olduğu belirtildi.
Bursa’da faaliyet gösteren bir estetik cerrahi kliniğinin sahibi Opt. Dr. Bülent Cihantimur, Türkiye’de 20-30 yaş arasındaki gençlerin en çok tercih ettiği operasyonun burun estetiği olduğunu belirterek daha sonraki operasyonları ise şöyle sıraladı: “10-18 yaş arasında “kepçe kulak” düzeltme, 30-40 yaş arasında yağ aldırma, karın gerdirme, 40-50 yaş arasında da göğüs operasyonları.” Türkiye’de yüz estetiği yaptıranların 20-50 yaş arasında olduğuna dikkat çeken Cihantimur “Dünyada yüz estetiğine en çok ilgi duyan yaş grubu 50′nin üstü. Türkiye’de, bu yaşın üstünde estetik yaptıran yok denecek kadar az.” dedi.

Plastik Cerrah Meryem Gülümser, ekmek parasından kesip, estetik yaptırmak için para biriktirenlerin olduğunu söylüyor. Polis tarafından aranan suçluların da bu yola başvurduğu belirtiliyor. Emniyet Genel Müdürlüğü’ne göre estetik operasyon geçirmiş bir suçlunun yakalanması hemen hemen imkansız. ‘Çakal Carlos’ lakaplı uluslararası terörist Ramirez İliç Sanchez, bu yöntemi kullanarak 20 yıl boyunca onlarca ülkenin polisini ve istihbarat servisini atlatmayı başarmıştı.

Estetik cerrahlar ise “Hastalara sabıka kaydı soramayız.” görüşünü savunuyor. Plastik ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Fevzi Yavaş, yüzünde değişiklik yaptırmak isteyenlerin suçlu olup olmadığını araştıramadığını belirtiyor. Plastik Cerrah Gülümser, “Belki de bilmeyerek bir suçlunun yüzünü değiştirmişimdir.” diyor. Plastik Cerrah Gülümser, yüzdeki değişikliklerle kişinin tanınmayacak bir hale getirilebileceğini kaydediyor. Gülümser, şöyle devam ediyor: “Çene gerideyse ileri, ilerideyse geri alınıyor, kısaysa uzatılıyor. Dudaklar kalınsa inceltiliyor. Elmacık kemikler tıraşlanıyor. Elmacık kemiği olmayanlara yenisi yapılıyor. Deri altı yağ tabakasına müdahale edilerek şekil değişiklikleri istenilen seviyeye getiriliyor.” Ancak yüzde istenilen estetik ameliyatlara sıcak bakmayan plastik cerrahlar, bu tür hastaları önce psikiyatra gönderdiklerini dile getiriyor. Op. Dr. Fevzi Yavaş, “Bana elinde Küçük Emrah fotoğrafıyla gelip, ‘Buna benzemek istiyorum’ diyen insanların niyetini bilemem. Belki o insan bir suçlu da olabilir. Bu tür isteklerle gelenlere hasta gözüyle bakmıyorum. Onlara, ‘Senin yerin estetik ameliyat masası değil, psikiyatr odası’ deyip gönderiyorum.” diyor. Bir başka plastik cerrah Op. Dr. Hakan Gündoğan ise yüzündeki bir kusurdan dolayı kendini mutsuz hisseden pek çok insanın, estetik operasyon istediğini, onları mutlu etmek için de gerektiğinde yüz ameliyatları yaptıklarını belirtiyor.

Gündoğan, burnu ve çenesinde yamukluğu olan bir kişinin her ne kadar mutsuz olduğunu söylese de, suçlu da olabileceğinin altını çiziyor. Meryem Gülümser ise adam öldüren birinin ‘Ben suç işledim, yüzümü değiştirmek istiyorum’ talebiyle kendilerine başvurmayacağını, bu nedenle suçluları tespit edemeyeceğini anlatıyor. Parayı seven hekimlerin bu tür operasyonları yapabileceklerini söyleyen Gülümser, estetik cerrahinin suçluları korumak adına bir araç olarak kullanılmasının kaçınılmaz olduğuna değiniyor. Suçlu, estetik operasyon sonrası yakalanamıyor Emniyet Genel Müdürlüğü, suçluyu yakalamak ve tespit yapabilmek için kişinin suç ortamıyla ilgili bir görüntüsünün olması gerektiğini belirtiyor.

Yetkililer sadece yüz görüntüsü ele alınarak yapılacak tespitlerde ise estetik operasyonlarla müdahale edilmeyen ve hâlâ eski yüze ait özellikleri koruyan bölgeler ağırlıklı ele alınarak inceleme yapıldığını açıklıyor. Örneğin kaş bir bayanın yüzünde değişebilir unsurların başında geldiği için kendi başına fikir verebilen bir nitelik taşımıyor. Estetik operasyon geçirmiş bir suçlunun değişik şekillerde kamufle olarak yakalanmasının mümkün olmadığını açıklayan yetkililer, adli bilimler içerisinde yer alan Kriminal Polis Laboratuvarları Dairesi Başkanlığı’nın kendilerine yön verdiğini söylüyor. Emniyet Genel Müdürlüğü bu birimin kullandığı teknikleri şöyle sıralıyor: “Kendisine ait önceden kaydedilmiş ses örnekleriyle yeni sesi, imza ve yazı örnekleri ile önceden çeşitli belgelerde kullandıkları, elde edilecek yeni parmak izi, avuç izi ile kayıtlı olanları bire bir karşılaştırma yapılabilir.

DNA analizleri elde edilecek çeşitli vücut sıvıları ile biyolojik deliller üzerinde çalışılabilir.” Plastik cerrahi denilince akla insanların güzellik uğruna harcadıkları çabalar geliyor. Birçok insan televizyonda gördüğü ünlüye benzeyebilmek için estetik cerrahinin sunduğu son teknolojiyi kullanmaktan geri kalmıyor. Günümüzde ‘Manken Deniz Akkaya’nın burnu, popçu Petek Dinçöz’ün dudaklarından istiyorum’ diyerek estetik cerrahlara koşanların sayısı küçümsenmeyecek kadar çok. Oysa plastik cerrahinin başlangıcında insanların güzelleşme çabaları değil, suç ve suçlular var. Tarihî kayıtlara göre, M.Ö. 600 yılında antik Hindistan’da hırsızlık yapanların burunları kesilir, sonra suçsuz olduğu ortaya çıkanların burunları Sushruta tarafından tamir edilirmiş. Nitekim 2 bin 500 yıl önce suçlular için kullanılan bu yöntem, geçtiğimiz yıl Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin çıkardığı ‘Topluma Kazandırma Yasası’ ile yeniden gündeme gelmiş, devlet itirafta bulunan PKK’lılara yüzlerini değiştirme teminatı vermişti. Estetikçi değil doktoruz! Genelde ünlülere yaptıkları estetik ameliyatlarla gündeme gelen plastik cerrahlar, yaptıkları işin sadece insanları güzelleştirmekten ibaretmiş gibi düşünülmesinden oldukça rahatsız.

Hakan Gündoğan, plastik cerrahinin yüzde 30′luk bir kısmını estetik ameliyatların oluşturduğunu belirterek, yanıklar, trafik kazaları sonucu oluşan deri kesikleri, kırıklar, doku kayıpları ve cilt tümörlerinin plastik cerrahinin alanı olduğunu anlatıyor. Bir hafta içinde yaptığı 10 ameliyattan sadece bir tanesinin estetik ameliyat olduğunu söyleyen Fevzi Yavaş, işin para getiren kısmının estetik ameliyatlar olduğunu itiraf ediyor. Yavaş, “Biz işin kaymağını ne yazık ki estetik ameliyatlardan topluyoruz.” diye konuşuyor. Özellikle kadınların sosyal çevreye uyum sağlamaları ve kendilerini iyi hissetmeleri açısından estetik ameliyatları gerekli gördüğünü düşünen Meryem Gülümser, kendini çirkin bulduğu için evlenmeyen pek çok genç kızın estetik ameliyat sonrası evlendiğini dile getiriyor.

Hakan Gündoğan da burnundaki eğiklik yüzünden erkeklerin kendisini beğenmediğini söyleyen pek çok hastasının operasyon sonrası kendisine düğün davetiyesi gönderdiğini anlatıyor. Gündoğan, eşi kendisini aldatan kadınların, sevgilisi kendisini terk eden genç kızların, kendisini beğenmediği için terk ettiğini düşünen erkekten intikam almak içinde estetik yaptırdığını dile getiriyor. Estetik operasyonların sanıldığı gibi sadece ünlüler tarafından yaptırılmadığının altını çizen Meryem Gülümser, fabrika işçisi ve ev hanımının bile estetik ameliyat yaptırdığını anlatıyor.

Gülümser, “Ekmek parasından kesip, estetik için para biriktirenler var.” diyor. Estetik ameliyatların bu kadar ayağa düşmesinde ucuza yapılmasının da etkisi olduğunu anlatan Gülümser şöyle devam ediyor: “Amerika’ da bir burun ameliyatı 15 bin dolar iken, Türkiye’de 2 bin dolar. Yurtdışından, buraya estetik için gelen hastalarım bile var.”

Zaman

none

Yakın zamana kadar insanın kendini keşfinden söz edilirdi. Bunun yolu iç zenginlikten geçerken fiziksel kusurları da kabullenmek gerektiği söylenirdi. Doğal olan güzeldi… Hatta ünlüler estetik olduğunu sır gibi saklardı. Bugün ise kimse estetiğini saklamıyor. Çağın insanı kendini keşfetmek yerine kendini değiştirmek istiyor. Hatta iş, hayalindeki burna sahip olmanın da ötesine geçip, bu yılın moda burunlarına bile dönüştü. Peki insanlar bu kadar rahat bıçak altına yatabilecek bir yapıya gelirken, kanunlar kendini ne kadar masaya yatırdı? Estetik ameliyatların, Tabadet ve Şuabatı Sanatların Tarzı İcrasına Dair Kanun’a göre tıbbi müdahale kapsamına girmediği iddiası, yeni bir tartışma başlatacak

ESTETİK TIBBIN NERESİNDE?
Master tezini estetik ameliyatlar üzerine yapan, İ.Ü. Medeni Hukuk Ana Bilim Dalı eski öğretim görevlilerinden, avukat Cüneyt Çilingiroğlu estetik ameliyatların Tabadet ve Şuabatı Sanatların Tarzı İcrasına Dair Kanun’a göre tıbbi müdahale kapsamına girmediğini söylüyor. Bu konuda bir hukuk boşluğunun olduğuna dikkat çeken Çilingiroğlu durumu şöyle özetliyor: “Hukuki açıdan tıbbi müdahale, hekimler, dişçiler, ebeler, sünnetçiler gibi resmi ehliyetli kişiler tarafından, teşhis, tedavi veya önleme, yahut nüfus planlaması amaçlarıyla kişideki fiziksel veya ruhsal rahatsızlıkların kaldırılmasına veya bunların yarattığı acıların azaltılmasına yönelik müdahalelerdir.”

KEPÇE KULAK DÜZELTİLSİN
Bu durumda iki çeşit olan estetik ameliyatlardan birinin bu kapsama giremeyeceğini söylüyor Çilingiroğlu: “Onarıcı estetik ameliyatlar fiziksel bir deformasyonu ortadan kaldırmak için yapılır ve tıbbi müdahale sayılır, hukuka uygundur. Mesela tavşan dudağın veya kepçe kulağın düzeltilmesi, saç ekilmesi, yanık bir yüzün onarılması vs. gibi. Ancak, ‘Güzelleştirici veya kozmetik estetik ameliyatlarda durum çok farklı. Daha güzelleşmek için yapılan bu ameliyatlar kişinin kendince algıladığı çirkinliğe bağlı olarak bir ruhsal rahatsızlığı ortadan kaldırmıyorsa, hukuka aykırı sayılır. Yani kişi bir uzvundan ötürü travmalar yaşıyorsa bu ameliyat hukuka uygundur. Tabii bu da bir ruh hekimi tarafından tespit edilmelidir. Yani bugün sıkça rastladığımız, sırf daha güzel görünmek için yapılan kalça, göğüs, burun vs. ameliyatlar hukuka aykırıdır.”

TAZMİNAT DAVASI OLABİLİR
Avukat Cüneyt Çilingiroğlu, bu konuda yasal bir boşluk olduğunu da belirtiyor: “Hasta ve hekim arasında muhtemel tazminat taleplerine konu olabilir. Yine bu bağlamda cerrah, meslek etiğine aykırılık yüzünden meslek cezası alabilir.

Ancak Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) özel olarak bir suç ve ceza düzenlenmiş değil. Burada yasal bir boşluk var. Cerrahın, TCK’ya göre suç işlediğinden ve cezalandırılmasından söz edilemez.”

DUYGU ASENA (GAZETECİ-YAZAR): Zayıf karakterlilerin işi
Kadınların birine benzemek için ya da moda olsun diye estetik yaptırmasını bir kişilik noksanlığı, zayıf karakter olarak görüyorum. Buna moda diye o sene herkesin aynı kıyafetleri alması da dahil. Ama kişi bir kaza geçirmiştir, fiziğinde normal olandan farklı bir durum varsa ve o kişiyi psikolojik olarak çok kötü etkilemişse tabii ki estetik olabilir. ‘Ama bu sene burnumu değiştireyim’ demek, karakter eksikliğinden başka bir şey olamaz. Ayrıca bu kanunu bilmiyorum ama böyle bir şey varsa da, şaşırmam. Çünkü Türkiye’de ceza kanunu da dahil olmak üzere birçok kanun, hayatın çok gerisinde kalmış durumda.

ÖZLEM YILDIZ (SUNUCU): Suçla ne alakası var bunun…
Olacak şey değil. İnsanın kendi vücudunda değişiklik yapmasıyla suçun ne alakası var. Ayrıca memleketin çok daha önemli sorunları varken estetik mi suç oluyor?

PETEK DİNÇÖZ (ASSOLİST!): Bence hiçbir sakıncası yok
İnsan aynaya baktığında psikolojisi bozuluyorsa, tabii ki estetik yaptırabilir. Bence hiçbir sakıncası yok. Kesinlikle estetiğe karşı değilim. Yasalara aykırı bir şey olduğunu da düşünmüyorum.

AYŞE HATUN ÖNAL (MANKEN): Burası Türkiye, her şey olabilir
Valla estetik yaptırmak suç olur mu, olur… Burası Türkiye. Ne kadar saçmalık varsa burada. Hiç akla gelmeyecek şeyler oluyor. Ama bence çok yanlış. Ben estetik yaptırmadım, ama yaptıran arkadaşlarımın da herhangi bir suç işledikleri kanısında değilim. Saçma!

Hasta ‘Ben 4 parmak isterim’ derse ne olur?
Estetiğin sınırı cerrahlar arasında da tartışılan bir konu. Kişinin kendi vücuduyla oynama hakkı nerede bitiyor?

DR. GÜN ERSU (Plastik cerrah)
Estetik ameliyatın kişinin hür iradesine dayandığını ve Kanun’un varlığından haberdar olduğunu söyleyen estetik cerrah Dr. Gün Ersu, “Ancak 1920′lerde olan bu kanuna göre de estetik bir suç değil. Burada hukuki bir boşluk söz konusu. O dönemde de estetik yeni yeni emekleyen bir alandı, bu nedenle bunun yasaklanması mümkün değil. Bu kanunun tekrar düzenlenmesi için çalışmalar yapılıyor. Ancak Meclis’te henüz gündeme gelmedi” diye konuştu.

Ersu, “Estetik ameliyatların bir sınırı var mı?” sorusunu ise şöyle cevaplandırdı: “Bu bizim de aramızda tartıştığımız bir konu. Bir gün bir hasta ‘Ben 4 parmaklı olmak istiyorum, bir parmağımı kesin’ derse ne yaparız diye biz de tartışıyoruz. Bu da ‘Kişinin vücudunda ne kadar tasarruf hakkı vardır’ tartışmasına girer ki, bu tartışma intihara kadar uzanır.”

Buket AŞÇI – Sabah

none

Estetik cerrahide hergün bir yenilik duyuyoruz ve teknoloji git gide ilerliyor.Son yıllarda estetik ameliyatlara ilgi hızla artıyor. Kulağını, burnunu, dudağını ya da vücudunun herhangi bir yerini beğenmeyen pek çok kişi görünümünü değiştirmek için bıçak altına yatıyor.
Dismorfofobisi olanlar vücudunun bir bölgesini ya da tümünü çirkinmiş gibi görüyor. Prof. Dr. Hamdi Tutkun’a göre, dismorfofobiye biyolojik ve toplumsal etkiler yol açıyor.
Uzmanlara göre hızla yayılan estetik takıntısının temelinde ‘ayna hastalığı’ (dismorfofobi) yatıyor. Dismorfofobisi olan kişiler sürekli olarak dış görünümlerinden şikayetçi oluyor. Aynaya her baktığında olumsuz ruh haline bürünen hastalar, estetik ameliyat olsalar bile kusurlarının devam ettiğini düşünüyor. Gençler arasında hızla yayılan bu rahatsızlıktan kurtulmak için psikiyatrik destek gerekiyor.

Psikiyatri uzmanı Prof. Dr. Hamdi Tutkun, dismorfofobisi olan hastaların vücudunun bir bölgesini ya da tümünü çirkinmiş gibi gördüğünü vurguluyor. Bu düşüncenin kişiyi çok rahatsız ettiğini anlatarak, “Hastalar, saatler boyunca ayna karşısında vücudunu inceliyor, her ayrıntıda bir kusur bulmaya çalışıyor.” diyor.

Kusur olarak algıladıkları görünümlerini değiştirmek için her yolu denediklerini ifade eden Tutkun, “Bu tip hastalar doktor doktor gezerek cerrahi estetik operasyonlar geçiriyor. Ancak defalarca estetik yaptırsalar bile tatmin olmayarak kendilerinde yeni kusurlar görüyor.” açıklamasını yapıyor. Bazılarının biyolojik özellikleri nedeniyle bu tip takıntılara yatkın olduğunu belirten Hamdi Tutkun, “Ayrıca, popüler kültürün etkisiyle gazete ve televizyonlarda estetik, kozmetik ve kusursuz güzellik imajının yoğun şekilde verilmesi de bu rahatsızlığı artırıyor.” şeklinde konuşuyor. Plastik cerrahi uzmanı Op. Dr. Teoman Doğan da son yıllarda pek çok kişinin ayna hastalığı nedeniyle estetik operasyonlara yöneldiğini aktarıyor. Doğan, “Genellikle bu tip hastaların çoğu bir ünlüye benzemek istiyor. Angelina Jolie’nin resimleriyle gelen bir hasta kendisini ona benzetmemizi talep ediyor.” örneğini veriyor.

Teoman Doğan, isteyen herkese estetik ameliyat yapılmaması gerektiğini vurgulayarak, dismorfofobi belirtisi gösteren hastaların öncelikle psikolog veya psikiyatra gönderilmesi gerektiğini söylüyor. Bu rahatsızlığın genç kızlar kadar erkeklerde de yaygınlaşmaya başladığını hatırlatan Doğan, “Çocukluğu ve ergenliğinde çelimsiz ve kısa boylu olduğu için alaya alınan ya da basketbol veya futbol gibi oyunlardan dışlanan erkeklerde bu rahatsızlık ciddi boyutlarda görülüyor.” uyarısını yapıyor.

Kesin bir tedavi olması için profesyonel destek şart Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Hamdi Tutkun, dismorfofobisi bulunan kişilerin profesyonel destekle tedavi edilmesi gerektiğini belirtiyor. Kendini çirkin gören kişiyle bilişsel terapi uygulandığını aktaran Tutkun şöyle devam ediyor: “Bunun yanında ilaç tedavisine de başvuruluyor. Ailelere tavsiyem şu: Çocuğunuz kendini çirkin görüyorsa ‘ameliyat ettirip kurtulayım’ diye düşünmeyin. Çünkü bunun sonu yok. Vakit kaybetmeden tedavi ettirin.

Necip Çakır – Zaman

one

Günümüzde güzellik, şahane bir yüz, tüm hatları ve ölçüleri mükemmel bir vücut anlamına gelmez. Esas olan kişinin vücut canlılığını ve kafa gücünü ortaya koyup belirli ölçülerde yansıtış tarzıdır. Güzellik başkalarına benzeme özentisi olamamalıdır. Tam tersi kendine özel, ışıltılı, sağlıklı ve canlı olabilmektir. Güzelliğine özen göstermek isteyen bir kişi hayatın farkında olup, teknolojiyi takip edip yaşamına hareketlilik getirmek zorundadır. Çünkü kusurları çabucak kapatacak geçici yöntemler yerine devamlı kusursuz ve güzel hissetmek için uzun vadeli kalıcı planlar yapılmalıdır. Güzellik başlı başına bir bilim dalı ve teknolojidir.

Her şeyden önce ne tür bir cilt yapısına sahip olduğumuzu bilmemiz gerekir ki ona göre yapacağımız işlemleri kullanacağımız kremleri doğru seçip, doğru kullanabilelim. Cildimizin bakımı için kullanacağımız gerekli ürün ve malzemeler cildin türüne bağlıdır. Cildimizin türünü yapacağımız küçük ve basit işlemle kolayca anlayabiliriz.

1) Yüzünüzü temizleyip kurulayın, yüzünüzü örtecek büyüklükte bir kağıt mendilin tek katı ya da mendil büyüklüğünde pelür kağıdını yüzünüze kapatın. Parmak uçlarınızla yüzün her tarafında hafif baskı yaparak elinizi gezdirin. Kağıdı dikkatlice kaldırıp bakın, şayet kağıdın her tarafında yağ lekecikleri görünüyorsa cildiniz yağlı cilt, kağıdın belli yerlerinde özellikle alın, burun ve çeneye gelen bölgesinde lekeler göze çarpıyorsa, yanaklar ve şakaklar da iz yoksa cildiniz karma cilt, kağıdın hiç bir yerinde leke izine rastlamıyorsanız cildiniz kuru demektir.

2) Cildiniziz hassasiyetini görebilme için; bir çay kaşığının sapı ile ya da ona benzer sert bir cisimle alnınızın ortasına hafifçe bastırarak artı (+) işareti çizer gibi yapın. Şayet çizilen yerde hiç kızarma olmadı ise cildiniz normal cilt, hafifçe bir kızarma olduysa ama hemen geçti ise cildiniz az hassas, kızarıklık bir müddet devam etmişse cildiniz çok hassas demektir.

3) Cildin nem oranını anlamak için de; çenenizin yan tarafından işaret parmağınızın tersi ile yanağınızı yukarı doğru itiyormuş gibi yapın, şayet yanağınızda tek bir çizgi oluşuyorsa nemi az, birkaç çizgi oluşuyorsa nemi çok az, eğer hiçbir şey oluşmuyorsa cildin nemli normal demektir.

4) Cildin elastikiyetini yani gevşek olup olmadığını anlamak için; gözün altındaki ince deri tabakasını dikkatlice çimdikler gibi yaparak yukarı doğru çekip bırakın. Deri yavaşça eski durumuna geldi ise elastikiyeti iyi sayılır, deri hemen eski durumuna geldi ise elastikiyeti çok iyi ve deri bir müddet sonra eski durumuna geldi ise cildiniz çok gevşek demektir.

Bu durumun yaşla da ilgisi vardır. Yaşınız 35in altında ve testte cildiniz yavaş yavaş eski haline geliyorsa hemen önlem almanız lazım, çünkü cilt elastikiyetini kaybetmek üzere görünüyor demektir.

Şimdi kısaca tekrarlamak gerekirse yağlı ciltlerin görünümü koyu renkte ve daima parlak görünür, cilt kalın ve kabadır, gözenekler açıktır, çoğu zaman siyah nokta ve sivilceler oluşur, akne olayına sıkça rastlanır. Kuru cildin dokusu genellikle düzgündür, ama hep gergin durur, özellikle banyo sonrası pul pul olur ve kızarma, yanma hissi vardır, genç yaşlarda bile kırışmalar oluşabilir.

Karma cilt yağlı ile kuru arasında kalan bir cilttir. Alın, burun ve çene bölgesi yağlıdır. Yanaklar ve göz çevresi kurudur. Dengeli normal cilt, bu tür ciltte yağ, nem, asit oranı dengelidir. Bu az bulunan cildin dokusu düzgündür, gözenekler hiç belli olmaz, pürüzsüzdür.

6 com

ESTETİK BURUN AMELİYATI İÇİN EN UYGUN VAKALAR

Estetik burun ameliyatı dış görünüşünüzü güzelleştirebilir ve kendinize güveninizi arttırabilir. Ancak bu, ameliyatın görüntünüzü mutlaka sizin hayal ettiğiniz yüz görünümüne uyacak şekilde değiştireceği ve diğer insanların ameliyattan sonra size farklı davranacağı anlamına gelmez. Ameliyata karar vermeden önce, neden ameliyat olmak istediğinizi ve bu ameliyattan ne beklediğinizi kendinize sorunuz, dikkatle düşününüz ve bunları cerrahınızla tartışınız. Estetik burun ameliyatı için en uygun hastalar mükemmellik arayanlar değil, dış görünümlerinde güzelleşme ve daha iyiye doğru bir gelişme bekleyenlerdir.

Birçok cerrah, buluğ çağındaki gençlerin gelişimlerini tamamlayana kadar ameliyatı ertelemeyi tercih eder. Bu bekleme süresi, genç kızlar için 14 -15 yaş civarı erkekler için ise biraz daha geçtir. Ameliyat kararının aile tarafından değil, bizzat kendisinin hayata geçirmek istediği bir karar olduğundan emin olmak için, gençlerin sosyal ve ruhsal uyumunu dikkate almak önemlidir.

TÜM CERRAHİ GİRİŞİMLER BİR MİKTAR BELİRSİZ RİSK TAŞIR

Estetik burun ameliyatı deneyimli bir estetik cerrah tarafından yapıldığı takdirde komplikasyonlar (istenmeyen sonuçlar) nadir ve genellikle önemsizdir. Her şeye rağmen daima bir komplikasyon ihtimali vardır. Bunlar enfeksiyon, burun kanaması veya anesteziye karşı reaksiyondur. Ameliyattan sonra çatlamış küçük kılcal damarlar, derinin yüzeyinde çok ince kırmızı noktalar şeklinde ortaya çıkabilir. Estetik burun ameliyatı, burun içinden yapıldığından, görünen ameliyat izi söz konusu değildir. Ancak ?açık? teknik kullanıldığında veya geniş burun deliklerinin daraltılması gerekiyorsa, burun tabanında kalan çok küçük ve ince izler ,genellikle, görülmeyecek kadar önemsizdir.

Her 10 vakanın aşağı yukarı birinde ikinci bir ameliyat gerekebilir (örneğin küçük bir şekil bozukluğunu düzeltmek için). Böyle durumları önceden tahmin etmek mümkün değildir ve bu en yetenekli ve deneyimli cerrahlara ameliyat olan hastaların dahi başına gelebilir. Düzeltici ikinci ameliyat genellikle daha dar kapsamlı ve daha basit bir ameliyattır.

AMELİYATINIZIN PLANLANMASI

Doktorunuzla sizin aranızda, iyi bir iletişim esastır ve çok önemlidir. İlk görüşmede cerrah size burnunuzun neye benzemesini veya nasıl görünmesini arzu ettiğinizi soracak; burnunuzun ve yüzünüzün yapısını inceleyecek ve sizin için mümkün olan ihtimalleri anlatacaktır. Burun kemiklerinizin ve kıkırdaklarınızın yapısı, yüzünüzün şekli, cildinizin kalınlığı, yaşınız ve beklentileriniz temel tartışma konularıdır.

Cerrahınız, kullanacağı anestezi ve ameliyat tekniğini, ameliyatın yapılacağı müessese tipini, risklerini,maliyeti ve varsa diğer seçenekleri açıklayacaktır. Çoğu sağlık sigortası poliçeleri , tamamıyla estetik amaçlı olan bu ameliyatı kapsamına almaz. Bununla beraber, ameliyat bir solunum problemini veya yaralanma sonrası kalan belirgin bir şekil bozukluğunu düzeltmek amacı ile yapılıyor ise, sigorta kapsamı içine dahil edilebilir.

Uzun yıllar önce olsa dahi, daha önce geçirdiğiniz herhangi burun ameliyatı veya burun tedavisini, varsa alerji veya solunum güçlüğünüzü ,kullandığınız ilaçları ve şayet kullanıyorsanız sigara içtiğinizi cerrahınıza söylediğinizden emin olmalısınız. Özellikle,ameliyatla ilgili beklentileriniz ve ameliyatın sonuçları hakkında aklınıza gelen tüm soruları cerrahınıza sormaktan çekinmeyiniz.

AMELİYAT HAZIRLIĞI

Cerrahınız size yeme ve içme, sigara kullanma, belli vitaminleri ve ilaçları alma yada almaktan kaçınma ve yüzünüzü yıkama dahil olmak üzere ameliyata nasıl hazırlanacağınız konusunda bilgiler verecektir. Bu bilgileri yerine getirmeniz, ameliyatınızın daha rahat geçmesine yardımcı olacaktır. Hazırlıklarınızı yaparken, ameliyattan sonra sizi eve götürecek ve gerekirse birkaç gün sonra dışarı çıkmanıza yardımcı olacak birini ayarlamayı unutmayınız.

AMELİYATINIZIN YAPILACAĞI YER

Estetik burun ameliyatı, cerrahın muayenehanesinde ?, ayaktan hasta takibi yapılan bir cerrahi merkezde ? veya hastanede yapılabilir. Çoğu zaman hastanede yatmayı gerektirmez,rahatlık ve maddi yük nedeni ile genellikle ayaktan hasta takibi yapılır. Ancak,karmaşık ameliyatlar hastaneye yatmayı gerektirebilir.

VERİLECEK ANESTEZİ TÜRÜ

Estetik burun ameliyatı, yapılacak ameliyatın büyüklüğüne, sizin ve cerrahınızın tercihine bağlı olarak lokal veya genel anestezi altında yapılabilir. Lokal anestezide genellikle hafif bir sedasyon uygulanır, burun ve çevresindeki alan uyuşuk olur; ameliyat süresince uyanık olacaksınız, ancak rahat ve ağrısız bir ameliyat geçireceksiniz. Genel anestezide ise ameliyat boyunca uyuyacaksınız.

AMELİYATINIZ

Estetik burun ameliyatı genellikle bir veya iki saat sürer. Ameliyat esnasında burun derisi, kemik ve kıkırdak çatısından ayrılacaktır. Burnun yeniden şekillendirilmesi işlemi , burunda mevcut probleme ve cerrahın uyguladığı tekniğe bağlı olarak değişecektir. Son olarak deri, oluşturulan çatının üzerine adapte edilecektir.

Çoğu plastik cerrah estetik burun ameliyatını burun içinden yapmaktadır. Bir kısmı ise özellikle komplike vakalarda olmak üzere açık tekniği tercih eder: Burun deliklerini birbirinden ayıran, dik doku bandı (kolumella) üzerinde küçük bir kesi yaparlar.

Ameliyat tamamlandığında burun üzerine ,burnun yeni şeklini muhafaza etmesine yardımcı olacak bir alçı atel uygulanacaktır. Burnun içindeki iki hava yolunu birbirinden ayıran bölme olan septumu sabitleştirmek için, burnun içine tamponlar veya yumuşak plastik aletler konulabilir.

AMELİYATINIZDAN SONRA

Ameliyatınızdan sonra ilk 24 saat boyunca yüzünüzü şişmiş hissedeceksiniz, burnunuz ağrıyabilir veya hafif bir baş ağrınız olabilir. Herhangi bir rahatsızlığı cerrahınız tarafından reçeteye yazılan ağrı kesici ilâçlar ile kontrol altına alabilirsiniz. İlk gün için tuvalete gitmek dışında başınız yüksekte olacak şekilde yatakta yatmayı planlayınız.

Gözlerinizin etrafındaki morarma ve şişliğin, 2 veya 3 gün sonra en belirgin hale geldiğini fark edeceksiniz; soğuk kompres uygulaması bu şişmeyi azaltacak ve kendinizi biraz daha iyi hissetmenizi sağlayacaktır.

Şişlik ve morlukların çoğu ilk hafta veya daha uzun bir süre içerisinde kaybolacaktır (sizin ve cerrahınızdan başka hiç kimsenin fark edemediği çok az bazı şişlikler birkaç ay boyunca kalacaktır).

Ameliyattan sonraki ilk birkaç gün boyunca , genellikle ,burun deliklerinden çok hafif bir sızıntı olur ve birkaç hafta da burnunuzda hafif tıkanıklık hissedebilirsiniz.

Cerrahınız, dokuların iyileşme süresi boyunca, bir hafta veya daha uzun süre için sizden sümkürmemenizi (burnunuzu silmemenizi) isteyecektir.Şayet burun içinde tampon varsa, birkaç gün sonra alınacak ve kendinizi çok daha rahat hissedeceksiniz. Bir veya bazen ikinci haftanın sonuna doğru tüm pansumanlar ve burnunuzun üzerindeki alçı atel alınmış olacaktır.

NORMALE DÖNÜŞ

Estetik burun ameliyatı olan hastaların çoğu iki gün içerisinde ayağa kalkıp dolaşırlar ve ameliyattan bir hafta sonra okula veya çok yorucu olmayan iş hayatına dönebilirler.

Bununla beraber, günlük yaşam temponuza tam anlamıyla dönmenizden önce ,birkaç hafta geçecektir. Normal hayatınıza dönme konusunda cerrahınız daha ayrıntılı açıklamalarda bulunacaktır. Genellikle ,yüksek efor gerektiren hareketlerden (koşma, yüzme, jimnastik, seks -kan basıncınızı yükseltecek herhangi bir hareket) iki ila üç hafta kaçınmanız, 8 hafta süreyle burnunuzu darbe veya çarpmalardan korumanız, ovuşturmaktan ve güneşte yakmaktan kaçınmanız söylenecektir. Yüzünüzü ve saçlarınızı yıkarken veya makyaj yaparken nazik ve dikkatli olunuz.

İhtiyaç olduğu zaman kontak lensinizi takabilirsiniz, fakat gözlük için durum farklıdır. Burnunuzdaki atel çıkarıldıktan sonra, burnunuz tamamen iyileşinceye kadar, yani iki ay boyunca gözlük ayakları burun sırtına oturmamalıdır.

Doktorunuz, iyileşmenizdeki gelişmeyi kontrol etmek , ameliyattan sonraki bir ay süresince,sizi sık sık kontrole çağıracaktır. Bu kontrol muayeneleri arasında sıra dışı herhangi bir şikayetiniz veya ne yapıp ne yapmayacağınız konusunda herhangi sorununuz olursa doktorunuzu aramakta tereddüt etmeyiniz.

YENİ GÖRÜNÜMÜNÜZ

Ameliyatı takip eden günlerde yüzünüz şiş ve bereli iken, daha iyi görüneceğinizi ve güzelleşeceğinizi unutmak kolaydır. Estetik ameliyattan sonra , hastaların çoğu bir süre kendisini iyi hissetmez,bu oldukça normal ve anlaşılabilir bir durumdur. Bir gurup hasta ise ,bu safhanın geçeceğinden emindir. Gün ve gün burnunuz daha güzel görünmeye başlayacak ve moraliniz gittikçe yükselecektir. Bir veya iki hafta sonra ,artık henüz yeni ameliyat olmuş gibi görünmeyeceksiniz. Ancak iyileşme hala yavaş ve dereceli olarak ilerleyen bir süreçtir.

Özellikle burun ucunda olmak üzere ,çok az bazı şişlikler belki aylar boyunca devam edecektir. Estetik burun ameliyatının gerçek sonucu belki de bir yıl veya daha uzun bir süre boyunca ortaya çıkmayacaktır.

İlk önceleri aileniz veya arkadaşlarınızdan beklenmedik bazı reaksiyonlar alabilirsiniz. Burnunuzda bir değişiklik görmediklerini söyleyebilirler. Veya özellikle ailevi veya etnik bir özellik olarak gördükleri bir şeyi değiştirdiyseniz, biraz gücenmiş olabilirler. Şayet bu olursa ilk anda niçin bu ameliyatı olmaya karar verdiğinizi hatırlamayı deneyiniz. Şayet hedefinize ulaştıysanız,ameliyatınız da başarıya ulaşmıştır.

ESTETİK BURUN AMELİYATI AMELİYAT SONRASI BAKIM REHBERİ

Burun ameliyatınızdan sonra iyileşme süreci zaman ve sabır gerektirir. Ameliyat sonrası bakıma aktif olarak katılmanız, ameliyat kadar önem taşımaktadır.

Aşağıda sıralanan önerileri lütfen uygulayınız. Anlamadığınız konuları doktorunuza sormakta tereddüt etmeyiniz.

1. Ameliyat salonundan ,burnunuzun içindeki tamponlar nedeni ile burnunuzdan nefes alamıyor olabilirsiniz. Bu dönem süresince ağzınızdan nefes almalısınız. Tamponların burnunuzda kalma süresini doktorunuz belirleyecektir.

2. Yeterli sıvı almanız önemlidir. Yudum yudum içeceğiniz meyve suyu, su ve hafif içecekler ağızdan nefes almanın neden olduğu ağız kuruluğunu biraz olsun hafifletmeye yardımcı olacaktır. Kamış kullanmayınız. Yumuşak, kolay çiğnenen gıdalar yiyiniz. Dudaklarınızı nemli tutmak için jel veya dudak kremleri kullanınız.

3. Sadece doktorunuz tarafından verilen ilaçları kullanınız. Aspirin veya aspirin içeren ilaçlar veya kan pırtılaşmasını engelleyici ilaçlar kullanmayınız.

4. Burnunuzdaki pansumanlar duruyorsa ,uyurken veya dinlenirken başınızı, en az iki yastık olacak şekilde yüksekte tutunuz. Mümkün olduğu kadar, gün boyu başınızı dik tutmaya özen gösteriniz; bu normal kan dolaşımını koruyacak ve ameliyat sonrası oluşacak şişliğin azalmasına yardımcı olacaktır.

5. Burnunuzdan bir miktar sızıntı olması beklenen bir şeydir. Bu pembe /açık kırmızı renkli olacaktır, fakat sürekli kırmızı kan geliyorsa, telefonla doktorunuza bildirmelisiniz.

6. Ameliyattan çıktığınızda, burnunuzun üzerinde iki kat plaster ve bir alçı atel olacaktır. Bunlar, burnunuza şekil vermek kadar burnunuzun korunması için de önemlidir. Bu pansumanlara dokunmayınız ve bozmayınız; bir hafta içerisinde doktorunuz tarafından çıkarılacaktır.

7. Burnunuzun altındaki küçük tampon, gerektikçe değişebilir (veya hiçbir kanama yoksa çıkarılıp atılabilir).

8. Burun deliklerinizi ovalamayınız veya burun silmeye teşebbüs etmeyiniz. ?Ellerini burnundan uzat tut? sizin için iyi bir kural olacaktır. Burnunuzu çarpmamaya özen gösteriniz. Önden düğmeli kıyafetler giyiniz. Tişörtlerden ve balıkçı yaka giyeceklerden uzak durunuz.

9. Dişlerinizi dikkatle fırçalayınız ve sadece yumuşak bir diş fırçası kullanınız. Dudaklarınızı büzmeyiniz veya üst dudağınızı aslında gerektiğinden daha fazla yukarı kaldırmaya çalışmayınız.

10. Ameliyatınızdan sonra iki hafta süreyle ıkınmaktan, eğilmekten, ağır şeyler kaldırmaktan (özellikle küçük çocuklarınızı), efor gerektiren egzersizlerden ve spordan kaçınınız.

11. Bir ay süre ile direk güneş ışınına maruz kalmaktan kaçınınız.

12. Burnunuzun dışındaki pansumanlar çıkarıldığında çevre dokularda bir miktar şişme ve renk değişikliği fark edeceksiniz. Burnunuz şiş ve ucu yukarı dönmüş görülebilir. Bu zamanla kendiliğinden düzelecektir.

13. Burnunuzun ucunda ve bazen de üst dudağınızda uyuşukluk hissedebilirsiniz. Bu birkaç hafta içinde kaybolacaktır.

14. Tamponlar çıkarıldıktan sonra, burnunuzu nazikçe günde 2-3 kez kulak temizleme çöpü ile musluk suyu kullanarak temizleyebilirsiniz. Kulak temizleme çöpünü burun deliğinizden yukarı doğru sokmayınız.

15. Tamponlar alındıktan sonra dahi, burnunuz tıkalı olacaktır. Bu, dokuların cerrahiye normal yanıtıdır. Bir hafta süre ile burnunuzu sümkürmeye teşebbüs etmeyiniz. Aksırmak, sümkürmek zorunda kaldığınızda, her iki burun deliğiniz açık şekilde bunu nazikçe yapınız. Burun spreyleri veya damlaları kullanmayınız. Şayet hapşırmak zorunda kalırsanız ağzınız açık hapşırınız.

16. Ameliyatınız boyunca almış olduğunuz ,sakinleştirici veya uyuşturucu ilaçların kullanımından sonra bitkinlik ve zafiyet oldukça sıktır. Bir veya birkaç gün içerisinde kendinizi daha güçlü hissedeceksiniz. Bazen de uykusuzluk olabilir. Bunu hafifletmeye yardımcı olmak için, ilk hafta boyunca size uyku ilacı verilebilir.

17. Ameliyattan 12 ile 36 saat sonra depresyon görülmesi hiç de nadir bir olay değildir. Burnunuzun ameliyattan sonraki ilk görünümü sizi şaşırtabilir. Sabırlı ve gerçekçi olmanız gerektiğini hatırlayınız. Unutmayınız ki burnunuz cerrahi bir girişime maruz kaldı ve zamanla düzelip çok daha iyi olacaktır. Burnunuzun tam anlamıyla iyileşmesi 6 ile 12 aylık bir süre gerektirebilir.

18. Pansumanlar alındıktan sonra normal iş hayatınıza dönebilirsiniz (yaptığınız işin türüne bağlı olarak). Küçük berelerin gizlenmesine yardımcı olmak için makyaj kullanılabilir.

19. Ameliyat sonrası randevularınızın hepsine gittiğinizden emin olunuz. Bunlar, doktorunuzun iyileşmenizi ve burnunuzun gelişimini takip etmesi ve burnunuzun görünümündeki gelişimi değerlendirmek için çekilecek ameliyat sonrası fotoğraflar için gereklidir. Ameliyat sonrası randevular, genellikle ameliyattan 1 hafta, 1 ay, 3 ay ve 6 aya verilir.

20. Ameliyat sonu zorunlu olmadıkça iki ay gözlük kullanmayın. Gözlükler sadece alçı tel yerindeyken takılabilir. Bu dönemden sonra bir parça bantla alnınıza asılmalıdır. Bunun nasıl yapıldığı size gösterilecektir.

Kaynak: www.tpcd.org.tr

23 com

Ünlü piyanist Fazıl Say’la ilişkisiyle gündeme gelen Hande Ataizi, Elle dergisine verdiği röportajda, sık sık yaptırdığı estetik ameliyatlarla ilgili ilginç açıklamalarda bulundu. İlk filmim “Mum Kokulu Kadınlar”da burnum estetikli değildi, bu halinden biraz daha etliydi. Çok göz önünde bir insandım. Daha iyisinin olabileceğini düşünerek burnumu, ardından da göğüslerimi yaptırttım ve daha iyi hissettim kendimi. Herkes de yaptırsın, bir kere geliyoruz bu dünyaya”dedi.

Sık sık yaptırdığı estetik ameliyatları ve ilişkileriyle gündeme gelen Hande Ataizi, hayranlarını şaşırtmaya devam ediyor. Duygularını dürüstçe ifade etmekten kaçınmayan güzel sanatçı, ünlü piyanist Fazıl Say ile olan birlikteliğini ve kırılgan noktalarını Elle dergisine anlattı.

Fazıl Say da siz de işleri gereği çok yoğun insanlarsınız. Bu bir aşkı yaşamaya engel mi?

- İlişkimizin başlaması benim televizyon programımın bitmesine denk geldi. İlk dönem beraber bol vakit geçirdik. Fazıl’ın tüm konserlerine gittim. Seyircilerin arasında onu dinlerken daha da hayran, daha da aşık oldum. Bazı köşe yazarlarının ifade ettiği gibi tırnak içinde söylüyorum ’kaliteli’ zamanı, işlerimizden arta kalan zamanda geçirmedik.

İçinde yer aldığınız herhangi bir proje alkış almadığı, kabul görmediği zaman yıkılan bir kadın mısınız? Nasıl yaşarsınız?

- Evet, tam tabiriyle “yıkılan bir kadın” olurum. Projelerim beğenilmediği zaman kırılıyorum.

Ama dışarıdan hiç öyle gözükmüyorsunuz.

- Genelde insanlara soğuk, mesafeli geliyorum veya burnu Kaf Dağı’nda bir izlenimim var, duyuyorum sağdan soldan. “Biz seni işte şöyle düşünüyorduk ama aslında değilmişsin”lerden çıkardığım sonuçlar bunlar. Ben hep o gücümü şöyle yorumluyorum: Güçsüzlüğün gücü. Aslında çok kırılgan bir insanım. İçinde bulunduğum sektör hırs ve savaş dolu. Herkes farklı şekilde kendisini kolluyor. O güçlü görünen duruşum aslında kırılmamak, yıpranmamak, ezilmemek ve üzülmemek adına yarattığım duvarım.

Kameraların önünde yaşıyorsunuz. Bu durum daha da güzel olma isteği uyandırmıyor mu sizde?

- Elbette uyandırıyor. İster istemez hangi ayakkabıyı giydiğinden tut, saçını nasıl yapmış, şapkası nasıl gibi her şeyin inceleniyor. Bu da daha güzel olma arzusunu ortaya çıkarıyor. Madem ki izleniyorum o zaman güzelsem biraz daha güzel olayım da, insanlar beni daha çok beğensin diye düşünebiliyorsun. Durum bu, ne diye yalan söyleyeyim.

BİR KERE GELİYORUZ DÜNYAYA HERKES ESTETİK YAPTIRSIN

Magazin basınının sizinle ilgili takıntılarından biri de geçirdiğiniz estetik ameliyatlar. Bu anlattıklarınızın sonucu mu bu estetik ameliyatlar?

- Meselenin aslı bu zaten. İlk filmim olan “Mum Kokulu Kadınlar”da burnum estetikli değildi, bu halinden biraz daha etliydi. Dedim ki artık çok göz önünde bir insanım, sanatçıyım, ruhum da öyle hissediyor, güzel olmak isteği ve mükemmeliyetçilik var. Beğenmediğim ya da daha çok beğenebileceğimi ve daha iyisinin olabileceğini düşünerek burnumu, ardından da göğüslerimi yaptırdım. Daha iyi hissettim kendimi.

Bağımlılık duygusu yaratmıyor mu bu operasyonlar?

- “Allah’ın verdiği bir fizik var, onu bambaşka bir hale getirmek doğru mudur? “Niye herkes birbirine benzemek istiyor?” sorusundan yola çıkarsak, benim çok büyük bir değişimim olmadı açıkçası. Yüzüm değişmedi, ama eğer yaştan ötürü bir sarkma olursa, hiçbir zaman tereddüt etmem, yüzümü de yaptırırım.

Şu sıralar memnuniyetsiz olduğunuz ve estetikle düzelttirmek istediğinuz bir yeriniz var mı?

- Şu anda yok ama olursa da saklamam. Kendi televizyon programıma bile bandajlı çıktım. Yani o anlamda bir kompleksim yok. Hatta kendimle de dalga geçiyorum, ilk burun ameliyatı olduğumda Perihan Mağden benim için “Raşitik kediye benziyor” diye yazmıştı. Hakikaten bakıyorum o fotoğraflarıma, o halim daha iyi tanımlanamaz. İlk burun ameliyatım sahiden çok kötüydü. Orijinal burnundan da kötü yapılmış bir burnu bu sefer tamir etme yollarına gidiyorsun. O tamir etme yolları da ne oluyor? Düzelene dek iki, üç tane daha ameliyat geçiriyorsun. Çok ameliyat yaptırdım ama hep burnuma. Estetik operasyonlara karşı değilim. Herkes de yaptırsın, bir kere geliyoruz bu dünyaya. Mesela benim göğüslerimi yaptırma nedenim çok kadınca. Ameliyat öncesi göğüslerime en küçük beden sutyen bile olmuyordu, o kadar küçüktü. Dedim ki, kadın olarak dünyaya gelmişim, sutyen takmak kadına özgü bir şey, iç çamaşırı sektörü almış yürümüş, harika şeyler yapıyorlar. Evet, Playboy kızları gibi bilmem kaç beden olmasın ama en azından küçük bedene girebilecek göğüslerim olsun istedim. Kaldı ki bu konularda pek yanımda olmayan annemin bile göğüs meselesinde tam desteğini aldım.

Stratejik olmak isterdim

Vazgeçilmeziniz nedir giyimde?

- Müze gezip iki sergi görüp tiyatro izlerim diye gittiğim yerden bile kesinlikle bir ayakkabı alıp dönmüşümdür. Anlayacağın ayakkabı çok önemli.

En büyük pişmanlığınız…

- Aslında olmadığım o seksi kadının üzerine çok fazla gitmek istemezdim. Biraz stratejik olmak isterdim.

Gardırobuma çok para harcadım

Arkadaş çevreniz değişir mi sıklıkla?

- Artık enerjiler çok hızlı gelip geçiyor. Yani ille de 20 veya 30 senelik arkadaşımın olması önemli değil. Eğer yeni tanıştığım birisiyle aynı frekansta buluşabiliyorsak, o da dostum olabiliyor. Öyle bir güven problemim yok yani.

“Hande herhalde bütün parasını gardırobuna harcıyor” deniyor, doğru mu bu?

- Zamanında çok para harcadım. Gardırop oluştuktan sonra detaylara girmiş vaziyetteyim. Ama asla ve asla şık giyinmenin çok fazla para harcamakla alakası olduğunu düşünmüyorum.
Hürriyet

6 com

Estetik çılgınlığı 18 yaş altı gençlere de sıçradı. Çocuklarına iyi bir diploma karşılığında burun ve göğüs ameliyatı vadeden aileler var.

Ergenlik dönemine giren gençler, estetikle güzelleşmek istiyor. 18′ine gelmeden bu hayalini gerçekleştirenler artıyor. Burun ve göğüs estetiği çok yaygın. Britney Spears (solda) poposu da moda! Reşit olmayanlar aileden yazılı izin alıyor. Prof. Dr. Ayhan Numanoğlu’na göre 17 yaşında estetik mümkün: “Psikolojisi bozulan gencin beklemesine gerek yok.” Dr. Osman Oymak ise ameliyata karşı… ’30′undan önce yağ aldırılmaz’ diyor.

Mezuniyet hediyesi estetik operasyon

Estetik çılgınlığı ergenlik dönemindeki genç kızları da etkisi altına aldı. Anne ve babadan iyi bir diploma karşılığında burun ya da göğüs estetiği ‘söz’ü alanlar bile var.

Estetikte yaş sınırı gün geçtikçe düşüyor. Dünyada olduğu kadar ülkemizde de 15-16 yaşındaki genç kızlar, anne ve babalarından ‘iyi bir karne’ karşılığında estetik ameliyat olma ‘sözü’ alıyor. İngiltere’de 14-19 yaş grubuna ait 2 bin kız çocuğu üzerinde yapılan anketin sonuçları da bu çılgınlığı kanıtlıyor. Gençlerin yüzde 42′sinin estetik ameliyatlara sıcak baktığı ve bunu planladığı, yüzde 62′sinin çevresinde ameliyat olmuş en az bir kişinin bulunduğunu itiraf etmesi dikkat çekici… Yüzde 4′ü de ameliyat için para biriktirdiğini gizlemiyor.

YAZ TATİLİNİ BEKLİYORLAR
Gençler çoğunlukla burun düzeltme ve meme büyütme-küçültme operasyonlarına rağbet ediyor. Özellikle Hollywood starlarını örnek alan genç kızların estetik yaşını düşürdüğü ifade ediliyor. Estetik olmak isteyen ve bunun için bıçak altına yatanların idolleri ise Britney Spears ve Jennifer Lopez. Özellikle dudak, göğüs ve popo estetiği konusunda en çok ‘imrenilen’ Britney Spears. Hollywood’un genç yaşta ünlenen oyuncu ikizi Ashley ve Mary-Kate Olsen, şarkıcı Hilary Duff ya da Ashlee Simpson’a özenen gençlerin sayısı da azımsanacak gibi değil. Plastik cerrahlar ise ‘genellikle’, kendilerine ellerinde benzemek istedikleri Hollywood starının fotoğrafıyla gelenleri geri çevirdiklerini ifade ediyorlar. Buna rağmen özellikle yarı yıl ya da yaz tatillerinde estetik merkezlerinden alınan randevuların çoğunu gençler oluşturuyor. Göğüs ve burun ameliyatlarının yanı sıra ‘liposuction’ yöntemiyle yağ aldıranlar bile var. Kulak küçültme ameliyatları da gençlerin rağbet ettiği bir diğer estetik operasyon. Estetik yaptırmak isteyenlerin büyük bir bölümü büyük şehirlerde yaşıyor ve en büyük destekçileri anne ve babaları… Hatta okul başarılarını estetik operasyonlarla ödüllendirebiliyorlar. Liseyi iyi bir dereceyle bitirmek ya da üniversite sınavını kazanmak, ebeveynin çocuğuna estetik vizesi vermesi için yeterli oluyor. Onların tek bir isteği var; çocuklarının mutlu olması… Yeni hayatlarına, okul çevrelerine ‘yepyeni’ bir yüz ya da vücutla girmelerini, onların en doğal hakkı olarak karşılamaları… Peki bu durumu doktorlar nasıl karşılıyor? Burun ve göğüs ameliyatları için yaş sınırı kadında 17, erkekte 18. Gençler bu yaşlarda gelişimlerini büyük oranda tamamlamış oluyor. Bu yaşın altındaki gençler estetik ameliyat olmak isterse anne ve babalarından ‘yazılı’ izin almak zorunda. Kulak küçültme ameliyatları da burun ve göğüs ameliyatlarının aksine küçük yaşlardan itibaren yapılabiliyor. Bunun nedeni kulak kıkırdağının gelişiminin 5 yaşında tamamlanması. ‘Çoğu’ doktorun 18 yaşın altına estetik ameliyat yapmayı reddetmesi gençlerin reşit olmayı dört gözle beklemesine neden oluyor. Vücudunun bazı bölgelerinden hoşnut kalmayanlar, ergenliğe adım atar atmaz hayaliyle yaşadıkları bir yüz ya da beden için doktorların kapısını aşındırıyor. Plastik cerrahlar, 17-18 yaşında estetik operasyonların sayısında bir patlama olmasını da, gençlerin yıllarca bunun hayalini kurmuş olmalarına bağlıyor. Marmara Tıp Fakültesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ayhan Numanoğlu, psikolojisi bozulan ve kendini kötü hisseden bir gencin estetik ameliyat olmak için 20′li, 30′lu yaşları beklemesinin gerekmediğini söylüyor. Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Nazım Çerkeş de Numanoğlu’nun görüşlerine katılıyor: “Göğüsleri aşırı iri olan bir gencin ameliyat olmak için 20- 25′li yaşları beklemesine gerek yok. Bu psikolojiyle yıllarca yaşaması ona yarar sağlamaz. 17 yaşında zaten gelişimini tamamlamıştır ve bu yaştan itibaren operasyon yapılabilir.”

PSİKOLOJİSİ BOZUKSA OLABİLİR
Çerkeş’e göre erken yaşta burun ameliyatı olan gençlerin psikolojileri olumlu yönde değişiyor. Doç. Dr. Nazım Çerkeş’e ‘kemerli’ burnundan memnun olmadığı için başvuran 19 yaşındaki A.E. “Burnum çok iriydi ve bu bende kompleks yaratıyordu. Üstelik nefes almakta da güçlük çekiyordum. Ameliyat sonrasında ise kendimi çok daha güzel ve mutlu hissettim” diyor. Avrupa Kozmetik Derneği (European Academy of Cosmetic Surgery) 2. Başkanı Dr. Ziya Saylan ise 20′li yaşlardan önce yapılan estetik ameliyatları desteklemiyor: “Estetik cerrahide yaş sınırının düşmesi, beraberinde birtakım sorunlar getiriyor. Beden büyümesi tamamlanmadan organlar gerçek büyüklüklerine ulaşmadığı için bu ameliyatlar her zaman iyi sonuç vermeyebilir. Ekonomik durumları iyi olan aileler liseyi bitiren oğullarına otomobil, kızlarına da burun, liposuction veya göğüs ameliyatı hediye edebiliyor. Biz erken yaşlarda yapılan ameliyatlara karşıyız. 20′li yaşlardan önce yapılan bir müdahale, kemiğin şeklini bozar veya kıkırdağa zarar verebilir. Göğüs gelişmesi 20′de tamamlanır. Daha önce yapılacak bir göğüs büyültme ameliyatı sakıncalıaktüel

Aynur Erdem – Sabah

36 com

Son Yazılan Estetik Haberleri

En Çok Okunan Haberler

En Çok Yorum Yapılan Konular

Son Yorum Yapılanlar:

  • Tugba: Ben luleburgazdan tugba 1 hafta once meme kucultme amelıyatı oldum edırne tıp fakultesınde...
  • rabia: Benim 24 aylık kızımdada karın ve gögüsünde sizinki gibi bir leke var dogustan ben de...
  • FATİH KIRIŞ: 10 ay önce akustik nörinom ameliyatı sonrası yüz felci geçirdim. Devlet memuruyum....
  • okan: ben,dövmemi tamamen iz kalmadan sildirdim diyen kişilere kesinlikle inanmayın ne olursa...
  • dilek: merhaba hocam ben 20 yasındayım yüzümde sivilceden olusan cukurlar var gecer mi kimyasal...