HaberEstetik Menü

Evet önümüz yaz mevsimi.. Yaz aylarına çok daha güzel girmeyi mi hayal ediyorsunuz? Mayolar, bikiniler için vücudunuzu hazırlamak mı istiyorsunuz? İşte size yaz estetiğinin tüm detayları…
İşin uzmanı doktorlar, daha güzel kalçalara sahip olmanın son yöntemlerini anlatıyor. Sizin sorununuz verdiğiniz kilolar ya da hamilelik deformasyonu nedeniyle sarkan karnınızsa, onun da çaresi var.
Meme estetiği için en ideal mevsimdesiniz, peki nasıl yaptıracağınızı biliyor musunuz? Kırışıklıklarla savaşmak için yaptırabileceğiniz müdahaleleri doktorlar anlatıyor. Bu yaz daha güzel olmanın tüm yöntemlerini sizin için bu yazı dizisinde araştırdık…

Estetik Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Onur Erol, kalça asma yöntemiyle ilgili sorularımızı yanıtladı.

* Kalça astırma nedir? ‘Kalça asma’ benim geliştirdiğim, ameliyatsız olarak sarkmış olan kalçanın dikişlerle asılmasını sağlayan yöntemin adı. Aynen ‘kaş asma’ gibi. Bu yöntemde ameliyata gerek kalmıyor. Gevşeme nedeniyle sarkan kalça bölgesi, bu teknikle toparlanıyor. Yapısal olarak düşük kalçalı kadınlara da uygulanıyor. Lokal (bölgesel) anestezi ya da biraz uyutarak gerçekleştirilen operasyon, ortalama yarım saat sürüyor. Bu sayede yuvarlak bir kalça elde ediliyor. Asma dikişleri tamamen kalça kıvrımının içinde gizli oluyor. Kesiler minik olduğu için hiç iz kalmıyor. İpliklerin geçtiği yerlerin izleri çok dikkat edilirse, birkaç ay görülür. Ancak, daha sonra bu izler de tamamen kaybolur. Operasyonla yuvarlak kalçalar oluşuyor.

* Kalça asmanın silikonla kalça oluşturmaya göre avantajı nedir? Bu teknikte vücuda yabancı bir cisim koyma ihtiyacı olmuyor. Operasyonun ertesi günü hastalar işlerine gidebiliyor. Silikon ise, çok daha zahmetli bir ameliyat gerektiriyor. Ben tercih etmiyorum, yurtdışında da çok ender olarak kullanılıyor. Silikon kalça bölgesinde kullanıldığında, zamanla istenmeyen sonuçları olabiliyor. Şekil bozuklukları daha sık olabiliyor. Oradaki kas zedelenebiliyor. Bu nedenle, yoğun ağrı çeken hastalara rastlıyoruz.

OTURURKEN DİKKAT EDİN

* Kalça asmada bir süre sonra sarkma oluşabiliyor mu? Kişiye göre değişiyor. Bir yıl sonra da sarkma tekrarlayabiliyor, beş yıl sonra da tekrarı gerekebiliyor.

* Dikişlerin patlaması gibi riskleri oluyor mu? Kalça asmada üç hafta dikkat edilmesi gerekiyor. Hastalar öyle pat diye hemen oturmuyor. Zorlama olursa, dikişler içerde dokuları yırtarak gevşeyebilir. Dikiş kopmaz, çok sağlamdır. Ancak, gevşeme olabilir. Bunun için üç hafta süreyle dikkatli oturmalarını ve varis çorabı giymelerini öneriyoruz. Üç haftadan sonra bu risk azalıyor, bir buçuk ay sonra ise hiç iz kalmıyor.

* Kalça asmak için en uygun zaman hangisidir? Bu operasyon en geç haziran ayının ortalarına kadar yapılmalıdır. Bence en ideal zaman kış ayları ve bahardır. Kadınlar yaz aylarına böylece daha formda kalçalarla girebiliyor.

* Sık yapılan bir operasyon mu? Bu, benim geliştirdiğim bir yöntem. Henüz yayınlamadığım için diğer plastik cerrahlar tarafından uygulanmıyor. Mayıs ayında Amerikan Estetik Plastik Cerrahi Kongresi’nde davetli panel konuşmacısı olarak, meslektaşlarımla bu yöntemi paylaşacağım. Zaten konu çok ilgi çektiği için bu panele dahil edildim.

* Kimlere uygulanamaz? Çok yaşlanmış ve derileri çok sarkmış kişilerde bu yöntem başarılı olamaz. Bu takdirde, keserek bu sarkmaları gidermek gerekir.

* Bu operasyonu geçiren kadınların daha sonra hamile kalmasında bir sorun olabilir mi? Hayır, kesinlikle olmaz.

KÜBA VE BREZİLYALILAR ÇEKİCİ

* En ideal kalçalar nasıldır? Kadınlar hayalindeki kalçalara bu yöntemle kavuşabiliyor mu? Yapılan bir araştırma, kadınlarda kalça ile belin 1.7 ile 1 oranında olduğunu gösteriyor. Bunun daha açık tarifi; neredeyse bel ölçümünün iki katına yakın kalçalara sahip olmaktır. Beli 60 olan bir kadının ideal kalçaları 102′dir. Küba ve Brezilya’da kalçaların çekici olması, muhtemelen bu ölçülerdeki kadınların çokluğundan kaynaklanır. Özellikle Brezilya’da bu ölçülere ulaşamayan kadın, kalçalarını büyüterek, çekici ve seksi duruma getirebilmektedir. Latin danslarında bu anatominin de çok önemi olsa gerek.

* 90-60-90 ölçüsü o zaman çok da doğru değil mi? Bu ölçüler güzellik yarışmalarında, genel bir fikir vermek için kullanılır. Yüzde 100 doğru olamazlar. Zira, göğüs yapısı geniş, ama memeleri küçük olan bir kişi de 90 ölçüsüne ulaşabilir. Kalçada da aynı durum söz konusudur. Kalça kemiği geniş olan bir kişide ölçüm büyük çıkacaktır. Ancak, kalçanın yuvarlak çıkıntısı bu kişilerde eksik olduğunda hiç de çekici, güzel bir görüntü vermeyecektir.

* Erkekler de kalça şekillendirme ameliyatı yaptırıyor mu? Erkeklerde kalçanın küçük olması gerekir. Hemen hemen kalça ölçüsü bel oranına yakındır. Erkekler daha çok kalça küçültme için başvuruyor. Nadir olarak büyütme başvuruları da karşımıza çıkıyor.

Sabah

11 com

* Vücut kontürü için neler yapılıyor? Kalçaya yağ enjeksiyonu ile yuvarlaklaştırma yapılabiliyor. Yağ enjeksiyonu için karından belden, çıkıntılı olan yerden yağ alınıyor. Böylelikle hem bölgenin şekli düzeltiliyor, kontür veriliyor hem de o yağlar başka bir yerin eksik kontürünü tamamlamış oluyor. Bacaklarda eğriliği olan insanlar için ‘doku kokteyli’ uygulanıyor. Özellikle diz altı bölgeleri eğri duranlara ‘doku kokteyli’ ya da ‘yağ enjeksiyonu’ yapılarak, bu bölgeler daha düz hale getirilip, hoş bir duruma sokulabiliyor. Dünya Estetik Cerrahi’sinde sunumunu yaptığım bu yöntem sıklıkla uygulanıyor. Bu eğriliklere silikon da konabiliyor ama ben tercih etmiyorum. Silikon şekil bozuklukları yapabiliyor. Üstelik, giriş yerlerinde en az iki-üç santim olan kesi yerleri iz bırakıyor. Halbuki, doku kokteyli ya da yağ enjeksiyonunda operasyon iğneyle yapıldığı için iz kalmıyor.

* Kadınlar vücut hatlarını düzeltmek için en çok hangi operasyonları tercih ediyor? En fazla tercih ettikleri yöntem ‘liposuction’ oluyor. Üst bedeni 34, alt bedeni 42 olan kadınlar için liposuction en ideal yöntemdir. Liposuction’un ardından oluşan boşlukları düzeltmek için bazı bölgelere enjeksiyon da yapılıyor.

* Vücut kontürü ameliyatlarını erkekler de yaptırıyor mu? En sık hangi taleplerle size başvuruyorlar? Erkekler de yaptırıyor. Popo astıran az, ancak popoya yağ enjekte ettiren var. Bacaklardaki eğriliğini düzelttirenler var. Kontür bozukluğu olan erkeklerde özellikle ‘meme liposuction’ çok önemli. 16-17 yaşındaki çocuklara, meme kontür düzeltirme ameliyatlarını rutin olarak yapıyoruz.

* Kaç yaşından itibaren bu ameliyatlar yaptırılabilir? 16 yaşından itibaren vücut kontürü operasyonlarını yapmak mümkün.

Yaz aylarına çok daha güzel girmeyi mi hayal ediyorsunuz? Mayolar, bikiniler için vücudunuzu hazırlamak mı istiyorsunuz? İşte size yaz estetiğinin tüm detayları… İşin uzmanı doktorlar, daha güzel kalçalara sahip olmanın son yöntemlerini anlatıyor. Sizin sorununuz verdiğiniz kilolar ya da hamilelik deformasyonu nedeniyle sarkan karnınızsa, onun da çaresi var. Meme estetiği için en ideal mevsimdesiniz, peki nasıl yaptıracağınızı biliyor musunuz? Kırışıklıklarla savaşmak için yaptırabileceğiniz müdahaleleri doktorlar anlatıyor. Bu yaz daha güzel olmanın tüm yöntemlerini sizin için bu yazı dizisinde araştırdık…

Prof. Dr. Onur Erol, kalça estetiği için kendi geliştirdiği ‘kalça asma’ yöntemiyle ilgili sorularımızı yanıtladı…

* Kalça astırma nedir? ‘Kalça asma’ benim geliştirdiğim, ameliyatsız olarak sarkmış olan kalçanın dikişlerle asılmasını sağlayan yöntemin adı. Aynen ‘kaş asma’ gibi. Bu yöntemde ameliyata gerek kalmıyor. Gevşeme nedeniyle sarkan kalça bölgesi, bu teknikle toparlanıyor. Yapısal olarak düşük kalçalı kadınlara da uygulanıyor. Lokal (bölgesel) anestezi ya da biraz uyutarak gerçekleştirilen operasyon, ortalama yarım saat sürüyor. Bu sayede yuvarlak bir kalça elde ediliyor. Asma dikişleri tamamen kalça kıvrımının içinde gizli oluyor. Kesiler minik olduğu için hiç iz kalmıyor. İpliklerin geçtiği yerlerin izleri çok dikkat edilirse, birkaç ay görülür. Ancak, daha sonra bu izler de tamamen kaybolur. Operasyonla yuvarlak kalçalar oluşuyor.

* Kalça asmanın silikonla kalça oluşturmaya göre avantajı nedir? Bu teknikte vücuda yabancı bir cisim koyma ihtiyacı olmuyor. Operasyonun ertesi günü hastalar işlerine gidebiliyor. Silikon ise, çok daha zahmetli bir ameliyat gerektiriyor. Ben tercih etmiyorum, yurtdışında da çok ender olarak kullanılıyor. Silikon kalça bölgesinde kullanıldığında, zamanla istenmeyen sonuçları olabiliyor. Şekil bozuklukları daha sık olabiliyor. Oradaki kas zedelenebiliyor. Bu nedenle, yoğun ağrı çeken hastalara rastlıyoruz.

OTURURKEN DİKKAT EDİN

* Kalça asmada bir süre sonra sarkma oluşabiliyor mu? Kişiye göre değişiyor. Bir yıl sonra da sarkma tekrarlayabiliyor, beş yıl sonra da tekrarı gerekebiliyor.

* Dikişlerin patlaması gibi riskleri oluyor mu? Kalça asmada üç hafta dikkat edilmesi gerekiyor. Hastalar öyle pat diye hemen oturmuyor. Zorlama olursa, dikişler içerde dokuları yırtarak gevşeyebilir. Dikiş kopmaz, çok sağlamdır. Ancak, gevşeme olabilir. Bunun için üç hafta süreyle dikkatli oturmalarını ve varis çorabı giymelerini öneriyoruz. Üç haftadan sonra bu risk azalıyor, bir buçuk ay sonra ise hiç iz kalmıyor.

* Kalça asmak için en uygun zaman hangisidir? Bu operasyon en geç haziran ayının ortalarına kadar yapılmalıdır. Bence en ideal zaman kış ayları ve bahardır. Kadınlar yaz aylarına böylece daha formda kalçalarla girebiliyor.

* Sık yapılan bir operasyon mu? Bu, benim geliştirdiğim bir yöntem. Henüz yayınlamadığım için diğer plastik cerrahlar tarafından uygulanmıyor. Mayıs ayında Amerikan Estetik Plastik Cerrahi Kongresi’nde davetli panel konuşmacısı olarak, meslektaşlarımla bu yöntemi paylaşacağım. Zaten konu çok ilgi çektiği için bu panele dahil edildim.

* Kimlere uygulanamaz? Çok yaşlanmış ve derileri çok sarkmış kişilerde bu yöntem başarılı olamaz. Bu takdirde, keserek bu sarkmaları gidermek gerekir.

* Bu operasyonu geçiren kadınların daha sonra hamile kalmasında bir sorun olabilir mi? Hayır, kesinlikle olmaz.

KÜBA VE BREZİLYALILAR ÇEKİCİ

* En ideal kalçalar nasıldır? Kadınlar hayalindeki kalçalara bu yöntemle kavuşabiliyor mu? Yapılan bir araştırma, kadınlarda kalça ile belin 1.7 ile 1 oranında olduğunu gösteriyor. Bunun daha açık tarifi; neredeyse bel ölçümünün iki katına yakın kalçalara sahip olmaktır. Beli 60 olan bir kadının ideal kalçaları 102′dir. Küba ve Brezilya’da kalçaların çekici olması, muhtemelen bu ölçülerdeki kadınların çokluğundan kaynaklanır. Özellikle Brezilya’da bu ölçülere ulaşamayan kadın, kalçalarını büyüterek, çekici ve seksi duruma getirebilmektedir. Latin danslarında bu anatominin de çok önemi olsa gerek.

* 90-60-90 ölçüsü o zaman çok da doğru değil mi? Bu ölçüler güzellik yarışmalarında, genel bir fikir vermek için kullanılır. Yüzde 100 doğru olamazlar. Zira, göğüs yapısı geniş, ama memeleri küçük olan bir kişi de 90 ölçüsüne ulaşabilir. Kalçada da aynı durum söz konusudur. Kalça kemiği geniş olan bir kişide ölçüm büyük çıkacaktır. Ancak, kalçanın yuvarlak çıkıntısı bu kişilerde eksik olduğunda hiç de çekici, güzel bir görüntü vermeyecektir.

* Erkekler de kalça şekillendirme ameliyatı yaptırıyor mu? Erkeklerde kalçanın küçük olması gerekir. Hemen hemen kalça ölçüsü bel oranına yakındır. Erkekler daha çok kalça küçültme için başvuruyor. Nadir olarak büyütme başvuruları da karşımıza çıkıyor.

* Türk kadınları size daha çok kalçalarını küçültmek için mi, yoksa büyütmek için mi geliyor? Genç kızlar daha çok kalçalarını şekillendirmek için geliyor. Belin daraltılması, kalça kenarlarının helkeltraş gibi yontularak düzeltilmesi, kalçanın orta bölümüne yuvarlak bir kontür verilmesi, ideal bir yapıyı bu gençlere kazandırıyor. Çok aşırı derecede şişmanlamış kişilerde, liposuction tekniği’ kullanılarak kalça ve basen kısımlarına şekil vermeye çalışılır. Bu işlem sırasında kalçanın hatlarının ve çıkıntısının muhafaza edilmesi son derece önemlidir. Aksi takdirde, düz, anlamsız bir kalça şekli ortaya çıkacaktır. Çoğu zaman yanlış yapılan yağ çekme operasyonlarının ardından, bu bölgeden kontür vermenin önemi unutularak, kalçasız ve şekilsiz kişiler ortaya çıkıyor. Bu kötü sonucun olmaması için bu konuda tecrübeli plastik cerrahlara başvurmak en akıllıca yoldur.

Sabah

22 com

Dövme Sildirme
Son yıllarda yine trend halinde yayılan dövmeyi yaptıranların birçoğu, belli bir süre sonra sıkılıp vücutlarındaki bu kalıcı izden kurtulmak istiyor. Özellikle eşin ya da sevgilinin ismi ya da isminin ilk harfini dövme yaptıranlar ilişki bittiğinde sildirmenin yollarını arıyor.
Ancak dövmeyi sildirmek belki de yaptırmak kadar sıkıntılı hatta daha meşakkatli işlemlere yol açıyor. Üstüne üstlük santimetre karesi 10 dolara yapılan dövmeyi sildirmek isteyenlerin 150 ila 800 doları gözden çıkarması gerekiyor. Tüm bunlara rağmen her zaman yüzde 100 sonuç almanın garantisi de yok.

Sanılanın aksine dövme, açık renk olduğunda değil ne kadar koyu renkse o kadar başarıyla çıkarılabiliyor. Yine açık ten rengine sahip olanlarda dövme çıkarma çalışmaları daha başarılı oluyor.

Dövmeden tamamen kurtulmak mümkün mü?
Genel olarak yüzde 50-60 tamamen yok edebiliyoruz dövmeleri. Yüzde 30-40 büyük bir kısmını yok edebiliyoruz. Ama nereden baksanız yüzde 20, tedavi edilemeyen kısmı oluşturuyor. Dövme tedavisi ve çıkarılması zordur.

Dövme nasıl siliniyor?
Burada önemli olan birkaç şey var. İlki dövmenin cinsi. Belli bazı boyalar daha uzun süre kalıyor. İkincisi renk. Siyah, koyu renk dövmelerin çıkarılması, kırmızı, yeşil, sarı renkteki dövmelerin çıkarılmasından çok daha kolay. Renk açıldıkça lazerin odak yapması zorlaşıyor. Çok açık renkli ve özellikle renkli dövmelerde ya tedavi yetersiz kalıyor ya da cildin yanması gibi sonuçlar ortaya çıkıyor. Üçüncüsü derinlik önemli. Yüzeysel dövmeler daha kolay çıkarılıyor. Ama dövme cildin derinliklerine kaydıkça lazer ışığının erişmesi zorlaşıyor. Dördüncü önemli parametre, dövmenin nerede olduğu. Yüz ve boyundaki dövmeleri çıkarmak biraz daha kolay. Çünkü o bölgeyi daha rahat yakıp yüksek enerji kullanabiliyorsunuz. Bu bölgenin özelliği daha hızlı iyileşebilme özelliğinin bulunması. Yüzden uzaklaştıkça tedavi ve iyileşme zorlaşıyor.

“Açık renklilerde dövme koyu renklilere oranla çok daha kolay çıkarılıyor”
Cildin rengi önemli mi?
Cilt rengi ne kadar açıksa o kadar kolay çıkarılıyor. Koyu renklilerde tedavi şansı oldukça az.

Tedavi seçenekleri neler?
Boyanın rengi, cinsi, derinliği ve nerede olduğu göz önünde bulundurularak bir tedavi planı çiziliyor. Tedavide en kesin çözüm o bölgeyi tamamen atıp çıkarmak. Eğer çıkarıp atarsanız orayı bir şekilde kapatmanız gerekiyor. Dövmenin şekli müsaitse bu yapılabilir. Ama örneğin ön kolda büyük bir dövme düşünün, o bölge çıkarıldıktan sonra başka bir yerden deri alıp yama yaparız ikinci bir yöntem olarak. Ama ton farkı her zaman anlaşılır. Zaten bunu çokça önermiyoruz. Ancak çıkaramadığımız, örneğin bir harf olduğunda, çok mecbur kaldığımızda başvurduğumuz bir yöntem. Cerrahinin avantajı kesin çözüm sunması. Ne var ki dövmeden kurtuluyorsunuz ama başka bir iz kalıyor.
Bir diğer cerrahi yöntem zımparalama. Eğer dövme yüz, omuz gibi bölgelerde yüzeyselse, bu yöntemle bir-iki ya da üç seferlik işlemlerle onu tamamen yok etmek mümkün. Ancak işlem sırasında kanama olduğundan açılır, üzerine pansuman yapılır, kapanması bir hafta 10 gün sürer. Güneşe çıkmamak gerekir. Yüzeysel dövmelerde yüzde 100 başarılıdır.

Daha pratik çözümler yok mu?
Lazer uygulamalarına başvuruyoruz. Şu anda bütün dünyanın üzerinde çalıştığı şey, yakmayan lazerler. Bunlar sadece koyu renkli pigmentler tarafından emilen bir ışık türü. Lazer ışını sadece deri altında boyanmış bölgeleri ısıtıp yakıyor. Vücut iki-üç haftada atıyor. Ama derinin üst kısmına bir şey yapmıyor. Ciltte yara oluşmuyor. Bu tedavi, koyu renkli ve derin olmayan dövmeleri yüzde 100 çıkarabiliyor. Ama sarılı, kırmızılı, yeşilli dövmede renk açıldıkça etkisi azalıyor.

“Dövmenin kesinlikle harf olmamasına dikkat edilmeli”
Dövme yaptırırken nelere dikkat etmek lazım?
Profesyonel ellere teslim olmak ve hijyenik şartlarda yaptırmak lazım. Çünkü HIV’den bulaşıcı birçok hastalığa kadar risk yaratıyor.

Dövmeyi çıkarmanın bir yan etkisi, kalıcı izi oluyor mu?
Omuz, sırt ve göğüslerin arası “keloid”e (kabarık görünümlü, kırmızı renkteki yara izi) çok yatkın bölgeler. Çok yüzeysel bile tedavi etseniz bazı kişilerde keloid olabiliyor. Dolayısıyla omuzdaki dövmeyi silerken biraz daha korkuyoruz.

Son teknolojiler Türkiye’de de var mı?
Yurtdışında kullanılan yöntem ve cihazlar Türkiye’de de hemen uygulanıyor. Bugün ABD’de kullanılan teknolojiyle Türkiye’de kullanılan teknoloji arasında hiçbir fark yok. Sadece bunu kullanan cerrahın ve dermatoloğun ya da diğer uzmanların konuyla ilgili tecrübesi önemli. Tedavi ederken cildi yakabilirsiniz de. Aletin kuvveti arttıkça zarar verme riski de artıyor.

Vücudun nerelerine dövme yaptırılmasını önerirsiniz?
Kalçanın üst, belin alt kısmına örneğin. Dövme yaptırırken gözükmeyen bir yerde bulunmasına ya da kesinlikle harf olmamasına özen gösterilmeli. Bir şey yaptıracaksa, sevdiği biri ya da bir şeyle ilgili sembol yaptırsın; burç sembolü olabilir örneğin ama kesinlikle isim ya da harf yaptırılmasın. Çünkü gelecek hayatlarında problem oluyor, çıkartmak isteyebiliyorlar. Mümkün olduğunca güneş görmeyen bir yere yaptırılmasında da fayda var. Çünkü çıkarılacaksa eğer, o bölge güneşe çok hassas oluyor ve altı ay güneşe çıkmamak gerekiyor. Dolayısıyla omzun alt tarafı, göğüs, kasık gibi kolay saklanabilecek yerlere yaptırmak daha mantıklı. Dövme yaptırılacaksa, “Bu artık benim vücudumun bir parçası olacak” diye düşünmek lazım.

173 com

Yeni Şafak yazarı ve İlahiyat Profesörü Hayrettin Karaman’ın gazetesinde başlattığı, estetik ameliyatın dini açıdan bir sakıncası olmadığı yolundaki tartışma, değişik tepkiler çekti.
Karaman’ın, “Psikolojik anlamda kişinin doğuştan ya da sonradan oluşan kusurları görerek kendini kötü hissetmesi sonucunda estetik ameliyat yaptırması caizdir” sözlerini, ilahiyatçılar ve estetik cerrahlar değişik yorumladı. İlahiyatçılar, abartılı, şöhret ve para kazanmak için yapılan estetiğin doğru olmadığını belirtirken, ihtiyaç durumu içinse ‘Uygundur’ denildi. Estetik cerrahlar ise, bu operasyonların insan psikolojisine olumlu etkilerini dile getirdi. Özetle tarafların görüşleri şöyle:

İLAHİYATÇILAR NE DEDİ?

Prof. Dr. Hamdi Döndüren: Yaradılış şeklini tamamen değiştirmemek kaydıyla doğuştan veya sonradan oluşan, kişiyi rahatsız eden eksiklik durumunda estetik ameliyat caiz olur. Ancak başka bir kişilik haline gelmek için yapılan estetik onaylanmaz. Sınırlı ve ölçülü estetik caizdir.
Prof. Dr. Suat Cebeci: Bir kusuru gidermek, psikolojiyi, insan arasındaki konumu düzeltmek, tedavi maksadıyla değiştirmek caizdir. Para, şöhret, itibar için yapılması doğru değil.
Prof. Dr. M. Saim Yeprem: Estetik ameliyat kişinin bedensel ve ruhsal sağlığı açısından gerekli görülürse mahzuru yok. Kişinin sağlığına uzun vadede zarar verecekse mahzurlu. İhtiyaç varsa caiz.
Prof. Dr. Beyza Bilgin: Peygamberimiz, sırf güzellik için kendini değiştirmeye pek itibar etmemiş. ‘Allah en güzel şeklinde yarattı’ denir. Sonradan olanları düzeltmek, aslına uygun hale getirmek görev bile olur.

ESTETİK CERRAHLAR NE DEDİ?

Prof. Dr. Onur Erol: Bazı bölgelerindeki eksiklik nedeniyle depresyona girmiş hastalar tanıyorum. ‘Rahatsızlığı, anatomik bozukluğundan. Düzeltilirse düzelir’ diye psikiyatriden gelen hastalar olmuştur. Kişi görüntüsü nedeniyle komplekse girmişse bu, işine ve başarısına, evliyse evliliğindeki tutumuna etki ediyor. Kişi koskoca burnuyla mutluysa dokunulmamalı ama kepçe kulaklı bir çocuk, 5 yaşında ameliyat edilmelidir; çünkü arkadaşlarının söylediği sözlerin yarattığı yıpranma müthiştir.
Doç. Dr. Cemal Şenyuva: Estetik cerrahinin psikolojik faydaları kesin. Özgüveni artırıyor, kişinin kendiyle barışık olmasını sağlıyor. Mevcut asimetriyi, sakatlığı gidermesi açısından önemli. Patalojik sınırlarda olan çok büyük göğüs, burun, çeneyi düzeltmek kozmetik işlemler değil; bunlar koleksiyon yani düzeltici ameliyatlardır.

SANATÇI VE MANKENLER NE DEDİ?

MAGAZİN SERVİSİ
Berna Laçin: Bir kadının göğüsleri beline kadar sarkmış, eşiyle mutlu değilse, çok büyük burnuyla kötü hissediyorsa neden estetik yaptırmasın? Ama Allah’ın yarattığı görünümümüzü Nicole Kidman’a benzetmeye çalışmak çok yanlış.
Siren Ertan: Bir kadın daha güzel, iyi ve güvende hissettiğinde mutlu olur. Böyle mutlu olacağına inanıyorsa yaptırır, bu kişisel kararıdır. Neticede dini değerleri günümüzün çağdaş şartlarına göre düzenlemiş durumdayız.
Ece Gürsel: Mankenlik ve fotomodellik yaptığımız için görselliğimize önem veriyoruz ve estetik gerekiyor. Bunun hâlâ tartışılması tuhaf.
Hande Ataizi: Estetik, insana daha mutlu ve güvenli hissettirecekse yapılabilir. Ben yaptırdığım estetiklerin bana yakıştığını düşünüyorum. Görsel bir iş yapıyorum. Caiz mi değil mi bilmem ama daha keyifli bir yaşam getirecekse bence bir sakıncası yok.

Milliyet

one

Tüm olumsuz çevre koşullarına ve hızla akan zamana rağmen artık yaşlanma hızını yavaşlatmak, uzun süre zinde, sağlıklı, genç ve güzel görünümü korumak, günlük yaşamdaki aktif rolü sürdürmek mümkün. Egzersiz ve sağlıklı beslenme alışkanlığının yaygınlaşması, kozmetiklerin, hatta küçük cerrahi desteklerin erişilir olması yaşlılık duygusunu hayatımızdan uzaklaştırıyor.

41 ülkede 22 bin 780 internet kullanıcısıyla yapılan araştırma, nüfus kağıdındaki yaşla, hissedilen yaş ve görünümün farklı olduğunu ortaya koydu.

Ankete katılanlar, çevrelerindekileri ve kendilerini 10 yıl daha genç görüyor. Yüzde 60’ı, günümüzün 40’lı yaşlarının, aslında eskinin 30’lu yaşları olduğunu düşünüyor. Yarısından fazlası ise orta yaşın 60’lara kaydığına inanıyor. Genç hissetme duygusu erkeklere oranla kadınlarda daha fazla. İşte bu duyguyu yaratan etmenler ve yaşlanmayı yavaşlatmanın yolları.

ACNielsen araştırma şirketinin yaptığı araştırmaya göre, günümüz insanı yaşam tarzını değiştirerek zamanın yıpratıcı etkilerini yavaşlatmaktan hoşnut. Geleneğe bağlı toplumların bireyleri bunu doğal yollarla gerçekleştirmeyi tercih ediyor. Hong Konglular’ın yüzde 94’ü, Endonezyalılar’ın yüzde 92’si, Malezyalılar’ın ve Japonlar’ın yüzde 91’i, Çinliler’in yüzde 85’i yaşlılığa karşı “asla” estetik cerrahiye başvurmayı düşünmüyor.

RUSLARIN YARISI ESTETİĞE EVET DİYOR

Estetik cerrahiye istekli olanların başında ise Ruslar geliyor. Yüzde 48’i “yaşlandığımda kozmetik cerrahi düşünebilirim” diyor. Yunanlılar’ın yüzde 37’si, İrlandalılar’ın yüzde 31’i, Türkler’in yüzde 29’u, İtalyanlar’ın, Polonyalılar’ın, Portekizliler’in yüzde 28’i, İngilizler’in de yüzde 27’si konuya sıcak bakıyor.

Genç kalmak ve hastalıklardan korunmak için en etkili yol düzenli egzersiz. Düzenli egzersiz dinç tutmakla kalmayıp, kalp krizi, osteoporoz ve diğer kronik hastalık riskini de azaltıyor.

Eğer kendinizi sağlıklı hissetmek istiyorsanız günde sadece 30 dakika ayırmak bile yetiyor. Hatta bu 30 dakikayı 10’ar dakikalık dilimler halinde de kullanabilirsiniz.

Kilo vermekse derdiniz, haftada üç kez, en az 30 dakika egzersiz şart. Egzersizin ilk dakikalarında vücut glikoz yakıyor. Ancak 30 dakikadan sonra yağ yakmaya başlıyor.

Yaşınızın ilerlemesi belinizin kalınlaşmasına mazeret olmamalı. Kalın bel ve göbek sadece estetik açıdan değil, sağlık açısından da endişe verici. Avrupa kılavuzları, kadınlarda bel kalınlığı sınırını 88 santimetreden 80’e çekti. Erkeklerdeki sınır ise 94 santimetre. Türkiye’de kadın ve erkeklerin bel ölçüsü eşit. 90 santimetre dolayında.

55 yaştan sonrası

Güneş, yerçekimi, cildin yapısındaki değişiklikler ve menopozla östrojensiz kalmak cildin yaşlanma sürecine katkıda bulunuyor. Çizgiler, kırışıklıklar, sarkmalar başlıyor. Ancak kaç yaşında olursanız olun, cildiniz için geç kalmış sayılmazsınız. Biyolojik yaşına görünümüyle direnmek isteyen kadınlara hitap eden çok sayıda seçenek var. Amerikan Hastanesi Dermatoloji Bölüm Başkanı Doç. Dr. Yasemin Oram’a göre 55 yaş ve üstünde bile ciltteki yıpranmayı hafifletecek seçekler bulunuyor. “55 yaşından sonra cilt parlaklığını ve sıkılığını kaybetmeye başlar. Bunun en büyük sebebi cildin temel destek maddesinin kaybolmasıdır. Yüz çevresi sarkar. Cildin fizyonomisi değişir. Daha yorgun, daha donuk görünür. Günümüzde hızla gelişen teknolojiyle birlikte yüz ovalinin yeniden belirginleştirilmesi ve sarkmaların toparlanması mümkün.”

Genç kalmak için ne yapmalı

Sigarayı bırakın. Cildinizi ve saçınızı cansızlaştırır, özellikle ağız çevresinde erken kırışıklıklarayol açar.

Alkolü azaltın. Birçok sağlık probleminin kaynağı. Güzelliğinizi de tehdit ediyor.

Sağlıklı ve dengeli beslenin. Antioksidanlar, vitaminler ve minerallerle dolu taze sebze ve meyvelere ağırlık verin.

Düzenli egzersiz yapın. Cildiniz sağlıklı olur, duruşunuz düzelir ve vücudunuz şekle girer.

Güneşten korunun. Ultraviyole ışınlar, cildin en büyük düşmanları arasında.

Uykunuzu alın. Vücudunuzun kendini yenilemesi için yeterli zamanı tanıyın.

Stresle başa çıkmanın etkili yollarını bulun. Yüzünüze ve duruşunuza yansımasına izin vermeyin.

Diş bakımına özen gösterin. Diş doktorunuza belli aralıklarla gitmeyi ihmal etmeyin.

Nem ciltte yaşlanmayı yavaşlatıyor

Cilt kuruluğu, dokuların erken yaşlanmasına neden oluyor. Güneş ışınları, soğuk, kirli hava gibi olumsuz dış etkenler, deterjanlı ürünler, cildi gereğinden fazla yıkamak gibi yanlış alışkanlıklar, sigara, içki, uykusuzluk gibi sağlıksız yaşam tercihleri, yaşla cildin su tutma kapasitesinin azalması cildin nem dengesini bozar. Kurumasına neden olur. Nemsiz bir cilt, dış etkenlere karşı dayanıksızlaşır, çabuk yıpranır. Çizgiler, kırışıklıklar belirmeye, kısaca cilt yaşlanmaya başlar. Sağlıklı görünüm ve cildinizi korumak için günde 1.5-2 litre su için. Metabolizmayı destekler, ayrıca cildin elastikiyetini, yumuşaklığını sağlar. Cildin yaşlanmasını tamamen durdurmak henüz mümkün değil. Ancak nemlendiriciyle yavaşlatabilirsiniz. Nemlendirici ürünler; kaybedilen suyu cilt katmanlarına taşıyarak ve gerekli suyun cilt tarafından tutulmasını sağlayarak nemsizliği azaltıcı, hatta giderici rol oynar. Her cildin yapısı, nemlendirici gereksinimi farklı. Yağlı ciltler için hazırlanan nemlendiricilerde su, kuru ciltler için hazırlananlarda yağ bazlı içerikler bulunur. Nemlendiriciler cildi sadece kurumaktan değil, çevresel kirlilik ve yıpranmadan da korur.

Mesude ERŞAN – Hürriyet

none

Her geçen gün yeni bir estetik cerrahi ameliyatı duyuyoruz. Burun, göğüs, yüz gerdirme, yağ aldırma ameliyatlarına zaten alıştık. Ama geçtiğimiz hafta çıkan ve Hande Ataizi’nin kaburga kemiğini aldırarak daha ince bir bele kavuşmak istediğini belirten haberle birlikte gördük ki korse kullanma, yağ aldırma yetmemiş, sıra kaburgaya gelmişti.

Öğrendik ki “plastik cerrahların rutin olarak yaptıkları ameliyatlar dışında kalanlara” ekstrem ameliyatlar deniyor. Ayak estetiği, bileklerin inceltilmesi, penislerin kalınlaştırılması, vajinanın düzeltilmesi, dilin kısaltılması… Ünlü plastik cerrahlarımızla ekstrem ameliyatları konuştuk. Çoğunun kanısı bu operasyonların daha zor, daha acılı ya da daha pahalı olmadığı ama daha nadir istenen ya da yine nadir uygun görülen işlemlerin olduğu yönündeydi. Yine konuştuğumuz cerrahların hiçbiri bu tür ameliyatları gerçekten bir zorunluluk yoksa yapma taraftarı değildi. Hatta bir ara ben “Bunları konuşurken fena oluyorum” dediğimde “Biz de” dediler.

“Ayak parmakları duruma göre uzatılıyor ya da kısaltılıyor”

Dr. NACİ ÇELİK
Kaburga alınmasından kasıt 12′nci, serbest kaburga dediğimiz kaburganın alınması ile belin daha ince gösterilmesi. Bazı insanlarda bu 12′nci kaburga biraz daha belirgin, çıkık olur. Ne kadar yağsız, kilosuz da olsalar bel olduğundan kalın görünür. Aslında bu uzun süredir bilinen bir yöntem. Ben burada hiç böyle bir ameliyat yapmadım ama yurtdışında kaburga kemiğinin alındığı bir ameliyatta bulundum. Diğer çoğu estetik ameliyata göre daha basit bir ameliyattır. Ama çok yapılmıyor çünkü zaten biz önermiyoruz. Çok nadir olarak doktor önerdiğinde bile bu sefer hasta kabul etmiyor, korkuyor.

“En zoru tırnak nakli”
Ekstrem ameliyatlara örnek olarak elde ve ayakta parmak estetiğini verebiliriz. Özellikle elde parmak estetiği çok zorlu bir ameliyattır. Çünkü elin fonksiyonlarını kaybetmemesi gerekiyor.
Ayak parmağı estetiği özellikle yazları açık ayakkabıların giyilmesi nedeniyle daha çok istenen bir ameliyattır. Parmaklardaki yamukluk giderilebiliyor. Ayak parmağı uzatılabiliyor ya da kısaltılabiliyor. Gerçekten bazı hastaların ikinci ayak parmakları başparmaktan çok daha uzun oluyor, o kısaltılıyor. Kemik kesiliyor, ayak parmağı kırılmış gibi davranılıyor hastaya.
Bir de ayak bileğini inceltme var. Aslında liposuction’la bilekteki yağlar alınıyor. Ancak ameliyat sonrasında ağrılar çok uzun sürebiliyor, iki-üç ay olabiliyor.
Tırnak nakli var. Bazı hastaların ellerinde tırnak kayıpları olabiliyor çeşitli rahatsızlıklardan dolayı.
O zaman ayak parmağından damarıyla birlikte tırnak alıyoruz ve el parmağına naklediyoruz. Bu çok zor bir ameliyattır. En az beş saat sürüyor.

“Bıyık da ektiriyorlar”
Erkeklerde ekstrem ameliyat örnek vermek gerekirse… Saç ekimini herkes bilir ama bıyık ve sakal ekimi de yapılıyor.
Bize gelen hastalara bu ameliyatların düzeltici ameliyatlar olduğunu, güzelleştirmek üzere yapılan ameliyatlar olmadığını anlatıyoruz. Herhangi bir hasta gelip sadece belinin daha ince olmasını istediğini söylediği için ameliyat yapmam.

“Etnik faktörler etkili oluyor, Asyatik göz yapısının Avrupai hale getirilmesi gibi”

Dr. SERDAR EREN
Estetik cerrahide rutin olmayan ekstrem ameliyatlardan bahsederken, ilk önce bu tür ameliyatların her plastik cerrah tarafından yapılabileceğini belirteyim. Ama bu ameliyatlar çok nadir yapılmalı.
Burun, göz kapağı gibi estetik cerrahide rutin yapılan ameliyatlar etnik faktörlerden dolayı ekstrem ameliyatlar gurubuna girebilir.

Popo büyütme de var
Örneğin Asya ırkı insanının Asyatik göz ve burun yapısını Avrupai bir görünüme getirmek istemesi ya da Afrika kökenli olan insanların kalın dudaklarını inceltmeye, burun şekillerini değiştirmeye çalışması gibi. Brezilya’da yaygın bir şekilde, bazen de Avrupa’da nadir olarak popo büyütme ameliyatlarına rastlanmakta.
Bazı ameliyatlar da sportmen görünmek isteyen erkekler tarafından arzu edilir. Örneğin pazu, göğüs ve alt bacak adalelerine protez koydurarak vücut çalışıyormuş izlenimi vermeye çalışanlar oluyor. Bir de bunun tersi var. Son zamanlarda bütün eleştirilere rağmen alt bacağı kalın olan kadınlarda arka alt bacak adalesinin yarısı çıkartılarak inceltme işlemi yapılıyor.
Ekstrem ameliyatlar içinde jenital bölgelerin değişiklikleri için yapılan işlemler ön plana geçmiştir. Bunların içinde penis uzatılması, büyütülmesi, kalınlaştırılması sayılabilir. Genel olarak jenital bölgeye operasyon istenmesi erkeklerde kadınlara oranla daha çok görülüyor. Tabii uzatılması denince iki-üç santimlik bir farktan bahsediliyor. Bunu duyan çoğu hasta pek hoşlanmıyor.
Başka ekstrem ameliyat örnekleri vermek gerekirse: Fonksiyonel sebeplerden dolayı yapılan nadir ameliyatların kapsamına aşırı terlemenin giderilmesi için koltukaltı terbezlerinin özel liposuction kanülleri ile anılması, meme başının aşikar olması için büyütülmesi…
Benim kişisel görüşüm, bu tür ameliyatların birçoğunu hiçbir şekilde yapmamakla hastaya daha büyük bir yardım edeceğimiz şeklindedir. Hastalarımızın her şeyi isteme hakkı vardır. Burada önemli olan biz plastik cerrahların hastanın her şikayetinde “ameliyatla düzeltebilir, ortadan kaldırabilirim” duygusuna kapılmamamız.

“Kaşı çıkık diye kafatasını törpületmek isteyenler var”

Dr. OSMAN OYMAK
Geçtiğimiz hafta Hande Ataizi’nin kaburga kemiğini aldırarak daha ince bir bele kavuşacağı haberi çıktı. Siz bu ameliyat konusunda ne düşünüyorsunuz?
Bu tür ameliyatları isteyen herkesi normalin dışında kabul ediyorum. Siz hiç kimsenin hayatında bir kadına bakıp da “Yahu şu kadının şu kaburgası olmasa ne güzel olurdu” dediğini duydunuz mu?

Canım “Kaburgası olmasa” demez de “Beli ince olsa” der…
O zaman da efendim spor yapsınlar, bir şey yapsınlar.

Belki şişmanlıktan, yağdan değil de kemikten beli kalın görünüyor olabilir.
Yok canım, fil gibi yiyorlar, yemesinler o kadar. O işin palavrası. Bu sektörde birkaç adam enteresan olmak için bir şeyler uyduruyor ama normalin dışında iş yapmak güzel değil, estetik değil. Bunun bir mantığı yok.

“Kafasını da kesersin de bir mantığı olması lazım”
Böyle ekstrem ameliyatlar deyince sizin aklınıza başka neler geliyor?
Beşinci ayak parmağını ayağı daha ince olsun diye aldıranlar var. Cerrahi ile her şey yapılır, kafasını da kesersin de mantığı olması lazım. Böyle hastaları da gerçek anlamda hasta olarak kabul ediyorum. Onların isteklerini yerine getiren doktorları da onların suç ortakları olarak görüyorum.

Başka aklınıza gelenler?
Kulağı büyük diye küçülttürenler, penisini kalınlaştıranlar, kaşı çıkık duruyor diye kafatasını törpületmek isteyenler var. Ya da alnı düz diye kafa kemiğinin üzerine protez koyup alnını bombeleştirmeye çalışanlar…

Siz hiçbirini yapmıyorsunuz ama ısrarla yapmanızı isteyenler, inanılmaz paralar teklif edenler çıkıyordur…
Tabii. Böyle isteklerle gelenler oluyor, “Ben yapmam kardeşim” diyorum. Çok fazla para teklif edenler de oluyor. Bir tanesi üstüme yürüdü ve “Sen nasıl bana ameliyat yapmazsın!” diye bağırdı. Odadan kaçtım. Biliyorum kadınla kavga edilmez, dayak yersin. “Parasıyla değil mi!” diyenler çıkıyor. “Ne var canım, şuradan iki böleceksin, sonra şöyle yapacaksın” diye nasıl yapacağımı anlatanlar…

“Allah o kaburgayı boşuna yaratmadı ya!”

Dr. ATİLLA OYMAK
Kaburga alınması aptalca bir şeydir. 30-40 senedir yapılır ama doğaya aykırı bir ameliyat. 12′nci kaburgaları alırsın, o serbest kaburgaları, bel küçülür tabii. Ama Allah onu boşuna yaratmadı ya. Bir işlevi, fonksiyonu var onun. Ben hayatta böyle bir şey yapmadım, yapanlara da güldüm.
Erkekten dönen kadınların ayakları taraklıdır. Bir parmak alınır, beş yerine dört parmakları olur, dar ayakkabıları giyebilirler. İşte size ekstrem bir ameliyat daha. Bunu yapan var Türkiye’de. Aklım almıyor.
Boy uzatanlar var biliyorsunuz. Üç santim daha uzamak için nasıl ızdırap çekiyorlar. Çekiyorsun hastayı sürekli. İşkence gibi.

Penis kalınlaştırma…
Bir de bu ara erkekler penislerini kalınlaştırmak için yağ yaptırıyorlar. Ne kadar faydası dokunur, tartışılır. Kaval kemiğinden parça aldırıp penisine koyduran, sürekli hazır ve nazır dolaşanlar da var.
Bana gelip desen ki “Ben burun ameliyatı istiyorum ama oyuk burun istiyorum”, üç misli para da versen hayatta yapmam o ameliyatı. Diyorum ki “Sen Türkiye’de oyuk burun, kalkık burun görüyor musun? Niye ben seni anormal yapayım? Sonra ‘Niye yaptırdım?’ diyeceksin.” Memleketin şartlarına uymayan bir istek.

Cher aldırmadım diyor

Daha ince bir bel için kaburga kemiklerini aldırdıkları konusunda söylenti olan sanatçıların başında Cher geliyor. Cher bunu yalanlıyor. Adı geçen diğer ünlüler arasında Elizabeth Taylor, Jane Fonda, Janet Jackson ve Britney Spears var.

7 com

Kadınların olduğu kadar erkeklerin de ilgisini çeken karın germe ameliyatlarını, Anadolu Sağlık Merkezi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Kliniği Direktörü Doç. Dr. Tuğrul Maral’a sorduk.

Karın germe (abdominoplasti) nedir ve ne amaçla yapılır?

- Karın, bel ve kalça bölgesinin konturunun uyumlu olması, sağlıklı, üretken ve formda olma göstergesidir, insanı çekici ve alımlı hale getirir. Abdominoplasti de karın, bel ve kalça bölgesinin konturunu sağlık ve estetik açısından düzeltmeye yönelik çok çeşitli cerrahi teknikleri bünyesinde toplayan bir yöntemdir. Abdominoplasti ameliyatlarının estetik hedefi karın konturunu düzeltme ve normal görünümlü göbek oluşturmadır. Rekonstrüktif hedefi ise karın kaslarının sıkılığını sağlamak ve karında fıtıklaşma ve kas zayıflığının oluşmasını engellemektir.

n Hangi olumsuzluklar bu ameliyatı zorunlu kılıyor?

- Karında abdominoplasti ameliyatlarıyla düzeltilebilen şekil bozukluğunun nedenleri, doğuştan olan kas zayıflığı ve cilt gevşekliği, ameliyatlara bağlı yara izleri ve fıtıklaşmalar, kilo değişmeleri sonucu oluşan yağlanmalar veya cilt sarkmalarıdır. En sık neden çoklu hamilelikler sonrası karında oluşan deri çatlakları, cilt sarkması, cilt altı yağ dokusunda kalınlaşma ile kas zayıflığına bağlı gevşek bir karın ve belin kalınlaşmasıdır. Abdominoplasti primer sellülit olarak isimlendirilen derideki dalgalanmaları tam olarak düzeltmez, fakat sekonder sellülit olarak isimlendirilen deri fazlasına bağlı derideki dalgalanmaları düzeltmede etkilidir.

n Abdominoplasti şişman kişilerde uygulanabilir mi?

- Karın germenin bir vücut konturu düzeltici ameliyat olduğu unutulmamalıdır. Yani kişinin kilo vermesi amacıyla uygulanmaması gerekir. Fakat şişman kişilerde de hamilelik sonrası göbek altı deride sarkma ve gevşeme, çatlaklar, bel bölgesinde deri sarkması veya konturu bozan yağ birikimi olabilir. Abdominoplasti bu nedenle şişman kişilerde de vücut konturunu düzeltmek için uygulanabilir.

n Abdominoplasti kimlere yapılmaz?

- Tıbbi açıdan ciddi sağlık problemleri yaşayan kişiler (ileri derece kalp veya akciğer yetmezliği, hamilelik veya karın içi organ hastalığı) ve ameliyat sonrası gerçekçi olmayan beklentiler taşıyan kişilerde bu operasyonlar uygulanmamalıdır. Bu ameliyata gidecek kişiler duygusal olarak stabil ve motive olmalıdırlar. Tüm hastalar bu ameliyatlardan sonra ufak revizyonlar gerekebileceğini bilmeli ve kabul etmelidirler.

Abdominoplasti nasıl yapılıyor?

- Sıklıkla uygulanan karın germe metodunda göbek ile kasık bölgesi arasındaki sarkık ve çatlak deri cilt altı yağ dokusuyla beraber bütün olarak çıkarılarak göbek üstünde kalan deri aşağıya doğru gerilip kapatılır. Karın kaslarındaki gevşemeyi düzeltmek ve karın duvarını sıkılaştırmak için karın kasları ortada yaklaştırılır. Abdominoplastinin günümüzde uygulanan modern teknikleri, tek seansta göğüs alt uyluklar arasındaki bölgenin konturunun uyumlu ve düzgün olmasını sağlamaktadır.

Yazar: Nilüfer PAZVANTOĞLU – Hürriyet

3 com

Son Yazılan Estetik Haberleri

En Çok Okunan Haberler

En Çok Yorum Yapılan Konular

Son Yorum Yapılanlar:

  • Tugba: Ben luleburgazdan tugba 1 hafta once meme kucultme amelıyatı oldum edırne tıp fakultesınde...
  • rabia: Benim 24 aylık kızımdada karın ve gögüsünde sizinki gibi bir leke var dogustan ben de...
  • FATİH KIRIŞ: 10 ay önce akustik nörinom ameliyatı sonrası yüz felci geçirdim. Devlet memuruyum....
  • okan: ben,dövmemi tamamen iz kalmadan sildirdim diyen kişilere kesinlikle inanmayın ne olursa...
  • dilek: merhaba hocam ben 20 yasındayım yüzümde sivilceden olusan cukurlar var gecer mi kimyasal...