HaberEstetik Menü

Diyet Sonrası Sarkma ve bu sarkmalara uygunalacak estetik operasyonlar..

Hiçbir müdahaleye başlanmadan önce, vücudun uygun kiloya geldiğinden emin olunması ve ondan sonra vücuda estetik cerrahiyle şekillendirme uygulanmalıdır.

Diyet Sonrası Sarkma

Diyet Sonrası Sarkma

Eğer kilo dengesi vücuda sabitlenmezse, plastik ve estetik cerrahi uygulaması sonrasında vücut eski haline tekrar dönmek isteyecektir. Bu sebeple vücutta çatlaklar, gerilmeden kaynaklı ameliyat izlerinde genişlemeler olacaktır.

Bu yüzden en ideali, kilosu dengelenmiş ve kiloluyken bünyesinde bulunan rahatsızlıkları kontrol altında tutulan kişilerdir. Bu cerrahi müdahale bitiminden olumlu beklentileri olanlar, sigara içmeyenler, ameliyatın risklerini bilerek kendini bunlara önceden hazırlamış olan kişiler de ameliyat için uygun nitelikteki hastalardır.
Kilo kaybı sonrasında yapılan bu müdahaleler artık günümüzde yaygınlaşmıştır. Bazen de yağ aldırma ve zayıflama ameliyatlarından çıkan hastaların yüzlerinde de kilo kaybı olabilir ve bunun için estetik bir müdahale olan yüz gerdirme uygulanmaktadır.

Çeşitli vücut şekillendirme ameliyatları şunlardır; vakumla yağ aldırma yöntemi Liposuction, yüzdeki çökük ve sarkık alanlara müdahale edilerek bu bölgelerin gerilmesi, çukurların doldurulması işlemiyle yüz gençleştirme, karındaki aşırı sarkmaları yok etmek için Abdominoplasti, Alt beden lifting yöntemiyle kalçalar ve basen bölgesinin, kasık bölgesi ve kalçanın dış kısımlarındaki fazlalıkların alınması, Üst kol lifting yöntemiyle kolun iç kısımlarının sarkıklığının ortadan kaldırılması,

Mamoplasti yöntemiyle küçük göğüslerin düzeltilmesi, göğüs dikleştirilmesi işlemleri, Jinekomasti uygulamasıyla erkeklerdeki meme büyümesinin çözümlenmesi, Genital lifting yöntemiyle genital organlardakı sarkmaların düzeltilmesi amaçlanmaktadır.

none

Mide Bandı Ameliyatı ve Mide Balonu Uygulaması

Aşırı kilolu olmak, bayanları sağlık açısından tehdit ettiği gibi, onların psikolojik ve ruhsal durumlarına da olumsuz bir müdahalede bulunur. Sıkı bir diyete başlamak ise kişiler için meziyet isteyen bir iştir. Çoğu insan da bu sıkıntıları yaşamak yerine bıçak altına yatmayı göze alırlar.

Son zamanlarda bir çok ünlünün de başvurduğu mide balonu, mide bandı, bypass ameliyatı gibi müdahaleler kilolu kişilerce sıkça tercih edilmektedir. Bunlar, günümüzün başarılı yöntemleri arasındadır.

mide bandı ameliyatı, mide balonu fiyatı, , mide balonu ücreti, mide balonu ameliyatı

mide bandı ameliyatı ve mide balonu uygulaması

Mide Bandı Ameliyatı ve Mide Balonu Uygulaması ve Sonrası
Estetik cerrahi uzmanları obezite tedavisi uygulanan kişilerin sonuçlardan son derece memnun kaldıklarını belirttiler. Tedavi sonrasında derinin eski haline dönme olasılığı olmaz ve kemik yapıdaki değişimler kalıcıdır. Tabi yaş ve kiloya göre sonradan oluşacak görünüm değişebilmektedir. Ancak bir çok hastada tedavi sonrası ufak sarkmalar oluşabilir, deri kendini kolay toparlayamaz. İstenilen sağlıklı vücut görünümünü sağlayamamak elbette hastayı olumsuz etkiler. Cilt kendini salarak düzensiz bir vücut görünümü kazandırabilir size.

Bazen kadın ve erkeklerde göğüs sarkmaları, hatta yassılaşmış göğüsler bile görünebilir. Vücudun bazı bölgelerinde de fazlalıklar dikkat çeker. Bunlar bel ve basen bölgesinde çoğunluktadır. Koltuk altında da sarkmalar görülmektedir. Oluşan bu deformasyon, kilosu aşırı boyutta olan kişilerde daha fazladır.

Estetik Ameliyatla Zayıflama Sağlanabilir Mi?
Aşırı kilolardan kurtulmak için bu yöntemlerin yanı sıra estetik cerrahi ve plastik cerrahiyle kurtulmak mümkün değildir. Estetik ve plastik cerrahi sadece vücudun belli bölgelerinde düzeltmeler yapmaya yaramaktadır. Bu sayede vücuttan ufak doku parçaları çıkarılır ve kiloda değişiklik elbette yaratabilir.

Fazla yağlar ise “liposuction” yöntemiyle alınmaktadır. Bu işlem vakumla yağ alma işlemidir fakat kesinlikle kilo vermeniz için bir çözüm olamaz. Bu yöntemle yağların alınmasına ekstra olarak bir de bazı çıkıntılı bölgelerin görünümünün düzgünleştirilmesi işlemi uygulanabilir. Bu işlemi kilo vermeden uygulamanız çok sağlıklı olmayacaktır. Bunun için önce, kilolarınızdaki fazlalıktan kurtulmalı, ardından bu işlemleri kullanmayı denemelisiniz. Bu sayede, vücudunuzda kilo kaybı sonrası oluşan olumsuz görüntüyü düzeltebilirsiniz.

none

Günümüzde birçok insan fazla kilolarından şikayetçi ve kilo verebilmek adına akıl almayacak yollara başvurmaya devam ediyor. Peki ama gerçekten sağlıklı bir şekilde kilo verdiğinizden emin misiniz? Rejimde misiniz? Yoksa yapmaya çalıştığınız tek şey basen eritme çabasından ibaret mi…

Sağlık uzmanları bireyin iç dünyasında zayıflama isteği olmadan çevresi tarafından dikte edilmek suretiyle girişilen zayıflama çabalarına ve dolayısiyle zorunlu egzersizler konusuna karşı tepkili… Zayıflamak ve fazla kilolarınızdan kurtulmak istiyorsanız öncelikle bunu kendiniz istemelisiniz.

göbek eritme

göbek eritme

Göbek eritme amaçlı yapılacak beslenme programlarına mutlaka spor egzersizlerinin eşlik etmesi gerektiğini bilmelisiniz. Çünkü oturduğunuz yerden kilo veremeyeceğinizi bilmelisiniz, aç kalarak kilo veremezsiniz.

Yapmanız gereken kilo verirken sağlıklı bir vücuda da sahip olabilmektir. Bu noktada size çeşitli spor merkezleri yardımcı olacaktır. Buralara belirli periyotlar ile gitmeli ve rejim programınızı destekleyici egzersizler yapmalısınız.

Kilo veremiyorum gibi bir dert ile muzdarip iseniz, kilo verme konusunun aynı zamanda metabolizma hızı ile alakalı olduğunu da bilmelisiniz. Kimi bireylerin metabolizması yavaş olduğu için aldıkları en ufak bir karbonhidrat bile kilo almasına sebep olabilmektedir. Burada bol su tüketimi ve yapılan egzersizler ile metabolizma hızı artırılabilir ve göbek eritme olayı daha kolay bir hal alır…

none

Zayıflama konusu ve kilolu görünmeme telaşı yüzyıllardır süre gelen bir sorunumuz olarak çıkmıştır karşımıza sanırım. Bu süreçte çok farklı seçenekler önümüze sürülmüş ve kilo verme konusunda çok farklı yöntemlere başvurmuşuzdur.

Fakat belirtmemiz gerekecek ki kilo verme yöntemleri arasında en sağlıklı olanlar doğal yapıya sahip bitkisel zayıflama kapsülleridir.

Bitkisel zayıflama kapsülleri arasında isminden söz ettiren Rx1 ise tarım bakanlığı onaylı olması ile de zayıflama ve sağlıklı bir vücuda sahip olma konusunda güven veriyor. Metabolizmaya yan etkisi görünmeyen, yani Rx1 zararları olmayan bir bitkisel kapsüldür.

rx1

rx1

Birçok bitkisel besin kaynağının kürlerinin bir araya getirilmesiyle oluşan ve günümüzde gelişen teknolojinin de yardımıyla kapsül formatına getirilerek satışa sunulan Rx1, sağlıklı zayıflama konusunda en önemli yardımcılarımız arasında yer alıyor.

Oturduğu yerden kilo vermek, tüm balık etli insanların hayalidir sanırım… Spor yapmaktan ve egzersizlerden sıkılan kişiler için ideal çözüm olan Rx1 ile oturduğunuz yerden kilo verecek, gün boyunca açlık hissi olmaksızın dinç ve zinde bir bünyeye sahip olacaksınız…

Zayıflama konusunda yaşanılan en büyük sorunlardan bir tanesi de vücudumuzda istediğimiz bölgenin zayıflamaması aksine, farklı bölgelerden istenmediği halde incelmeler görülmesidir. Basen bölgesinde oluşan yağlanmaların giderilmesini isteyen bir kişi yüz hattında zayıflama belirtileri gördüğü zaman, kısa sürede spor yapmayı bırakacaktır.

Fakat günde önerilen miktar olarak 1 kapsül Rx1 kullanımı ile ayda ortalama 8 kilo verebilir ve bölgesel zayıflama konusunda sorun yaşamaksızın kilo dertlerinizden kurtulabilirsiniz…

none

Kış boyunca biriktirdiğimiz  kilolarımızın derdine genellikle yaz aylarının başlangıcında düşer ve doğal çözüm yolları ararız. Özellikle basen bölgesindeki istenmeyen yağlanmalar olan selülit bayanların baş belasıdır diyebiliriz. Bayan ziyaretçilerimiz için bu yazımızda sizlere önereceğimiz muhteşem bir selülit tedavisi yöntemi var…. Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu tarafından da önerilen ve doğal olması açısından oldukça önem arz eden bu selülit tedavisi için yazımızın devamını dikkatle okuyunuz…

Selülit basen bölgesinde istenmeyen yağlar olarak görünse de sadece bundan ibaret değildir, vücut metabolizmasına zarar vermektedir. Uzun süreli, bir diğer ifadeyle kalıcı yağlanmalar kalbe kadar zarar vermektedir ve hareket imkanımızı kısıtlamaktadır.

lahana suyu

lahana suyu

Selülit tedavisi için en ideal yöntemler arasında olan ve kilo verme konusunda da bize en büyük yardımcılardan bir tanesi olan Lahana suyu… Lahana suyu ile bütün bir kış boyunca edindiğimiz kilolardan kurtulabilir ve çok daha dinç bir vücuda sahip olabilir. Selülit bölgesindeki yağlanmaya doğrudan etki eden lahana suyu, deri altındaki doku hücrelerinin daha işlevsel hale gelmesine yardımcı oluyor.

Lahana suyu kullanımı ayrıca kolon kanseri olarak tabir edilen kanser oluşumunun önüne geçiyor ve size daha sağlıklı bir beden sunuyor. Lahana suyu kullanımı ile selülitlerinizden kurtulmanız ise çok uzun sürmüyor, bilinçli bir şekilde kullanıldığında 3 hafta içerisinde selülit oluşumu tamamen engellenmiş ve yepyeni bir vücuda sahip olmuş olabiliyorsunuz…

Özellikle bireyde bitkinlik ve bezginlik gibi ruh hallerinin oluşuma sebep olan toksin oluşumu selülit tedavisi ile doğrudan olmasa da dolaylı olarak bağlantılıdır diyebiliriz. Çünkü lahana suyu kullanımı ile selülitlerinize veda ederkeb, vücudunuzda biriken toksinlere de veda etmiş olacaksınız…

none

Cildinizin alt tabakasında, yağ dokunuzun çevresinde oluşan ve portakal kabuğu görünümündeki değişiklikler selülittir.

AWT Selülit Tedavisi

AWT Selülit Tedavisi

Yağ hücrelerinin fazla yağ depolamasıyla bu hücreler genişler ve vücudunuzda bulunan yağ dokusu gittikçe yayılır. Bu yayılma durumu derinizin alt kısmında bulunan bağ dokularını da olumsuz etkiler ve vücudunuzun normalden fazla su tutmasına sebep olarak kan dolaşımınızın gün geçtikçe yetersizleşmesine neden olur. Kan dolaşımınızdaki bu yavaşlama dokulara daha az oksijen ulaşmasına yol açar. Dokularınız elastikiyetini kaybeder ve cilt pürüzlü bir görünüm alır.

Kadınlarda daha sık rastlanıyor
Yağ dokusunun oluşumu, birikimi kadın ve erkeğe göre farklılıklar gösterir. Erkeklerde yağ dokusunu destekleyen bağ dokuları deriye daha paralel, kadınlarda ise deriye dik bir haldedir. Bu da kadınlarda yer çekiminin etkisile yağ dokusunun cildi nasıl aşağıya çektiğini açıklamaktadır.
Selülit bazen kaçınılmazdır
Kadınlarda sıklıkla rastlanan selülit, yaşam içinde normaldir. Özellikle kadınlarda kalça, baldır, basen ve karında görülen bu problem, yağ depolanmasının fazla olduğu bölgelerde oluşmaktadır.
Derinize yakın olan bu yağ tabakalarının arasında oluşum gösteren selülit, yapılan egzersizler ve kilo değişimlerinden fazlasıyla etkilenir. Bunun en önemli sebebi ise, bu kilo değişimi ya da egzersizden etkilenen yağ dokusunun yüzeye yakın yağ dokusu olmasındandır. Bu yüzden, sık sık kilo alıp vermemiş, sporuna, beslenmesine ve diyetine dikkat eden kadınlarda bile rahatlıkla selülit oluşabilir.
Peki selülit nasıl oluşmaktadır?
Selülit ve tedavisi için yapılan araştırmalar sonucunda, selülitin iki etkeni olduğu tespit edilmiştir. Bunlardan birincisi yağ dokusunun desteği olan bağ dokusunun sertleşmesidir. Kolajen yapıda olan bu dokular, sertleşir ve kısalır. Bunun sonucunda selülitteki çukurumsu görüntüye neden olur. Bunun yanı sıra kan ve lenf dolaşımını da engelleyerek, bu görüntünün artışını sağlar. Bu da daha sert, düzensiz ve kaba bir görüntünün oluşmasıdır. Diğer bir etken ise, yağ dokularının derinin alt kısmında oluşturduğu çıkıntılardır. Bu çıkıntılar çukurlaşmayı artırarak görünümü daha da kötüleştirir.
Selülit oluşumundaki diğer nedenler;
• Düzensiz uyku
• Kendi doğal cilt yapınız
• 3 önemli hormonal değişikliği yaşadığınız dönem(ergenlik, gebelik, menopoz)
• Ağır ve kalorisi yğksek besinlerle düzensiz ve yanlış beslenmeniz
• Alkol, çay, kahve ve tütün gibi vücutta toksik etkiler oluşturan maddeleri aşırı tüketiminiz
• Stres ve gerginlik
• Hareketsiz bir yaşam
• Vücutta tuz ve su dengesinde değişiklikler yaratan idrar söktürücü ve müshilleri bilinçsizce kullanmanız
• Kabızlık
• Karaciğer ve sindirim bozuklukları
• Metabolizmal kastalıklar sayılabilir.
Selülitten kurtulun
Tedavisinde oluşumunu önleyecek nedenler mümkün mertebede ortadan kaldırılmalı, selülitin iki ana etkenine yönelik olarak hareket edilmelidir.
Bu noktada genel tercih liposuction yöntemidir ancak selüliti tamamen ortadan kaldırmasını beklemek yanlış bir kanı olur. Bu güne kadar uygulanan karboksiterapi, mezoterapi, lipolizis, kas çalıştırma yöntemleri, lenfatik drenaj gibi tibbi tedavi yöntemleri bile doğru kullanıldığında ancak başlangıç aşamasında yarar sağlayabilmiştir. Fakat günümzde daha etkili bir yöntem olan Akustik Dalga Terapisi (AWT), selülitin iki ana etkenine yönelik uygulanır ve en az yan etkiyle ağrısız olarak kendini gösterir.

Bütün dünyaca bilinen, Madonna’nın selülit tedavisi sebebiyle selülit savar olarak bilinen bu cihazi, hem bağ dokusuna hem de derimizin altında oluşturduğu çıkıntılar üzerinde uyguladığı şok dalgalar sayesinde bağ dokusunun septalarını deriden uzaklaştırarak deriyi serbestleştirir. Ayrıca kalınlaşan derimizin ve yağ çıkıntılarının incelerek azalmasına yardımcı olarak, daha düzgün, sıkılaşmış bir cilde kavuşmanızı sağlar. Bu yöntem ultrason tetkikleriyle kanıtlanmış olduğundan, AWT yöntemi, selülit tedavisinde benzersiz bir uygulama diyebiliriz.

one

Ülkemizde oldukça yaygın bir anlayıştır, diyet yapmadan kilo verilmez düşüncesi… Doğruluk payı olmakla birlikte uygulanan her diyet programının kilo vermemiz konusunda bize yardımcı olacağı gibi bir kesinlik de yoktur. Fakat başarılı bir uzman gözetiminde uygulanan diyet programı sağlıklı bir şekilde kilo vermemizi sağlayacaktır.

Burada dikkat edilmesi gereken uygulanan diyet programının bize kilo kaybı konusunda nasıl bir işlev ile yardımcı olacağıdır. Biz basen bölgesinde incelme bekliyor iken, yüz bölgesinde verilen kilonun doğurduğu hoş olmayan görüntü bu sefer de ruh sağlığımızı etkileyebilecektir.

kilo verme yolları

kilo verme yolları

Diyet türevi uygulamaların oldukça yaygınlaştığı son zamanlarda kilo verme yolları konusunda oldukça bilinçsiz hareket edildiği aşikar… Diyet programları kesinlikle ve kesinlikle her insana uygulanamaz, sağlık yönünden bir engeli olmayan yetişkin bireyler bir diyet programı yapabilir. Fakat çocuklarımız için kilolular diye diyet programı uygulamak yanlıştır ve onların alacağı besin değerini bu düşünce düşürecektir.

Çocuk hastalıkları konusunda dikkatli olunmalıdır ve çocuk yaştaki bireyleri bu tür diyet türevi uygulamalardan kaçınmaları fakat sağlıklı beslenme konusunda ailelerinin kendilerine yardımcı olması daha doğru olacaktır. Erken yaşta obez rahatsızlığına yakalanmış olan çocuk kardeşlerimiz için ise uzman görüşü mutlaka alınmalıdır, bu gibi özel durumlarda onların da diyet programı uygulaması gerekebilmektedir.

Ülkemizde gelişen teknoloji ve küreselleşen dünyanın getirdikleri, bireylere daha az hareket sahası bırakıyor ve az hareket eden bünye daha hantal bir yapıya dönüşüyor. Bu sebeple olsa gerek ki ülkemizde obezite oranı %30′lara varan rakamlara ulaşmış görünüyor. Henüz obezite hastalığına yakalanmamış fakat diyet programı uygulayan kişilerin varlığı da düşünüldüğünde, sağlıklı beslenme ve diyet konusunun önemi rahatlıkla anlaşılabiliyor…

one

Son Yazılan Estetik Haberleri

En Çok Okunan Haberler

En Çok Yorum Yapılan Konular

Son Yorum Yapılanlar:

  • irem: merhaba ben 27 yaşında bir çocuk annesiyim doğumda bi hayli kilo aldım ve daha sonra verdim...
  • Zeynep: Mrb benim de sol gözümde bebeklikden beri göz tembelliği ve buna bağlı şaşılık var.....
  • gülcan: minimum 2.500den başlar 1.500 liraya garanti veriyoruz denilen yerlere güvenmeyin.bu iş...
  • volkan: kanki ayni problem bendede var bende 26 yasindayim hem dislerim bozuk hem de alt cenem...
  • Berde: Arkadaşlar merhaba, ben gruba yeni katıldım ve şimdi kendime kızıyorum daha önce neden...