HaberEstetik Menü

Opr. Dr. Hüsamettin Sökücü, Gaziantep Devlet Hastanesi Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi bölümünde uzman doktorun yaptığı açıklamada, kadınlarda erkeklere oranla 4 kat daha fazla görülen bacak varislerinin, toplar damarlardaki kanın hidrostatik basıncının yüksekliğinden kaynaklandığını, her yüz kişiden 15′inde bacak varislerine rastlandığını söyledi. Varislerin, kalp yetersizliğine bağlı olarak da oluşabildiğini belirten Opr. Dr. Sökücü, “Kalp yetmezliği olan hastaların toplar damarlarında bir miktar kan göllenmektedir.

Göllenme, basınç artışına yol açarak varis oluşumuna sebep olmaktadır” dedi. Kadınlarda, hamilelik sırasında ortaya çıkan bacak varislerinin en sık yakınılan sorunlar arasında yer aldığına dikkati çeken Opr. Dr. Sökücü, şöyle devam etti: “Hamilelikte, rahim içindeki çocuğun annenin gerek pelvis gerekse sırt bölgesindeki toplar damarlara baskı yapması sonucu bacak, toplar damarlarında oluşan basınç yükselmesi varis sebebidir. Bu sebeple, hamilelerin ayakta fazla kalmamaları, dinlenirken tamamen sırt üstü değil, bir miktar yana dönerek yatmaları daha doğru olur. Varise eğilimi olan kadınların esnek varis çorapları giymeleri de faydalıdır.” ÖNEMSEMEMEK

DOĞRU DEĞİL
Bacaklardaki toplar damarların genişleyip belirginleşmesi şeklinde fark edilen varislerin, estetik kaygı gütmeyen bayanlar tarafından önemsenmemesinin yanlışlığını dile getiren Opr. Dr. Sökücü, şunları anlattı: “Varislerin sonucunu, yalnızca estetik sorun olarak değerlendirmek yanlış olur. Bacak varisleri ağrı, gerginlik, bacaklarda ağırlık meydana getirir. Varisli bacaklara daha sık kramp girer. Varisle bölgede deri ülserleri gelişebilir. Alyuvarların deri dışına sızdıktan sonra deride parçalanıp, içerisindeki demirin bu bölgede birikmesi sonucu ciltte kahverengi lekeler oluşur.” TEDAVİ VE ÖNLEMLER Bacak varislerinin tedavisinde, ilke olarak dinlenme önerildiğini ifade eden Opr. Dr. Sökücü, sözlerini şöyle sürdürdü: “Diğer birçok sağlık sorununda olduğu gibi varislerin önlenmesinde de en etkili çözüm, düzenli olarak yürüyüş yapmak, koşmaktır. Güçlenen bacak kasları toplar damarlara destek görevi yaparak varis gelişme riskini önemli ölçüde düşürecektir. Uzun süre ayakta kalarak çalışanlar (polis, trafik polisleri, aşçılar, dişçiler) yürüyüş ve koşu yapmaya herkesten çok önem vermeli. İlerlememiş varislere karşı dinlenme önerilir. Ancak, dinlenmenin çözüm olamadığı ileri derecedeki varisler, uzmana gidilerek cerrahi müdahaleyle aldırılmalıdır.

Zaman

one

Boy Uzatma
Türkiye’de İstanbul Şişli Etfal Hastanesi 1. Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği, Florence Nightingale Ortopedi ve Travmatoloji Ekibi’nden Doç. Dr. Metin Küçükkaya; ‘ilizarov’ adı verilen boy uzatma yöntemini en fazla uygulayan doktorlar arasında bulunuyor.Boy uzatmaya yarayan ‘ilizarov’ adlı cihaz, kısa boylular için mucizeler yaratıyor. Ameliyatla birkaç ay kemiğe bağlanan bu cihaz, kol ve bacakları uzatıp, cücelikten kurtarıyor… Doç. Dr. Metin Küçükkaya, boy uzatma ameliyatlarındaki son teknikleri anlattı…

Boy uzatma ameliyatları kimlere uygulanabiliyor?
‘İlizarov’ aslında ortopedi ve travmatolojide çok yaygın kullanılan bir tedavi yöntemidir. Bu yöntemin uygulama alanlarından biri, boy uzatmadır. Ancak, aynı zamanda normal kırıkların tedavisinde, bacak eşitsizliklerinde, kaynamayan kırıklarda, kemik enfeksiyonlarında ve çeşitli nedenlerle kemiğin kaybolduğu durumlarda da uygulanıyor. Kol ve bacaklardaki bütün şekil bozukluklarına tatbik edilebiliyor.

Boy uzatmada en zor uygulama alanı cücelik mi?
‘İlizarov’ aslında teknik olarak uzmanlık gerektiren bir yöntemdir. Bunların içinde en zor uygulama alanı; ayak şekli bozukluklarıdır. Yani; doğumsal ya da sonradan kazalar sonucu oluşan, özellikle de yanıklar gibi durumlarda ortaya çıkan ayak deformasyonları. İlizarov yönteminin en kolay uygulama alanı; kırıkların tedavisidir. İkinci kolay uygulama alanı olarak ise ‘boy uzatma’ gelir. Boy uzatmada, uzatılan kemik sayısı arttıkça, yani, aynı bacakta uzatma miktarı arttıkça, karşılaşılan sorunlar da artar.

Boy uzatma ve bacak uzatmak için hangi teknikleriniz var?
Şu anda üç farklı teknik kullanılıyor. Sadece dışarıdan cihaz takarak bacağını uzattığımız hastalar var. Kemiğinde enfeksiyonu bulunan, deformasyonu olan, kemiğin içine çivi koyamayacağımız durumlar için bu yöntemi tercih ediyoruz. İkinci teknik; kemiğin içine çivi yerleştirerek, onun üzerinden cihazla uzatmak veya bizim geliştirdiğimiz çok daha güvenli olan yeni bir teknik de cihazla uzatma yaptıktan sonra dokuları koruyan plak uygulaması. Bu yöntemi, sorun olmayan uyluk ve kaval kemiği uzatmalarında tercih ediyoruz. Boy uzatma yönteminin avantajı; dışarıda cihazın çok daha kısa süre kalması, böylece çok daha konforlu bir tedavi sağlıyor olması. Üçüncü teknik ise bacağın içine kendiliğinden uzayabilen çivi yerleştirmek. Ancak pahalılığı ve güvenilirliğinin sınırlı olması nedeniyle, az sayıda hastada kullanılabiliyor.

Estetik tedavi ne kadar sürüyor, boy uzarken hastaların sürekli yatması mı gerekiyor?
Bir santimetre kemik uzunluğu elde etmek için tedavi süresi 30 ile n0 gün arasında değişiyor. Hastanın boyu 5 santim uzayacaksa, 150 günlük bir tedavi süreci gerektiriyor. Boy aslında 50 günde uzuyor. Ancak, kemiğin tam olarak iyileşmesi için 150 gün gerekiyor. Bu süre içinde hastalar doktor takibine alınıyor. Bacaklarında kullanılan tekniğe göre değişen sürelerde cihaz taşımaları gerekiyor. Ancak bu şekilde yataklı tedaviye gerek kalmadan, bol bol hareket etmelerini, hatta yürümelerini tavsiye ediyoruz.

En fazla kaç santim uzama sağlanıyor?
35 santimle; dünyada bildiğimiz en uzun kemik uzatma yöntemini gerçekleştirdik. Tümörlü dokuyu çıkartarak, kalan boşluğu 35 santim kemik uzatarak doldurduk. Ancak bu yöntem her zaman uygulanamıyor. Özellikle iki bacakta uzatma yapılması gerektiğinde, en fazla 10-12 santim tek seferde uzatabiliyoruz. Bu bazı hastalar için yeterli olmadığında, tedavi birkaç aşamada tekrarlanabiliyor. Toplam uzunluk miktarı; çocukluktan itibaren tedaviye başlandığında, n0 santime kadar ulaşabiliyor.

Boy uzatmada ne gibi riskler var?
Bütün hastalara imzalattığımız bir formumuz bulunuyor. Bu formda bütün riskleri anlatıyoruz. Her uygulamadan önce bir saat hastayı bilgilendiriyoruz. Ayrıca, hastalar birbirlerini görerek uygulama hakkında bilgi alabiliyorlar. Risklerin hangileriyle mutlaka karşılaşacaklarını ya da hangileriyle karşılaşma olasılıkları bulunduğunu açıklıyoruz. Çünkü tedaviyi yarım bırakma durumu; başarısızlık anlamına geliyor. Tel diplerinde enfeksiyon, eklemlerde hareket kısıtlığı yaşanması, ağrı olabiliyor. Ancak bunların hiçbiri kalıcı problem yaratmıyor ve tedavinin başarısını engellemiyor.

Yorumlarda boy uzaması hakkında bilgiler, boy uzatma yolları, egzersizleri, ilaçları, yöntemleri bulabilirsiniz..

1.031 com

Estetik cerrahi var olanı güzelleştirmekle kalmıyor sonradan kaybedilen uzuvlar içinde hizmet ediyor.

Başlıca yeniden onarım hizmetleri:

El kopmaları
Parmak kopmaları
Saçlı derinin tamamen sıyrılıp kopması
Kulak kopması
Penis kopması

Memesi sonradan kanser veya kaza nedeniyle yok olmuş hastaya meme rekonstrüksiyonu

Trafik kazalarında yüz yaralanmaları, yüz kırıkları, gövde, kol, bacaklardaki doku kayıpları

Silahlı yüz yaralanmaları

Yanığa bağlı bütün vücutta meydana gelebilecek yaralar

Büyük doku kayıplarının tamiri

Yüzdeki urlar (kulak, dudak, alın v.s.)

Gövde, kol ve bacaklardaki deri urları

Seks organlarının yapımı

Organ kopmalarında Mikrocerrahi yöntemi ile tekrar bu organın yerine takılması..

Ayrıca doğuştan olan kusurlarıda düzeltmektedir:

Parmakların yapışık olması
Doguştan yüzde ve gövdede hemanjiom ve diğer urlar
Göz kapaklarındaki çeşitli bozukluklar
Seks organları yokluğu
Yüz ve kafadaki ileri derecede şekil bozuklukları
Memesi teşekkül etmemiş olan hastaya meme rekonstrüksiyonu
Dudak damak yarığı
Kulak yokluğu
Burun yokluğu

7 com

Hamile kalındığı döneminde istenmeyen kalıcı fiziksel değişimleri de beraberinde getirebiliyor.Bazen bacaklardaki varisler veya ciltteki çatlaklarla sınırlanan, bazen de göğüslerde küçülme veya kalçalarda genişleme gibi daha göze çarpan değişiklikleri yaşayan kadınlar estetik cerrahinin olanaklarından yararlanabiliyor. Kadınların bazıları bunu kabul etse de, büyük çoğunluğu değişikliklere fiziksel ve duygusal anlamda uyum göstermekte güçlük çekiyor.

Hamilelik ve emzirme sonrası sarkan memelere ne zaman müdahale edebiliyorsunuz?

Yaygın inanışın aksine göğüslerdeki doğumla ilgili değişikliklerin büyük çoğunluğu emzirmeden bağımsız olarak hamilelik sırasında gelişiyor. Doğum sonrası, emzirme olsun ya da olmasın, süt verme döneminin bitiminde meme bezleri eski haline dönecek şekilde geriliyor. Bu durum göğüslerde küçülmeye ve meme derisinde sarkmaya neden oluyor. Bu değişikliklerin, çeşitli plastik cerrahi teknikleriyle giderilmesi mümkün.

Gebelik ve süt verme döneminde meme bezlerinde meydana gelen hormonal değişikliklerin etkisi en az 1 yıl kadar sürer. Dolayısıyla süt verme döneminin bitimini takiben memelerin son şeklini alması için de belli bir süre beklemek gerekir. Bu dönemin sonlanmasını takiben cerrahi girişim gündeme gelebilir.

Ne yapıyorsunuz?

- Doğum sonrası meme hacmindeki kaybın yerine konması, protez yerleştirilmesi ameliyatı ile gerçekleştiriliyor. Kısa süreli sayılabilecek bu operasyonu takiben günlük hayata çabuk ve zahmetsiz bir şekilde dönmek mümkün.

- Meme dikleştirme ameliyatıyla sarkan deri fazlalıkları giderilip, meme daha dik bir konuma getirilirken aynı seansta uygulanacak bir protezle de arzu edilen hacim sağlanıyor.

- Hamilelik sırasında memelerdeki doğal hacim artışı bazı kadınlarda doğum sonrasında kalıcı olabiliyor. Böyle bir değişiklikten rahatsız olunduğu takdirde, küçültme ameliyatı öneriliyor. Bu işlemde tek fark deri fazlalığının yanı sıra, büyüyen meme dokusunun da bir miktar çıkartılarak daha küçük hacimli bir şekil verilmesi.

Hamilelikte alınan kilolar da sorun…

- Öncelikle gebelik sırasında rahmin büyümesi ile gelişen deri dokusundaki artış, doğum sonrasında istenildiği oranda geriye dönemiyor. Böylece bu bölgede sarkıklıklar oluşabiliyor. Sadece deride değil, yağ depolanması ile deri altı yağ dokusunda da bir artış oluyor.

Bunun yanı sıra karın duvarı kasları da hamilelikte zayıflıyor. Hatta yatkın kişilerde karın duvarında fıtıklaşmaya varan zayıflıklar gelişebiliyor. Tüm bunların tek bir plastik cerrahi ameliyatı ile giderilmesi mümkündür. Karın germe dediğimiz bu ameliyatta, bikini veya iç çamaşır çizgisi içerisinde kalacak bir iz yaratacak şekilde yapılan bir işlemle, hem bollaşan deri fazlalığı atılıyor hem de karın duvarı sıkılaştırılarak cilt altında şişkinliğe yol açan yağ dokusu çıkartılıyor.

- Hamilelik sonrası basen bölgesinde ve belde kalınlaşmalar da görülüyor. Egzersiz ve diyet işe yaramayabiliyor. Son yıllarda gelişen teknoloji sayesinde güvenli ve oldukça etkili bir yöntem olarak karşımıza çıkan liposuctionla özellikle bu tür bölgesel deformitelerin giderilmesi mümkün.

Çatlakları nasıl hallediyorsunuz?

Hamilelik sırasında cildin dermis tabakasının, bölgenin genişleme hızına yetişememesi sonucu oluşan çatlaklar doğumla gelen kalıcı değişiklikler arasında yer alıyor. İlk altı ay bir sene süresince kırmızı- mor arası bir renkte olan bu çizgiler ilerleyen dönemlerde solabilir. Bu kalıcı izlerin giderilmesinde karın germe ameliyatı en kesin çözümü sağlar.

17 com

Kadınların bacakları düzgünlüğü estetik görünümü etkileyen en önemli unsurlardan biri. Ancak bazı bacaklar yapısal kemik eğriliklerinden ve genetik olarak düz değil, dışa doğru eğik duruyor. Diz ve bacak içlerinde fazla yağ birikmesi sonucunda, bacakların konturu bozulup, şekli zarar görüyor. Bazı hastalarda ise, ayak bilekleri ve baldırlar kalın olduğu için bacaklar orantısız olabiliyor.

ÇARPIKLIK TEDAVİSİ
Bacaklarının şeklinden memnun olmayan pek çok kadın mini etek veya şort giyinmekten çekiniyor. Dar pantolonlar da bacaklardaki sorunları ortaya koyuyor. Yazları ise havuzda ve denizde keyif yapmaktan mahrum kalabiliyor ya da bacaklarını kamufle etmek için çeşitli yollar arıyorlar. Çarpık olan ya da estetik durmayan bacaklar pek çok genç kızın psikolojisini etkiliyor ve sonuçta mutsuz oluyorlar. Basit bir ‘liposuction’ yani yağ alma ameliyatı ile fazla olan yerlerden alınan yağ hücreleri, bacağın eksik olan yerlerine nakledilerek, buraların dolgunlaştırılması mümkün olabiliyor. Bu sayede, bir S şeklinde kıvrımlı olan ve çarpık duran bacakların daha düzgün durması sağlanıyor.

YAĞ ALINIYOR
Ameliyat genellikle lokal anestezi altında yapılıyor. Diz ve bacak içlerinde fazla olan yağlar alınıyor ve özel bir işlemden geçtikten sonra, dizin alt bölümüne ve iç tarafına enjekte ediliyor. Ameliyat sonrasında, hasta özel bir çorabı 2-3 hafta kadar kullanıyor ve yağ hücrelerinin yeni yerlerine adapte olması sağlanıyor. Konulan yağların bir kısmı 6-8 ay kadar sonra eriyor, ancak bu yağlar tekrar takviye edilerek, kalıcı düzelme sağlanmaya çalışılıyor.

116 com

Varis pek çok kadının ortak derdi. Bacaklardaki morarmış ve topaklaşmış varis görüntüsü yüzünden pek çok kadın sıkıntı çekiyor, etek giymek de denize girmek de büyük bir işkence haline geliyor. Ancak bu konudaki sevindirici haber, günümüzde gelişmiş tedavi yöntemleri sayesinde varislerin kısa sürede çözüme kavuşması…Bu yazı dizimizde varisin nasıl bir hastalık olduğunu, kimlerde daha çok görüldüğünü, ne gibi şikayetlere yol açtığını ve en önemlisi de korunma ve tedavi yöntemlerini sizlere anlatacağız. İstanbul Cerrahi Hastanesi Damar Hastalıkları ve Varis Merkezi’nden Doç. Dr. Sadettin Karacagil, sizler için varis hastalığını anlattı.

VARİS NEDİR?
Öncelikle bilinmesi gerekir ki varis hastalığı bacaklarda ortaya çıkan bir damar hastalığıdır. Damar hastalıklarının tanı ve tedavisi damar cerrahları tarafından yapılır. Avrupa ve ABD’de damar cerrahisi, kalp cerrahisinden tamamen ayrı bir uzmanlık alanıdır. Varis hastalığından bahsetmeden önce, vücuttaki kan dolaşımını anlamamız gerekir. Kalp akciğerden gelen temizlenmiş kanı atar damarlarla vücudun her köşesine pompalar ve kirli kan da toplardamarlar aracılığıyla tekrar kalbe döner.

DAMARDA TIKANMA
Bu geriye dönme sırasında, kanın geriye kaçmasını da toplardamarlar içindeki kapakçıklar sağlar. Damar sertliği (ateroskleroz) atar damarları tutar ve daralmaya veya tıkanmaya neden olur. Atar damarlardaki darlık veya tıkanıklık kalp krizi, inme, böbrek yetmezliği veya ayakta kangren gibi çok ciddi hastalıklara yol açabilir. Damar sertliği, toplardamarları etkilemez. Varis hastalığının damar sertliği ile hiçbir ilgisi yoktur. Varis, bacaktaki yüzeyel toplardamarların genişleyerek kıvrımlı, bükümlü hal alması ve hoş olmayan bir görüntü oluşturarak deri altında görülür şekile gelmesidir. Bunun nedeni de yüzeyel toplardamarların içinde bulunan kapakçıkların bozulması sonucu kirli kanın yukarıya kalbe doğru akacağına aşağı doğru kaçmaya başlaması, bu ters akımlar nedeniyle yüzeyel damarlardaki basıncın artıp damarların genişlemesidir.

NEREDE GÖRÜLÜR?
Varisler kadınlarda erkeklere göre üç kat daha fazla görülüyor. Yapılan çalışmalar, varis gelişiminde en önemli faktörün genetik olduğunu ortaya koyuyor. Yine gebelik, artan karın içi basınç ve bazı hormonal faktörlerin devreye girmesi gibi durumlar da varis gelişimine yol açabiliyor. Aşırı kilo da, diğer faktörler kadar olmasa da, varis gelişimi üzerinde etkili oluyor. Peki varis en çok nerelerde görülüyor? Varis damarları genellikle bacağın iç kısmında veya baldırın arkasında görülürler. Kimi zaman ufak ve mavi-mor damar genişlemeleri şeklinde ve kimi zamansa adeta bir parmak kalınlığına varacak şekilde olabilir. Varis hastalığı temelde bacaktaki iki yüzeyel toplardamar sisteminde görülmektedir. Bunlardan bir tanesi bacağın iç kısmında diğeri diz arkasında, baldırdadır.

NASIL BELİRLENİR?
Her iki yüzeyel damarın bir ana dalı, yan dalları ve yan dalların deri içinde bağlantılı olduğu kılcal damarlar vardır. Varis hastalığı yüzeyel toplardamarların tüm veya bir bölümünü tutabilir. Dışarıdan gözle görünen bir varisin nedeni olan ve gözle görünmeyen damarların varisi ancak damar ultrasonu ile belirlenir.
Deri içinde görünen genişlemiş kılcal damarlara akrep damarları denir. Bu akrep damarlarının altında gözle görünmeyen damarlar da varis olabilir. Bu hastalarda sadece akrep damarlarının tedavisi iyi sonuç vermez. Deri altında görünen ufak varislere ise yan dal varisler denir.

Ayaklarınızı uzatıp dinlenin
Vücudun en fazla basınç altında kalan bölgesi olan bacakların alt kısımlarında görülen varis hem estetik hem de sağlık açısından sorun oluşturuyor. Uzun süre ayakta durmayı ya da uzun süre oturmayı gerektiren işlerde çalışan kişilerin özellikle de kadınların fırsat buldukları her an ayaklarını yukarı kaldırarak dolaşımlarını rahatlatmaları gerekiyor. Eğer bu yapılamıyorsa en azından ayakların ileri geri hareket ettirilmesi son derece önemli. Akşam eve geldiğinizde bacaklarınızı kalp seviyesinin üzerinde olacak şekilde uzatıp dinlenmeye çalışmanız da yararlı olacaktır. Sıcak varislerin ilerlemesini hızlandıracağından çok sıcak suyla banyo yapmak ya da kaplıca, sauna gibi sıcak ortamlarda bulunmaktan da kaçınmak gerekir. Bu arada özellikle dar pantolonların da zararlı olduğunu unutmamalı. Akşamları yatmadan önce bacaklarınıza soğuk suyla duşta masaj yapmanız da yararlıdır.
Yazar: Özlem Yavuz

12 com

Bölgesel yağ fazlalıkları, doku sarkmaları ve çatlak tedavilerinde yararlanılan ‘Karboksi Terapi”nin sonuçları incelmek isteyenlerin yüzünü güldürüyor
Son zamanlarda ”Karboksi Terapi ile zayıflama” kelimesini sıkça duyar olduk. Bölgesel yağ fazlalıkları, doku sarkmaları, bacaklardaki kılcal damarlar, ameliyat izleri, hamilelik ve ani kilo alımından sonra oluşan çatlak tedavilerinde, göğüs dikleştirmede, yara, yanık ve iz tedavilerinde ve se-
lülitte karboksi terapi uygulanıyor. Flavius Estetik ve Güzellik Merkezi uzmanlarından Dr. Neslihan İbrahimoğlu ”Karboksi Terapi, vücutta yağlı dokular üzerine karbondioksit gazı verilerek uygulanan bir zayıflatma işlemidir. Yapılan vücut analizinden sonra yağ birikmesinin görüldüğü bölgelerde cilt altına karbondioksit gazı verilerek uygulanıyor” diyor.

YAĞLI DOKU KÜÇÜLÜYOR
Karbondioksit, aslında vücutta var olan bir gaz ve vücut bunu atmak için o bölgeye bol oksijen pompalıyor. O bölgede dolaşım hızlanıyor ve oradaki yağlı doku küçülmeye başlıyor. Seans sırasında problemli bölgelere küçük bir iğne yardımıyla karbondioksit gazı veriliyor. Seans sonunda masaj yapılıyor. Karboksi Terapi’nin herhangi bir toksit etkisi olmadığı için güvenle kullanıldığını belirten Dr. Neslihan İbrahimoğlu, ‘AB standartlarına uygun olan kontrollü makinelerle gerçekleşen uygulama sonucunda fazla kilolarınızdan kurtuluyorsunuz. Yapılan tedavi haftada bir veya iki defa, problemin büyüklüğüne göre, 10 ila 20 seans uygulanıyor. Her bir seans 30-45 dakika sürüyor. Çok iyi sonuçlar elde ettiğimizden ve tedavi sonrasında hastanın sosyal hayatını bozacak herhangi bir olumsuzluk görülmediğinden herkesin ilgisini çekiyor’ diyor.

SAÇ DÖKÜLMESİNDE DE ETKİLİ
Bölgesel yağ fazlalıklarında yapılan liposuction işlemlerinden önce ve sonra birkaç seans Karboksi Terapi tedavisinin yapılması, ameliyat başarısını arttırıyor. Karboksi Terapi ayrıca saç dökülmelerinde, kel hale gelmiş alanlardaki zayıflamış kıl köklerinin aktive edilmesinde de kullanılıyor.

Kaynak: Güneş Gazetesi

3 com

Son Yazılan Estetik Haberleri

En Çok Okunan Haberler

En Çok Yorum Yapılan Konular

Son Yorum Yapılanlar:

  • irem: merhaba ben 27 yaşında bir çocuk annesiyim doğumda bi hayli kilo aldım ve daha sonra verdim...
  • Zeynep: Mrb benim de sol gözümde bebeklikden beri göz tembelliği ve buna bağlı şaşılık var.....
  • gülcan: minimum 2.500den başlar 1.500 liraya garanti veriyoruz denilen yerlere güvenmeyin.bu iş...
  • volkan: kanki ayni problem bendede var bende 26 yasindayim hem dislerim bozuk hem de alt cenem...
  • Berde: Arkadaşlar merhaba, ben gruba yeni katıldım ve şimdi kendime kızıyorum daha önce neden...