HaberEstetik Menü

Çoğumuzda belirli yerlerinde oluşmuş cilt lekelenmeleri mevcuttur. Bu lekelerden kurtulmak ve cildimizi taptaze bir görüntüye kavuşturmak en büyük hedefimiz olmuştur kimi zaman. Bu cilt lekeleri ve cildimizde oluşan çiller görselliğimizi ve güzelliğimizi bozmaktadır. Çillerden ve cilt lekelerinden kurtulmak için güzellik merkezlerindeki güzellik uzmanlarından yardım alarak kurtulabiliriz.

çiller ve cilt lekelerine çözüm

çiller ve cilt lekelerine çözüm

Son zamanlarda estetik merkezlerinin çoğalmasıyla çillerden ve cilt lekelerinden kurtulma şansımız arttırılmıştır. Bu merkezleri ziyaret ederek cildimize yaptıracağımız cilt analiz testleriyle çillerimizden ve lekelerimizden nasıl ve ne şekilde kurtulacağımızı en aydınlatıcı bir şekilde öğrenebiliriz. Çiller üzerine uygulanan maske ve kremlerle çillerin renklerinin açılması sağlanabilmektedir. Çillerin rengine göre farklı seçenekli seanslar uygulanabilmektedir. Cilt lekelerinde son zamanlarda lazer ışınlarından faydalanılmakta ve çok iyi sonuçlar elde edilebilmektedir.

çiller ve cilt lekelerine çözüm

çiller ve cilt lekelerine çözüm

Lazer teknolojisiyle yapılan cilt soyma ve temizleme işlemlerinde ortaya çıkan sonuçlar mükemmeldir ve seansları uygulayan kişilerin duydukları memnuniyet ise çok fazladır. Çillerin rengini açma ve yok etmede kullanılan peeling uygulamaları da çok revaçta olan bir işlemdir. Çiller ve cilt lekelerine karşı üretilmiş ve satışta olan kremleri, jelleri de rahatlıkla kullanabilmekte ve bunların da faydalarını görmekteyiz.

çiller ve cilt lekelerine çözüm

çiller ve cilt lekelerine çözüm

none

Özellikle ergenlik döneminde gençlerin korkulu rüyası haline gelen sivilce, gelişen teknolojinin de yardımıyla tedavisi kolaylaşan bir hastalık olmuştur.

Normal şartlarda deride bulunan yağ bezlerinin salgıladığı yağlar, deri üzerine çıkarılarak atılır.

Ergenlik çağındaki gençlerde ise salgılanan yağ miktarının önemli miktarda artması ve buna bağlı olarak yağın deri üzerine çıkışını sağlayan kanalların, yoğunlaşan yağlar nedeniyle tıkanması sonucu sivilce oluşur.

Sivilce Nasıl Geçer ?

Sivilce Nasıl Geçer ?

Sivilceye neden olan pek çok etken ve rahatsızlık olduğundan ilk önce bir dermatologa muayene olmanızı tavsiye ederim.

Örneğin vücudunuzda sivilceye Poliklistik Over Hastalığı neden oluyorsa size jinekolojik tedavi uygulanması gerekebilir ve dermatologunuz bu konuda sizi yönlendirebilir.

Sivilce tedavisinde hap ve krem kullanımı şeklinde tedaviler uygulanmaktadır. Doktorunuz ilk önce cildinizin yağ dengesini kontrol altına almakla işe başlayacaktır.

Tıkanmalara neden olan tabakaların ilaçlarla temizlenmesi ve vücutta oluşan iltihapların temizlenmesini doktorunuz değerlendirecektir.

Sivilce kişiden kişiye göre farklılık göstereceğinden tedaviside kişiye göre değişecektir. Bazı kişilerin sivilceleri hafif olmakta ve ufak bir merhem tedavisi ile geçmekteyken, ilerlemiş sivilce rahatsızlıklarında birkaç çeşit ilaç kullanımı gerekli olabilmektedir.

Kimyasal peeling yöntemi son zamanlarda sivilce tedavisinde kullanılmaya başlanmıştır.

Bu yöntemle hem mevcut sivilceleriniz tedavi edilmekte hem de cildinizde oluşan sivilce lekelerinin temizlenmesinde kullanılmaktadır.

none

Jinekomasti Merhabalar..
Jinekomasti ameliyatı olan arkadaşlar yazmışlar ama fazla detaya girmemişler.

Ben size daha detaylı olarak Jinekomasti ameliyatımı anlatmak istiyorum. Yaklaşık 11 yaşımdan beri bu dertten muzdariptim.
Burada yazan çoğu arkadaşım gibi denize havuza giremiyordum arkadaşlarım hatta akrabalarım benimle dalga geçiyordu. Eskiden daha kiloluydum bu yüzden olduğunu düşünüyordum fakat zayıfladığım zaman hala küçülmediklerini farkettim. Elle yokladığım zaman elime sert bir kitle geliyordu.

Önce internette bir güzel araştırdım sonra annem ve babama durumu anlattım. Babam önce kafama taktığımı söyledi kötü görünmediğini söyledi.(Halbuki kendisi 105 kilo olmasına rağmen göğüsleri neredeyse dümdüz). Fakat ben psikolojik olarak çok rahatsız olduğumu gerekirse ameliyat olmak istediğimi kararlı bir şekilde anlattım.
Bu ameliyatı olmak isteyen arkadaşlara tavsiyem öncelikle bir endokrinoloji uzmanına gitmeleri.Çünkü sorunun hormonal olup olmadığını öğrenmeniz gerekiyor. Önce endokrinoloji uzmanına gittim. Kan tahlilleri, meme ve testis ultrasonu istedi. Tahlileri ve ultrasonu yaptırdım. Göğüslerimdeki sert dokunun Glandüler(meme dokusu) olduğu anlaşıldı. Tahlillerle birlikte tekrar kontrole gittim. Doktor bana herhangi önemli bir şey (kanser veya ur) olmadığını fakat görüntü olarak rahatsız oluyorsam estetik cerraha gitmemi söyledi.

İnternette araştırdığımda en uygun fiyatların üniversite hastanelerinde olduğunu öğrendiğimden oturduğum şehrin üniversite hastanesine gittim. Önce yaklaşık ameliyat masrafını ve sigortanın karşılayıp karşılamadığını öğrendim. Estetik cerrah bu ameliyatın gerekli olduğunu yazarsa (genelde isterseniz yazıyorlar) sosyal sigortanız(ssk,emekli sandığı,bağ-kur) ameliyatınızı karşılıyor(yaklaşık masrafınız 250 ytl gibi oluyor). Ama bu şekilde ameliyat olmak isterseniz yaklaşık 1-1.5 yıl ameliyat tarihini beklemeniz gerekiyor. Ama çabuk olsun bi an önce kurtulayım diyorsanız özel ameliyat olmanız gerekiyor. Bende yaz gelmeden bi an önce olmak istediğimden özel olmak istediğimi söyledim yaklaşık 1500 ytl fiyat verip bu kadar masraf çıkar dediler. Özel hastaneler 5000 ytl gibi ücretleri istiyorlar (Sadece ameliyat parası). Ailemle görüştüm onay verdiler. Estetik cerrahtan randevu alıp gittim.(Özel ameliyat olabilmeniz için gene özel randevu almanız gerekiyor. 120 ytl de onun için ödedim.).

Doktorum estetik plastik cerrahi uzmanı doçent’di, saolsun çok iyi biri çıktı. Bana herşeyi bir güzel anlattı (Meme dokusunu alacağını eğer gerekirse liposuction da yapacağını söyledi). Bir de göğüslerim değişik açılardan fotoğrafını çekti. Daha sonra ismimi ameliyat listesine yazdırtdı ve anesteziden konsultasyon(ameliyat için uygunluk) almamı ondan sonra bana ameliyat için tarih vereceğini söyledi. Anestezide size daha önce ameliyat oldunuz mu? Önemli hastalık geçirdiniz mi gibi sorular sorup kısa bi muayeneden sonra size uygunluk veriyorlar. 28 nisanda ameliyat için uygundur yazısını aldıktan sonra doktoruma bildirdim. Kendisi bana haber vereceğini söyledi. 1 Mayıs perşembe günü cep telefonumdan aradılar. Ertesi gün annemle beraber hastaneye gittik. Yatışım yapıldı. Saat 1 buçuk gibi tekerlekli masayla görevli geldi bana ameliyat elbisesini verdi ve giymemi söyledi.(Estetik ameliyattan önce göğsünüzdeki kılların kesilmesi gibi bi durum söz konusu olmuyor rahat olun)
Göğüslerimden Jinekomasti ameliyatı olacağım için iç çamaşırım kalabilir mi diye sordum. (Çünkü daha önce ameliyat olan arkadaşlara sormuştum bazısı ameliyat elbisenin altında iç çamaşırını giyebilmiş) Fakat görevli çırılçıplak olmam gerektiğini söyledi. Ben ameliyatı göğüslerimden olacağımı söyledim ama bana mısın demedi. Sonuçta elbisenin altına çamaşırımı giyemedim. (Ameliyat olacak arkadaşlara tavsiyem ameliyattan önce doktora mutlaka sorun çamaşırımı giyabilirmiyim diye). Ameliyathanede bekleme odasına alındım. Daha önce hiç ameliyat olmadığım için çok korkuyordum. Odada 2 kişi daha vardı. Korkumu yatıştırmak için onlarla biraz sohbet ettim ama nafile. Derken görevli bi bayan geldi serum yolu için elime bir şey yerleştirdi ondan sonra da oradan enjektörden bir şey enjekte etti. Ne olduğunu sordum sakinleştirici olduğunu söyledi. Bu olaydan 2 dakika sonra hiç bi şey umurumda değildi. Arkadaşlar hiç korkmayın bu sakinleştirici size de yapılınca hiç bişeyden korkmuyorsunuz. Dünya umurunuzda olmuyor.

Daha sonra beni ameliyat masasına götürüp koydular. 5 dakika sonrada ağzıma gaz maskesi gibi olan şeyi tuttular gözlerimi kapatıp ondan nefes almaya başladım. Yaklaşık 3 nefes aldıktan sonrasını hatırlamıyorum. Kendime gelmeye başladığımda göğüslerimin üstünde alçıya gibi sert ama alçı olmayan bayağı kalın bi sargı vardı. Kendime yeni yeni geldiğim için bi yarım saat ağrı olmadı. Fakat narkozun etkisi geçince biraz ağrıdı ama fazla sürmedi çünkü hemen ağrı kesici iğne yapıyorlar bi şeyiniz kalmıyor. 2 gibi girdiğim ameliyattan 5 te çıkmıştım. Ameliyattan sonra 4 saat bir şey yiyip içemiyorsunuz o biraz zor oluyor. Bir de ameliyattan önceki gün saat 24:00 dan sonra bir şey yememeniz gerekiyor. Kolumda serum olduğu için çok açıkmamıştım ama 4 saat susuzluk biraz zor oldu. 4 saat bittikten sonra midenizin bulanmaması için galeta tarzı hafif şeyler yemenizi tavsiye ederim. (Hemşireler her 4 saate bir gelip antibiyotik iğnenizi yapıyorlar o gece. Ayrıca 2 saatte bir ateş,tansiyon ve nabız ölçüyorlar. Dereceyi koltukaltınıza koydukları için koltukaltı bölgenizi daha önceden kıllardan temizleyip hafif bir deodorant sürerseniz onların gönüllerini kazanıp daha iyi hizmetlerine maruz kalıyorsunuz. Genelde bir gece yattıktan sonra çıkıyorsunuz.)

Ertesi gün hastaneden çıktım eve geldim. Kollarınızı hareket ettirirken hafif ağrı ve acı olabiliyor. Pazartesi günü(Ameliyattan 3 gün sonra) sargı alınana kadar banyo yapma şansınız olmuyor. Bunu önceden bildiğim için ameliyattan önceki gün banyo yapmıştım. Ban en zor gelen kısım evdeki o 2 günlük istirahat olmuştu çok sıkılıyordum kitap okuyayım dedim ama kollarımı kaldırınca ağrınoluyordu o yüzden size tavsiyem bol bol elinizin altında izlenmemiş film bulundurun. (2 gün boyunca 12 film izledim) Pazartesi günü doktorum sargıyı aldı ve kontrol etti ben de bu sırada ilk defa göğüslerimi görebildim. Hiç bir zaman mükemmel olmaz ama hakikaten küçülmüş ve görünümü düzgündü. Daha ince bir sargı sardı ve 3 gün sonra tekrar gelmemi istedi.

3 gün sonra tekrar gittiğimde sargıyı tamamen çıkarttı onun yerine sadece göğüslerimin üstüü gazlı bez ve bantla kapattı. Ameliyattan 12 gün sonra da dikişlerim alındı. Şimdi korse takıyorum. Dışarı çıktığım zaman çıkartıyorum. Ama gerçekten güzel oldu çok rahatım kambur yürüyüşüm gitti dik yürüyebiliyorum.

Size tavsiyem imkanınız özel olmaya yetiyorsa fazla beklemeden olun. Eğer yetmiyorsa da üzülmeyin sigorta kanalıyla birazcık bekleyerek bu işi halledin. Psikolojiniz rahatlıyacak. Kendinize güveniniz çok artacak. Jinekomasti ameliyat masrafıma gelince : 780 ytl ameliyat ücreti, hastane masrafları yaklaşık 500 ytl (ilaçlar, ayrıca özel odada kaldım 75 ytl) toplam 1280 ytl ayrıca doktora verdiğim para 120 ytl, tahlilleri de özel yaptırmıştım 300 ytl genel toplam 1700 ytl.
Ameliyatı olurken Sağlık karnem çıkmamıştı. O yüzden bu miktar çıktı ama sizin varsa masrafınız yaklaşık 1000 ytl gibi makul bir miktar çıkıyor. Elimden geldiğince yaşadıklarımı anlatmaya çalıştım.
Allah herkese acil şifalar versin.

Rumuz: Hüseyin

16 com

Kırışıklıklardan kurtulmak isteyenler için hyalüronik asit üreten pek çok firma dudağa özel, kimyasal bağlarla kuvvetlendirilmiş yeni hyalüronik asitli ürünleriyle daha kalıcı seçenekler sunma yarışındalar. Bir diğer geçici çözüm de uzun yıllardır kullanılan, sığırlardan elde edilen ‘kollajen’ dolgusu. Uygulama öncesi, mutlaka test gerektirdiği için bugün eski önemini yitirmiş olsa da hala pek hekimin tercih ettiği bir maddedir. Etki süresi ise yine altı aydır.

Kalıcı maddeler grubunun en bilineni, ülkemizde ve pek çok batı ülkesinde kullanımı yasak olan ‘enjektabl sıvı silikon’dur. Doğal olmayan görünümlere yol açan, sağlık açısından ciddi riskleri bulunan madde artık kullanılmıyor. Onun yerine, içeriği poliakrilamid ve türevleri olan pek çok sentetik madde, dudaklarını kalıcı olarak dolgunlaştırmak isteyenler için en uygun ve sağlıklı çözümü oluşturuyor. Bu tür madde uygulamalarının geriye dönüşü olmadığının bilinerek yola çıkılması ve doğru materyal seçimi, sonraki memnuniyetsizlikleri önlemek açısından oldukça önemlidir.

Dolgu maddeleri ile elde edilen görünümle yetinemeyen, daha belirgin dudaklar isteyenler için ise cerrahi olarak yerleştirilen implantlar veya cerrahi yolla yapılan kalınlaştırma işlemleri ise halen geçerli çözümlerdir. Uzun süre sigara kullanımı ve yaşla ortaya çıkan, dikine dudak çizgilerine, modern tıp çeşitli çözümler sunmaktadır.

‘Barkod çizgileri’ de denilen bu tür kırışıklıkların tedavisi, çizgilerin derinliğine öncelikle dudak çevresinin kimyasal fiziksel yolla soyulmasıyla başlar. Çizgilerin daha yüzeysel olduğu hallerde, soymadan da, kollajen yapımını uyarmak mümkündür. Bu amaçla, lazer veya diğer ışık kaynaklarından yararlanılır. Dolgu işlemi, çizgiler hafifletilip, belli bir düzeye getirildikten gerçekleştirilir.

Görüldüğü gibi estetik tıptaki bu gelişmeler sayesinde daha dolgun ve etkileyici dudaklar artık uzak bir hayal değil. Dileyen kadın şiirlerde gonca güle, tatlı-sulu meyvelere benzetilen etkileyici dudaklara sahip olabilir ve bu dizeler sanki kendisi için yazılmış gibi özel hissedebilir.

Bu amaçla hangi maddeler kullanılıyor? Dudaklarda kullanılan dolgu maddeleri, geçici ve kalıcı olanlar şeklinde iki gruba ayrılır. Geçici olan dolgu maddelerinden, bugün için en sık yararlanılanı içeriği ‘hyalüronik asit ve türevleri’ olan dolgu maddeleridir. Bunlar, altı ay gibi bir süre etkisini korur. Zamanla vücut bu maddeyi tıpkı kendi maddesiymiş gibi metabolize ederek harcar. Dolayısıyla altı ayda bir yenilemek gerekir.

Bu grup, her zaman, dudak kalınlaştırmada doğal görünüme önem verenler için en doğru tercihtir. Belki dayanma süresi kısa gözükebilir, ama sağlık açısından da en güvenilir seçeneği oluştururlar. Üstelik yeni, dolgun dudaklarından hoşnut kalmayanlar için altı ay beklemeden de geriye dönüş mümkündür. ‘Paris Lip’ adı verilen, vermilyonun doldurularak, yalnızca dudak kontürünün belirgin kılındığı bir teknik veya dudağın kırmızı renkli mukozasının doldurularak, hacminin artırıldığı bir başka teknik seçilerek, yaklaşık 20 dakika gibi kısa bir sürede uygulama yapılır. Bir miktar anestezi gerekebilir, çünkü dudak sinirsel açıdan yoğun bir bölgedir.

Dudaklarınızı nemlendirmek için asla ıslatmayın, bunun yerine yağlı, E vitamini ve bitkisel bazlı kremleri tercih edin.

Dudaklarda, diğer vücut bölgelerindeki gibi, yağ ve terbezleri, kıl follikülleri yoktur. Dolayısıyla doğal koruyucu sıvı ve yağ tabakası da bulunmaz. Bu nedenle kolaylıkla kurur ve dış etkenlere açık hale gelir. Dudak hareketlerini, kimileri kasılırken, kimileri gevşeyen 12 farklı kas idare eder.

Estetik cerrahide bazı anlamını bilmediğiniz sözcükler ve anlamları:

Poliakrilamid: Yumuşak dokular için dolgu maddesi olarak kullanılan sentetik bir bileşiktir. Bir tür pleksiglas da denilebilir. Kollajen: Memelilerde bağ dokusunu oluşturan en önemli yapısal proteindir. Deri ve damar duvarının elastikiyetini sağlar; kıkırdak, bağ, tendon, kemik ve diş gibi yapıların ana maddesini oluşturur.

Antioksidan: Vücudumuzdaki kimyasal reaksiyonlar sonucu oluşan veya dışarıdan alınan sigara, kirli hava ve alkol gibi zararlı maddeleri etkisiz hale getiren özel maddelerdir.

Komedon: Yağ bezinin cilt yüzeyine açılan kanalının kısmen veya tamamen tıkanması sonucu oluşan, siyah veya beyaz noktalara verilen addır. Aknenin ilk evresidir.

Vermilyon: Dudağı çevreleyen deri ile dudak mukozasını ayıran kenara verilen addır.

none

30 Mart Kadın ve Bilişim Günü için Intel ve Ka-Der’in düzenlediği “Hayallerim, hayatım ve bilgisayarım” temalı etkinliğe bir sunum için davet edilen Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Teknoloji, Eğitim, Uygulama ve Araştırma Merkezi (TEKAM) Müdürü Prof. Dr. Muammer Kaya’nın yaptığı tam da bu.

Eskiden “Çocuktan al haberi” denirdi. Artık devir “İnternetten al haberi” devri. Kimin neyle ilgilendiğini, önceliklerini, korkularını, endişelerini, tüketim eğilim ve tercihlerini kapsamlı bir internet analiziyle ortaya koymak artık çok kolay. Tek yapılması gereken bir konu, bir hedef kitle, birkaç internet sitesi belirlemek ve “tık”lardan yola çıkarak bir sonuca varmak.

Türk kadınlarının internette tüketim eğilimleri ve güzellik sırlarına ilişkin ilginç bir araştırma yapan Kaya, kadın ve moda sitelerine belli bir zaman aralığında tesadüfen giren kadınları mercek altına aldı. Nelere daha çok ilgi duyduklarını, öncelikli olarak hangi konuları tıkladıklarını araştırdı. Webometrik bir ölçüm sistemiyle yapılan bu araştırmada 220 bin adetlik tıklamayı değerlendiren Kaya “Türk kadınlarının internet kullanma eğilimlerine güzellik odaklı bir bakış” getirdi. Araştırmanın sonuçları ilginç.

Tasarruf, emniyet gibi konuları erkeğe bırakıyor
Türkiye’de kadınların yüzde 42′si hiç bilgisayar kullanmamış. Kullananların büyük çoğunluğu ise orta ve üst gelir grubunu temsil eden, çalışan kadınlar. Ağırlıklı olarak işyerlerinden internete giren bu kadınları inceleyen Prof. Kaya’nın araştırması Türk kadınlarının öncelikli olarak “pratik” bilgilerle ilgilendiğini ortaya koyuyor. Saç bakımı, perde seçimi, pratik ev bilgisi, leke çıkarma, bilinçli alışveriş gibi konularla ilgilenen kadınlarımız interneti “Bir Martha Stewart rehberi” gibi kullanıyor.

İnternette gezinirken “Önce ben” diyen kadınların öncelikli derdi kendi güzellikleri ve kişisel bakımları. Bunu ev bakımı, pratik ev bilgisi, kıyafet ve takı-mücevher alışverişi gibi konular izliyor. Aile tasarrufu, büyük eşya alımı, aile emniyeti ve güvenlik gibi konularla fazla ilgilenmeyen kadınlar bu tarz daha “derin” bilgilerden eşlerini sorumlu tutmayı tercih ediyor.

İnternet internet söyle bana, nasıl daha güzel olurum bu hayatta?
Türk kadınları en çok manken gibi bir vücuda sahip olmanın “az masraflı” püf noktalarını arıyor. Bunu kırışıklıklar, epilasyon, vücut bakımı, kusursuz bacak ve göğüs bakımı, doğal kalıcı makyaj, saç bakımı, selülit gibi “takıntılar”a aranan çözümler ve sağlık sorunları takip ediyor.

Yaşlanma, kıllanma ve selülit Türk kadınının en büyük korkusu. Güzel görünmek için ise en fazla bacak, göğüs ve saç bakımlarına özen gösteriyorlar. Kadınlar giyim kuşam trendlerini ve hiç vazgeçemedikleri ayakkabı ve çanta modasını da rahatça internetten takip ediyorlar.

Prof. Dr. Muammer Kaya araştırmasında Türk kadınının saç bakımıyla da takıntılı ölçüde ilgili olduğunu ortaya çıkarmış. Güzelliğin en önemli unsurunun sağlıklı ve güzel saçlar olduğunu düşünen Türk kadını internette bol bol saç tipleri, saç bakımı, saç kestirme, şampuan seçimi ve kepek sorunu araştırmaları yapıyor. Kozmetik önerileri için de internete başvuran kadınlar en çok makyaj, el kremleri, yaşlanma karşıtı bakım, kırışıklıklara çözüm kremleri, tırnak bakımı, fondöten, ruj, saç boyası ve parfüm araştırmaları yapıyor.

Hamilelik döneminde egzersiz, kilo ile mücadele ve sutyen seçimi peşindeler..
Prof. Dr. Kaya’nın bulgularından biri de hamile kadınların daha çok internete başvurmaları. Hamileyken boş vakitlerini internette geçirmeyi yeğleyen Türk kadını, bu hassas döneminde hamilelikte egzersiz, sutyen seçimi, tüylerden kurtulma yolları, genç görünmenin sırları, selülit ve kilo ile mücadele yöntemlerinin peşine düşüyor. Prof. Kaya’nın da dediği gibi sonuçta “İnternette de olsa kadın kadındır.”

Jennifer Lopez’e benzemek istiyorlar

Prof. Dr. Muammer Kaya’nın incelemesi Türk kadınının ucuz yolla güzelleşmek için her yola başvuracağını gösteriyor. Bu amaçla en fazla doğal ve kalıcı makyaj tercih eden Türk kadınları estetik ameliyatlara da önem verirken botoksla fazla ilgilenmiyor.
Doğru beslenmektense diyet yapmayı tercih eden Türk kadını güzelleşmek için en fazla kırmızı rengi tercih ediyor. Kilo vermek için spor en az öncelik verdikleri konular arasında yer alıyor. En beğenilen ve kadınların en çok benzemek istedikleri güzellik idolü ise Jennifer Lopez. Bunu yedi kat daha az düzeyde 72 yaşındaki aktris Brigitte Bardot takip ediyor.

Milliyet

one

Derideki kimyasal peeling?

Kimyasal peeling‘in yani kimyasal soyma işleminin amacı yüzdeki kırışıklıkların ve çizgilerin görünümünün hafifletilmesi, güneş, yaş, hamilelik gibi değişik nedenlere bağlı olarak oluşan koyu renkli lekelerin giderilmesi, kaba, kuru cilt yapısının düzeltilmesi ve sivilce izlerinin yok edilmesidir. Bu amaçla uygulanan çeşitli kimyasal maddeler, cildin hasar görmemiş, sağlıklı tabakasının üstündeki yıpranmış kısmı soyarak taze cildin ortaya çıkmasını sağlıyor.
Doç. Dr. Meral Kozakçıoğlu Özekici, uygulanan kimyasal maddenin emilim derinliğine bağlı olarak kimyasal yüz soymanın 3 ana gruba ayrıldığını belirtiyor:

1. Derin Kimyasal Peeling
Bu amaçla phenol kullanılıyor. Phenolün sistemik emilimine bağlı oluşabilecek kalp problemleri ve yeni cilt oluşumunun 6 -7 gün gibi uzun bir süre gerektirmesi nedeniyle yaygın olarak kullanılan bir yöntem değil.

2. ORTA PEELİNG
Bu amaçla %35 – %50′lik TCA kullanılıyor. Sistemik yan etkisi olmamakla birlikte yöntemin iz ve leke oluşturma ihtimali var.

3.YÜZEYEL PEELİNG
Günümüzde yüzeyel peeling amacıyla yoğun olarak glikolik asit uygulanıyor. Glikolik asid değişik meyvelerde doğal olarak bulunan ve meyve asitleri olarak da bilinen Alfa Hidroksiasid (AHA) grubundan. Doç. Dr. Kozakçıoğlu Özekici, ‘Glikolik asit tüm cilt tiplerinde peeling amacı ile minimal riskle uygulanabilir’ diyor.

Size özel cilt bakımları
Sadece estetik açıdan değil sağlık açısından da cildimizin temizlik ve bakımına özen göstermek yaşımız ilerledikçe oluşacak kırışıklık ve deformasyon gibi problemlerin önlenmesi bakımından çok faydalı. Aksi takdirde UV ışınları, makyaj, serbest radikaller, sigara, stres, hava değişimleri ve yanlış beslenme cildimizi olumsuz yönde etkileyerek ve henüz genç yaşta olsak bile yorgun ve solgun görünmemize neden oluyor.

AYLIK BAKIM
Cildimizin canlılığı, parlaklığı ve diriliği en önemli sağlık göstergelerindendir. Dolayısıyla 20′li yaşlardan itibaren her kadının temizlik, bakım ve koruma amaçlı olarak ayda bir kez cilt bakımı yaptırması çok faydalı. Cilt bakımı yaparken doğru ürün seçimi çok önemli olduğu için, bakımı yapan salonun hangi ürün grubunu kullanacağına karar verebilmeksi için bakıma başlamadan önce kapsamlı bir cilt analizi yapması gerekiyor. Böylece yağ nem ve elastikiyet oranı göz önünde bulundurularak cildin yağlı, kuru, normal olgun ya da hassas olduğuna karar verilebiliyor. Önemli bir nokta da cilt yaşımızın her zaman esas yaşımızla doğru orantılı olmayabildiğidir.

DOLAŞIM HIZLANIYOR
Lavinia Estetik ve Zayıflama Merkezi kurucusu Mine Ülgezer, cilt bakımını şöyle özetliyor: ‘Sağlıklı bir cilt bakımı yaklaşık iki saat sürer ve bu süre içinde sırası ile süt ve tonik ile temizleme, peeling, ozon, buhar, serum, yüz masajı, maske, yüksek frekans ve kremleme işlemleri uygulanır. Bu uygulamalar ile cilt temizlenir tıkalı gözenekler açılır, kan dolaşımı hızlandırılır, cilt ölü hücreler ve siyah noktalardan arındırılır nem depo edici ve hücre yenileyici işlemlerle tap teze canlı bir görünüm ortaya çıkar.’ Cilt bakımı yapılırken yaşa ve cilde göre doğru ürün kullanılması büyük önem taşıyor. Bu yüzden sivilce, akne, leke ve kırışıklık bakımlarında cerrahi müdahale uygulanmadan ve kimyasal peeling işlemi yapılmadan, deri altına hiçbir madde enjekte edilmeden son derece başarılı sonuçlar elde ediliyor.

Cildinizin genç kalmasını istiyorsanız
- Günde 2 litre su için.
- Kalitesiz makyaj ürünleri kullanmayın.
- Sigara içmeyin.
- Aşırı güneşlenmeyin.
- Makyajınızı çıkarmadan yatmayın.
- Cildinizi her gün nemlendirin.
- Her hafta peeling yapın.
- 15 günde bir maske uygulayın.
- Sivilce ve siyah noktaları bilinçsizce sıkmayın.
- Uzun süre klimalı ortamlarda bulunmayın.
- 3 günde bir eriyinceye kadar bir buz kalıbını cildinizde gezdirerek dolaşımı hızlandırın.
- Bakılan bir cilt ile bakılmayan bir cilt arasındaki farkın ileriki yaşlarda daha çok kendisini göstereceğini unutmayın.

Yüzeyel peeling
- Güneş hasarı sonucu oluşmuş kalın çizgilerin hafifletilmesi
- Cilt yumuşaklığının artırılması
- Sivilcelerde düzelme
- Sivilce izlerinin hafif veya orta düzeye indirilmesi
- Kahverengi ve koyu lekelerin giderilmesi
- Cildin doğal parlaklığının arttırılması
- Kuru, kaba cilt yapısının düzeltilmesi.
- Değişik dermatolojik bozuklukların giderilmesi amacıyla kullanılıyor.
- Yüzeyel peeling ortalama 3-4 hafta ara ile uygulanıyor. Her bir seansın süresi 3-7 dakika arasında değişiyor ve genellikle 4-5 seans yeterli oluyor. Peeling sonrası 1 -2 gün süren hafif bir kızarıklık ortaya çıkabiliyor. Bunun haricinde doğru uygulandığı zaman bir yara oluşumu söz konusu olmuyor. Uygulamadan sonra kişi günlük yaşamına devam edebiliyor.

Bakım kremleri
Hassas deri için, onu yumuşatan ve pürüzsüz olmasını sağlayan her tür bakım kremi kullanılabilir; mesela cildi yumuşatan temizleme sütü, yağlı kremler, yüz için özel bakım yağları ve krem maskeler. Bunun tersine, cildi soğutan ve kurumasını sağlayan her tür üründen (alkollü yüz toniği, yağsız yüz jelleri ve kan dolaşımını hızlandıran maskeler, gibi) uzak durulmalıdır.

Turbo-Lifting
Bütün gün yoruldunuz ve eve geldiniz. Ama gece yeniden dışarı çıkmamız gerekiyor. İşte size yardımcı olacak bir öneri : Önce yüzünüzdeki makyajı temizleyin. Ardından, üç dakikalık canlandırıcı bir maske yapın. Bu süre sonunda maskeden arta kalanı yüzünüze yedirin ve ya bir parça kağıtla silin. Son olarak koruyucu bir krem kullanın. Fondöten sürdükten sonra, pudrayla yüzünüze pürüzsüz bir görünüm sağlayın. Böylece yüzünüzdeki hafif çizgiler ve yorgunluk izleri kapanır.

Sihirli maske
EĞER cildiniz çevre şartlarına bağlı olarak kuruduysa, yüzünüzü temizledikten sonra bir nemlendirici maske uygulayın. Böyle bir maskeniz yoksa ve almak istemiyorsanız, yağlı bir nemlendirici krem de nemlendirici krem de işinize yarar. Kremi sürdükten sonra 10 dakika bekleyin ve sıcak kompres yapın: Bir havluyu sıcak su içine batırın, biraz sıkın ve kısa bir süre yüzünüze bastırın. Bu işlemi iki kez tekrarlayın. Böylece yüzünüzdeki kan dolaşımı artar ve cildiniz mükemmel görünür.

Jel mi krem mi?
BakIm jellerinin, kozmetik ürünleri arasında önemli yeri vardır. Ancak bu soğuk, canlandırıcı jeller her zaman geleneksel kremlerin yerini tutamaz. Bu jeller cilt tarafından hemen emilir ve deriye tazelenmiş hissi verir. Bu saydıklarımıza ihtiyaç duyanlar için jeller ideal ürünlerdir. Ancak, amacı daha derin bakım ve ciltte ipeksi yumuşaklık olanlar için, kremler, vazgeçilmez ürünlerdir.

Kırışıklıklara karşı korunma
GÜNLÜK bakım kremleri ve UV filtreli koruyucu kremler derinin erken yaşlanmasını engelleyecek en etkili ürünlerdir. Uzmanlara göre, deride oluşan kırışıklıkların nedeni, cildin içine işleyen A tipi UV ışınıdır. Kullanılan kremler ise bu ışına karşı koruma sağlar. Özellikle, E vitamini içeren kremler çok yararlıdır. Bu vitamin, ciltteki sağlıklı hücreleri bulup, zararlı ışınları etkilerinden korur.

Parlak gözler
Göz altında oluşan morluklara karşı en yetkili yardımcı, kan dolaşımını hızlandıran göz kremleridir. Göz kremini sürdükten sonra bir süre bekleyin. Böylece deri kremini iyice emecektir. Daha sonra buzdolabında soğuttuğunuz bir yemek kaşığının tersiyle göz bölgesine 5 dakika boyunca dairesel hareketlerle masaj yapın. Bu masajı yaparken kaşığı önce yukarıdan aşağıya, sonra da sağdan sola doğru hareket ettirin.

Mikro peeling
Cİlt soyma işlemi olan dermabrazyon, cerrahi müdahale uygulamadan, deri altına hiçbir madde enjekte etmeden ve cilt üzerine herhangi bir kimyevi madde uygulamadan gerçekleşebiliyor. Reviderm adlı cihaz yardımı ile cilt yüzeyine güçlü bir peeling (dermabrazyon) etkisi yapılarak ölü derinin atılması ve yeni hücre oluşumunun hızlandırılması ile cilt yüzeyinde oluşan kırışıklık, leke, sivilce izi, yara izi, yanık izi ve (ameliyat izi) çatlaklarına bakım uygulanabiliyor. İşlem haftada 1 kez toplam 10 seans uygulanıyor. Problemin ne olduğu ve ne derece olduğu bakım süresini belirliyor. Bu işlemin en önemli özelliği, sağlık açısından hiçbir risk oluşturmaması.

50 com

Yüzde dokuların gevşemesine bağlı olarak oluşan ağız kenarlarından inen derin kırışık, tek bir seansta Fibro Gel ile doldurularak uzun süreli bir onarım ve genç bir görünüm sağlanıyor. Ülkemizde sadece Oymak Plastik Cerrahi’de uygulanan bu yönteme “hücresel protein tamir sistemi” de deniyor. Fibro Gel, hastadan alınan küçük bir parçanın özel bir laboratuarda kültürle çoğalmasıyla hazırlanıyor. Dr. Tunç Tiryaki, Fibro Gell ile doldurulan derin kırışıkların, bir ile iki yıl arasında dayandığını açıklıyor.

Yüzdeki yaşlanma belirtileri…

Dr. Tunç Tiryaki, yüzün yaşlanmasına analitik olarak yaklaşmak lazımdır diyor. Yüzü ikiye bölerek incelediğimizde, yüzün üst tarafının yaşlanmasının kasların aşırı çalışmasına bağlı olduğunu söyleyebiliriz. Bu bölümü gençleştirmek için kas gevşetici kullanmak lazım, bu da botox’tur. Yüzün alt tarafındaki temel hikaye ise, cilt altındaki dolgu malzemelerinin ve de derinin incelmesine bağlı sorunlardır! Dolgu maddesinin azalmasına bağlı sorunu çözmek için, içerdeki azalan malzemeyi yerine koymak lazım, bunu da yağla destekleyerek yapıyoruz. Örneğin, yanakların çökmesinin nedeni cildin incelmesi değildir. Cilt ile kemik arasındaki yağ yastığı zamanla küçülüyor. Orayı da yağ koyarak doldurmak lazım. Vücutta da çok miktarda yağ var, dilediğimiz kadar alabiliyoruz. Yeni yerine koyduğumuz yağ hücrelerinin yarısı ölse bile diğer yarısı kalıyor. Bu da canlı bir dolgu.

İkinci sorun, cildin azalması. Dolayısıyla bu arada cildin de eski kalınlığına gelmesi lazım. Çünkü cilt inceldiği için gevşeyip kırışıyor. Bunun temel nedeni de cildin içindeki kolajen dokunun yaşla birlikte zaman içinde azalmasıdır. Buna bağlı sorunu, en çok burun ve dudakların yanından inen derin kırışıklar halinde ve dudak çevresinde görüyoruz.

Canlı dolgu…

Kırışıkları doldurmak için çok yakın zamana kadar ya kolajen kullanıyorduk, ineklerden elde edilen kolajen; ya da hyalüronik asit dediğimiz cildin içinde var olan dolgu maddesi, bir şeker jölesi kullanıyorduk. Hyalüronik asit sorun yaratmıyor, zaten vücutta var olan bir madde. Ama bu maddeler 4- 5 -6 ay içinde ciltte yok oluyorlar. Demek ki oradaki problemin temelinden çözülmesi gerekiyor. Biliyoruz ki, problemin nedeni, kolajenin azalmasıdır. Aslında azalan, kolajeni üreten kök hücrelerdır. Ne yapabiliriz? Diyelim ki başka yerlerden kök hücre alıp kırışığa enjekte edelim, onlar da hem kırışığı doldursunlar hem de bulundukları yerde kolajen üretsinler. Fikir bu! Tek sorun, bir yerden ancak üç-beş kök hücre alabilirsiniz. Oysa burayı doldurmak için milyonlarca kök hücreye gerek var. Öyleyse aldıklarımızı bir yerde çoğaltmamız gerekecek. İşte bizim yaptığımız da bu.

Dolgu kültürü…

Nispeten genç kalmış bir yerden, kulak arkasından küçücük bir deri parçası alıyoruz. O derinin içinden kolajen üreten fabrikaları, yani kök hücreleri ayırıyoruz.. Bunları hiçbir katkı maddesi kullanmadan özel laboratuar koşullarında çoğaltıyoruz. O hücreler üç-dört hafta sonra milyonlarca sayıya ulaşınca özel bir taşıyıcı içinde onları dolgu maddesi olarak gereken yere veriyoruz. Verildiği yeri hemen dolduruyor, ancak kök hücrelerin bir kısmı ölüyor ama kalan hücreler yeni yerlerinde kolajen üretimine devam ediyor.

İşlem: Lokal anestezi altında kulak arkasından parça alınıyor. Bu 30 sn.lik bir işlem. Laboratuarda alınan minik parça kültüre tabi tutuluyor. Üç hafta sonra dolgu maddesi hazır olduğunda hasta uygulama için çağrılıyor. Önce kremle uygulanacak bölgedeki yer uyuşturuluyor ve 15 dk sonra küçük iğnelerle dolgu yapılıyor.

Avantajı: Diğer bütün dolgu maddelerinden önemli bir farkı var: Bu canlı bir dolgu maddesi. Dolgunun etkisi daha uzun sürüyor (1-2 yıl) ve orada yeni bir kırışıklığın oluşmasını da engelliyor.

OPC: (0212) 230 97 97

Nil Otova

Kaynak: Eczanemonline.com

2 com

Son Yazılan Estetik Haberleri

En Çok Okunan Haberler

En Çok Yorum Yapılan Konular

Son Yorum Yapılanlar:

  • irem: merhaba ben 27 yaşında bir çocuk annesiyim doğumda bi hayli kilo aldım ve daha sonra verdim...
  • Zeynep: Mrb benim de sol gözümde bebeklikden beri göz tembelliği ve buna bağlı şaşılık var.....
  • gülcan: minimum 2.500den başlar 1.500 liraya garanti veriyoruz denilen yerlere güvenmeyin.bu iş...
  • volkan: kanki ayni problem bendede var bende 26 yasindayim hem dislerim bozuk hem de alt cenem...
  • Berde: Arkadaşlar merhaba, ben gruba yeni katıldım ve şimdi kendime kızıyorum daha önce neden...