HaberEstetik Menü

EstetikHaber > yüz nakli
Etiket :

yüz nakli

yüz nakli kısa yolu ile işaretlenmiş estetik haber, estetik bilgi, estetik video ve resim listesi. yüz nakli konusunda EstetikHaber sitesinde yazılmış haber ve bilgiler..

Yüz NakliTam yüz nakli yapılan Pascal Coler, “normal” dudaklarıyla ilk röportajını İngiliz News of the World Gazetesi’ne verdi. Coler, “Estetik Ameliyat hayatımı değiştirdi. Eskiden sokakta insanlar sürekli bana bakar, bazıları kırıcı laflar ederdi. Şimdi aşkı bularak evlenmek ve çocuk sahibi olmak istiyorum” dedi.

Gişe rekorları kıran yönetmen David Lynch’in “Fil Adam” filminde John Hurt’ın canlandırdığı Joseph Merrickfamously adlı İngiliz’in 100 yıl önce çektiği ender görülen “Von Recklinghausen’s” hastalığından 24 yıldır mustarip olan Pascal Coler, yüzünde giderek büyüyen tümörler nedeniyle tanınmaz hale gelmişti. Fransız estetik cerrah Laurent Lantieri tarafından gerçekleştirilen 16 saatlik bir operasyonla tamamen yeni bir yüz takılan Coler, çocukluğundan beri bilmediği normal yaşama döndü.

İlk kez, 2005 yılında köpek saldırısına uğrayan Isabelle Dinoire’ye kısmi yüz nakli yapılmıştı. Ancak Coler operasyon için beklerken, “tam yüz nakli”nin ölüm riskini taşıdığı konusunda uyarılmıştı. Dr. Lantieri kendisini uyarırken Apollo 13’ten bir replik kullanarak “Başarısızlık bir seçenek değildir” demişti. Pascal “Nihayet şansım açıldı. Sonunda ölmek bile olsa benim için tereddüte asla yer yoktu” diye konuştu.

Estetik operasyonun ardından bir yıl geçtikten sonra yapılan testler, Pascal’ın artık “Fil Adam” hastalığından tamamen kurtulduğunu gösteriyor. Artık muhasebeci olarak işe başlayacak, tenis ve basketbol oynayacak. “Arkadaşlarımla vakit geçirmenin keyfini yaşıyorum. Hayat şu an benim için şahane gidiyor. Yüzünü bağışlayan kişinin kimliği gizli tutuluyor. Doğru olan da bu. Ancak bu yeni yüzü ve yeni hayatı bana veren bu insana dua etmediğim bir gün bile geçmiyor” diyor.

Yorum Yok

Amerika Birleşik Devletleri Boston’daki Brigham ve Kadın Hastanesi’nde iki ekibe kısmi yüz nakli için izin verildi. Böylece hastane ABD’de yüz nakli yapmak için izni olan ikinci sağlık kurumu oldu.
Yüz Nakli Dünyada bugüne kadar 2’si Fransa 1’i Çin’de olmak üzere 3 yüz nakil operasyonu gerçekleştirilebildi. Dünyanın ilk yüz nakli ameliyatı, 1.5 yıl önce Fransa’da yapılmış, köpeğinin saldırısı sonucu yüzü parçalanan resimdeki Isabelle Dinoir (39) adlı kadına yeni bir yüz nakledilmişti.

Dinoir, operasyondan sonra adaptasyon sorunu yaşadığını söylemişti.

1 Yorum

İnsanoğlunun kısmen ya da tamamen yüzünü gizleyerek sosyal hayatını sürdürmesi imkânsız. Peki yüz; yanık, trafik kazası ve bir tümör yüzünden ‘kimselerin görmesi istenmeyecek kadar’ bozulmuşsa’ ne olacak? Bu insanların, yeniden toplumla barışık hale gelebilmesi için neler yapılabilir? Bu ve benzeri soruların cevabını araştıran bilim adamları, elbette çözümün yüz derisinin değiştirilmesinde yattığını biliyorlardı.Yedi yıldır kişinin kendi derisinden yüz derisi üretme tekniği üzerinde çalışan Prof. Dr. Murat Topalan, bütün yüzü kaplayacak ebatta deri üretip nakletmeyi başardı.

Vücudun yakın bölgelerinden yüze deri nakledilmesi, küçük ebatlı deformasyonlarda bir ölçüde çözümdü. Yüzün büyük bir bölümü, yarısı ve hepsi söz konusu ise ihtiyaç duyulan deri nereden karşılanacaktı? 1997’de çekilen Face Off (Yüz Yüze) filmindeki gibi, tamamen bozulan bir yüze, bir kadavranın başından sıyrılan yüz derisinin nakli mümkün müydü? Tıbben başarılsa da etik ve hukukî boyutla ilgili tartışmalar nasıl aşılacaktı?

TEK PARÇADA YÜZ DERİSİ ÜRETTİ

Plastik cerrahları kadavradan yüz nakline zorlayan haklı sebepler vardı ortada. Çünkü yüz derisi kendine has bazı özelliklere sahipti. Bir defa incecikti. Rengi farklıydı. Ondaki pembelik vücudun başka yerlerinde yoktu. Üçüncüsü ise kan dolaşımı çok iyiydi. Alttaki kasların oluşturduğu jest ve mimiklerin hissedilmesine imkân tanıyordu. Yüz derisine en yakın renk boyun ve omuzlardaydı. Maalesef buralardan yüzü kaplayacak büyüklükte deri transferi mümkün değildi. Öte yandan renk benzerliğinin yanı sıra incelik ve iyi kan dolaşımı da son derece önemliydi. Zaten, boyun ve omuz haricindeki bölgelerden büyük deri parçası nakli sıralanan şartlar itibariyle hiç düşünülemezdi.

İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Plastik Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Topalan, 7 yılı aşkın bir süredir, kişinin kendi derisinden yüz derisi elde etme projesi üzerinde çalışıyor. Yaklaşık 50 hastasında başarılı sonuçlar aldığını söyleyen Topalan, önce yüzün büyük bir parçasını kaplayacak ebatta deri elde ediyor. Ardından yüzün yarısını örtecek deriyi üretiyor. Yarım yarım yüz derisinin tamamını yenilediği hastaları var. En sonunda yüzün genelini örten tek parça deriyi üretip bir hastasına başarıyla naklediyor. Hasta bir çocuk. Bir iki revizyon operasyonundan sonra gelişme kamuoyuyla paylaşılacak.

Türk plastik cerrahlarının, dünya bilimsel yayın sıralamasında, Japonların peşinden ikinci sırada yer aldığını dile getiren Prof. Topalan’ın geliştirdiği teknik, aslında ilk defa 1990’ların sonlarına doğru Prof. Dr. Onur Erol ve Prof. Dr. Mustafa Özbek tarafından literatüre kazandırılmış.

Topalan’ın ileriye götürdüğü teknikte omuz ve boyun derisi; yani kişinin kendi dokusu kullanılıyor. Bünyenin reddetme problemi yok. Dolayısıyla reddi önlemede kullanılan ve müthiş yan etkileri olan ilaçlara ihtiyaç duyulmuyor. Bazen beslenme ve dolaşım sorunu belirebiliyor. Yanık vakalarının çoğu çocuk. Teknik burada da avantaj sağlıyor. Yamanmış deri çocuk büyüdükçe, aynı miktarda esneyemiyor. Daima geri kalıyor. Yüzde bulunduğu konuma göre gözü ya da dudağı çekiyor. Kimi zaman yeni yama gerekebiliyor. Topalan’ın elde ederek yüze naklettiği derilerde sıralanan problemlerle karşılaşılmıyor. Çocukla birlikte gelişiyor deri.

DOKU REDDİ İMKANSIZ
Topalan, omuz derisi üzerinde yüz derisinin yapısal özelliklerine sahip yeni deri meydana geliş sürecini şöyle anlatıyor: “Ameliyatın iki büyük seansı var. Yüze nakledilecek derinin kan dolaşımının iyi olması gerekiyor. Bunu sağlamak için altına damar sistemi oluşturarak deriyi besliyorum.

Ön kolu besleyen damarlardan birini ön kol zarıyla birlikte alıyorum. Bunu mikrocerrahi yöntemle boyun damarlarına dikiyorum. Bunların altına da balon koyuyorum. Ameliyatın buraya kadarki bölümü başarılmışsa, balonu içine serum enjekte ederek şişiriyorum. Balon büyüdükçe omuzdaki deri de büyüyor ve inceliyor. Damar sistemiyle de besleniyor. Tıpkı hamilelikteki gibi büyüyor deri.”

Büyüme milimetrik hesaplarla gerçekleşiyor. Prof. Topalan, “Çok iyi mikrocerrah olacaksınız. Onarım mikrocerrahisi konseptiniz olacak. Çünkü öyle bir doku elde ediyorum ki, yüze taşıdığınızda ne yüzde az, ne de burada fazla kalıyor. Bire bir uyması lazım.” diyerek, bu noktadaki hassasiyete dikkat çekiyor. Ameliyatın ikinci büyük seansında balon çıkartılıyor. İncelirken damar sistemi de korunan deri, nakil yapılacak bölgeden sıyrılan bozuk derinin yerine yerleştiriliyor. Operasyon bittiğinde kolda ve omuzda ufak bir iz kalıyor.

Topalan’ın tek parçada yüz derisini yenilediği çocuk hastanın adı Sinem Köroğlu. 25 Mart 2004 tarihinde Erzurum Aşkale’yi sarsan deprem sonrası ahali çadırlara taşınır. Ablası Bedriye’nin ışığında ders çalıştığı mum yüzünden çadırda yangın çıkar. Bedriye’nin vefat ettiği olayda, Sinem’in yüzü tamamen yanar. Sinem’e İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde göz ameliyatı yapılır. Prof. Topalan, yanık tedavisi amacıyla fakültesine getirilen Sinem’e tam yüz derisi geliştirmeye karar verir.

Topalan’ın ilk defa Sinem’de yüzün tümünü tek parçada değiştirmeyi başardığı teknik, yarım yüz nakillerinden bir iki noktada ayrılıyor. Birincisi, yeni deri dokusu üretmek amacıyla damar ve zar ön kol yerine karından temin ediliyor. Karın zarının tercih sebebi, damar açısından bir hayli zengin oluşu. İkincisi ise, derinin omuzda değil, boyunda üretilmesi. Karın zarı boyun derisinin altına yerleştiriliyor. Deri göğüs duvarında büyütülüyor. İşlemin gerisi yarım yüz deri üretimindekinin, yani omuzdakinin aynı.

Prof. Topalan, kadavradan yüz nakline etik tartışmalar bir tarafa, beraberinde getirdiği riskler sebebiyle karşı çıkıyor. İlk önce ciddi oranda derinin reddedilme riski söz konusu. Bazı ilaçlarla bağışıklık sistemi baskılanarak ret engelleniyor. Ama bu ilaçların yan etkileri de kişinin sağlığı açısından risk taşıyor. Nakledilen kalp ise kişi ilaçların yan etkileriyle yaşamaya mecbur. Topalan’a göre yüz naklinde böyle bir mecburiyet yok. Kadavradan nakil için en azından mecburen faydalanılan ilaçların yan etkilerinin minimuma indirilmesi beklenmeli. El ve kol nakledilen bazı kişilerin ilaçları kestiği ve organların geriye alınmasını istediği unutulmamalı.

KADAVRADAN NAKİL ÇALIŞMALARI
Topalan’ın tekniğini geliştirmesiyle, dünyadaki kadavradan yüz nakli çalışmaları eş zamanlı yürüyor. Rahatlıkla Türkiye’deki uzmanların da imza atabileceği dünyanın ilk kısmî yüz nakli Kasım 2000’de Fransa’da yapıldı. Köpeğinin saldırısıyla yüzü parçalanan Isabelle Dinoire, operasyondan 2,5 ay sonra karşılarına çıktığı basın mensuplarına, burnunu, ağzını ve dudaklarını hissedebildiğini söylüyordu. Doktorları ise sıvı gıdalar tüketen 38 yaşındaki hastanın çok kısa bir sürede normal beslenmeye geçeceğini kaydediyorlardı. Operasyonda Dinoire’ye ağız, burun ve çene nakledilmişti.

İkinci kısmî yüz nakli haberi Nisan 2006’da Çin’den geldi. Nakilden iki yıl önce bir ayının yüzünü parçaladığı Li Guosing’e, beyin ölümü gerçekleşen bir erkeğin yüzünün dörtte üçü transfer ediliyor. Yeni Çin Haber Ajansı’nın haberinde, hastaya bünyenin yeni yüzü reddetmemesi için ilaç tedavisi uygulanacağı ve yüze alışma sürecinde de psikolojik destek sağlanacağı bilgisine yer veriliyordu.

Şimdi de tam yüz nakli üzerinde çalışmalar yürütülüyor. Prof. Peter Butler başkanlığındaki ekip, İngiltere’deki Royal Free Hastanesi Etik Kurulu’ndan operasyon izni aldı. Butler, yaklaşık 15 yıldır bu projeye kafa yoruyor. 2005’te verilen hasta seçme izni akabinde başvuran 29 kişiden 5’ini belirleyen Butler, operasyonda, hastanın önceki yüzü ve kadavranın yüzü karşılaştırıldığında, melez bir yüz oluşacağını kaydediyor. Prof. Topalan, bu çalışmaların çok zor rutin tedaviye dönüşebileceğini söyleyerek, ‘ilk biz yaptık’ kaygısının öne çıktığına inanıyor.

FAKÜLTEDE 20 YILDIR ESTETİK CERRAHİ YAPMADIM…

-Sizden önce iki Türk profesörünün literatüre kazandırdığı tekniğe niye sizin haricinizdeki plastik cerrahlar pek ilgi duymuyor? Siz hangi yenilikleri getirdiniz?

Teknik belli bir sayıdaki çalışmadan sonra bırakılmış. Bir kere bu konuda çok tecrübeliyim. Her türlü sorunu çözebiliyorum. Çok hızlı yapabiliyorum ameliyatları. Tekniği yüzün her bölgesine uygulanabilecek, yüzün yarısını örtebilecek hale getirdim. Var olan bir şeyi genişlettik. Yüzün her iki tarafını değiştirdiğimiz hasta grupları var. Ciddi pediatrik yani çocuk hasta gruplarım var. Bunun dışında bütün yüzü tek parça doku ile örtme çalışması yaptım ve bir hastada başarılı oldum. Bu yeni bir teknik. Ameliyat konsepti aynı, ama hazırladığım doku teknik olarak farklı. Elde edilmiş yeni bir doku bu. Yine hastanın kendi vücut derisini kullanıyorum. Bütün yüzü kaplayacak bir deri vücutta yok.

-Elde edilmiş yeni bir doku derken neyi kastediyorsunuz?
Hiçbir zaman yoktan bir şey yapılmış değil. Plastik cerrahinin farklı disiplinlerini yapabilmeniz lazım. Zorluğu buradan kaynaklanıyor tekniğin. Pek çok plastik cerrah yapabilir ama bu bir uğraşı alanı. Zor ve hasta grubu farklı. Maddi imkânları zor bir hasta grubu. Tedavi çok uzun sürüyor. Neticelerini çok sonra alma şansı var. Ameliyatlar da teknik olarak zor. Plastik cerrahinde o kadar çok iç disiplin var ki. Özel ilgi alanı kabul etmesi gerekiyor hekimin. Çok keyif alıyorum ama ben de zorlanıyorum. Ameliyatlar bir iki yıl sürüyor. İki üç ameliyat gerekiyor.

-Estetik cerrahiye göre daha zor bir iş öyle mi?
Tam öyle bir şey kastetmiyorum kesinlikle. Dışarıda estetik cerrahiden para kazanıyorum. Ama üniversitede 1986’dan beri onarım mikrocerrahisi yapıyorum. Fakültede 20 yıldır estetik cerrahi ameliyatı yapmadım. Bu yapmayacağım anlamına gelmez. Vaktim olmadı. Böyle bir misyonum var. Otururken poliklinikte çocuk getirdiklerinde ayağı parçalanmış kesilecek, her şeyi bırakıyor, onu alıyorum. İnsanları topluma kazandırabiliyoruz. Ama belli bir yere kadar gidebiliyoruz. Bahsettiğim yöntemlerle tedavi ettiğim hasta sayısı 50’yi buldu. Tedavisi devam edenleri saymıyorum. Bir hastadan iki seneden önce tam sonuç elde edemiyorsunuz. Ama şunu da söyleyeyim, estetik cerrahi konseptiniz olmazsa bu ameliyatları da yapamazsınız.

Aksiyon Dergisi

22 Yorum

Dişetlerine peeling
DİŞ tedavisinde kullanılan lazerle dişeti peelingi yaptırmak da mümkün. International Hospital Diş Ünitesi Sorumlusu Dr. Oğuzhan Özdemir lazer ile estetik açıdan kişileri rahatsız eden dişetinde mora çalan siyah görünümün peeling yöntemiyle acısız giderildiğini belirtiyor. Özdemir, ‘dermatologların yüzde yaptıkları deri soyma işlemini, biz ağızda yapıyoruz. Ağız içindeki deri de katmanlardan oluşmuştur ve kat kattır. O katmanları incelterek, soyarak, renkleşmiş üsteki tabakayı kaldırıyoruz. Böylece estetik bir görüntü sağlıyoruz” diyor.

Kuruyan ellere acil bakım
SoĞuk havalarda çatlayan ve kuruyan elleriniz için bir çözüm: salatalıklı el maskesi…2 ya da 3 salatalığın suyunu sıkın. 2 çorba kaşığı badem yağı ekleyin. Bir kaba koyun ve ellerinizi içinde yaklaşık 10 dakika bekletin. Daha sonra ılık suyla ellerinizi yıkayın. Öte tırnakların kolay kırılmalarını önlemek için tırnak diplerine vazelin sürebilir, tırnaklarınızın parlak ve doğal görünmesi için parlatıcı kullanabilirsiniz. Tırnaklarınızın sık sık kırılmasından yakınıyorsanız kuru soğanın özsuyu ile masaj yaparak onların sertleşmesini sağlayabilirsiniz.

Baştan ayağa maskeler
Maske sadece yüzünüz için değil, vücudunuz için de gerekli olabilir. Duş yaptıktan sonra vücudunuzu iyice kurulayın ve nemlendirici bir kremi maske gibi tüm vücudunuza sürün. Fırça kullanmak da pürüzsüz ve sağlıklı bir cilt için önemlidir. Özellikle bayoda selülit masajı yaparken özel fırçalardan yararlanabilirsiniz. Böylece kan dolaşımına yardımcı olursunuz. Ancak fırçanın çok sert olmamasına dikkat edin. Aksi halde deri zarar görebilir. Bütün vücudunuza dairesel hareketlerle masaj yapın.

Saçınızı doğru yıkıyor musunuz?
Saç bakımının en önemli noktalarından biri şampuan ve kurutmadır. Çok basit gibi görülen işlemler saçın şeklini etkilediğinden püf noktalarına dikkat etmek gerekir. Öncelike şampuan seçiminde dikkatli olun, saçın doğal yapısını zedelemeyecek şampuanlar kullanın. Saç diplerine masaj yapmak kan dolaşımını artırır, saç diplerinin beslenmesine yarar. Parmak uçlarınızla fazla bastırmadan hafif masaj yaparak yıkayın. Saçı açık havada kurutmak iyidir ancak kışın bu mümkün olmadığından saç kurutma makinasını biraz uzak tutarak kurutun.

Yorum Yok

Tıp dünyasının mucize olarak nitelendirdiği yüz nakli için pek çok aday, ilk denemenin yapılacağı Amerika’daki hastaneye akın etti
ABD’deki Cleveland Kliniği doktorlarından Maria Siemionow, tıp dünyasında bir ilke imza atmaya hazırlanıyor. Mucize olarak adlandırılan yüz nakli için yıllardır izin almaya çalışan bir yandan da bilimsel çalışmalarını sürdüren Dr. Siemionow, kendisine yüz nakli yapılmasını isteyen, dünyanın dört bir yanından gelen hastaların akınına uğradı.

YÜZÜ KAZADA YANDI
Yüzü çeşitli kazalarda yanmış, parçalanmış ya da yüzünü değiştirmek isteyen pek çok kişi gerçekleştirilecek ameliyatta bir ilk olmak için kliniğe koştu. Yüzü bir araba kazasında ciddi şekilde yanan Matthew Tefteller’e yapılan bir dizi ameliyatın başarılı sonuçlar vermesi ve yüzünün eskiye nazaran düzelmesi gönüllülerin artmasına neden oldu. Ancak yüz nakli ameliyatı için güçlü bir aday olan Matthew Teffteller, şimdiye kadar geçirdiği operasyonlarda çok acı çektiğini belirterek yeni bir operasyon için adaylıktan çekildi.

DERİ KADAVRADAN ALINACAK
Dr. Siemionow uygun adayı seçtikten sonra 15 saat sürecek ameliyata ekibiyle girecek. Bunun bir estetik ameliyat olmadığını, kadavranın yüzünün kasları hariç üst derisindeki yağlar, damarlar ve sinirlerle birlikte kafadan ayrılarak hastaya nakledileceğini söyleyen doktor, en önemli tehlikenin ise bağışıklık sisteminin yeni yüzü reddetmesi olduğunu hatırlattı.

Film gerçek mi oluyor?
Başrollerini Nicolas Cage ve John Travolta’nın oynadığı1997 yapımı Face off (Yüz Yüze) filmindeki yüz nakli sahnesi filmi izleyenlerin akıllarına kazınmıştı. Filmde azılı terörist Troy (Nicholas Cage) ve polis Sean (John Travolta)’in yüzü estetik bir operasyonla çıkarılmış. Polisin yüzü koruyucu bir sıvıda bekletilerek yerine Troy’un yüzü takılmıştı. Troy ise yüzsüz bir şekilde hapiste kalmıştı. Yüz naklini ele alan bu sahneler uzun süre unutulmamıştı.

Yorum Yok

Yüze yepyeni ve canlı bir ifade veren iki cerrahi girişim: Göz kapağı germe ve çene düzeltme
Bir kadın için yılların en belirgin izi olan kırışıklıklardan kurtulmak hayatı yeniden sevdiren önemli bir unsurdur. Ancak böyle bir girişimden sonra yüzün diğer bölümlerindeki ‘diğer yıllar’ dikkat çeker hale geliyor. Özellikle göz çevresi ve göz kapaklarındaki kusurlar daha bir belirginleşiyor.
Estetik cerrahi yüzün tüm bölümlerini gençleştirme ya da düzeltme konusunda son yıllarda çok önemli ilerlemeler kaydetmiş bulunuyor.

GÖZ KAPAĞI GERME
Bir yüze bakıldığında göz çevresindeki yapılar, yüzü en çok yaşlı gösteren bölgedir. Gerek kalıtımsal, gerekse de yaşlanmaya bağlı olarak, göz kapaklarının derisindeki sarkıklık ve yağ dokularında torbalanmalar meydana geliyor. Bunların oluşturduğu tablo sonucu görünüm bozukluğu ve yorgun bakış durumu ortaya çıkıyor.
Yüzün canlılık ve genç ifadesini en çok etkileyen bölgesi diyebileceğimiz göz kapakları ve kaşların aşağı doğru sarkma ve torbalanmaları, yaşlanma sürecinin ilk bulgularıdır.
Kalıtım, gözlerde şişlik yapan hastalıklar, kuru ve gevşek cilt yapısı, göz kapağı sarkmalarının nedenleri arasında sayılabiliyor.
Alt ve üst göz kapaklarında gevşemiş deri fazlalığının ve göz etrafında bulunan fıtıklaşmış veya aşırı büyüklüğe ulaşmış yağ dokularının çıkarılarak göz bölgesinin görünümüne, yeni şekil verilmesi, böylece kişinin daha genç görünüm kazanması ameliyatına tıpta blefaroplasti deniyor.
Her yaşta yapılabilen bu ameliyat, lokal veya genel anestezi altında gerçekleştirilebiliyor. Ameliyatın belki de insanı en çok rahatlatan tarafı, her iki anestezide de hastanın aynı gün taburcu edilmesi oluyor. Hasta 5-6 günde tamamen iyileşebiliyor. Ve en güzel haber: Bu ameliyatta hiçbir iz kalmıyor..

NASIL YAPILIR?
Göz kapağı germe işlemi, genel anestezi veya lokal anestezi altında yapılıyor. Üst ve alt göz kapaklarındaki sarkmış deri ve yağ torbalanmaları alta, kirpiklerin 1 mm altından , üstte kapak kıvrımından yapılan kesiler ile alınıyor. Ayrıca göz kapağı içinden yapılan farklı bir yöntem de bulunmasına karşın, bu fazla tercih edilen bir yol değildir.
Bu yöntem hastanede kalmayı gerektirmiyor. Morluk ve şişliklerin 5 ile 7 gün süreceğine hastanın hazırlıklı olması gerekiyor. Müdahaleden 4-5 gün sonra dikişler alınıyor. 7-10 gün sonra da örtücü kozmetikler kullanılarak normal yaşama dönülebiliyor.
Hasta şunu önceden mutlaka bilmelidir: İyi bir hekimin ameliyat öncesinde çıkaracağı deri fazlalıklarını özenle işaretlemesi gerekir. Böylece ameliyat sırasında ne fazla ne de gereğinden az deri çıkarma riski ortadan kalkmış olur. Bu da tamamen cerrahın tecrübesiyle ilgilidir.
Prof. Dr. Nazım Durak, çizim ve işaretlenmelerin hiçbir zaman yatar pozisyonda değil, oturur pozisyonda yapılması gerektiğini hatırlatıyor. Aksi taktirde hasta ayağa kalktığında ameliyatın hiçbir etkisinin olmadığının farkına varacaktır.

YANIKLARA DİKKAT!
Güneş etkisi ile hasara uğramış yüz cildinin yenilenmesinde etkisi açısından en çok tercih edilen karbondioksit ve erbium yag laser’dır. Laser ışınları ciltte çok yüzeyel fakat kontrollü bir yanık oluşturduğundan uygulamanın mutlaka hastane koşullarında, anestezi uzmanının gözetiminde ve ameliyathanede yapılması gerekiyor. Ameliyat sonrası erken dönem genellikle rahat geçer. Ameliyat alanlarında gerginlik hissi ve hafif bir ağrı olabiliyor.Prof. Durak, ameliyat sonrası ödem ve kızarıklığın kaybolmasının 6 ay kadar sürdüğünü, hastanın güneşten en az 6 ay uzak kalmasını, sokağa çıktığı zamanlarda güneş koruyucusu kullanması gerektiğini hatırlatıyor. 1. haftadan sonra kızarıklıklar makyaj ile kapatılabiliyor ve hasta 3 hafta içinde işine dönebiliyor. Sonbahar ve kış ayları bu ameliyatı gerçekleştirmek için en uygun aylar kabul ediliyor.

ÇENE DÜZELTME
Yüz profilinin güzelliğinde çenenin öne doğru çıkıntılı veya geriye doğru olması görünüm kusuru oluşturabileceği gibi, çiğneme fonksiyonunu da bozabiliyor. Çene yapısındaki bozukluk genellikle çocukluk yaşlarındaki bir travmaya bağlı ve kalıtsal oluyor. Bozukluğun derecesine bağlı olmak üzere bazen çok büyük bir operasyon gerekirken, bazen de dudak iç yüzünden yerleştirilen uygun bir protezle bu sorun çözümlenebiliyor. Çene düzeltme, burun ameliyatı ile birlikte yapıldığında çok başarılı sonuçlar alınabiliyor. Uzmanlar, ameliyat için çene gelişiminin tamamlandığı 17-18 yaşlarına kadar beklenmesi gerektiğini vurguluyor.

DUDAK KALINLAŞTIRMA
Dudaklara bir dolgunluk kazandırma son yıllarda dudaklarının ince olduğunu düşünen kadınların sıklıkla başvurduğu bir yöntem oldu.Önceleri sanatçılar ve televizyon spikerlerinin dolgunlaşan dudaklarıyla bu yönteme ‘ısınan’ kadınlar, ağız yapılarına yeni bir görünüm kazandırmaya artık tereddüt etmiyor. Ancak dudaklarını dolgunlaştırmak isteyip de, hangi yöntemin kendileri için uygun olduğuna karar veremeyenlerin sayısı da oldukça kabarık. Prof. Durak, bu konuya şöyle açıklık getiriyor: ‘Öncelikli olarak hastanın kendisinden alınan doku ile kalınlaştırma yapmaktayız. Bu yağ enjeksiyonu değildir. Zira yağların büyük bölümü özellikle hareketli olan bu bölgeden emilir ve yapılan işlemin yararı minimal olur.’ Lokal anestezi altında vücudun görünmeyen bölgelerinden alınan doku parçaları dudağa yerleştirilerek kalınlaşma sağlanıyor. Çeşitli doku maddelerinin (Restylane, juvederm, perlane) enjeksiyonları da yapılabiliyor. Ancak bunların sonuçları da birkaç aylık olup, sürekli kalınlaşma sağlamıyor.

Lazer cihazları güzelliğin hizmetinde
Günümüzde kullanılan lazer cihazları ve etki alanları
1. Yellow Pulsed Dye Laser : Doğum lekelerinin giderilmesinde
2. Q-switch Ruby Laser : Tatuajların çıkarılmasında
3. Long Pulse Ruby Laser : Epilasyonda
4. Q-switch Yag Laser, Nd Yag Laser : Derin damarsal orjinli lezyonların tedavisinde
5. Alexandrite Laser : Pigmente (renkli) deri lezyonlarının ve kalıcı dövmelerin giderilmesinde
6. Carbon Dioxide Laser : Deride oluşan iyi huylu tümörlerin çıkarılmasında, kırışıklık tedavisinde, yüz gençleştirme işleminde
7. Erbium Yag Laser : Damarsal orijinli kitlelerin çıkarılması ve yüz gençleştirmede
8. Argon Laser : Damarsal kaynaklı ağrılı kitlelerin çıkarılmasında
9. Copper Laser : Pigmente deri lezyonlarının kalıcı tedavisinde
10. Pulsed Dye : Doğum lekeleri, damarsal lezyonların tedavisinde
11. KTP Laser : Damarsal orijinli lezyonların tedavisinde

Hasta soru ve endişeleri
- Göz çevresinde izler belli olacak mı?
Göz kapağı, vücudun iz kalmaya en az yatkın olan bölgesidir bu nedenle dikkat çekecek bir iz kalması genellikle söz konusu değildir. Fakat kırışıklıklar kaz ayağı tabir edilen şekilde şakaklara doğru uzanıyorsa, buraların düzeltilmesinden sonra 1-2 hafta çok ince kırmızı bir çizgi oluşmasına rağmen, bu çizgi 1-2 ay içerisinde kaybolacaktır. Bu süre içinde kapatıcı bir kozmetik ürün çizgiyi gizlemekte yardımcı olur.
- Hangi yaş uygundur?
Belli bir yaşı yoktur. Sarkma ve torbalanmalar görülmeye başladığı an düşünülmelidir. Çünkü göz torbalanması cildi genişleterek daha sonraki düzeltme girişimlerini hem zorlaştıracak hem de başarı oranı düşecektir.
- Riskleri nelerdir?
En büyük risk, kapak derisinin fazla veya uygun olmayan formda alınmasıdır.
Bu durumda kapağın açık kalması bile söz konusudur.
- Ameliyat mevsimi var mıdır?
Mevsim önemli olmamakla beraber, ameliyattan sonra tüm ameliyatlarda olduğu gibi yara izlerinin koyulaşmaması için 1-2 ay süreyle ‘sun-block’ denilen güneşten koruyucu kremler kullanılmalıdır.

En çok merak edilenler
- Burnumda eğrilik var; çenemle birlikte düzeltilebilir mi?
Evet, çene ve burun görünüm olarak birbirlerini tamamlayan unsurlardır. Her ikisinin birlikte düzeltilmesi başarı oranını daha da artırır.
- Ortodontik tedavi ile ameliyatsız düzeltme mümkün mü?
Bu duruma ancak muayene ile karar verilebilir. Bazen sadece ameliyat yeterli olurken, bazen de ameliyatla birlikte tedavi gereklidir. Çene kusuru olmayıp, yalnızca dişleri ilgilendiren bir bozukluk varsa, ortodonti yeterlidir.
- Çene ekleminde ağrı ile çiğneme esnasında meydana gelen kıtırtı, mevcut çene ve diş yapısından kaynaklanabilir mi?
Evet. Çiğneme fonksiyonu düzeltildiğinde eklem ve kulağa varan ağrılar ile kıtırtı sesi kaybolacaktır.

Kaynak: Güneş Gazetesi

Yorum Yok

Son Yazılan Estetik Haberleri

En Çok Okunan Haberler

En Çok Yorum Yapılan Konular

Son Yorum Yapılanlar:

  • neşe: yaptırmadan önce insan korkuyor tabii ama hepsi birşey bilmediğimizden yaptıktan sonra da...
  • naz: Slmlar benim cildimde fazlasiyla sivilce ve akne sonucu izler kaldi (delikler) ve yasim...
  • sonay: merhaba, lıposomlu baumann kremı aldım cene ve alında yağlanma var alt tabakasında eger...
  • Hunter: Bnde ameliya oldum çok mutlu sayılmam daha sargılar açılmadı. Pazartesi açılacak doktor...
  • Arzu: Slm ben arzu benimde dogustan cift tarafli damak dudak yarigim var ilk ameliyatim 5...