HaberEstetik Menü

EstetikHaber > vücut estetiği
Etiket :

vücut estetiği

vücut estetiği kısa yolu ile işaretlenmiş estetik haber, estetik bilgi, estetik video ve resim listesi. vücut estetiği konusunda EstetikHaber sitesinde yazılmış haber ve bilgiler..

Şişman olmayan ama vücutlarında ‘fazlalık’ bulunların, ‘liposuction’ (yağ alma) yaptırmayı düşünüyorlarsa doğru seçim… Çünkü liposuction zayıflama değil vücut biçimlendirme estetik ameliyatıdır.

Prof. Dr. Ayhan Numanoğlu, tüm detaylarıyla bu ameliyatı anlattı:

Vücudun hangi bölgelerine liposuction yapılır?
Göbeğin alt ve üst tarafındaki, basenlerin yan tarafındaki, belin yan tarafındaki, dizlerin iç bölümlerindeki, kollar, gıdı ve sırttaki yağların alınmasında kullanılır.

Liposuction kimlere yapılır?
Yerel yağ fazlalıklarının giderilmesinde kullanılır. Zayıflama ameliyatı değildir. Şekil verme, kontur düzeltme ameliyatıdır. Çok şişmanlara değil de normal kiloda fakat çıkıntıları olan kişilere yapılır. ‘Ben çok kilo aldım zayıflamaya geldim’ diyen bir hasta bu iş için uygun değildir.

Ne kadar yağ alınır?
Vücut ağırlığının yüzde 5-6′sı kadar yağ alınabilir. Bu da 60 kiloluk bir kadında üç litredir. Bu da zayıflama yaratmaz. Liposuction sadece yerel yağ fazlalıklarının alınmasında uygulanır.

Liposuction’a kişi kendi mi karar verir?
Genelde kişiler bize kendi istekleriyle gelir. Faz- lalıklarından şikâyetçidirler, bunu dile getirirler. Estetik hastalarının çoğu için bu durum böyledir. Bize gelen hasta bir yerden bu ameliyatı duymuştur, bir arkadaşında sonuçlarını görmüştür veya basından okumuştur ve kendisiyle karşılaştırır, sonra da bize gelir. Kendi teşhisini kendisi koyar.

Bu ameliyatlarda yaş sınırı var mı?
Yaş ilerledikçe derinin elastikiyeti de kaybolur. 45 yaşından sonraki hastalarda bu ameliyatlar zor olur. Çünkü derinin altındaki
yağ alındığında üzerindeki deri gevşer. Derinin ameliyattan sonra kendisini toparlayıp yeni konumuna adapte olması gerekir. İlerlemiş yaşlarda uyum sağlama olayı deri elastikiyetini yitirdiği için çok zor olur. Bu hastalarda yağ alma miktarını ölçülü tutmak gerekir. Ayrıca vücut gelişimini tamamlamamış kişilere de bu ameliyat doğru değildir. Bu nedenle bir alt yaş sınırı verecek olursak 17-18 yaştakilere yapılmaz.

Yağları nasıl çekiyorsunuz?
Deride 8 milimetrelik kesikler açılarak bu kesiklerden çelik borular deri altına sokulur. Çelik borunun ucundaki deliğin bağlı olduğu vakumla bölgedeki yağlar çekilir. Çelik boru açılan delikten hareket ettirilerek etrafındaki yağ da alınır. Bu yönteme liposuction, lipoline, liposhape gibi isimler takılıyor. Hepsinin prensibi aynıdır. Farklı isimlerle çekici hale getirmeye çalışıyorlar.

Ameliyatta ne gibi riskler ortaya çıkabilir?
Tabii ki riskler var, her ameliyatın riski vardır. Bir kere anestezi yapılıyor bu bir risktir. Ancak ben hastalarıma bu riski şöyle açıklıyorum. Buradan çıkıp eve giderken
başınıza bir şey gelmeyeceğine dair garanti yok. İşte bu ameliyatın da riski bu kadar. Son dönemlerde sıvı yöntem denilen bir yöntem uygulanıyor. Burada ameliyat yapılacak
bölgeye içinde serum ve bazı ilaçlar bulunan bir sıvı enjekte ediyoruz. Bu sıvı oradaki damarların büzüşmesini sağlıyor ve damarların
kanaması önleniyor. Böylece çekmiş olduğumuz sıvı da sadece yağdan oluşuyor. Bu nedenle liposuction’ın emniyet sınırı da çok genişledi.

Kimlere bu ameliyat yapılmaz?
Estetik ameliyatların hepsinde bana göre ilk koşul, kişinin sağlıklı olmasıdır. Sağlıklı olmayan birine estetik ameliyat yapmayı doğru bulmuyorum. İkincisi de aşırı beklentileri olan birine estetik ameliyat yapmıyorum. Çünkü hasta siz ne yaparsanız yapın tatmin olmuyor. Ancak şimdi bilgisayar ekranında hastaya temsili olarak nasıl görüneceğini gösterebiliyoruz. Hasta eğer
‘İşte ben bunu istiyorum, bu bana yeter’ diyorsa ameliyatı yapıyoruz. Ama bununla tatmin olmayacaksa baştan vazgeçmesini istiyoruz. İki-üç beden incelmek istiyorsa onu ameliyatı etmiyorum.

Liposuction ameliyatı ne kadar sürer?
Normal şartlarda 1.5-2 saat sürer.

Ameliyattan sonra hastayı neler bekler?
Hastaya ameliyat masasından kalkmadan önce bir korse giydiriyoruz. Hasta bu korseyi bir hafta boyunca hiç çıkarmıyor. Korseyi giydirmemizin nedeni ameliyattan sonra deri altında kanamaların oluşmaması. Korse bunların oluşmasını, oluşmuşsa da durmasını sağlıyor. Hatta hasta bu korseyi ne kadar uzun süre giyerse, o kadar da başarılı oluyor. Üç hafta korse giyeceğini hastaya önceden söylüyoruz. Birinci haftadan sonra masajlar başlıyor. Bu da deri altındaki dolaşımı sağlıyor.

Morarma oluyor mu?
Kişilerin yapılarına göre değişmekle birlikte mutlaka morarma olur. Bazılarında dikkat çekici oluyor, bazılarında dikkat çekici olmuyor.

Yara izi, kesik kalır mı?
Ortalama 8 milimetrelik bir iz olur. Ancak biz bu izi görünmeyen yerlere gizliyoruz. En küçük mayoların içinde kalacak şekilde yapıyoruz.

Bu ameliyattan sonra hastanın hayatı boyunca yapmaması gereken şeyler var mı?
Birinci haftadan sonra jimnastik, egzersiz, masaj, ultrason yapılır. Ancak yazın ameliyattan bir hafta sonra güneşe çıkması doğru olmaz. Zaten bize bu ameliyat olmak isteyenler genellikle yılbaşından sonra gelir. Yaza kadar olan altı aylık dönemde hasta tamamen iyileşir.

Erkekler de oluyor mu?
Onlar genellikle göbekteki yağlar için gelirler.

En çok kimler yaptırıyor?
Kadınlar. Düzgün görünmek isteyen, bir yerinde fazlalık gören herkes ameliyat olur.

Liposuction ameliyatının maliyeti nedir?
1000 dolar ile 2 bin 500 dolar arasında değişir. Operasyona göre farklılık gösterir. Çok basit lokal anesteziyle yaptığımız bir ameliyat, örneğin dizin kenarındaki yağların alınması 1000 dolardır.

Ağrı olur mu?
Ameliyatta kullandığımız sıvının içine lokal
anestezide kullanılan bir ilaç koyuyoruz, yoksa ilk beş-altı saat ağrı olabilir ama şiddetli değildir.

Hastanede mi yapılır?
Ameliyat ameliyathanede yapılır. En küçük bir risk bile hastane koşullarında çözümlenir ama başka bir ortamda çözümlenemez.

Hastalara bir uyarınız var mı?
Liposuction olayı çok hafife alınıyor. Avrupa’da birkaç aylık eğitim almış birçok kişi liposuction yapıyor. Liposuction yapacak kişinin Plastik cerrahi uzmanı olması ve Plastik Cerrahi Cemiyeti’ne üye olması gerekir.

Ne gibi hatalar olabilir?
Çok derin deformiteler olabiliyor. Bir taraftan fazla, diğer taraftan az yağ alınabiliyor.

Liposuction’dan sonra kilo alınırsa?
Ameliyattan sonra kilo alabilirler, ancak alınan bu kilo yağ alınan bölgede birikmez. Vücut bütünüyle kilo alır ve formu korunur.

2 Yorum

* Vücut kontürü için neler yapılıyor? Kalçaya yağ enjeksiyonu ile yuvarlaklaştırma yapılabiliyor. Yağ enjeksiyonu için karından belden, çıkıntılı olan yerden yağ alınıyor. Böylelikle hem bölgenin şekli düzeltiliyor, kontür veriliyor hem de o yağlar başka bir yerin eksik kontürünü tamamlamış oluyor. Bacaklarda eğriliği olan insanlar için ‘doku kokteyli’ uygulanıyor. Özellikle diz altı bölgeleri eğri duranlara ‘doku kokteyli’ ya da ‘yağ enjeksiyonu’ yapılarak, bu bölgeler daha düz hale getirilip, hoş bir duruma sokulabiliyor. Dünya Estetik Cerrahi’sinde sunumunu yaptığım bu yöntem sıklıkla uygulanıyor. Bu eğriliklere silikon da konabiliyor ama ben tercih etmiyorum. Silikon şekil bozuklukları yapabiliyor. Üstelik, giriş yerlerinde en az iki-üç santim olan kesi yerleri iz bırakıyor. Halbuki, doku kokteyli ya da yağ enjeksiyonunda operasyon iğneyle yapıldığı için iz kalmıyor.

* Kadınlar vücut hatlarını düzeltmek için en çok hangi operasyonları tercih ediyor? En fazla tercih ettikleri yöntem ‘liposuction’ oluyor. Üst bedeni 34, alt bedeni 42 olan kadınlar için liposuction en ideal yöntemdir. Liposuction’un ardından oluşan boşlukları düzeltmek için bazı bölgelere enjeksiyon da yapılıyor.

* Vücut kontürü ameliyatlarını erkekler de yaptırıyor mu? En sık hangi taleplerle size başvuruyorlar? Erkekler de yaptırıyor. Popo astıran az, ancak popoya yağ enjekte ettiren var. Bacaklardaki eğriliğini düzelttirenler var. Kontür bozukluğu olan erkeklerde özellikle ‘meme liposuction’ çok önemli. 16-17 yaşındaki çocuklara, meme kontür düzeltirme ameliyatlarını rutin olarak yapıyoruz.

* Kaç yaşından itibaren bu ameliyatlar yaptırılabilir? 16 yaşından itibaren vücut kontürü operasyonlarını yapmak mümkün.

Yaz aylarına çok daha güzel girmeyi mi hayal ediyorsunuz? Mayolar, bikiniler için vücudunuzu hazırlamak mı istiyorsunuz? İşte size yaz estetiğinin tüm detayları… İşin uzmanı doktorlar, daha güzel kalçalara sahip olmanın son yöntemlerini anlatıyor. Sizin sorununuz verdiğiniz kilolar ya da hamilelik deformasyonu nedeniyle sarkan karnınızsa, onun da çaresi var. Meme estetiği için en ideal mevsimdesiniz, peki nasıl yaptıracağınızı biliyor musunuz? Kırışıklıklarla savaşmak için yaptırabileceğiniz müdahaleleri doktorlar anlatıyor. Bu yaz daha güzel olmanın tüm yöntemlerini sizin için bu yazı dizisinde araştırdık…

Prof. Dr. Onur Erol, kalça estetiği için kendi geliştirdiği ‘kalça asma’ yöntemiyle ilgili sorularımızı yanıtladı…

* Kalça astırma nedir? ‘Kalça asma’ benim geliştirdiğim, ameliyatsız olarak sarkmış olan kalçanın dikişlerle asılmasını sağlayan yöntemin adı. Aynen ‘kaş asma’ gibi. Bu yöntemde ameliyata gerek kalmıyor. Gevşeme nedeniyle sarkan kalça bölgesi, bu teknikle toparlanıyor. Yapısal olarak düşük kalçalı kadınlara da uygulanıyor. Lokal (bölgesel) anestezi ya da biraz uyutarak gerçekleştirilen operasyon, ortalama yarım saat sürüyor. Bu sayede yuvarlak bir kalça elde ediliyor. Asma dikişleri tamamen kalça kıvrımının içinde gizli oluyor. Kesiler minik olduğu için hiç iz kalmıyor. İpliklerin geçtiği yerlerin izleri çok dikkat edilirse, birkaç ay görülür. Ancak, daha sonra bu izler de tamamen kaybolur. Operasyonla yuvarlak kalçalar oluşuyor.

* Kalça asmanın silikonla kalça oluşturmaya göre avantajı nedir? Bu teknikte vücuda yabancı bir cisim koyma ihtiyacı olmuyor. Operasyonun ertesi günü hastalar işlerine gidebiliyor. Silikon ise, çok daha zahmetli bir ameliyat gerektiriyor. Ben tercih etmiyorum, yurtdışında da çok ender olarak kullanılıyor. Silikon kalça bölgesinde kullanıldığında, zamanla istenmeyen sonuçları olabiliyor. Şekil bozuklukları daha sık olabiliyor. Oradaki kas zedelenebiliyor. Bu nedenle, yoğun ağrı çeken hastalara rastlıyoruz.

OTURURKEN DİKKAT EDİN

* Kalça asmada bir süre sonra sarkma oluşabiliyor mu? Kişiye göre değişiyor. Bir yıl sonra da sarkma tekrarlayabiliyor, beş yıl sonra da tekrarı gerekebiliyor.

* Dikişlerin patlaması gibi riskleri oluyor mu? Kalça asmada üç hafta dikkat edilmesi gerekiyor. Hastalar öyle pat diye hemen oturmuyor. Zorlama olursa, dikişler içerde dokuları yırtarak gevşeyebilir. Dikiş kopmaz, çok sağlamdır. Ancak, gevşeme olabilir. Bunun için üç hafta süreyle dikkatli oturmalarını ve varis çorabı giymelerini öneriyoruz. Üç haftadan sonra bu risk azalıyor, bir buçuk ay sonra ise hiç iz kalmıyor.

* Kalça asmak için en uygun zaman hangisidir? Bu operasyon en geç haziran ayının ortalarına kadar yapılmalıdır. Bence en ideal zaman kış ayları ve bahardır. Kadınlar yaz aylarına böylece daha formda kalçalarla girebiliyor.

* Sık yapılan bir operasyon mu? Bu, benim geliştirdiğim bir yöntem. Henüz yayınlamadığım için diğer plastik cerrahlar tarafından uygulanmıyor. Mayıs ayında Amerikan Estetik Plastik Cerrahi Kongresi’nde davetli panel konuşmacısı olarak, meslektaşlarımla bu yöntemi paylaşacağım. Zaten konu çok ilgi çektiği için bu panele dahil edildim.

* Kimlere uygulanamaz? Çok yaşlanmış ve derileri çok sarkmış kişilerde bu yöntem başarılı olamaz. Bu takdirde, keserek bu sarkmaları gidermek gerekir.

* Bu operasyonu geçiren kadınların daha sonra hamile kalmasında bir sorun olabilir mi? Hayır, kesinlikle olmaz.

KÜBA VE BREZİLYALILAR ÇEKİCİ

* En ideal kalçalar nasıldır? Kadınlar hayalindeki kalçalara bu yöntemle kavuşabiliyor mu? Yapılan bir araştırma, kadınlarda kalça ile belin 1.7 ile 1 oranında olduğunu gösteriyor. Bunun daha açık tarifi; neredeyse bel ölçümünün iki katına yakın kalçalara sahip olmaktır. Beli 60 olan bir kadının ideal kalçaları 102′dir. Küba ve Brezilya’da kalçaların çekici olması, muhtemelen bu ölçülerdeki kadınların çokluğundan kaynaklanır. Özellikle Brezilya’da bu ölçülere ulaşamayan kadın, kalçalarını büyüterek, çekici ve seksi duruma getirebilmektedir. Latin danslarında bu anatominin de çok önemi olsa gerek.

* 90-60-90 ölçüsü o zaman çok da doğru değil mi? Bu ölçüler güzellik yarışmalarında, genel bir fikir vermek için kullanılır. Yüzde 100 doğru olamazlar. Zira, göğüs yapısı geniş, ama memeleri küçük olan bir kişi de 90 ölçüsüne ulaşabilir. Kalçada da aynı durum söz konusudur. Kalça kemiği geniş olan bir kişide ölçüm büyük çıkacaktır. Ancak, kalçanın yuvarlak çıkıntısı bu kişilerde eksik olduğunda hiç de çekici, güzel bir görüntü vermeyecektir.

* Erkekler de kalça şekillendirme ameliyatı yaptırıyor mu? Erkeklerde kalçanın küçük olması gerekir. Hemen hemen kalça ölçüsü bel oranına yakındır. Erkekler daha çok kalça küçültme için başvuruyor. Nadir olarak büyütme başvuruları da karşımıza çıkıyor.

* Türk kadınları size daha çok kalçalarını küçültmek için mi, yoksa büyütmek için mi geliyor? Genç kızlar daha çok kalçalarını şekillendirmek için geliyor. Belin daraltılması, kalça kenarlarının helkeltraş gibi yontularak düzeltilmesi, kalçanın orta bölümüne yuvarlak bir kontür verilmesi, ideal bir yapıyı bu gençlere kazandırıyor. Çok aşırı derecede şişmanlamış kişilerde, liposuction tekniği’ kullanılarak kalça ve basen kısımlarına şekil vermeye çalışılır. Bu işlem sırasında kalçanın hatlarının ve çıkıntısının muhafaza edilmesi son derece önemlidir. Aksi takdirde, düz, anlamsız bir kalça şekli ortaya çıkacaktır. Çoğu zaman yanlış yapılan yağ çekme operasyonlarının ardından, bu bölgeden kontür vermenin önemi unutularak, kalçasız ve şekilsiz kişiler ortaya çıkıyor. Bu kötü sonucun olmaması için bu konuda tecrübeli plastik cerrahlara başvurmak en akıllıca yoldur.

Sabah

22 Yorum

Vücudumuzun beğenmediğimiz bölgelerini şekle sokmak bölgesel fazlalıklardan, selülitlerden kurtulmak artık hayal değil!
az artık kapıda… Mevsimler değişirken neredeyse tüm kadınların yaşadığı ortak bir döngü vardır: Karların kalkması, soğukların bir sonraki kışa kadar içinde yaşadığımız topraklarla vedalaşmasıyla ilk kaygı, kıştan kalan fazla kiloları atmak olur. Ardından da diyet reçeteleri araştırır, bedenimize ve şartlarımıza en uygun olan programları uygulamaya başlarız.
Evet, döngünün bu bölümünü çoğumuz geride bıraktık. Sıra şimdi yazı kusursuz bir güzellikte karşılamaya geldi. Evet, tepeden tırnağa değişmek, yenilenmek, aynaya baktığımızda kendimize gülümsemek istiyoruz… Ama bu sonuca ulaşmak için de ne madden, ne bedenen büyük külfetler altına girmek de istemiyoruz. Yani hayal ettiğimiz sihirli bir değnek aslında: Çok masraf etmeden, ameliyat masasına yatmadan bizi yenileyecek, adeta yepyeni bir bedenle yazı karşılatacak bir formül!
Bu yazı dizisini, hayal ettiğiniz bu sihirli değneği size sunmak için hazırladık. Günümüz bilgi birikimi ve teknolojisi artık büyük külfetler ve riskler altına girmeden yepyeni yüzler, yepyeni bedenler yaratma imkanları sunuyor. Önemli olan, var olan yöntemleri yakından tanımak ve hangi yöntemin kendimiz için uygun olduğunu bilmek…
Sizlere vücut, yüz, saç ve makyaj olmak üzere, saçınızın telinden ayak parmağınıza kadar kendinizi tepeden tırnağa elden geçirmenizi ve yeniden yaratabilmenizi sağlayacak yöntemler, formüller ve ipuçları sunuyoruz. Ülkemizin önde gelen güzellik, bakım ve tedavi merkezleriyle gelişip, en son teknik ve uygulamaları tüm detaylarıyla derledik… Araştırıp açıklaması bizden, uygulayıp, mucizeler yaratması sizden!

ÖNCE BEDEN
Saç, yüz ve makyaj tekniğimizi değiştirmeden önce bedenimizi gözden geçirmemiz gerekiyor. Vücudumuzu mu sıkılaştıracağız, bölgesel fazlalıklardan, selülitlerden mi kurtulacağız, öncelikle bunlara karar vermemiz gerekiyor. Fizikom gibi sağlık merkezleri bu sorunlara bir tedavi kapsamında yaklaşırken, bu diziyi hazırlarken görüşlerine başvurduğumuz Lavinia Estetik ve Zayıflama Merkezi gibi salonlar tüm girişimleri bakım olarak ele alıyor. Aktaracağımız detaylardan yapılan uygulamaları öğrendikten sonra sizin için hangi yolun daha uygun olduğuna karar vermeniz kolaylaşacaktır.

Vücut sıkılaştırma
AŞIRI hareketsizlik, çok sık kilo alınıp verilmesi sporu bırakma ya da doğal yaşlanma süreci içinde özellikle karın, kalça, bacak içleri ve kol üstelerinde oluşan gevşeklik ve deformasyonlarda sıkılaştırıcı ve toparlayıcı özelliğe sahip vücut sıkılaştırma programları bulunuyor. Yukarıda belirtilen nedenler dışında, kişinin genetik özellikleri açısından da bağ dokusu zayıf olabiliyor. Dolayısıyla yaşı ilerlemiş bir kişide elastikiyet kaybı daha sık görülmekle birlikte, genç bir kişide de bu tür deformasyonlar oluşabiliyor. Lavinia’da uygulanan selülit ve lokal fazlalıklar konularında da son derece etkili olan bilgisayar programlı ProSlim24 cihazının toparlama programı, kasların egzersiz etkisiyle çalıştırılmasını sağlıyor. Bu sayede 10-15 seans sonunda elastikiyet kaybı gideriliyor, gevşek ve sarkık görünen doku son derece sıkı ve diri bir görünüm kazanabiliyor. Bilgisayar programlı ProSlim24 ve Presör cihazları vücut sıkılığının artırılması ve korunması, depolanan yağların yakılması, toksinlerin atılması, pürüzsüz ve sağlıklı bir cilde sahip olmak açısından kişiye özel tedavi imkanları sunuyor. Bu yöntemlerle hiçbir cerrahi müdahalede bulunmadan ve deri altına hiçbir madde enjekte edilmeden sağlıklı bir şekilde sonuca ulaşılabiliyor.

Cildin esnekliğini kaybettiğini nasıl anlarsınız?
Vücudumuzda elastikiyet kaybı olup olmadığını anlamanın çok basit yöntemleri var: Örneğin üst bacak bölümünüzü sıkıştırdığınızda doku sanki bir hamur parçası gibi kıvrılıyor ya da hızlı bir şekilde yürürken kalça ve bacaklarınızın ‘jöle’ gibi hareket ettiğini hissediyorsanız bu, o bölümdeki kasların yeterince güçlü olmadığı için deforme olduğunun göstergesidir.

Selülitlerle vedalaşın
Selülİt şişman ya da zayıf ayrımı yapmaksızın, özellikle ergenlik döneminden itibaren hormonal değişikliklerin etkisiyle her yaş grubunda ortaya çıkan yağ hücrelerinin deformasyonuyla ilgili estetik bir sorun. Farklı yaş gruplarındaki kadınların %85 ‘nin bu problemden şikayetçi olduğunu göz önüne alacak olursak selülitin pek çok kadının ortak sorunu olduğunu söyleyebiliriz.
Yaz aylarında birçok kadına gönül rahatlığıyla mayo giymeyi problem haline dönüştüren selülitin oluşumu kişiden kişiye farklılıklar gösteriyor. Selülit daha çok ergenlik, hamilelik ve menopoz gibi hormonların daha çok değişime uğradığı dönemlerde ortaya çıkıyor olmasına rağmen, kişinin genetik yapısı, metabolizma hızı, dolaşım sistemi, sindirim ve boşaltımda yaşadığı sorunlar, doğum kontrol hapları, alınan hormon ilaçları, dengesiz ve düzensiz beslenme, aşırı hareketsizlik, stres, sigara ve alkol tüketimi de selülit oluşumunda etken faktörler olarak karşımıza çıkıyor.

Selülit nasıl tedavi edilir?
Doç. Dr. Meral Kozakçıoğlu Özekici, günümüzde selülit tedavisinde birçok farklı yöntem uygulandığını belirtiyor ve ‘ Yöntemlerin başarılı olması için tedavinin, bu konuda uzman hekimlerce uygulanması gereklidir’ hatırlatmasında bulunuyor. Selülitli bir kişide lenf sistemi, kas, yağ ve bağ dokusu değerlendirilip, tedavi program bu sonuca göre planlanması gerekiyor.

Selülit tedavisinde sonuç veren yöntemler:
Bu programlar ile kombine olarak diyet, spor, enzim terapi masaj ve krem – jel uygulamaları yapılabiliyor.

MEZOTERAPİ
Mezoterapİ, bir ilacın iğne (mezoderm içine) depo olacak şekilde ince ve kısa iğnelerle zerkedilmesi yöntemi. Selülit tedavisinin yanı sıra yüz kırışıklarının giderilmesinde de uygulanıyor. Selülit tedavisinde, bacaklar, popo, karın, kollar, vs. enjeksiyon ile dolaşım düzenleyiciler verilerek, yağ ve lenf sıvısı birikimleri böbrekler vasıtası ile atılıyor. Uygulama, haftada bir kez olmak üzere 15′er dakikalık seanslarda 8-12 seans yapılıyor.

LENF DRENAJI
Lenf akımının ve kan dolaşımının düzenlenmesi esasına dayanıyor. Bu yöntem ile doku arasında biriken sıvının dışarıya atılması sağlanarak ödem çözülüyor. Yöntemde özel bir çorap giydirilerek tüm vücuda uygulama yapılıyor. Doç. Dr. Meral Kozakçıoğlu Özekici, ‘Tedavi lenf drenaj eğitimi almış bir fizyoterapist tarafından uygulanmalıdır. Eğer tedavi sırasında manevralar yanlış uygulanırsa, drenaj gerçekleşmez ve lenf dolaşımı bozulur’ diyor. Her seans 35 dakika sürüyor, ortalama 15 seans da sonuç alınıyor ve uygulama haftada 3 kez yapılıyor.

KAS PROGRAMLARI
Selülİt tedavisinde diğer tedavi sistemler ile beraber uygulanırsa, popo, karın ve bacak sarkmalarını gidereceğinden tedavi sonucu daha başarılı oluyor. Herhangi bir elektrik bağlantısı olmayan kas stimülatörleri, cep telefonları gibi şarj sistemi ile çalışıyor. Hangi kas grubunu güçlendirilecekse, sadece o grup çalışıyor. Kas güçlenince sıkılaşıyor ve cilt tabakasını daha gergin tutarak sıkı bir bacak ya da popo görüntüsü yaratıyor. Seanslar 30 dakika sürüyor, ortalama 15 seans haftada 3 kez olmak üzere uygulama yapılıyor.

ULTRASON
Ses dalgalarının etkisiyle selüliti parçalama ve idrardan atma esasına dayanıyor. Ultrason plakaları, jel sürülmüş cilt üzerine konularak uygulama yapılıyor. Ses dalgası derin ve yüzeysel yağları parçalayarak, o bölgenin incelmesini sağlıyor. Uygulama 18 dakika sürüyor. Ultrason herhangi bir enfeksiyon durumunda uygulanmamalıdır, dolayısıyla hekim kontrolünde tedaviye karar verilmesi ve gerekirse sedimantasyon ve diğer testler yapıldıktan sonra programa başlanılması uygun olur.

Önce test edin!
- Selülitleriniz varsa, bunu üst bacak dokunuzu parmaklarınız arasında sıkıştırdığınız zaman rahatça görebilirsiniz. Sıkıştırma işlemini yaptığınızda doku eğer altında birçok tanecikler varmış gibi girintili çıkıntılı bir görüntü alıyorsa, selülitleriniz var demektir.
- Yapılması gereken ilk işlem daha çok kalça, üst bacak, bacak içleri, diz, karın ve üst kollarda oluşma eğiliminde olan selülitin derecesini belirlemek ve kişide selülitle beraber aynı zamanda lokal ya da genel kilo fazlalığı olup olmadığını tespit etmektir.
- Uzmanlar selüliti görünüm açısından 1.,2.,3.ve 4. derece olmak üzere 4 gruba ayırıyor.1.ve 2. derece selülitler yeni oluşmaya başladığı için yapılan işlemlere kısa sürede cevap veriyor. 3.ve 4.grup selülitler ise uzun süreden beri oluşumunu tamamladıkları için biraz daha sabır gerektiriyor.
- Lavinia Estetik ve Zayıflama Merkezi’nden Mine Ülgezer, ‘Selülit bakımında hiçbir cerrahi müdahale uygulamadan son teknoloji ürünü bilgisayar programlı cihazlar kullanarak tamamen kişiye özel programlar uygulanabiliyor’ diyor.

Fırça kullanımı
Fırça kullanmak, pürüzsüz ve sağlıklı bir cilt için çok önemlidir. Dikkat edilmesi gereken, fırçanın çok sert olmamasıdır. Aksi halde, deri zarar görebilir. Kollara ve bacaklara, kalbe doğru yönelen uzun hareketlerle; göğüs, kalça ve karına, dairesel hareketlerle masaj yapın. Vücut peelingi yapıyorsanız, fırçadan vazgeçin. İkisi beraber deri için zararlı olabilir.

Banyoda AHA etkisi
Yüz kremlerindeki AHA nemlendirici etki yapar ve cildi pürüzsüz hale getirir. Banyo yaparken süt kullanmakla vücudunuz da AHA’ nın bu etkisinden faydalanmasını sağlayabilirsiniz. Sütün içinde, AHA grubundan sayılan laktik asit bulunur. Banyoyu doldurup içine 2 litre kadar süt koyun. Çok sıcak banyo yapmayın ve 10 dakika kadar suyun içinde kalın. AHA içeren vücut losyonları kullanarak bu banyonun etkisini artırabilirsiniz.

Vücut maskesi
Bazen içinizden, kendinizi baştan aşağı bakıma almak gelir. Vücut maskeleri bu iş için ideal çözümdür. Duş yaptıktan sonra vücudu hafifçe kurulayın. Daha sonra, nemlendirici bir kremi maske kalınlığında sürün. Ardından, büyük bir banyo havlusunu sarınıp, battaniyenin altına girin ve yarım saat dinlenin. Daha sonra tekrar ılık bir duş alın.

Koku oluşmasını önlemek için
Vücut pudrası kullanarak, baştan ayağa hoş bir kokuya bürünebilirsiniz. Pudra cilde çok güzel koku verdiği gibi, yumuşaklık da sağlar. Uzun süre dışarıda kalmanız gerekiyorsa pudra sürmek idealdir. Kokusu çok ağır olmasına karşın çok dayanıklı ve kalıcıdır.

Kaynak: Güneş Gazetesi

1 Yorum

Günümüzde güzellik uğruna bıçak altına yatanların sayısı artık her yıl yüz binlerle ifade ediliyor. Yüz ya da vücuttaki bir kusuru ‘Tanrı vergisi’ kabul etmektense, artık düzelttirme yoluna gidenler her geçen gün artıyor.
Gelişen tıp, kusurlu bir burunu yeniden şekillendirmekten, kırışıklar ya da vücuttaki fazlalıklardan kurtulmaya kadar sayısız olanaklar sunuyor. Bu olanaklardan pişman olmayacak şekilde yararlanmak için en son yöntemler, kimlerin hangi müdahaleleri yaptığı konusunda detaylı bilgi sahibi olmak gerekiyor. Bu dizide kusursuz bir güzelliğe sahip ve sonuçtan mutlu olabilmek için bilmeniz gereken her şeyi bulacaksınız.
Fiziksel yapının ruhsal yapıdan soyutlanması hiçbirimiz için mümkün değildir… Bir insanın eğer fiziksel kökenli ruhsal problemleri varsa, eğitim, kültür tek başına bunları çözmeye yeterli olamıyor. İnsanın özgüvenini kazanması tabii ki aldığı eğitim, kişiliği, aile yapısıyla ilintilidir. Bunların hepsi de kişiliğin şekillendirilmesinde önemli faktörler olarak karşımıza çıkıyor. Ancak kişinin aynayla barışık olması, yani görüntüsüyle barışık olması çok önemli. Çünkü ruh hali özel yaşamı olduğu kadar çalışma yaşamını da etkiliyor. Kendi görüntüsünden hoşnut olmayan insan agresif bir yapı sergileyebiliyor. Fiziksel sorunları olan kişi, bunları dengelemek ve kamufle etmek için çeşitli mekanizmalar çalıştırabiliyor..
İşte bu noktada estetik ameliyatların önemi ortaya çıkıyor. Yüz ya da vücuttaki her hangi bir organın yapısı kişide takıntı haline gelmişse, sosyal ve ruhsal hayatına olumsuz etki ediyorsa, günümüzde son derece gelişmiş olan estetik cerrahi tekniklerinden yararlanılması kaçınılmaz hale geliyor. Ama birçok vakada da daha kusursuz bir görünüme sahip olabilme, kişinin bedeniyle her anlamda barışık olma ihtiyacından dolayı estetik cerrahinin sunduğu imanlardan yararlanma yoluna gidiliyor.
Çıkış noktası ne olursa olsun burada önemli olan, doğru kararı almak ve doğru seçimi yapabilmektir.

EN ÇOK BURUN
İnsanoğlunun yüzünde sıklıkla hoşnutsuzluk gösterdiği organ ise çoğunlukla burundur. Burun, yüzdeki en önemli yapıların başında geliyor. Çünkü yüze bakıldığı zaman önce burun karşımıza çıkıyor. Sonra gözler, sonra da yüzün diğer yapısı algılanıyor. Çıkıntılı bir yapıda olduğu için burun kendini dışa doğru projekte ediyor. Bu nedenle, burundaki bir şekil bozukluğu kendini hemen ortaya koyuyor ve burundaki bir sorun yüzün simetrisini de bozuyor.
Bir oranlama yaptığımız zaman, burun kökü ve çene ucuna kadar olan bölge ya yüze uyar, ya da yüzü bozar. Mesela kemerli bir burun kişiye ilk bakışta çok sert bir ifade veriyor. Ancak bu kişiyle konuştuktan sonra onun gerçek yapısını algılayabiliyoruz.
Burun ameliyatı gerçekten de plastik cerrahinin en gizemli, en ayrıcalıklı, en zor ameliyatları ve de en yaygın olanı arasında yer alıyor. Diğer ameliyatlarla oranlandıklarında, burun ameliyatları müdahalelerin yüzde 80′ini oluşturuyor.
Güzel burun yapmak iki faktöre bağlıdır: Hastanın özellikleri ve hekim. Hastanın özellikleri nedir? Yüz simetrisi, derisinin kalınlığı, inceliği, kemik ve kıkırdak yapısı, yüzün kemik yapısı. Buna paralel hekim faktörü geliyor. Hekim bilgisini, becerisini ustalıklı bir şekilde ortaya koyarsa, ortaya güzel bir ameliyat çıkıyor.

‘İYİ BİR BURUN’ İÇİN…
Burun ameliyatında en önemli faktörlerden bir tanesi, solunum yollarını, yani nefes yollarının da kontrol edilmesi ve açık tutulması. Yani yalnız başına buruna şekil verilir de, hasta nefes alamaz. Bazı burun ameliyatı geçirmiş hastalar vardır, burundan konuştukları dikkat çeker. Bu, bir ameliyat eksikliğidir. Çünkü burna şekil verirken, içini de düzeltmek gerekiyor.
Bir burun ameliyatını bir bütün olarak değerlendirmek lazım: Yani hem burnun içini düzenleyip, hastanın rahat nefes alabilmesini sağlamak hem de burna güzel bir şekil vermek. Estetik ve rekonstrüktif cerrahi uzmanı Prof. Dr. Nazım Durak, bunun önemini şöyle vurguluyor: ‘Burada en çok korkulan şey, yani hastalarda en sık rastladığımız sıkıntı, şu ifadedir: ‘Burun ameliyatları belli oluyor!’ Halbuki güzel bir burun, yüze anlam katar, renk katar. İyi bir burun yüzün şeklini değiştirmez. Hatalı bir burun yüzde sırıtır. Kişi bir yere girdiğinde ‘Aaa, burnu yapılmış ‘deniyorsa, burada başarılı bir burun ameliyatından söz edilemez. Ameliyat geçirdiğinizi sadece en yakınınızdaki insanlar bilmelidir. Yani ameliyat geçirdiğinizi bilen insanlar! O zaman doğal burundan söz edilebilir, bu burun yüze yakışır. Yeni burun yüze bir simetri sağlamışsa, yüze güzel bir görüntü verecektir.’

ENDİŞELİ YAKLAŞIM
Bu durum da haklı olarak insanları endişeye sürüklüyor. Çünkü insanlar bir estetik cerraha zaten kafalarında bir dizi soru ve endişeyle gidiyor. Acaba nasıl bir burun olacak? Acaba bana yakışacak mı? Başıma kötü bir şey gelebilir mi? Hasta bunları yaşadığı için, hekimler de hastayı ikna etmek için büyük bir mücadele veriyor.
Bu endişeler bütün plastik cerrahi ameliyatları için geçerli. Sonuçta eğer hastanın özellikleri uygunsa ve hekim yeteneklerini ortaya koyarsa, ortaya güzel, hem hastayı hem de hekimi hoşnut eden bir ameliyat çıkıyor. Unutmamak gerekir ki, her hekim hastasına ameliyat sonrası güzel olacağını vaat edecektir. Prof. Nazım Durak, ‘Hiçbir hekim, ‘Ben çirkin ameliyat yaparım, size yakışmayacak bir burun yaparım’ demez. Hekim yaptığı ameliyata birikimini, yeteneğini, sanatsal bakış açısını, alışkanlıklarını ve almış olduğu eğitimi yansıtacaktır. Biz eskiden yaptıklarımızı şimdi yapmamaya özen gösteriyoruz. Bu, zamanla kazanılan bir beceri’ diyor.

…VE SONRASI
Hastanın özelliklerine göre hastanede kalma süresi değişiyor. Genelde ameliyat sabah yapılıyor, hasta akşam evine gönderiliyor. Kalmak isteyen, bakacak kimsesi olmayan hastalar, hastanede bir süre daha kalmayı tercih ediyor. Bir hafta sonra burundaki alçı alınıyor. Alçı alındıktan sonra hasta artık burun şeklini görebiliyor. Gerekirse küçük bir alçı daha uygulanıyor, üzerine bir flaster konuluyor. Şişliğin inmesi ise zaman alıyor, birkaç ayı dahi bulabiliyor. Prof. Durak, ‘Zaman vermek burada yanlıştır; çünkü her organizma farklı. Hasta sigara içiyorsa bu süre maalesef uzuyor’ diyor. İyileşmeye gelince; genç hastalar tabii ki daha çabuk iyileşiyor ama burada beklentiler çok önemli. Eğer hasta mutluysa, çok daha çabuk toparlanabiliyor. Önemli sorunları varsa , ağrı eşiği düşüyor, hekim daha fazla ağrı kesici vermek zorunda kalıyor ve iyileşme süreci uzuyor. Burun ameliyatı geçiren insanların beklentileri bir an önce topluma karışma yönünde oluyor. Hastalar şişleri görünce hemen paniğe kapılıyorlar. Burun ameliyatı, bir hastayı aynaya baktığında hemen mutlu eden bir girişim. Çünkü sonuç hemen ortaya çıkıyor. Dolayısıyla eğer güzel bir burun yapılmışsa, sonuç, kişilerin çalışma potansiyellerini, özel ve sosyal yaşantılarını etkiliyor. Saçını toplayamayan bir kadın artık topluyor, topuz yapıyor. Konuşurken burnunu saklamak için kendisine pozisyon veren insanlar artık burunlarını sergileyebiliyorlar. İnsanın kendisini sevmesini, kendisiyle barışık olmasını, özgüven kazanmasını sağlıyor.
+*b
Yüzüme uygun bir burun lütfen!
Günümüzde yapılan estetik ameliyatların yüzde 80′inin amacı aynı: Burundaki kusurları ortadan kaldırmak

Burun hata affetmez
‘Burun ameliyatı olmak isteyip de, korkan insanlar var. Çünkü burun hatayı affetmez.’ Prof. Dr. Nazım Durak, şöyle devam ediyor: ‘Burnunuzu saklayamazsınız. Başka bir sorunu iç çamaşırınız, elbiseniz, kazağınızla kapatabilirsiniz. Boynunuzda bir şey vardır, boğazlı kazak giyersiniz! Ama burnunuzu nasıl kapatacaksınız? Dolayısıyla burna yapılan her uygulama, güzel veya çirkin olarak kendini gösterir.’

Sigara, estetik düşmanı
Hekimlerin tek endişesi, hastaların sigara kullanmasıdır. ‘Sigara, estetik cerrahinin düşmanıdır’ diyor Nazım Durak. Çünkü yaranın iyileşmesini geciktiriyor, burunda ödemin uzun süre kalmasına neden oluyor. Nikotin damarları büzdüğü için, burna temiz kan gelmiyor. Gelmediği için de, derideki, burun çevresindeki ödem geç dağılıyor. Ayrıca solunum yollarında şişlik ve ödem olur ve solunum yolları etkileniyor. Sigara özellikle ameliyat sonrası çok önemli bir konu. Hekimler burada süre koymuyor, estetik bir ameliyat geçirmiş hastanın artık sigara içmemesini istiyorlar! Bu arada dikkat edilmesi gereken bir nokta daha var: Hastanın aspirin kullanmaması gerekiyor. Aspirin kanı sulandırdığı için, burun ameliyatlarında kanamalara neden olabiliyor.

AMELİYAT NASIL YAPILIYOR?
Burun ameliyatı hastalarının yüzde 60-70′ini kadınlar oluşturuyor. Estetik ameliyatların geneline bakıldığında ise, bu oran kadınlardan yana yüzde 80′e yükseliyor. Hasta önce genel bir check-up’tan geçiriliyor ve burun ameliyatları genel bir anestezi altında yapılıyor. Ameliyat yaklaşık 1-1,5 saat sürüyor. Tabii bu süre tamamen hekimin elinin hızına ve hastanın özelliğine bağlı oluyor. Hekimlerin en büyük sıkıntısı, hastanın burnunda iki gün kadar tutmak zorunda kaldıkları tamponlar. Hasta bu dönemde ağzından nefes alıyor. İkinci gün bu tamponları çıkartılıyor. Bu tamponlar, hastanın en çok korktuğu nokta olarak biliniyor. Prof. Durak, bu konuya şöyle açıklık getiriyor: ‘Her hekimin değişik uygulamaları olduğu için, hastalar tamponlar alınırken korkuyorlar. Oysa gereksizdir bu korkular. Bir de herkesin ağrı eşiği değişik olduğu için, birbirine bunu abartarak anlatıyor. Sonuçta hastalar boşuna endişe ettiklerini anlıyorlar. ‘

Hastaların en sık sorduğu sorular
- Burun ameliyatı koku duyusunu etkiler mi?
Koku hissini alan hücreler burun kökünün arka bölümünün gerisinde bulunur. Ameliyatta bu bölümü ilgilendiren bir girişim söz konusu değildir. Bu nedenle koku duyusu etkilenmez.
- Burnun yeni biçimine ne şekilde karar verilir?
Burun ameliyatı geçirecek hemen herkes ne tür burun istediğini düşünmüştür. Bu düşünceler doktora anlatılmalıdır. Ancak doktorunuz size bu isteğinizin hangi sınırlar içinde uygun olacağını açıklayacak, karşılıklı olarak fotoğraf çizimleri ve bilgisayar analizi üzerinde sizin anatomik yapınızın hangi değişikliklere müsait olduğunu bildirecektir.
- Burun ucu niçin düşer?
Burun kemik ve kıkırdak çatısı uygun şekilde biçimlendirilmemişse ya da kişinin kalıtsal bir özelliği olarak yara iyileşme süreci kötü ise, burun düşer.
- Burun ameliyatının en büyük riski nedir?
Ameliyatın hasta açısından istenmeyen bir görünümle sonuçlanmasıdır. Burada en büyük faktör hem hastanın, hem de cerrahın hastanın burun dokularının elverdiğinden daha fazlasını elde etmeye çalışmalarındandır. Oysa ameliyatta asıl bozuklukların üzerine gidilmelidir.
Sadece aşırılıkların ve dikkat çeken noktaların düzeltilmesi hem istenmeyen riskleri azaltır, hem de hastanın yüz ifadesinin tamamen değişmesini önleyerek kişinin yeni burnunu daha kolay kabullenmesine yardımcı olur.

Kaynak: Güneş Gazetesi

Yorum Yok

Son Yazılan Estetik Haberleri

En Çok Okunan Haberler

En Çok Yorum Yapılan Konular

Son Yorum Yapılanlar:

  • irem: merhaba ben 27 yaşında bir çocuk annesiyim doğumda bi hayli kilo aldım ve daha sonra verdim...
  • Zeynep: Mrb benim de sol gözümde bebeklikden beri göz tembelliği ve buna bağlı şaşılık var.....
  • gülcan: minimum 2.500den başlar 1.500 liraya garanti veriyoruz denilen yerlere güvenmeyin.bu iş...
  • volkan: kanki ayni problem bendede var bende 26 yasindayim hem dislerim bozuk hem de alt cenem...
  • Berde: Arkadaşlar merhaba, ben gruba yeni katıldım ve şimdi kendime kızıyorum daha önce neden...