HaberEstetik Menü

EstetikHaber > plastik cerrahi
Etiket :

plastik cerrahi

plastik cerrahi kısa yolu ile işaretlenmiş estetik haber, estetik bilgi, estetik video ve resim listesi. plastik cerrahi konusunda EstetikHaber sitesinde yazılmış haber ve bilgiler..

Estetik Plastik cerrahi ile meme kanserinin tedavisinin ne alakası var diye sorabilirsiniz…

Hemen cevap vereyim: Bir kadının ameliyat öncesinde sahip olduğu beden görüntüsünü arzulaması, kadınlığını en etkili biçimde ifade eden organına tekrar sahip olmak istemesi psikolojik olarak beklenen bir sonuçtur.

Göğsün alınmasının geride bırakacağı ruhsal hasarlar göz ardı edilemez. Meme kanserine yakalanan kişilerin psikolojik durumlarının hastalığın tedavisinde önemli olduğu da bilinen bir gerçektir. Bu sebeple tamamı veya bir kısmı alınan memenin yeniden normale yakın bir formda oluşturulabilmesi (rekonstrüksiyon) için birçok metot geliştirilmiştir.

Bu ameliyatlarla yeniden oluşturulacak memenin estetik görünümüne özen gösterilmelidir ki hasta kendini yeniden tam bir kadın olarak hissedebilsin.Çok eskiden, kanser nedeniyle memesi alınmış ve onkolojik tedavi görmüş kişilere söylenen “Sağlıklı kaldığınıza veya yaşadığınıza dua edin” cümlesinin yerine günümüzde plastik ve rekonstrüktif cerrahinin sağladığı modern imkanları kullandıktan sonra “Yeni memenizle daha dikkatli, duygusal, dengeli ve biraz da sağlıklı bir egoizmle yaşayın” demenin doğru olduğuna inanıyorum.
Meme kanseri ile ilgili veriler günümüzden binlerce yıl öncesine dayanıyor.

Pergamonlu Galen, melankolik kadınların neşeli kadınlara oranla meme kanserine yakalanma ihtimalinin daha fazla olduğunu düşünüyordu. Günümüzde yapılan psikosomatik araştırmalar ise meme kanserinin kişilikle de direkt bağlantılı olduğunu ispatlamıştır.

Uyumsuz olanlar hasta adayı
Meme kanserine yakalanan kişileri kanımca direkt “hasta” olarak tanımlamak ve onlara iyileşmesi mümkün olmayan bir hastalığa yakalanmış gözü ile bakmak çok yanlıştır.

Bir gün evveline kadar sağlıklı görünen, hiçbir organik bozukluğu olmayan bir kişinin ertesi gün banyo yaparken göğsünde bir kitlenin olduğunun farkına varması ve yapılan muayenelerden sonra tümör varlığının tespit edilmesi, o kişinin o anda hemen hasta olduğu anlamına gelmez. Ama kesin olan durum, o kişinin o zamana kadarki duygusal yaşamında mevcut uyumsuzlukları düzeltmediği sürece hastalanmaya aday olduğudur.

Vücutta bir tümörün oluşmasını basitçe düşünecek olursak, bunun insanın kendi vücudundaki dokuların agresif bir gelişme göstererek çoğalması, yani vücudun agresif bir davranış örneği olarak görebiliriz. Psikosomatik uzmanları kansere yakalanmış kişilerin psikolojik yapısına baktıklarında bunların genellikle agresyon, kin ve öfkeyi yaşamaya müsaade etmeyen, çok iyi huylu olarak tanınan, kimseye zarar vermeyen, hep iyi olmaya çalışan kişiler olduklarını gözlemişlerdir.

Bilindiği gibi bütün tip literatüründe sadece kanser için kötü huylu hastalık (malign) tanımı yapılmaktadır. Diğer birçok hastalıkta, bunlardan bazıları öldürücü olmasına rağmen, bu tanımlama kullanılmamaktadır.

Bu da, “Acaba bu ‘kötü huy’ insanın içindeki yaşamadığı veya yaşanmasına müsaade etmediği duygularla alakalı olabilir mi?” sorusunu hemen akla getiriyor.

Hekimler tedavi için bir araya gelmeli
Meme kanseri tespit edilen kişilerin “Niye ben?” sorusunun cevabını kendi duygu alemlerinde de aramaya başladıkları anda, tedavi görüp hasta olmaktan kurtulmak için ilk ve en önemli adımı atacaklarından eminim.

Meme kanseri cerrahisinde modern düşünce tarzı, kanserli meme dokusunun tam olarak ortadan kaldırılmasının yanı sıra memenin estetik ve psikolojik fonksiyonlarının daha sonrası için göz ardı edilmeden korunmasıdır ki bu meme koruyucu yöntem diye adlandırılmıştır. Avrupa’da tüm meme hastalıklarıyla ilgilenen senoloji adlı bir bilim dalı kurulmuş ve bu konuyla ilgilenen hekimler kendi ülkelerinde ve Avrupa’da bir dernek altında toplanmıştır. Burada amaç meme hastalığı olan kadınların her türlü probleminin o konuyla ilgilenen uzmanlar tarafından optimal olarak halledilmesidir.

Günümüzün modern meme kanseri tedavisindeki konsept bu hastalığa yakalananların cerrahi, onkolojik, psikolojik ve rekonstrüktif açıdan baştan planlanarak tedavi edilmesidir ki, bu da ancak bu değişik alanlarda uzmanlaşmış hekimlerin bir araya gelmesiyle olur. Sadece cerrahi ve onkolojik metotların meme kanserinin tedavisinde yeterli olmadığı, bu hastalığın tedavisinde psikoloğun görevinin de en az diğer uzmanlar kadar hatta bazı vakalarda daha da fazla önemli olduğu bilinen gerçektir.

Her ne kadar “Estetik cerrahi bıçakla yapılan psikoterapidir” prensibine karşıysam da, meme kanseri sonrası memenin yeniden estetik görünümünün tamamlanmasına da “En yararlı psikoterapidir” diyebilirim.

Milliyet – dr-eren@dr-eren.de

2 Yorum

Geçtiğimiz günlerde oyuncu Hande Ataizi’nin altıncı burun ameliyatını olduğu haberleri, estetik ameliyatlar konusunu yeniden gündeme getirdi. Konu Ataizi ile gündeme gelse de, asıl tartışılan bir insanın estetik ameliyat uğruna ne kadar değişebileceği ya da nereye kadar gidebileceği… Yeni Aktüel bu haftaki sayısında ele aldığı konuyu estetik cerrahlara ve psikologlara danıştı.

Gerektiği sürece estetik operasyonların normal olduğunu söyleyen cerrahlar, bu ‘gerekli’ ameliyatlara kaza ve hastalıkların yanı sıra, yaşlanmaya bağlı yapılan ameliyatların da dahil olduğu konusunda hemfikir. Bu durumda, uzuv kopması sebebiyle yapılan operasyonlardan, yüz gerdirme, göz kapağı kaldırma, göğüs küçültme gibi ameliyatlar sağlık adına mübah sayılıyor.

DOKTOR HATALI OLABİLİR
Oymak Plastik Cerrahi’nin uzman doktoru Osman Oymak, “Keyif için de olsa ameliyat ameliyattır” diyor ve ekliyor: “Her operasyon risk taşır. Estetik operasyonlar kimi zaman gerçekten abartılıyor. Ancak bu durumlarda hasta kadar doktorlar da hatalıdır. Örneğin bir kişinin burnundan ya da göğsünden sık sık ameliyat olması abartılı bir durum ve bunun en büyük sebebi doktorun daha en başta hedefini iyi belirlememesidir.” Oymak, bir-iki ameliyat sonunda istenen sonuca ulaşılmazsa, ameliyatlara devam etmenin sakıncalı olacağını da sözlerine ekliyor.

ZORUNLUYSA YAPILMALI
Takıntı haline gelen estetik operasyonların vahametini anlatmak için kamuoyunda daha az bilinen birkaç operasyonu örnekleyen Dr. Osman Oymak, ayağı taraklı olduğu için parmak kestirerek ayağını inceltenler olduğunu ve aktrist Demi Moore gibi beli incelsin diye kaburganın en altındaki kemiğini aldıranları hatırlatıyor… Oymak, ekstrem ameliyatları ‘hastalık’ olarak tanımladığını ve bu tür ameliyatlara sıcak bakmadığını anlatıyor: “Kaburgasını kestirecek kadar mutsuz olan hastaya ne yapılırsa yapılsın mutlu etmenin mümkün olabileceğini düşünmüyorum. Beli incelecek diye kaburga kemiğini kestirecek olan kişi, değil hastam, arkadaşım da olmasın zaten! Bu tür ameliyatlar bir tek kaza, hastalık gibi zorunluluklar sebebiyle yapılmalı.” Transmed Estetik Cerrahi Doktoru Uzman Doktor Tunç Tiryaki de bu görüşlere katılıyor: “Bir hastanın bacakları incelsin diye vücudunun bir bölümü ortadan kesilebilir. Kalça daraltmak içinse kemik törpülenebilir. Ancak bunlar zor ameliyatlardır. Hasta iki santim incelecek diye böyle bir risk alınmamalıdır.” Tiryaki’nin anlattığı en ilginç ameliyat, bacak inceltmek için vücudun ortadan ikiye bölünmesi. Böylece deri çekilip içeriden dikilebiliyor. Tiryaki, bu tür zorlu ameliyatların 150 kilodan 80 kiloya düşen hastalarda deri toplamak için yapılabildiğini, bunun dışında keyfe keder durumlarda yapılmasının mantıksız ve riskli olduğunu ekliyor.

KISIR DÖNGÜYE GİRİYORLAR
Psikologlar ise uç noktadaki estetik ameliyatları içsel mutsuzlukla açıklıyor. Estetik operasyon yaptıranların sosyal ve kendinden hoşlanan insanlar olduğunu belirten Psikolog Lale Akat, bu kişilerin içindeki sıkıntı ve benlik hissini bu yolla çözmeye çalıştığını belirtiyor: “Bunun altında da beğenilme, kabul görme arzusu yatıyor. Kişi sıkıntısını çirkinliğine, çirkinliğini de burnunun şekline bağlayabiliyor. Burun operasyonla değişiyor ama sıkıntı bir müddet sonra yeniden ortaya çıkıyor. Böylece kişi bir kısır döngünün içine giriyor.” Psikolog Aysın Turpoğlu ise bu tür estetik ameliyatları tercih edenlerin daha çok genç ve güzel kadınlardan oluştuğunu söylüyor ve ekliyor: “İnsanlar mantıklarını değiştirmek yerine burunlarını, memelerini dudaklarını değiştirmeye çalışıyor.”

Sabah

Yorum Yok

Estetik cerrahi var olanı güzelleştirmekle kalmıyor sonradan kaybedilen uzuvlar içinde hizmet ediyor.

Başlıca yeniden onarım hizmetleri:

El kopmaları
Parmak kopmaları
Saçlı derinin tamamen sıyrılıp kopması
Kulak kopması
Penis kopması

Memesi sonradan kanser veya kaza nedeniyle yok olmuş hastaya meme rekonstrüksiyonu

Trafik kazalarında yüz yaralanmaları, yüz kırıkları, gövde, kol, bacaklardaki doku kayıpları

Silahlı yüz yaralanmaları

Yanığa bağlı bütün vücutta meydana gelebilecek yaralar

Büyük doku kayıplarının tamiri

Yüzdeki urlar (kulak, dudak, alın v.s.)

Gövde, kol ve bacaklardaki deri urları

Seks organlarının yapımı

Organ kopmalarında Mikrocerrahi yöntemi ile tekrar bu organın yerine takılması..

Ayrıca doğuştan olan kusurlarıda düzeltmektedir:

Parmakların yapışık olması
Doguştan yüzde ve gövdede hemanjiom ve diğer urlar
Göz kapaklarındaki çeşitli bozukluklar
Seks organları yokluğu
Yüz ve kafadaki ileri derecede şekil bozuklukları
Memesi teşekkül etmemiş olan hastaya meme rekonstrüksiyonu
Dudak damak yarığı
Kulak yokluğu
Burun yokluğu

7 Yorum

Lazer epilasyon cihaz isimleri ve işlevleri.

Nd-Yag lazer: 1064 nm. dalga boyundaki lazer ışınlarının genel adıdır. Varis tedavisinde, epilasyonda ve cilt gençleştirmede kullanılır.

Yoğun ışık terapisi: İngilizce’deki kısaltmasıyla IPL (Intense Pulse Light) olarak da bilinen ve lazerden sonra ortaya çıkan ancak lazer gibi tek renk ışık değil, birkaç renk ışıktan meydana gelen; yine içerdiği ışık renklerine göre akne, leke, epilasyon, cilt sıkılaştırma gibi farklı tıbbi kullanım alanları bulunan bir sistem.

Diod lazer: Dalga boyu 800-880 nm. civarında olan lazer sistemi. Daha çok istenmeyen tüyler ve mavi renkli kılcal damar tedavilerinde etkilidir. Yüzdeki tüylenmelerin giderilmesinde diğer sistemlere oranla çok daha etkin olduğu belirlenmiştir.

Alexandrite lazer: Dalga boyu 745- 755 nm. civarında olan lazer sistemi. Son dönemde soğutma sistemlerinin de oldukça ilerlemesiyle birlikte epilasyon amacıyla en yaygın kullanılan sistem olarak öne çıkıyor. Varis tedavisi ve diğer tüm lazerler gibi cilt gençleştirme amaçlı da kullanılabilir.

1 Yorum

1960’lı yıllarda estetik cerrahi dalı ancak büyük servet sahibi olanlara hizmet verebiliyordu. Ayrıca uygulanma alanı da çok kısıtlıydı. İşte size o günlerden bir örnek:Yüzünüzdeki kırışıklıklar canınızı mı sıkıyor, vücudunuzdaki şekil bozukluklarından mı yakınıyorsunuz? O halde ne duruyorsunuz? Doğru bir estetik cerrahına! Estetik cerrahi, bugün herkes için bir umut kapısı. Peki ya dün? Estetik cerrahisinin geçmişini ve bugününü masaya yatıran İngiliz Woman dergisiyle uzun bir yolculuğa çıkmaya ne dersiniz?

Irıs Chapple, 60’lı yıllarda başarılı bir dansözdü. Fakat göğüsleri fazla büyüktü ve dekolte dans kıyafetleri içinde çirkin görünüyordu. O günlerde meme büyütme ameliyatları yaptırırken ölen genç ve güzel kadınların hikayeleri gazetelerde yer alıyordu. Iris de korkuyordu tabii! Sonunda Londra’da çok ünlü bir cerrahın kapısını çaldı.

Bu estetik cerrahı, savaşta yüzü gözü dağılan askerleri mucize denilebilecek ameliyatlarla yeni yüzlere kavuşturmuştu. Iris Chapple, ameliyattan sonra 11 gün hastanede yattı. Göğüsleri gerçekten küçülmüştü ama artık dans edemeyecekti.

3Amerikan sinemasının sarışın bombası Marilyn Monroe’nun Hollywood’da ün yapmış estetik cerrahı Dr. John Pangman’ın kliniğinde birkaç kez ameliyat masasına yattığı iddia edildi. Ünlü yıldız Dr. John Pangman’ı tanımadığını iddia etmekten asla vazgeçmedi. Ancak yıldız öldüğü zaman otopsi raporunda, göğüslerinin ameliyatlı olduğuna dair bir açıklama yer almamıştı.

Marilyn Monroe’nun estetik ameliyatı bilmecesi hala çözülmüş değil. Bu arada yine o yıllarda ünlü aktör Clark Gable’ın da ‘kepçe’ kulaklarını ameliyatla düzelttirdiği iddia edildi.

ESTETİK YAPTIRMADAN ÇOK İYİ DÜŞÜNÜN

Bugün estetik cerrahi iyice yaygınlaşmış durumda. Artık sıradan insanlar bile estetik olmak için ameliyat masasına yatmaktan çekinmiyorlar. Üstelik estetik cerrahinin alanı epey bir genişledi!

Vajina duvarlarını sıkılaştırmak, kolların üst kısımlarından yağ alıp, yaşlanan ellere enjekte etmek, dazlaklığı tedavi etmek, ayakları küçültmek gibi akla kolay kolay gelmeyen uygulamalar gündemde. Ama estetik cerrahisindeki tüm bu hızlı gelişmeler, tıp dünyasında endişe yaratmaya başladı. Her ne sebeple olursa olsun, ameliyat masasına yatmanın risklerinin bulunduğu unutulmamalı.

Şu açıklamalara dikkatinizi çekmek istiyoruz:

Göğüs nakli yaptıran her 10 kadından birinde, göğüslerinin çevresinde kalıcı izler oluşuyor.

Göğüs nakli ameliyatı geçirenlerin yüzde 15’i göğüs ağrılarından yakınıyor.

Göğüs küçültme ameliyatlarından sonra hastaların yüzde birinde kan dolaşımı bozuklukları ortaya çıkıyor.

Vücudundan liposuction yöntemiyle yağ aldıran 20 kadından birinde cilt bozuklukları görülüyor.

Liposuction sinirlere zarar verebilir, duyarlılığı kaybolabilir.

Yüz gerdirmenin sonucunda enfeksiyon kapmak ve kanamalar sık rastlanan sorunlardan.

ESTETİK CERRAHİSİNDE GEÇMİŞTEN BUGÜNE

M.Ö.300: Eski Mısırlılar, yüzlerindeki şekil bozukluklarını düzelttirmek için estetik cerrahiden yararlanıyorlardı.

1914-1918: Birinci Dünya Savaşı yıllarında yaralanan askerlerin estetik ameliyat ile savaşın bıraktığı izlerden kurtuldukları biliniyor.

1945: İkinci Dünya Savaşı sonunda, sadece İngiltere’de tam 25 estetik cerrahı gece gündüz çalışıyordu.

1955: Avrupa’da ilk yüz gerdirme ameliyatı gerçekleştirildi.

1960: Silikon meme nakilleri başlatıldı.

1975: İngiltere’de ilk estetik cerrahi kliniği hizmete açıldı.

1991: Silikon göğüs nakillerinin dokularda hastalıklara neden olduğu iddiaları, silikon göğüs yaptırtmak isteyen kadınları korkuttu.

1992: ABD’de silikon meme nakilleri yasaklandı.

1994: Sağlık kurumları, silikon nakillerinin sağlık açısından bir sakıncasının bulunmadığına karar verdi.

Bugün: Avrupa ve ABD’de estetik cerrahi giderek yaygınlaşıyor. Bu arada izin belgesi almadan faaliyete geçen özel klinikler, yetkilileri düşündürüyor. İnsanlar artık kendilerini tepeden tırnağa yenilemek için bıçak altına yatmayı göze alıyorlar.

Hürriyet

Yorum Yok

İranın Estetik ve Plastik Cerrahlar Derneği’ne göre, İran, dünyada en çok estetik ameliyat yapılan ülke konumunda bulunuyor.Estetik İran Plastik Cerrahlar Derneği Başkanı Dr. Kelentar Hürmüzi, İran’ın estetik ameliyat talebi ve estetik müdahale açısından dünya ülkeleri arasında birinci, ABD’nin ise ikinci olduğunu söyledi.

İRAN Plastik Cerrahlar Derneği Başkanı Dr. Kelentar Hurmüzi, istatistiklere göre, estetik ameliyat talebinin en çok 17-26 yaş grubundan geldiğini ama bu kişilerin yüzde 50’sinin durumunun cerrahi bir müdahaleyi gerektirmediğini söyledi. Estetik yaptırmanın daha çok orta ve üst sınıflar arasında yaygın olduğunu ifade eden Hürmüzi, ‘Gençler güzel görünmek ve estetik yaptırma modasına uymak için cerrahi müdahalede ısrar ediyor’ dedi.

Hürmüzi, İran’da üç bin estetik doktor bulunduğunu ifade ederek, bunlardan sadece 125’nin Sağlık Bakanlığı’ndan izinli olduğunu, estetik ameliyatların çoğunun, uzman olmayan kişilerce uygunsuz koşullarda yapıldığını belirtti.

İran’da, uzmanlarca yapılan bir estetik ameliyatın normal fiyatının 1100-3300 ABD Doları arasında değiştiğini kaydeden Hürmüzi, ’çoğu ameliyatın genel cerrahlar, kulak-burun-boğaz uzmanları, hatta diş hekimleri tarafından düşük ücretle’ yapıldığını söyledi.

ÖLÜMLER DE VAR

Plastik cerrah Ali Mirfettahi de, ‘Maalesef İran’da her gün en az bir kişi, uygun olmayan şartlarda yapılan estetik ameliyat nedeniyle ölüyor’ dedi.

İran’da estetik ameliyat yaptırmak isteyenlerin üçte ikisini kadınların oluşturduğunu ifade eden Mirfettahi, estetik yaptıranların sayısının 1979 İslam Devrimi öncesine göre çok fazla olduğunu, bu talebin günden güne arttığını belirtti.

İslam Devrimi lideri İmam Humeyni, ünlü bir din adamının kızının ülkedeki estetikçilerin duayeni Muhammed Abidipur tarafından ameliyat edilmesi üzerine, estetik ameliyatlara onay vermişti.

Sağlık Bakanlığı’ndan izin almadan yapılan ameliyatların sayısının artması üzerine 2001’de lisanssız doktor avına çıkan Adalet Bakanlığı, dört yılda iki bin 715 yasadışı estetik ameliyat yapıldığını tespit etmiş ve 459 doktoru cezalandırmıştı.

3 Yorum

Doktorlar bu ameliyatları yasal bulmuyor ama akıllarda hala birçok soru var.
Ülkemizde cnbc-e’de gösterilen Nip Tuck adlı dizi, Miami’de klinikleri olan iki ünlü estetik cerrahın öyküsünü konu alıyor. Dizinin bir bölümünde ise ‘suçluya estetik’ konusu çarpıcı bir ‘senaryo’yla işleniyor. Hikaye kısaca şöyle; Meksikalı bir adam, doktorlara yüzünü tamamen değiştirmek istediğini söylüyor. Doktor şüpheleniyor ve nedenini soruyor. Patronun kızıyla beraber olduğunu söylüyor ki bu onun için hayati bir tehlike! Doktor başlangıçta kabul etmese de önüne konan 300 bin dolarla hemen yarın ameliyat edebileceğini söylüyor, Meksikalı adamı… Sonradan öğreniliyor ki Meksikalı, patronun kızıyla beraber olmuş ama kız henüz 10 yaşında! Doktorun başına bin türlü bela açılıyor, hayatı zehir oluyor.

BOMBACIYA RÖTUŞ
İki hafta önce gazetelerin manşetlerini süsleyen bir haber de, estetik operasyonların güzellik ve mükemmellik peşinde koşmayanlar tarafından da tercih edildiğini bir kez daha hatırlattı… Antalya’da bir evde bomba hazırlarken çıkan yangından sonra evi terk eden ve Diyarbakır’- da yakalanan El Kaide’nin üst düzey sorumlularından Luai Sakra ve örgütün kuryeliğini yaptığı öne sürülen Hamed Obysi’nin evde unuttukları fotoğraflar, yüzlerini sürekli değiştirdiklerinin bir ‘belge’siydi. Sakra, polisteki ifadesinde “Yakalandığımda yüzüme estetik yaptırmak üzere İstanbul’a gidiyordum” dedi. Ancak Sakra’ın evde bulunan fotoğraflarından daha önce de tanınmamak için yüzünü değiştirdiği anlaşılıyordu. Peki Sakra’yı ameliyat eden estetik cerrah ya da cerrahlar kim?

İTİRAFÇILAR GELİYOR
Hande Yener’den Özcan Deniz’e pek çok ünlünün doktoru olan Doç. Dr. Nazım Çerkeş, yüzünü değiştirmek isteyen bir kişinin mahkeme raporu yoksa ameliyatın yasal olmadığını söylüyor. Estetik Cerrah Dr. Nazım Durak ise hastane veya kliniklerin yasa gereği ameliyat olan hastalarını düzenli olarak emniyet güçlerine rapor etmeleri gerektiğini söylüyor. Ancak Emniyet Genel Müdürlüğü’nün böyle bir genelgesi yok. Durak’ın kliniği gibi pek çok ünlü estetik cerrahi merkezi İstanbul Levent’te bulunuyor. Levent Karakolu polis memurları da böyle bir genelgeden haberdar değil. Manken Deniz Akkaya’dan tutun da şarkıcı Ajda Pekkan’a kadar pek çok ünlünün estetik için başvurduğu Prof. Dr. Onur Erol ise aklı başında bir plastik cerrahın herhangi bir suçluya estetik yapmayacağını anlatıyor. Ancak Onur Erol’un kurduğu Onep Estetik Kliniği Halkla İlişkiler Müdürü Mürüvvet Var, yüz değiştirme ameliyatı yapılıp yapılmadığına dair her üç ayda bir bağlı bulundukları karakoldan bilgi istendiğini belirtiyor. Operatör Dr. Tunç Tiryaki ise bir kişinin ne amaçla kendilerine geldiğini kolaylık anlayabileceğini belirtiyor. Ancak emniyet yetkililerinin ameliyat edilen hastaların listesini isteyemeyeceğini belirtiyor; “Hasta hakları diye bir şey var. Hastanın bilgilerinin gizliliği söz konusu.” Almanya’da bir estetik cerrahi kliniği bulunan Dr. Ziya Saylan, yeni bir hayata başlamak isteyen pek çok kişinin yüz değiştirme ameliyatı talebiyle kliniğine geldiğini gizlemiyor. Ancak, yıllar önce bir mafya babasını ameliyat ettiğini ve polisle başının derde girdiğini de itiraf ediyor. Estetik cerrahlara sorduk; “Biri yüzünü değiştirmek istediğini söylese, bu operasyonu yapar mısınız, yoksa ondan şüphelenir geri çevirir misiniz?” İşte ünlü cerrahların dikkat çekici yanıtları…

BİNBİR SURAT
Diyarbakır’da yakalanan El Kaide üst düzey yetkilisi Luai Sakra’nın evinde ele geçen fotoğraflardan sürekli yüzünü ve imajını değiştirdiği anlaşılıyor. Binbir surat Sakra, yakalandığında “İstanbul’a estetik ameliyat olmaya gidiyordum” demişti.

Aynur ERDEM – Sabah

9 Yorum

Son Yazılan Estetik Haberleri

En Çok Okunan Haberler

En Çok Yorum Yapılan Konular

Son Yorum Yapılanlar:

  • Tugba: Ben luleburgazdan tugba 1 hafta once meme kucultme amelıyatı oldum edırne tıp fakultesınde...
  • rabia: Benim 24 aylık kızımdada karın ve gögüsünde sizinki gibi bir leke var dogustan ben de...
  • FATİH KIRIŞ: 10 ay önce akustik nörinom ameliyatı sonrası yüz felci geçirdim. Devlet memuruyum....
  • okan: ben,dövmemi tamamen iz kalmadan sildirdim diyen kişilere kesinlikle inanmayın ne olursa...
  • dilek: merhaba hocam ben 20 yasındayım yüzümde sivilceden olusan cukurlar var gecer mi kimyasal...