HaberEstetik Menü

EstetikHaber > estetik cerrah
Etiket :

estetik cerrah

estetik cerrah kısa yolu ile işaretlenmiş estetik haber, estetik bilgi, estetik video ve resim listesi. estetik cerrah konusunda EstetikHaber sitesinde yazılmış haber ve bilgiler..

Estetik ameliyat yaptırmak için uygun olmayan kişiler vardır. Kriz veya yoğun stres altında olanların, sorunlarının estetik ile geçeceğine inanmaları yanlıştır. Öncelikle kriz dönemi atlatılmalıdır. Gerçek dışı beklentileri olanlar, bir sinema yıldızının burnuna sahip olduklarında, yıldız hayatı yaşayacalarını sanırlar ama bu mümkün değildir. Ruh hastalığı olanlar da, operasyona bir psikiyatrla çalışarak karar vermelidir. Estetik isteğinin ruh hastalığından kaynaklanmadığından emin olunmalıdır.
Son olarak can sağlığınız için estetik cerrahınızın gerekli sertifikalara sahip, iyi eğitimli ve tecrübeli olduğundan emin olmalısınız. Bunun için araştırma yapmalısınız. Anestezistinizi tanımalı ve ameliyatı olacağınız yerin donanım ve yasal durumunu da öğrenmelisiniz.

Estetik ameliyat sizin için doğru seçim mi?
Öncelikle, bu operasyonlar öncesinde genel olarak sağlıklı olmanız önemlidir. Bir manken veya sinema yıldızına dönüşeceğinize inanmak hayal kırıklığına neden olabilir. Operasyonun sosyal veya iş hayatınızı çok değiştireceğini sanmak da hata olacaktır. Eğer boşanma, iş değişikliği veya bir sevdiğinizin kaybı döneminde iseniz, estetik müdahaleleri ertelemelisiniz. Bu tür stresli zamanlar sonuçlardan memnun olmama ihtimalini arttıracaktır. Ayrıca, iş ve para durumunuzu da çok iyi ayarlamalısınız.

13 Yorum

Estetikİstanbul Büyükçemece’de 22 Ekim 2007’de meydana gelen 33 kişinin yaralandığı kazada 4 yaşındaki Bekir Bulut, devrilen minibüsün merdivenlerinde sıkıştı.
Sol ayağı bilekle beraber parçalandı, sağ bacağı ise dizinin altından koptu. 5 gün yoğun bakımda kaldı. Bekir’e Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Estetik Plastik Cerrahi Kliniğinde “çapraz bacak replantasyonu’ uygulandı.

Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Akın Yücel, şunları söyledi: “Sol bacağı nispeten iyi durumdaydı, ancak kopan parça çok ezilmiş ve parçalanmıştı, dikilebilecek durumda değildi. Kopan sağ ayak parçası iyi durumdaydı, ancak sağ bacak çok parçalanmıştı. Dize kadar çok fazla kırık ve doku kayıpları vardı. 2 bacağı birden kesmek zorunda kalacaktık. Bunun yerine sağ ayağı sol bacağa taşıdık. Tıp literatüründe buna benzer 10-11 vaka var.”

Türkiye’de ise bugüne kadar başarılı olarak 4 örneği var. Sağ bacağı için protez gereken Bekir’in sol bacağına dikilen sağ ayağını kullanması için 1 yıla yakın bir rehabilite dönemi gerekiyor…

2 Yorum

İlginç bir haberimizde Hindistandan..
4 kollu çocuk
İkiz dogması beklenen ama 4 kollu ve 4 bacaklı doğan kız, normale döndürülmek için ameliyat edilecek.

30 cerrahın katılacağı 8 saatlik bir operasyonla ikizine ait fazla parçalar vücudundan ayrılacak olan 2 yaşındaki Lakshmi Tatma’ya ismi, Hinduların 4 kollu zenginlik tanrıçasından esinlenilerek verilmiş. Bihar eyaletinde fakir bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldiğinde “Tanrı tarafından gönderildiğine” inanılmış.

Elektrik ve su şebekesi bulunmayan, 500 nüfuslu ücra Rampur Kodar Katti Köyü’nde doğduğu gün, bütün erkekler, kadınlar ve çocuklar bebek için yapılan “darshan” (şükran) duasına katılmış. Lakshmi’yi, gelişimini tamamlayamamış, başsız “parazit” ikizinden ayırabilmek için tıbbın en son teknolojileri kullanılacak. Önce ortak böbrekleri tamamen Lakshmi’nin vücudu içine yerleştirilecek. Sonra sidik torbası ve üreme organları yerlerine yerleştirilecek. Sonunda da estetik plastik cerrahlar yaralarını kapatıp onaracaklar. Tüm bu işlemler “açık bir kitabı kapatmaya” benzetiliyor.

Bangalore’deki Narayana Sağlık Kenti’nde gerçekleşecek bu operasyon yapılmazsa Lakshmi’nin çok fazla yaşayamayacağı belirtiliyor…

Yorum Yok

Mona Lisa’yı estetik operasyon sonrası görmek istermiydiniz? Yada onun estetik operasyonunu gerçekleştirmek.. İşte bu oyunda size o şansı veriyoruz. Animasyondaki ” come play with me ” tuşuna basın ve estetik operasyonlara başlayın. Sağ tarafta kullanmak istediğiniz aletler mevcuttur.. İyi operasyonlar.



Animasyon için Tıklayın

Mona Lisa Estetik

3 Yorum

Estetiğin sınırları konusunda görüşüne başvurduğumuz tüm cerrahlar, bu sınırın sağlıkta bittiğini söylüyorlar. Dr. Tuğrul Turan bu konuda en radikal sözleri sarf ediyor ve “Hiçbir estetik cerrahi ameliyatı vücudun normal işlevlerine engel olacak şekilde yapılmamalıdır. Organın normal sağlıklı işleyişine zarar verecek şekilde uygulanması hasta onu istese dahi kabul edilemez” diyor.

Marmara Üniversitesi Plastik ve Rekonstraktif Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç Erdem Tezel de sınırı sağlıkta çiziyor ve örnek veriyor: “Bir burnun güzelleşmesi uğruna nefes almasını önlememek lazım.

Geçici felç durumu

Uzmanların ortak olduğu bir başka nokta ise en çok yapılan yüz estetiğiyle ilgili. Tezel, önemli olanın operasyon sonrasında yüzün tamamen değişmesi değil, düzgün bir görünüme sahip olması olduğunu vurguluyor. Yüz estetiğindeki sınır ise, “mimiklerin kullanılabilmesi”, ki uzmanlar, o talihsiz gecede yaşanan durumun, mimiklerin geçici bir süre için kullanılamamış olmasından kaynaklandığını tahmin ediyorlar. Operatör Dr. Berkhan Yılmaz, bu konuda şöyle bir tahminde bulunuyor: “Yakınlarda bir ameliyat geçirdiyse dudaklarda ödem olmuş olabilir. Bunun sonucunda da his kaybı ve salya akması meydana gelebilir.” Doktor Zafer Atakan da, estetik müdahaleler sonrasında bazı bölgelerde geçici sinir hasarı olabileceğini belirtiyor ve uyarıyor: “Daha önce defalarca operasyon geçiren bir hastada iyileşme gecikebilir.Yüze yapılan estetiklerde görüntü ön planda olmalı ama fonksiyonel anatomi de unutulmamalı.Yani ağzın nefes alma, yeme içme işleminde, burunun nefes alma işleminde, göz kapaklarının gözü koruma işleminde önemi unutulmamalı. Görsel güzellikle birlikte fonksiyonel anatominin uyumlu harmanlandığı operasyonlar kişileri daha doğal gösterip olası komplikasyonlardan da korumaktadır.” Ancak burada estetik yaptırmak isteyenden çok yapana söyleyecek sözü var uzmanların.

Doç Dr Erdem Tezel, Amerikalıların “Elinizdeki tek alet çekiçse her şey size çivi gibi gözükmeye başlar” sözünü hatırlattıktan sonra şunları söylüyor:

Yeterli eğitim almayan bir insan, bildiği tek yöntemle insanı düzeltmeye çalışır. Bu yüzden ifadesiz, dudakları patlarcasına şişirilmiş insanlar ortalıkta dolaşır. Bir takım yanlış dolgu maddeleri de kullanıyorlar. Yanlış eller, yanlış hastaya uygulama yaptığında çıkan sonuçlar daha da ürkütücü olabiliyor. Liposuction ve meme protezi konusundan da bir şeyler söylemek istiyorum. Artık çevremizde yamuk, yumuk insanlar dolaşıyor. Çünkü güzellik uzmanları bile liposuction yaptığı için bunun geriye dönüşü de olamıyor. Liposuction kontür düzeltir, ama asla zayıflatmaz. Ama bir insandan 15 kilo yağ çekenini bile gördük.

Uzakdoğu’dan gelen meme protezlerini kullananlar da estetik cerrah olmuyorlar. Bence estetik olmak isteyen insanlar, gittikleri kişiye diploma sormalı. Sağlık Bakanlığı tarafından onaylanmamış bir diploma hiçbir işe yaramaz. Estetikte yaş sınırını koyacak olan kişi doktordur. Hastanın parası olması ve istekli olması bu ameliyatın tek koşulu olmamalı. Doktor, ‘bu sana uygun değil’ demeli.

Kıssadan hisse, estetik yaptırırken da sağlıktan ödün vermemeli. Operatör Dr. Tuğrul Turan, estetik yaptıracak kişinin doktorundan önce beş sorunun cevabını alması gerektiğini belirtiyor:

1) Sorun ne?
2) Ne yapılmalı?
3) Nasıl yapılmalı?
4) Riskleri neler ve iyileşme dönemi ne kadar sürer?
5) Daha sonraki yıllarda neler olabilir.

Turan, bazen uzmanları sorgusuz sualsiz ameliyata hazır kişilerle karşılaştığını söylüyor ve burada yönlendirmenin cerrah tarafından yapılması gerektiğini vurguluyor.

3 Yorum

Estetik cerrahiye ilgi duyanlar genellikle dışadönük, dünyaya açık, sosyal olarak aktif, ilişki kurmayı seven, duygusal ve hassas, kendine çok kritik gözle bakan, mükemmeliyetçi kişilerdir.

Bu kişilerin oranı toplumda yüzde 5 kadardır ve geriye kalan yüzde 95 tarafından genellikle tenkit edilirler. Onları en iyi anlayanlar, kendileriyle aynı duyguları paylaşan kimselerdir. Diğer kişilerin sürekli olarak yönelttikleri neden, niçin sorularını yanıtlamak istemedikleri için de genellikle estetik ameliyatlarını gizlemek zorunda kalırlar.

Tam 27 yıllık mesleki yaşamım boyunca dünyanın her ülkesinden gelen sayısız hastanın estetik cerrahi tedavileri sırasında gösterdikleri yaklaşım ve davranış benzerliklerini gözlemleme imkanım oldu.

Tecrübe sonunda öğrendim ki bir ameliyatın başarısında tek kriter hastanın neticeden mutlu olup olmadığıdır. Bir ameliyatı cerrahi açıdan ne kadar başarılı yapmış olursam olayım, eğer hasta ameliyatın neticesinden memnun değilse bazı şeyleri doğru yapmamışım, büyük bir olasılıkla yanlış hastayı yanlış zamanda ameliyat etmişim demektir. Bu aynı zamanda ilk görüşmede hastayı tam olarak anlayamadığım veya hastanın davranışları ve ifade tarzı ile verdiği ipuçlarını doğru tespit edemediğim anlamına da gelir. Çünkü insanlar aslında davranışları, ifade tarzları ve vücut dilleri ile asıl isteklerini veya bunların arkasında yatan sebepleri istemli veya istemsiz olarak belli ederler.

Kritik soru: “Siz estetik cerrahsınız, bana bakın, bana ne yapılması gerekiyor?”
Estetik ameliyat sonrasında mutsuz olan hastaların ameliyattan önceki davranışlarını ve his dünyalarını göz önüne getirdiğimde, memnun olunmayan neticenin ortaya çıkışında hastanın da payı olduğunu görmüşümdür. Bu da hastanın genellikle ameliyat kararı aşamasındaki ruh durumu ile çok yakından alakalıdır.

Bu yüzden hasta ile “ilk yüz yüze görüşmenin” önemi bence ameliyat yapma aşamasından çok daha fazla ön plana çıkıyor.
Hastayı anlamak ve ona zaman ayırmak… Hastaya o andan itibaren en önemli kişinin sadece kendisi olduğunu hissettirmek… İlk görüşmede benim için öncelik hastada gördüğüm ve düzeltebileceğim fiziksel bozukluklardan çok, o hastanın bana neden ve neresinden memnun olmadığı için geldiğidir.

Gerçekten vücudunun herhangi bir yerini değiştirmek istiyor mu, bu istek hangi boyutta ve bu isteğe hangi duygular sebep oluyor?

Konuşmaya “Sizin için ne yapabilirim?” sorusu ile başladığımda gelen cevap genellikle şikayete yönelik açıklamalardır ve normal olanı da budur. Kritik an hastanın “Siz estetikçisiniz, bana bakın, bana ne yapılması gerekiyor?” sorusuyla karşılaştığım andır.
Genellikle hasta benden şuranızın veya buranızın düzeltilmesi gerekiyor cevabını beklerken, “Bir iç hastalıkları uzmanına gittiğiniz zaman da bana ne ilaç önereceksiniz ya da bilin bakalım nerem ağrıyor diye sormuyorsunuz. Sizi rahatsız eden şeyleri bilmediğim takdirde size yardım edebilmem zor” yanıtını duyduğunda önce şaşırır sonra durumu anlar. Öyle ya başkasını rahatsız eden bir görüntü kişinin kendisini de rahatsız edeceği anlamına gelmez ki. Bir estetik cerrahi uzmanı olmam mutlaka o kişinin estetik görünümünü kendi açımdan kusursuz hale getirmek isteyeceğim manasını da taşımaz. Hasta ve doktor kendilerine özgü ve birbirinden farklı güzellik anlayışları olan iki ayrı insandır.

Kişi hislerinin en dengeli olduğu zamanda operasyona karar vermeli
Önemli olan hastanın şikayetini açıklaması, benim de o şikayeti estetik cerrahi tedavi imkanları içinde düzeltip düzeltemeyeceğimi ve neticenin ne şekilde olabileceğini ortaya koymamdır. Bunu yaptırıp yaptırmamanın kararını yine kişi kendisi tek başına vermelidir, tıpkı iç hastalıkları uzmanının önerdiği ilaçları alıp almamaya kendisi karar verdiği gibi.
“Bakın benim yüzüme, bana ne yapabilirsiniz?” veya “Beni baştan yaratın” sözlerinin arkasındaki anlam genellikle güvensizlik duygusunun ifadesidir. Estetik ameliyat adayları benim açımdan en önemli faktör olan ameliyat zamanını ruh ve his dünyalarının en sakin veya dengeli olduğu anlarda seçmelidirler. Estetik cerrahide hep gözlemlemişimdir ki, güvenli duygularla gelen, ne istediğini bilen ve şikayetlerini, rahatsız oldukları bozuklukları açık bir şekilde ifade edebilen kişilerin ameliyat sonrası iyileşme devreleri rahat geçmiştir ve ameliyat neticelerinden çok memnun olmuşlardır.

Önemli olan kişilerin estetik tedaviye, plastik cerrahi dalının özel eğitimle uzmanlaşmış hekimler tarafından yapılan bir tip bilim dalı olduğunun bilinci ile yaklaşmalarıdır. Bazen medayada estetik ameliyat yaptırmanın günümüzde bir kuaföre gitme kadar kolaylaştığı izlenimi yaratılmak isteniyorsa da, estetik ameliyatların sonuçlarından mutsuz hastaları incelediğimde, bu hastaların genellikle çok çabuk ve çok kolay bir şekilde estetik tedavilere karar verdiklerini tespit etmişimdir. Ya arkadaşı “Hadi gel beraber gidelim” demiştir ya da “Herkes bir şeyler yaptırıyor, ben de artık bir şeyler yaptırmak zorundayım” duygusu ile hareket etmektedir. Bir Alman atasözü vardır: “Paylaşılmış acı yarım acıdır.” Bence hastaların anlamaları gereken en önemli noktalardan biri şu: Estetik tedaviler bir zorunluluk değildir, bunlar kişinin imkanları içinde maddi güçlüklere sebebiyet vermeden kendine layık gördüğü ve sonucundan yaşam kalitesini yükselterek keyif alabileceği bir lükstür.

Ameliyattan ne bekliyorsunuz?
Plastik cerrah görevini mükemmel bir şekilde gerçekleştirse dahi, estetik ameliyat neticesinden memnun olup olmayacağınız sizin motivasyonunuza bağlıdır. Çünkü sadece siz, aslında niçin bu ameliyata karar verdiğinizi biliyorsunuz.
Estetik ameliyat olmaya karar vermeden önce şu soruya dürüst bir şekilde cevap verin: Estetik ameliyatlardan beklentileriniz ne?

Göze daha hoş görünebilmek.
Daha çekici, canlı ve dinamik görünebilmek.
Normal güzellik oranlarına daha çok yaklaşabilmek.
Kendinize olan güveninizin artması.
Kariyer basamaklarını daha çabuk çıkabilmek.
Daha geniş bir arkadaş çevresine sahip olmak.
Eşinize daha seksi görünebilmek.
Eşinizle ilişkinizdeki krizi atlatabilmek.
İlk üç şıkkı “evet” ve geri kalanları “hayır” olarak cevaplandırdıysanız sizin estetik ameliyatlardan beklentileriniz realist demektir. Diğer şıklara verdiğiniz her “evet” cevabı ameliyatlardan sonraki memnuniyetsizliğinizin sebebi olabilir.

SERDAR EREN – Milliyet

Yorum Yok

ABD’de New York Sloan Kettering adlı Kanser Merkezi tarafından satışa çıkartılan hastane için gelen teklifler arasında bir Türk’ün adı geçiyor. İstanbul’da Clinix Care Estetik Merkezi’nin Sahibi Op. Dr. Aytaç Saraçaydın, New York Manhattan’da bulunan MEET Hastanesi’ni satın almak için 41 milyon dolarlık teklif mektubu verdi.

İstanbul Tıp Fakültesi’nde KBB uzmanlığının yanı sıra Mayo Clinic’de uzmanlık eğitimi alan Saraçaydın, yüz estetiği konusundaki çalışmalarıyla tanınıyor.

Ünlü doktor, Medikal Sağlık Malzemeleri şirketi adına yaptığı teklifle, yıllar önce uzmanlık eğitimi için başvurduğu hastanenin sahibi olmak istiyor.

ÇALIŞANLAR MAHKEMEYE VERDİ
Ancak hastanenin satışı konusunda polemik yaşanması üzerine merkezde çalışan cerrahlar mahkemeye başvurdu. Hastanede yıllardır görev yapan doktorlar, hastanenin prestijine zarar vereceği gerekçesiyle satıştan vazgeçilmesini istedi.

Bu konuda karar alınana kadar satışı bir haftalığına durdurduğunu açıklayan mahkeme, satış yapılıp yapılmayacağı kararının bir hafta sonra verileceğini açıkladı.

Newyork’taki merkezi almak konusunda istekli olan Op. Dr. Aytaç Saraçaydın’ın sunduğu 41 milyon dolarlık teklif mektubunda pek çok şart yer alıyor. Op. Dr. Saraçaydın, kuruluşun ismini değiştirmeyeceklerini, başka amaçla değerlendirmeyeceklerini ve cerrahi kadrosunda değişikliğe gitmeyecekleri konusunda taahhüt verdi.

Sabah

4 Yorum

Son Yazılan Estetik Haberleri

En Çok Okunan Haberler

En Çok Yorum Yapılan Konular

Son Yorum Yapılanlar:

  • Tugba: Ben luleburgazdan tugba 1 hafta once meme kucultme amelıyatı oldum edırne tıp fakultesınde...
  • rabia: Benim 24 aylık kızımdada karın ve gögüsünde sizinki gibi bir leke var dogustan ben de...
  • FATİH KIRIŞ: 10 ay önce akustik nörinom ameliyatı sonrası yüz felci geçirdim. Devlet memuruyum....
  • okan: ben,dövmemi tamamen iz kalmadan sildirdim diyen kişilere kesinlikle inanmayın ne olursa...
  • dilek: merhaba hocam ben 20 yasındayım yüzümde sivilceden olusan cukurlar var gecer mi kimyasal...