-
4
Tem
Cildimiz içimizin aynasıdır…
Pırıl pırıl, kusursuz bir cilde sahip olmak zor değil. Öncelikle yüzümüzde beliren beklenmedik değişimler için bilmemiz gereken basit önerilere dikkat edelim.
- Sabahları uykudan uyandığınız zaman göz kapaklarınız şişmiş olabilir. Bu durumda ne yapabilirsiniz?
Sütlü besinlerden uzak durun.
Göz kremlerini fazla kullanmayın. Derinin kolayca emebildiği jelleri tercih edin.
Göz jeli ya da temizleyici uygularken göz kapaklarına hafifçe masaj yapın.
Bol bol su için
- Gözlerin altlarında beliren beyaz noktacıklar için ne yapılabilir?
Cilt kurumasın diye bol miktarda nemlendirici kullanıldığında deri altında biriken sebum maddesi bu beyaz noktacıkları yaratır. Beyaz noktacıklar da siyah noktacıklar gibi daha hafif içerikli nemlendirici kullanmakla bu noktalardan kurtulabilirsiniz. Eğer bu uygulamadan bir sonuç alamazsanız, bir cilt uzmanı sorunu kolayca giderir.
Yanaklardaki ince damarlarda kırılmalar olursa bu sorundan kurtulmak için ne yapılabilir?
Damarların kırılması, genellikle dolaşım bozukluğuna işarettir. Damarların duvarlarını güçlendirmek için A ve E vitaminlerini almalısınız. Ardından atkestanesi özü bulunan cilt bakımı malzemelerini kullanın. Yüzünüzü lifle ovuşturmayın, retinol içeren kozmetik ürünlerini kullanmayın, baharatlı yiyeceklerden, alkollü içkilerden uzak durun. Aşırı sıcak yerlerde bulunmayın. Özellikle saunaya gitmeyin.
- Siyah noktacıklardan kurtulmak için ne yapmak gerekir?
Öncelikle suyla çalkalandığı zaman temizlenen temizleyici kremleri kullanın. Yüzünüzü fazla ovuşturarak temizlemeyin. Kullandığınız nemlendirici su bazında üretilmiş bir nemlendirici olmalı. Yağ bazında üretilen krem türü nemlendiriciler cildin gözeneklerini kapatabilir. Yüzünüzü sık sık lifle temizlemelisiniz. Ölü deri hücreleri de siyah noktacıklar yaratabilirler.
4 YorumLazer sistemi nedir?
Lazer, uyarılmış radyasyonun yoğunlaşmasıyla güçlendirilmiş bir ışık demetidir. Enerjisi ve verim aralığı ayarlanabilen bu ışık demeti, hedef dokuyu tedavi etmeye yönelik olarak kullanılır. 1963 yılından beri uygulanan dermatolojik lazerlerde sağlığa zararlı herhangi bir yan etkiye rastlanmadı. Lazer sisteminde kullanılan soğutucu sistem işlemin ağrısız gerçekleşmesini sağlıyor.
Yeni lazer sistemleri varislerden kılcal damar sorunlarına, cilt yenilemeden akne ve tüylenmeye kadar cilt sorunlarının tedavisinde mucizeler yaratıyor. Üstelik yan etkisi yok denecek kadar az…
Teknolojideki gelişmelere paralel olarak hayatımıza giren lazer sistemi, tıpta önemli hastalıkların tedavisinin yanı sıra, estetik ve güzellik amacıyla da yaygın olarak kullanılıyor. Lazer, hastalara daha kısa sürede ve daha etkin tedavi seçenekleri sunması dolayısıyla günümüzde artık en çok tercih edilen yöntem haline geldi. Alman Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Belma Bayraktar, lazerin varislerden kılcal damar problemlerine, akne tedavisinden epilasyona kadar dermatolojideki kullanım alanlarını anlattı: “Lazerin cilt hastalıklarında en çok kullanıldığı alanların başında tüy tedavileri geliyor.
KIL KÖKÜNÜ ÖLDÜRÜYOR
Epilasyon, kılın büyüdüğü bölgelerdeki kıl follikülüne yöneltilen lazer enerjisi ile yapılıyor. Büyüme evresindeki kıl follikülü lazer enerjisini emdiği için, oluşan ısı follikülü yok ediyor. Lazerle tedavi süresi uygulanan bölgeye göre değişiyor. Koltukaltı ve bikini bölgesinde 5 dakika sürerken, bacaklarda 60 dakikaya uzayabiliyor. Kalıcı sonuç isteyenlerin ise 6 seansı göze alması gerekiyor. Soğutma sistemi sayesinde ağrı hissinin en aza indirildiği epilasyon işlemi, aktif deri hastalığı olanlar ve hamileler dışında, 16 yaş üzerindeki herkese uygulanabiliyor.
BUNLARA DİKKAT!
Dr. Belma Bayraktar, lazer epilasyon işleminde dikkat edilecek hususları ise şöyle sıralıyor:
Yaz ya da kış, epilasyon sonrası mutlaka güneş koruyucu ürünler kullanın.
Epilasyondan 15 gün öncesi ve sonrası solaryuma girmeyin. Korunmasız bir şekilde güneşte kalmayın. Cildi tahriş edecek uygulamalardan uzak durun.
İşlem öncesi cilt üzerindeki makyaj ve deodorant mutlaka temizlenmeli.
Kıllar işlem öncesi tıraşlanmalı, ağda ve depilatör kullanılmamalı. Bir sonraki seanstan iki gün önce tedavi alanı tıraşlanabilir. Üçüncü tedavi seansından sonra tedavinin etkinliğini değerlendirmek amacıyla kıllar tıraş edilmemeli.
Tedavi sonrasında doktor tarafından önerilen ilaç ve kozmetik ürünleri talimatlara uygun olarak kullanılmalı.
İşlem sonrasında uygulama bölgesinde hafif kızarıklık ve yanma gelişebilir. Bu durum kısa sürede
DAMAR TEDAVİLERİNDE YAN ETKİ YOK
Farklı damar sorunlarının tedavisi ise, lazerle çok kısa sürede yapılabiliyor. Üstelik yan etkisi yok ve kozmetik açıdan mükemmel sonuçlar veriyor. İşlem sırasında sorunlu damarlara yöneltilen lazer enerjisi damar tarafından emildikçe kanın ısınmasına ve dolayısıyla damar ölümüne neden oluyor. Böylece dokuda iyileşme süreci başlıyor. Çevre doku bu enerjiyi algılamadığı için herhangi bir zarar görmüyor. İnce kılcal damar varisleri, yanak ve burun kenarındaki kılcal damar genişlemeleri, örümcek damar benleri, gövdedeki damarsal benler kolaylıkla tedavi edilebiliyor.
CİLT DE YENİLENİYOR
Lazerle cilt yenilemede, lazer ışın uyarımıyla ciltteki kollajen dokunun yeniden yapılandırılması sağlanıyor. Böylece, daha sıkı, düzgün ve pürüzsüz bir cilt elde edilmiş oluyor. 4-6 hafta ara ile 3-6 seans uygulanan işlemin 6 ayda bir tekrarlanması tavsiye ediliyor. Lazerle yapılan akne tedavisinde, uygulanan bölgedeki ısı 1-3 gün içinde akneleri solduruyor. Yaklaşık 15-20 dakika süren işlem, sivilcelerin yoğunluğuna bağlı olarak 1 ay aralıklarla ortalama 4-5 seans devam ediyor.
112 YorumYüzdeki sarkmalar için estetik cerrahlarına başvurmadan önce, bazı doğal yöntemleri deneme şansı da var. 6 haftalık bir doğal tedavi kadınların bu şikayetini gidermeye yetebiliyor.
Sonbahar kadınların kişisel bakımlarına önem verdikleri bir mevsim. Güzellik uzmanları yazın ardından kadınların güneş ve denizle yıpranan ciltlerini onarmak için harekete geçtiklerini söylüyor. Özellikle 35 yaş civarı kadınlar (ki kadınların çok önemli bir kısmı bu yaştan sonra yaşlanmadıkları için, hep bu yaşta kalıyor) bu mevsimde rutin bakımların dışına çıkıyor. Estetik cerrahların kapısı da en çok bu mevsimde çalınıyor. Estetisyenlerin en çok karşılaştıkları sorun ise yüzdeki sarkmalar. Son yıllara kadar uygulanan en yaygın yöntem ‘‘yüz gerdirme’’ iken artık değişik yöntemler deneniyor. Bunlardan biri de yüzü ortalama 10 yaş gençleştiren ‘‘myo lifting’’. Bu yöntem beş aşamada gerçekleştiriliyor. Birinci adım, lenf ve dolaşım sisteminin aktifleştirilmesi. Lenf noktaları üzerinde akapunktur ile bir akımla uyarı veriliyor. Lenf ve damar sistemi daha aktif çalışmaya başlıyor. Toksik maddelerden arındırılan doku daha çok oksijen alarak beslenebiliyor.
İkinci adımda uyarılan noktalarda doku altındaki birikim ve ödemler gideriliyor. Göz altı torbaları ve yüzdeki şişlikler de buna dahil. Üçüncü adımda bağ dokusunu uyaran bir sistem devreye sokuluyor. Kolojen ve elastin üretimi desteklenerek bağ dokusunun güçlenmesi sağlanıyor. Dördüncü ve beşinci aşamalar ise gevşemiş olan kasların güçlendirilmesinden oluşuyor. Kaş ortası ve ağız çevresi kaslarının ise gevşetilmesinden. Çeşitli vitamin, amino asit ve protein içeren ampullerin uygulanmasıyla bu yöntem tamamlanıyor.
Bu uygulamayı Türkiye’de Estemed Medical Center yapıyor. Merkezin yöneticisi Emel Atalay bu konuda bir uzman. 6 hafta süren bu işlem sayesinde en az 10 yaş gençleşme sağlandığını belirten Atalay, ‘‘bu yöntem cildin kendi kendisini yenilemesini sağlıyor. Vücudumuzdaki gevşemenin önüne geçmenin en sağlıklı yolu nasıl sporsa, bu yöntem de benzer bir şekilde yüz kaslarındaki gevşemeyi engelliyor. Bu yöntemle kadınların estetik cerrahına 65 yaşına kadar gitmesi gerekmiyor,’’ diyor. Bu yöntem hakkında daha fazla bilgi almak için Estetik Merkezi’nin 0212 247 70 11 adlı numarasına başvurulabilir.
Hürriyet
Yorum YokCildin genç kalmasını sağlayarak yaşlılık belirtilerini geciktirmek için hem kozmetik hem de dermatolojide lipozomlara yüklenen kollajen ve elastinlerden yararlanılıyor. Çünkü lipozomlar cildin en alt tabakasına kadar istenen her maddeyi taşıyor.
Lipozomlar nedir?
Estetik cerrah Dr. Sinan İbiş, lipozomları kozmetik dünyasının yüzünü güldüren kapsüller olarak tanımlıyor: ‘‘Lipozomlar ancak elektron mikroskobu ile görülebilen kapsüllerdir. Bu kapsüllerin duvarının temel yapısını soya fasulyesinden elde edilen bir madde oluşturur. Kozmetik sektöründe bu kapsüllerin içine sıklıkla ana madde olarak kollajen, elastin, çeşitli bitki özleri ve vitaminler yüklenir. Cildin üretken tabakasına kadar inebilen tek kozmetik ürünü lipozomdur. Cilde sağladığı eşsiz yararlar çeşitli araştırmalarla ortaya konmuştur.’’
Lipozomların etkisi
Cilt yıpranmasının temel nedenlerinden biri olan, kollajen ve elastin eksikliği. Bu nedenle, cildin gençliğini korumak için kozmetikte olduğu kadar dermatolojide de lipozomlardan yararlanılıyor. Lipozomların içerdiği kürelerin duvar yapısı soya fasulyesinden ise cilt yüzeyine yayılmalarıyla cildin nem kaybı önlenmiş oluyor.
Yorum Yok