HaberEstetik Menü

EstetikHaber > botox
Etiket :

botox

botox kısa yolu ile işaretlenmiş estetik haber, estetik bilgi, estetik video ve resim listesi. botox konusunda EstetikHaber sitesinde yazılmış haber ve bilgiler..

Botox bir bakteri tarafından üretilen güçlü bir zehirdir. Yalnış üretilmiş veya kullanım tarihi geçmiş konserve gıdaların içinde bulunabilen toksik bir maddedir. 2002 yılında Amerikan Besin ve İlaç Dairesi tarafından da onaylanan “botox ile kırışıklıkları giderme tedavisi” müthiş bir hızla tüm dünyaya yayılmaktadır…

Botox

Cilt kırışıklıklarını gidermede kullanılan miktarının herhangi bir toksik etkisi yoktur.. Hayati tehlike yaratan dozu 2500-3000 ünite iken, kozmetik alanda kullanılan dozajı en çok 50 ünitedir. Hakkında pek çok “şehir efsanesi” olsa da botox enjeksiyonundan zarar görenlerin sayısı yok denilecek kadar azdır.
Eğer botoks doğru zamanda, miktarda, uygun hastalarda ve uzman eller tarafından uygulanırsa hem mimik kasları üzerinde yarattığı geçici felç ile var olan kırışıklıkları azaltır hem de mimikleri yeniden biçimlendirerek daha sonra oluşabilecek kırışıklıkları önler.

Kimlere uygulanabilir?

Eğer cildinizde mimiklerin yol açtığı kırışıklıkların tedavisinde botoxtan yararlanmak istiyorsanız, botoxtan değil, uygulamada yapılan yalnışlardan korkun! Cildinizin fiziksel tahrişi; kaş çatma veya gülme kökenli mimiklerin ayrıca yaş ve kalıtım kaynaklı güneşin, sigaranın ve diğer çevresel yaşlanmanın etkisiyle oluşan kırışıklıklardan kurtulmak istiyorsanız botoxtan yararlanmayı düşünün. Cildinize uygulayacağınız gençleşme programlarında botoxtan da istifade edip edemeyeceğinizi doktorunuzla konuşun.

Botox uygulamasının en çok eleştirilen yönü hastalardaki “donmuş, mimiksiz maske tarzı yüz” görünümüdür. Botoxun yüzdeki ifadeyi bir ölçüde yok ettiği doğrudur. Botox kullanılan alanlarda mimik oluşması güçleşmektedir. Hatalı uygulandığında yüz ifadesi bile kaybolabilmektedir. Eğer uygun dozlarda ve uygun alanlarda yapılmışsa botoxun cilde yenilenmiş, tazelenmiş, toparlanmış bir görünüm verdiğinin de altını çizelim.

Ne zaman tehlikelidir?

Botox uygulanacak hastalarda bir-iki hafta önceden aspirin, E vitamini, gingko biloba, sarmısak tabletleri ve omega-3 kapsülleri gibi kan sulandırıcı ürünlerin kesilmesi önerilmektedir. Kasları etkileyen kalsiyum kanal bloke edici ilaçları, aminoglikozid antibiyotikleri, kinin ve pensilamin içeren antibiyotikleri kullanan hastaların doktorlarından izin alması gerekiyor. Hamilelerin, emziren annelerin, kanı sulandıran ilaçlar kullananların ve pıhtılaşma sorunu olan hastaların bu uygulamadan uzak durmasında fayda var. Bu uygulamayı sadece deneyimli dermatologlar ve estetik cerrahlara yaptırmanızı öneriyoruz. Eğer dikkat etmezseniz üzücü sonuçlarla karşılaşabileceğinizi hatırlatıyoruz.

Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU

Yorum Yok

Estetik plastik cerrahide kullanılan botox prostat tedavisinede yardımcı oluyor!

Yetişkin erkeklerin en sık karşılaştığı prostat hastalığına devrim niteliğinde bir buluş gerçekleşti.

İyi huylu prostat büyümesi 50 yaş üzeri erkeklerin en sık karşılaştığı sağlık problemlerinden biridir. İdrar yapma güçlüğü, kesik kesik idrara çıkma, sık tuvalete gitme ihtiyacı, gece sık tuvalete kalkma, mesaneyi tam boşaltamama gibi belirtilerle hayat kalitesini olumsuz yönde etkileyen bu sorunun çözümünde bir devrim yaşanıyor.

Son yıllarda adından çok sık söz edilen ve kırışıklık düşmanı olarak bilinen botoks artık iyi huylu prostat büyümelerinde de kullanılabilecek. Bugüne kadar ilaç, lazer veya cerrahi girişimlerle tedavi edilen prostat büyümesi yeni bir araştırmaya göre botoks’a cevap veriyor.

İyi huylu prostat büyümesi olan 37 erkek üzerinde yapılan çalışma, prostatlarına direkt olarak botoks enjekte edilen hastaların yüzde 30’unda belirtilerin hafiflediğini, bu hastaların prostatlarında yüzde 15’e yakın bir küçülme oluştuğunu gösterdi.

Araştırmacılar botoksun prostat bezi içindeki sinirleri gevşeterek ve prostat hücrelerinde kontrollü bir hücre ölümü başlatarak bu etkiyi gösterdiğini belirtiyorlar. Öyle görülüyor ki botoks sadece kırışıklıklara değil erkeklerin sık karşılaştığı prostat sorunlarına da yararlı..

1 Yorum

Mutlu olup gülüyoruz, üzülüp ağlıyoruz. Kızıyoruz kaşlarımız çatılıyor, sıkılıyoruz alnımız çizgileniyor. Yüzümüz duygularımızın aynası oluyor. Gün içinde yaşadıklarımızla paralel binlerce mimik yapıyoruz. İşte bu mimikler gün geliyor, hoşa gitmeyen kırışıklıklar olarak yerleşiyor yüzümüze. Yerine göre kimi zaman kaz ayağı adını alıyorlar, kimi zaman dudak çizgileri. Mimik çizgileri, aynı ifadenin binlerce kez tekrarlanması nedeniyle adeta cilde kazınıyorlar. Çizgilerin asıl nedeni ise cilt altındaki kasların kasılmasıyla üstteki deriyi çizgilendirmeleri oluyor. Tıp insanları bunlara ‘dinamik çizgiler’ adını veriyor. Yakın zamana kadar bu çizgilerin ameliyatsız çözümü zordu. Derken bu çizgileri doldurmak üzere dolgu maddeleri çıktı. Ama insanoğlunun ebedi güzelliği aramadaki çabaları bitmedi ve en nihayetinde botulinum toksininin (bildiğimiz botoks), dinamik çizgileri giderebileceği; şaşılığı tedavi etmede cerrahiye alternatif arayan Dr. Scott tarafından tesadüfen keşfedildi. Bugün botoks, tüm dünyadaki estetik uygulamalar arasında en çok uygulanan prosedür olarak ilk sıraya yerleşti.

MÜHİM OLAN DOĞRU DOZ
Botulinum toksini; estetikte bir kilometre taşı. Haftalardır cilt gençleştirme yöntemlerini anlatıp da ondan bahsetmemek mümkün mü? Bir de benden dinlemenizi istediğim için bugünün yazısını botulinum toksinine ayırdım. ‘Clostridium botulinum’ adı verilen bir bakteriden elde edilen bu arıtılmış ve zararsız hale getirilmiş toksin, bugün estetik uygulamalar dünyasında hekimin en önemli silahlarından biri. Çok küçük dozlarda kullanılması ve vücuda dağılmaması en büyük avantajı. Kullanıldığı bölgedeki kasların rahatlamasını sağlayarak, belli bir süre için cildin gerginleşmesini ve dolayısıyla gençleşmesini sağlıyor. Birkaç dakikalık acısız bir müdahale ile kaslar rahatlatılıyor ve 4-6 ay için bu çizgiler silinebiliyor. Çalışma prensibi şöyle: Hedefteki kasa enjekte edilen ilaç, sinir uçlarında iletimi sağlayan maddelerin salınımını engelliyor, sinirler ile sinirlerin ulaştığı kas arasındaki iletimi durdurarak etkisini gösteriyor. Sinir iletiminin durması, sinirin ulaştığı organın işlevlerinin azalmasını ya da tamamen kaybolmasını sağlıyor. Alttaki kas kasılamayınca da üstteki deri çizgilenmiyor.

BURNA VE GÖĞSE DE BOTOKS
Ama işin sanatı da burada başlıyor. Çünkü hiç kimse, öncelikle o plastik ve mimiksiz suratları, asılmış kaşları, şeytani ifadeyi istemiyor; sırf bu çekincelerinden dolayı yaptırmaktan uzak durmayı tercih ettiklerini söylüyor. Uygulama noktaları ve dozu doğru seçildiğinde, doğal görünümü sağlamak kesinlikle mümkün. Zaten uygulamanın sanatından söz ederken de kastettiğim bu. Ne üstteki deriyi çizgilendirecek kadar kuvvetle kasılmalarına izin verilmeli, ne de mimik yapamayacak kadar bloke edilmeli kaslar. Dolayısıyla, aslında mimikleriyle çalışan tiyatro ve sinema oyuncularının bile doğal görünen uygulamalar yaptırmaları mümkün olabiliyor. Alın çizgileri, çatık kaşlar, göz kenarının ince kırışıklıkları, dudak üzerinin barkod çizgileri, boyundaki kimi çizgilenmeler ve çenedeki çukurlanmalar, klasik uygulama bölgeleri arasında yer alırken; son dönemde yeni uygulama alanlarının da eklendiğini görüyoruz. Kesinlikle ileri teknik ve deneyim gerektiren bu iki yeni uygulama alanı, botulinum toksini ile burun ucu ve meme kaldırma. Elbetteki cerrahi girişim ile aynı şey değil, ama sınırlı da olsa başarısı inkar edilemez. Kendini ameliyata hazır hissetmeyenler için uygun çözüm olabiliyor. Burun köküne veya göğsün belli bölgelerine yapılan bir kaç küçük enjeksiyonla kimi vakalarda önemli fayda sağlıyor.

Yılan zehiridir:
Botulinum, bir toksindir evet, yani zehirdir, ama tıpkı atropin gibi, dijitalis gibi tıpta hastalıkları tedavi etmekte kullanılan, hayat kurtaran ilaçların elde edildiği zehirler gibidir. Füme salam, sosis, konserve gibi gıdalarda üreyen C. Botulinum adı verilen bakterinin ürettiği bir toksinden elde edilir. Yaklaşık 200 yıldır tanınan bu maddenin tıbbi geçmişi, hastaya da hekime de tam güvence sağlar.

Bütün yüzdeki çizgileri doldurmakta kullanılabilir:
Dolgu maddeleri gibi çalışan bir ilaç değildir. Kırışıklıkların her türlüsüyle başa çıkamaz. Çizgiyi doldurmaz, altındaki kas hareketlerini engelleyerek çizgiyi ortadan kaldırdığı için yüzün her yerinde kullanılamaz. Örneğin yanaklarda, burun kanatlarından dudak kenarlarına uzanan çizgilerde kullanılamaz.

Etkisi geçtikten sonra eskisinden kötü görünürüm, cildim daha çok sarkar:
Etkisi kas hareketlerini geçici süre azaltacağından, üstteki deriyi dinlendirir. Etki süresi sonunda en kötü ihtimalde çizgileriniz, yalnızca eski durumuna geri döner. Ama öncekinden daha iyi durur.

Beynime, vücuduma zarar verebilir:
Asla! Bu soruyu hep, yöntemi estetik amaçlı kullanımlarından çok daha önce uygulamaya başlayan ve çok daha yüksek dozlarda kullanan nöroloji veya göz hastalıkları uzmanı meslektaşlarımın cevaplaması gerektiğini söylerim. Bu konuda 20 yıldır yayınlanmış bilimsel tek olumsuz makale yok.

DR. ALİ KERİM DİLER – Sabah

Yorum Yok

Botox hakkında bilgiler öncesi sonrası görüntüler..

Nelere yarar:

Boyundaki çizgilere uygulanabilir

Dudak üstünde oluşan dikey çizgilerin bazılarında kullanılabilir

Dudak kenarlarından çeneye doğru inen (marionette) çizgilerde bazen Botoks uygulanır.

Çenede olabilecek çukurlukları gidermekte yararlı olur

Veya sert çene çizgilerini düzeltmekte kullanılır.

Dekolte (göğüsteki) çizgileri gerginleştirir

Çatık kaşları düzeltir

Alındaki yatay çizgileri hafifletir

Kaşların yukarı kalkmasını sağlar

Böylece göz kapakları açılır ve gerilir

Göz altındaki torbaları azaltır

Kaz ayağı denilen göz kenarındaki kırışıklıkları düzeltir

Yorum Yok

Bitkisel özler ve deniz canlılarından elde edilen botu – like, alındaki yatay kırışıklıklar, kaş ortası, göz çevresindeki kaz ayağı denilen çizgiler, burun ve dudak arasındaki çökmeler ile dudak altında bulunan ince çizgilerin giderilmesinde kullanılıyor. Yöntemin en önemli özelliği ise yüzünüze batırılan iğnelerin olmaması. Tamamen bitkiler ve deniz canlılarından elde edilen özel serum yüzdeki belirli bölgelere sürülerek, cildin canlanmasını sağlıyor. Serumun içinde bulunan ‘filloxs’ maddesi ise dolgu etkisi yaparak kırışıklıkları gideriyor. Herhangi bir enjeksiyon yapılmadığı için, işlemin ardından yüzde herhangi bir ağrı ya da şişme de olmuyor.

ACI YOK, AĞRI YOK

NK Med Güzellik ve Estetik Merkezi estetisyenlerinden Özlem Toydaş, yeni yöntemin botokstan farkını şöyle anlatıyor: “Botu-like tedavisinde acı yok, yan etki yok. Cilde herhangi bir enjeksiyon yapılmıyor. Yüzdeki çizgilerin üzerine özel bir serum uygulanıyor. Daha sonra serumun üzerine stikır yapıştırılarak, ısı maskesi ile serumun cildin derinliklerine işlemesi sağlanıyor. Öte yandan botoks yüzdeki sinirlerle kaslar arasındaki bağlantıyı keserek, yani küçük kasları felç ederek etki gösterirken, botu -like daha doğal bir görünüm vaad ediyor. Yöntemi botokstan ayıran diğer bir özelliği ise boyunda oluşan çizgilere de uygulanabiliyor olması. Ayrıca, botoksun ardından uygulandığında işlemin etkisini uzatıyor.”

HAFTADA 1 SEANS

Haftada bir seans olmak üzere toplam 4 seanslık kür halinde uygulanan botu-like, yılda 2-3 kez tekrarlanabiliyor. Bir seans yaklaşık 1 saat 15 dakika sürüyor. İlk uygulamadan itibaren kırışıklıklarda gözle görülür bir iyileşme gözleniyor. İşlemin etkisini uzatmak için, canlı hücre ekstresinden hazırlanmış evde bakım ürünleri de var. Botu – like tedavisinin bir seansı uygulanan bölgeye göre değişmekle birlikte yaklaşık 150 YTL.

Bugün

2 Yorum

Geçmişten günümüze kadar farklı özelliklerde dolgu maddeleri üretilmiş ve kullanılmıştır. Önceleri en yaygın olarak kullanılan dolgu maddesi kollajen enjeksiyonlarıydı. Sığır derisinden elde edilen kollajen, her ne kadar özel ve izole olarak yetiştirilen hayvanlardan sağlanıyor da olsa, ‘deli dana’ hastalığının ortaya çıkışı ile birlikte gözden düştü. Halen kimi hekimlerin tercihi olan kollajenin, hayvansal kaynaklı protein içermesi ve dolayısıyla allerji riski taşıması, uygulama öncesinde, en az iki test yapılmadan kullanılamaması da bu düşüşte rol oynadı. Kollajenin tahtından indirilmesinin ardından, yerine kimyasal yollardan elde edilen ve allerji yapma riski bulunmayan dolgu maddeleri geçti. Kullanılacak dolgu maddesi, genellikle kırışıklıkların derinlik ve durumuna göre değişiyor. Ancak hekimler, uygun dolgu maddesi seçiminde şu beş unsuru göz önünde bulunduruyorlar: Biokompatibilite, yani enjekte edilen maddenin dokular tarafından kabul edilip reaksiyon görmemesi, allerji riski taşımaması, toksik ve kanserojen potansiyele sahip olmaması, enjeksiyon yerinden başka yakın veya uzak bölgelere göç etmemesi, kaymaması ve etki süresinin uzunluğu. Etki süreleri açısından bakıldığında dolgu maddeleri; 6 ay ile 1 yıl arasında etkiye sahip olan geçici dolgu maddeleri ve ömür boyu erimeyen kalıcı dolgu maddeleri olarak ikiye ayrılıyorlar. Bir de, dolgu maddeleri teknolojisindeki gelişmelerle birlikte, etkisi iki-üç yıl boyunca devam edebilen yarı-kalıcı olarak sınıflanan dolgu maddeleri bulunuyor. Kalıcı ve yarı-kalıcı olanları önümüzdeki haftalarda ayrı bir yazı konusuna bırakarak, bugün, en çok tercih edilen iki dolgu maddesinden, hyalüronik asit ve polilaktik asit (PLA) enjeksiyonlarından bahsetmek istiyorum. Hyalüronik asit; bütün canlı organizmalarda bulunan bir disakkarit yani doğal şekerdir. Derinin dermis tabakası, dokuyu destekleyen kollajen lif kümeleri ile su tutan ve hacim yaratan hyalüronik asit molekülleri içerir. Bu molekülün, organizmada, hücre bölünmesi, eklemlerin kayganlığının sağlaması ve cildi gergin tutması gibi çok önemli görevleri bulunuyor. Göz içi sıvısı, eklem içi sıvısı, derinin yüzde altmışında ve sperm sıvısında hep bu madde bulunuyor. Hyalüronik asit ciltteki kırışıklıkların düzeltilmesi amacıyla enjeksiyon ile uygulanmak üzere jel kıvamında üretiliyor. Bugüne kadar dünyada 30 milyondan fazla insanda güvenle kullanıldığı biliniyor. Hyalüronik asitle uygulama çok kolay. Enjeksiyonlar çok ince uçlu bir iğne ile cildin içine, dermis tabakasına, yapılıyor. İşlemden sonra önemli bir şişlik ve kızarıklılık oluşmuyor ve hasta hemen günlük aktivitelerine dönebiliyor. Dolgu maddelerinin uygulaması iz bırakmıyor ve sonuçları memnuniyet veriyor. Etkileri 4 aydan 1 yıla kadar kadar kalıcı oluyor ve bu sürenin sonunda vücuttan eritilerek atılıyor. Etkinliği azaldıktan veya
kaybolduktan sonra tekrar yaptırmak gerekiyor. Hyaüronik asit, hacminin bin misline ulaşan oranlarda yoğun su tutma, dolayısıyla nem sağlama özelliğinden dolayı kozmetik ürünlerde ve nemlendiricilerde de yaygın olarak kullanılıyor. Hyalüronik asit, özellikle ince kırışıklıklarda ve dudak dolgunlaştırmada tercih ediliyor. Dudak üzerindeki ince çizgiler, burun kenarlarından ağız kenarına uzanan çizgiler (nazolabial kıvrım), ağız kenarındaki çizgiler, alındaki kaş çatma çizgileri ve göz kenarındaki kaz ayağı görünümü oluşturan çizgiler, en iyi sonuçların alındığı bölgelerdir. Üstelik bu maddenin deriyle temasının sebep olduğu uyarı, cildin yenilenmesini sağladığından, yalnızca mekanik etkiyle çöküntünün altını dolduran bir uygulama olmanın ötesine geçerek, bir doku yenileyici olarak kabul görmesine de yol açıyor. Bu amaçla, hyalüronik asidin seyreltik formları da, haftada bir kez olmak üzere beş altı seanslık uygulamalarla cilt gençleştime işlemlerinde kullanılıyor.

YENİ GÖZDE: PLA
Ameliyatlarda kullanılan dikiş ipliğiyle gelen güzellik: Polilaktik asit (PLA) Polilaktik asit, laktik asidin polimerizasyonu ile elde ediliyor. Aslında cerrahi dikiş ipliğinin yapımında kullanılıyor. Yani genel cerrahlar tarafından iç organları dikmek için kullanılan, plastik cerrahlar tarafından yıllardır yararlanılan ipliğin ana maddesi. Vücudun kolaylıkla kabul ettiği bu maddenin etrafı, enjekte edildiği yerde dokular tarafından çepeçevre yabancı bir maddeyle temas etmişçesine sarılıyor, dolayısıyla kolayca özümseniyor. Alerjik reaksiyona yol açmadığı için uygulamadan önce test gerektirmiyor. PLA; çizgi ve kırışıklıkların doldurulmasından çok, deri altı yağ dokusunun, ani ve aşırı kilo kayıpları veya yaşla ve zamanla eksildiği durumlarda, çöken alanları doldurmakta, derin çizgiler ve çukurlarda, yüzün hacminin azaldığı hallerde tercih ediliyor. Yani çizgisel onarımlar yerine alansal dolgu işlemleri için etkili oluyor. Bu şekilde çok daha etkin sonuçlar elde etmek mümkün gözüküyor. Bu noktada, büyük önderimiz Atatürk’ün ‘Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır’ şeklindeki askeri alandaki yenilikçi yaklaşımının, yüzdeki estetik kusurlar düzeltilirken de, belli durumlarda geçerli olduğunu görebiliyoruz. PLA, yüzün tamamına uygulanabiliyor. Bir mini face-lift gibi cildin gerginliğinin sağlanmasında etkili. Bu yöntemde amaç, aslında doldurmaktan çok, cildin destek yapısını yeniden oluşturmak. Çok ince bir şırınga yardımıyla, değişik yüz alanlarında, bir kafes şeklinde, derine enjekte edilerek, o bölgedeki cilt altı dokusunun kendini yenilemesini, normal ve pürüzsüz görünüme kavuşmasını sağlıyor. Zamanla kırışan hatları doldurarak seviyelendirip düzleştiriyor. Ayrıca göz altı çökmelerinde, AIDS ve diğer benzeri hastalıklar sırasında oluşan kilo kaybı ve deri altı yağ dokusu eksilmelerinde, yanak çökmelerinde de hastanın eski görünümüne kavuşmasını mümkün kılıyor. Polilaktik asidin yararları bu kadarla sınırlı değil; el üstündeki kırışıklıkları da düzeltmek suretiyle, el gençleştirmesi işlemlerinde uygulanan tedaviler arasında da sıkça yer buluyor. Tedavi ilk başta 20′şer gün arayla üç uygulama olarak planlanıyor. İlk etkiler bir buçuk, iki ay sonra görülmeye başlıyor. Cildin yavaş yavaş gerilip maksimum seviyeye ulaşması, dört ila altıncı ayın sonunda gerçekleşiyor. Maksimum etki, 1.5-2 yıl boyunca devam ediyor. Cilt altında fibröz doku oluşturduğu için deri altında bir sertlik şeklinde ele gelebiliyor. Ancak bu da zamanla kayboluyor.

DR. ALİ KERİM DİLER – Sabah

1 Yorum

Botoks (Botox ) nedir?
Botoks botulinum toksin adı verilen bakteriden elde edilen tıbbi bir ilaçtır.

Botoks (Botox) hakkında bilgilendirme videosu ve fotografları konu sonundadır:

Eğer cildinizde mimiklerin yol açtığı kırışıklıkların tedavisinde botoks tan yararlanmak istiyorsanız, botoks tan değil, uygulamada yapılan yalnışlardan korkun.. Uzman bir estetik plastik cerrah harici bu işlemi yaptırmayın.

Cildinizin fiziksel tahrişi; kaş çatma veya gülme kökenli mimiklerin ayrıca yaş ve kalıtım kaynaklı güneşin, sigaranın ve diğer çevresel yaşlanmanın etkisiyle oluşan kırışıklıklardan kurtulmak istiyorsanız botox tan yararlanmayı düşünün.

Cildinize uygulayacağınız gençleşme programlarında Botoxtan da yararlanıp yararlanamayacağınızı doktorunuzla konuşun.

Botoks fiyatları kullanılacak bölgeye ve Botoksun kalitesine göre değişiklik göstermektedir.

 

41 Yorum

Son Yazılan Estetik Haberleri

En Çok Okunan Haberler

En Çok Yorum Yapılan Konular

Son Yorum Yapılanlar:

  • irem: merhaba ben 27 yaşında bir çocuk annesiyim doğumda bi hayli kilo aldım ve daha sonra verdim...
  • Zeynep: Mrb benim de sol gözümde bebeklikden beri göz tembelliği ve buna bağlı şaşılık var.....
  • gülcan: minimum 2.500den başlar 1.500 liraya garanti veriyoruz denilen yerlere güvenmeyin.bu iş...
  • volkan: kanki ayni problem bendede var bende 26 yasindayim hem dislerim bozuk hem de alt cenem...
  • Berde: Arkadaşlar merhaba, ben gruba yeni katıldım ve şimdi kendime kızıyorum daha önce neden...