Yüzde dokuların gevşemesine bağlı olarak oluşan ağız kenarlarından inen derin kırışık, tek bir seansta Fibro Gel ile doldurularak uzun süreli bir onarım ve genç bir görünüm sağlanıyor. Ülkemizde sadece Oymak Plastik Cerrahi’de uygulanan bu yönteme “hücresel protein tamir sistemi” de deniyor. Fibro Gel, hastadan alınan küçük bir parçanın özel bir laboratuarda kültürle çoğalmasıyla hazırlanıyor. Dr. Tunç Tiryaki, Fibro Gell ile doldurulan derin kırışıkların, bir ile iki yıl arasında dayandığını açıklıyor.

Yüzdeki yaşlanma belirtileri…

Dr. Tunç Tiryaki, yüzün yaşlanmasına analitik olarak yaklaşmak lazımdır diyor. Yüzü ikiye bölerek incelediğimizde, yüzün üst tarafının yaşlanmasının kasların aşırı çalışmasına bağlı olduğunu söyleyebiliriz. Bu bölümü gençleştirmek için kas gevşetici kullanmak lazım, bu da botox’tur. Yüzün alt tarafındaki temel hikaye ise, cilt altındaki dolgu malzemelerinin ve de derinin incelmesine bağlı sorunlardır! Dolgu maddesinin azalmasına bağlı sorunu çözmek için, içerdeki azalan malzemeyi yerine koymak lazım, bunu da yağla destekleyerek yapıyoruz. Örneğin, yanakların çökmesinin nedeni cildin incelmesi değildir. Cilt ile kemik arasındaki yağ yastığı zamanla küçülüyor. Orayı da yağ koyarak doldurmak lazım. Vücutta da çok miktarda yağ var, dilediğimiz kadar alabiliyoruz. Yeni yerine koyduğumuz yağ hücrelerinin yarısı ölse bile diğer yarısı kalıyor. Bu da canlı bir dolgu.

İkinci sorun, cildin azalması. Dolayısıyla bu arada cildin de eski kalınlığına gelmesi lazım. Çünkü cilt inceldiği için gevşeyip kırışıyor. Bunun temel nedeni de cildin içindeki kolajen dokunun yaşla birlikte zaman içinde azalmasıdır. Buna bağlı sorunu, en çok burun ve dudakların yanından inen derin kırışıklar halinde ve dudak çevresinde görüyoruz.

Canlı dolgu…

Kırışıkları doldurmak için çok yakın zamana kadar ya kolajen kullanıyorduk, ineklerden elde edilen kolajen; ya da hyalüronik asit dediğimiz cildin içinde var olan dolgu maddesi, bir şeker jölesi kullanıyorduk. Hyalüronik asit sorun yaratmıyor, zaten vücutta var olan bir madde. Ama bu maddeler 4- 5 -6 ay içinde ciltte yok oluyorlar. Demek ki oradaki problemin temelinden çözülmesi gerekiyor. Biliyoruz ki, problemin nedeni, kolajenin azalmasıdır. Aslında azalan, kolajeni üreten kök hücrelerdır. Ne yapabiliriz? Diyelim ki başka yerlerden kök hücre alıp kırışığa enjekte edelim, onlar da hem kırışığı doldursunlar hem de bulundukları yerde kolajen üretsinler. Fikir bu! Tek sorun, bir yerden ancak üç-beş kök hücre alabilirsiniz. Oysa burayı doldurmak için milyonlarca kök hücreye gerek var. Öyleyse aldıklarımızı bir yerde çoğaltmamız gerekecek. İşte bizim yaptığımız da bu.

Dolgu kültürü…

Nispeten genç kalmış bir yerden, kulak arkasından küçücük bir deri parçası alıyoruz. O derinin içinden kolajen üreten fabrikaları, yani kök hücreleri ayırıyoruz.. Bunları hiçbir katkı maddesi kullanmadan özel laboratuar koşullarında çoğaltıyoruz. O hücreler üç-dört hafta sonra milyonlarca sayıya ulaşınca özel bir taşıyıcı içinde onları dolgu maddesi olarak gereken yere veriyoruz. Verildiği yeri hemen dolduruyor, ancak kök hücrelerin bir kısmı ölüyor ama kalan hücreler yeni yerlerinde kolajen üretimine devam ediyor.

İşlem: Lokal anestezi altında kulak arkasından parça alınıyor. Bu 30 sn.lik bir işlem. Laboratuarda alınan minik parça kültüre tabi tutuluyor. Üç hafta sonra dolgu maddesi hazır olduğunda hasta uygulama için çağrılıyor. Önce kremle uygulanacak bölgedeki yer uyuşturuluyor ve 15 dk sonra küçük iğnelerle dolgu yapılıyor.

Avantajı: Diğer bütün dolgu maddelerinden önemli bir farkı var: Bu canlı bir dolgu maddesi. Dolgunun etkisi daha uzun sürüyor (1-2 yıl) ve orada yeni bir kırışıklığın oluşmasını da engelliyor.

OPC: (0212) 230 97 97

Nil Otova

Kaynak: Eczanemonline.com

No related posts.

2 Yorum

Estetik Haber Etiketler: , ,