Estetiğin sınırları konusunda görüşüne başvurduğumuz tüm cerrahlar, bu sınırın sağlıkta bittiğini söylüyorlar. Dr. Tuğrul Turan bu konuda en radikal sözleri sarf ediyor ve “Hiçbir estetik cerrahi ameliyatı vücudun normal işlevlerine engel olacak şekilde yapılmamalıdır. Organın normal sağlıklı işleyişine zarar verecek şekilde uygulanması hasta onu istese dahi kabul edilemez” diyor.

Marmara Üniversitesi Plastik ve Rekonstraktif Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç Erdem Tezel de sınırı sağlıkta çiziyor ve örnek veriyor: “Bir burnun güzelleşmesi uğruna nefes almasını önlememek lazım.

Geçici felç durumu

Uzmanların ortak olduğu bir başka nokta ise en çok yapılan yüz estetiğiyle ilgili. Tezel, önemli olanın operasyon sonrasında yüzün tamamen değişmesi değil, düzgün bir görünüme sahip olması olduğunu vurguluyor. Yüz estetiğindeki sınır ise, “mimiklerin kullanılabilmesi”, ki uzmanlar, o talihsiz gecede yaşanan durumun, mimiklerin geçici bir süre için kullanılamamış olmasından kaynaklandığını tahmin ediyorlar. Operatör Dr. Berkhan Yılmaz, bu konuda şöyle bir tahminde bulunuyor: “Yakınlarda bir ameliyat geçirdiyse dudaklarda ödem olmuş olabilir. Bunun sonucunda da his kaybı ve salya akması meydana gelebilir.” Doktor Zafer Atakan da, estetik müdahaleler sonrasında bazı bölgelerde geçici sinir hasarı olabileceğini belirtiyor ve uyarıyor: “Daha önce defalarca operasyon geçiren bir hastada iyileşme gecikebilir.Yüze yapılan estetiklerde görüntü ön planda olmalı ama fonksiyonel anatomi de unutulmamalı.Yani ağzın nefes alma, yeme içme işleminde, burunun nefes alma işleminde, göz kapaklarının gözü koruma işleminde önemi unutulmamalı. Görsel güzellikle birlikte fonksiyonel anatominin uyumlu harmanlandığı operasyonlar kişileri daha doğal gösterip olası komplikasyonlardan da korumaktadır.” Ancak burada estetik yaptırmak isteyenden çok yapana söyleyecek sözü var uzmanların.

Doç Dr Erdem Tezel, Amerikalıların “Elinizdeki tek alet çekiçse her şey size çivi gibi gözükmeye başlar” sözünü hatırlattıktan sonra şunları söylüyor:

Yeterli eğitim almayan bir insan, bildiği tek yöntemle insanı düzeltmeye çalışır. Bu yüzden ifadesiz, dudakları patlarcasına şişirilmiş insanlar ortalıkta dolaşır. Bir takım yanlış dolgu maddeleri de kullanıyorlar. Yanlış eller, yanlış hastaya uygulama yaptığında çıkan sonuçlar daha da ürkütücü olabiliyor. Liposuction ve meme protezi konusundan da bir şeyler söylemek istiyorum. Artık çevremizde yamuk, yumuk insanlar dolaşıyor. Çünkü güzellik uzmanları bile liposuction yaptığı için bunun geriye dönüşü de olamıyor. Liposuction kontür düzeltir, ama asla zayıflatmaz. Ama bir insandan 15 kilo yağ çekenini bile gördük.

Uzakdoğu’dan gelen meme protezlerini kullananlar da estetik cerrah olmuyorlar. Bence estetik olmak isteyen insanlar, gittikleri kişiye diploma sormalı. Sağlık Bakanlığı tarafından onaylanmamış bir diploma hiçbir işe yaramaz. Estetikte yaş sınırını koyacak olan kişi doktordur. Hastanın parası olması ve istekli olması bu ameliyatın tek koşulu olmamalı. Doktor, ‘bu sana uygun değil’ demeli.

Kıssadan hisse, estetik yaptırırken da sağlıktan ödün vermemeli. Operatör Dr. Tuğrul Turan, estetik yaptıracak kişinin doktorundan önce beş sorunun cevabını alması gerektiğini belirtiyor:

1) Sorun ne?
2) Ne yapılmalı?
3) Nasıl yapılmalı?
4) Riskleri neler ve iyileşme dönemi ne kadar sürer?
5) Daha sonraki yıllarda neler olabilir.

Turan, bazen uzmanları sorgusuz sualsiz ameliyata hazır kişilerle karşılaştığını söylüyor ve burada yönlendirmenin cerrah tarafından yapılması gerektiğini vurguluyor.

Benzer Konu yok.

3 Yorum

Estetik Haber Etiketler: ,