İstanbul Yeditepe Üniversitesi Diş Hastalıkları ve Tedavisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Arzu Aykor, diş estetiğiyle ilgili soruları yanıtladı:

* Dişlekliğin diş estetiği ile düzelmesi mümkün müdür?

İyi bir gülüş estetiğinde; gülümseme sırasında üst dudağın alt kenarı, dişlerle diş etlerinin birleştiği seviyede olmalı. Dişlek kişilerde, estetik gülüş kaygısı olur. Eğer diş etleri gülerken görünüyorsa; cerrahi işlemlerle çene kemiği kısaltılır ve yine kısaltılmış olan dişler üzerine estetik kronlar yapılır. Böylece, gülme hattının dişlerle diş eti arasına girmesi sağlanır. Bu operasyon için çene kemikleri bir günde belirli bir oranda ‘ostrotomi operasyonu’ ile kısaltılabilir. Kaplamalar için ise bir süre beklenir ve sonra porselen veya laminat kaplama yapılabilir. Burada üst dudak kısa ise bir yüz estetisyeni tarafından aşağı doğru uzatılabilir. Bu operasyon genellikle bir aylık bir çalışmayı gerektirir.

* Diş estetiği kaç yaşından sonra yapılabilir?
Diş estetiği, yüz estetiğini tamamlayan en önemli alan. Çünkü diş estetiği düzgün olmayanlarda sosyal birçok problem ortaya çıkabildiği gibi, aynı zamanda diş ve diş eti sağlığının tam olması da beklenemez. Diş estetiğini bozan en önemli etken; dişlerin düzgün bir sırada dizilmeyişidir. Düzgün olmayan dişleri tedavi eden dal ‘ortodonti’dir. Ortodontik tedaviler sayesinde, bugün için yaş faktörü önemli olmadan dişler düzgün bir hale getirilebilir. İdeal olan ortodontik tedavi 9-11 yaş civarında yapılır. Bunun nedeni; süt dişlerinin ağızda kaybedilmesi ve yerine sürekli dişlerin gelmesinin beklenmesidir. Dokuz yaşından önceki diş çarpıklıklarında ailelerin telaş etmemesi gerekir. Çünkü dişlerin çıkmasıyla birlikte bu düzensizlikler normal hale gelecektir. Ancak, 9 ila 11 yaş arasında dişlerde bir çarpıklık varsa, mutlaka bir ortodontiste giderek tedavi yaptırılmalı.

GÜLMENİZ TASARLANIYOR
* Bir saat içinde kusursuz gülüş elde etmek mümkün mü?
Araştırmalar gösteriyor ki; artık iş dünyasında güzel bir gülüş tercih edilen referans noktalarından biri oluyor. Bu nedenle, bizlere iş görüşmelerinden hemen önce başvuran hastalarımız oluyor. Onlar için kompozit dolgu maddeleri kullanarak bir saat içinde diş estetiği sağlamamız mümkün oluyor. Özellikle ön diş kırıklarında ve form bozukluklarında bir saat içinde diş estetiği sağlanabiliyor.

* Gülüşü tamamen yeniden tasarlanması mümkün mü?
Mümkün; biz buna ‘gülme tasarımı’ diyoruz. Sanatçıların yanı sıra artık iş dünyasında ve sosyal hayatta aktif olanların birçoğu bu metodu kullanıyor. Gülme tasarımında, hastanın diş etleri ve dişleri göz önünde bulunduruluyor. Diş eti fazla görünen hastalarda öncelikle diş eti ameliyatlarıyla bu görüntü düzeltiliyor. Bu tür kozmetik ameliyatlar, korkulacak kadar zor operasyonlar değil. İhtiyacı olan insanlar geliyor. Lokal anestezi ile diş etleri kısaltılıyor. Bir saat içinde operasyon bitiyor ve bir saatlik uygulamadan sonra işlerinin başına dönebiliyorlar. ‘Öğle tatili operasyonları’ da diyoruz bu yönteme. O gün için yumuşak gıdaları seçmelerini istiyoruz. İyileşme süreci 3-n hafta alıyor ama bu sırada hastaya hiçbir kısıtlama vermiyoruz. Bu tip uygulamalar lazerle de yapılabildiği için iyileşme süreci kısaltılabiliyor.

* Öğle tatili operasyonu sonrasında nasıl bir değişim ortaya çıkıyor?
Diş eti görünümü yeniden yapılanan kişiye; yüz ve dudak şekli göz önünde bulundurularak yeni diş şeklindeki geçici restorasyonlar uyguluyoruz. Hastalar bu geçici uygulamaları 2-3 haftalığına kullanıyorlar. Bu sırada konuşmasını etkileyip etkilemediğine bakıyor, görünümünden rahat olup olmadığını kontrol ediyorlar. Eğer hasta bu şekle onay veriyorsa kalıcı porselen laminalar yapılıyor. Bir iki aylık süre içinde tamamen yeni bir gülüş ile hayatına devam ediyor. Yeni görünüm; dudak biçimini ve yüz çizgilerini etkilediği gibi insanların artık içlerinden geldiği gibi gülmesini sağlıyor. Dolayısıyla hastanın psikolojisi üzerine büyük etkisi oluyor. Hatta, güzel bir gülümseme sayesinde hastanın hayata bakışının pozitifleştiği ve özgüveninin de arttığı gözleniyor.

KONUŞMA DA DÜZELİYOR
* Konuşma bozuklukları nasıl düzeltiliyor?
Genellikle kişilerin ‘s’ ve ‘f’ harflerini çıkartmakta zorlandıklarını görebiliyoruz. Bu durum, üst dişler ile alt dişlerin boyutlarının veya konumlarının uyumsuzluğundan kaynaklanabiliyor. Üst çene ile alt çene dişlerinin pozisyon ve şekilleri; ortodontik tedavi veya kalıcı porselen laminalarla doğru konumlandırıldıklarında, bu ses bozuklukları giderilebiliyor. Ayrıca arka dişlerin aşınması nedeniyle yüz boyutu azalmış kişiler tükürük saçarak konuşabilir. Tükürük saçma sorunu da bu boyutu artırarak ve ön dişleri yeniden planlayarak iyileştirilebilir. Bu tip sorunu olan hastaların bir kısmı cümleri tamamlayamadıklarını ifade ediyorlar. Cümlede bir bölünme meydana geliyor. Tedavi sonrasında sorun tamamen gideriliyor. ‘S’ harfinin ‘ş’ olarak çıkmasında ise; bazen ön taraftaki üst iki keser dişin, bazen de alt iki keser dişin sorunlu olduğunu görüyoruz. Burada lamina yerine ışınlı dolgularla bir saat içerisinde bu harf bozuklukları giderilebiliyor. Çocukluğundan itibaren konuşma problemi olan kişi, dişleri düzeltilerek sorundan kurtulabiliyor. Ses bozukluklarının ortodontik tedavi ve porselen veya ışıklı dolgularla tedavi edilmesi mümkün oluyor. ‘R’ harfinin düzeltilmesi ise diş tedavileri ile ne yazık ki mümkün değil, bunun için konuşma terapistine başvurulması gerekiyor.

* Hangi yüz tipine hangi dişi öneriyorsunuz?
Oval yüzlülerde, dar ve oval dişler daha güzel bir görünüm sağlar. Kare yüzlü veya geniş yüzlü olanlarda ise daha geniş ve kare dişler yapılması estetik bakımdan tercih edilir. Yaşlanmayla birlikte ön dişlerin biraz dışarı doğru yapılması daha genç görünüm kazandırır. Ön iki dişin bir iki milimetre uzatılması hastaları çok daha genç gösterir. Dişlerin dudakları desteklemesiyle ve dudak üzerindeki yaşlanmaya bağlı olarak oluşan çizgilerin bir miktarınının kaybolması ile hasta daha genç görünür.

* Lazer diş tedavilerinde nasıl kullanılıyor?
Diş estetiğinin sağlanmasında, diş çürüklerinin temizlenmesinde ve diş sert dokularının kesilmesinde (yani dişe dolgu yaparken oyulması yerine) kullanılabilir.

* Neden lazer tedavisi tercih edilebilir?
Birkaç sebebi var. Öncelikle lazerli tedavi mümkün olduğunca ağrı yapmaz. Anesteziye ihtiyaç duyulmaz ve iğne yapmanıza bile gerek kalmaz. Bu yüzden dişçiden korkan hastalarda rahatlıkla kullanılabilir. ‘Gırgır’ denilen sesin ve titreşiminin olmaması nedeniyle insanları ürküten diğer aletlere göre büyük üstünlüğü var. Çünkü dokuya değmeden bir milimetre uzaktan çalışılır. Onun için diş üzerinde hiç titreşim olmaz. Hasta tedavisinin yapıldığını fark etmez bile. Tedavi süresini kısaltmaz. Ayrıca kanal tedavileride kullanılır. Lazerleri; kanal içindeki mikropların ortadan kaldırılması için belli bir dalga boyuna ayarlarız. Böylece mikrop öldürücü özelliği olur.

*Podcast

Çocuklarda da kullanılabilir mi?
Evet çocuklarda da rahatlıkla kullanılabilir. Çocuklar, hızlı dönen aletlerden korkarlar. Lazerler bu konuda daha az ses ve titreşime sahip olduğu için tercih edilebilir. Diş etlerinde yapılan işlemlerde kullanılır. Estetik durumlarda, dişlere uygulama yaparken diş etlerini de düzeltiriz. O sırada lazer kullanılabilir. Ciddi avantajları vardır. Yara iyileşmesi hızlanır ve kanamalar ortadan kalkar; lazer uygulamasında çok az kanama olur. Lazerle bir uygulama yapıldıktan sonra hasta aynı gün işine gidebiliyor. Dudak, dil ve yanak içinde olan lezyonlarda kullanılabilir. Protez vuruklarının yaptığı kitlelerin alınmasında da lazerler çok başarılıdır. Dişlerin çiğneyici yüzeylerinde çürük başlayan noktalara uygulandığı takdirde, diş çürüklerinin azaltılmasında rolü vardır. Kalp hastası olanlarda ve diyabet hastalarında özellikle kullanılması faydalıdır.

* Yan etkisi var mı?
Amerikan Sağlık Örgütü’nün, son model lazerlerin bir yan etkisi olmadığı yönünde açıklaması bulunuyor.

Ağız kokusu, yüzde 95 oranında ağızdaki sorunlardan kaynaklanır. Ağız gargara ve spreylerinin, ağız kokusunun giderilmesinde olumlu etkisi vardır. Bunun dışında çürük dişi olmayanların da ağız kokusu için özel üretilmiş diş macunlarını tercih etmelerinde fayda var. Ağız kokusu şikayeti olan hastaların ağızlarını kuru bırakmamaları gerekiyor. Ağız kokusunda, dilin fırçalanması da önem taşıyor. Ağız kokusuna neden olan bakteriler genellikle dil yüzeyinde, protezlerde ve diş eti ceplerinde birikiyor. Diş eti ceplerinin tedavisi ise diş eti hastalıkları uzmanı tarafından yapılmalı. Protezlerin de uygun diş macunları ile temizlenmesi gerekiyor.

No related posts.

1 Yorum

Estetik Haber Etiketler: ,