-
3
May
Amerikan estetik plastik cerrahi uzmanları, şu sıralar en çok “çene ameliyatı” yapıyorlarmış. Bunun nedeni, “güçlü çene”nin statü sembolü olmaya başlamasıymış..
Estetikçilere göre, güçlü çene, erkeklerde, ‘güvenilir bir kişilik’ imajı oluşturuyor. Aynı zamanda çenenin sahibine “güçlü adam” havası getiriyor.
“Karizma arayan” erkeklerde, çenenin son noktasının, alt dudakla aynı hizada, yani 90 derecelik bir açıda olması gerekiyor! Kadınlarda durum biraz daha farklıymış…
Amerika’da özellikle erkekler, plastik cerrahların kapısında kamp kuracak noktaya gelmişler! Statüsünün yükselmesini isteyen erkekler, en çok ünlü aktör Michael Douglas’ın çenesinden yaptırmak istiyorlarmış…
Buna şaşırmadım, çünkü dünyada çene denilince akla onun ve babasının adı gelir. “Çıkık, sivrice ve gamzelisi” makbul olduğuna göre “çene”nin; bu vasıftaki çenelerden Douglas Ailesi’nde mebzul miktarda var!
Şimdi, lafın burasında, “Michael Douglas mı, doğrusu tam çıkaramadım?” numarasına yatan Spartacus nesline mensup Kirk Douglas’çılar olacaktır. Onların halinden en iyi baba Douglas anlar. Bir defasında, yaşlı kurt “Eski günler çok gerilerde kaldı. Artık beni gösterirken Michael Douglas’ın babası diyorlar!” diye yakınmıştı…
Michael Douglas, henüz şöhret değilken bile necip milletimiz onu yakından tanımıştı: “San Francisco Sokakları” adlı dizide, “tarihin gördüğü en karizmatik burun”a sahip Karl Malden’la haldır haldır oradan oraya koşuşturan Michael sayesinde, bugün birçok vatandaşımız hiç gitmediği halde San Francisco’nun neredeyse tüm çetrefilli sokaklarını ezbere bilir!
Neyse… Amerika’da “çene fena halde moda” diyorduk ya, özellikle Wall Street çevreleri “Aman doktor, canım doktor, ne olur bana da bir çene!” diye tutturmuşlar! Finans çevrelerinde bugün cerrahın masasına yatıp ertesi gün köşeli bir Michael Douglas ya da Cary Crant çenesiyle işe gidenlerin sayısında müthiş artış varmış…
Wall Street adlı film, Michael Douglas’a Oscar kazandırmıştı. Demek ki, o rol için “güçlü çene”nin sembolleri arasında sayılan bir aktörün seçilmesinin bir hikmeti varmış! Bir de “Yav bu oğul Douglas neden hemen her filminde bankacı, borsacı, milyarder işadamı tiplerini canlandırır?” diye, şikayet ederler. Cevabı belli, değil mi?
***
Hiç kuşkunuz olmasın, bu çene modası, Atlantik’i bir çırpıda geçip, çok kısa bir sürede bizim buralara kadar gelir…
Özellikle bizim politikacı takımı, iyice azalan itibarlarını kurtarmak, güvenilir politikacı imajına sahip olabilmek için plastik cerrahların yolunu tutarlar…
Elbette, önce Amerika’daki ünlü cerrahların kapısını çalarlar. Doktordan helalinden bir Michael Douglas çenesi isterler! Fakat, işte tam da bu noktada bir sorun var, sayın seyirciler…
Çünkü, bu Amerikalılar sanki son aylarda sözleşmiş gibi hareket ediyorlar, Türk politikacılarına karşı! Bu bağlamda, herhangi bir çene cerrahının, Türk politikacısına vereceği muhtemel cevap da hazırdır:
“Bir çene iki bin beş yüz dolar. Fakat Dabılyu Bush’un talimatı var, sizlerden para almam mümkün değil! Buna karşılık sizden talebim çok basit: Ne zaman Türk politikacıları, var üç yasayı acilen Meclis’ten çıkarmak, o vakit ben var çenenizi yapmak! Seçim Kanunu, Siyasi Partiler Yasası ve Siyasi Ahlak Yasası’ndan söz ediyorum. Yasaları, var siz çok çok iyi bilmek, fakat bir türlü çıkarmamak!”
Açılışı, Amerikan Hazine Bakanı yapmıştı, hatırlarsanız, sonu muhakkak bu noktaya varacak gibi görünüyor…
Bizde, “güçlü çene” denilince, ağzı çok laf yapan, konuşmaktan yorulmayan adam anlaşılır! Politikacılarda da, bu yüzden “güçlü çene” aranır. Ne var ki, bizdeki “çenesi düşük” ve her fırsatta “çene yarıştıran” politikacılar, hep laf üretir, ancak iş üretmezler…
Ekranlardaki tartışma programlarında karşısındakileri saatlerce konuşturmamayı başarabilen karakterlere bakınız, kesinlikle çoğu politikacı takımının arasından çıkar. Zaten, arada bir yenildikleri kişi de, başka bir “güçlü çene!” yani Reha Muhtar’dır…
Ünlü estetik cerrahı Dr. Brent Moellken, çenesini yaptığı ünlüler arasında spikerlerin de bulunduğunu söylüyor. Ameliyat ettiği bir spikerin kariyerinde büyük bir yükselişe geçtiğini ve bol sıfırlı bir kontrata imza attığını vurguluyor, ünlü cerrah. Şöyle bir düşünün, Reha Muhtar’ın elbette böylesi bir müdahaleye ihtiyacı yok!
Tamer Korkmaz – Zaman
Benzer Konu yok.
Estetik Haber Etiketler: çene cerrahisi, çene cerrahları, çene estetiği
Lütfen Sadece Yorum Yapın ?
Önemli Not: Bu sayfalarda yapılan yorumlar okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.
Yazılan yorumlardan Estetik Haber Sitesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
E-mail adresi, reklam ve hakaret içerikli yorumlar onaylanmayacaktır.