Kıl Dönmesi ve Tedavisi Nelerdir ?
Hekimler arasında ve tıp dilinde Pilonidal Sinüs olarak adlandırılan kıl dönmesi ülkemizde ki erkeklerin hemen hemen %80ninde görülmektedir. Kıl dönmesinin tedavi yöntemleri oldukça gelişmiştir ve bir çok yöntem vardır.
Ancak tedavi edildikten sonra yeniden nüksetmesi mümkün olduğundan oldukça dikkatli davranmak gereklidir. Kıl dönmesi tedavilerinin oldukça fazla olmasının nedenleri arasında ise kuşku yok ki yeniden nüksetmesinin önlememesidir.

Kıl Dönmesi ve Tedavisi
Kıl Dönmesi Tedavi Yöntemleri
1) Cerrahi Uygulamalar
- Açık Bırakma Tekniği: Doktorlar tarafından gerçekleştirilen cerrahi yöntemler arasında ki en kolay tekniktir. Kuyruk sokumundaki deliklerin olduğu bölge tümüyle çıkartılır, yaraya herhangi bir dikiş konmadan değişik pansuman malzemeleri ile yara doldurularak kapatılır.
Açık bırakma tekniğini uygulanan hastalara her gün pansuman yapılmaktadır ve yara kontrol altında tutulmaktadır. Ameliyat sonrasında geçen süre oldukça ağrılı olabilmektedir.
Bu dönem 4 5 ay kadar da uzayabilmektedir ve bu aylarda kötü kokulu sıvılar görülebilmektedir. Açık bırakma tekniğinin kötü yanlarından biri de vücutta oldukça kötü bir iz bırakmasıdır.
- Yarı Kapama Tekniği: Kıl dönmesinin görülmüş olduğu bölge yuvarlak bir şekilde çıkarıldıktan sonra cilt dikişleri ile dikilerek ortası boş bırakılır. Bu boş kalan kısım ise kolay pansuman yöntemleri ile zamanla kapatılmaktadır.
Kıl dönmesi rahatsızlığı geçirmiş hastalarda yarı kapama tekniği uygulandığında zorunlu pozisyonda yatış yaptırılmaktadır. Ameliyat sonrasında hastalar oldukça ağrı çekmektedir.
Pansumanlar yarı kapama tekniğinde oldukça fazla yapılmaktadır. Bu yüzden tedavi süreci uzun sürebilir ve iş gücü kaybı yaşanabilir.Yarı kapama tekniği ile hastalıklarından kurtulan kişiler bir süre banyo ve duş yapamaz, dikiş atılan bölge su görmemelidir.
2) Ameliyatsız Yöntemler
Kıl dönmesi rahatsızlığına yakalanan kişilerin ve doktorların en çok tercih ettikleri tedavi yöntemidir. Ameliyatsız yöntemlerin insanlar tarafından tercih edilmesinin nedeni narkoz ve yataklı tedavi görmek istememelerindendir.
Özellikle çalışan kişiler ameliyat olduklarında uzun süre hastanede yatacaklarından ameliyatsız yöntemleri tercih etmektedir. Ameliyatsız yöntemlerin tercih edilmesinde ki en büyük özelliklere göz atacak olursak ;
1 – Yataklı tedavi kurumu gerektirmez, dolayısı ile tedavi masrafları daha ekonomiktir.
2 – Kesinlikle genel anesteziye (narkoza) gerek yoktur.
3 – Hastanede yatmayı gerektirmez.
4 – İşlem öncesi lokal anestezi uygulandığı için hem işlem, hem de işlem sonrası ağrı
duyulmaz.
5 -Orijinal deliklerin dışında hiçbir iz kalmaz.
6 – Yapılan işlem hastanın günlük yaşantısını ve aktivitesini kesinlikle kısıtlamayı
gerektirmez.
7 – Hastanın işinden ve sosyal yaşantısından geri kalması söz konusu değildir
8 -Tekrarlama ihtimali çok düşüktür (% 1-2)
9 -Ameliyatlı yöntemlere göre tedavi masrafları daha ekonomiktir.
Yorum Yok