HaberEstetik Menü

EstetikHaber > Estetik Bilgileri
Etiket :

Estetik Bilgileri

Estetik Bilgileri kısa yolu ile işaretlenmiş estetik haber, estetik bilgi, estetik video ve resim listesi. Estetik Bilgileri konusunda EstetikHaber sitesinde yazılmış haber ve bilgiler..

Son on yıldır önemli şekilde başta kadınların ihtiyacına cevap veren lazer epilasyon Ankara ilinde de günümüzün son teknolojik aletleri sayesinde yerine getiriliyor kuşkusuz. Diğer epilasyon yöntemlerine göre daha geniş kapsamda etki bırakan ve uzun süreli kazanım sağlayan lazer epilasyon, bir anlamda liderliğini hiçbir tekniğe kaptırmayacak bir özellikte taşıyor.

Lazer Epilasyon Ankara Tavsiyeleri

Lazer epilasyon yaptırmadan önce bayanların bilmesi gereken birkaç önemli nokta bulunuyor. Bu noktalardan ilki bronzlaşmış bir vücutta lazer epilasyon yapılmayacağı yönünde. Lazer epilasyon için bronzluğun geçmiş olması gerekiyor. Cilt sıyma ürünleri kullananlar ise bu ürünleri kullanmayı bıraktıktan on beş gün sonra lazer epilasyon uygulaması yaptırabilir. Lazer epilasyonun diğer önemli noktaları ise şunlardan oluşuyor;

Lazer Epilasyon Ankara

Lazer epilasyon açık renk tüyler için etki alanı sınırlı bir uygulamadır. Bu nedenle koyu renk kıllarda daha etkili oluyor. Kıllarda siyah rengi sağlayan melanini öldüren lazer epilasyon koyu renk kılların yok edilmesinde bu nedenle daha çok etkinliğini sürdürüyor.

Lazer epilasyon öncesi en az bir ay evvel ağda veya benzeri tüy temizleme araçları kullanmamalıdır. Ne kadar uzun olursa etkisi daha çok olacak lazer epilasyon öncesi makasla uzantı kalacak şekilde düzeltmek ise normal bir davranıştır.

Lazer epilasyon bedenin hemen hemen tamamına yapılabilir, ancak hamilelik döneminde olanlara uygulanması ise sakınca doğruyor. Diğer yandan cilt kanseri olanların ise lazer epilasyon yaptırmaması da ayrı bir önem taşıyor.

Lazer epilasyon uygulaması için bir yaş sınırı resmi olarak yok, ancak on sekiz yaş altına yapılmadığını bilmeniz gerekiyor. Bunun nedeni de ergenlik döneminin bitip bitmemesi ile alakalı bir durum doğurması.

Araştırmalar sonucu lazer epilasyon Ankara genelinde sizlere memnuniyet verecek firma arayışı elbette devam ediyordur. Sağlığınızı teslim edeceğiniz profesyonel uygulama gerçekleştiren bir firma ile kıl ve tüy sorununa elveda diyebilirsiniz. Bu nedenle firma seçiminde titiz olunması da gerekiyor.

 

Yorum Yok

Güzel ve şık bir görünümde saçınız ve kıyafetiniz kadar cildinizde etkilidir. Bu nedenle cildinizin daha canlı ve daha dinç görünüm kazanması için cilt temizliğinize özen göstermeniz gerekiyor. Cilt temizliği konusunda kesinlikle dikkat etmeniz ve kaçınmanız gereken pek çok nokta bulunuyor.

 

Cilt Temizliğinde Ne Önemlidir?

Bu noktaların başında da özellikle kimyasal ürünlerin kullanımından kaçınmanız gerektiği geliyor. Cildinizin temizliğinin yapılmasında daha çok doğal ürünler ile hazırlanan kürler, maskeler ve kremler kullanmanız daha sağlıklı ve başarılı sonuçlar alabilmenize yardımcı olacaktır. Aynı zamanda da ileri yaşlarda kimyasal ürünlerin etkilerine karşı da vücudunuzu koruyabilirsiniz.

Bunun dışında cilt temizliğinizi yaparken kesinlikle mevsimleri de göz önünde bulundurun. Yani yaz ayları ve kış ayları arasında çok büyük farklar bulunuyor. Her iki mevsiminde cilde etkisi farklı yönde olacağından cilt temizliğinizi yaparken, mevsime uygun ürün ve uygulama tekniklerini tercih etmeye özen göstermeniz gerekiyor.

Yaz aylarında cildiniz deniz ve güneşin yakıcı etkisine maruz kalırken, kış aylarında çok soğuk ve yağışlı havaların etkisine maruz kalacağından, her iki mevsime göre farklı cilt temizliğinizi ve bakımınızı yaparak, kusursuz bir cilde sahip olabilirsiniz.

Yorum Yok

Cildinizdeki tüm düzensizliklerden kurtulabilmenize yardımcı olan botoks, uzunca bir süredir yaşlanma karşıtı ve daha dinç bir görünüm elde edilebilmesi açısından en geçerli teknik olarak ön plana çıkıyor.

 

Kusursuz Yüzde Botoks Etkisi

Kıyafet seçimlerinizde ve saçınıza şekil verme konusunda ne kadar özenli ve dikkatliyseniz, yüzünüz içinde aynı durum söz konusu olmalıdır. Bu kapsamda da yüzünüzdeki düzensizliklerden kurtulabilmenizde botoks sizin en büyük yardımcınız olacaktır.

Botoks ’un faydaları oldukça geniştir. Misal olarak dudağınızın üzerinde oluşan yatay çizgilerden kurtulabilirsiniz. Ayrıca daha dinç, daha sağlıklı ve daha genç bir yüz yapısına sahip olabilirsiniz. Böylece yaşlanmaya karşı başarılı bir mücadele vererek, uzun yıllar yüzünüzün kusursuz ve genç bir görünüme sahip olmasını sağlayabilirsiniz.

Zaten günümüzde de pek çok ünlü isimde botoks tekniğini çok sık bir şekilde kullanıyor. Uzmanlarda bayanlara bu konuda geniş önerilerde bulunuyor. Bu şekilde yaygın olarak kullanılan bir teknik olan botoks ile sizlerde yüzünüzde kusursuz bir görünüm oluşturabilirsiniz. Düzenli şekilde yaptırmanız halinde de çok daha kalıcı sonuçlara ulaşabilirsiniz.

Yorum Yok

Solaryum son yıllarda en çok talep edilen konuların başında gelmektedir. Pek çok kişi bronz bir tenin kişiyi daha güzel, canlı gösterdiği fikrinde birleşmektedir. Bu doğrudur ancak solaryuma girerken dikkat edilmesi gereken bazı kurallar vardır. Her şeyden önce giriş süreleri ve seans adedi çok önemlidir.

İlk seansta 8-10 dakika yeterlidir ve 5’er dakika arttırarak maksimum 20 dakika kalınmalıdır. Fakat ne yazık ki günümüzde ne solaryum merkezleri ne de müşteriler bu konuda gereken önemi göstermemektedirler.

Solaryum

Aşağıdaki bilgileri lütfen dikkate alınız:
1-Bir hafta içinde 3 kereden fazla girmeyiniz.
2-Aynı gün ,içinde 2 kez girmeyiniz.
3-Mutlaka makyajınızı temizleyiniz.
4-Lensle solaryuma girmeyin.

Bunlara dikkat edildiği ve makul sürelerde girildiği taktirde solaryum cildinize sağlıklı bir bronzluk sağlamakla kalmaz aynı zamanda D vitamini sentezi yaptığı için kemiklerinizin güçlenmesini,eğer varsa bel,sırt ve boyun ağrılarınızın azalmasını sağlar.

12 soruda solaryum nedir?

1. Solaryum zararlı mıdır? Kuralına uygun girilirse kesinlikle zararlı değildir.

2. Zararlı olmadığının en önemli kanıtı nedir? Tüm solaryum üreticisi firmalar sağlık açısından TÜV,CE ve DIN gibi normlara uymak zorundadır.Aksi taktirde ürünlerini diğer ülkelere satamazlar.

3. Ülkemizde bunları denetleyen bir kurum var mıdır? Elbette vardır. Aksi halde distribütör firmalar bu cihazları ithal edemez ve satamazlar.

4. Solaryumun güneşten farkı nedir? En önemli fark solaryum cihazları filtreli olduğu için, güneş gibi ozon tabakası delindiği için kansorejen etkisi olan ışınlar cilde temas etmez.

5. Solaryum cildi kurutur mu? Gereksiz derecede fazla girilirse tabi ki kurutur.

6. Solaryuma girerken nelere dikkat etmeli? Tüplerin yeni olmasına, filtreli ve havalandırma sistemli olmasına ve dezenfekte edilmesine…..

7. Kaç dakika girmeliyiz? Eğer kişi ilk defa giriyor yada uzun zamandan beri ilk defa giriyor ise cilt yapısına göre 5 yada 10 dk girmeli solaryuma girmeye alışmış ise maksimum 20 dk girmelidir.

8. Toplam kaç seans girmeliyiz? Bu tamamen cilt yapısına bağlıdır. Fakat ilk etapta 6 ya da 7 seansı geçmemelidir. Daha sonra ara sıra girilerek renk korunabilir.

9. Solaryuma girmeden önce ne yapmalıyız? Makyaj ve cilt üzerindeki deodorant, parfüm ve benzeri şeyler iyice temizlenmeli ve ayrıca gözlerde lens varsa çıkartılmalıdır.

10. Solaryumda gözler açık kalabilir mi? Mutlaka özel gözlükleri kullanılmalıdır.

11. Solaryumun faydaları nelerdir? Doğru girildiğinde yağ salgılamasını dengeler ve sivilcelerin kurumasına yardımcı olur, sırt ,omuz ve boyun ağrılarını azaltır, vücutta D vitamini sentezi oluşturarak kemik erimesinin önlenmesine yardımcı olur.

12. Solaryumdan sonra nelere dikkat edilmeli? Bol bol su içilmeli, yüz ve vücut için nemlendirici kullanmalı. Hem böylece çok daha kalıcı bir bronzluk ortaya çıkar. Hemen ardından makyaj, parfüm ve benzeri kullanılmamalı.

24 Yorum

Torbalar neden oluşuyor? Nasıl başedilir?

– Göz altı torbalarının gelişiminde yerçekimi, ultraviyole ışınlar, adale hareketleri, adalenin zayıflamasına bağlı yağ dokularının fıtıklaşması ve yanlış kozmetik kullanımının etkisi büyük. Önlenmesi için güneş ışınlarına daha az maruz kalmak, mümkün olduğunca az mimik hareketi yapmaktan başka çare yok. Bu torbaların daha çok uzun saatler güneşte kalanlarda ve öğretmenler, sahne sanatçıları gibi kuvvetli ışıkta çalışanlarda görülmesi bunun kanıtı. Çözümü, cerrahi müdahale.

Göz altı torbaları

Neden göz çevresine ayrı ürünler öneriliyor? Birçok kremin göz çevresine sürülmesine izin verilmiyor?

– Göz kapakları daha ince ve narin. Tıbbi olarak onaylanmamış kozmetiklerin göz kapaklarına uygulanması sakıncalı. Diğer bölgelerde kötü etkileri görülmeyebilen kozmetikler, göz kapaklarında vahim etki yapabilir.

Göz altı ve çevresindeki kırışıklıklara nasıl müdahale edilir?

– Göz çevresi kırışıklıklarının nedeni karmaşık. Adale hareketlerine dik doğrultuda gelişen dinamik kırışıklıklar hem alt hem üst göz kapağı, hem de gözün yan tarafında (kaz ayağı) görülüyor. Yerçekiminin etkisiyle alın ve kaşla birlikte üst göz kapağında düşme, alt göz kapağında sarkma oluşuyor. Hatta ileri dönemde göz kapağı dışa doğru dönüyor. Göz kapaklarındaki yağ bölmelerinde bulunan yağ dokuları, yaşlanmayla birlikte destek dokular zayıfladıkça aynen karında olduğu gibi fıtıklaşabilir. Bu süreç göz kapağı sarkıklığını artırır, belirginleştirir. Ayrıca, vücudun diğer bölgelerindeki deriye oranla, göz kapağı derisi güneş ışının olumsuz etkilerine karşı daha duyarlıdır. Bütün bu etkiler nedeniyle gelişen kırışıklıklar cerrahi veya cerrahi dışı yöntemlerle azaltılabilir.

Cerrahi olmayan yöntemlerin etkisi uzun süreli mi?

– Botoks ve dolgu maddesi kullanımı son yıllarda cerrahi olmayan yöntemler arasında ön plana çıktı. Botoks, kırışıklığa neden olan adalelerin geçici olarak, üç ila alt ay süreyle felç edilmesiyle etkisini gösterir. Dolgu maddeleri ise deride ince çöküklükler yaratan kırışıklıkların doldurularak belirsizleştirilmesinde kullanılır. Ayrıca, peeling yöntemleriyle de kırışıklıkların azaltılması mümkün. Her üç yöntemin de etkileri geçici.

Kalıcı yöntemler hangileri?

– Kalıcı değişiklik yalnızca cerrahi yöntemle elde edilebilir. Blefaroplasti, göz kapaklarının gençleştirilmesi için yapılan ameliyattır. Lokal anesteziyle yapılabilir. Bu ameliyatta hem derideki kırışıklıklar giderilir hem de sarkan adale ve yağ dokuları doğal hallerine getirilerek yeniden sarkmaları engellenir. Bu ameliyattan sonra hastaların genellikle şikáyet ettikleri yorgun bakış düzelir. Göz kapaklarının görünümü en az 10-15 yıl geriye alınır. Ameliyatı takiben hasta bir ila üç gün sonra işine veya normal günlük aktivitelerine dönebilir.

Göz altı torbaları ve kırışıklıklarında ameliyat ne zaman gündeme gelir?

– Tıbbi ve kişiye özel nedenlere göre karar verilir. Şayet üst göz kapağı görmeyi engelleyecek kadar sarkmışsa, alt göz kapağı yerçekiminin etkisiyle dışarıya doğru dönmeye başlamışsa blefaroplasti ameliyatı tıbbi olarak gereklidir. Estetik amaçla verilecek kararda hastanın tercihi dikkate alınmalı. Kişi kendini daha mutlu hissedecekse, daha genç bir görünüm elde etmek veya gözlerindeki “yorgun bakış” halinin giderilmesini istiyorsa ameliyat yapılmalı. Blefaroplasti ameliyatında herhangi bir yaş kısıtlaması yok, her yaşta rahatlıkla uygulanabilir.

İz kalır mı?

– Kesiler, doğal çizgilerden yapıldığından belirgin iz kalmaz. Üst göz kapağındaki kesi katlanan derinin içinden, alt kapak kesisi ise kirpiklerin hemen altından yapılır.

Göz kapağına yönelik girişimler nerelerde yapılabilir?

– Göz kapağı derisi çok ince olduğundan, çok daha titiz ve itinalı olmak gerekir. Cerrahi veya cerrahi olmayan tüm girişimler mutlaka iyi eğitim almış ve deneyimli bir plastik cerrah tarafından yapılmalı. Şayet ekonomik problemler doğru kişiye ulaşmanıza engel olacak düzeydeyse daha ucuzunu tercih etmek yerine hiç yaptırmayın. Çünkü tıbbi girişimlerde yapılabilecek hataların sonucunda kötü izlerden görme kaybına kadar varabilen zararların çoğundan geri dönmek hiç kolay değil.

Yaşlanma korkusuyla gittiğiniz merkezlerde zarar görmeyin

Son yıllarda piyasada sayıları gittikçe artan, çok iddialı sloganlarla reklamları yapılan birçok krem ve kozmetiğin yararları sınırlı, etkileri geçici. Etkileri sadece derinin dış katmanına yönelik. Polipeptid içeren bazı ürünler uzun süreli kullanıldığında yüzde 30’a kadar düzelme elde ediliyor. Bazı ürünlerde polipeptidlere ek olarak botoks etkisi yaratan kimyasallar bulunuyor. Bazı güzellik merkezleri süslü ışık ya da ısı yayan, herhangi bir tıbbi değeri olmayan makinelerlekırışıklıkları giderdiğini iddia ediyor, yaşlanmaktan endişe edenlerin zaafından yararlanıyor. Kimileri yağ inceltmek veya sarkan derileri eski haline getirmek iddiasıyla deri altına çeşitli solüsyonlar enjekte ediyor. Bu tür yerlerdekişiler boşa para harcamak bir yana, ciddi tıbbi zarar görebiliyor. Yasalar uygulanmadığı için bu yara günden güne derinleşiyor.

Göz çevresindeki küçük keseler yüksek kolesterol habercisi

Göz kapaklarında görülen küçük kesecikler ve beyaz lekeler genellikle üç ana başlıkta incelenir. “Milia,” epitel artıklarının oluşturduğu küçük kistlerdir. “Syringoma,” küçük çaplı ve iyi huylu tümörlerdir. “Xanthalesma” ise yaygın, geniş tabakalar halinde görülen oluşumlardır. Göz kapağında ayrıca vücudun diğer bölgelerindeki deride görülen tüm iyi ve kötü huylu tümörlere rastlanabilir. Bunları basit cerrahi müdahalelerle tedavi etmek mümkün. Xanthalesma, kolesterol yüksekliğini işaret ettiği için bu hastalara kan testi önerilir. Bu lezyonlar zamanla büyüyeceğinden, kötü huylu dönüşüm olasılığı olmasa da bir an önce çıkartılmalı. Çıkartılacak bölge ne kadar küçükse cerrahi müdahale de o kadar basit olacaktır. Bu sebeple hastalar şüphelenilen en küçük oluşumlar için dahi bir uzmana danışmalı.

Genç cildin iç ve dış düşmanları

Doğal yaşlanma süreci 20’li yaşların ortasında başlar. Genetik yapı ve dış etkenlere bağlı olarak gelişir. Kollajen ve derinin elastikiyetini sağlayan elastin üretimi azalır. Deri hücrelerinin yapımı ve ölü hücrelerin yıkımı yavaşlar. Sürecin etkileri kimi zaman yıllar sonra belirgin hale gelir. Örneğin, bazılarının saçlarında 20’li yaşlarda başlayan grileşme, diğerlerinde 40’lı yaşlara kadar belirgin hale gelmeyebilir. Yüzde yaşlanmayı hızlandıran dış faktörler arasında en önemlisi güneş ışınları. Mimiklerin, yerçekimi, uyuma pozisyonları ve sigara kullanımının da önemli bir payı var.

Yazar: Mesude ERŞAN

14 Yorum

Karbondioksitin cilt üzerine olumlu etkilerinden yola çıkılarak geliştirilen bu terapi yönteminde ; cilt altına verilen Karbondioksit gazının cilt elastikiyetini arttırdığı ve uygulama yapılan bölgelerde dokuları sıkılaştırdığı ve selülitin giderilmesi, bölgesel incelme sağladığı tespit edilmiştir.

Sistemin medikal anlamda net olarak kullanılmaya başlanması, 1930 yılında, bir grup Kardiyoloji uzmanı
tarafından, Periferal Arteriopatie olgularında gerçekleştirilmiş ( Royat Kaplıcaları / FRANSA ) ve uygulama yapılan hastalar üzerinde sevindirici sonuçların alınmasıyla birlikte bu tedavi yönteminin ve uygulama alanlarının geliştirilmesine ve genişletilmesine karar verilmiştir.

Karboksi Terapi

Karbondioksit terapi yöntemi; 1953 yılından itibaren büyük bir hız kazanmıştır yapılan çalışmalar,
ilk defa, Kardiyoloji uzmanı, Dr.Jean Bapiste tarafından basılı yayın haline getirilmiş
ve Tıp literatürlerindeki yerini almıştır.

Ciltaltı , karbondioksit gazı uygulamalarının, video mikroskobik incelemelerinde, uygulama yapılan bölgelerde vaskularizasyonun arttığı, bebek ve uyuyan damarlar olarak kabul edilen birçok non-fonksiyonel minik kapiler damarların fonksiyonel olarak devreye girdiği ve bölgenin oksijenasyonunu artırdığı da tespit edilmiştir.

Karbondioksit oksijene göre 20 kat daha hızlı dağılan bir gazdır. Uygulama sonrası bölgeye çevre dokulardan daha fazla oksijen gelir ve dolaşım hızlanır. Karbondioksit hızla uzaklaştırılır. Yağ yakımı birden hızlanır.

Karbondioksitin bölgesel olarak yağ dokusu içine uygulanması ile yağ hücrelerinde lipolitik etki oluşur. Bu etki uygulanan bölgedeki kan akımının artmasının bir sonucudur. Kan akımı artışı ile birlikte o bölgeye taşınan oksijen miktarı da artar dolayısıyla yağ hücrelerinin yıkımı sağlanır. Yağ dokusu içerisine karbondioksit gazı uyguladığımız zaman benzer mekanizmalarla vücudumuz o bölgedeki oksijeni arttırmak için kan dolaşımını arttırır.

Bu olay basitçe şöyle açıklanabilir ; Fiziki hareketlerin hızlanması ile birlikte vücudumuzdaki enerji ihtiyacını karşılamak için hücresel metabolik olaylar artar, bunun sonucu olarak enerji ve karbondioksit oluşur. Oluşan karbondioksiti uzaklaştırmak, enerji miktarını arttırmak için daha fazla oksijene ihtiyaç duyarız. Bu nedenle de fiziksel aktivitenin artması ile de daha fazla oksijen ihtiyacı gündeme gelir. Bölgeye ulaşan oksijen ile yağlar daha hızlı yanar ve artmış kan akımı ile de bölgeden kolaylıkla uzaklaştırılır. Her yaştan herkese yapılabilir. Toksik etkisi yoktur. Kan basıncını etkilemez. Hastanın diyabetinin olması karboksi terapi için engel değildir.

İnsan vücudunda dinlenme esnasında bile, 2 Litre kadar Karbondioksit gazı oluşur. Normal de vücudumuzda var olan bu gazın hiçbir toksik etkisi yoktur. Laporoskopik cerrahi de ;Karbondioksit gazı karnı şişirmek amacıyla 20 litre kadar kullanılmaktadır. Bu kadar büyük bir hacimdeki, karbondioksit gazının bile toksik etkisine rastlanmamıştır. Oysa; Estetik amaçlı olarak her bir seans da kullanılan karbondioksit, gaz miktarı ise sadece, 200- 300 cc kadardır. Dolayısla bu miktarın ne kadar düşük olduğu da ortadadır.

Uygulama bölgesinde hafif bir yanma ve dolgunluk hissi olabilir. Uygulamalar sonrasında bölgede morluklar olabilir,bunlar geçicidir. Uygulamalar esnasında, bölgeye verilen C02 basit el maniplasyonları ile dağıtılmalıdır,hedef uygulama alanı , uygulama öncesinde 4- 6 eşit alana paylaştırılmalı ve her bir alana verilen C02 gaz miktari,30 ile 50 cc yi aşmamalıdır . Bu miktarın aşıldığı durumlarda, bölgede krepitasyon seslerinin duyulması, kızarıklıkların ve morlukların oluşması, yanma ve ağrı gibi yan etkileri gündeme getirecektir.

Morluklar özellikle iğnelerin kapiler damarlara rast gelmesinden kaynaklanmaktadır ancak ; herhangi bir problem oluşturmaz bir müddet sonra da kendiliğinden kaybolur, bu süreyi kısaltmak amacıyla bölgeye heparinoid etken maddeli pomadların ve soğuk bir kompres uygulanmasi yeterlidir. Karboksi terapide kullanılan 30 G çapındaki iğnelerle yapılan uygulamalar esnasında ağrı yok denecek kadar azdır.Dolayisiyla uygulamalar genelde rahattır ve ekstra bir onlem alınmasına gerek yoktur.

Karbondioksit tedavisi, liposuction öncesi ve sonrası, bölgesel zayıflama, doğum sonrası oluşan çatlaklar (Sitriae ), selülit, sarkma tedavileri dışında ayrıca psoriasis (Sedef hastalığı ) ,antiaging, skar tedavisi, deri greftleri öncesi ve sonrasında,ülseröz ve kapanmayan yara iyileşmelerinde ( Diyabet , Dekubitis ) kullanılmaktadır.

Son dönemlerde özellikle Üroloji de, mikrodolaşım bozukluğuna bağlı Penis Erektil Disfonksiyon problemlerinde, Romatizma problemlerinde ( Otoimmun Artritis ), spor hekimliğinde ,fiziksel aktivitenin ve eforun artırılması , travmatik spor yaralanmalarında iyileşme sürecinin hızlandırılması, Organik ve fonksiyonel periferik arter problemleri, diabete bağlı kılcal damar patolojilerinde, ve damar sertliği ( arterioscleroz) problemlerinde uygulama alanı bulunan Karboksi Terapi yöntemi,uygulaması kolay, emniyetli, yağları eritici , deri elastikiyetini arttırıcı bir tedavi şekli olarak, Medikal Estetik uygulamalar alanında ki yerini almıştır.

Ancak ; Karboksi Terapi uygulamalarının diğer Estetik uygulamalarla ; ( Endermoterapi, Elektrolipolisis, Ultrasound, Elektroterapi , Mezoterapi ) da birleştirilmesi, daha kısa sürede ve iyi sonuçlar alınmasına yardımcı olmaktadır..

Uygulamalar esnasında ; mutlaka, kişiye özel bir diyet proğramının düzenlenmesi istenen etkinin daha kısa sürede alınmasına katkıda bulunacaktır.

Beklenen etkilerin alınması ve gözle görülür değişikliklerin izlenmesi ancak 5. seans itibariyle başlamaktadır,çok kısa bir süre içersinde, mucizevi iyileşmeler de beklenmemelidir. Uygulamalardan tam anlamıyla sonuç almak için, 15 ile 20 seanslık bir terapi süresi gerekli olup, hafta da 2 ile 3 seans arasında değişebilen bir terapi randevusu düzenlenebilir. Ancak seanslar arasında ki sure, 48 saat ile 72 saat arasında olmalıdır. Bu süreye mutlaka dikkat edilmelidir. Tedavi sonrası etki ise, 6 ay kadar kalıcı olabilmektedir. Dolayısıyla bu süre sonunda ihtiyaclara göre yeni bir kür planının düzenlenmesi gereklidir.

Karbondioksit gazının ciltaltı uygulamasının etkileri kısaca şöyle açıklanabilir.

1- Aktif Vazodilatasyon
2- Bohr Effect ( Arteriolization of blood )
3- Dokuların oksijenasyonunun artırılması
4- Sempatolitik Etki
5- Lipolitik Etki

UYARILAR :

Karboksi Terapi uygulanacak kişilerin, tedavi öncesi aspirin almamaları tedavi sonrası ise, dar ve bedeni sıkı sıkıya saran giysilerden uzak durmaları konusunda kesin olarak uyarılması gereklidir. Ayrıca zorlayıcı ekzersizlerden kaçınılması, uygulamadan ,6- 8 saat sonrasına kadar da sıcak banyo almamaları konusunda uyarılmalıdırlar.

ENDIKASYONLARI

Cellulites
Post surgeries
Liposuction
Fibrosis
Colgajos
Scars
Sitriaes
Helping on the treatment of located adiposity
Peripheral arteriopaties
Microangiopaties
Rheumatology
Psoriasis
Ulcers associated with microangiopaties
Erectyl dysfunction associated with microangiopaties

KONTENDIKASYONLARI

Kidney and respiratory insufficiencies
Acute infract of the myocardium
Arterial hypertension
Tromboflebitis
Epilepsy
Pregnancy
Located infections

24 Yorum

 

Zayıflamak, zayıf görünmek neredeyse tüm kadınlarımızın hayali. Ticari eldenimler ile birlikte birçok zayıflama ürününe de rastlamak mümkün. Hangisine ne şekilde güveneceğimiz ya da ne şekilde yönlendirileceğimiz ise muamma. Kesinlikle uzman bir doktor tarafından belirtilmedikçe ilaç kullanımına başlanmamalı.

Sizler için detaylarına indiğimiz, zayıflamada bitkisel bir tedavi yolunu anlatmaya çalışacağız. Yeni zayıflama formülünün adı cherry handle zayıflama yöntemidir. Öneren şifalı bitkiler uzmanları bu konuda gayet iddialı ve bir o kadar da garanti edici konuşmaları ile hastayı etkilemiyor değiller.

Cherry handle ile zayıflamanın nasıl gerçekleştiği hakkında internet camiasından bazı yorumları inceledik. Henüz bir sorun ya da şikayet içeren bir kullanıcı yorumuna rastlamış değiliz. Hatta ve hatta istenen sonucun olumsuz olması halinde ise para iadesini kesinlikle yapacaklarını söyleyen kurumlar varmış. Tabi bu tecrübelerini, diğer insanlarla paylaşma cesaretini gösteren kullanıcılara da ayrıca teşekkürlerimizi borç biliriz.

Cherry handle nasıl bir zayıflama yöntemidir ;

Diğer bir adı da kiraz saplı bitkisel karışım şeklinde olan cherry handle %30 oranında gerçek kiraz sapı içerir. Guarana, biberiye, dağ kekiği, mate, l carnitine, yeşil çay ve bitkisel kaynaklı jelatin de bulunuyor. Uzmanlar içindeki bu maddeleri zayıflamada bir yöntem olarak keşfetmekle birlikte, vücutta yer eden yağlarında yakılmasını sağlamışlardır.

Cherry handle ile zayıflamanın kimyasal ya da biyolojik olmayıp, tamamen gıda takviyesi olarak algılandığını da dile getirmek lazım. Bedendeki metabolizmanın hız kazanması ile hazımsızlık şikayetlerinin ortadan kalkması ve kişiye tokluk hissi vermesi de başlıca önemli özellikleri arasında. İçeriğindeki guarana bitkisi sayesinde, bağ dokularının sıkılık kazanmasını sağlıyor. Böylece selülit şeklindeki sarkma sıkıntılarının da zamanla ortadan kalkmış olacağını görüyorsunuz. Zayıflama gündeminizi meşgul etmeyecek bir yöntem olduğunu düzenli/periyodik kullanım sonucu muhakkak fark edeceksiniz.

Kullanımı ;

Hamile bayanların, emziren annelerin ve içeriğinde yer alan bitkisel ürünlerden herhangi birine karşı alerjisi bulunan kimselerin kullanmaması önemle rica olunur.

Charry handle zayıflama ürününü her gün aç karnınızda sabah ve akşam olmak üzere 2 adet alıyorsunuz. Charry handle kutusunda 60 adet kapsül bulunmaktadır. Sabah akşam günde 2 tane alındığında ise 1 kutu charry handle size 1 ay boyunca yetecektir.

Yorum Yok

Son Yazılan Estetik Haberleri

En Çok Okunan Haberler

En Çok Yorum Yapılan Konular

Son Yorum Yapılanlar:

  • Kevser: Ilacin ismini soylermisiniz
  • Kevser: Hangi hastahanede oldunuz bende artik dusunuyorum ameliyati yardimci olursaniz sevinirim
  • Nursen: Merhabalar 5 ,6gün oldu benimmkarın germe ameliyatım hisar hastanesi prof.dr Aydın gozu...
  • gül: Bursa’da nerde acaba
  • barış: arkadaslar ben de dogustan dudak damak yarıgıyla dogdum. yarık dudaaklı oldugunuz ıcın...