HaberEstetik Menü

EstetikHaber >
Etiket :

kısa yolu ile işaretlenmiş estetik haber, estetik bilgi, estetik video ve resim listesi. konusunda EstetikHaber sitesinde yazılmış haber ve bilgiler..

Şişman olmayan ama vücutlarında ‘fazlalık’ bulunların, ‘liposuction’ (yağ alma) yaptırmayı düşünüyorlarsa doğru seçim… Çünkü liposuction zayıflama değil vücut biçimlendirme estetik ameliyatıdır.

Prof. Dr. Ayhan Numanoğlu, tüm detaylarıyla bu ameliyatı anlattı:

Vücudun hangi bölgelerine liposuction yapılır?
Göbeğin alt ve üst tarafındaki, basenlerin yan tarafındaki, belin yan tarafındaki, dizlerin iç bölümlerindeki, kollar, gıdı ve sırttaki yağların alınmasında kullanılır.

Liposuction kimlere yapılır?
Yerel yağ fazlalıklarının giderilmesinde kullanılır. Zayıflama ameliyatı değildir. Şekil verme, kontur düzeltme ameliyatıdır. Çok şişmanlara değil de normal kiloda fakat çıkıntıları olan kişilere yapılır. ‘Ben çok kilo aldım zayıflamaya geldim’ diyen bir hasta bu iş için uygun değildir.

Ne kadar yağ alınır?
Vücut ağırlığının yüzde 5-6′sı kadar yağ alınabilir. Bu da 60 kiloluk bir kadında üç litredir. Bu da zayıflama yaratmaz. Liposuction sadece yerel yağ fazlalıklarının alınmasında uygulanır.

Liposuction’a kişi kendi mi karar verir?
Genelde kişiler bize kendi istekleriyle gelir. Faz- lalıklarından şikâyetçidirler, bunu dile getirirler. Estetik hastalarının çoğu için bu durum böyledir. Bize gelen hasta bir yerden bu ameliyatı duymuştur, bir arkadaşında sonuçlarını görmüştür veya basından okumuştur ve kendisiyle karşılaştırır, sonra da bize gelir. Kendi teşhisini kendisi koyar.

Bu ameliyatlarda yaş sınırı var mı?
Yaş ilerledikçe derinin elastikiyeti de kaybolur. 45 yaşından sonraki hastalarda bu ameliyatlar zor olur. Çünkü derinin altındaki
yağ alındığında üzerindeki deri gevşer. Derinin ameliyattan sonra kendisini toparlayıp yeni konumuna adapte olması gerekir. İlerlemiş yaşlarda uyum sağlama olayı deri elastikiyetini yitirdiği için çok zor olur. Bu hastalarda yağ alma miktarını ölçülü tutmak gerekir. Ayrıca vücut gelişimini tamamlamamış kişilere de bu ameliyat doğru değildir. Bu nedenle bir alt yaş sınırı verecek olursak 17-18 yaştakilere yapılmaz.

Yağları nasıl çekiyorsunuz?
Deride 8 milimetrelik kesikler açılarak bu kesiklerden çelik borular deri altına sokulur. Çelik borunun ucundaki deliğin bağlı olduğu vakumla bölgedeki yağlar çekilir. Çelik boru açılan delikten hareket ettirilerek etrafındaki yağ da alınır. Bu yönteme liposuction, lipoline, liposhape gibi isimler takılıyor. Hepsinin prensibi aynıdır. Farklı isimlerle çekici hale getirmeye çalışıyorlar.

Ameliyatta ne gibi riskler ortaya çıkabilir?
Tabii ki riskler var, her ameliyatın riski vardır. Bir kere anestezi yapılıyor bu bir risktir. Ancak ben hastalarıma bu riski şöyle açıklıyorum. Buradan çıkıp eve giderken
başınıza bir şey gelmeyeceğine dair garanti yok. İşte bu ameliyatın da riski bu kadar. Son dönemlerde sıvı yöntem denilen bir yöntem uygulanıyor. Burada ameliyat yapılacak
bölgeye içinde serum ve bazı ilaçlar bulunan bir sıvı enjekte ediyoruz. Bu sıvı oradaki damarların büzüşmesini sağlıyor ve damarların
kanaması önleniyor. Böylece çekmiş olduğumuz sıvı da sadece yağdan oluşuyor. Bu nedenle liposuction’ın emniyet sınırı da çok genişledi.

Kimlere bu ameliyat yapılmaz?
Estetik ameliyatların hepsinde bana göre ilk koşul, kişinin sağlıklı olmasıdır. Sağlıklı olmayan birine estetik ameliyat yapmayı doğru bulmuyorum. İkincisi de aşırı beklentileri olan birine estetik ameliyat yapmıyorum. Çünkü hasta siz ne yaparsanız yapın tatmin olmuyor. Ancak şimdi bilgisayar ekranında hastaya temsili olarak nasıl görüneceğini gösterebiliyoruz. Hasta eğer
‘İşte ben bunu istiyorum, bu bana yeter’ diyorsa ameliyatı yapıyoruz. Ama bununla tatmin olmayacaksa baştan vazgeçmesini istiyoruz. İki-üç beden incelmek istiyorsa onu ameliyatı etmiyorum.

Liposuction ameliyatı ne kadar sürer?
Normal şartlarda 1.5-2 saat sürer.

Ameliyattan sonra hastayı neler bekler?
Hastaya ameliyat masasından kalkmadan önce bir korse giydiriyoruz. Hasta bu korseyi bir hafta boyunca hiç çıkarmıyor. Korseyi giydirmemizin nedeni ameliyattan sonra deri altında kanamaların oluşmaması. Korse bunların oluşmasını, oluşmuşsa da durmasını sağlıyor. Hatta hasta bu korseyi ne kadar uzun süre giyerse, o kadar da başarılı oluyor. Üç hafta korse giyeceğini hastaya önceden söylüyoruz. Birinci haftadan sonra masajlar başlıyor. Bu da deri altındaki dolaşımı sağlıyor.

Morarma oluyor mu?
Kişilerin yapılarına göre değişmekle birlikte mutlaka morarma olur. Bazılarında dikkat çekici oluyor, bazılarında dikkat çekici olmuyor.

Yara izi, kesik kalır mı?
Ortalama 8 milimetrelik bir iz olur. Ancak biz bu izi görünmeyen yerlere gizliyoruz. En küçük mayoların içinde kalacak şekilde yapıyoruz.

Bu ameliyattan sonra hastanın hayatı boyunca yapmaması gereken şeyler var mı?
Birinci haftadan sonra jimnastik, egzersiz, masaj, ultrason yapılır. Ancak yazın ameliyattan bir hafta sonra güneşe çıkması doğru olmaz. Zaten bize bu ameliyat olmak isteyenler genellikle yılbaşından sonra gelir. Yaza kadar olan altı aylık dönemde hasta tamamen iyileşir.

Erkekler de oluyor mu?
Onlar genellikle göbekteki yağlar için gelirler.

En çok kimler yaptırıyor?
Kadınlar. Düzgün görünmek isteyen, bir yerinde fazlalık gören herkes ameliyat olur.

Liposuction ameliyatının maliyeti nedir?
1000 dolar ile 2 bin 500 dolar arasında değişir. Operasyona göre farklılık gösterir. Çok basit lokal anesteziyle yaptığımız bir ameliyat, örneğin dizin kenarındaki yağların alınması 1000 dolardır.

Ağrı olur mu?
Ameliyatta kullandığımız sıvının içine lokal
anestezide kullanılan bir ilaç koyuyoruz, yoksa ilk beş-altı saat ağrı olabilir ama şiddetli değildir.

Hastanede mi yapılır?
Ameliyat ameliyathanede yapılır. En küçük bir risk bile hastane koşullarında çözümlenir ama başka bir ortamda çözümlenemez.

Hastalara bir uyarınız var mı?
Liposuction olayı çok hafife alınıyor. Avrupa’da birkaç aylık eğitim almış birçok kişi liposuction yapıyor. Liposuction yapacak kişinin Plastik cerrahi uzmanı olması ve Plastik Cerrahi Cemiyeti’ne üye olması gerekir.

Ne gibi hatalar olabilir?
Çok derin deformiteler olabiliyor. Bir taraftan fazla, diğer taraftan az yağ alınabiliyor.

Liposuction’dan sonra kilo alınırsa?
Ameliyattan sonra kilo alabilirler, ancak alınan bu kilo yağ alınan bölgede birikmez. Vücut bütünüyle kilo alır ve formu korunur.

2 Yorum

İzmir Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Ana Bilim Dalı tarafından uygulanan fototerapi (ışın tedavisi) ile saç dökülmelerinin engellendiği bildirildi.

Dermatoloji Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Can Ceylan, yaptığı yazılı açıklamada, fototerapide iki tür ışın verildiğini, bir grup hastada ultraviyole A adı verilen ışın kullanıldığını belirtti.

Bu hastalara Psovaleren denilen ışığa duyarlılığı arttırıcı ilaçlar verildiğini, 2 saat sonra özel kabinlerde tüm vücuda ışın uygulandığını ifade eden Ceylan, şunları kaydetti:

“Bu tedavi haftada 2-3 kez tekrarlanıyor. Aynı yöntem saç dökülmelerinin yanı sıra sedef hastalığında da kullanılabiliyor. Eğer olumlu cevap alınırsa tedaviye belirli bir süre daha devam ediliyor.

Ultraviyole B ışınlarında ise hastaya yine özel kabinlerde ağızdan ilaç vermeden direkt ışın uygulanıyor. Işın tüm vücuda verildiği gibi, belirli bir bölgeye lokal olarak da uygulanabiliyor. Bu sayede kıl dibinde saç dökülmelerine neden olan hücreler ortadan kaldırılarak, saçların uyarılması sağlanıyor.”

Saç dökülmelerinin birçok nedeni olabileceğini anlatan Ceylan, bunlar arasında hormonal faktörler, stres, yanlış kozmetik madde kullanımlarının yer aldığına dikkati çekti.

Hormonal nedenlerle erkeklerde daha erken yaşlarda saç dökülmelerine rastlandığını belirten Ceylan, kadınlar da özellikle hamilelik, menopoz dönemlerinde saç dökülmelerinin ortaya çıkabildiğine işaret etti.

Yorum Yok

Hyalüronik asit derinin temel elemanlarından biridir. Deri içinde bol miktarda bulunur. Suyu çeker ve cildin nemli kalmasına yardımcı olur. Medikal estetik alanında yüz ve boyun çizgilerinin (daha çok yüzeysel olanların) doldurulmasında kullanılmaktadır.

Cilt tarafından zamanla emilen ve kolay tolore edilen bir maddedir.

Çok ince bir iğneyle hiyalüronik asit preparatı deriye enjekte edilir. Genellikle art arda 2 seansta olarak uygulanır. İlk kez yapılıyorsa 2 veya 3 hafta sonra tamamlayıcı bir seans daha gerekebilir.

Uygulama sonrası küçük kızarıklıklar ve şişlikler oluşabilir, bunlar kişinin cilt tipi uyarınca birkaç saat ila birkaç gün içinde kaybolur.

Genellikle 6 ila 12 ayda tekrarlamak gerekir. Bu durum kişiye ve uygulanan bölgeye göre değişiklik gösterebilir.

Yorum Yok

Yüz germe, burun, meme ve karın ameliyatları gibi, insanların haricen daha genç ve sağlıklı görünümünü sağlayan estetik ve plastik cerrahi ile, dudak damak yarıkları gibi anadan doğma veya trafik kazaları yanıklar ve benzeri olayların sebep olduğu şekil bozukluklarının onarımını sağlayan rekonstruktif-onarım cerrahisinin insanlık için sağladığı yararları günlük hayatımızda her gün görüyor ve okuyoruz. Sonuçları hem estetik görünüm ve hem de fonksiyonel olarak değerlendirilen bu cerrahi uygulamalarda insanlar özellikle kadınlar daha çok güzelliğe yönelik ameliyatları tercih etmektedirler. Yeni bir bilim dalı olmasına rağmen yurdumuzdaki bütün üniversiteler, Sağlık Bakanlığı ve SSK hastanelerinde ve özellikle özel hastanelerde bugün yüzlerce hekim, bu klinik ve anabilim dalının uğraşısını vermektedirler.

Yukarıda kısaca belirtilen bu hizmetlere ek olarak, estetik, plastik ve Rekonstruktif Cerrahi bilim dalı “ Sağlıklı Yaşlanma ” programları içinde de yerini almıştır. Genellikle yavaş yavaş yaşlanmaya başlamış kimselerin ilk başvuru yerlerinden biri estetik ve plastik cerrahi uzmanıdır. “Doktor yüzümdeki çizgilerde belirgin bir artma var, son yıllarda kendimi bedensel ve ruhsal olarak biraz yaşlanmış hissediyorum” ifadesi her zaman karşılaştığımız hastalarımızdan sıklıkla duyduğumuz sözlerdir. Hatları derinleşmiş yorgun bir yüzü, daha genç görünür bir hale getirmenin, kambur bir burunu estetik ölçülere dönüştürmenin o kişide sağlayacağı fiziksel görünümü ancak plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi verebilir. Elbette ki bu mükemmel görünüm hastanın ruhsal yaşantısını da etkiler.

Kadın ve erkekleri daha canlı ve toplumu ile ilgili olarak geliştiren en etkin Sağlık Materyeli hormonlardır. Ancak son yıllarda yapılan araştırmalar, özellikle erkeklerde androjen hormonların daha 30-40 yaş arasında 1/3 nispetinde azaldığını göstermektedir. Buna sebep de bu yaşlarda insanların yaşam uğraşları, gelecek endişeleri ve buna bağlı olarak programsız yaşama ve düzensiz beslenme gösterilebilir. Azalan androjen hormonlar sonucu genellikle göbek çevresinde deri altında ve daha çok iç karın organları etrafında yağlanmalar görülür. Bu kilo alma olayı, androjen hormonun bir kısmını bağlayarak inaktif hale getirmektedir.

Anlaşılıyor ki bu devrede yapılması gereken şey daha genç yaşlarda ;
1-Düzenli bedensel aktivitelere
2-Düzenli ve dengeli beslenme ve
3-Vitamin desteğine bilinçli olarak önem vermektir.
Sadece bu basit önlemlerle insan, her yönü ile destekleyen hormonlarımızı korumuş oluruz. Daha ileri yaşlarda bu programa başlayanlarda hormon eksikliğine bağlı olarak gelişecek ruhsal sıkıntılar, unutkanlık, damar sertliği, hipertansiyon, diyabet, osteoporoz gibi bozukluklar yukarıda belirtilen üç ana yöntemle ve buna eklenen eksik hormon düzeylerin normale yakın düzeylere getirecek tedbirlerle düzelmektedir.

O halde sağlıklı yaşlanma programlarına, daha genç yaşlarda başlamalı ve hemen hemen pek çok bilim dalını kapsayan Multi-disipliner bir yaklaşımla ele alınmalıdır.

Prof.Dr. Namık Kemal Baran Estetik, Rekonstruktif ve Genel Cerrahi Uzmanı

1 Yorum

Hiç umulmadık bir anda yaşanan bir kaza veya bir hastalık ile hem görünümler hem de hayatlar tamamen değişebiliyor. Eskiden olsa, herhangi bir uzvu eksik, yüzü yanık ya da dudağı yarık yaşamak zorunda olan insanlar, plastik cerrahinin gelişen teknikleri sayesinde, artık hayatlarına sağlıklı bir şekilde devam ediyorlar. Estetik plastik cerrahı Op. Dr. Murat Pençe, yüzleri tanınmayacak hale gelen insanların en son tekniklerle nasıl kusursuz yüzlere kavuşabildiklerini anlatıyor…

Yüz yaralanmaları Türkiye’de en fazla hangi sebeplerden kaynaklanıyor?
En fazla trafik kazalarından kaynaklanıyor, ev kazaları ikinci sırada geliyor. Yanıklara çok rastlıyoruz, düşme nedeniyle de yüzde hasarlar oluşuyor. Spor kazalarına da son yıllarda sıkça rastlıyoruz. Temas sporları yapılırken; kaş açılmaları, dudak patlamaları ve burun olmak üzere yüz kırıklarına rastlıyoruz.

GÖZ KAPAĞININ TAMİRİ ZOR
* Yüzün hangi bölgesinin onarılması zordur?
Yüzün onarılması zor kısmı göz kapağıdır. Fonksiyonu çok ince ve özel kaslarla yapılabildiği için göz kapağını, bire bir onarmak zordur. Açma kapama fonksiyonunun yapıldığı ağız çevresi yaralanmalarında da onarım zor olabilir. Derin yapılar dediğimiz; yüz sinirlerinin, yüzdeki mimik kaslarının hareket etmesini sağlayan sinir yaralanmalarının tamirinde de güçlük çekeriz.

* Yüzün hangi bölgeleri yaralanabilir?
Dışarda yumuşak dokuda olabilir, göz çevresi, ağız çevresi, burun ve kulakta olabilir. Yüz kemikleri de kırılabiliyor. Hem yumuşak dokunun hem de kemiğin bir arada yaralandığı yaralanmalar olabiliyor. Bu yüz kırığından kasıt; küçük bir burun kırığından yüzdeki bütün kemiklerin kırıldığı yaralanmalara kadar son derece geniş bir yelpaze.

* Yüzü yaralanan insanın ilk aşamada yapacağı en doğru hareket nedir?
Yüzünden yaralanan hasta, yüz yaralanmalarının en uygun şekilde plastik cerrah tarafından onarılabileceğini hatırlayıp, hemen hastaneye gitmeli. Bu yaralanma bir kesi ise, üzerine bası yaparak kanamayı durdurmak, hemen hastaneye gitmek, eğer bir yanıksa da musluk suyuyla bölgeyi soğuttuktan sonra hastaneye başvurmak gerekir.

* İlk müdahalede yanlış bir dikiş atılır ya da hatalı bir uygulama yapılırsa, bunun sonradan tamiri zor mu?
Acil şartlarda yapılmış tamirler, plastik cerrah tarafından bir sonraki seansta düzeltilebilir. Müsait olmayan şartlarda başlanan tedaviler vardır. Kanamayı durdurmak için yapılan dikiş gibi, başlangıç tedavileri vardır. Bunlar bizim tedavimizin sonucunu etkilemez, ancak plastik cerrah tarafından bu işe devam edilmesi gerekir.

* Yüzü yaralanan kişinin ilk aynaya bakışı nasıldır?
Hastanın psikolojisini tamamen bilmek ve hissetmek zor ama yüzü yaralanmış bir insan hastaneye geldiğinde benim şahsen yaptığım şey; hastaya yüzünün düzeleceği konusunda güvence vermektir. Yalnız bu işin sabırla çok ilgisi olduğunu da hatırlatırız. Bu tedavinin aylarca hatta, yıllarca sürebileceğini, bazı ek ameliyatlarla bunun düzeltileceğini, ameliyattan çıkar çıkmaz pırıl pırıl bir yüze kavuşamayacağını hastaya anlatıyoruz. Bilgi vermek, hastanın bu aşamada rahatlamasını sağlıyor. Geçen günler içinde, hasta durumun iyiye gittiğini görecek olursa, zamanla kendini daha iyi hissediyor.

* Hangi yaş grubunda ameliyatlardan daha başarılı sonuçlar alıyorsunuz?
Her yaşta başarılı sonuç alınıyor. Yumuşak doku yaralanmalarında ise, kesi izlerini en kolay yaşlılarda kaybediyoruz. Kırışıklar sayesinde izler çok daha iyi bir şekilde kamufle oluyor.

* Kazaların ardından kişiler olabilecek yüzle mi yetinir, yoksa tamamen normal yüzlerine kavuşabilir mi?
Kavuşabilir, normal beklenen sonuç odur. Tek bölgenin kırıldığı durumlarda, normal anatomiyi muhafaza etmek çok daha kolay. Yüzün bütün kemikleri kırıldığı zaman da başarılı bir onarım yapılabilir, yalnızca milimetrik sapma olabilir, bu da normal bir bakışta fark edilmez. Plastik cerrahlar artık mucizeler yaratıyor. Dramatik kazalar, terör saldırıları, hastalıklar nedeniyle zarar gören insanlar, ameliyat masasında yeni hayatlarına kavuşuyor. Kapan kollar yerine dikiliyor, yüzdeki yaralar ütülenip düzeltiliyor, kaburgadan alınan kemiklerle yeni burunlar yapılıyor. Kanser nedeniyle memesini kaybeden kadınlar mükemmel görünümlü göğüslere kavuşuyorlar. Plastik cerrahi operasyonları, kaderine razı olarak yaşamak zorunda kalan insanlara umut oluyor. Bu yazı dizisinde Türkiye’deki en ünlü uzmanlar en yeni plastik cerrahi tekniklerini anlattılar. Prof. Dr. Onur Erol, Dr. Murat Pençe, Dr. Nuri Soysal, Dr. Nezail Demirciler, Dr. Muzaffer Çelik ve Doç. Dr. Raffi Gürünlüoğlu plastik cerrahi mucizelerini açıkladılar. Üstelik bu mucizeleri yaşayan ve sihirli değnekle değil, plastik cerrahi teknikleri ile yaşamları değişen insanlar, bu dizide yaşadıklarını da anlatıyorlar..

* Kadınların yüzünü onarmak daha mı zor?
Kadın da olsa erkek de olsa, herkes yüzünün görüntüsüne çok değer verdiği için erkekler de kadınlar kadar yüz yaralanmalarında endişe duyuyorlar. Bizim için ikisi de aynı derecede zor ve önemli. Yüz yaralanmalarında hasta kadar, doktorun da sabırlı olması gerekli. Doktorun hastanın tedavisini en başından beri takip etmesi büyük önem taşıyor.

YANIĞIN DERİNLİĞİ ÖNEMLİ
* Yanıklarda ne tür bir tedavi uyguluyorsunuz?
Derinliğine göre tedavisi değişir. Birinci derece yanıkları yanık saymayız. Sadece hastanın canını yakar, birkaç gün vaktini alır o kadar. Esas önemli olan; ikinci derece yanıklardır. İkinci derece yanıkları eğer iyi tedavi edersek, hasta iki ya da en fazla üç hafta içinde kendisini onarmış, normal derisi ile hayatına devam edebilir. Uygun tedavi edilmez ve yara derinleşirse, aslında hiç de gerek olmayan ameliyatlara ihtiyaç duyulur. Üçüncü derece yanıklarda deri tam kat yandığı için mutlaka oraya bir cerrahi restorasyon gerekecektir. Yaranın iyileşmesi üç dört haftayı aştıysa, bu bölgeye yama yapmak gündeme gelmeli. Yanığın derecesi; büyüklüğüyle ilgili değil, derinliğiyle ilgilidir. Bütün yüz yansa bile, yama yapılabilir. Ancak, bu çok başarılı bir yama olmaz. Hastanın orijinal yüzünün aynısı olmaz.

* Saç derisinin kökünden çıktığı iş kazaları oluyor. Bunların onarımını nasıl yapıyorsunuz?
Saçlı bölgeden saçsız bölgeye yama alıyoruz. Yamayı blok halinde transfer edebilir ya da tek tek saç kökü ekebiliriz. Ya da saç taşıyan bölgenin altına balon koyup, bu bölgeyi genişleterek saçsız bölge için kullanabiliriz.

* Yüzün iyileşmesi zor mudur?
Yüz yapılan tedaviye aslında en iyi yanıt veren yerlerden biridir. Bizim hedefimiz; bir bakışta dikkat çekmeyen ve çok dikkat edilmedikçe görülmeyen izlerle yüz yaralanmalarını tedavi etmek. Yüz bölgesindeki yara izleri mutlaka daha iyi hale getirilebilir.

Yasef Haleva ve henüz 4 yaşındaki Işın Bayram’ın yüzleri yaşadıkları talihsiz olaylar sonucu tanınmayacak hale gelmişti. Şişli Sinegog’unda dua ederken patlayan bomba sonucu yüzü paramparça olan hahambaşı oğlu Yasef Haleva, plastik cerrahi sayesinde eski yüzüne kavuştu. “Sinegog’un bütün camları yüzüme yapışmıştı. Hastaneye gelirken sürekli dua ettim” diye anlatıyor yaşadıklarını. Işın Bayram ise, ailesiyle birlikte geçtiğimiz yıl yaz tatilinden dönerken trafik kazası geçirdi. Kaza sonucu bu minik kızın yüzü tanınmaz hale geldi; çenesi kırıldı. Şimdi bir yıldır süren ameliyatlar sonucu, çenesindeki titanyum ek dışında pürüzsüz bir yüze sahip.

* Yüzde ‘onarılamaz’ dediğiniz bölge var mı?
Hayır yok, bir bölgede kayıp bile olsa, bu yerine konabilir. Orijinalinin tıpa tıp aynısı olmayabilir ama orijinaline yakın işlev yapabilen operasyonlar gerçekleştirilebilir. Burnu tamamen kopmuş bir hastanın burnunu alın derisinden ya da ön kol derisinden tekrar yapabiliriz, içine koyacağımız çatıyı da kaburgalarından yapabiliriz. Kopmuş bir kulağı hastanın kendi dokularından yapabiliyoruz ya da karşı kulaktan örnek alarak, mıknatısla kafaya yapıştırabiliyoruz. Yüz yaralanmalarının onarımı aslında vücuttaki diğer yaralanmalardan daha zordur. Yüz kamufle edilebilecek bir yer değil. Yüzü bozmuş bir yaralanma, insan psikolojisini de bozacağı için buradaki yaralanmaların ustalıkla onarılması gerekiyor.

30 Yorum

Estetik plastik cerrahide kullanılan botox prostat tedavisinede yardımcı oluyor!

Yetişkin erkeklerin en sık karşılaştığı prostat hastalığına devrim niteliğinde bir buluş gerçekleşti.

İyi huylu prostat büyümesi 50 yaş üzeri erkeklerin en sık karşılaştığı sağlık problemlerinden biridir. İdrar yapma güçlüğü, kesik kesik idrara çıkma, sık tuvalete gitme ihtiyacı, gece sık tuvalete kalkma, mesaneyi tam boşaltamama gibi belirtilerle hayat kalitesini olumsuz yönde etkileyen bu sorunun çözümünde bir devrim yaşanıyor.

Son yıllarda adından çok sık söz edilen ve kırışıklık düşmanı olarak bilinen botoks artık iyi huylu prostat büyümelerinde de kullanılabilecek. Bugüne kadar ilaç, lazer veya cerrahi girişimlerle tedavi edilen prostat büyümesi yeni bir araştırmaya göre botoks’a cevap veriyor.

İyi huylu prostat büyümesi olan 37 erkek üzerinde yapılan çalışma, prostatlarına direkt olarak botoks enjekte edilen hastaların yüzde 30’unda belirtilerin hafiflediğini, bu hastaların prostatlarında yüzde 15’e yakın bir küçülme oluştuğunu gösterdi.

Araştırmacılar botoksun prostat bezi içindeki sinirleri gevşeterek ve prostat hücrelerinde kontrollü bir hücre ölümü başlatarak bu etkiyi gösterdiğini belirtiyorlar. Öyle görülüyor ki botoks sadece kırışıklıklara değil erkeklerin sık karşılaştığı prostat sorunlarına da yararlı..

1 Yorum

‘Mastopeksi’ olarak adlandırılan ‘meme askılama’ ameliyatını, ‘Memeyi kaslara asıp dikleştiriyoruz. Meme sarkmasının derecesine göre dikliği ayarlıyoruz’ şeklinde özetleyen Doç. Gürünlüoğlu, bu ameliyatta vücut anatomisi ve hastanın beklentilerinin önemli olduğunu, içi boş memeleri doldurmada ise silikon kullandıklarını kaydetti. Meme başıyla boyun çukuru arasındaki 19-21 santimlik mesafenin ideal ölçü olduğunu söyleyen Plastik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Raffi Gürünlüoğlu, ‘Bu ölçüye bakarak kadının boyu, omuz genişliği, memenin yerleşimi, göğüs kafesinin durumuna göre ölçüm yaparak memeyi yeniden yapılandırıyoruz’ dedi.

4 KİLOLUK MEMELER

Büyük memeleri yüzünden kadınların kamburluk, boyun fıtığı, sırt ağrısı, psikolojik sıkıntı duyduklarını ifade eden International Hospital Etiler Polikliniği’nden Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Mithat Ulay ise, ‘Bazı hastalardan 4 kiloluk meme dokusu çıkarıyoruz. Burada 19-21 santimetrelik ideal ölçüyü gözeterek hastanın anatomisine göre meme yapıyoruz’ dedi. Dr. Ulay, meme küçültme ameliyatlarının Hollanda ve Almanya’da özel sigortalar tarafından karşılandığını, meme büyüklüğünün ırklara göre değiştiğini vurguladı.

ANATOMİ ÇOK ÖNEMLİ

Estetik bir memenin tarifini ‘uygun büyüklükte, uygun yerleşimde ve güzel şekilli’ olarak tanımlayan Memorial Hastanesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Tuğrul Turan, ‘Burada iki ölçü var. Birinde kişi kolunu 90 derecelik açıyla memesinin üzerine koyduğunda meme başının kolunun ortasına gelmesi gerekir. İkincisinde ise, boyun çukurundan meme başına olan mesafenin 19-21 santimetre uzaklıkta olması estetiktir’ değerlendirmesini yaptı. Güzel memenin kadının anatomisine göre şekilleneceğini vurgulayan Dr. Turan, ‘Bu ölçü, güzel göğüsleri olan minyon bir kadında 17 santimetre, uzun boylu güzel göğüslü bir kadında 24 santimetre olur. O zaman 19 santimetreye çekmeye çalışmak estetik görüntüyü bozabilir’ diye konuştu.

Uzun boyluda değişiyor

International Hospital Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op.Dr. Nuri Soysal, 19-21 santimetre ölçüsünün meme kaldırma ve dikleştirme işleminde kullanılan bir ‘ölçümleme standardı’ olduğunu, kısa ve uzun boylu kadınlar arasında bu ölçüde bazı farklılıklar olabildiğini anlattı. Dr. Soysal, ‘İdeal memenin 19-21 santimetre arasında bir mesafede olabileceği düşünülüyor. Bu bizim daha objektif değerlendirme yapmamızı sağlıyor.

3 Yorum

Son Yazılan Estetik Haberleri

En Çok Okunan Haberler

En Çok Yorum Yapılan Konular

Son Yorum Yapılanlar:

  • irem: merhaba ben 27 yaşında bir çocuk annesiyim doğumda bi hayli kilo aldım ve daha sonra verdim...
  • Zeynep: Mrb benim de sol gözümde bebeklikden beri göz tembelliği ve buna bağlı şaşılık var.....
  • gülcan: minimum 2.500den başlar 1.500 liraya garanti veriyoruz denilen yerlere güvenmeyin.bu iş...
  • volkan: kanki ayni problem bendede var bende 26 yasindayim hem dislerim bozuk hem de alt cenem...
  • Berde: Arkadaşlar merhaba, ben gruba yeni katıldım ve şimdi kendime kızıyorum daha önce neden...