HaberEstetik Menü

EstetikHaber >
Etiket :

kısa yolu ile işaretlenmiş estetik haber, estetik bilgi, estetik video ve resim listesi. konusunda EstetikHaber sitesinde yazılmış haber ve bilgiler..

Sonbaharın gelmesi ile birlikte her yıl aynı senaryo ile karşılaşırız… Yaz sıcaklarının rehavetini üzerinden atamayanlar, sonbaharın değişken havasına aldanıp, incecik giyinirler. Gün içi ani hava değişimi ile birlikte nezlenin ilk belirtileri ortaya çıkar. Hapşırma, öksürme ve burun çekmeler…

Haftalık US News and World Report dergisi de her sonbahar ayında yüzlerce insanı yakalayan gripten uzak durmanın 7 altın uyarıyı açıkladı. Dergiye göre, Amerikalı doktarların ortaklaşa belirledikleri 7 uyarıya uyulduğu takdirde nezleye yaklanma riskini yok ediyor.

1. Öksüren birinden 1 metre uzak durun
Amerika’nın önde gelen üniversitelerinden Michigan Üniversite’sinden profesör doktor Dennis Murray, öksüren insandan en az 1 metre uzak durulmasını öğütlüyor. “Öksüren bir insanın yaydığı ve havada uçuşan mikroplar, gözünüze ve burnunuza değebilir” diyen doktor Murray, “İşte görmediğiniz bu mikroplar yüzünden bir anda yataklara düşebilirsiniz. Sabah uyandığınızda, hiçbir neden yokken üzerinizde bir kırıklık hissedersiniz” diye devam etti.

2. Kapalı yerlerde dikkat edin
Eğer ki vaktinizi, kapalı mekanlarda veya nemin oldukça az olduğu yerlerde geçirmek zorunda kaldıysanız, her birkaç saatte bir, bir bardak su için. Konuyla ilgili olarak açıklama yapan North Caroline eyaletindeki Duke Üniversitesi’nden bayan Margaret Gradison, özellikle uçaklarda ve az havalandırılan iş yerlerinde bol bol sıvı içilmesini öğütlüyor.

3. Ellerinizi sıkça yıkayın
Amerikalı uzmanlar, ellerinizi sık sık yıkamanızı ve gerek duyulmadıkça ellerinizi göz ve burnunuzdan uzak tutmanızı tavisye ediyorlar. Çünkü grip mikropları çoğunlukla vücudunuza dolaylı yollardan geçiyor… Örneğin grip olan biri, elini burnuna götürdükten sonra eliyle tuttuğu maddelere mikrobu bırakır. Aynı maddeleri elinizde tuttuğunda da mikroplar dolaylı olarak elinize geçecektir. İşte bu durumda, çalışma arkadaşınız veya evdeki insanlardan birinin grip olması durumunda sık sık ellerinizi yıkamanızı tavsiye ediliyor.

4. Bulaşık süngerlerinize dikkat
Gribe yakalanmamak için evimiz dışında her bölgede oldukça dikkatli davranırız. Ancak uzmanlar, en önemli tehlikenin evlerde olduğuna dikkat çekiyorlar. Özellikle mutfakta kullandığımız bulaşık bezleri ve süngerlerinin birer mikrop yuvası olduğuna dikkat çeken Amerikalı bilimadamları, “Mikroplar nemli bölgelerde çabuk ürerler. Onun için bez ve süngerlerinizi sterilize edin” diyorlar. Haftada en az 3 kez bez ve süngerlerin çamaşır makinesinde en sıcak ortamda yıkanması ifade ediliyor.

5. İyi bir uyku çekin
“Grip korunmaya karşı en iyi ilaç uykunuzu iyi almanızdır” dile açıklama yapan San Diego Veterans Sağlık Merkezi uzmanları, “İyi bir uyku bağışıklık hücrelerini güçlendirir” diyorlar. 42 sağlıklı insanın gönüllü olarak iştirak ettiği araştırmada, 42 kişinin de yalnızca 4 saat uyumasına izin verildi. Araştırma sonunda görüldü ki, 42 kişinin de gribe karşı direncini sağlayan doğal öldürücü hücreleri yüzde 30 oranında azaldı. Uykusuzluk ayrıca bağışıklık hücreleri olan “T-lymphocytes”lerin de azalmasına neden oldu.

6. Dengeli bir diyet yapın
Özellikle meyva ve sebze yemeye özen gösterin. 2 ila 4 öğün meyva ve 3 ila 5 öğün sebze yemenizin sağlığınız için oldukça önemli olduğunun altını çizen New York’taki Sağlık Örgütü üyesi doktor John H. Weisburger, “Meyva ve sebze öğünleri vücudunuza yeterli derecede besin girmesine ve bağışıklık sisteminizin güçlenmesine yardımcı olacaktır” diyor.

7. Düzenli olarak egzersiz yapın
Pİttsburgh Üniversitesi İleri Egzersiz ve Fizyoloji Laboratuvarı’ndan profesör doktor Niall Moyna, vücudun direncini kazanması için herkesin bir hafta içinde 3 kez egzersiz yapmasını öğütlüyor. US News and World Report dergisi doktor Moyna’nın kastettiği egzersizler arasında “yürüyüş yapma, bisiklete binme ve hatta dans etme” geliyor. Doktor Moyna, “Dans etmek bile solunum sisteminizi rahatlatır. Siz yeter ki bu egzersizleri düzenli olarak tekrarlayın” diyor.

Sabah

1 Yorum

Her halinden estetik olduğu belli olan Pinokyo burunlar, “ben silikonluyum” diye bağıran dudaklar, bir kökten sekiz telin fışkırdığı, yeni ekinlerin bittiği tarlalara benzeyen kafalar ve maske gibi gergin yüzler,.. Tüm bunlar hatalı estetik ameliyatların kötü sonuçları… Peki güzelleşmek isterken çirkinleşmemek için ne yapmalı?

Beğenmediği burnundan, hiç sevmediği kırışıklarından kurtulmak için maddi ve manevi pek çok zorluğu göze almış birisinin eskisinden bile kötü sonuçlarla karşılaşması son derece yıkıcı.

Ama pek de nadir rastlanan bir durum değil. Hepimiz etrafta pek doğal olmayan, hoş görünmeyen, estetik ameliyat geçirmiş olduğu her halinden belli olan kişilere rastlayabiliyoruz.

Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik ve Re-Konstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erdem Tezel bu durumun başlıca sebebinin kişilerin uzman olmayan doktorlara başvurması olduğunu belirtiyor.

Hastane değil de muayenehane ortamında yapılan ameliyatlarda da hem hastanın hem de doktorun heyecanlanması olumsuz sonuçlar doğmasına neden olabiliyor.

Bakın hangi estetik ameliyat sonucunda hangi hatalı durum oluşabiliyor:

LIPOSUCTION

Doç. Dr. Erdem Tezel, liposuciton ameliyatlarında yapılan en büyük hatanın hastayı zayıflatmak amacıyla gerekenden çok daha fazla yağ çekilmesi olduğunu belirtiyor. Çünkü liposuction bir zayıflatma değil bir şekillendirme ameliyatı. Burada amaç vücudu fazlalıklar nedeniyle şekil bozukluğu olan bölgelerini daha biçimli hale getirmek.

Fazla yağ çekilmesi öncelikle hastanın sağlığı açısından büyük risk taşıyor. Ayrıca ameliyatın sonuçlarında da bazı şekil bozuklukları, deformiteler oluşabiliyor.

Derinin belirli bir küçülebilme kapasitesi var ve bu kapasitenin üzerine çıkıldığında deride sarkıklıklar, çukurluklar meydana geliyor. Doç. Dr. Tezel, eskiden liposuction ameliyatlarının aspiratörle yapıldığını oysa şimdi enjektör kullanıldığını böylece daha kontrollü bir şekilde yağ çekilebildiğini anlatıyor.

Liposuction yapılırken “ıslak yöntem”in tercih edilmesi de olumsuz sonuçların doğmasını engelliyor. Islak yöntemde, emilecek yağ kadar sıvı vücuda zerk ediliyor.

Zerk edilen bu sıvının içinde aynı zamanda yağı sıvılaştıran ve kanamayı engelliyen maddeler de bulunuyor. Hastaya damardan da sıvı veriliyor böylece yağ pıhtısının tıkanmaya neden olarak ciddi sonuçlar doğurma riski azaltılıyor.

LIPOSUCTION HATALARI

# En Önemli risk tabii ki, ameliyat sırasında veya sonrasında damarlarda pıhtı oluşarak akciğerlerde tromboemboliye neden olması ve ciddi sonuçlar doğurması.
# Düzgün olmayan, çukurlu görünümler ortaya çıkabiliyor.
# Karın bölgesine yapılan yanlış liposuction ameliyatları nedeniyle sarkmalar meydana geliyor.
# Özellikle yaşı ileri hastalarda, diz kapağının üzerinden yağ alma işlemi doğru yapılmazsa buradaki deri dizin üzerine sarkabiliyor.
# Son zamanlarda sıkça duymaya başladığımız ultrasonik liposuction’ın uygulanacağı hastalar da çok büyük bir dikkatle seçilmeli.
# Doğru uygulanmadığı takdirde de ciddi yanıklara bile neden olabiliyor.

LIPOSUCTİON ZAYIFLATMAZ, ŞEKİLLENDİRİR

Liposuction bir zayıflatma değil, şekillendirme ameliyatı. Yani istediğiniz kiloda olmanıza rağmen bir türlü kurtulamadığınız basenlerinizle liposuction sayesinde vedalaşabilirsiniz.

Ancak dikkat, uzman olmayan bir doktor tarafından yapılan ameliyat sonucu okısnrı engebeli doku basenlerinizi çok özle men ize neden olabilir! Böyle bir durum yasamamak İçin yapmanız gereken doktorunuzu İyi seçmek.

Bu amaçla başvurduğunuz doktorun diplomasına bakmayı istemekten bile çekinmeyin…

BURUN ESTETİĞİ

Doç. Dr. Erdem Tezel, burun operasyonlarında rastlanan en büyük hatanın hiç doğal olmayan, çok fazla kalkık, yüze uyumlu olmayan ve bakıldığında ameliyatlı olduğu açıkça belli olan burunlar olduğunu belirtiyor.

Bunun önemli bir nedeninin de burun ameliyatlarının bazen plastik cerrah olmayan hekimler tarafından yapılması olduğunu anlatıyor. Estetik ameliyat yaptırıyor olmaktan çekinen bazı hastalar, çevredekilere “estetik yaptırmıyorum, burnumdaki nefes alma problemini gideriyorum” diyerek, plastik cerrah olmayan doktorlara burun estetiği yani rinoplasti ameliyatı için başvuruyorlar. Tabii, alınan sonuçlar o kadar tatmin edici olmuyor.

Doç. Dr. Erdem Tezel, bazı doktorların hava yolunu açarken burundan gereğinden fazla kemik ve kıkırdak aldıklarını, açıkta kalan kemikleri fazla yaklaştırmadıklarını, eğri kısımları düzeltmek yerine çıkarıp aldıklarını söylüyor. Burun ameliyatlarında yapılan bir hata da, nefes alma problemi olan kişilerin önce nefes yolu açma yani septoplasti sonra da burun estetiği yani rinoplasti ameliyatı yaptırmaları.

Oysa septoplasti sırasında kıkırdak doku alınıyor, sonraki ameliyat için yeterli doku kalmıyor. Bu iki ameliyata ihtiyacı olduğunu düşünenler ikisini de bir arada olmayı planlamalılar. Burun ameliyatlarıyla ilgili oluşabilecek diğer bir sorun da açık burun ameliyatları sonrasında iki burun deliğinin arasında özellikle esmer tenli kişilerde iz kalması. Bu nedenle açık burun ameliyatları ülkemizde, kuzey ülkelerinde olduğu kadar sık yapılmıyor.

BURUN ESTETİĞİ HATALARI

# Hiç doğal görünmeyen, fazla kalkık, yüzle uyumlu olmayan burunlar.

# Fazla kıkırdak ve kemik alındığı için çok kötü bir görünüme sahip burunlar oluyor ki İleride bunları düzeltmek için kaburgadan kemik ya da kulaktan kıkırdak alınması gerekiyor.

# Yanlış ameliyatlar sonrası hasta nefes almakta zorlanabiliyor.

YÜZ GENÇLEŞTİRME

Klasik yüz germe ameliyatlarında kulak önünden yapılan bir kesiyle cilt yana doğru çekilerek geriliyor, fazla dokular kesilerek çıkarılıyor.

Germe deri sıyrılarak yapılıyor mimik kasları ve cilt arasındaki bağlar kesiliyor. Bu da yüz ifadesinde bazı sorunlara neden oluyor, yüze maske ifadesi geliyor.

Doç. Dr. Tezel, endoskopik yüz gençleştirme operasyonlarıyla bu sorunların ortadan kaldırıldığını anlatıyor. Yaptıkları 1.5 santimetrelik bir kesikle, kalemden daha ince kameralarla yüze girdiklerini ve eriyebilen dikişlerle yüzdeki dokuları yukarı ve az miktarda yanlara doğru astıklarını, yanakların ve alnın yüksekliği, yüzün öne doğru çıkıntısı arttırdıklarını açıklıyor.

Böylece yüz gerilmediği, genç yüzlere has olan dolgunluk kazandırılarak gençleştirildiğı için ifadede de son derece doğal oluyor.

Bu teknikle birkaç işlem daha gerçekleştirilebiliyor, örneğin alın germe, kaş kaldırma ve göz altlarındaki çukurluk veya torbalanmalar ıçtn müdahale yapılabiliyor, gereketiğinde yağ enjeksiyonu da eklenebiliyor.

Doç.Dr. Erdem Tezel’e göre, botox uygulamalarında da doğal olmayan sonuçlara rastlanabiliyor. Yüzlerde hayret ifadesi oluşabiliyor. Ayrıca botox yani botinili-um toksini kasın fonksiyonunu bloke ederek kasları inceltiyor bu da yüzün dolgunluğunu yitirmesine neden olabiliyor.

Botox yerine kişinin kendi dokusuyla ya da uygulanması risk yaratmayan dolgu maddeleriyle yapılacak enjeksiyonlar daha doğal sonuçların alınmasını sağlayabiliyor.

YÜZ GENÇLEŞTİRME HATALARI

# Yüzde doğal olmayan maske gibi bir ifade
# Kulak önündeki keşi izleri
# Botox uygulanan yüzlerde hayret ve şaşkınlık ifadesi olması
# Uygun olmayan maddelerin enjeksiyonu sonucu alerjik reaksiyonlar

GÖĞÜS ESTETİKLERİ

Doç. Dr Erdem Tezel’e göre göğüs büyütme ameliyatlarında olan en büyük sorun hastayla doktor arasında tam bir iletişimin sağlanamayarak göğüs ölçüsünde ortak bir karara varılamaması ve hastanın gerçekten istediği Ölçüyü tam olarak doktoruna aktaramaması.

Bunun sonucunda da ameliyatın sonucunda hasta yeni ölçüsüne alışamayabiliyor. Ya da başta be-ğense bile sonra taşıya maya biliyor.

Doç. Dr. Tezel’in bu konudaki tavsiyesi ise hastanın istediği göğüs ölçüsünde bir sutyenin içine pamuk doldurarak bir süre bunu kullanması ve çeşitli kıyafetlerle denemesi.

Bu şekilde verilen karar daha sağlıklı olabiliyor. Hasta ameliyat sonrasında bir sürprizle karşılaşmıyor. Göğüs büyütme ameliyatları

nda da diğer estetik operasyonlarda olduğu gibi en büyük sorun doğal olmayan sonuçlar. Çok büyük protezler doğal sonuçlar vermiyor, ayrıca zorlanarak konduğu için bazı komplikasyonlara da neden olabiliyor. Göğüs küçültme ve dikleştirme ameliyatlarında yine benzer sorunlar oluşabiliyor, çok fazla iz kalması, göğüsler arasında asimetri olması, akla ilk gelenler.

GÖĞÜS ESTETİĞİ HATALARI

# Doğal olmayan, uzaktan bakıldığında sert iki küre gibi duran göğüsler
# İki göğüs arasında eşitsizlik, asimetrik görüntü
# Protezlerin zamanla hastayı rahatsız edecek kadar büyük olması
# Zorlanarak konan protezlerin komplikasyonlara neden olması. Örneğin nadir rastlansa da, kapsül kontraktürü olarak adlandırılan durumda protezin çevresinde vücut sert bir zırh oluşturabiliyor.

Ameliyattan sonra diren konması bunun olma ihtimalini çok düşürüyor.

DUDAK DOLGUNLAŞTIRMA

Kalın dudaklar güzelliğin olduğu kadar gençliğin de simgesi. Ancak kalın dudaklı olmak demek, üst dudağın alt dudaktan daha ilende olduğu manzara anlamına gelmiyor.

Doç. Dr. Erdem Tezel, hastaların artık bilinçlendiğini ve dudak dolgunlaştırmak amacıyla kendilerine başvurduklarında, daha doğal dudaklar istediklerini söylüyor.

Dudak dolgunlaştırmak amacıyla kişinin kendi dokusu kullanılabileceği gibi hyalüronik asit gibi doğal maddelerde kullanılabiliyor.

DUDAK DOLGUNLAŞTIRMA HATALARI

# Çok yapay, ördek gagasını anımsatan görüntüler
# Vücutla uyumlu olmayan dolgu maddelerinin doğurduğu hem görümü hem de sağlık açısından sorun yaratan komplîkasyonlar.

SAÇ EKME

Saç ekme basit gibi görünse de hem hasta, hem de doktor açısından son derece büyük sabır gerektiriyor. Mikro implantasyon yönteminde her bir saç kökü tek tek alınarak ekiliyor.

Sabır gösterilmez ya da tecrübeli eller tarafından yapılmazsa bir çok sorun çıkabiliyor. Saçlar alın ve şakaklardaki girintilere sadık kalınmadan ekildiğinde, bu, çember gibi peruğa benzeyen bir görüntünün olmasına neden oluyor.

Kökler tek tek değil de bir arada ekilirse, yine hiç doğal olmayan bir görünüm ortaya çıkabiliyor. Bu işlemin çoğu zaman bir hastanede, anestezi uzmanı olmadan yapılması da riskli.

SAÇ EKME HATALARI

Peruğa benzeyen doğal olmayan, çember gibi görüntü o Barbie bebek manzarası olarak adlandırılan ve saç köklerinin tek tek değil bir arada ekilmesinden dolayı oluşan yapay görünüm Muayenehanede yapılan ve anestezi uzmanın bulunmadığı durumlarda oluşabilecek tıbbi riskler.

Kaynak: FORM SANTE DERGİSİ – ELİF DURAN

8 Yorum

Bir çok cilt sorunu tedavisine yardımcı olan ve buz ile çalışan yönteme kriyoterapi deniliyor.Kriyoterapi cihazı derinin altına çok ince buz kristalleri gönderiyor. Sonra bu kristaller cihaz tarafından geri emiliyor.

Kriyoterapi Kaç Seans Sürüyor?

Çatlakların ya da izlerin derinliğine ve çokluğuna bağlı olarak seans süresi belirleniyor. Genellikle 15 seans çatlakların iyice hafiflemesi için uygun oluyor. Diğer uygulamalarda olduğu gibi izin ve çatlağın derinliğine göre seans sayısı belirleniyor.

Kriyoterapi Nasıl Uygulanıyor?

Uzman kriyoterapi cihazını çatlakların ya da izlerin üzerinde gezdirerek uygulama yapıyor. Uygulama sırasında herhangi bir acı hissedılimiyor. Sonrasında ise çatlakların ya da izlerin üzerinde hafif bir kızarıklık olabiliyor.

Kriyoterapi Uygulama alanları nelerdir?

Çatlak izlen, ameliyat izlen, gebelik ve güneş lekelerinin giderilmesinde, siğil ve derinin damarsal oluşumlarının tedavisinde kullanılıyor. Nadiren, lekelerin giderilmesi gibi kozmetik işlemlerde de tercih ediliyor. İşlem cildin yenileşmesini ve gençleşmeyi sağlıyor. Tedavinin en önemli avantajı, hastaneye yatma zorunluluğunun olmaması. Ayrıca Kriyoterapi anestezi gerektirmiyor.

63 Yorum

Bakmayın küçük olduklarına. Çocuklar da güzel görünmeye, beğenilmeye en az yetişkinler kadar meraklı. Vücutlarında fark ettikleri küçük bir kusur bile, minik dünyalarında fırtınalar koparabiliyor. Hele hele yakın çevreleri, arkadaşları “kepçe kulak”, “parmaksız” diye lakap takarsa! Aslında bu sorunları büyütmeye gerek yok! Çünkü doğumsal kusurların hemen hepsi, günümüzde başarıyla tedavi edilebiliyor.

Doğumsal kusurlar, çocuk için kabus olabiliyor. Çünkü kepçe kulaklar, dudak ve damar yarıkları hem vücut fonksiyonlarında önlerine bir engel olarak çıkıyor, hem de arkadaş grubunda sorun olabiliyor. Beraberinde ciddi psikolojik sorunlar da yaratabiliyor. Formsante dergisi, yeni sayısında bu kusurların cerrahi çözüm yollarını araştırdı.

DUDAK YARIĞI

Dudak yarığı genetik nedenlere, annenin hamileliği sırasında geçirdiği ciddi hastalıklara veya kullandığı ilaçlara, radyasyon gibi çevresel etkenlere bağlı olarak ortaya çıkıyor. Hafif bir çentikten, buruna ve ağza kadar uzayabilen aşırı büyük yarıklara kadar değişebiliyor.

Ne zaman ameliyat edilmeli?: Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahisi Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Namık Kemal Baran, çocuğun doğumdan sonra ilk iki ay içinde ameliyat edilmesi gerektiği uyarısında bulunuyor.

Nasıl uygulanıyor?: Ameliyat için, genellikle bir saatlik süre yeterli. Ameliyatın ardından iyileşme 21 günde tamamlanıyor. Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Cihat Baran’a göre, dudak yarıklarının tedavisinde bazen bir ameliyat daha gerekebiliyor.

DAMAK YARIĞI

Dudak yarığıyla aynı nedenlerle ortaya çıkıyor. Çeşitli tipleri var. En basit tipinde sadece küçük dil yarık halde oluyor. Biraz daha ileri durumunda, yumuşak damak denilen kısımda yarık gelişiyor. Sert damağı, yani kemik kısmını da içine alan damak yarığı ise ciddi boyutlardaki damak yarıklarından. Diş kavisini de içine alan tipi ise en ciddi olanı.

Ne zaman ameliyat edilmeli?: Damak yarığı onarımının bir yaşından itibaren yapılması, konuşma bozukluklarının azalmasını sağlıyor.

Nasıl uygulanıyor?: Operasyonda yarığın her iki tarafındaki dokular, orta kısımdan birleştiriliyor. Bu birleştirme sırasında kaslar da birbirine yaklaştırılıyor. Kaslar iyi onarılmadığında yumuşak damak iyi hareket edemiyor ve konuşma bozuklukları ortaya çıkabiliyor.

KEPÇE KULAK

Kulak sayvanında kenara paralel olarak yer alan katlantının bulunmaması ya da yetersiz olması durumuna deniyor.

Ne zaman ameliyat edilmeli?: Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik Rekonstrüktif ve Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ayhan Numanoğlu, çocuğun psikolojik sorunlarla karşılaşmaması için okul öncesi çağda ameliyat edilmesi gerektiğinin altını çiziyor.

Nasıl uygulanıyor?: Ameliyatta, kulağın sayvanında kenara en yakın olan kıvrım özel dikişlerle oluşturuluyor. Kulak hálá başa yeterince yakın değilse, ikinci bir ameliyata başvuruluyor. Bu aşamada kulağın kıkırdakları kafatasına, kulak arkasındaki bölgeye dikiliyor.

KULAK DEFORMİTELERİ

Kulak kepçesinin tam olarak gelişmediği durumlar söz konusu olabiliyor. Prof. Dr. Ayhan Numanoğlu, kulaktaki deformitenin derecesine bağlı olarak çocukta bazen ciddi duyma sorunlarının gelişebileceğine dikkat çekiyor.

Ne zaman ameliyat edilmeli?: Okul öncesinde yapılmasında büyük yarar var.

Nasıl uygulanıyor?: Genellikle eksik olan kıkırdak, çocuğun kaburgalarından alınan kıkırdak greftleriyle oluşturulmaya çalışılıyor. Kıkırdak greftleri, ilk seansta kulağın bulunması gereken bölgede deri altına yerleştiriliyor. Bunu izleyen ikinci, hatta üçüncü seansta, kulağın baştan ayrılarak arkasına deri grefti konmasıyla rekonstrüksiyon yapılıyor.

YAPIŞIK PARMAKLAR

Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı’ndan yardımcı Doç. Dr. Ercan Karacaoğlu, el anomalilerinin ailesel veya edinsel olarak geliştiğini belirtiyor. İki parmağın yapışık olması, en sık görülenlerden. Baş parmak dışındaki tüm parmaklar da yapışık olabiliyor.

Ne zaman ameliyat edilmeli?: Yapışık parmakların doğumdan sonraki ilk aylarda ayrılması, çocuğun gelişimi açısından büyük önem taşıyor. Prof. Dr. Namık Kemal Baran’a göre, böylece farklı boylara ulaşan parmaklar normal bir gelişim ve fonksiyon gösteriyorlar.

Nasıl uygulanıyor?: Prof. Dr. Numanoğlu, deformitenin ağırlığına göre, ameliyat süresinin 1 ile 3 saat arasında değiştiğini söylüyor. Operasyonda, parmaklar ayrıldıktan sonra ortaya çıkan deri eksikliği, vücudun başka bir bölgesinden alınan deriyle kapatılıyor.

Ekip yaklaşımı şart

Prof. Dr. Onur Erol

Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı

á Dudak-damak yarıklarında ortaya çıkan çok yönlü sorunlar, bu tür olguların bir ekip yaklaşımı ile farklı uzmanlık dallarından doktorların, ortaklaşa çalışmasıyla tedavisini zorunlu kılıyor.

á Karmaşık sorunların çözümlenmesinde ortodontik tedavi çok önemli. Çünkü dudak ve damak yarıkları yüz ile çiğneme sisteminde çok yönlü estetik ve işlevsel sorunlara neden oluyor.

á Bu tür hastalarda ağız ve burun arasında var olabilecek hava kaçakları ya da yumuşak damaktaki sorunlar nedeniyle konuşma bozuklukları da ortaya çıkıyor. Bu tür sorunlar, plastik cerrah, ortodontist ve konuşma tedavisi uzmanının uyumlu çalışmasıyla çözümlenebiliyor.

á Doğuştan damak yarığı vakalarında ameliyat, çocukların konuşmaya başladığı bir yaş civarında yapılabiliyor. Dudak-damak yarığında ameliyat zamanında yapılırsa, konuşma normal olabiliyor.

á Dudak-damak yarığı ameliyatları çok başarılı geçse ve bir yaşında yapılsa da çocuklarda konuşma problemi ortaya çıkabiliyor. Genizden konuşma veya artikülasyon bozukluğu konuşma terapisti ile tamamen düzeltilebiliyor.

Hürriyet

8 Yorum

Liposuction, artık çok farklı ve eskiden tedavi edilemez denen bölgelere de uygulanabiliyor. Konuyla ilgili görüşlerini aldığımız Plastik ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Hüseyin Güner, liposuction ile artık yüz, yanak, gıdı, boyun, burun kenarları, meme, üst kol, sırt, yan karın, göbek üstü altı, bel, kalça, popo, basen, iç bacak, dış bacak, diz kapağı içi, dışı ve çevresi, ayak bilekleri ile dış genital bölgelerdeki fazla yağlardan kurtulmanın artık mümkün olduğunu belirtiyor. Özellikle meme ameliyatından korkan hastalar ya da iri göğüslü ama yakında doğum yapmayı düşünen gençler de kesisiz olarak liposuction ile tedavi edilebiliyor.

Yağlar başka amaçla kullanılabiliyor

Op. Dr. Hüseyin Güner, liposuction ile çok iri göğüsleri bile rahatlıkla küçülttüklerini belirtiyor: “Aynı seansta alınan yağların bir kısmı yüzdeki kırışıklıkların tedavisinde, dudak, çene, elmacık kemikleri üzerini ve popo büyütmede de kullanılabiliyor. Ameliyatı takiben özel bir bandaj ve korse kullanılıyor. Beşinci gün bandajları çıkarıp hastanın yıkanmasına izin veriliyor. Hasta korseyi birkaç gün ile bir ay arası süre kullanıyor.”

Korseler plaj mayoları gibi bir kumaştan yapılıyor. Hasta isterse korseyi çıkarmadan tuvalet ihtiyacını giderebiliyor.

Plastik ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op.Dr. Hüseyin Güner, bu korselerin çok pratik olduğunu da sözlerine ekliyor: “Şişlikler bir aya kadar sürüyor, morarmalar ise ya hiç olmuyor ya da en çok 15 gün sürüyor. Tüm bunlara rağmen çoğu kez hasta birkaç saat ile birkaç gün içinde işlerinin başına dönebiliyor. Alınan yağ miktarı ve hastanın ağrısı ise bu süreyi belirliyor.”

Aşırı kilolarda ameliyatlar diyet ve egzersiz destekli olmalı

Liposuction ameliyatlarını birçok hastaya uyguladıklarını anlatan Op. Dr. Hüseyin Güner, kendilerine başvuranların büyük kısmının yıllardır her türlü diyete ve egzersize rağmen yok olmayan, yok olsa da ilk 1-2 kilo alma ile yeniden oluşan bölgesel fazlalıklardan şikayet eden kişiler olduğunu anlatıyor: “Bu hastalarda ameliyat sonuçları çok başarılı ve uzun süreli oluyor. Aşırı derecede şişman olanlarda başarı ve kalıcılık daha zor. Dolayısıyla ameliyatlar diyet ve egzersizle desteklenmeli.”

ÜRÜN MARKET

Gözlere odaklanın

Yaşlanma belirtilerinin ilk başladığı yer, göz çevresidir. Çünkü buradaki cilt çok ince ve naziktir, kurumaya ve kırışmaya da müsaittir. Yaşlanmanın, stresin ve çevresel faktörlerin etkilerini gidermek için La Prairie İsviçre, her göz sorunu için hedeflenmiş programlar yarattı. Biri mutlaka sizin için…

Süper bir nemlendirici

Kış aylarında kayak tatili mi planlıyorsunuz? Belki soğuk değil de Uzakdoğu sıcağı yaşamak size daha cazip geliyor. Ancak Dermalogica’nın geliştirdiği zengin içerikli nemlendirici “Super Rich Repair”, kronik kuruluk, nemsizlik ve zamansız yaşlanan cilt durumları ile savaşırken, aynı zamanda cildi onaran ve koruyan konsantre bir

3 Yorum

Silikon meme sahibi olmak isteyenlerin öncelikle bilmesi gerekenler şu: Silikon protez nedir, ne değildir? Meme içine konulan protezlerin aslında sadece kılıfı silikon. Ancak içinde silikon jel, soya yağı, serum fizyolojik gibi maddeler bulunabiliyor. Günümüzde hala en yaygın olarak kullanılan, içi de silikon olan protezler…

Protezin içindeki sıvılar zamanla kılıftan, gözle görülmeyecek kadar küçük miktarlarda sızıntı yapar. Buna tıp dilinde ‘protez sızıyor’ denir. Bu beklenen, hesaplanan bir durumdur. Sızan sıvı, memede şekil değişikliğine yol açarsa, kişi tekrar ameliyat masasına yatırılır.

Medyada sıkça bazı ünlülerin silikonlarının patladığı haberlerine rastlıyoruz. Uzmanlar, bunun çok zor bir şey olduğunu belirtiyorlar. Silikonun patlaması için ya ameliyat esnasında bir cerrahi aletin silikonu delmesi ya da sonradan ciltte de ciddi bir yaralanmaya neden olacak darpın gerçekleşmesi gerekiyor.

KANSER YAPIYOR MU?
Silikonun kanser yaptığına dair kaygılar kimi çevrelerde devam ediyor. Amerika’da silikon üreten firmalara davalar açıldı. Ancak yapılan araştırmalar bu iddiayı haklı çıkaracak bir kanıta ulaşmadı. Şimdilik silikonun kanser yapmadığı kabul ediliyor.

Peki kim, hangi silikonu seçmeli? Öyle ya, damlası var, damla olmayanı var… Büyüğü var, küçüğü var… Silikonun şekli ve büyüklüğü kişinin cilt ve beden yapısına göre seçiliyor. Özellikle cildi ince ve kuru olan, açık tenli ve zayıf kadınlar çok büyük göğüslere heveslenmemeli. Büyük protezler bu kişilerde zamanla sarkmalara neden oluyor.

EMZİRMEYİ ETKİLEMİYOR
Silikon protezler meme dokusu ya da onun altındaki pektoral kasın altına yerleştirilir. Yani süt üretme yeteneğine sahip meme dokusu protezin üstünde kalır. Böylece süt üretimi de, emzirme de kesinlikle etkilenmez.

Silikon protezlerde ortaya çıkan sorunlar da var. Protezin etrafında zamanla bir kapsül oluşur. Bu, bedenin kendisine yabancı gelen bir cisme karşı gösterdiği doğal bir tepki. Korkulan, bu kapsülün kasılması, büzülmesi. O zaman meme sertleşir, şekil değişikliğine uğrar. Tedavisi de tekrar cerrahi müdahaledir.

Bir proteze biçilen ömür, yaklaşık 20 yıl. Ancak bu süre içinde cilt de, meme de yaşlanmanın etkisi ile sarkacaktır kuşkusuz. Bu nedenle memeye ikinci bir estetik, her halükarda bu süreden önce gerekecek.

İYİ KARAR VERİN
Silikon protez taktırmak, iyi verilmesi gereken bir karar. Çünkü kadın, bedenine, kendisine ait olmayan bir cismin yerleştirilmesine izin verecek. Üstelik de bir yıl sonra silikonlarından vazgeçerse, başka bir sorunla karşı karşıya kalacak. Silikonu alınmış göğüs, ne yazık ki sarkacak. Göğsün silikon öncesi haline dönebilmesi için toparlayıcı ek bir müdahale gerekecek.

Silikon taktırmaya niyetlenen kişi, kendine önce şunu sormalı, “Neden istiyorum?” Gögüsleri küçük ya da şekilsiz olduğu için kendini güvensiz hisseden ve “Kendim için istiyorum” diyenler daha isabetli karar verenler. Başkası için isteyenler var. Kocası, sevgilisi için ya da rekabette olduğu diğer kadınlar için… İşte onlar, içlerinden gelen sese bir daha kulak vermeliler.

Sabah

5 Yorum

Estetik Tıp Derneği Başkanı Dr. Hasan Subaşı, karboksiterapinin zayıflama dışında birçok kullanım alanı bulunduğunu söylüyor. Çatlak ve selülit tedavisi, yara iyileşmesinin hızlandırılması, yara izlerinin azaltılması, saç dökülmesinin yavaşlatılması gibi. El ve dekolteye yapılan uygulamalar da bunlardan biri.Karboksiterapiyi zayıflama yöntemi olarak tanıdık. Ancak yaşın izlerini taşıyan el ve dekolte bölgesini toparlamak için de kullanılıyor. Karboksiterapiyle hedeflenen, eldeki deriye kaybettiği elastikiyeti yeniden kazandırmak, dekolteyi gerginleştirerek ince kırışıklıkların silinmesini, dolayısıyla daha genç görünmesini sağlamak.

Uygulamadan önce cildin elastikiyet kaybının derecesi saptanıyor. Seans sayısı ve verilecek gaz miktarı hastanın durumuna göre değişiyor. Cilt temizlendikten sonra karbondioksit gazı belirli miktar ve hızda, çok ince bir iğne aracılığıyla deri altına enjekte ediliyor. Dr. Subaşı, “İstenilen etkiye göre iğne batırma teknikleri farklı. Örneğin yağ eritmek için ayrı, cilde elastikiyet kazandırmak için ayrı teknikle batırılır. El ve dekolte uygulamalarında cilt altına verilen gaz miktarı çok az. Yani seans süresi kısa olan tedavilerdir” diyor.

Verilen bölgede gaz yayılırken çok hafif bir yanma hissedilebiliyor. Fakat saniyeler içinde geçiyor. Tedaviden sonra herhangi bir ağrı hissedilmiyor ve bölgede şişme olmuyor.

Karbondioksit, hücrelerdeki faaliyet sonucu zaten vücutta oluşan bir gaz. Yan etkiye yol açmıyor. Karbondioksit ilk kez, 1932 yılında Fransa’da Royat kaplıcalarında damar hastalıklarının tedavisinde kullanılmış. 1950’li yıllardan sonra uygulama ve araştırmalar giderek arttı.

Karboksiterapi, hücreyle kan arasında oksijen ve madde alışverişi yapılan, mikrodolaşım adı verilen bölgeye etki ediyor. Yani doku dolaşımını düzenliyor. Bölgesel yağlanmadan selülite kadar birçok problemin temelinde, dokudaki dolaşımın bozulması rol oynuyor. Karbondioksit, vücudun kendi mekanizmalarıyla enjeksiyon yerinden kolay ve hızlı bir şekilde uzaklaştırılıyor. Uzaklaşan karbondioksitin yerini oksijen alıyor. Dolaşımı hareketlenen ve oksijenlenen doku ise canlanıyor. Dolasıyla el ve dekolte cildi, yeniden beslenerek eski gergin görünümüne kavuşuyor.

İNCE DERİDE HIZLI ETKİ EDİYOR

Dr. Subaşı, “El, dekolte gibi cildin ince olduğu yerlerde etki daha hızlı ortaya çıkıyor” diyor. Bu bölgeler için 8-10 seanslık kürler uygulanabiliyor. Ciltteki olumlu değişiklik birkaç seans sonra belirginleşiyor. Diğer uygulamalarda seans sayıları ve sıklığı değişebiliyor. Örneğin karın-basen tedavilerinde haftada iki olmak üzere, on beş seanslık kür öneriliyor. Karboksiterapinin güneşle etkileşimi yok. Dört mevsim yapılabiliyor. http://preview.hurriyet.com.tr/preview/image.aspx?picid=3269919

Sert manikür ve pedikür tırnağı yıpratıyor

Sağlıklı bir tırnak parlak, pürüzsüz yüzeyli, esnek ve dış etkenlere karşı dirençli olur. Tırnak sağlığınızı korumak için, sert manikür ve pedikürden sakının. Oje çözücüleri (aseton gibi) sık kullanmayın ve ellerinizi yıkadıktan sonra nemlendirici kullanın. Herhangi bir renk ve şekil değişimi fark edince de mutlaka dermatoloji uzmanına danışın. Dermatoloji uzmanı Dr. Cevat Yegani, tırnaklardaki bazı değişikliklerin vitamin eksikliğinin habercisi olduğunu söylüyor. İşte belirtiler ve nedenleri:

Tırnak yüzeyleriniz pürüzlüyse folik asit ve C vitamini ihtiyacınız,

Tırnaklarınız kuru ve zayıfsa A vitamini ve kalsiyum ihtiyacınız,

Tırnak üzerinde beyaz lekeler varsa protein veya çinko ihtiyacınız var demektir.

Tırnaklarınız soyuluyorsa hidroklorik asit yetersizliği çekiyorsunuzdur.

Tırnak renginiz koyu ve şekli bozuksa B12 vitamininiz eksiktir.

Tırnağınızı çevrelen etlerkızarıksa metabolizmanızzayıf demektir.

8 adımda’neşeli ayaklar’

Ayaklarınızı gün yüzüne çıkarmaya çok az zaman kaldı. İşte size 8 adımda ayaklarınızı yeni sezona hazırlama rehberi:

1. Tırnaklarınızdaki oje ve parlatıcıları temizleyin.

2. Ayaklarınızı geniş bir kapta sıcak suyla iyice ıslatın. Masaj yaparak vücudunuzdaki tüm stresi atın.

3.. Ayak tırnaklarınızı yanlardan ortaya doğru kesin.

4. Yumuşak hareketlerle törpüleyin ve şekillendirin.

5. Tırnak etlerine özel vitamin komplekslerinden uygulayın. Birkaç dakika bekledikten sonra tırnak etlerinizi geriye doğru itin.

6. Ayaklar için arındırıcı kullanarak ölü ve sertleşmiş deriyi uzaklaştırın, ponza uygulayın ve yıkayın.

7. Ayak bakım kremiyle, parmaklarınızdan başlayarak tüm ayağınıza masaj yapın.

8. Güzelce kurulayıp deodorantlı ayak pudrası sürün.

Sadece estetik amaçlı kullanılmıyor

Medikal estetikte karboksiterapi, bölgesel yağlanma, sarkma, çatlak ve selülit tedavilerinde kullanılıyor. Bütün bunları vücudu yeniden şekillendirme başlığı altında toplayabiliriz. Çünkü genellikle bir arada rastlanan şik yetler. Ayrıca yara izlerinin azaltılmasında ve anti-aging tedavilerinde uygulanıyor. Bunların dışında, dolaşım üzerindeki olumlu etkileri nedeniyle yara iyileşmesinin hızlandırılması, el ve ayakların uç damarlarını tutan bazı hastalıklar, saç dökülmesinin yavaşlatılması ve sedef hastalığında da kullanılabiliyor.

Mesude ERŞAN – Hürriyet

Yorum Yok

Son Yazılan Estetik Haberleri

En Çok Okunan Haberler

En Çok Yorum Yapılan Konular

Son Yorum Yapılanlar:

  • Tugba: Ben luleburgazdan tugba 1 hafta once meme kucultme amelıyatı oldum edırne tıp fakultesınde...
  • rabia: Benim 24 aylık kızımdada karın ve gögüsünde sizinki gibi bir leke var dogustan ben de...
  • FATİH KIRIŞ: 10 ay önce akustik nörinom ameliyatı sonrası yüz felci geçirdim. Devlet memuruyum....
  • okan: ben,dövmemi tamamen iz kalmadan sildirdim diyen kişilere kesinlikle inanmayın ne olursa...
  • dilek: merhaba hocam ben 20 yasındayım yüzümde sivilceden olusan cukurlar var gecer mi kimyasal...