HaberEstetik Menü

EstetikHaber >
Etiket :

kısa yolu ile işaretlenmiş estetik haber, estetik bilgi, estetik video ve resim listesi. konusunda EstetikHaber sitesinde yazılmış haber ve bilgiler..

Estetik cerrahi ameliyatı için ameliyat masasına yatmayı göze alanların kendilerini emanet ettikleri hekimin sorumluluklarına ilişkin bilmesi gerekenler bir kitapta toplandı.

Avukat Merter Özay, hazırladığı ”Estetik Amaçlı Tıbbi Müdahalelerde Hekimin Hukuki Sorumluluğu” adlı kitapta, estetik müdahalelerde bulunan hekimlerin sorumluluklarına ilişkin mevzuatta yer alan düzenlemeler ile bu konudaki tartışmalara yer verdi.

Buna göre, estetik amaçlı tıbbi müdahalelerde tüm riskler, müdahalenin
verebileceği eza ve komplikasyonlar konusunda hastaların aydınlatılması büyük önem taşıyor.

Söz konusu hukuki düzenlemelere göre, hekimin uygulayacağı tıbbi müdahale öncesinde hastanın kabul veya ret hususunda serbest iradesiyle karar verebilmesi için kendisini aydınlatması gerekiyor. Kural olarak tıbbi müdahale, hastanın tam olarak aydınlatılmasından sonra ”aydınlatılmış rıza”nın verilmesi üzerine yapılabiliyor.

Hastanın hekim tarafından yeterince aydınlatılmamış olması, müdahalenin hukuka aykırı olması sonucunu doğuracağı gibi aynı zamanda hukuka ve varsa sözleşmeye aykırılık teşkil edeceğinden hekimin kusuru olmasa dahi tedavinin olumsuz sonuçlarından sorumlu tutulmasına neden olabiliyor. Örneğin, hastayı korkutmamak için yapılacak ameliyatın niteliğini gizlemek, hukuka aykırılık teşkil ediyor.

”RİZİKO AYDINLATMASI”
Estetik amaçlı tıbbi müdahalelerde; operasyon neticesinin, hastanın beklentisini karşılayıp karşılayamayacağı, tüm riskler, görsel, işitsel v.s anlamlarda öngörülen şekli, müdahalenin verebileceği eza, komplikasyonlar ve benzeri hususları anlatmak anlamında ”riziko aydınlatması” büyük önem taşıyor.

Hekimin hastayı aydınlatma borcu, genel olarak her müdahale neticesi rastlanması mümkün, hafif ve geçici zararları, gerçekleşme ihtimali son derece az tehlikeleri, öngörülmesi imkansız ve tıp bilimince henüz tanınmamış tehlikeleri kapsamıyor.

Hukuki düzenlemeler, hekimi tıbbi müdahalede bulunurken hastaya karşı sadakat borcu yanında özenli hareket etmekle de yükümlü kılıyor. Estetik müdahalelerde çoğunlukla zorunluluk unsurunun olmaması ve kimi müdahale türlerinin ağır sonuçlar doğurması sebebiyle özen borcunun daha ağır biçimde değerlendirilmesi gerekiyor. Zira, tehlike oranı arttıkça özen borcu da artıyor.

KAYDA GEÇİRME, SIR SAKLAMA BORCU
Hekimin, arasında sözleşme kurulmuş olsun olmasın her hastaya karşı kayda geçirme ve sır saklama borcu da bulunuyor. Hukuki düzenlemelere göre hekim, tıbbi müdahalede bulunduğu hastaya ilişkin bilgileri kayda geçirerek ilgili belgeleri saklamak mecburiyeti ile yükümlü tutuluyor.

Ayrıca hekim, teşhis, tedavi ve müdahale esnasında öğrendiği hastaya ait sırları gizli tutup üçüncü şahıslara açıklamamakla yükümlü bulunuyor. Türk Ceza Kanunu’nun 136 ve 137. maddesi, hekimin, hastaya ilişkin sırrı ifşa etmesi halinde cezalandırılmasını öngörüyor. Buna göre, hekim hastasının kendisi aleyhinde açmış olduğu bir davada, kendisini savunmak amacıyla sırrın ifşasına başvurabiliyor. Ancak, sırrın ifşasının, savunma amacı dahilinde kalması ve son savunma silahı olarak tercih edilmesi gerekiyor.

İHBAR YÜKÜMLÜLÜĞÜ
Hukuki düzenlemelere göre, hekimin estetik amaçlı tıbbi müdahale öncesinde veya esnasında, hastanın vücut yapısının amaçlanan operasyona müsait olup olmadığını tespiti ile eğer müdahalenin uygulanması mümkün değilse bu hususu ihbar yükümlülüğü bulunuyor.
Hekim, ihbar yükümlülüğünü yerine getirmesiyle beraber estetik müdahalenin amaçlanan neticeyi doğurmaması halinde ”ayıba karşı tekeffül” hükümleri çerçevesinde sorumlu olmaktan kurtulabiliyor. Ancak müdahalenin tehlike veya risk taşıması, ortaya çıkabilecek sonucun hastaya fiziksel veya psikolojik zarar verme olasılığının mevcudiyeti halinde, hekimin hastaya tıbbi müdahaleden kaçınması gerekiyor.

Hukuki düzenlemelere göre, hasta, hekimin tıbbi müdahale konusu ile ilgili verdiği tavsiyelere uymakla yükümlü tutuluyor. Hekim, hastaya verdiği tavsiye ve yönelttiği uyarılara riayet edilmemesi nedeniyle ortaya çıkabilecek zararlardan sorumlu tutulamıyor.

Star Gazetesi

Yorum Yok

Erkeklerde yeni moda yağ aldırma..

İngiliz Estetik Doktorları Birliğinin raporuna göre, ülkede liposakşın yaptıran erkeklerin sayısı 2005′ten bu yana yüzde 280 oranında arttı.

Liposuction olarak bilinen yağ aldırma ameliyatı yaptıran erkeklerin sayısının hızla arttığı bildirildi.

Yağlarından kurtulmak isteyen erkeklerin başvurduğu, vakumla yağların alınması yönteminin, İngiltere’de talebin en çok arttığı ameliyat olduğu belirtildi.

Daily Mail’in internet sitesindeki habere göre, İngiltere’de geçen yıl erkeklere 2452 estetik ameliyat yapıldı.

Bunların arasında en yaygın olanının burun ameliyatı olduğu, bunu göz kapağını kaldırma, kulak düzelttirme, yüz ve boyun estetiklerinin izlediği belirtildi.

Yorum Yok

Transmed Kliniği uzmanlarından Dr. Melike Külahçı, saç ekimi tekniklerindeki son gelişmeleri ve uygulamaların başarı oranlarını anlattı…

* Androgenetik dökülme nedir?
Dilimize erkek tipi dökülme şeklinde çevrilen ‘Androgenetik alopecia’ ergenlikte başlayıp ileri yaşlara kadar devam edebilen, genetik olarak erkeklik hormonlarını zararlı olarak algılayan saç köklerinin varlığı nedeni ile oluşur. Bu dökülme iki kulak arasındaki saç çemberindeki kökleri etkilemez. Başlayışı ve ilerleyişi çok tipik bir yol izler. İlerlemiş tipleri saç çemberi hariç tüm başta kelliğe yol açabilir.

* Herhangi bir cerrahi yöntem kelliğe gerçekten çare olabilir mi?
Saç ekimi yöntemleri androgenetik kelliğin en etkili, kalıcı ve popüler tedavileri konumundadır. Günümüzde kaliteli ve deneyimli bir ekip tarafından uygulanan saç nakli sonrası son derece doğal görünüme sahip, aslından ayırt edilemeyen sonuçlar elde etmek mümkündür. Bugün tüm dünyada erkeklerin en çok tercih ettikleri estetik girişim olarak bilinmektedir.

YÖNTEM SEÇİMİ İYİ YAPILMALI
* Saç naklinin başarısı kanıtlandı mı?
Saç nakli 40 yıldan fazla bir süredir başarıyla uygulanmaktadır. Foliküler ünite tekniğinin kullanımındaki son ilerlemelerle, saç nakli cerrahisinin sonuçları aşama kaydetmiştir. Hiçbir zaman dökülmeyerek varlıklarını nakledildikleri bölgede sürdüren bu saçlar tamamen doğaldır ve özel bir bakım gerektirmezler.

* Kimler saç nakli için en uygun kişilerdir?
Verici alanı yeterli, sağlıklı erişkin erkeklerin çoğu saç nakli için uygundur. Saç ekimi her yaş grubuna uygulanabilir. Bir hasta için hangi yöntemin uygun olup olmadığının belirlenmesinde verici bölgedeki saç yoğunluğu, kafa derisinin gevşekliği, saç dökülme tipi, saç rengi ve dalgalı veya düz olması gibi pek çok faktör rol oynar. Saç ekimi operasyonu için iyi bir aday olup olmadığınıza karar verebilmeniz için uygun bir merkeze gidip, uzman görüşü almanız yeterli olacaktır.

* Sadece erkeklere mi saç ekimi yapılıyor? Kadınlar hangi durumda saç nakline başvuruyor?
Erkekler kadar sık olmasa da kadınlar da saç dökülmesiyle karşılaşabilir. Bazı kadınlarda saç dökülmesi genetik olabilir, bazılarında ise cerrahi girişimler ya da yaralanmalardan sonra görülebilir. Kadınların saç nakli operasyonu için uygun olup olmadıkları, saç dökülme nedenine göre belirlenir. Bu nedenle, kadın ve erkeklerin muayenesinde farklı yönlerden inceleme yapılır.

SEYRELEN SAÇ SIKLAŞTIRILIR
* Saç nakli için uygun yaş var mıdır?
Yaşı 18-21 arasında olan ve saçları dökülen çok genç hastanın bir klinik tarafından dikkatle takibi gerekir. Dökülmenin hızı ve yerleşimi trikoskopi cihazı ile izlendiğinde, gelecekteki saç durumu hakkında ipuçları verebilir. 21-25 yaş arasındaki hastanın saç dökülmesine karşı, doktor gözetiminde ilaçla tedavi bugünkü tıbbi literatüre göre uygun görülüyor. Tıbbi tedaviye başlayan gençlere ek olarak cerrahi girişimle saç nakli önerilebilir. Böylece seyrelen saçlar sıklaştığı gibi, dökülme de kontrol altına alınır. Saç nakli için bir yaşlılık sınırı yoktur. 70 yaşında bile, yeterli verici alan varsa saç naklinin yapılabildiğini gösteren bilgiler var.

* Saç ekimi nasıl gerçekleştiriliyor? Farklı uygulamalar var mı?
Saç ekimi girişimi, ‘saç çemberi’ dediğimiz iki kulak arasındaki saçlı deriden veya vücudun herhangi bir yerinden sağlıklı köklerin alınarak, saçlanması istenilen alanda açılan kanallar içine yerleştirilmesi işlemidir. FUT yani “Foliküler Ünite Transplantasyonu” tekniği, saç çemberi denilen iki kulak arasındaki sağlıklı saç köklerinin cerrahi yöntemle şerit halinde alınarak, saçlanması istenilen alanda açılan kanallar içine yerleştirilmesi işlemidir. FUE yani “Foliküler Ünite Ekstraksiyonu”nda ise verici alan tabir edilen iki kulak arasındaki saç kökleri tane tane alınarak naklediliyor. Bu işlem vücudun herhangi bir yerinden; göğüsten, sırttan alınan foliküler ünitelerle de yapılabiliyor. İşlemin özelliği, verici alanda iz bırakmaması. Her iki teknik de saçlandırılan alanda hiçbir iz bırakmaz.

* Kişinin hangi bölgesinden kıl alınarak saç oluşturulacağına neye göre karar veriliyor?
İki kulak arasındaki saçlar yeterli ise, birinci tercih kafadan saç kökü alarak operasyonu gerçekleştirmek. Verici alandaki saç kökleri yetersiz olduğunda, göğüs ikinci tercihtir. Ancak, vücudun herhangi bir yerinden, örneğin sırttan alınan foliküler üniteler de saçsız bölgeye nakledilebiliyor. Vücut kıllarının sayısı yeterli olmadığından, kafadaki verici bölgeden alınan saç kökleri ile harmanlamak gerekir.

* Saç ekimi uygulamaları süre olarak toplam ne kadar sürüyor?
FUT operasyonları, bir doktor ve altı, yedi hemşire tarafından yaklaşık dört-beş saatte yapılıyor. Bu tekniğin en büyük avantajı, bir günde daha fazla saç kökünün ekilebilmesi. Bu konuda uzmanlaşmış bir klinik bir oturumda 6 bin-7 bin saç kökünü altı-sekiz asistandan oluşan büyük bir ekiple gerçekleştirebilir. FUE tekniğinde ise, bir doktor tarafından saç kökleri tek tek verici bölgeden alınarak, direkt olarak alıcı bölgeye ekim yapılıyor. Her seansta 500-800 saç kökü olacak şekilde, üç ile dört seansta toplam yaklaşık 1.500- 3 bin saç kökü nakledilebiliyor. Tane tane kök toplama tekniğini dünyada pek az sayıda klinik günlük çalışma programında yapabiliyor.

* Bu işlemler yapılırken acı duyuluyor mu?
Saç nakli, lokal anestezi altında yapılan, ağrısız, güvenli bir operasyondur. Hasta ameliyat süresince gazete okuyabilir ve televizyon izleyebilir, hemen sonra normal hayatına dönebilir.

Sabah

2 Yorum

Estetik plastik cerrahide her geçen gün, yeni teknolojiler; yeni yöntemler ve yeni akımlar ortaya çıkıyor. Özellikle cilt tedavisindeki gelişmeler çok hızlı ilerliyor ve akıl karıştıran derecede çeşitlilik gösteriyor. Son zamanların yükselen değeri estetik cerrahiyi genel sağlık ve koruyucu önlemlerle beraber ele alarak ameliyat tarihini erteleyebilmek. Genç ve zinde kalmak ve görünmek için yapmak gereken tüm işlemleri içeren anti-ageing programını Türkiye’de ilk kez başlatan Oymak Plastik Cerrahi doktorlarından Tunç Tiryaki, bu programda temel amaçlarının beklenen yaşlanmanın mümkün olduğu kadar yavaşlatılması olduğunu söylüyor.

25 YAŞINDA BAŞLANMALI
Oymak Plastik Cerrahi’deki (OPC) anti-ageing programında, vücut bir bütün olarak ele alınıyor. Sadece ameliyatla belirli bir yeri düzeltmek yerine, vücudu genel olarak toparlamak hedefleniyor. Dr. Tiryaki, anti agening programının kimlere uygulanması gerektiği konusunda şunları söylüyor: “Kimse yaşlandığını kabul etmiyor. Aslında 25 yaş civarında bu programa başlayıp hayat felsefesi haline getirmek gerekiyor.” Yaşlanmayı önlemek için en temel ve en önemli şey, vücudun genel dengesinin sağlanması. Bu programa giren hastalara ilk olarak, kan ve hormon testleri yapılıyor ve vücudun ne durumda olduğu anlaşılıyor. Bu sonuca göre de OPC, hastaları gerekli olan birimlere yönlendiriyor.

Genel durumu toparladıktan sonra, hastayı diyet ve egzersiz programına soktuklarını söyleyen Tiryaki, “Bu aşamada, hastaları Planet, Health Club’a yönlendiriyoruz. Oradaki uzman diyetisyenler, kişiye uygun olarak kalorisi azaltılmış bir destek program sunuyor,” diyor. İkinici basamak ise egzersiz. Hem hormonal dengeyi düzenlemek hem de vücudun iç işlevini dengelemek hem de radikallerin yakılmasını sağlıyor. Üçüncü ayak, ek besinler ve gıdalar. Bunlar serbest radikalleri yakan bazı vitaminler. Vücuda zarar vermeyen C, E vitaminleri ve selenyum gibi maddeler.

Yaşlanmayı geciktirmek için OPC’nin yaptığı son çalışma ise, cilt bakımı.

Yaşlanmamak için uygulanması gereken temel ilkeler:

1- Düzenli tıbbi kontrol.

2- Hormon dengesinin korunması.

3- Uygun diyet ile beslenme.

4- Besin, vitamin ve mineral desteği.

5- Anti-aging ilaçları.

6- Fiziksel egzersiz programı.

7- Stres yönetimi.

8- Genel risk faktörlerinin azaltılması.

9- Cilt bakımı.

10- Yeniliklerin takibi.

11- Plastik cerrahi.

Yorum Yok

Türkiye’de insanların estetik hakkında yeterli bilgiye sahip olmadıklarını kaydeden Cihantimur, bu durumu yenmek için ”Alo Estetik Danışma Hattı”nı da hayata geçirdiklerini ifade etti.

Cihantimur, ”Alo Estetik”ten Türkiye’nin herhangi bir yerindeki uzman veya klinik adresi alan kişilere, gördükleri tedavi sonrasında memnuniyetlerini sorduklarına dikkati çekerek, böylece estetik merkezi ya da uzmanı da takip etmiş olduklarını ifade etti.

Telefonla danışma hatlarına ”Alo Estetik” de katıldı. Bursa’da kurulu Estetik International Sağlık Merkezi, kurduğu danışma hattıyla, estetik kaygısı olan kişilere 24 saat hizmet vermeye başladı.

Estetik Merkezi’nin sahibi Dr. Bülent Cihantimur, “cilt bakımı, solaryum, zayıflama, diyet, epilasyon, laser, masaj, medikal ayak bakımı ve laser” gibi ünitelerin bulunduğu merkezde, estetikle ilgili her konuda hizmet verdiklerini söyledi.

2 Yorum

Bu konumuzda diyet hakkında bazı hatalardan bahsediyoruz.Uzmanlara göre yapılan en büyük hata, “Gün içerisinde çay, kahve kola tüketiyorum, bunlar da sıvı ihtiyacımı karşılıyor” düşüncesidir. Oysa bu tür içecekler tam tersi vücuttan suyun atılmasına sebep olur yani sıvı tüketimi yerine geçmez. Vücudun günlük su ihtiyacı ortalama 2-2.5 litredir. Diyetisyen Seçil Kenar, canlılığın devamlılığı için büyük önem taşıyan “su” hakkında bilgi verdi.

Vücut ısısını korur
Suyun birçok işlevi olduğunu ifade eden Diyetisyen Kenar, “Su, hücrelerin yapısına katılır, kan ile hücrelere besin ve oksijen taşınmasında, vücutta açığa çıkan zararlı maddelerin vücut dışına atılmasında görevlidir. Böylece vücudu temizler, canlılık verir ve besler. Böbreklerden toksik maddelerin temizlenmesi ve idrarla zararlı maddelerin vücuttan uzaklaştırılmasını sağlar. Kan basıncının kontrol edilmesinde görevlidir. Hücre içi ve dışı elektrolit dengesinin kurulmasında yardımcıdır. Göz, ağız ve burun kanallarının nemlendirilmesinde, vücut ısısını ayarlamada yardımcıdır, egzersiz ve sıcak havalarda terleme yolu ile vücut ısısının sabit kalmasını sağlar. Vücut sıvılarının oluşumuna katılır. Ayrıca suyun içerisinde bulunan minerallerin de vücut sağlığı açısında büyük önemi vardır” dedi.

Diyete de yardımcı
Suyun özellikle cildin elastikiyetini koruduğunu ifade eden Diyetisyen Seçil Kenar, “Selülit tedavisinde kullanılır. Özellikle enfeksiyon hastalıklarında vücuttan zararlı bileşenlerin uzaklaştırılmasında etken olduğundan, enfeksiyon sırasında bol su tüketimi daha kısa sürede iyileşmeyi sağlar. Zayıflama diyetlerinde de suyun önemi sürekli vurgulanır. Yemek esnasında alınan su mide hacmini artıracağından doygunluk sağlar, vücudun temizlenmesine yardımcı olur” şeklinde konuştu. Günlük hayatımızda özellikle egzersiz yaptığımızda, sıcak günlerde ve sauna gibi yerlerde sıcağa maruz kaldığımızda, vücutta aşırı su kaybı meydana gelir. Diyetisyen Seçil Kenar, “Burada en büyük tehlike vücudun, ihtiyacı olan su miktarının altına inmesidir. Bu duruma dehidratasyon denir. Ağız kuruluğu, baş dönmesi, bayılma hissi, göz kararması, idrara çıkamama gibi belirtileri olan dehidratasyon ani ölümlere bile sebep olabilmektedir. Bu yüzden spor sırasında, aşı öncesinde ve sonrasında, aşırı terleme esnasında her 15 dakikada bir yarım bardak su içilmesi gerekmektedir” dedi.

İşte risk dereceleri
Diyetisyen Seçil Kenar, vücudun su kaybetmesi sonucunda bazı risklerle karşı karşıya kaldığını söyledi. Buna göre vücudumuzda yüzde 1 oranında susuzluk hissi, ısı düzeninin bozulması, performans azalması; yüzde 2 ısı artması, artan susuzluk hissi; yüzde 3 vücut ısı düzenin iyice bozulması, aşırı susuzluk hissi; yüzde 4 fiziksel performansın yüzde 20-30 düşmesi; yüzde 5 baş ağrısı, yorgunluk; yüzde 6 halsizlik, titreme; yüzde 7 fiziksel etkinlik sürerse bayılma; yüzde 10 bilinç kaybı; yüzde 11 ölüm ihtimali olduğunu kaydetti.

>>> Ne zaman
su içmeliyiz?
Suyun ne zaman içileceği konusunda bilgi veren Diyetisyen Seçil Kenar, şöyle konuştu: “Suyun yemekle içilmemesi, 1 bardaktan fazla suyun bir defada içilmesinin yanlış olduğu, günde 6-7 litre içilirse zayıflanacağı gibi birçok yanlış inanışı hepimiz duymuşuzdur. Suyun ne zaman içildiği önemli değildir, yemekten önce, esnasında, sonrasında, aralarda istediğiniz zaman içebilirsiniz. Yeter ki, su için. Aşırı su içmek zayıflatmaz, özellikle günde 4-5 litrenin üzerinde tüketilen suyun yapılan araştırmalara göre böbreklerde atrofiye sebep olduğu tespit edilmiştir. Günde en fazla 4 litre su içimi yeterlidir. Eğer yoğun fiziksel aktivite yapıyorsanız bu miktar artabilir. Gün içerisinde idrar miktarı ve renginin kontrolü de önemlidir. İdrar rengi koyulaşıyorsa içtiğiniz su miktarını artırınız”.

Türkiye Gazetesi

1 Yorum

Kıbrıs Colony hotelde Estetikte çağdaş yaklaşım ve Botox uygulamaları konulu seminer yapıldı.
Şirketin ürün uzmanı Bülent Kadıoğlu, eğitim serisi şeklindeki seminerlerin ilkini Kuzey Kıbrıs’ta gerçekleştirmenin mutluluğu içinde olduklarını vurguladı. Seminerde Estetik Plastik Cerrah Dr. Seyfi Akbay, konuk konuşmacı olarak yer aldı. Seminer konusu ise kırışıklık tedavisi ve bölgesel terlemede (Hiperhidroz) Botox’un teorik ve pratik uygulamaları olarak belirlendi.

10 yıldır kullanılıyor

Seminerde, Botox uygulamalarının her yıl milyonlarca kişi tarafından tercih edildiği ve 10 yılı aşkın bir süredir uygulandığı vurgulandı. Dr. Akbay, FDA onaylı olduğunu belirttiği ilacın, 100′e yakın ülkede de sorunsuzca kullanıldığını belirtti. Dr. Seyfi Akbay konuşmasında “Botox mimik hareketlerinin sık kullanımıyla, zamanla yüzde oluşan kırışıklıkları azaltan basit, cerrahi olmayan bir uygulamadır. On dakikalık uygulama ile kırışıklıklara yol açan kasları 4 ile 6 aya kadar gevşetir. 3-7 gün içerisinde etkili olmaya başlar. Basit, hızlı ve iyileşme süreci gerektirmeyen bir uygulama olduğu için uygulama sonrası işe ve günlük hayata hemen geri dönülür. Ayrıca el, ayak, ve koltuk altı bölgeleri terleme tedavisinde Botox başarı ile uygulanmaktadır” dedi.

Yerli doktorlar ilgi gösterdi

Colony Hotel’de gerçekleşen seminere, KKTC’nin seçkin doktorlarından oluşan 20 kişiye yakın bir grup, izleyici olarak katıldı. Alanlarında uzman birçok doktor teorik ve pratik uygulamalar içeren seminerin çok faydalı geçtiğini belirttiler. Bazı doktorlar uygulamalar sırasında gönüllü olarak Botox uygulamasını Dr. Akbay tarafından kendi üzerinde denediler.
Kıbrıs Gazetesi

1 Yorum

Son Yazılan Estetik Haberleri

En Çok Okunan Haberler

En Çok Yorum Yapılan Konular

Son Yorum Yapılanlar:

  • Tugba: Ben luleburgazdan tugba 1 hafta once meme kucultme amelıyatı oldum edırne tıp fakultesınde...
  • rabia: Benim 24 aylık kızımdada karın ve gögüsünde sizinki gibi bir leke var dogustan ben de...
  • FATİH KIRIŞ: 10 ay önce akustik nörinom ameliyatı sonrası yüz felci geçirdim. Devlet memuruyum....
  • okan: ben,dövmemi tamamen iz kalmadan sildirdim diyen kişilere kesinlikle inanmayın ne olursa...
  • dilek: merhaba hocam ben 20 yasındayım yüzümde sivilceden olusan cukurlar var gecer mi kimyasal...