HaberEstetik Menü

EstetikHaber >
Etiket :

kısa yolu ile işaretlenmiş estetik haber, estetik bilgi, estetik video ve resim listesi. konusunda EstetikHaber sitesinde yazılmış haber ve bilgiler..

Bayanlar! Küçük göğüsler kadar büyük göğüslere de ameliyatsız çare var!

Bir manken küçük göğüslerinden rahatsız olmadığını ve silikon yaptırmayacağını söylüyordu… Açıklaması ise hayli akla yatkındı: ‘‘Silikona ne gerek var, ben göğüslerimi çantamda taşıyorum.’’

Kimimiz küçük göğüslere sahip olmaktan şikayet ederken, kimimiz de büyük göğüslerden yakınırız. Küçük olanlar keşke daha büyük olsaydı derken, büyük olanlar da ‘‘biraz daha para biriktireyim, hemen küçülteceğim’’ derler. İşin aslı, hepimiz de sahip olamadığımız nitelikleri kıskanır ve onlara kolay yoldan ulaşmanın çarelerini ararız. Vücutta ilk göze çarpan bölge olan göğüsler de, kadınların bu memnuniyetsizliğinden en fazla nasiplenen yerdir. Küçültünce neler olur, sütten mi kesiliriz, yoksa büyültünce hissetme duyusunu mu kaybederiz şeklinde başlayan ve uzadıkça uzayan tartışmalar genelde hep sonuçsuz kalır. Silikon taktıran veya ameliyatla göğsünü küçülten kadınların ekranlarda ve dergilerde yaptıkları içler acısı açıklamalar da cabası… Kimisi ‘‘yüzükoyun yatınca birden patlayıverdiler’’ diye silikonlarından şikayet ederken, kimisi de ‘‘küçülttürdüm ama izleri hala duruyor, vallahi bi üstsüz güneşlenemedim şekerim’’ diye dert yanıyor. Ama üzülmeyin! Artık sütyenlerin öyle çok çeşidi çıktı ki, dışarıdan bakıldığında küçücük göğüsler adeta balon gibi gözükebiliyor. Tabii büyük olan ‘‘Samantha Fox’’ modeli göğüsler de, öyle bir sıkıştırılıp pres ediliyor ki, neredeyse tahta gibi duruyor. Yani, ameliyatsız, ağrısız-sızısız ve dikişsiz, sadece bir sütyenle istediğiniz göğüslere kavuşabileceksiniz. Artık bunların modelini, rengini ve bedenini seçmek de size kalıyor…

‘‘Miracle Bra’’ yani mucize sütyen çeşitleri ve fiyatları:

Fiyatlar tabii ki silikon taktırmakla veya göğüs küçültmekle kıyaslanamaz ama normal sütyen fiyatlarıyla karşılaştırılınca da, biraz pahalı duruyor. Ama ameliyatsız ve ağrısız olarak istediğimiz beden göğüslere sahip olabilmenin de bir bedeli olmalı değil mi?

Artık herhangi bir iç çamaşırı satan mağazaya girdiğinizde, istediğiniz her çeşit sütyeni bulmanız mümkün… Sadece açıklaması biraz zor oluyor. İşte örnekler:

l Küçük göğüsleri daha dolgun göstermek için tüm göğsü kapatan destekli, yani süngerli sütyenler: 13 Milyon-15 Milyon

l Küçük göğüsler için yarım sütyenler, daha çok göğsü yukarı kaldırmaya yarıyor ve içindeki süngerler takılıp çıkarılabiliyor: 11 Milyon-13 Milyon

l Yine küçük göğüslü kadınların özellikle gece elbiseleriyle giymeleri için yapılmış, bant şeklinde sütyenler. Aslında bunlara sütyen denilemez çünkü askı yok, arkadan geçen ve balenleri tutan bir şey yok. Bu, sadece göğsün altına yapıştırılan birer banttan ibaret ve göğsü kapatıp, biraz da kaldırmaya yarıyor: 3 Milyon-6 Milyon (Bir pakette 3′er adet var.)

l Büyük göğüsler için en uygun ve geçerli seçim, tüm göğsü kapatan, askılı ve balenli sütyenler: 10 Milyon-20 Milyon

l Büyük göğüsleri bastırmaktan çok kaldırmaya yarayan, alttan süngerli ve balenli, yarım sütyenler: 13 Milyon-18 Milyon

l Büyük göğüsler ve küçük göğüsler için ayrı modellerde satılan büstiyer cinsi sütyenler, hem bel ve sırttaki fazlalıkları kapatıyor, hem de göğüsleri ciddi bir biçimde yukarı kaldırıyor: 20 Milyon-30 Milyon

Hangisi daha sağlıklı: Silikon mu, sütyen mi?

Aslında cevabı açık ve net olan ve sorulması bile saçma olan bir soru bu. Tabii ki hiç bıçak değmemiş ve içine yabancı maddeler girmemiş göğüsler daha sağlıklı olur. Ama hangisi daha cazip derseniz, o zaman durum değişir. Çünkü ne de olsa, birinde göğüsler ebediyyen istediğiniz şekle giriyor, birinde ise sadece dış görünüşte değişiklik oluyor. Partnerinizle başbaba kaldığınızda da foyalar ortaya dökülüyor. Ama biz yine de bir soralım istedik, bakalım silikonun veya küçültmenin sağlığa ciddi bir zararı oluyor muymuş? Florence Nightingale Hastanesi Estetik Cerrahi Bölümü hekimlerinden Dr. Ömer Alp, kadınların meme büyültme operasyonalarının, kullanılan proteze göre 3′e ayrıldığını belirtti. Bunlar; soya yağı, serum fizyolojik ve silikon jel. Bu üç maddenin de kullanım açısından vücutta hiç bir komplikasyona ve sağlık bozukluğuna yol açmayacağının belirlendiğini söyleyen Dr. Alp, protezlerin hiç birinde kanserojen madde olmadığını da ekledi. Bunun yanında, meme küçültme operasyonlarının ise öncelikle sağlık sebepleri için, sonra estetik için yapılabileceğini belirten Dr. Alp, vücuda göre çok büyük olan göğüslerin yaş ilerledikçe kamburluğa ve ciddi boyutta baş, boyun ve omuz ağrılarına yol açabileceğini söyledi. Ancak sağlık açısından meme küçültmenin ve dikleştirmenin hiç bir zararı olmadığını da sözlerine ekledi. Dr. Alp, dikleştirme operasyonlarında dikkat edilmesi gereken ilk noktanın kürek kemiği ile meme ucu arasındaki mesafenin 18 cm olması olduğunu ve bunun fazlasının sarkık göğüs olarak ele alındığını da belirtti. Dr. Alp’ten aldığımız ortalama fiyatlar ise şöyle:

Silikon: 800-1500 dolar arası Küçültme: 3000-4000 dolar arası Dikleştirme: 2000 dolar civarı

Kelebek

3 Yorum

Kozmetik markası Juvena’nın İtalya’nın Roma kentinde dünyanın en ünlü dergilerinin ve gazetelerinin güzellik editörlerine tanıttığı yeni serisi “Juvedical”, estetik operasyonlar sonrasında iyileştirici destek olarak uygulanan “Skin Nova” teknolojisini kullanan ilk kozmetik markası…

Konuyla ilgili olarak, hastalarına Juvedical önerdiğini belirten Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Enstitüsü Direktörü ve La Sapienza Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nicolo Scuderi ile özel bir röportaj yaptık.

Derinin iyileşme süreci nedir?

- Deri iyileştirmesi, yaralı dokuyu iyileştirmeyi hedef alan biyolojik bir işlem… Farklı evreleri bulunuyor; iltihap, artış ve olgunlaşma. Cerrahi yara izinin estetik sonucu; damarların etkileşimi ve modülasyonuna, aynı zamanda yaranın, enfeksiyonun cinsi gibi lokal nedenlere, yerel-bölgesel sebeplere ve beslenme durumu, iç salgı faktörleri ve farmokolojik terapiler gibi sistematik nedenlere bağlı…

Skin Nova teknolojisini açıklar mısınız?

- İsviçreli La Prairie Group’un markası Juvena, 1954’ten beri yüz ve vücut sağlığı için yüksek kalitede ürünler üretiyor. Juvena’nın yeni ürünü Juvedical -kozmetik tarihinde ilk kez deri dokusu yenileme teknolojisine dayanıyor- sert yaraların tedavisi, yenilenmesi ve derinin yeniden yapılandırılması için oluşturuldu. Juvena bilim adamları ve Madame Damour’un işbirliğine dayanan Skin Nova Teknolojisi, medikal iyileştirme teknolojisinin ilk kez kozmetikte uygulanması… Juvedical’ın vücut ürünleri ve serumu, iyi bir dağılma ve nüfuz sağlayan lipidlerle zenginleştirilmiş Skin Nova Teknolojisi’ni içeriyor.

Sizin Juvedical’le buluşmanız nasıl gerçekleşti?

- Bu teknolojinin desteğini alan Juvedical’in ilginç konseptine dayanarak, ben de estetik operasyon sonrası derinin iyileşmesinin muhtemel gelişimlerini görmek amacıyla bir uygulama çalışması yapmaya karar verdim. Bu uygulama, etkisiz hazır ilaçlara karşı yapıldı ve her bir hasta ya yüzde ya göğüs bölgesinde ya da karındaki asimetrik bir yara izini temsil etti. Doğru yara izindeki uygulama, Skin Nova Teknolojisi içermeyen serumdan oluşan etkisiz kremle tamamlandı. Yenileyici vücut kremi, hastaların yüzde 50’sinde kullanıldı. Yenileyici vücut serumu, hastaların diğer yüzde 50’sinde, yenileyici vücut kremiyle her iki vücut ürünün sinerjik hareketini değerlendirmek için beraber uygulandı. Bütün hastalar seçilmiş operasyonlara tabi tutuldu ve herhangi bir deri ya da sistematik patolojiyi temsil etmedi.

Elde ettiğiniz sonuçlardan bahseder misiniz?

- Juvedical vücut serumunun altı aylık uygulamasının ardından klinik sonuçları gösterdi ki, tedavi edilen yara izlerinden yüzde 45’inde pigmentlerde gelişme ve yüzde 70’inde kışkırtıcı durumda düşüş vardı. Juvedical ürünleriyle tedavi edilen hastaların yüzde 80’inde dermo-epidermik kalınlık artışı gözlendi. Kombine edilen tedavinin, sadece kremle yapılan tedaviden daha etkili olduğunu kanıtlandı. Hasta memnuniyet oranı da şu sonuçları çıkardı: Yan etkisiz kolay uygulama. Yara kalitesinin şekildeki gelişimi… Serumla tedavi edilen bölgelerin placeboyla tedavi edilenden daha iyi olması… Vücut kremi ve vücut serumu kombinasyonuyla tedavi edilen gruplar, vücut serumu ve kremi arasındaki sinerjik hareketi en yüksek seviyede gösterdiler.

ÜRÜN MARKET

Organik yağ ile cildi yenileyin

Yüzde 100 doğal kaynaklar içeren Florame güzellik yağı ile cildinizin dengesini yenileyerek canlı ve parlak bir görünüm kazanabilirsiniz. Bu gençlik iksiri, cildiniz tarafından kolayca emiliyor, ciltte mat ve yumuşak bir etki bırakıyor, donuk ve yorgun görünümlü cildi kurtarıyor. Güzellik yağının hafif yapısı, cildinizi çevresel elementlerden koruyor. Bu bakım yüksek oranda anti-age esansiyel yağ bileşimi içerdiğinden, günlük derma-stress koruma bakımı için de kullanılıyor.

Temizlikte hafif bir çözüm

Yeditepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nin geliştirdiği Pharma 7 Altın Serisi’ne ait cilt temizleyici köpük, cildinizi derinlemesine ve sağlıklı bir şekilde temizliyor. Bunun için köpüğü parmak uçlarınızla dairesel hareketler yaparak yüzünüze yaymanız, ardından bir pamuk yardımı ile silip yüzünüzü durulamanız yeterli. Bu işlemden sonra cildinizin daha sağlıklı olduğunu göreceksiniz.

Yazar: Nilüfer PAZVANTOĞLU

Yorum Yok

Estetik plastik cerrahi de özellikle son yıllarda yaşanan gelişmeler, giderek daha çok kadının kendini cerrahların ellerine emanet etmesine yol açıyor.

Ancak vücudunuzun herhangi bir bölgesine uygulama yaptırmadan önce hem düşünmeniz hem de bilgi almanız gereken detaylar var.

1 Risklere karşı bilinçli olun

Medyada çok revaç gören uygulamaların sizi şaşırtmasına izin vermeyin. Risksiz ve yarasız bir estetik cerrahi müdahale bulunmuyor çünkü. Her operasyon müdahalenin kendisinden kaynaklanan ya da yara oluşumuyla ilgili risk barındırır. Tüm bunlara hazırlıklı olun.

2 Olabildiğince bilgilenin

Tecrübesi bulunmayan doktorlardan korunmak ve en iyi sonuçlara ulaşmak için her zaman tek bir altın kural vardır; bilgi toplamak. Çünkü bir estetik operasyonun mucizeler yaratması mümkün değildir. Operasyon yaptırmak istediğiniz dönemde uygulanan tekniklerle ilgili iyi bilgilendirildiğinizden ve aklınızdaki soruların cevaplandığından tam anlamıyla emin olmalısınız.

3 Hislerinize güvenin

Doktorunuzla ilk karşılaşmanız, kararınızı sonuca götürecek andır. Yapacağınız görüşme, sizde güven uyandırıp uyandırmadığını, size karşı açık olup olmadığını ve dürüstlüğünü anlamanız açısından yeterlidir. İsteklerinizi anlaması ve daha önce yaptığı operasyonlarla ilgili sizi bilgilendirmesi dışında, dikkat etmeniz gereken başka önemli noktalar da var:

Uygulamayı özenli ve detaylı bir şekilde tanımlaması

Operasyonun işleyişini, öncesini ve sonrasını anlatması (narkoz, uygulama süresi…)

Uygulama sonrasında ilk birkaç gün nasıl bir iyileşme süreci geçireceğinizi hayal etmenizi sağlaması ve bununla ilgili olarak yaptığı uyarılar

Operasyon sonrasında gerekebilecek küçük uygulamalar ve ilaç kullanımıyla ilgili yaptığı açıklamalar

Operasyon ücretini tüm dökümleriyle birlikte ortaya koyması ve size düşünmek için zaman tanıması

Size kendi muhakemenizi yapmanız için zaman vermesi. Çünkü her estetik operasyon ayrıntılı bir şekilde düşünülmeli ve asla aceleye getirilmemeli

4 Bir estetik cerrah her şeyden önce doktordur

Gribe yakalandığınızda gideceğiniz doktor hakkında detaylı bilgiye ihtiyaç duymazsınız ve bunun için ayıracak zamanınız yoktur. Ancak estetik müdahalede iş değişir. Cerrahın kişisel özellikleri seçim yapmanızdaki belirgin kriterler olmalıdır.

Yazar: Nilüfer PAZVANTOĞLU

Yorum Yok

Makale Erdal İpek tarafından yazılmış Hürriyet gazetesi köşe yazısıdır.

HER gün estetik ameliyatlarla ilgili haber bombardımanına maruz kalan yüz binlerce insanımız, bilgisizlikten kaynaklanan yanlış anlatımlar ve uygulamalar sonucu kötü duruma düşüyor.

Ya “bu işin erbabıdır” diye lanse edilen doktoru tanımıyor, ya da “uygundur” diye tavsiye edilen operasyonun yaşamına neler getireceğini bilmiyor. İşte buradan yola çıkarak ünlü estetikçileri ve onlarla geçen ilginç anılarımı yazmaya karar verdim. Öncelikle, gerek görsel, gerekse yazılı basından tanıdığımız bir çok ünlü estetikçinin Ankara kökenli olduğunu vurgulamak istiyorum. Kimler mi bu isimler? İlk üçü oluşturanları açıklayarak anlatmaya başlayayım.
Estetikçi Robin Hood

Estetik cerrahi denince akla ilk gelen isimlerden biri Prof.Dr. Namık Kemal Baran’dır. Asker kökenli olan Baran, yıllarca GATA’da görev yaptıktan sonra Gazi Üniversitesi’nin kuruluşunda bulundu ve ilk rektörlüğünü üstlendi. Kendi dalının duayenlerinden sayılan Namık Bey’in marifetli elleri tatlı diliyle bütünleşirken, ünlü isimlerin vazgeçilmez kurtarıcılarından birisi olup çıktı. Ajda Pekkan’dan Hande Ataizi’ne, Pınar Eliçe’den Emel Sayın’a kadar bir çok ünlü isim onun ameliyat masasına konuk oldu. İlerleyen yaşına rağmen başarı grafiğini sürdürmesinden olacak, ünlü akını halen sürüyor.

Basında fazla görünmeyi sevmeyen Baran’ın en önemli özelliklerinden birisi de, zenginden alıp fakire veren Robin Hood kişiliğidir. Sosyetiğinden sanatçısına kadar bir çok kişiden binler, hatta milyonlar kazanan Namık Bey, bu birikimlerini yardıma muhtaç hastalara harcamaktan çekinmeyen bir yapıya sahiptir. Amerikalı meslektaşlarıyla beraber bu güne kadar 4 bine yakın insanı cebinden para harcayarak sağlığına kavuşturması onun pek bilinen yönleri arasında değildir. Son olarak Güney Doğu’da, mayına basma sonucunda bir uzvun kaybetmiş vatandaşlara el atması ve onlarca kişiyi sağlığına kavuşturması verebileceğim en güzel örneklerden biridir…

Farkına varmadan Ajda Pekkan’ın refakatçisi oldum

Ajda Pekkan’a pek çok kez ameliyat yapan Namık Bey, ona sadece ameliyathanesini değil evinin de kapılarını açıyordu. Ajda, her ameliyat öncesi Namık Baran’ın Çankaya Semti’ndeki evinde kalıyor ve özellikle basının duymaması için, sahte isimle hastanede ameliyatını olup, nekahet dönemini de doktorunun evinde tamamlıyordu. Yaklaşık 9 yıl önceydi. Ajda Pekkan yine sessizce Namık Baran’ın evine gelmiş ve ünlü doktorun eşi ile birlikte ameliyat gününe hazırlanmaya başlamıştı. Operasyon, Baran’ın o sıralar rektörlüğünü üstlendiği Gazi Üniversitesi’nde olacaktı. Bu duyumu alan bizim acar muhabirler, hastane içinde kamp kurarken, Namık Baran ser veriyor sır vermiyordu. Sonuçta da Ajda, başka bir isimle ameliyat olup, tekrar doktorunun evine yerleşirken de, kimsenin haberi olmuyordu.

İşte, ilk tanışma ve görüşmemiz bu olay üzerine oldu. Karşımda aksi ve asık suratlı bir insan beklerken, tam tersi karakterde, beni muayenehanesine kabul eden Namık Baran’ı tanıdım. Kısa bir sohbetten sonra da, beni sevmiş olacak ki, “Bak, eğer Ajda Hanım evet derse seninle görüştürürüm. Ben de operasyon hakkında bilgi veririm” diyerek telefona sarıldı. 30 yıla dayanan dostluğumuzdan olacak, Ajda benim ismimi duyunca “evet” dedi. Ve tüm basını atlatan kapsamlı röportajımız gerçekleşti.

Fakat, daha sonraki yıllar, bu tanışma ve haber, başıma çok işler açtı. Zira, her ameliyat öncesi beni İstanbul’dan arayan Ajda, kendisini hastaneye benim götürüp götüremeyeceğimi sormaya başladı. Tabii doğaldır ki, yanındaki refakatçi hep ben olmaya başladım. Tıpkı, son olarak Çankaya Hastanesi’nde geçirdiği göğüs estetiği ameliyatında olduğu gibi. Aslında Namık Baran ile gelişen samimiyetimi anlayan Ajda, kendi iradesi dışında bir haber çıkmasın diye bu yolu bulmuştu. Yüz yüzden utanır misali de, bu şekilde beni kontrol altına almasını bilmişti.

O’nu da İstanbul’a kaptırdık

BİR başka ünlü Ankaralı estetikçi ise Prof.Dr.Nazım Durak’tı. Onu da GATA’da görev yaptığı sırada tanımıştım. Bir yandan askerlere şifa dağıtırken, diğer yandan da ünlülere özel hastanelerde güzellik ameliyatları yapıyordu. Sosyete ve sanat dünyasında ismi yayıldıkça da kendisine olan talep artıyordu. Bir aralar, gece gündüz çalıştığını, hatta hafta sonları iki günlüğüne İstanbul’a gidip peş peşe ameliyatlar yaptığına tanık oluyordum. Sonuçta o da, para ve hasta bolluğunun cazibesine dayanamayıp, İstanbul’un yolunu tuttu.

Yüzüne kezzap atılan

Bergen’i yeniden yarattı

YİNE Ankara kökenli olan estetikçilerden biri de Prof.Dr.Onur Erol’du. Onu, yıllarca Ankara da görev yaptığı üniversite hastanesinden ve şöhretleri ağırladığı muayenehanesinden tanırımdım. Onur Bey’in ismi, ilk olarak 1980’li yılların ortalarında duyulmaya başlandı. Yılın tıp adamı dalında Sedat Simavi Vakfı’ndan kazandığı ödül ile ününü perçinledi.

Bir dönemler sesi ve fiziği ile herkesin beğenisi toplayan Bergen isimli bir sahne sanatçısı vardı. Ayrı yaşadığı kocasının bir kıskançlık sonucu yüzüne fırlattığı kezzapla tüm yüzü ve vücudu tahrip olmuştu. İzmir de gerçekleşen bu korkunç olaydan sonra Bergen, Ankara’ya getirilmiş ve ameliyatlarını, hiç bir ücret talep etmeden Onur Erol üstlenmişti. Talihsiz genç kadının hastaneye yattığı ilk günkü görünümü ve inlemeleri hala hafızamdan silinmemiştir. Tamamen yok olan bir yüz, kezzabın etkisiyle eriyerek ayak parmaklarına kadar, çatlamış toprak halini almış vücut ve hepsinden önemlisi o duyduğu müthiş acıyla dudaklarından dökülen inleme sesi…

İşte o andan itibaren Onur Erol’un inanılmaz gayretini ve ustalığını görmüştüm. Bir oya işler gibi, Bergen’in deforme olmuş her uzvuyla tek tek uğraşmıştı. Aylarca süren ameliyatlar zinciri ve tedavisi sonucunda da, genç kadının yeniden yaratılışına tanık olmuştum. Vücudunun sağlam kalmış yerlerinden aldığı parçaları tahrip olmuş bölgelerine aktardığını, kalçadan aldığı deri parçalarıyla yeni yüz yarattığını safha safha izlemiştim. Sonuçta da, tam olmasa da, Bergen’in eski güzelliğine kavuştuğunu görmüştüm. Gerçi aradan iki yıl geçtikten sonra yine eski kocasının kurşunlarına hedef olup, ölümüne de şahit olmuştuk, ama bir doktorun özverisinin ne derece büyük olduğunu Onur Erol sayesinde anlamıştım.

4 Yorum

Sadece bayanlar değil artık erkeklerde bu yönteme başvuruyor. Geçen yıl ABD’de tam sekiz bin erkek göğsüne silikon taktırdı. 13-15 bin dolar ödeyip, iki saatlik bir ameliyata, altı haftalık iyileşme sürecine katlanmalarının tek nedeni, atletik görünüme kavuşmak. Amerikan erkekleri arasında kitlesel çılgınlığa dönüşen silikon taktırma modası, Türkiye’ye de ulaştı.
Erkek Göğüs
Amerikan Hastanesi Plastik Cerrahi ve Rekonstrüktif Bölümü’nden Dr. Çağrı Sade “Bazı erkekler ne kadar spor yaparsa yapsın göğüs kasları istedikleri hacme ulaşmayabilir. Bu durumda göğse yerleştirilecek bir protez kişinin daha sportif görünmesini sağlayacaktır. Göğüs protezi özellikle ABD’de daha kaslı bir görünüm için tercih ediliyor. Bize henüz bir başvuru olmadı. Ama silikonla ilgili sorular çoğalmaya, konuya ilgi artmaya başladı ” diyor.

Erkek vücudu için tasarlanan silikonlara pektoral implant ismi veriliyor. Bu implantlar, yakın zamana dek yalnızca doku kaybı gibi sağlık sorunu söz konusu olduğunda kullanılıyordu. Örneğin, göğüste kaza sonucu oluşan veya doğuştan gelen yapısal bozukluklar gideriliyordu. Ama son birkaç yılda durum değişti. İmplantlar, göğse kaslı bir görünüm vermek, hatlarını belirginleştirmek gibi yalnız estetik amaçlar için de kullanılmaya başladı. Şimdi her yıl, göğsünü küçük bulan, şeklini beğenmeyen, tişörtün altından bile belli olacak kadar kaslı göğüsler isteyen binlerce erkeğe uygulanıyor.

Colin Farrell, Brad Pitt, Ben Affleck gibi çekici göğüs kaslarına sahip ünlülerin resimlerini yanlarına alıp, estetik cerrahından onlarınki gibi bir göğüs yaratmasını istiyor Amerikalı erkekler. Bu süper vücutlu yıldızlara özenenlerin çoğu uzun süre spor yapmasına rağmen göğüs kaslarını bir türlü istediği ölçüye getiremeyenler, doğuştan sahip olduğu gösterişsiz, sönük göğüsleri yüzünden plajda güneşlenirken, spor yaparken herkesten saklanan erkekler.

KİŞİYE ÖZEL İMPLANT

Ameliyatta yerleştirilecek implant kişiye özel hazırlanıyor. Önce göğüs çapının ölçüsü alınıyor, bu ölçüye uygun bir implant üretiliyor. Ameliyat, koltuk altından yapılan küçük bir kesikten, göğüs ön duvarındaki kasın altına protez yerleştirilmesi işleminden oluşuyor. Genel anestezi altında yapılıyor. Hastalar ameliyat sonrasında dört saat hastanede kalıyor. Aynı gün eve gidebiliyorlar. Ameliyat sonrası ilk iki gün kolları hiç kaldırmamak gerekiyor. Bir ay içinde kaslar eskisi gibi kullanılabiliyor. Yaklaşık altı hafta sonra spor yapmaya başlanabiliyor.

Kadınlar için üretilenlerden farklı olarak, erkek implantları çoğunlukla katı silikon denen bir malzemeden yapılıyor. Yine kadınlardan farklı olarak, erkeklerde silikon göğüs kasının altına yerleştiriliyor. Silikonu taktıran kişi genellikle ikinci bir operasyona ömrü boyunca gerek duymuyor. Ameliyat öncesi hastalar, operasyonun kaslarda hasar, iki göğüs arasında simetri farkı, yara izi kalması gibi çeşitli riskler taşıdığı yönünde uyarılıyor.

ABD’de bu ciddi ameliyatı gerçekleştiren az sayıda cerrah bulunuyor. İlgi yoğun olduğundan, ilk muayene için bile aylarca beklemek gerekebiliyor. Yalnız göğüs implantlarıyla ilgili bilgi veren, implant taktıran veya taktırmak isteyen ABD’li erkeklerin görüş alışverişi yaptığı bir internet sitesinde, ameliyat olmak isteyenlere, haftada en az bir göğüs implant ameliyatı yapan bir estetik cerrahı tercih etmeleri tavsiye ediliyor.

http://preview.hurriyet.com.tr/preview/image.aspx?picid=2569544

Brad Pitt’in implantlarıyla ilgili her gün yeni dedikodular çıkıyor

Hollywood’un en kaslı aktörlerinden Sylvester Stallone ve Arnold Shwarzenegger’in yalnız göğüs değil, kol ve karın kaslarında da implantlar olduğu biliniyor. İki aktör de uzun bir süre önce implantlarını çıkarmış. Yalnız onlar değil, göğüs kasları çok beğenilen pekçok yakışıklı aktör bu görünümünü aslında pektoral implantlara borçlu. Colin Farrell, Brad Pitt, Josh Duhamel, Nick Lachey ve Usher gibi yıldızların implantlarıyla ilgili her gün yeni dedikodular çıkıyor. Çoğu göğsünde implant olduğu söylentilerini yalanlıyor.

Türk erkekleri henüz merak aşamasında

“Erkek” ve “göğüs silikonu” kelimelerini yanyana kullanmak bile, Türk erkekleri için çok yeni ve şaşırtıcı, şüphesiz. İstanbul Amerikan Hastanesi Plastik Cerrahi ve Rekonstrüktif Bölümü’nden Dr. Çağrı Sade “Bazı erkekler ne kadar spor yaparsa yapsın göğüs kasları istedikleri hacme ulaşmayabilir. Bu durumda göğse yerleştirilecek bir protez kişinin daha sportif görünmesini sağlayacaktır. Göğüs protezi özellikle ABD’de daha kaslı bir görünüm için tercih ediliyor. Bize henüz bir başvuru olmadı. Ama silikonla ilgili sorular çoğalmaya, konuya ilgi artmaya başladı” diyor. ONEP Estetik Cerrahi Kliniği’nden Prof. Dr. Onur Erol ise, bu operasyonun tehlikeli olabileceğine dikkat çekiyor: “Erkeklerde göğüs ve diğer kaslara konulan silikonu uygun bulmuyorum. Kasları geliştirmenin en doğru yolu beslenme, spor ve bazı kas geliştirici aletlerdir. Kaslara yerleştirilen silikon daha sonraları komplikasyonlar çıkararak kasları eritebilir.”

Hürriyet

3 Yorum

İnsanlarda Göz kapağı derisi diğer bölgelere oranla daha ince ve narindir. Buna karşılık çok hareketli, ter ve yağ bezleri açısından fakir. Bu nedenle vücuttaki deri yaşlanması ilk olarak göz kapaklarında ve çevresinde başlıyor. Mucizevi etki iddialarıyla ortaya çıkan kozmetiklerin, kullanıcıların beklediği oranda durdurucu veya toparlayıcı olduklarını söylemek zor. Plastik cerrahi uzmanı Prof. Dr. Murat Emiroğlu, “Mimiklerden, kötü kozmetiklerden ve güneş ışınlarından uzak durun” diyor.

Torbalar neden oluşuyor? Nasıl başedilir?

- Göz altı torbalarının gelişiminde yerçekimi, ultraviyole ışınlar, adale hareketleri, adalenin zayıflamasına bağlı yağ dokularının fıtıklaşması ve yanlış kozmetik kullanımının etkisi büyük. Önlenmesi için güneş ışınlarına daha az maruz kalmak, mümkün olduğunca az mimik hareketi yapmaktan başka çare yok. Bu torbaların daha çok uzun saatler güneşte kalanlarda ve öğretmenler, sahne sanatçıları gibi kuvvetli ışıkta çalışanlarda görülmesi bunun kanıtı. Çözümü, cerrahi müdahale.

Neden göz çevresine ayrı ürünler öneriliyor? Birçok kremin göz çevresine sürülmesine izin verilmiyor?

- Göz kapakları daha ince ve narin. Tıbbi olarak onaylanmamış kozmetiklerin göz kapaklarına uygulanması sakıncalı. Diğer bölgelerde kötü etkileri görülmeyebilen kozmetikler, göz kapaklarında vahim etki yapabilir.

Göz altı ve çevresindeki kırışıklıklara nasıl müdahale edilir?

- Göz çevresi kırışıklıklarının nedeni karmaşık. Adale hareketlerine dik doğrultuda gelişen dinamik kırışıklıklar hem alt hem üst göz kapağı, hem de gözün yan tarafında (kaz ayağı) görülüyor. Yerçekiminin etkisiyle alın ve kaşla birlikte üst göz kapağında düşme, alt göz kapağında sarkma oluşuyor. Hatta ileri dönemde göz kapağı dışa doğru dönüyor. Göz kapaklarındaki yağ bölmelerinde bulunan yağ dokuları, yaşlanmayla birlikte destek dokular zayıfladıkça aynen karında olduğu gibi fıtıklaşabilir. Bu süreç göz kapağı sarkıklığını artırır, belirginleştirir. Ayrıca, vücudun diğer bölgelerindeki deriye oranla, göz kapağı derisi güneş ışının olumsuz etkilerine karşı daha duyarlıdır. Bütün bu etkiler nedeniyle gelişen kırışıklıklar cerrahi veya cerrahi dışı yöntemlerle azaltılabilir.

Cerrahi olmayan yöntemlerin etkisi uzun süreli mi?

- Botoks ve dolgu maddesi kullanımı son yıllarda cerrahi olmayan yöntemler arasında ön plana çıktı. Botoks, kırışıklığa neden olan adalelerin geçici olarak, üç ila alt ay süreyle felç edilmesiyle etkisini gösterir. Dolgu maddeleri ise deride ince çöküklükler yaratan kırışıklıkların doldurularak belirsizleştirilmesinde kullanılır. Ayrıca, peeling yöntemleriyle de kırışıklıkların azaltılması mümkün. Her üç yöntemin de etkileri geçici.

Kalıcı yöntemler hangileri?

- Kalıcı değişiklik yalnızca cerrahi yöntemle elde edilebilir. Blefaroplasti, göz kapaklarının gençleştirilmesi için yapılan ameliyattır. Lokal anesteziyle yapılabilir. Bu ameliyatta hem derideki kırışıklıklar giderilir hem de sarkan adale ve yağ dokuları doğal hallerine getirilerek yeniden sarkmaları engellenir. Bu ameliyattan sonra hastaların genellikle şikáyet ettikleri yorgun bakış düzelir. Göz kapaklarının görünümü en az 10-15 yıl geriye alınır. Ameliyatı takiben hasta bir ila üç gün sonra işine veya normal günlük aktivitelerine dönebilir.

UCUZU SEÇECEKSENİZ HİÇ YAPTIRMAYIN

Göz altı torbaları ve kırışıklıklarında ameliyat ne zaman gündeme gelir?

- Tıbbi ve kişiye özel nedenlere göre karar verilir. Şayet üst göz kapağı görmeyi engelleyecek kadar sarkmışsa, alt göz kapağı yerçekiminin etkisiyle dışarıya doğru dönmeye başlamışsa blefaroplasti ameliyatı tıbbi olarak gereklidir. Estetik amaçla verilecek kararda hastanın tercihi dikkate alınmalı. Kişi kendini daha mutlu hissedecekse, daha genç bir görünüm elde etmek veya gözlerindeki “yorgun bakış” halinin giderilmesini istiyorsa ameliyat yapılmalı. Blefaroplasti ameliyatında herhangi bir yaş kısıtlaması yok, her yaşta rahatlıkla uygulanabilir.

İz kalır mı?

- Kesiler, doğal çizgilerden yapıldığından belirgin iz kalmaz. Üst göz kapağındaki kesi katlanan derinin içinden, alt kapak kesisi ise kirpiklerin hemen altından yapılır.

Göz kapağına yönelik girişimler nerelerde yapılabilir?

- Göz kapağı derisi çok ince olduğundan, çok daha titiz ve itinalı olmak gerekir. Cerrahi veya cerrahi olmayan tüm girişimler mutlaka iyi eğitim almış ve deneyimli bir plastik cerrah tarafından yapılmalı. Şayet ekonomik problemler doğru kişiye ulaşmanıza engel olacak düzeydeyse daha ucuzunu tercih etmek yerine hiç yaptırmayın. Çünkü tıbbi girişimlerde yapılabilecek hataların sonucunda kötü izlerden görme kaybına kadar varabilen zararların çoğundan geri dönmek hiç kolay değil.

Yaşlanma korkusuyla gittiğiniz merkezlerde zarar görmeyin

Son yıllarda piyasada sayıları gittikçe artan, çok iddialı sloganlarla reklamları yapılan birçok krem ve kozmetiğin yararları sınırlı, etkileri geçici. Etkileri sadece derinin dış katmanına yönelik. Polipeptid içeren bazı ürünler uzun süreli kullanıldığında yüzde 30’a kadar düzelme elde ediliyor. Bazı ürünlerde polipeptidlere ek olarak botoks etkisi yaratan kimyasallar bulunuyor. Bazı güzellik merkezleri süslü ışık ya da ısı yayan, herhangi bir tıbbi değeri olmayan makinelerlekırışıklıkları giderdiğini iddia ediyor, yaşlanmaktan endişe edenlerin zaafından yararlanıyor. Kimileri yağ inceltmek veya sarkan derileri eski haline getirmek iddiasıyla deri altına çeşitli solüsyonlar enjekte ediyor. Bu tür yerlerdekişiler boşa para harcamak bir yana, ciddi tıbbi zarar görebiliyor. Yasalar uygulanmadığı için bu yara günden güne derinleşiyor.

Göz çevresindeki küçük keseler yüksek kolesterol habercisi

Göz kapaklarında görülen küçük kesecikler ve beyaz lekeler genellikle üç ana başlıkta incelenir. “Milia,” epitel artıklarının oluşturduğu küçük kistlerdir. “Syringoma,” küçük çaplı ve iyi huylu tümörlerdir. “Xanthalesma” ise yaygın, geniş tabakalar halinde görülen oluşumlardır. Göz kapağında ayrıca vücudun diğer bölgelerindeki deride görülen tüm iyi ve kötü huylu tümörlere rastlanabilir. Bunları basit cerrahi müdahalelerle tedavi etmek mümkün. Xanthalesma, kolesterol yüksekliğini işaret ettiği için bu hastalara kan testi önerilir. Bu lezyonlar zamanla büyüyeceğinden, kötü huylu dönüşüm olasılığı olmasa da bir an önce çıkartılmalı. Çıkartılacak bölge ne kadar küçükse cerrahi müdahale de o kadar basit olacaktır. Bu sebeple hastalar şüphelenilen en küçük oluşumlar için dahi bir uzmana danışmalı.

Genç cildin iç ve dış düşmanları

Doğal yaşlanma süreci 20’li yaşların ortasında başlar. Genetik yapı ve dış etkenlere bağlı olarak gelişir. Kollajen ve derinin elastikiyetini sağlayan elastin üretimi azalır. Deri hücrelerinin yapımı ve ölü hücrelerin yıkımı yavaşlar. Sürecin etkileri kimi zaman yıllar sonra belirgin hale gelir. Örneğin, bazılarının saçlarında 20’li yaşlarda başlayan grileşme, diğerlerinde 40’lı yaşlara kadar belirgin hale gelmeyebilir. Yüzde yaşlanmayı hızlandıran dış faktörler arasında en önemlisi güneş ışınları. Mimiklerin, yerçekimi, uyuma pozisyonları ve sigara kullanımının da önemli bir payı var.

Yazar: Mesude ERŞAN

14 Yorum

Türklerin istediği ortalama meme ölçüsü belirlendi. Memelerinin büyüklüğünden ya da küçüklüğünden şikayet ederek estetik cerrahiye başvuran Türk kadınları, aynı meme ölçüsünde buluşuyor. Bu iki gruptaki hastaların arasında “85B” ve “85C” büyüklüğünde meme isteyenler çoğunlukta (85, sırt çevresinin santimetre ölçüsü, C meme çevresi).

Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Plastik ve Rekonstrüktif Estetik Cerrahi Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Ercan Karacaoğlu, meme ölçüsünü değiştirirken kadının omuz ve kalça genişliği ile boy ölçüsünün dikkate alındığını anlattı. Büyük memesi olan kadınlar, boyun fıtığı ve bel fıtığının yanı sıra, istedikleri kıyafeti giyememek, toplum içinde çok dikkat çekmek gibi gerekçelerle meme estetiği yaptırıyor.

Büyük memeye sahip kadınların daha çok sağlık gerekçesiyle ameliyat olduklarını belirten Dr. Karacaoğlu, “Büyük memeler yüzünden omurgaya binen yük artıyor, vücudun dengesi bozuluyor. Küçük memesi olan kadınlarda ise tam tersine estetik kaygı ön planda” diye konuştu. Meme küçültme ameliyatları 3 saat sürüyor.

Memeden yağlı doku ve deri çıkarılıyor. Ameliyattan sonra hasta bir gün hastanede kalıyor. Bir hafta işe gidemiyor. Ağır kaldırmaması gerekiyor. İzler de 3-5 ay içinde geçiyor.

Hürriyet

Yorum Yok

Son Yazılan Estetik Haberleri

En Çok Okunan Haberler

En Çok Yorum Yapılan Konular

Son Yorum Yapılanlar:

  • irem: merhaba ben 27 yaşında bir çocuk annesiyim doğumda bi hayli kilo aldım ve daha sonra verdim...
  • Zeynep: Mrb benim de sol gözümde bebeklikden beri göz tembelliği ve buna bağlı şaşılık var.....
  • gülcan: minimum 2.500den başlar 1.500 liraya garanti veriyoruz denilen yerlere güvenmeyin.bu iş...
  • volkan: kanki ayni problem bendede var bende 26 yasindayim hem dislerim bozuk hem de alt cenem...
  • Berde: Arkadaşlar merhaba, ben gruba yeni katıldım ve şimdi kendime kızıyorum daha önce neden...